POLİTİKA
Bakan Çiftçi, operasyonda yaralanan özel harekat polisiyle görüntülü konuştu
13 Şubat 2026 Cuma - 21:20 Bakan Çiftçi, operasyonda yaralanan özel harekat polisiyle görüntülü konuştu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kayseri’de polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda bacağından yaralanan özel harekat polisi ile görüntülü konuştu. Bakan Çiftçi, kahraman polise geçmiş olsun dileklerini iletti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, sabah saatlerinde gerçekleştirdikleri operasyonda bacağından yaralanan özel harekat polisini hastanede ziyaret etti. Ziyarete Vali Çiçek’in yanı sıra Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan da eşlik etti. Ziyaret sırasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de, tedavi altındaki polisle telefonda görüntülü konuştu. Bakan Çiftçi, konuşmasında kahraman polise geçmiş olsun dileklerini iletti. O anları sosyal medya hesabında paylaşan Vali Gökmen Çiçek, "Sabah saatlerinde, Polis Özel Harekat ekiplerimizce gerçekleştirilen operasyonda yaralanan kıymetli komiserimizi tedavi gördüğü hastanede ziyaret ettik. Ziyaret sırasında İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi ile kahramanımızı telefonla görüntülü görüştürdük. Sayın bakanımız da kahramanımıza geçmiş olsun dileklerini iletti. Milletimizin huzur ve güvenliği için büyük bir fedakarlık ve cesaretle görev yapan tüm kahramanlarımıza şükran borçluyuz. Çok şükür ki sağlık durumu iyiye gidiyor. Kendisine acil şifalar, ailesine ve emniyet teşkilatımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi.
Isparta Belediyesi personel buluşmalarının final programı
13 Şubat 2026 Cuma - 20:45 Isparta Belediyesi personel buluşmalarının final programı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, personel buluşmaları programının finalinde Sağlık İşleri Müdürlüğü, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Veteriner İşleri Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personeliyle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Başdeğirmen, özveri ile çalışan personeline teşekkür etti. Isparta Belediyesi’nin personel buluşmalarının finali düzenlenen programla gerçekleştirildi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, personel buluşmaları programının finalinde Sağlık İşleri Müdürlüğü, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Veteriner İşleri Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personeliyle bir araya geldi. Programa belediye başkan yardımcıları tam kadro katıldı. Program öncesi 4 müdürlüğün personeli Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen’e çiçek taktim etti. Ardından Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen masaları tek tek gezerek personelle selamlaştı. "Türkiye çapında gerçekten ses getiren bir müdürlük olduk" Isparta Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Ahmet Çankar, Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün Başkan Şükrü Başdeğirmen’in destekleriyle Türkiye genelinde örnek gösterilen bir müdürlük haline geldiğini belirterek, 7/24 özveriyle çalışan ekip arkadaşlarına da teşekkür etti. Çankar, "Veteriner İşleri Müdürlüğü olarak Türkiye çapında gerçekten ses getiren bir müdürlük olduk. Başkanımız sayesinde oldu. Çok büyük destekler verdiler. 