POLİTİKA
17 Nisan 2026 Cuma - 23:10 Keşir’den ilham veren buluşma: "Sen de yaparsın" Düzce Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ile Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Sen De Yaparsın!" söyleşi serisinin ilki, AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in katılımıyla Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kazım Özkan Ertürk, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Genel Sekreter Nihat Yıldız, çok sayıda personel ve öğrenci katılım sağladı. Kendi hayat hikayesinden örnekler paylaşarak katılımcılarımızla interaktif bir söyleşi gerçekleştiren Ayşe Keşir konuşmasına, eğitim sürecinde ailesinin desteğini anlatarak başladı. Eğitime verilen önemin bireyin hayatındaki dönüştürücü etkisine dikkat çeken Ayşe Keşir, öğrencilere eğitim yolculuklarında kendilerine destek olan kişilerin kıymetini bilmeleri gerektiğini tavsiye etti. "Başarı, krizleri nasıl yönettiğinizle ilgilidir" Konuşmasında sık sık başarı kavramına değinen Keşir, başarıyı yalnızca diploma ya da kariyer üzerinden tanımlamanın yetersiz olduğunu belirterek, beklenmedik durumlar karşısında gösterilen tutumun asıl belirleyici unsur olduğunu ifade etti. Başarının krizleri yönetebilme becerisi ile ortaya çıktığını ileri süren Keşir, başarının yalnızca sonuç ile değil, süreç içerisinde sergilenen bir beceri olduğunu vurguladı. Meslek seçiminde yalnızca teknik bilgiye odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Keşir, özellikle sosyal bilimler alanında insanı ve toplumu tanımanın önemine dikkat çekti. Gençlere farklı deneyimler edinmeleri ve sosyal sorumluluk çalışmalarına katılmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Keşir, bu süreçlerin bireyin bakış açısını geliştirdiğini ifade etti. "Kendi hikayenizi başkalarıyla kıyaslamayın" Konuşmasının sonunda öğrencilere önemli mesajlar veren Ayşe Keşir, her bireyin kendine özgü bir yaşam yolculuğu olduğunu belirterek, başkalarının başarı hikayeleriyle kıyaslama yapılmamasını vurguladı. Program, Rektör Sözbir tarafından Ayşe Keşir’e hediye ve çiçek takdiminin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Başkan Arıkan: "O’nun fikirleri, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:39 Başkan Arıkan: "O’nun fikirleri, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aklın ve özgürlüğün sembolü olduğuna dikkat çeken Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan; "O’nun fikirleri, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" dedi. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 87. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Başkan Arıkan mesajında; "Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının yıldönümünde saygı, sevgi, minnet ve özlemle anıyoruz" dedi. Başkan Arıkan mesajında, "Atatürk, yalnızca bir ulusun kaderini değiştiren eşsiz bir lider değil, aynı zamanda çağdaş düşüncenin, bilimin, aklın ve özgürlüğün simgesidir. Onun fikirleri, ilke ve devrimleri bugün de bizlere yol göstermeye, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, sadece Türk Ulusu’na değil tüm dünyaya ilham kaynağı olmuş bir devlet adamı, eşsiz bir komutan olmuştur. Bizler, Atatürk’ün gösterdiği hedef olan ‘muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma’ idealini rehber edinerek, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmayı en büyük görev biliyoruz. Bu bilinçle, Sökemizde de Atatürk’ün mirasına yakışır bir şekilde çalışmayı sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 14:18 Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi.ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi.Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı."Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır"Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu."Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir"Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi."5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti.Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz.""2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor"Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi."2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi.Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı.Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi.Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti:"Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur.""Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır"Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu."Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz"Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcini adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi.Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti.Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.
Başkan Taşkın : "Battalgazi’nin her noktasında kalıcı eserler yükseliyor"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 13:22 Başkan Taşkın : "Battalgazi’nin her noktasında kalıcı eserler yükseliyor" Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, basın mensuplarıyla birlikte ilçede tamamlanan ve yapımı devam eden yatırımları gezerek Belediyenin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, göreve geldiği 19 aylık süreçte tamamlanan ve yapımı süren projeleri basın mensuplarıyla birlikte gezerek çalışmaları yerinde inceledi. İlçenin dört bir yanında yürütülen yatırımları değerlendiren Taşkın, "Kadından üreticiye, gençten çiftçiye kadar herkesin yaşamına dokunan projeleri hayata geçiriyoruz." dedi. Basın mensupları, inceleme programı kapsamında Yeniköy Mahallesi’ndeki Hayvan Barınağı, Orduzu’daki Çarşıbaşı Alanı, Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi, Hasırcılar Mahallesi Taziye Evi, Korucuk’taki