Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
ABD: "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi geri döndü"
Lavrov: "Bu savaş Batı'nın Rusya'ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
POLİTİKA
Çameli Belediyesi’ne Akdeniz Belediyeler Birliği’nden katılım ödülü
18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:48:29
Akdeniz Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı’nın ardından düzenlenen 10. Proje ve Ödül Töreni’nde Çameli Belediyesi katılım ödülüne layık görüldü. Meclis Toplantısı’nın ardından gerçekleştirilen 10. Proje ve Ödül Töreni’nde Çameli Belediyesi ödül aldı. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan Plan ve Bütçe Komisyonu’na seçildi. Toplantı ve ödül törenine Belediye Başkan Yardımcısı Fethi Uğur da katıldı. Program kapsamında Çameli Belediyesi’ne katılım ödülü takdim edildi. Başkan Arslan, Çameli için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilerek, emeği geçenlere teşekkür etti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:38
Süleyman Soylu’dan Özgür Özel’e: "Siyasi mügalata ile davayı sulandırmak yerine, adaletin tecellisine katkı sağlanmalı"
AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Gülistan Doku açıklamalarına tepki göstererek, "Siyasi mügalata ile davayı sulandırmak yerine, adaletin tecellisine katkı sağlanmalıdır" dedi. TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Gülistan Doku açıklamalarına yanıt verdi. Soylu, adalet vurgusu yaparak, devam eden bir soruşturma üzerinden siyasi tartışma yürütülmemesi gerektiğini ifade etti. Soylu, "Devletin dini adalettir" diyerek, yaşanan müessif bir olayın siyasallaştırılmaması gerektiğini belirtti. Bir kız çocuğunun başına geldiği iddia edilen olayın en küçük ihtimaline kadar araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Soylu, sürecin titizlikle yürütülmesinin önemine dikkat çekti. Açıklamasında devletin töhmet altında bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Soylu, soruşturmayı aksatacak ya da ihmali bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini kaydetti. Adalet Bakanı’nın "Ucu nereye giderse gitsin gidilmeli" yönündeki yaklaşımının doğru olduğunu ifade eden Soylu, hiçbir makam ve mevkinin bir insan hayatından daha değerli olmadığını dile getirdi. Siyasi tartışmaların dava sürecine zarar verebileceğini belirten Soylu, "Siyasi mügalata ile davayı sulandırmak yerine, adaletin tecellisine katkı sağlanmalıdır" dedi. Açıklamasında Soylu, elinde bilgi ve belge bulunanların yargı sürecine destek vermesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Devam eden soruşturma hakkında sınırlı konuşabileceğini ifade eden Soylu, tüm maddi gerçeklerin ortaya çıkarılması için sürecin dikkatle yürütülmesi gerektiğini belirtti. Soylu, "Vicdanı olmayan insan değildir" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:08
AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Özel ve CHP’nin içine düştüğü gayrimilli savrulma, ibretlik bir siyasi iflas tablosudur"
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, "Türkiye’nin diplomatik ufkuna karşı, Özgür Özel ve CHP’nin içine düştüğü gayrimilli savrulma, tek kelimeyle ibretlik bir siyasi iflas tablosudur" dedi. AK Parti Genel Sekreteri İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye’nin diplomatik ufkuna karşı, Özgür Özel ve CHP’nin içine düştüğü gayrimilli savrulma, tek kelimeyle ibretlik bir siyasi iflas tablosudur. Bir yanda Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) devlet başkanlarını ağırlayan, küresel krizlere yön veren ’oyun kurucu’ bir Türkiye; diğer yanda Avrupa salonlarında kendi devletini ve bağımsız yargısını Batılı siyasetçilere karalayan müstemleke zihniyeti... Yerli ve milli değerlerden tamamen kopuk olan bu müstemleke anlayış, yurt dışında sahte bir ‘sosyal demokrasi’ maskesine sığınmaktadır. Yabancılara demokrasi havarisi kesilen Özel ve şürekası; yönettikleri belediyelerdeki rüşvet ağından, halkın vergilerinin lüks otel odalarında metreslere peşkeş çekildiği ahlaki çöküntüden Avrupalı ağababalarına bahsetmiş midir? Milletin bütçesini, tüyü bitmemiş yetimin hakkını göz göre göre metreslerine ve yandaşlarına harcarken sus pus olanların, dışarıda Türkiye’yi karalaması basit bir diplomatik gaflet değil, ağır bir siyasi ahlaksızlıktır" ifadelerini kullandı. Siyasetin meşruiyet zeminin Avrupa değil Türkiye olduğunu söyleyen İnan, "Hem şeffaf seçimlerle nüfusun yüzde 65’ini yönettiklerini söyleyerek övünecek hem de utanmadan milli iradeye ‘otoriterlik’ iftirası atacaksınız. Yabancı belediye başkanlarına yaltaklanıp, bağımsız Türk mahkemelerine parmak sallatacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti, egemenliğini ve adalet sistemini Avrupa’nın icazet forumlarında müzakere edecek bir çadır devleti değildir! Şu tarihi hakikat hiçbir zaman unutulmamalıdır: Büyük devletler kendi diplomasisini inşa edip dünyayı kendi masasında ağırlar; milli şuurunu yitirmiş, ahlaki pusulası şaşmış aciz zihniyetler ise başkalarının masasında kendini pazarlar. Siyasetin meşruiyet zemini Avrupa’nın kapı araları değil, Türkiye’dir" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 19:45
Bakan Fidan, ABD Başkanı’nın Ortadoğu ve Arap İşlerinden sorumlu Özel Temsilcisi Boulos’u kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı’nın Ortadoğu ve Arap İşlerinden sorumlu Özel Temsilcisi Massad Fares Boulos’u kabul etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Beşinci Antalya Diplomasi Forumu marjında bugün ABD Başkanı’nın Ortadoğu ve Arap İşlerinden sorumlu Özel Temsilcisi ve ABD Dışişleri Bakanlığı Afrika Özel Temsilcisi Massad Fares Boulos’u kabul etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Nisan 2026 Cuma- 14:48
’Türk dostuyum’ dedi, Netanyahu’nun dostu çıktı
2
17 Nisan 2026 Cuma- 00:24
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
3
17 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Eşme Belediyesi'ne irtikap operasyonu! Belediye Başkanı dahil 5 şüpheli gözaltına alındı
4
16 Nisan 2026 Perşembe- 21:13
"Bayğaralar" suç örgütü operasyonunda 216 şüpheli ve 5 suça sürüklenen çocuk tutuklandı
5
17 Nisan 2026 Cuma- 13:52
Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu’da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:01
AK Parti’li Vekil Fırat, Erzurum’u Meclis’in gündemine taşıdı