7 gün 24 saat mesai arkadaşlarımızla özverili bir şekilde çalıştık. Hem halk sağlığı hem hayvan sağlığı açısından örnek bir belediyecilik sergileyerek diğer belediyelerin örnek aldığı, ziyaret ettiği ve kılavuzluk yapılan bir belediye haline geldik. Bunu da başkanımız sayesinde başardık. Burada emeği geçen, gece gündüz demeden özveriyle çalışan, Allah’ın sessiz kullarının dermanı olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. Isparta Belediyesi Sağlık İşleri, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler ile Sosyal Hizmetler Müdürü Ender Güven, Başkan Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda 2019 yılından bu yana ilçe, köy ve beldeler ayrımı yapmadan tüm vatandaşlara sağlık ve sosyal destek sunduklarını belirterek, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü olarak da "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" anlayışını ilke edindiklerini söyledi. Güven, "Sayın başkanımızın talimatlarıyla 2019 yılından bu yana Isparta’nın ilçeleri, köyleri, beldeleri ayırt etmeksizin bütün insanlarımıza elimizden gelen tüm sağlık desteğini sunduk. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü da olarak "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" dedik, bunu kendimize ilke edindik. Sayın başkanımızın değerli eşi Şadiye Hanımefendi burada bizim en büyük destekçimizdi. Hem sağlıkta hem sosyalde hem de kültür ve sanatta. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum" diye konuştu. "Daha çok nice yıllarda sizlerle böyle güzel birlik ve beraberliklerimiz olsun" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 30 müdürlüğün son 4 müdürlüğüyle gerçekleştirilen buluşmayla personelle yapılan toplantıların tamamlandığını belirterek, bu programların birlik ve beraberliği güçlendirdiğini söyledi. Başkan Başdeğirmen, "Bugün 30 müdürlüğümüzün son 4 müdürlüğüyle beraberiz ve böylelikle mesai arkadaşlarımızla hoş vakit şeklinde yapmış olduğumuz buluşmaların son seferine geldik. Rabbim sağlık versin. Daha çok nice yıllarda sizlerle böyle güzel birlik ve beraberliklerimiz olsun. Hiç kimse eksilmeden sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde inşallah. Bizler istiyoruz ki beraber olduğumuz zamanlarda bu şekilde rahat bir ortam olsun. Çünkü yaptığınız işin içerisinde her şeyin doğru ya da farklı bir şekilde yürüdüğünü sizler görüyorsunuz. Uyarınız, öneriniz veya bir teklifiniz olabilir düşüncesiyle bizler de bu şekilde bir program düzenlemeyi uygun gördük. Ve şu ana kadar yaptığımız toplantılardan da çok güzel geri dönüşler aldık. Bizim de varsa eksiklerimiz onları da tamamlamaya çalıştık" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Başdeğirmen, isimlerinin yazılı olduğu kalemleri personele hediye etti. Ayrıca çocuklarla ve engelli personelle de yakında ilgilenen Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, çocuklara top, bebek ve Ispartaspor forması verdi. Hediye taktimi sonrası çekilen hatıra fotoğraflarıyla personel buluşmaları programı sona erdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ı kabul etti
13 Şubat 2026 Cuma - 20:42 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ı kabul etti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, "Ücretlerde ve personel sisteminde reform ihtiyacını cumhurbaşkanı yardımcımızla görüştük. Ücretleri de kapsayacak şekilde kamu personel sisteminde reform yapılması gerektiğini Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a ilettik. 1960’lı yıllardan sonra yapılan yasal ve yönetsel düzenlemelerle bugünkü halini alan kamu personel sistemimizin; günün ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimize uygun hızlı, etkili ve makul bir hale getirilmesi gerektiğini belirttik. Sorunun varlığını kabul ederek yapılan lokal müdahaleler sistemi yaşatmayı değil günü kurtarmayı sağlıyor" dedi. Kamu personel sisteminin kuşatıcı reformla yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Yalçın, "4 milyondan fazla kamu görevlisini ve ülkemizin her bir karış toprağında kamu hizmeti üretilmesini sağlayan kamu personel