Afet ve İnsani Yardım Lojistik Deposu, Toygar-Boran bölgesindeki Süt Toplama Merkezi, Hacıhaliloğluçiftliği GES Projesi, Kırkgöz Sahil Park Düğün Bahçesi, Derme Deresi Alanı ve Kilit Taşı Üretim Tesisini yerinde gördü. Projelerin Battalgazi’nin sosyal ve ekonomik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, "Her bir yatırımımız, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmaya, ilçemizin geleceğini daha güçlü temeller üzerine kurmaya yöneliktir. Tamamlanan ve devam eden tüm çalışmalarımız Battalgazi’mize hayırlı olsun. Biz hizmet etmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Sokaklarımızı yeniden ihya edeceğiz" Program kapsamında basın mensuplarıyla birlikte proje alanlarını gezen Başkan Taşkın, şehir merkezindeki dönüşüm süreci nedeniyle bir süre beklemek zorunda kaldıklarını belirterek, "İki yıldır biz şehir merkezine çok fazla giremedik. Çünkü inşaat devam ediyor, sokağa harcayacağımız her para telef olacak. Ancak Nisan’dan sonra Mayıs ayında hepimiz biliyoruz ki artık inşaatların çoğu yüzde 90’ı bitmiş olacak. Ve Malatyalı hemşerilerimiz bizden bu sokakların iyileştirilmesini bekleyecek. Biz de hazırlık olarak kilit taşı fabrikamızı faaliyete geçirdik. İnşallah bahara bismillah deyip sokaklarımızı güzelleştirip hemşerilerimizin kullanımına açacağız" dedi. Taşkın, Battalgazi Belediyesi bünyesinde kurulan kilit taşı ve bordür üretim tesisinin Malatya’da ilk ve tek örnek olduğunu vurgulayarak, "Günlük 3 bin metrekare kilitli parke taşı ve 11 bin metre bordür üretebiliyoruz. Aynı makineyle hem taş hem beton üretimi yapabiliyoruz. Bu sayede hem zaman hem maliyet tasarrufu sağlıyoruz" dedi. "Kadınlarımız için bir rehabilitasyon alanı" Başkan Taşkın, daha sonra Gelinciktepe’de inşa edilen Kadın Yaşam Merkezi’ni basın mensuplarıyla birlikte gezdi. "Gelinciktepe’de Battalgazi Belediyesi’nin ilk semt konağını inşa ettik. Bölgeye taşınan binlerce ailemizin hizmetine 6 ay önce açtık. Daha çok ev hanımlarımız için bir rehabilitasyon merkezi gibi hizmet veriyor. Resim, dikiş-nakış ve özellikle seramik atölyeleri tam bir terapi merkezi. Kadınlarımız burada hem üretim yapıyor hem de sosyalleşiyor. İnşallah bu tip semt konaklarını Battalgazimiz’de artıracağız" dedi. Taşkın, merkezin modern donanımlı sınıflar, uzman eğitmen kadrosu ve sürekli atölye programlarıyla kadınlara mesleki gelişim ve dayanışma imkânı sunduğunu ifade etti. "Yeşille bütünleşen şehir" Başkan Taşkın, Orduzu Göleti’nden Çınarpark’a kadar uzanan 180 dönümlük Çarşıbaşı alan Projesi hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "Orduzu’da inşa etmeye başlayıp yüzde 70 seviyesine getirdiğimiz Çarşıbaşı Alanı 180 dönümlük bir bölgeyi kapsıyor. Hemen yanına 9 bin konut taşınacak. TOKİ’mizin ve devletimizin inşa ettiği bu yeni şehre yeşil bir nefes alanı kazandırıyoruz. Nisan ayı sonunda hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız." Proje kapsamında 1.400 metrekarelik akvaryum, 1.000 metrekare kapalı çocuk oyun parkı, kütüphane, botanik market, yürüyüş ve bisiklet yollarının yer alacağını belirten Taşkın, "Bu proje tamamlandığında Battalgazi, sadece konutlarıyla değil, çevre düzeniyle de örnek bir yaşam alanına dönüşecek" şeklinde konuştu. "Bir gerdanlık gibi şehri süslüyor" Taşkın, Derme Deresi Alanı’nın önceki dönemde kaba inşaatının tamamlandığını belirterek, "Derme Deresi bizden önceki arkadaşların döneminde yüzde 60 seviyesinde kaba inşaatı bitmiş haldeydi. 13 ay gibi kısa sürede tüm ince işlerini tamamladık. Şehit Fevzi, Taştepe, Beylerbaşı ve Selçuklu mahallelerimizin hizmetine sunduk. Şehrin merkezinde bir gerdanlık gibi duruyor" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 78 bin metrekarelik alanda kurulan projede 35 bin metrekare yeşil alan, çocuk oyun alanları, ışıklı yürüyüş yolları, kaykay pisti ve su gösteri havuzlarının bulunduğunu ifade eden Taşkın, alanın Malatya’nın en önemli sosyal yaşam merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. "Her Mahalleye modern taziye evi" Hasırcılar Mahallesi Taziye Evi’nin Malatya’da belediye eliyle işletilen ilk taziye evi olduğunu hatırlatan Başkan Taşkın, "Burada başlattığımız kampanyayla hayırseverlerimizi sürece dahil ettik. Bugün Battalgazimizde 8 taziye evi inşaatı devam ediyor. Sene sonuna kadar iki tanesini daha hizmete açacağız. Artık vatandaşlarımız yazın sıcağında, kışın soğuğunda plastik sandalyelerde taziye kabul etmeyecek. Klimalı, ferah, modern mekanlarda misafirlerini ağırlayacak" dedi. Taşkın, taziye evlerinin ortalama 9 milyon TL maliyetle, engelli erişimine uygun şekilde, ikram alanı ve çok amaçlı salonlarıyla inşa edildiğini belirtti. "Afetlere Karşı Hazırız" Korucuk Mevkii’ndeki Afet ve İnsani Yardım Lojistik Deposu’nu da inceleyen Taşkın, "İlk 6 ay içinde tamamladığımız bu merkez 600 metrekarelik ağır çelik yapıya sahip. AFAD’ın da kullanabileceği malzemeler burada depolanıyor. Kazmasından jeneratörüne kadar tüm afet ekipmanları elimizin altında. Ayrıca sosyal yardımlaşma malzemelerimizin tamamını burada saklıyoruz: giysi, ayakkabı, gıda kolisi, bisiklet, kanepe, beyaz eşya... Geçen Ramazan ayında faaliyete geçirdik, binlerce hemşehrimize dokunduk" şeklinde konuştu. "Üreticimizin yanındayız" Taşkın, Boran köyündeki Süt Toplama Merkezi’ni hatırlatarak, "Çiftçilerimizin ve süt üreticilerimizin işini kolaylaştırmak için 20 ton kapasiteli modern bir tesis kurduk ve Süt Üreticileri Birliği’ne teslim ettik. Üreticimizin sütü burada soğutma ve hijyen koşullarında toplanıyor, değer kaybı olmadan pazara ulaşıyor. Böylece hem ürün hem gelir kaybını önlüyoruz" ifadelerini kullandı. "Sokaklarımız güvende, hayvanlarımız koruma altında" Yeniköy Mahallesi’nde yapımı süren Hayvan Barınağı hakkında konuşan Taşkın, "Sokaklarımızı güvenli hale getireceğiz. Köpekleri ölümden kurtaracağız. Onları Malatya’nın ikinci köpek barınağı olan bu merkeze getirip bakım altına alacağız. Sokaklarımızı sağlıklı hale getireceğiz, güvende hale getireceğiz" dedi. 68 dönümlük alanda kurulan tesisin bin hayvan kapasitesine sahip olduğunu belirten Taşkın, merkezde veteriner birimleri, hayvan hastanesi ve sosyal alanların da yer alacağını söyledi. "Enerjide kendi kaynağımıza dönüyoruz" Hacıhaliloğluçiftliği Mahallesi’nde kurulan Güneş Enerji Santrali’ni (GES) anlatan Taşkın, "970 kW kapasiteli bu tesis 30 milyon TL yatırımla kuruldu. 