Erzurum’a yapılan kamu yatırımları hakkında Meclis kürsüsünde konuşan AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, şehrin her alanda kalkınma üssü haline geldiğini kaydetti. Fırat, Palandöken Tüneli projesine ilişkin de bilgi verdi. AK Parti Erzurum Milletvekili Avukat Abdurrahim Fırat, TBMM Genel Kurulu’nda Erzurum’a yapılan kamu yatırımları hakkında konuştu. 2002 yılından bu yana Erzurum’un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti iktidarları döneminde büyük bir dönüşüm yaşadığına dikkat çeken Fırat, "AK Parti iktidarında Erzurum’a yapılan yatırımları sıralarsak, kelimeler kifayetsiz kalır. 23 yılda hükûmetimizin Erzurum’a yatırımları yaklaşık 210 milyar TL’dir. Üretimden sanayiye, turizmden enerjiye, eğitimden sağlığa, ulaşımdan teknolojiye kadar Erzurum her alanda gelişmiş, kalkınma üssü hâline gelmiştir" dedi. Erzurum Sağlıkta Cazibe Merkezi Erzurum’un sağlıkta da cazibe merkezi olduğunun altını çizen Fırat, "Merkez ve ilçelere 19 hastane kazandırdık. Yüzlerce birinci basamak sağlık birimini hizmete aldık. Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi ve Şehir Hastanesi, modern donanımı ve yetkin kadrolarıyla bölgemizde etkin konumdadır" diye konuştu. Üretim Kapasitesi Artıyor AK Parti’li Vekil Abdurrahim Fırat, Erzurum’a yönelik sanayi yatırımlarına da değindi. Fırat, 1’inci ve 2’nci OSB’nin yanı sıra Pasinler ve Oltu organize sanayi bölgelerinin de faaliyette olduğunu, Tekstilkent, Besi OSB ve ihtisas OSB projeleriyle Erzurum’un üretim kapasitesinin arttığını kaydetti. Erzurum’un kış turizminde Palandöken Konaklı Kayak Tesisleri ve otelleriyle dünyada ön planda olduğunu belirten Fırat, Erzurum Havalimanı’nda olumsuz hava koşullarında dahi iniş ve kalkış yapılabildiğinin altını çizdi. Kentin ulaşım yatırımlarına özel vurgu yapan Fırat, "Uçak sefer sayılarımız artırıldı. Yaygın yol ağıyla Erzurum, ulaşımda altın çağını yaşıyor. AK Parti iktidarında 101 köprü, 8 tünelle Erzurum ulaşımı güçlendirildi. Zigana ve Ovit tünelleriyle Erzurum, Trabzon ve Rize’ye bağlandı. Kop, Kırık, Dallıkavak ve Çirişli tünelleriyle ise Erzurum bölgesel ve stratejik ulaşım ağını daha da güçlendirmektedir" ifadelerini kullandı. Palandöken Tüneli: Tekman En Yakın İlçe Olacak! Palandöken Tüneli’nin yatırım planına alınması için çalışmaların sürdüğünü belirten Fırat, bu projenin Tekman’ı, Erzurum’a en yakın ilçe haline getireceğini vurgulayarak, "Tekman’ı Erzurum’a en yakın ilçe hâline getirecek, Hınıs-Erzurum arası mesafeyi 90 kilometreye düşürecek ve İran-Van-Erzurum güzergâhına alternatif oluşturulacak Palandöken Tüneli’nin yatırım planına alınması için de çalışmalarımız sürüyor" bilgisini aktardı. Su Yatırımlarıyla Verimli Topraklar Bereketleniyor Erzurum’da gerçekleştirilen su, enerji ve tarımsal altyapı yatırımlarının büyük bölümünün 2002-2025 yıllarında, AK Parti iktidarı döneminde hayata geçirildiğini belirten Fırat, "Mesela 15 barajın 13’ü, 15 göletin 10’u, 31 HES’in 29’u, 51 sulama tesisinin 24’ü, toplam 538 tesisin 391’i bu dönemde işletmeye alınmıştır. Hınıs-Başköy Barajı’yla 200 bin dönümlük verimli topraklarımız bereketleniyor. Ayrıca Söylemez Barajı’yla 350 bin dönüm tarım arazisi sulanacaktır" şeklinde konuştu. Kurumlar Eşgüdüdümlü Çalışıyor Erzurum’un büyümesi için tüm kurumların eş güdümlü olarak çalıştığını kaydeden Fırat, "AK Parti ailemizin, Erzurum Büyükşehir Belediyemizin, ilçe belediyelerimizin, Erzurum Valiliğimizin, bakanlıklarımıza bağlı kurumlarımızın hizmetleri hepimizi gururlandırıyor" dedi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm ve çevre projeleriyle kentin çehresini değiştirdiğini belirten vurgulayan Fırat, "Erzurum Büyükşehir Belediyesi, örnek teşkil eden kentsel dönüşüm çalışmalarına imza attı. Çöpten elektrik enerjisi üretilen tesisler, GES’ler, Avrupa’nın en büyük tesisi olan Doğu Anadolu Canlı Hayvan Borsası, fuar ve gösteri alanlarıyla şehir âdeta yeniden inşa edilmektedir" değerlendirmesini yaptı. TOKİ kanalıyla Erzurum’un tüm ilçelerinde sosyal konutlar inşa edildiğini anlatan Fırat, Yüzyılın Konut Projesi kapsamında ise Erzurum’da 4.905 sosyal konutun yapılacağını söyledi. Eğitim Yarıtımları Milli Eğitim Bakanlığı’nın yatırımlarıyla yüzlerce okul, yurt, pansiyon, halk eğitim merkezinin hizmete alındığını belirten Fırat, üniversitelere de değinerek, "Şehrimizdeki üniversitelerimiz Türkiye’nin sayılı üniversiteleri arasındadır. Atatürk Üniversitesi, Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk bine girme başarısını göstermiş olup, bu köklü üniversitemizin hedefi ilk 750’ye girmektir. Doğu Anadolu Gözlemevi ülkemizi astronomi araştırmalarında üst lige taşımaktadır" diye konuştu. Doğal gazın Erzurum’un tüm ilçelerine ulaştırıldığını aktaran Fırat, Erzurum için yüksek hızlı tren ve kent içi tramvay çalışmalarının da sürdüğünü açıkladı. Sporun Merkezi Fırat, Erzurum 238 spor kulübü, 73 spor tesisi ve 73 bin lisanslı sporcusuyla sporun merkezi olduğunu belirterek, Erzurumspor’a başarılar diledi. "Daha yolumuz uzun, Erzurum için yapacağımız çok şey var" diyen Fırat, "Geçmişte Osmanlı’nın 3 gümrük şehrinden biri olan Erzurum, Zengezur Koridoru’yla ve Kalkınma Yolu’yla yeniden eski ihtişamına inşallah kavuşacaktır" dedi. AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, yeni stadyum, komando tugayı ve bedelli askerlik eğitim merkezi gibi projelerin de şehrin geleceğini güçlendireceğini vurguladı. Vekil Fırat, "Gayret bizden, tevfik Allah’tandır diyor, AK Parti iktidarını her zaman güçlü bir şekilde destekleyen, Cumhur İttifakı’na sahip çıkan, kardeşliği ve huzuru ön planda tutan Erzurumlu kıymetli hemşehrilerimi sevgi ve muhabbetle selamlıyorum" şeklinde sözlerini tamamladı.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 16:53
Kocagöz’den birlik ve beraberlik mesajı
Kepez Belediyesi’nin Kasım Ayı Meclis toplantısında konuşan Başkan Mesut Kocagöz, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Başkan Kocagöz, "Bizim için esas olan bayrağımız, Atatürk’ümüz. Sen ben yok, biz varız. Bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Hepimiz vatanımızı ve bayrağımızı seviyoruz" dedi. Kepez Belediye Meclisinin Kasım ayı olağan toplantısında 25 yazılı, 1 önerge olmak üzere 26 gündem maddesi görüşüldü. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün başkanlığında gerçekleştiren meclis toplantısı; saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce söz alan Başkan Kocagöz, Cumhuriyet’in 102. Yılını Kepez’de büyük bir coşkuyla kutlandıklarını dile getirerek, "Cumhuriyetimizin 102. yılını Kepez Belediyemize yakışır şekilde kutladık. Konserlerle, sergilerle, forumlarla, yürüyüşlerle artık Kepez’imizde resmi bayramlar dolu dolu kutlanıyor" dedi. Başkan Kocagöz, Bülent Ecevit, Ziya Gökalp ve Necmettin Erbakan’ı da rahmetle andı. "Karaoğlan Bülent Ecevit ve Ziya Gökalp’in ruhları şad olsun. Bu ülke için inanılmaz değerlerdir. Bülent Ecevit’in o sözleri çok önemlidir, milliyetçiliği. Aynı zamanda Necmettin Erbakan’ı da burada anmak isterim" diyerek Kıbrıs’a değinen Başkan Kocagöz, "Hepimizin gurur kaynağıdır" diye konuştu. 10 Kasım Atatürk’ü anma etkinliklerine de değinen Başkan Kocagöz, "Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, 10 Kasım’da Kepez Belediyesi olarak çok iyi bir şekilde anacağız. 9 Kasım’da Sunay Akın ile Kepez Forum’da bir söyleşimiz olacak. 