sistemimizin; lokal müdahalelerle değil genel, kapsayıcı ve kuşatıcı reformla yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Bunun için Memur-Sen olarak; 2024 ve 2025 yılımızı buna ayırarak bütün başlıklarıyla personel sistemimizi ele aldık. ‘Kamu Personel Sistemi; Tarihçe-Tespit-Teklif’ Raporumuzla personel sisteminin bütün alanlarına ışık tuttuk. Özellikle son gerçekleştirdiğimiz ve imzalamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri sonrası kamuda yaşanan ücret dengesizliği, kapsamlı bir düzenleme yapılması gerektiğini açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Kamuda tartışmaların yükseldiği bir süreç yaşanıyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ilettiği konulardan bahseden Yalçın, şunları kaydetti: "Kamuda tartışmaların yükseldiği bir süreç yaşanıyor. Ücret reformunu da kapsayacak bir personel reformuna ihtiyaç olduğu herkes tarafından açıkça görülüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a; kamu personel alım sistemi, memurların genel hakları ve yasaklar, kamu personel rejiminde statüler, mali ve sosyal haklar, emeklilik sistemi, kapsayıcı merkezi yönetim, 1. Dereceye 3600 ek gösterge, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi, çözüm bekleyen genel sorunlar başlıkları çerçevesinde kamunun genel fotoğrafını ifade ederek sorunlar ve çözüm önerilerimizi ilettik. Toplu sözleşme masasında bugüne kadar birçok konu başlığında emsali olmayan ve ilk örneklerini teşkil eden kazanımlar elde ettik." "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Yılmaz‘a ilgileri için teşekkür ediyorum" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ilgisi için teşekkür eder Yalçın, "Fakat hem sendikal Kanunun eksikleri hem de sürenin yetersizliği nedeniyle mevcut eksiklikler giderilememiştir. Kamu Personel Sistemi’nde yapılacak değişikliğe uygun olarak 4688 sayılı Kanunun kapsamı genişletilmeli, süresi artırılmalı, günlük tutanak getirilmeli, hakem heyeti tarafsız ve adil olmalı, grev hakkı verilmeli, emekli kamu görevlileri örgütlenmeli ve ILO normlarına uygun hale getirilmelidir. Yetkili Konfederasyonun katılımıyla personel sistemi ele alınmalı, sorunlar geçici ya da lokal düzenlemelerle değil bütüncül bakış açısıyla çözülmelidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz‘a ilgileri için teşekkür ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok"
13 Şubat 2026 Cuma - 19:32 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer olmadığını belirterek, "Terörsüz Türkiye’nin başarılı olmasıyla birlikte, demokraside ve kalkınmada yeni bir döneme geçeceğiz. 2 trilyon doların üzerinde bir kaynak, bu terör yüzünden heba edildi. Şimdi o kaynaklar ülkemizin kalkınması için kullanılacak. Demokrasimizin gücü artacak" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Mersin programı kapsamında AK Parti Mersin İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecine, AK Parti’nin icraatlarına, ekonomiye ve ’Terörsüz Türkiye’ hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, 28 Şubat sürecine değinerek, "Bazıları hala içine sindiremiyor. O 28 Şubat zihniyeti fırsat bulduğundan hemen hortluyor. Bunu bir kez daha gördük. Allah böyle zihniyetlere fırsat vermesin inşallah. Milletimiz de basiretiyle, ferasetiyle bu 28 Şubat zihniyetine bir daha asla geçit vermeyecektir. 