20 dönümlük alanda 1.975 adet 585 watt’lık bifacial panel ve 4 adet 330 kW inverterle donatıldı. 2026 yılında enerji ihtiyacımızın tamamını kendi üretimimizle karşılayacağız" dedi. Taşkın, bu yatırımın hem belediye bütçesine yıllık tasarruf sağlayacağını hem de karbon salınımını azaltarak çevreye katkı sunacağını vurguladı. "Malatya’nın yeni sosyal buluşma noktası" Kırkgöz Sahil Park Düğün Bahçesi’nin 11 bin metrekarelik alanda 2 bin kişilik kapasiteye sahip olduğunu söyleyen Başkan Taşkın, "Burası sadece bir düğün salonu değil; nişan, kına, sünnet ve tüm özel etkinlikler için modern bir buluşma noktası. Hem doğal güzelliği hem de ferah yapısıyla Battalgazimizin sosyal hayatına yeni bir soluk kazandırdık" ifadelerini kullandı. "Battalgazi’ye hizmet etmekten onur duyuyorum" Ziyaretlerin sonunda konuşan Başkan Taşkın, "Değerli arkadaşlar, Bugün gezdiğimiz ve şu anda özet geçtiğim 10 eseri Battalgazi’nin hizmetine sunduk. AK Parti belediyeciliği hizmet ve eser üretme seferberliğidir. Biz de bu süreçte ilçemize kalıcı yatırımlar kazandırdık. Eser demek, para ve emek sarf ederek elle dokunulan, gözle görülen bir şey demektir. Sizler de bugün sahada gördünüz. Hizmet kervanımız durmadan devam edecek. Yara almış bu memleketi millet, devlet el ele vererek yeniden ayağa kaldıracağız" diye konuştu.
Yeşilyurt Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı ‘Aile Mentörlüğü’ eğitim programı tamamlandı
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:34 Yeşilyurt Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı ‘Aile Mentörlüğü’ eğitim programı tamamlandı Malatya Valiliği, Yeşilyurt Belediyesi ve (DEHADER) Değerli Hayatlar Eğitim Derneğinin ortaklaşa düzenlediği, Türkiye’de ilk kez Yeşilyurt’ta gerçekleşen, ‘365 Gün Aile" Projesi kapsamında ki ‘Aile Mentörlüğü’ Eğitimleri tamamlandı. Eğitimlere katılan 40 rehber öğretmene düzenlenen törenle sertifikaları takdim edildi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleri, İstanbul Üsküdar Üniversitesi bilimsel danışmanlığında, Malatya Valiliği, Yeşilyurt Belediyesi ve (DEHADER) Değerli Hayatlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Aile Mentörlüğü’ Eğitimleri’nde 40 rehber öğretmene, "Aile İçi İletişim, Çocuk ve Ergen Psikolojisi ile Ebeveyn Tutumları" gibi farklı konularda eğitimler verildi. İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nden katılım gösteren akademisyenler ve psikologlar tarafından verilen eğitimlerde; rehber öğretmenlerin ailelerle daha etkin iletişim kurmaları, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeleri ve bireylerin psikososyal destek süreçlerinde aktif rol üstlenmelerine destek verildi. "Aile Mentörlüğü" Eğitimlerini başarıyla tamamlayan rehber öğretmenlere sertifikaları, Yeşilyurt Belediyesi Gündüzbey Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen törenle takdim edildi. Törene, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ile Vali Yardımcısı Ahmet Korkmaz’ın yanı sıra akademisyenler ve öğretmenler katıldı. Törende konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, ‘Aile Mentörlüğü’ Eğitimlerine ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını ifade ederken, eğitimlere katılan rehber öğretmenleri tebrik ederek kutladı. ‘2025 Aile Yılı’ projelerini Türkiye’de ilk kez Yeşilyurt’ta hayata geçirdikleri Aile Mentörlüğü’ Eğitimleriyle taçlandırdıklarını sözlerine ekleyen Başkan Geçit, "Toplumlar hiç şüphe yok ki aileler üzerine inşa edilir. Cumburbaşkanımızın bu yılı aile yılı olarak ilan etmesiyle birlikte belediye olarak bu alandaki projelerimize her geçen gün bir yenisini daha ekledik. Bugüne kadar toplumsal farkındalık oluşturacak, aile kurumunun önemini ön plana çıkartacak çok sayıda projeyi başarıyla yerine getirdik. ‘365 Gün Aile" Projesi kapsamında, 40 rehber öğretmenimizin katıldığı ‘Aile Mentörlüğü’ Eğitimlerine ev sahipliği yaparak, aile projelerimizdeki başarılarımıza bir yenisini daha eklemiş olduk. Tüm projelerimiz ve hizmetlerimizde olduğu gibi bu eğitimlerinde temel amacı, aile bireyleri arasındaki iletişimin güçlenmesine destek sunmaktır. Rehber öğretmenlerimizin de bu eğitimlerden çok iyi şekilde yararlandıklarını düşünüyorum. Aile kurumunun güçlenmesine, toplumsal dayanışmanın ve bilinçli ebeveynliğin yaygınlaşmasına katkı sunan bu anlamlı eğitim programında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, katılımcılarımıza gösterdikleri ilgi ve gayret için tebriklerimi sunuyorum" şeklinde konuştu. (DEHADER) Değerli Hayatlar Eğitim Derneği Başkanı Mine Yeter ise, toplumun gelişiminde en önemli unsurun birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak, yürütülen eğitim çalışmalarında emeği geçen herkese teşekkür etti. Yeter, özellikle eğitimlere gönül kapılarını açan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’e teşekkürlerini sunarken, "Bir araya geldiğimizde, aynı hedefe inandığımızda ve omuz omuza yürüdüğümüzde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur." ifadeleriyle, bu tür iş birliklerinin toplumun her kesiminde dayanışma ruhunu güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından rehber öğretmenlere sertifikaları takdim edildi.
Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:00 Bakan Tunç: "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" ATGV Antalya Hakimevi’nde düzenlenen Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor" ifadelerine yer verdi. ATGV Antalya Hakimevi’nde Yargı Teşkilatı Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcıları ve BAM Başkanları, Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanları, Cumhuriyet Başsavcıları, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanları başta olmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Bakanlık birimlerinden gelen toplam 424 kişi katıldı. Toplantıda Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji (YRS) belgesinde belirlenen hedefler ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta kamuoyu ile paylaşılan, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisiyle belirlenen hedefler değerlendirildi. Daha hızlı ve daha güvenilir adalet hizmeti sunmak için gerçekleştirilen toplantıda, katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tunç, hedefin Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı kılmak olduğunu vurguladı. "Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" Adaletin bir hukuk kuralı olmadığını, bir ahlakın, bir inancın, bir nizamın ifadesi olduğunu belirten Tunç, "Bizim için adalet, vicdanın sesiyle aklın rehberliğini birleştiren bir anlayıştır. Köklü devlet geleneğimizde ve irfanımızda adalet; devletin direği, toplumun vicdanı olarak tanımlanır. Bizim medeniyetimizde adalet anlayışı, aynı zamanda ilahi bir temele taşınmıştır. Batı, adaleti aklın terazisine koyarak, adaleti bireyin hakkını koruyan bir zırh olarak inşa ederken, bizim medeniyetimizde adalet, hem aklın hem inancın terazisinde yer bulmuş ve böylece adalet hem bireyin hem toplumun huzurunu koruyan bir mihenk taşı olarak kabul edilmiştir. Bizim adaletimiz sadece kanunda değil, yaşlı bir teyzenin duasında, bir çocuğun tebessümünde, bir mazlumun sessizliğinde de yankılanır" ifadelerinde bulundu. "Anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir" Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi konusuna değinen Tunç, "Toplumlar geliştikçe, ticari uyuşmazlıklar çeşitlendikçe, teknoloji geliştikçe yeni suç tipleri doğdukça, nüfus, çevre, göç gibi yeni toplumsal sorunlar ortaya çıktıkça; amacı adaleti gerçekleştirmek olan hukukun bu amacı gerçekleştirmek için kullandığı araçlardan olan kanunlarda da yeni düzenlemeler, yeni değişiklikler kaçınılmaz olmaktadır. Bu kapsamda son 23 yılda mevzuatımızda bu ihtiyaçlara cevap verecek önemli adımlar atılmıştır. Temel kanunlarımızın tamamı yenilenmiş, yapılan anayasal reformlarla temel hak özgürlükler ve hak arama yolları gelişmiş, anayasanın vesayetçi ruhunu azaltmaya yönelik büyük reformlar hayata geçirilmiştir. Bu dönemde planlı bir yargı Reformu süreci yaşanmış, Yargı Reform Belgeleri kapsamında güven veren bir adalet sisteminin tesisi için çok sayıda yargı paketi meclisimiz tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir" dedi. "5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle birlikte yeni faaliyetler belirlediklerinden bahseden Tunç, "Bu kapsamda son olarak Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak’ta açıklanan ‘4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesiyle Hukukun Üstünlüğünü Esas Alan, Gecikmeyen ve Öngörülebilir Bir Adalet’ sistemi vizyonuyla 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyet belirledik. Belgeyle, Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi ve Süreçlerin Yeniden Yapılandırılması, İnsan Kaynakları Kapasitesinin Güçlendirilmesi, Ceza Adaleti Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Hukuk- İdari Yargı Süreçlerinin Etkinliğinin Artırılması, Adalete Erişimin Kolaylaştırılması başlıkları altında belirlediğimiz faaliyetleri ortaya koyduk. Yargı Reformları kapsamında adaletin hakkıyla tecellisi için başta insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi olmak üzere mevzuatın yenilenmesi ve fiziki imkanların artırılmasıyla ilgili olarak 3 temel alanı güçlendirmek için önemli reformlara imza attık. Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden okuyabilmek; Toplumsal ihtiyaçları doğru analiz etmeyi, Paydaşlarla güçlü bir iş birliği yapmayı ve Uzun vadeli etkileri öngörmeyi gerektirir. Bu anlayışla; milletvekillerimizin yasa tekliflerine teknik destek olmak için, hukukçularımız, akademisyenlerimiz ve Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileriyle birlikte kapsamlı bir istişare süreci yürütüyoruz. 2024 yılı içerisinde yasalaşan; 8. Yargı Paketiyle kişi haklarını güçlendiren, hak arama özgürlüğünü genişleten, kanun yollarını sadeleştirip hukuki güvenliği artıran düzenlemeleri hayata geçirdik" diye devam etti. Tunç konuşmasına şöyle devam etti: "9. Yargı Paketiyle; adil yargılanma hakkını, arabuluculuk mekanizmalarını, avukatların mesleki haklarını ve vatandaşlarımızın mülkiyet güvencelerini daha da sağlamlaştırdık. Adli yardım sistemini hızlandırdık, istinaf ve temyiz süreçlerini sadeleştirdik. 