10 Kasım’da Ata’mızı her yıl olduğu gibi saygıyla anacağız" dedi. 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Öğretmenlerimizin günü şimdiden kutlu olsun. Ülkemizin geleceği çocuklarımızı emanet ettiğimiz o öğretmenler bizim baş tacımız. Çünkü ülkemizin geleceği onlarda" diye konuştu. Meclis toplantısında birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Başkan Kocagöz, "Bizim için esas olan bayrağımız, Atatürk’ümüz. Sen ben yok, biz varız. Bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Hepimiz vatanımızı ve bayrağımızı seviyoruz" dedi. Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından meclis gündemine geçildi. Ekim ayı meclis kararlarının oylanmasının ardından, Kasım ayı meclis gündem maddeleri görüşüldü. Belediye hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve özellikle park yapımları ve yeşil alanların sulama çalışmalarında kullanılmak üzere 1 adet damperli kamyon, 1 adet su arazözü ve 1 adet 4x4 kepçe alımı için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından izin alınabilmesine dair meclis kararı oy birliğiyle kabul edildi. Şehit Piyade Çavuş Akif Ağaoğlu Parkı Vatani görevini yaparken Tunceli Hozat bölgesinde PKK terör örgütüne yönelik operasyon sırasında 1995 yılında şehit olan Piyade Çavuş Akif Ağaoğlu’nun adın Düdenbaşı Mahallesi’nde 2303 -2319 Sokaklar kesişimindeki parka verildi. İsimleri Kepez’de yaşayacak Altınova Sinan Mahallesi Kaşlılar sokak üzerinde bulunan parka Şehit Ömer Halisdemir Park, Ahatlı Mahallesi 3183 sokak üzerinde bulunan parka Mehmet Akif Ersoy Parkı, Altınova Sinan Mahallesi Kurtlar Sokak üzerinde bulunan parka Şehit Jandarma Er Ali Çakır Parkı, Altınova Sinan Mahallesi Kaşlılar Sokak üzerinde bulunan parka Şehit Aybüke Öğretmen Parkı ve Altınova Sinan Mahallesi Ahmet Sokak üzerinde bulunan parka Aşık Veysel Parkı isminin verilmesi de Kasım ayı meclis gündemine taşınarak, İsim Tespit Komisyonuna sevk edildi. Kepez’e Semt Evi ve ASM Kepez Belediyesi sınırları içindeki bulunan Habibler Mahallesi’ne hayırsever işbirliğiyle Semt Evi yapılabilmesi için Başkan Mesut Kocagöz’e oy birliğiyle yetki verildi. Tasarrufu belediyeye ait olan Aydoğmuş Mahallesi’ne Aile Sağlığı Merkezi yapılması ve 25 yıllığına Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilmesi hususu da oy birliğiyle kabul edildi. Kasım ayı meclisine önerge olarak gelen belediyeye dozer alımı da oybirliğiyle kabul edildi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 16:50
Selçuk Üniversitesinde Akademik Yıl, Bakan Yerlikaya’nın katılımıyla açıldı
2026 Akademik Yılı Açılış Töreni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımıyla yapıldı. Akademik yıl açılış töreni, Sultan Alparslan Kültür Merkezi 30 Ağustos Salonuna gerçekleştirildi. Törende açılış konuşmasını Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz yaptı. Rektör Yılmaz, göreve geldikleri günden itibaren üniversiteyi yalnızca bilgi üreten değil, ürettiği bilgiyi topluma aktaran bir yapıya kavuşturmak için çalıştıklarını belirterek, "Bu anlayışla araştırma kapasitemizi güçlendirdik, akademik üretkenliği teşvik ettik. Ulusal ve uluslararası sıralamalarda yükseldik, tam akreditasyon sürecimizi başarıyla tamamladık. Çok sayıda bilimsel proje ve yayınla marka değerimizi güçlendirdik. Dijital dönüşüm kapsamında önemli mesafeler kat ettik" dedi. Selçuk Üniversitesi’nin; Yükseköğretim Kurulunun 2030 vizyonu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlediği, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yoluna kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Rektör Yılmaz, "Hedefimiz; üniversitemizi önce araştırma üniversitesi, ardından bir dünya üniversitesi haline getirmektir. Üniversiteler, yalnızca binalardan ibaret olmadığı gibi, gençlerimiz de sadece meslek edinmeleri için bu binaları dolduran bireyler değildir. Onlar geleceğin Türkiye’sini emanet edeceğimiz; korunması, desteklenmesi ve doğru şekilde rehberlik edilmesi gereken en kıymetli hazinemizdir. Gençlerimizi; sahte ideolojilerden, zararlı akımlardan, dijital tehlikelerden ve küresel yozlaşmanın etkilerinden korumak; onlara sağlam bir kimlik ve yüksek bir hedef kazandırmak, devletimizin en önemli önceliklerindendir. Selçuk Üniversitesi olarak biz de bu hassasiyetin bilinciyle hareket ediyor; gençlerimizi, kökleri bu topraklarda olan medeniyet bilinciyle, üretim ve sorumluluk duygusuyla donatmayı, asli görevimiz olarak görüyoruz" şeklinde konuştu. Programda konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya üniversitelerin bir ülkenin aklını, vicdanını ve geleceğini inşa eden yapılar olduğunu belirterek, "Bu anlamda Selçuk Üniversitesi, yalnızca Konya’nın değil, Türkiye’nin de gurur kaynağıdır. Selçuk Üniversitesi’nin tarihi, Konya’nın köklü maarif geleneğinin bir devamıdır" dedi. Yerlikaya, gençlerin önüne kurulan tuzaklara dikkat çekti İçişleri Bakanlığı olarak öncelikli hedeflerinin Türkiye’nin huzuru olduğunu ifade eden Bakan Yerlikaya, her türlü suç ve suç odağıyla bu amaç uğruna mücadele ettiklerini söyledi. Yerlikaya, verdikleri mücadelenin merkezinde gençler olduğunu vurguladı. Gençlerin önüne kurulan tuzaklara dikkat çeken Bakan Yerlikaya, "Önümüzde uçsuz bucaksız, sınırları olmayan bir sanal dünya var. Bu dijital dünyanın her bir yanı karanlık dehlizlerle dolu. Klavye başında sinsice bekleyen yeni nesil düşmanlar var. Yapay zeka destekli algoritmaların kötüye kullanılması, siber tehditleri her an kapımızı çalacak kadar yaygın ve yıkıcı bir güç haline getiriyor. Deepfake videolar, siber zorbalık, sanal bahis ve sanal kumar platformları… ‘Bir tıkla’ başlayan süreç, bir hayatı karartabiliyor. Siber devriyelerimiz, siber tehditlere karşı sarsılmaz bir kalkandır. Ancak bu mücadelede sizlerin desteği, dikkati çok değerli. Bir tehdit gördüğünüzde bize bildirin" dedi. Bir diğer önemli mücadele alanlarının uyuşturucu olduğunu kaydeden Yerlikaya, "Uyuşturucu ile mücadelemizi sadece ülkemiz için değil, tüm insanlık adına sürdürüyoruz. Bu illete karşı sıfır toleransla, milletçe omuz omuza mücadele ediyoruz. Narko Kapan operasyonları düzenliyoruz. Hedefimiz; özellikle gençlerimize musallat olan, hem internet tabanlı haberleşme platformları üzerinden hem de mahalle ve sokak aralarında uyuşturucu madde satışı yapan sokak satıcılarından baronlara kadar hepsini bir bir yakalamak" ifadelerini kullandı. "Cezalarda caydırıcılığın sağlanması, böylelikle de trafik kültürünün oluşması için Yeni Trafik Yasası Teklifi hazırlandı" Üzerinde önemle durdukları bir konunun da Trafik Güvenliği olduğunu belirten İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "2024 yılında trafik kazalarında 6 bin 351 vatandaşımızı kaybettik. Bunların 780’i 0-18 yaş arasında, 1881’i de 19-35 yaş arasında. Yani kaybettiğimiz canların 2 bin 661’i, 35 yaşını geçmemiş gençlerimiz. Bu rakamlar vicdanımıza ağır geliyor. Bu amaçla; cezalarda caydırıcılığın sağlanması, böylelikle de trafik kültürünün oluşması için Yeni Trafik Yasası Teklifi hazırlandı. Gazi Meclisimiz bu yasayı onayladığında, kalben inanıyoruz ki: direksiyon başına geçen herkes, göreceksiniz daha sorumlu davranacak. Yolda makas atamayacak, drift yapamayacak, ‘Kızım evleniyor, oğlum askere gidiyor’ diye keyfine göre yolu kapatamayacak. Herkes gaza basmadan önce, kırmızı ışıkta geçmeden önce bir kez daha düşünecek. Bizim amacımız trafik cezası kesmek değil, trafik kültürünü oluşturmak. Kurala uymanın ‘hayat sigortası’ olduğunu içselleştiren bir trafik kültüründen bahsediyorum. İşte bu noktada, Sizlerden, gençlerimizden destek bekliyoruz. Trafik kültürünü gençlerle birlikte oluşturacağız. Belki bunun için geç kaldık ama çocuklarımız için erken davranmak zorundayız" diye konuştu.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 16:35