28 Şubat’ta ne demişlerdi? Bin yıl sürecek demişlerdi. Çok şükür 5 sene bile sürmedi. Ve asla Türkiye artık o günlere geri dönmeyecek, bu aziz millet o zihniyetleri tarihin çöp tenekesine atmıştır. Bir daha oradan geri çıkmayacaklar inşallah" ifadelerini kullandı. "AK Parti özgürlük demektir" 23 yıldır iktidarda olduklarını ve bu süreçte binlerce, on binlerce kilometre duble yol yaptıklarını, hava limanları inşa ettiklerini, üniversiteler yaptıklarını, kentlere, köylere hizmetler götürdüklerini ve garip, gurabaya sahip çıktıklarını söyleyen Yılmaz, "Hizmetler anlatmakla bitmez. Fakat bütün bunların ötesinde, ‘AK Parti ne demektir’ derseniz. AK Parti özgürlük demektir, başörtüsüne özgürlük demektir, insanların ana diline özgürlük demektir, fikir hürriyeti demektir. AK Parti, bu milletin kendi değerleri ile savaşmaması, tam tersine tarihten getirdiği, medeniyetinden getirdiği değerleri ile bütünleşmesi, geleceğe yürümesi demektir" diye konuştu. "Devlet ile millet aynı yöne bakıyor" Geçmişte devlet ile milletin farklı yönlere baktığını ve bunun kalkınmayı engellediğini belirten Yılmaz, "Bir toplumda devlet farklı bir yöne, millet farklı bir yöne bakıyorsa, o toplum kalkınamaz. Enerjisini boş yere harcar. Yıllarca bizi o durumda tuttular. Devlet ile milleti bir birinden ayırdılar. Şimdi AK Parti döneminde neyi başardık derseniz? Artık devlet ile millet aynı yöne bakıyor. Aynı değerlere sahip. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı’nı, devletimizle, milletimizle birlik, beraberlik içerisinde başaracağız. Bir daha devlet ile milletin karşıya getirilmesine izin vermeyeceğiz Allah’ın izni ile. AK Parti, aynı zamanda geçmiş ile geleceği bütünleştiren bir siyasi harekettir. Uzun yıllar, geçmiş değerlerimizi, kalkınmanın, modern bir toplum, modern bir devlet olmanın önünde bir engel gibi göstermeye kalktılar. Biz buna inanmıyoruz. Bir toplum, geçmişine, tarihine, medeniyetine ne kadar çok sahip çıkarsa o kadar sağlam bir zemin üzerinde geleceğe yürür. Modern bir toplum olur, gelişmiş bir toplum olur. Bizim geçmiş değerlerimiz, kalkınmanın, gelişmenin önünde bir engel değil, tam aksine gelişme, modernleşme adı altında bu toplumda özgürlükleri yok edenler, bu ülkenin gelişmesine engel oldular" şeklinde konuştu. AK Parti’nin, ’Ben diyenlerin değil, biz diyenlerin partisi’ olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bir kesimin, bir grubun menfaatini veya bir şahsın menfaatini ön plana koyup hareket eden bir parti değildir AK Parti. AK Parti, ‘Neyi başardıysak, hep birlikte başardık’ diyenlerin partisidir. AK Parti ve Cumhur İttifakı, bu toplumun ana damarıdır. Konjöktüre göre farklı havalar oluşabilir ama bu toplumun, ‘milletin adamları’ diyoruz ya, kim var geçmişe baktığınızda, rahmetli Menderes var, taş üstüne taş koyan. ‘Milletin adamı’ sıfatını yakıştırdığımız rahmetli Menderes var ve onun çizgisinde siyaset yapan önemli siyasetçiler var. Rahmetli Özal var. Şimdi milletin adamı kim? Recep Tayyip Erdoğan. Adam gibi adam" dedi. "Liderimizin kıymetini bilmemiz lazım" Liderlerin özellikle zor dönemlerde daha da önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Ama özellikle fırtınalı zamanlarda, dünyanın, bölgemizin karışık olduğu dönemlerde, sağlam, güçlü bir iradeye milletin ihtiyaç duyduğu anlarda, liderler bir kat daha önemli. Bu çerçevede, Türkiye Cumhuriyeti olarak şanslıyız. Bazı şeyler varken insan değerini yeterince bilmiyor. Güçlü lideri olmayan toplumlar, şimdi ne haldeler görüyoruz. Tecrübeli, dirayetli, milletin seven, gece gündüz çalışan bir liderimiz var. Allah’a şükrediyoruz ve bu liderimizin kıymetini bilmemiz lazım. Büyük bir afet yaşadık. Böyle bir lider olmasa, bu siyasi istikrar olmasa, Cumhur İttifakı olmasa, 3 yılda bunun altından kalkabilir miydik? En gelişmiş dediğimiz ülkeler bile kalmazdı. 