10. Yargı Paketiyle; ceza adaletini sağlamak adına önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Hastalar, yaşlılar, engelliler ve doğum yapmış kadınlar için özel infaz usulünden; Konutta infaz, hafta sonu veya geceleyin infaz gibi alternatif infaz usullerinin kapsamını genişletilmesine, Denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlığın ortadan kaldırılmasından; Toplumun huzur ve sükûnunun bozan suçlarda caydırıcılığın artırılmasına başta olmak üzere birçok düzenlemeyi yürürlüğe koyduk. 11. Yargı Paketiyle, ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik ceza mevzuatında yapmayı planladığımız değişikliklerle toplumsal huzuru ve caydırıcılığı güçlendirmeyi, bilişim temelli dolandırıcılık suçlarıyla daha kararlı şekilde mücadele etmeyi amaçlıyoruz. 12. Yargı Paketiyle hukuk alanında düzenlemeler olacak böylece, hukuka güveni ve vatandaşın hak arama sürecinde etkinliğini birlikte yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle sizlerden, uygulayıcılardan gelen talepleri dikkate alarak hazırladığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan gecikmeyi önleyen, öngörülebilirliği sağlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirmek için çalışmalara devam ediyoruz." "2025 yılı yatırım programında 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor" Yargı teşkilatının fiziki imkanlarını her geçen gün arttırdıklarından bahseden Tunç, "2002’de sadece 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 391’e yükselttik. 2025 yılı yatırım programında bir kısmı inşaat ihalesi bir kısmı etüt-proje olmak üzere 58’i adliye toplam 116 inşaat projemiz yer alıyor. 2026 Yılı Yatırım Programında, 59 adliye, 2 adli tıp binası, 27 ceza infaz kurumu, 3 personel eğitim merkezi ve 7 ilde toplam 822 dairelik kamu konutu binası yapılması için teklifte bulunduk. En son teknolojilere uyumlu olarak tasarladığımız adliye binalarında; UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi dijital sistemleri daha etkin kullanılıyor, yargı süreçlerinin daha verimli, daha hızlı ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlıyoruz. Önem verdiğimiz konulardan biri de adalet personeli için konut teminidir. 2002 yılında 6 bin 285 olan kamu konutu sayısını 15 bin 928’e çıkardık. Sadece son iki buçuk yılda Adalet Teşkilatımıza 5 bin 225 kamu konutu kazandırdık. Önümüzdeki süreçte yapım ihaleleri ve alımlarla birlikte adalet teşkilatının konut ihtiyacını bütünüyle tamamlamayı hedefliyoruz" dedi. "2002 yılında, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık" Adaletin tecellisi için asıl olanın insan unsuru olduğuna dikkat çeken Tunç, "Bu kapsamda gerek nitelik gerek nicelik açısından insan kaynağımızın kapasitesini yükselttik. 2002 yılında ülke genelinde, 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayımızı 25 bin 457’ye çıkardık. Hukuk eğitiminin niteliğini artırmak için attığımız adımlar da genç hukukçularımıza daha donanımlı bir gelecek hazırlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda; Başarı sıralamasını 190 binden 100 bine yükselttik. Kontenjanları 14 bin 164’ten 10 bin 300’e düşürdük. Hukuk Fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Dikey geçiş sistemini sonlandırdık. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını da önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. Yargının iş yükünü azaltmak için alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine de önem verdiklerini ifade eden Bakan Tunç, bu kapsamda ceza hukukunda uygulanan alternatif uyuşmazlık yöntemi olan uzlaştırma kurumuyla; 1 Ocak 2017 tarihinden bugüne kadar toplam 1 milyon 974 bin 813 dosyada uzlaşma sağlandığını vurguladı. Bilirkişilik sisteminin etkinliğini artırmak için, bilirkişilere eğitim verilmesinden performans ölçümüne kadar birçok alanda çalışmalara devam edildiğini ifade eden Tunç, bu kapsamda 3 Mayıs 2025 tarihinde yapılan düzenlemeyle bilirkişilik temel eğitimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı’nın izniyle; üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi ve kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilmesini sağladıklarını söyledi. Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti: "Bu adım, bilirkişilerin daha nitelikli, tarafsız ve güvenilir biçimde görev yapmasına olanak tanıyacak, adaletin gecikmeden ve eksiksiz biçimde tecellisine önemli bir katkı sunacaktır. Bu kapsamda 114 bin 264 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 30 bin 497 kişiye bilirkişilik yenileme eğitimi verildi. Yargının iş yükü de nüfus artışı, ticaretin gelişmesi, yeni suç tiplerinin ortaya çıkması ve bilişim suçları gibi faktörlere dayalı olarak sürekli artmaktadır. Şu anda; Cumhuriyet başsavcılıklarında 6 milyon 116 bin, İlk derece mahkemelerinde 3 milyon 960 bin, İstinaf mahkemelerinde 1 milyon 591 bin, Temyiz mahkemelerinde ise 473 bin olmak üzere, toplam 12 milyon 140 bin derdest dosya bulunmaktadır. 2023 yılında 12 milyon 517 bin dosyada, 2024 yılında 13 milyon 896 bin dosyada karar verilmiştir. Geçtiğimiz yıl devreden dosya sayısı da 11 milyon 478 bindir. Bu yılın ilk 10 ayında geçen yıla oranla yüzde 4 oranında karara bağlanan dosya sayısında artış olmuştur." "Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır" Suç çetelerinin toplumun huzurunu zehirlediğini ifade eden Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir. Ancak şunu herkes bilmelidir ki; Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır. Aksine, hukukun bütün imkânlarıyla üzerine yürüyerek, suçun ve suçlunun karşısında duracak; adaletin erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir. Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır" diye konuştu. "Telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz" Dolandırıcılık fiillerinde artış olduğunu söyleyen Tunç, "Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde bir artış görüyoruz. Bu eylemler, yalnızca vatandaşımızın malına değil, devletin itibarı ve milletin güven duygusuna da saldırıdır. Hele ki hedef alınanlar yaşlılarımız, ömrünü alın teriyle geçirmiş büyüklerimizse, bu artık yalnızca bir suç değil, alçaklıktır. Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcinin adaletin elinden kurtulmaması gerekir" dedi. Cumhuriyet savcıları soruşturma süreçlerinde; kolluğa verilen talimatları olayların mahiyetine uygun biçimde vermesi, fezlekelerin titizlikle incelenmesi ve her işlemin hukuk çerçevesinde yürütülmesi, adaletin itibarı açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Tunç, bu hassasiyetin, yargının gücünü arttırdığını; yargı mensubunun duruşunu sağlamlaştırdığını ifade etti. Tunç konuşmasını noktalarken, fikirleriyle bu sürece yön veren tüm yargı mensuplarına teşekkürlerini iletti.
Başkan Özbilen, Güneylilerin beklediği müjdeleri peş peşe sıraladı
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:46 Başkan Özbilen, Güneylilerin beklediği müjdeleri peş peşe sıraladı AK Parti Güney İlçe Başkanı Barış Özbilen, AK Parti’nin 10 yılda Güney’in çehresini değiştirdiğini ancak bu hizmetlerin mevcut yönetim tarafından sürdürülemediğini savunarak, "Güneylilerin yıllardır beklediği devlet hastanesi, doğalgaz, sosyal konut ve gençlik merkezini ilçemize kazandıracağız" dedi. 2024 yılı yerel seçimleri öncesinde Güney’de 10 yıllık yerel AK Parti iktidarı olduğunu hatırlatan AK Parti Güney İlçe Başkanı Barış Özbilen, "AK Parti belediyeciliği döneminde Güney’in çehresi değişti. AK Parti belediyeciliği alt yapısı, toplu konut projesi, sosyal tesisleriyle, kapalı yüzme havuzu ve kapalı spor salonlarıyla 10 yılda Güney’de destan yazdı. 2024 Yerel Seçimlerinde halkımız bir karar verdi ve yetkili CHP’ye verdi. Biz vatandaşımızın verdiği her türlü karara saygı duyuyoruz. Yaklaşık 20 aylık geçen süreye rağmen AK Parti döneminde getirilen hizmetlerin devamı CHP tarafından sunulamadı. Hizmetler birden kesildi. Kent lokantası ve halk et dışında gözle görülür bir projeleri yok. Zaten biz bu durumu yadırgamıyoruz. 2014’te Güney’de seçimi kazandığımızda, geride kalmış 15 yıllık CHP belediyeciliği vardı. Bu süreçte de üretilemeyen projeler, AK Parti döneminde Güney’e kazandırıldı. AK Parti belediyeciliği tüm Türkiye genelinde olduğu gibi Güney’e de damgasını vurdu. Maalesef şu anki CHP’li belediye hizmet konusunda sınıfta kaldı. İnşallah Cumhur İttifakı olarak 2029 yılında AK Belediyeciliği yeniden Güneylilerle buluşturacağız. Güneylilerin beklediği hizmetleri de ilçemize kazandıracağız" diye konuştu. Müjdeleri peş peşe sıraladı AK Parti olarak Güney’e daha fazla değer kazandırmak için çalıştıklarının altını çizen Başkan Barış Özbilen, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdelediği gibi inşallah 2027 yılında ilçemize doğalgaz gelecek. Bu Güney’in en büyük sorun ve eksikliğiydi. Doğalgazı ilçemize kazandıracağız. Güney’in kanayan yarası olan tam teşekküllü bir devlet hastanesi. Bu konuda yaptığımız çalışmalarda, milletvekillerimiz, il başkanımız ve Nihat Bakanımızın desteğiyle büyük bir ilerleme sağladık. İlçemize yapılacak olan hastanenin sözünü Sağlık Bakanımızdan aldık. Birkaç küçük işlemin ardından yatırım programına aldırarak ilçemize 10 yataklı, tam teşekküllü bir devlet hastanesi kazandırıyoruz. Cumhurbaşkanımızın 500 bin konut müjdesi kapsamında ilçemize de 94 adet sosyal konut yapılacak. İlk etaptan sonra bu konuda büyük bir talep vardı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ilçemizde büyük bir eksikliği gidermiş olacağız. Bunun dışında eksikliğini çok hissettiğimiz Gençlik Merkeziyle ilgili çalışmalarımız var. Biz Güney için gece gündüz çalışıyoruz. Güney için ne yapsak azdır. Ne eksikse onu tamamlamaya çalışıyoruz. Güney için kim ne yaparsa biz destek vermeye hazırız, 1 çivi çakandan dahi Allah razı olsun. "Güney’e değer katmak için çalışıyoruz" Güney’in ana geçim kaynağının çiftçilik olduğuna dikkat çeken Başkan Özbilen, sözlerini şöyle tamamladı: "Halkımızın yüzde 90-95’i çiftçilikle geçimini sağlıyor. Ana üretim kalemlerini ise üzüm ve kekik oluşturuyor. Bu sene kekik baya güzel para etti ama üzümde bu konuda bir sıkıntı var. 2 yıldır fiyatlar stabil gidiyor, artış yok. Bunun aşılması için kooperatifleşme veya ziraat odası öncülüğünde bir birleşme olursa AK Parti İlçe Başkanı olarak her türlü desteği vermeye hazırım. Amacımız tüm çiftçilerimizin ürettiği üründen para kazanması. Biz üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız" "Hedefimiz önce 2028 sonrasında 2029" Göreve geldikleri 1 yıl öncesinden bugüne kadar teşkilatta ciddi bir canlanma olduğunu kaydeden İlçe Başkanı Barış Özbilen, yaptıkları çalışmalar sonucunda AK Parti’nin üye sayısında önemli bir artış sağlandığını sözlerine ekledi. Özbilen, "AK Parti İlçe Yönetimi olarak sürekli halkımızla iç içeyiz. Vatandaşımıza temas ediyor ve sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Siyaset gözetmeksizin kimin bir talebi olursa yerine getirmeye gayret ediyoruz. Halkımız 2024 yılında bir karar verdi. Şimdi biz bunu yavaş yavaş tersine döndürmeye çalışıyoruz. Hedefimiz önce 2028 Genel Seçimlerinde Güney’de Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak birinci parti olmak ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı yeniden Cumhurbaşkanı yapmak. Daha sonrasında ise 2029 seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak bayrağımızı belediyeye dikerek, AK belediyeciliği getirmek. Hedeflerimize ulaşmak için gece gündüz çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Kahta’da taziye yemeği yasaklandı