İsmet Büyükataman’dan Dervişoğlu’na sert tepki: "Emperyalizmin sandalında boşuna kürek çekmektedir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, "İYİ Parti, emperyalizmin gizli emelleriyle aynı çizgidedir. Müsavat Dervişoğlu emperyalizmin sandalında boşuna kürek çekmektedir. Terörsüz Türkiye hedefi; tavizsiz, pazarlıksız ve hiçbir teslimiyete geçit vermeden ilerleyen milli bir ülküdür" dedi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 16:09
Başkan Kotan: "Zaza dili, hepimizin ortak mirasıdır"
Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Antalya Zaza Dil Kültür Derneği’nin düzenlediği etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bizler, farklı kültürlerin, farklı dillerin bir arada kardeşçe yaşadığı bir ülkenin insanlarıyız" dedi. Yoğun katılımın olduğu gecede Zaza kültürü, müziği ve dili üzerine paylaşımlar yapılırken, Başkan Kotan da vatandaşlarla bir araya geldi. Antalya Zaza Dil Kültür Derneği Başkanı Ayhan Karasu Başkan Kotan’ın katılımından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür buluşmaların kültürel dayanışmayı güçlendirdiğini söyledi. Etkinlikte konuşan Başkan Kotan, UNESCO tarafından koruma altına alınan Zaza dilinin yaşatılması için emek veren herkese teşekkür etti. "Hepimizin ortak görevi" Kültürel çeşitliliğin ve kardeşliğin önemine vurgu yapan Başkan Kotan, "Bu güzel buluşmada, Zaza kültürünü, dilini ve dayanışmasını yaşatmak amacıyla, sizlerle bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. Antalya Zaza Dil Kültür Derneği’nin bu anlamlı buluşması, kültürel çeşitliliğimizin ve kardeşliğimizin en güzel göstergelerinden biri olmuştur. Zaza dili, UNESCO tarafından koruma altına alınmış, kadim bir geçmişe ve zengin bir söz varlığına sahip bir dildir. Bir dili yaşatmak, bir kimliği, bir tarihi, bir kültürü yaşatmak demektir. Çünkü her dil, bir halkın belleğini, duygusunu ve dünyaya bakışını taşır. Bu nedenle Zaza diline sahip çıkmak, yalnızca Zaza halkının değil, bu topraklarda yaşayan hepimizin ortak görevidir" ifadelerini kullandı. Bu kültürel zenginliği korumanın ve farklılıklarımızı birer değer olarak görmenin geleceğe bırakılan en güçlü miras olduğunun altını çizen Başkan Kotan, "Kültürünü, dilini ve köklerini koruyan her topluluk, ülkemizin birliğine, dayanışmasına ve toplumsal barışına katkı sunar. Bu özel gecenin hazırlanmasında emeği geçen Antalya Zaza Kültür Derneği yöneticilerine, üyelerine ve bu kültürü yaşatmak için çaba gösteren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Diliyle, müziğiyle, dostluğuyla bu akşam bizlere zenginlik katan herkese yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 15:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HÜDA PARGenel Başkanı Yapıcıoğlu’nu kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HÜDA PARGenel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu kabul etti
05 Kasım 2025 Çarşamba - 15:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine giden yolda yeni bir kavşağa ulaştığımız görülüyor. Bu konuda herkesin elini taşın altına koyması, sürece destek vermesi, olabilecek en fazla katkıyı sunmaya odaklanması gerekiyor " dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TBMM’de partisin grup toplantısında konuştu. Grup toplantısının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’in 28. Dönem 4. Yasama Yılına oldukça yoğun bir gündemle başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak ve Suriye’ye asker gönderme yetkisinin süresini 3 yıl uzatan tezkerenin Ana Muhalefetin itirazlarına rağmen büyük bir ittifakla kabul edildiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenliğini garantiye alma yanında, komşuların güvenlik ve huzuruna katkı yapan tezkereye kabul oyu veren tüm siyasi partilere ve milletvekillerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir başka ülkenin toprağında, egemenliğinde, yeraltı ve yerüstü kaynaklarında asla gözü olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Komşularımız başta olmak üzere tüm dost ülkelerin egemenlik haklarına saygılıyız. Mehmetçiğimiz uluslararası hukuk çerçevesinde varlık gösterdiği her bölgede huzurun, barışın, güvenin ve istikrarın teminatı olmuştur. İnşallah bundan sonra da Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bulunduğu her yerde barışı, dayanışmayı ve kardeşliği savunmaya devam edecektir. Türk bayrağı dalgalandığı bütün coğrafyalarda tarih boyunca olduğu gibi daha nice seneler dostlarına güven vermeyi sürdürecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu tarihi gerçeği Türkmen, Arap, Kürt, Sünni, Şii fark etmeksizin tüm kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyorlar. Bırakın Mehmetçiğin kendi topraklarında konuşlanmasına itiraz etmeyi, bilakis bundan memnuniyet duyuyorlar" değerlendirmesini yaptı. CHP’nin tezkere kararını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyeti kuran parti olduğunu iddia eden CHP’nin tezkereye karşı çıktığını gördük. Türkiye Büyük Millet Meclisi ülkenin ve milletin güvenliğini çok yakından ilgilendiren bir oylama yapıyor, ama bakıyorsunuz ülkenin Ana Muhalefet Partisi saçma sapan argümanlarla kendilerinin bile inanmadığı bir sürü bahanenin arkasına saklanarak buna karşı çıkıyor. Bunu anlamak ve kabul etmek mümkün değil. Önceki gün Kabine sonrası basın toplantımızda da söyledim, Sayın Özel CHP’nin yanlışlarını düzeltme noktasında iyi bir sınav veremiyor. Daha önce yaptığı açıklamalar hilafına, ülkenin güvenliğine ve dış politikaya dair hususlarda ne yazık ki yerli ve milli bir duruş sergileyemiyor. Meydanlarda atıp tutmayı çok iyi biliyor, fakat iş sözlerinin arkasında durmaya gelince nedense aniden çark ediyor, hemen geri vitese takıyor. Gençler; biz eskiden beri CHP’nin tutarsızlıklarına zaten alışığız dolayısıyla, tezkereye hayır demelerine şaşırmadık. Milletimiz de CHP’de iplerin kimin elinde olduğunu biliyor. Ancak siyaset otobanında bu kadar sık şerit ve fikir değiştirmek CHP’ye iyi gelmeyebilir. Sayın Özel böyle siyaset