90 milyar dolardan fazla kaynak aktarıldı bu bölgelere. Geçtiğimiz günlerde 455 bininci konutumuzu hak sahibine teslim ettik. Ne derlerse desinler. Gölgelemek için ne yaparlarsa yapsınlar. Halep orada ise arşın burada" dedi. "Türkiye artık farklı bir ligde" Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, şöyle devam etti: "AK Parti iktidara geldiğinde bütün ekonomisi 238 milyar dolardı. Türkiye’nin 1 yılda ürettiği tüm malların, hizmetlerin değeri bu kadardı. Geçen yıl ilk defa 1,5 milyon doları aştı ekonomik büyüklüğümüz. Dünyanın 21. büyük ekonomisiydik 2022’de, bugün 16. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre ise dünyanın 11. büyük ekonomisiyiz. Geçen sene 270 milyar doları aşan ihracat yaptık. 2022’de sadece 36 milyar dolardı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız ise 396 milyar doları aştı. Gelecek yıl inşallah 400 milyar doların üzerinde olacak. Türkiye artık farklı bir ligde. Sorunlarımız yok mu? Hangi ülkenin sorunu yok. Son yıllarda dünya üst üste büyük sıkıntılar yaşadı. Finansal krizlerin etkileri hala devam ediyor, üstüne bir de pandemi geldi. O bitti üstüne deprem geldi. O bitti savaşlar çıktı. Bölgemiz ateş çemberi. Ama bunun içinde Türkiye, istikrarlı ve güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor." "Amacımız bu yıl sonunda enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek" Hayat pahalılığıyla mücadele programını kararlılıkla uyguladıklarını belirten Yılmaz, "2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 çıkmıştı enflasyon. O tarihten bugüne 45 puana yakın düşüş sağladık. Yıl sonunu 30’un biraz üzerinde tamamladık. Bizim hesabımız aslında 30’un altındaydı. Fakat geçen yıl tarımda hem kuraklık hem de don yaşadık. Bu nedenle büyümemiz olumsuz etkilendi, gıda enflasyonu etkilendi. Ama bu sene inşallah çok bereketli olacak. İnşallah amacımız bu yıl sonunda enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek. Vatandaşımıza kalıcı sosyal refah üreteceğiz" ifadelerini kullandı. "Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok" Suriye’deki gelişmelere ve terörle mücadeleye de değinen Yılmaz, "Şimdi Suriye yeniden imar ediliyor. Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin istikrarıdır. Biz kapsayıcı bir milliyetçilik anlayışına sahibiz. Türk de bizim, Kürt de bizim. Alevisi de bizim, Sunnisi de bizim. Arabı da bizim, Çerkez de bizim, Laz da bizim. Hep birlikte biz Türkiye’yiz. Bu çerçevede ‘Terörsüz Türkiye’ konusu çok önemli. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘Türkiye Yüzyılı, huzurun ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır’ anlayışı, bunun temelini oluşturuyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok’ diyoruz. Birlik, beraberlik içinde gideceğiz diyoruz" dedi. Yılmaz, "Mecliste bir komisyon kuruldu. Komisyonun çalışmaları son aşamaya gelmiş durumda. Yakında inşallah komisyon raporunu yayınlayacak, ondan sonra inşallah terörün kalıcı bir şekilde sona ermesi, bir daha bu ülkenin bu belalarla uğraşmaması için ne adımlar atılması gerekiyorsa, meclisimiz bunu ortak bir irade ile belirleyecek. Bizim buna ihtiyacımız var. Türkiye’nin kavgalara ihtiyacı yok. Kavganın kimseye faydası yok" şeklinde konuştu. "Terörsüz Türkiye ile demokrasimizin gücü artacak" Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Terörsüz Türkiye’nin başarılı olmasıyla birlikte, demokraside ve kalkınmada yeni bir döneme geçeceğiz. 2 trilyon doların üzerinde bir kaynak, bu terör yüzünden heba edildi. Şimdi o kaynaklar ülkemizin kalkınması için kullanılacak. Terörün ortadan kalktığı bir ortamda, demokratik standartlarımız daha da yükselecek. Demokratik bir yarış olacak, kimse silahların gölgesine sığınmadan, kimin ne söyleyeceği varsa söyleyecek, kim milleti ikna ederse, milli irade nasıl şekillenirse o yönde politikalar izlenecek. Dolayısıyla demokrasimizin gücü artacak."