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:00 Kahta’da taziye yemeği yasaklandı Adıyaman’ın Kahta Belediyesi, Kasım ayı meclis toplantısında aldığı kararla ilçede uzun süredir devam eden taziye yemeği uygulamasını kaldırdı. Belediye yetkilileri, alınan kararın vatandaşlar üzerindeki maddi yükü hafifletmek amacıyla alındığını belirtti. Kahta Belediyesi Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç başkanlığında, meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, ilçe genelinde uzun süredir kamuoyunda tartışılan taziye evlerinde verilen yemeklerin kaldırılması konusu gündeme alındı. Mahalle muhtarları ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda görüşülen madde, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edilerek karara bağlandı. Belediye Meclisi’nde yapılan değerlendirmelerde, taziye yemeklerinin geçmişte ulaşım zorlukları nedeniyle ortaya çıkan bir gelenek olduğu, ancak günümüzde bu uygulamanın hem ekonomik olarak vatandaşları zor durumda bıraktığı hem de dini olarak uygun olmadığı vurgulandı. Ayrıca çevre il ve ilçelerde de benzer kararların alındığı, bu kararın Kahta’da da sosyal dayanışmayı güçlendirecek önemli bir adım olduğu ifade edildi. Alınan karar gereği, 15 Kasım 2025 tarihinden itibaren Kahta’daki tüm taziye evlerinde hiçbir suretle yemek verilmeyecek. Taziyeler 09.00-21.00 saatleri arasında açık olacak ve "Taziye evlerinde yemekler kaldırılmıştır" ibaresi bulunan tabelalar belediye tarafından asılacak. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, kararın toplumun ortak talebine dayandığını belirterek, "Muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda taziye evlerinde verilen yemeklerin kaldırılması kararını meclis gündemine aldık ve oy birliğiyle kabul ettik. Bu kararın ilçemize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu karar, vatandaşlarımızın sesine kulak veren, dini hassasiyetlere ve toplumsal dayanışmaya uygun bir adımdır. İlçemize hayırlı olsun" dedi.
MHP, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle kapı kapı vatandaşla buluşuyor
08 Kasım 2025 Cumartesi - 09:59 MHP, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle kapı kapı vatandaşla buluşuyor Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla başlatılan "Terörsüz Türkiye" ve "Komşum nasılsın, derdin derdimizdir" temalı saha çalışmaları çerçevesinde bir ailenin evine misafir oldu. Büyükataman, Yunuseli Mahallesi’nde yaşayan Bulut ailesini evinde ziyaret ederek mahalle sakinleriyle sohbet etti. Vatandaşların talep ve beklentilerini dinleyen Büyükataman, MHP’nin "Komşum nasılsın, derdin derdimizdir" anlayışı doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini belirtti. MHP Genel Sekreteri Büyükataman, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi, "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli talimatları doğrultusunda genel merkez olarak hazırlamış olduğumuz yeni bir etkinliğimiz çerçevesinde bugün buradayız. Sayın Genel Başkanımız, ‘Komşum nasılsın, derdin derdimizdir’ temasıyla komşularımızı ziyaret edin talimatını verdi. Onlarla bugüne kadar olduğu gibi yeniden, yine bir araya gelerek sıkıntılarını, tavsiyelerini, varsa şikayetlerini bizzat kendilerinden dinlemek maksadıyla arkadaşlarımızla birlikte şu an ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu programlar yaklaşık iki haftadır Türkiye’nin hemen hemen her yerinde icra ediliyor." Büyükataman, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle ilgili oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçmek amacıyla bu ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Bütün il, ilçe ve belde teşkilatlarımız bu çalışmaları yürütüyor. Bu zamana kadar yaklaşık bin 500 program yapıldı. Her hafta ve hafta boyu 300-400 eve misafir olup, hem gündem ile alakalı bazı konuları değerlendiriyoruz hem de özellikle ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin bilgilendirmelerde bulunuyoruz. Komşularımızın bizzat bizim ağzımızdan dinlemesi maksadıyla bu ziyaretleri yapıyoruz. Bu ziyaretlerde sürece dair, özellikle sosyal medyada maksatlı biçimde yürütülen algı operasyonlarının neden olduğu bilgi kirliliğini gidermeye gayret gösteriyoruz. Bugün olduğu gibi sıcak bir şekilde karşılandık. Vatandaşlarımız Milliyetçi Hareket Partisi’ni her zaman olduğu gibi yalnız bırakmıyorlar." dedi. Büyükataman, programların süreceğini belirterek vatandaşlarla doğrudan temas kurmaya, sorun ve önerilerini dinlemeye devam edeceklerini söyledi.
AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Her geçen gün CHP’nin siyaseti düşen seviyede"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 00:13 AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Her geçen gün CHP’nin siyaseti düşen seviyede" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, CHP’nin son dönemde kullandığı dilin Türk siyasetinin seviyesini düşürdüğünü belirterek, "Bir zamanlar siyasetin bir asaleti vardı. Bugün CHP’nin genel başkanından yardımcılarına kadar her gün biraz daha düşen bir seviye izliyoruz" dedi. Karabük’te düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan İnan, CHP’nin Suriye tezkeresine "hayır" demesinin devletin dirayetine karşı bir duruş olduğunu söyledi. İnan, "Yeni yasama yılı başlar başlamaz CHP karakterini gösterdi. Suriye tezkeresine ’hayır’ diyerek sınır güvenliğimize, Mehmetçiğimize, devletimizin dirayetine karşı hizalandı. Kim Türkiye’nin askeri hamlelerinden rahatsızsa bugün CHP de onun yanında. Dün ’Türkiye Esad’la görüşmeli’ diyen kafa, bugün aynı akılla tezkereye hayır diyor. Esed’in yanına koşmak isteyen Özgür Özel buyursun gitsin. Bir numaralı yancısı Ali Mahir Başarır’ı da yanına alsın. Ali Mahir, bak dinle tezkere namustur. Sen ’hayır’ dedin. Git Esad’la yüz yüze konuş; kim namuslu kim değil, ona anlat. Ama bil senin gibilere rağmen şanlı Mehmetçik destan yazmaya devam edecek. Kin ve iftira üzerine siyaset kuranlar, attıkları çamurun altında kalır" diye konuştu. CHP yöneticilerinin son dönemde kullandığı üslubu sert sözlerle eleştiren İnan, şunları söyledi: "Rakipler birbirine ağır söz söylese bile, bir ölçü, bir edep sınırı gözetirdi. Ama bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanından genel başkan yardımcılarına kadar, her gün biraz daha düşen bir seviye izliyoruz. Siyasette yer dolduramayan, milletin gönlünde karşılığı olmayan bir kadro var karşımızda. Ve bu boşluğu, nezaketle değil, hakaretle doldurmaya çalışıyorlar. Kaba sözlerle, çirkin ifadelerle, siyasette var olduklarını sanıyorlar. Çünkü başka sermayeleri yok! Ne fikirleri var, ne vizyonları Geriye sadece öfkeleri kalmış. Bakın, içlerinden biri çıktı; yine ağza alınmayacak sözler söyledi. O kadar pervasız, o kadar terbiyesizce ki, aslında kendi iç dünyasını anlattı. Kullandığı her kelime, kendi seviyesinin aynasıydı. Bizim dilimizde bu kadar çirkinlik yok. Çünkü biz Türk siyasetinin vakarına, milletin iradesine, bu yüce Meclis’in haysiyetine inanıyoruz. Ama onun neden bu kadar saldırgan olduğunu da iyi biliyoruz. Çünkü o zat, kendi iradesiyle konuşmuyor." Yargı ve devlet kurumlarına yönelik saldırılara da tepki gösteren İnan, "Hukuka, adalete, kamu görevlilerine yönelik baskılara izin vermeyiz. Hakaretle siyaset yapılmaz. Bu milletin iradesine uzanan her el sandıkta kırılır." Milletin huzuruna çıkıp, bu devletin askerine, yargısına, polisine tehdit savurmak delikanlılık değildir. Biz 24 yılda ne vesayetler gördük, ne alçaklıklar atlattık. Senin iki cümlelik tehditlerin bize söker mi sanıyorsun? Biz 24 senede; askeri vesayetle çarpışa çarpışa geldik. Fetö’cü hainlerle, terör örgütleriyle omuz omuza duranlarla mücadele ede ede geldik" diye konuştu. CHP’ye yönelik yolsuzluk ve casusluk iddialarına da değinen İnan, "Vatandaşın kimlik ve banka bilgilerini yurt dışına satan bir şebeke, CHP’yi dizayn etmeye kalktı. Bu mesele parti değil, milletin hakkının meselesidir. Gerçekler konuşacak, hakikat kazanacak." dedi. Türkiye’nin terörle mücadelesinde kararlılıkla ilerlediğini vurgulayan İnan, "Cumhur İttifakı tarihin doğru tarafındadır. Sayın Devlet Bahçeli devlet aklının abidesidir. Her saldırı milletimizi daha da kenetledi. Biz terörü değil, artık gençliği, huzuru ve güveni konuşuyoruz." ifadelerini kullandı. Toplantıda, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ve AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt da birer konuşma yaptı. Konuşmanın ardından AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt tarafından İnan’a hediye takdimi yapıldı.