yapmaya devam ederse endişem odur ki CHP ya hararet yapacak ya dingil kıracak ya da şanzımanı dağıtacaktır. Bunun sinyalleri şimdiden alıyoruz, Sayın Genel Başkan yaptığı gaflar ve kırdığı potlarla kendini giderek daha fazla komik duruma düşürüyor. Dün yine çıkmış ileri geri konuşuyor. Deprem bölgesiyle ilgili hezeyanlarına hem Çevre ve Şehircilik Bakanımız hem de bölge milletvekillerimiz gereken cevabı verecek. Önceden turist gibi de olsa bölgeye yollarını düşürüyorlardı, şimdi artık onu bile yapamıyorlar. Ne yürütülen altyapı, üstyapı çalışmalarından, ne tamamlanan konutlardan, ne de deprem bölgemizin nereden nereye geldiğinden haberleri var. Ne diyelim? Nasıl 16 yıldır hizmette olan hızlı trenle daha yeni tanışıyorlarsa, belki 10 sene sonra bizim deprem bölgemize yaptıklarımızın da farkına varırlar" dedi. CHP’nin siyasetini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz elbette ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin güvenliğini CHP’nin itimat telkin etmeyen politikalarına bağlayamayız. Çünkü bizim için asıl olan Türkiye’dir, Türkiye’nin selametidir. 86 milyonun her akşam huzur içinde başını yastığa koymasıdır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak kırmızı çizgimiz bu ülkenin bekasının her şart altında muhafaza ve müdafaasıdır. Bunun yolu ise hem hudutlarımız içinde hem de sınır ötesinde güvenlik bakımından en küçük bir boşluk bırakılmamasından geçiyor. Tezkerelerin terörsüz Türkiye çalışmalarını zorlaştıran değil, tam tersine süreci kolaylaştıran, destekleyen bir adım olarak görülmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağına inanıyorum. Her şey kendi mecrasında ilerlemektedir. Tahrikleri aldırmadan, süreci kundaklamaya dönük, gizli açık girişimlere prim vermeden çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bir taraftan emniyet ve savunma noktasında işi çok sıkı tutarken, diğer taraftan da ülkemizi neredeyse yarım asırdır canını yakan bu büyük sıkıntıdan, bu büyük kamburdan kurtaracak adımları cesaretle atıyoruz" dedi. Gençlere hitap eden Erdoğan, "Devletin başı olarak şahsımızın kararlı ve dirayetli tutumu, Cumhur İttifakı ortağımız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur ve ufuk açıcı katkıları, partimizin toplumun her kesimini kucaklayan yoğun çalışmaları, devletimizin ilgili bütün kurumlarının olağanüstü gayretleri neticesinde hamdolsun terörsüz Türkiye menziline doğru emin adımlarla yürüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki haftada bu minvalde önemli gelişmeler yaşandığını Geçen hafta Meclis Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı Külliye’de kabul ederek çok yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini bildirdi. Erdoğan, Sürecin büyük bir hassasiyette ilerletilmesi noktasında benzer kaygıları paylaştıklarını bir kez daha teyit ve müşahede ettiklerini belirterek," Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine giden yolda yeni bir kavşağa ulaştığımız görülüyor. Bu konuda herkesin elini taşın altına koyması, sürece destek vermesi, olabilecek en fazla katkıyı sunmaya odaklanması gerekiyor. Cumhur İttifakı olarak biz zaten üzerimize düşeni yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz" açıklamasını yaptı. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da 5 Ağustos’tan bu yana yaptığı toplantılarla kuruluş misyonunu başarıyla yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Komisyon çatısı altında sürece dair tüm konuların tartışılmasını, kimsenin dışarıda bırakılmadan ilgili bütün tarafların dinlenmesini, aykırı da olsa farklı fikirlerin dile getirilmesini çok ama çok kıymetli bulduklarını sözlerine ekledi. Meclis Başkanının riyasetinde yürütülen çalışmalarla, komisyonun önemli bir boşluğu doldurduğunu aktaran Erdoğan," Biz, karar alıcılara rehberlik edecek güçlü bir birikim oluşturduk. Komisyonumuzun yazacağı kapsamlı raporu ve önümüzdeki döneme dair belirleyeceği hukuki yol haritasını bu bakımdan önemsiyoruz. Biraz daha cesaretle, biraz daha gayretle, biraz daha özgüvenle Allah’ın izniyle bu süreci başarıyla sonuçlandıracağız" dedi. Cumhur İttifakı olarak tam bir dayanışma içerisinde hareket ederek önce terörsüz Türkiye, ardından da terörsüz bölge hedefin ulaşılacağının altını çizen Erdoğan, Bahçeli’ye yaptığı grup toplantısı konuşması için teşekkür etti. Erdoğan, "Bu vesileyle, dünkü Grup Toplantısında yaptığı tarihi değerlendirmelerle, başta FETÖ’cü alçaklar olmak üzere müfsit ve müflis zihniyetin bütün oyunlarını deşifre eden, bununla kalmayıp kirli heveslerini kursaklarında bırakan Sayın Devlet Bahçeli’ye canı gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bahçeli’nin de isabetle dikkat çektiği üzere, terörsüz Türkiye, ayağındaki paslı zincirleri kıran muktedir Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye, huzur ve barış içinde yaşayan mutlu Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye, muazzam bir kardeşlik ve kucaklama sahnesi olacak muvaffak, muzaffer ve muteber Türkiye’nin nişanesidir. Kardeşlerim, komisyonumuzun ve aziz milletimizin de desteğiyle, inşallah bu Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz" değerlendirmesini yaptı. Sın toplantıdan bu yana aralarında Filistin mültecilere yardım ajansı UNRWA’nın Ankara’da ofis açmasının da yer aldığı birçok anlaşmanın Genel Kurulda görüşülerek uygun bulundu. Türkiye’nin Filistin davasına ve Filistinli kardeşlerimizin hak, adalet ve özgürlük mücadelesine verdiği önemin yeni bir nişanesi olan bu kararın hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.2026 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu teklifini gazi Meclisimizin takdirine sunduk. Bütçemiz, AK Parti hükümetlerinin hazırladığı 24’üncü, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi döneminin ise 8’inci bütçesi olarak siyasi istikrarımızın ve kurumsal sürekliliğimizin güçlü bir göstergesidir. Bütçe teklifinde her bir vatandaşımızın kalkınma ve büyümenin getirdiği fırsatlardan adil biçimde yararlanmasını temel ilke olarak belirledik. Fiziki altyapısının güçlendirilmesi, beşeri sermayenin geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin arttırılması, bu bütçenin temel sütunlarını teşkil ediyor" değerlendirmesini yaptı. Bütçe ile, makroekonomik ve finansal istikrar programıyla uyumlu bir şekilde deprem hariç harcamaları kontrol altına almayı, kamu açığını düşürmeyi ve dezenflasyon sürecini desteklemeyi planladıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan,"2026 yılı bütçesinde, burası önemli, giderlerin 18 trilyon 929 milyar lira, gelirlerin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Deprem nedeniyle yaşanan arizi artış sonrasında bütçe açığını yeniden hükümetlerimiz dönemindeki ortalama seviyeye yaklaştırıyoruz. Sosyal yardım bütçesini 2026 917 milyar liraya çıkarıyoruz ki bu tutar bütçemizin yüzde 4,8’ine denk geliyor. Sosyal konut projelerini desteklemek amacıyla 100 milyar lira kaynak ayırdık. Halihazırda faturalarda mesken aboneleri için doğal gazda yüzde 43, elektrikte düşük kademede yüzde 57 oranında devletimiz destek veriyor. Vatandaşlarımızın elektrik ve doğal gazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak öngörüyoruz" açıklamasını yaptı. Ailenin korunması ve güçlendirilmesi programına önceki yıla göre yüzde 30’un üzerinde, çocukların korunması ve gelişiminin sağlanması programına yüzde 34, kadının güçlenmesi programına yüzde 35 artışla kaynak ayırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü; "2026 yılında tarım sektörü yatırım ödeneğini 190 milyar liraya çıkartıyor, bunun 122 milyar lirasını tarımsal sulama yatırımları için tahsis ediyoruz. Kardeşlerim, tarımsal destek programları için ayrılan kaynağımız 168 milyar liradır. Ayrıca, reel kesimi 493 milyar liralık ödenekle destekleyeceğiz. 