Dışişleri Bakanlığı: "Avrupa Parlamentosu dahil hiçbir yabancı kurum ülkemizdeki adli süreçlere müdahale edemez"
13 Şubat 2026 Cuma - 19:24 Dışişleri Bakanlığı: "Avrupa Parlamentosu dahil hiçbir yabancı kurum ülkemizdeki adli süreçlere müdahale edemez" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez" denildi. Dışişleri Bakanlığından, Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen kararlarla ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada, "’Kuzeydoğu Suriye’deki durum’ konulu karar, Suriye’nin yeniden kendi ayakları üzerinde durmasında ve istikrarının tesisinde Türkiye’nin rolünü göz ardı etmektedir. Avrupa Parlamentosu’na, yanlış ve art niyetli kararlar almak yerine, sahadaki gerçekler ile Suriye’nin ve Suriyelilerin beklentilerini anlayabilmek için daha fazla gayret sarf etmesi tavsiyesinde bulunuyoruz" ifadelerine yer verildi. Avrupa Parlamentosu’na Türkiye aleyhindeki çabalara alet olmama çağrısı yapılan açıklamada, "’Türkiye’de yabancı gazetecilerin ve yabancı Hristiyanların hedefli şekilde sınır dışı edilmesi’ konulu kararda, ülkemizdeki ifade ve din özgürlüğüne yönelik olarak öne sürülen iddialar gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez. Söz konusu kararlar, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirme çabalarının ruhuna da ters düşmektedir. Avrupa Parlamentosu’nu, ülkemiz aleyhindeki çabalara alet olmak ve iç işlerimize müdahaleye yeltenmek yerine, Türkiye-AB ilişkileri için yapıcı adımlar atmaya çağırıyoruz" denildi.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir"
13 Şubat 2026 Cuma - 18:25 Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaretinde, "KAAN, altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaret ederek gelişmeler hakkında bilgi aldı. Görgün, "Bugün, Milli Muharip Uçak KAAN Projesinde çok kıymetli bir adıma daha hep birlikte şahitlik ediyoruz. Tam Boy Statik testlerde kullanılacak uçağımızın hangardan çıkışı ile ilk uçuşlarını yapan prototipimizin, bundan sonraki uçuşunu yapacak olan ikinci prototipimizle birlikte aynı karede yer alacak olmaları, hem önemli bir teknik aşamayı ifade etmekte hem de binlerce insanın emeğinin somut bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. KAAN, bir uçağın ötesinde, Türkiye’nin mühendislik gücünün ve bağımsız savunma iradesinin simgesidir. Bu projede hedefimiz; Türk Hava Kuvvetlerimizin envanterinde uzun yıllar görev yapacak yeni nesil muharip bir uçağı özgün olarak geliştirmek ve ülkemizin kabiliyetlerini daha da ileri taşımaktır" dedi. "Savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" KAAN’ın teknik detaylarından bahseden Görgün, "KAAN’ımızın teknik kabiliyetlerine baktığınızda; ulaşacağı hızdan görünmezlik teknolojisine, elektronik harp yeteneğinden çoklu görev kabiliyetlerine kadar, dünyada sayısı bir elin parmakları kadar olan seçkin muharip uçak sınıfının bir üyesi olacağını söylemek mümkündür. Düşük görünürlük, dahili silah yuvaları, gelişmiş aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi kabiliyetlerle hem hava-hava hem hava-yer görevlerinde üstün performans elde edilecektir. Bugün geldiğimiz noktada, geliştirme, test ve üretim adımlarını eş zamanlı olarak yürütüyoruz. 2024’te ilk uçuşunu yapan hızlı prototipimiz sonrasında geliştirme ve üretim süreçleri aralıksız şekilde ilerlemiştir. Bununla birlikte eş zamanlı olarak insanlı-insansız savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" KAAN’ın, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir proje olduğuna dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti: "Statik test prototipimizin üretiminin tamamlanmasıyla birlikte; tasarımdan üretime, üretimden doğrulamaya uzanan sürecin olgunlaşma yolunda nasıl ilerlediğini hep birlikte görmekteyiz. Yerli motorumuzun geliştirilmesi başta olmak üzere kabiliyet artırımlarıyla fazlı olarak geliştirdiğimiz KAAN, her geçen gün kabiliyetlerine ve ülkemiz savunma ve havacılık sanayi altyapısına yenilerini ekleyerek ülkemizi dünyada sayılı ülkeler ligine taşımaktadır. KAAN, uzun soluklu bir teknoloji programında bir ürün olmanın yanında; tasarım, üretim, test altyapısı ve insan kaynağını eşgüdümlü biçimde birlikte yürüten; altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir." "KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim" KAAN’ın, geniş bir ekosistem başarısı olduğunu vurgulayan Görgün, "Bu hamlenin en kritik aşamalarından biri olan seri üretim faaliyetlerine dönük olarak da paralelde tüm hızıyla çalışmaktayız. KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. KAAN’ın yerli tedarik zinciri bugün 20’den fazla şehirde, 300’den fazla firmayla, 5 binden fazla çalışandan oluşmaktadır. Bu vesileyle emeği geçen tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerini bereketlendirsin. Önümüzdeki dönemde de test, kalifikasyon ve üretim hazırlıklarını aynı kararlılıkla sürdürecek; KAAN’ı adım adım daha ileri kabiliyetlerle gök vatanımızla buluşturacağız. Allah’ın izniyle, Türkiye Yüzyılı’nda savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" dedi.
Özdağ: "TR83’te yüzde 26,2’lik yoksulluk riski"
13 Şubat 2026 Cuma - 17:56 Özdağ: "TR83’te yüzde 26,2’lik yoksulluk riski" CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Türkiye İstatistik Kurumu’nun(TÜİK) "2025 Yaşam Koşulları Araştırması" sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, TR83 Bölgesi’nde her dört kişiden birinin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşadığını belirterek, açıklanan verilerin bölgedeki ekonomik kırılganlığı net biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Özdağ, TÜİK verilerine göre Samsun, Tokat, Çorum ve Amasya illerini kapsayan TR83 Bölgesi’nde nüfusun yüzde 26,2’sinin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu ifade etti. Bu oranın bölgede her dört kişiden birinin ciddi ekonomik risk altında yaşadığı anlamına geldiğini vurgulayan Özdağ, oranlardaki değişimin halkın alım gücünün arttığı şeklinde yorumlanamayacağını dile getirdi. Samsun’un Bafra, Çarşamba, Vezirköprü ve Ladik Ovaları gibi Büyük Ova Koruma Alanı statüsünde dört büyük ovaya ve verimli tarım arazilerine sahip olduğunu hatırlatan Özdağ, üretim potansiyeline rağmen yurttaşların giderek yoksullaştığını savundu. Yaklaşık 1 milyon 390 bin nüfusa sahip Samsun’da 360 ila 400 bin emeklinin yaşadığını belirten Özdağ, kentte her üç haneden birinde ortalama 24 bin ile 26 bin TL bandındaki emekli maaşının temel geçim kaynağı haline geldiğini kaydetti. Son iki yılda kira bedellerinin özellikle Atakum ve İlkadım ilçelerinde yüzde 100’ün üzerinde arttığını, temel sebze ve meyve fiyatlarının ise son bir yılda yüzde 60-80 bandında yükseldiğini ifade eden Özdağ, artan hayat pahalılığı karşısında emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını sözlerine ekledi.
Binali Yıldırım Erzincan’da konuştu: "Türkiye havacılıkta dünyada ilk 10 içerisinde"
13 Şubat 2026 Cuma - 17:30 Binali Yıldırım Erzincan’da konuştu: "Türkiye havacılıkta dünyada ilk 10 içerisinde" Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’nun ek binası, Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla düzenlenen törenle hizmete girdi. Erzincan’daki yükseköğretim yatırımlarına bir yenisinin daha eklendiği törende konuşan Binali Yıldırım, Türkiye’de havacılık alanında son 20 yılda yaşanan dönüşüme dikkat çekti. "Havayolunu halkın yolu yapacağız dediğimizde buna inanmayanlar vardı" diyen Yıldırım, bugün gelinen noktada iç ve dış hatlarda yolcu sayısının 30 milyonlardan 250 milyonlara ulaştığını ifade etti. Türkiye’nin sadece iç pazarda değil, uluslararası arenada da önemli bir konuma yükseldiğini belirten Yıldırım, milli bayrak taşıyıcının Avrupa’da ilk sıralarda, dünyada ise ilk 10 içinde yer aldığını vurguladı. Havacılıktaki başarının ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle sağlandığını dile getiren Yıldırım, sektörün küresel ölçekte marka haline gelmesinde kamu ve özel sektörün birlikte hareket ettiğini söyledi. Konuşmaların ardından dualar eşliğinde ek hizmet binasının açılışı yapıldı. Protokol üyeleri açılışı gerçekleştirilen binayı dolaşarak sınıflar, laboratuvarlar ve uygulama alanları hakkında yetkililerden bilgi aldı. Yeni binanın, öğrencilere daha modern ve donanımlı bir eğitim ortamı sunarak Erzincan’ın akademik kapasitesine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Açılışa, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Çelebioğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu ile Can Çelebioğlu, Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, il protokolü, üniversite yönetimi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.