2002 yılından beri eğitimi en öncelikli meselemiz olarak gördük ve eğitim bütçemizi 2026 yılında 2 trilyon 896 milyar liraya yükselttik. Böylece 2002’de bütçeden yüzde 9,4 seviyesinde pay alan eğitime, 2026 yılında yüzde 15,3 ile en büyük payı ayırdık. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmaları için 1 trilyon 594 milyar lira kaynak tahsis ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahalli idareler için ayrılan kaynağı bu sene daha da artırdıklarını, Büyükşehir ve diğer belediyeler ile il özel idarelerine ayrılan toplam kaynağı 1 trilyon 657 milyar liraya çıkardıklarını belirterek," 2002 yılında bu kaynağın bütçe içerisindeki payı yüzde 4 iken bu oranı 2026 yılında yüzde 8,8’e yükseltiyoruz. Şurası da önemlidir: Son 23 yılda kaynaklarımızı faize değil, kamu hizmetlerine yönlendirdik. Bu sayede önemli altyapı projeleri hayata geçirildi, kamu borç stoku makul seviyelere çekilerek Avrupa Birliği ortalamasının da altına indirildi. 2002 yılında bütçe giderleri içinde faiz harcamalarının payı yüzde 43,2 iken 2026 yılı bütçesinde bu oran yüzde 14,5 seviyesinde kalıyor. Faiz harcamalarının özellikle gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2002’de yüzde 14,3 iken 2026’da yüzde 3,5 düzeyine gerileyecektir" dedi. Vergi gelirleri açısından da benzer bir iyileşmenin söz konusu olduğunu, 2002 yılında toplanan her 100 liralık verginin 85,7 lirası faiz ödemelerine giderken 2026’da bu tutarın 19,9 liraya düşmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bununla birlikte 2026 yılı bütçemizin 29 milyar lira faiz dışı fazla vermesini öngörüyoruz. 2026 yılı bütçe kanunu teklifimizin sizlerin de gayretleriyle komisyon ve Genel Kurul safahatını geçerek inşallah kabul edileceğine inanıyorum. Her fırsatta vurguladığım bir hususu bugün tekrar belirtmek isterim. Yasama tarafındaki çalışmalarda ne kadar etkili olursak yürütme tarafında biz de o derece verimli çalışma imkanına sahip oluruz. Burada yaşanacak en küçük bir sıkıntının, aksaklığın ve koordinasyon eksikliğinin yükünü de aynı şekilde yine en fazla biz çekeriz. Bu süreçte milletvekillerimizden azami gayret bekliyorum. AK Parti Grubundaki her bir arkadaşımın milletin emanetine sahip çıkma ve mesuliyetlerini ifa noktasında her türlü birikime, kapasiteye, dirayete, yeteneğe sahip olduğundan hiçbir şüphe duymuyorum" açıklamasını yaptı. Bundan 23 yıl önce 3 Kasım 2002’de milletin sandık başına gittiğini ve AK Parti’yi tek başına iktidara taşıdığını ifade eden Erdoğan," AK Parti kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiği ilk seçimde milletimiz tarafından teveccühle karşılandı, aziz milletimiz tarafından muhabbetle kucaklandı. 3 Kasım’da elde ettiğimiz başarı sonrasında birileri bunun tepki oyu olduğunu, gelip geçici olduğunu söyledi. Ama biz 23 yıldır kesintisiz biçimde ülkeye hizmet etme vazifesini ifa ediyoruz. 3 Kasım sonrası girdiğimiz her seçimde oylarımızı artırdık, milletimizin teveccühüne daha fazla mazhar olduk. Bizim iktidara geldiğimiz günlerde doğanlar şimdi 23 yaşındalar. 2002’de 10 yaşında olan çocuklar bugün 33 yaşındalar" diye konuştu. 3 Kasım ve sonrasında girdikleri her seçimin şeffaflık, güvenilirlik ve katılım noktasında, dünyanın açık ara en temiz seçimleri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Girdiğimiz her seçimde millet iradesi sandığa tam olarak yansımış, millet tercihini her seçimde kendi hür iradesiyle AK Parti’den yana kullanmıştır. Hani diyorlar ya, yok tek adam rejimiymiş, yok diktatörmüş, yok otoriterlikmiş, bunların hepsi safsata. Bu asılsız ithamlar muhaliflerimiz ve muarızlarımız tarafından kendi başarısızlıklarını ve beceriksizliklerini örtmek için kullanılan iftiralardır. Girdiğimiz her seçimde ne dedik, hodri meydan. Girdiğimiz her seçimde yaptıklarımızla, ama daha çok yapacaklarımızla konuştuk. Ortaya bir ufuk koyduk, hedef koyduk, vizyon koyduk. Girdiğimiz her seçimde hür iradesiyle milletimiz bizi tercih etti. Hamdolsun, tercih etmeye de devam ediyor" değerlendirmesini yaptı. Gençlere seslenen Erdoğan," Çok partili hayata geçtiğimiz 1950 yılında kurulan merhum Menderes’in hükümeti, unutmayın, 19. hükümetti. 2002 yılının 18 Kasım’ında bizim kurduğumuz hükümet ise, unutmayın, 58. hükümetti. Arada 52 yıl var, 52 yılda Türkiye’de 39 hükümet kurulmuş. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu 52 yılda Türkiye’de ortalama her 16 ayda bir hükümet değişmiş demektir. Bir başbakan kabinesiyle, ekibiyle göreve geliyor, ortalama 16 ay sonra görevi devrediyor. Ülkede istikrar yok. 16 ayda bir hükümet daha ne olduğunu anlamadan yerini başkasına devrediyor. 1950-2002 arasındaki o 52 yıl içinde Türkiye çok ağır badireler atlattı, çok ağır bedeller ödedi. Böyle istikrarsız bir ortamda yatırım yapamazsınız. Böyle bir ortamda ülkenin sorunlarına çözüm üretemezsiniz. Ekonomiyi yönetemezsiniz. Dış politikada aktif olamazsınız. Huzuru, güvenliği, asayişi sağlayamazsınız. Hükümetlerin ömrünün ortalama 16 olduğu bir ortamda yol yapamazsınız, okul açamazsınız, hastane inşa edemezsiniz, konut üretemezsiniz, tankın, topun, füzenin, uçağın, milli savaş gemisinin hayalini bile kuramazsınız. Üstelik bu 52 yıllık süreçte Türkiye, unutmayın, 4 kez darbeye maruz kaldı. Bakınız, 1945 yılında her yanı enkaz olan Almanya toparlanırken, 2 atom bombası atılmış Japonya ayağa kalkarken, Fransa, İtalya savaşın yaralarını sararken, Türkiye 52 yıl boyunca maalesef yerinde saydı. Şimdi bize diyorlar ki, tabii ki yapacaksınız, bu sizin göreviniz diyorlar. Elbette görevimiz, elbette yapacağız, elbette bu millet için çalışacağız. Ama siz de lütfen bir sorgulayın, Merhum Menderes, Merhum Özal dönemleri dışında bu ülkede yapılması gerekenler acaba daha önce neden yapılmadı? Türkiye’nin ihtiyacı olan yolları neden yapmadılar? Okulları neden açmadılar? Hastaneleri neden inşa etmediler? Köprüler, havalimanları, konutlar, üniversiteler, daha niceleri neden yetersiz kaldı? 26 havalimanı vardı biz geldiğimizde, onu 56 havalimanına biz çıkardık biz. Nereden, nereye... Bu millet neden yıllarca hak ettiği hizmeti, eseri ve yatırımı göremedi? 102 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partisi kimi zaman seçimsiz, kimi zaman darbeyle, kimi zaman koalisyon ortağı olarak hükümetteydi. Kendisi iktidarda olmadığında fikirleri iktidardaydı. Acaba şu ülkede dikili bir taşları var mı ya, var mı?" diye konuştu. " Sevgili gençler; büyüklerinize sorun, belgeselleri izleyin, açın arşivden o dönemin gazetelerini okuyun. Anarşi, terör, huzursuzluk, belirsizlik, karamsarlık, umutsuzluk dışında hiçbir şey göremeyeceksiniz." Diyen Erdoğan," Yahu benim İstanbul’da ortaokulda okuduğum sınıfta 80 öğrenci vardı. Üniversite yurtlarında 18-20 öğrenci aynı koğuşta kalıyordu. Hastane çilesi, devlet dairesi çilesi, okul çilesi, yol çilesi, hep bunları yaşadık. Çocuklar çile içinde doğuyor, çile içinde büyüyor, çile ile ölüyorlardı. AK Parti’nin daha 15 ay önce kurulmuş olmasına rağmen 3 Kasım seçimlerinde yüzde 36 oy oranına ulaşabilmesi esasen bir isyanın, bir itirazın, bir çığlığın, büyük bir değişim talebinin tezahürüdür. AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi açıkçası bir halk devrimi olmuştur. 23 yıl boyunca biz 3 Kasım devrimine sadakatle bağlı kaldık. 23 yıldır her seçimde kazanıyorsak işte bu 3 Kasım seçim sonuçlarına olan sadakatimizin bir neticesidir. Yeterli mi? Elbette değil. Daha yapacak çok işimiz var. Ancak şunu da unutmayın değerli arkadaşlarım: 23 yıl boyunca bir yandan ülke için hizmet ve eser üretmeye çalışırken, bir yandan da içeriden ve dışarıdan saldırılara göğüs gerdik. Bu bir mazeret değil. Biz tabiri caizse hem unutmayın şeytanı taşladık, hem de tavafımızı yaptık. Darbe senaryoları yazdılar. Terörle üzerimize geldiler. Sabotajlar, tahrikler, sokak eylemleri, kışkırtmalar, darbe gelişimleri, Allah’a hamdolsun bunların hepsini püskürttük. Çok daha fazlasını da yapabilirdik, yapacağız da" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarının, 17-25 Aralık darbe girişiminin, 15 Temmuz ihanetinin Türkiye’ye, Türk ekonomisine, dış politikaya verdiği zararın istiklal savaşı öncesindeki işgal güçlerinin bile vermediğini kaydetti. Erdoğan," Hep birlikte takip ediyoruz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin içini boşalttılar. Belediyeye işi düşen herkesi haraca bağladılar. Milyarlarca lirayı siyaseti dizayn etmek için seferber ettiler. Yetmedi, yabancı istihbarat örgütleriyle iş tuttular. İşte biz böyle bir zihniyete, böyle bir ihanet şebekesine gidip, Türkiye’nin hasımlarıyla iş tutan bir anlayışa karşı ayakta duruyor, mücadele ediyor, hem de aynı zamanda bu ülke için hizmet üretiyoruz" açıklamasında bulundu. Toplantıda Son 23 yılda yapılan projelerin anlatıldığı bir video izlendi. Ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,, 23 yılda yaptıklarımızı artık öyle bir çırpıda saymak mümkün değil. Yollar, köprüler, tüneller, konutlar, okullar, hastaneler, havalimanları, savunma sanayindeki yenilikler hamdolsun 23 seneyi dolu dolu geçirdik. Şunu da açık yüreklilikle söylemek isterim, bunların hepsi dünyalıktır, bunların hepsi gelir geçer, inşallah daha ileride yapılır. Ancak biz öyle bir iş yaptık ki Allah’a hamdolsun asırlar boyunca etkisini sürdürecek. Biz 23 yılda bir gençlik bir nesil yetiştirdik. Özgüvenli bir gençlik yetiştirdik, imanlı bir gençlik yetiştirdik, yerli bir gençlik yetiştirdik. Üstat Necip Fazıl o meşhur hitabesinde ne diyordu? Maya tutması için otuz kusur yıldır kıvrandığım bu gençlik karşısında uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah’a hamt etme makamındayım mesele bu. Evet, biz işte o mirası devraldık, üstadın mirasına sahip çıktık. 23 yılda ne yaptınız derlerse 23 yılda en başta Anadolu Kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koyacak bir gençlik yetiştirdik. Onun için geleceğe dair asla umutsuz değilim, asla karamsar değilim. Siz bakmayın cadı kılığına giren 3-5 kimliksize, siz takılmayın alkol şişelerinden haç yapan 3-5 şarlatana. Bu ülkede allı secdede milletine saygılı, vatanına aşkla bağlı, nereden geldiğini bilen, nereye gittiğini bilen, ayakları vatan toprağına sapasağlam basan, fedakar, cefakar, eğitimli, donanımlı, dürüst, ahlaklı bir nesil var ve sayıları da her geçen gün artıyor" dedi. Kimsenin eski karanlık günlerin hayalini kurmaması gerektiğini, Kimsenin de eski karanlık günler geri gelir diye kaygılanmaması gerektiğini sözlerine ekleyen Erdoğan,". Bu gençlik kendisi, ailesi, çocukları, torunlarıyla Türkiye’ye sahip çıkacak, Anadolu Kıtasına sahip çıkacak, o dava taşını inşallah çok daha yükseklere taşıyacaktır. Bizi milletimiz takdir ediyor, ama bizdenmiş gibi görünüp de yok şunu yapmadınız, yok bunu yapmadınız diyenler bilsin ki, bu gençlik, bu nesil bizim yapamadıklarımızı da yapacak. Bizim ömrümüz, bizim siyasi tarihimiz mücadeleyle, en çok da direnişle, savunmayla geçti. Bizden sonraki nesiller ise bizim açtığımız yolda dosdoğru bir istikamette, sağlam bir zeminde Türkiye’yi zirvelere taşıyacak" açıklamasında bulundu. 3 Kasımın seçimlerden bir seçim olmadığını 3 Kasım okun yaydan fırladığı, Türkiye’nin potansiyelini yeniden keşfettiği, Türkiye’nin şahlanışa geçtiği, şaha kalktığı bir sürecin başlangıcı olduğunu söyleyen Erdoğan," 3 Kasım milletin istiklal ve istikbal mücadelesinde yepyeni bir milattır, buradan geri dönüş olmaz. Ne yaparlarsa yapsınlar artık Türkiye’yi girdiği bu yoldan saptıramaz, rayından çıkaramazlar. Bu büyük değişimi burada olan ya da olmayan çok sayıda arkadaşımızla başardık. Bu millete özgüvenini yeniden biz kazandırdık. Bu ülkenin ufkunu yeniden biz aydınlattık. Bu ülkeye çok sağlam, karakterli bir nesil kazandırdık. Biz bir emanet devraldık ve o emanete sıkı sıkıya sahip çıktık. Emin olunuz bizden emaneti alacak olanlar tıpkı bizim gibi o emanete sahip çıkacak, sağlam karakterli nesiller Türkiye’yi büyütmeye, yüceltmeye, inşallah daha güçlendirmeye devam edecekler" dedi. "15 Temmuz gecesi kurulan Cumhur İttifakı’nın surlarında gedik açılmasına asla izin vermeyeceğiz. Aramızda çatırdama ve çatlak arayanları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğiz." diyen Erdoğan şöyle konuştu; "Başlattığımız yeşil vatan seferberliğine herkesin destek olmasını bekliyorum. Başta yangınlardan zarar gören ormanlarımız olmak üzere yılda bir yılda 550 milyon fidan ve tohumu toprakla buluşturmayı hedefliyoruz. Seferberliğimizin ilk adımı 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü olacak. 81 il, 922 iki ilçede 7’den 70’e bütün vatandaşlarımızla birlikte fidanlarımızı toprakla buluşturacağız. 13,8 milyonla 2019 yılında kırdığımız bir günde fidan dikme rekorunu bu yıl yine birlikte aşmayı hedefliyoruz. Gelin hep birlikte yeşil vatana olan sevgimizi gösterelim, geleceğe nefes olalım. Meclis çalışmalarınızda başarılar diliyorum."
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:43
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:04
Manisa’nın 2 mahallesi için kentsel dönüşüm projeleri geliyor
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya gelerek Manisa’nın ihtiyaç duyduğu toplu konut ve kentsel dönüşüm projelerini görüştü. Baybatur, Yunusemre ilçesine bağlı Mutlu ve Lalapaşa mahallelerinde yürütülecek kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili kısa süre içerisinde sevindirici gelişmeleri vatandaşlarla paylaşacaklarını ifade etti. Baybatur, Manisa’nın her geçen gün daha modern, güvenli ve yaşanabilir bir kent haline gelmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, "AK Parti olarak her zaman vatandaşımızın can güvenliğini, yaşam kalitesini ve şehirlerimizin geleceğini önceleyen bir anlayışla çalışıyoruz" dedi. Kentsel dönüşümün sadece eski yapıları yenilemekten ibaret olmadığını, şehirlerin daha dirençli, çevreyle uyumlu ve modern yaşam alanlarına dönüştürülmesi anlamı taşıdığını söyleyen Baybatur, "Bu vizyon doğrultusunda Manisa’mızda da önemli projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Mutlu ve Lalapaşa mahallelerinde yaşayan hemşehrilerimiz daha güvenli ve modern konutlara kavuşacak" diye konuştu. Baybatur, yapılan görüşmelerin Manisa genelinde TOKİ aracılığıyla planlanan yeni projelerin hız kazanmasına katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:51
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Demirtaş açıklaması!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin “Bu ülke yargı ülkesidir, yargı ne derse ona uyarız” dedi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Demirtaş’ın durumu)Bu ülke yargı ülkesidir yargı bu konuda ne derse ona uyarız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Demirtaş’ın durumu)Bu ülke yargı ülkesidir yargı bu konuda ne derse ona uyarız."
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:37
8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı
Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı. KTO-TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezinde düzenlenen program, Konya Sanayi Odası tanıtım videosunun izlenmesiyle başladı. "Konya’mız, bugün sanayinin kalbinin attığı bir üretim üssü haline geldi" Programın açılış konuşmasını yapan Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, "Bugün Türk savunma sanayinin kabiliyetine ve yerli üretim gücüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. İçişleri Bakanlığımızın, Milli Savunma Bakanlığımızın, Savunma Sanayi Başkanlığımızın, ana sanayi firmalarımızın, Konya’dan ve şehir dışından katılan alt yüklenici ve tedarikçi firmalarımızın ürünlerini, teknolojilerini göreceğiz. 164 katılımcımızın, kurum ve kuruluşumuzun stant açtığı organizasyonumuz kapsamında, firmalarımız ikili iş görüşmeleri yaparak hem yeni iş birlikleri kuracaklar, hem de tedarikçi olmak isteyen firmalarımız için yepyeni bir sürecin kapısı buradan aralanacak. Ayrıca yarın bu alanda, Milli Savunma Bakanlığımızın, Savunma Sanayii Başkanlığımızın, Güney Afrika Ticaret, Sanayi ve Rekabetçilik Bakanlığı’nın ve 3. Ana Jet Üs Komutanlığımızın konferansları olacak. Firmalarımız, onaylı tedarikçi olma süreçlerine dahil en kapsamlı bilgileri, en yetkili isimlerden dinleyecekler. Ben; savunma sanayinin Anadolu’daki en büyük buluşması haline gelen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarımızın sektörümüz, şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bir zamanlar, tarımın bereketiyle anılan Konya’mız, bugün sanayinin kalbinin attığı bir üretim üssü haline geldi. 186 ülkeye, yıllık 3,5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiriyoruz. İhracatımızın yüzde 97’sini sanayi ürünleri oluşturuyor. Makine ve aksamları, otomotiv, savunma ve havacılık sanayi, kimya, plastik, gıda, demir-çelik, ayakkabı ve döküm gibi sektörlerde faaliyet gösteren, uluslararası başarıya ulaşmış güçlü firmalarımızla Türk sanayisine yön verir hale geldik. Pek çok sektörde Türkiye’nin öncü şehirleri arasındayız. Öyle ki; Türkiye’de makine sektörünün 4. büyük, otomotiv endüstrisinin 7. büyük, savunma ve havacılık sanayinin 4. büyük ihracatçısı konumuna ulaştık" dedi. Savunmada yılın ilk 10 ayında 6.7 milyar dolarlık ihracat Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayiinde yılın ilk 10 ayında 6.7 milyar dolara ulaşmış bir ihracat rakamı olduğunu belirterek, "Türkiye’nin toplam ihracatına bakıldığında ise 6.7 milyar dolar Türkiye’nin tüm ihracatının yaklaşık yüzde 3 buçuğunu karşılar duruma geldi. Biz özellikle yetişmiş insan kaynağımız, altyapımız, yenilikçi yaklaşımımız ve aldığımız sorumlulukları en iyisiyle üzerine getirme bilinciyle ortaya koyduğumuz gayretlerle bu oranın çok daha artacağını, platformlarımızın uluslararası alanda karşılığını buldukça hem teknolojik bağımsızlığımızla birlikte hem de ekonomik bağımsızlığımıza savunma sanayi olarak daha fazla değer katacağımızı biliyoruz. Savunma sanayinde bugün itibariyle 100 bin kişi çalıştığımızı söyleyebiliriz. Kilogram başı ihracatımız ortalamada 65 doların üzerinde. Bazı ürünlerimiz var ki 10 bin dolar, bazıları 20 bin dolar, 50 bin dolar üzeri kilogram başı ihracat değerine sahip ürünlerimiz var. İşte biz burada yerli, milli platformlarımızı, bu platformlarımızın içinde kullanılan alt sistemleri ve kritik komponentleri ürettikçe ve bunları ihraç ettikçe hem bu alanda çalışan kişi sayısının arttırılmasına hem de nitelikli üretim yapan firmaların arttırılmasına olan ihtiyacımızı her vesileyle ifade ediyoruz. İşte bu tip platformlar, bu tip tedarikçi buluşmaları bunlar için en büyük fırsatlar" şeklinde konuştu. "PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Konya’nın kadim tarihiyle bugünkü dinamizm ve gücünü birleştirerek üretim ve kalkınma yolculuğunda da öncü bir rol oynadığını, savunma sanayiinin de Konya’nın büyük katkılar sunduğu alanlardan biri olduğunu söyledi. Bakan Güler, Türkiye’nin yerli-milli savunma sanayisinin artan etkinliğiyle birlikte köklü tarihi birikimi, stratejik coğrafyası, etkin caydırıcı ve saygın ordusuyla bölgesinde ana aktör, dünyada ise prestij sahibi bir ülke haline geldiğini ifade ederek, "Tüm bu özellikleriyle Türkiye kendi güvenliğini teminat altına alma kudretinin yanında stratejik dış politikası, ikili askeri ilişkileri, krizleri yöneten ve çözüm üreten akılcı ve barış odaklı hamleleriyle pek çok bölgede güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundadır. Bu etkinlik ve gücümüzü muhafaza edebilmek ve daha da artırmak maksadıyla içerideki birlik ve beraberliğimizi tahkim etme ve pekiştirme gayretlerimizi de sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın ortaya koydukları devlet iradesiyle yürütülen Terörsüz Türkiye süreci bu politikamızın en somut yansımasıdır. Hedefimiz yıllardır ülkemizin daha fazla ilerlemesine engel teşkil eden ve milli kaynaklarımızın boş yere harcanmasına sebep olan terör belasından tamamıyla kurtulmaktır. Terörsüz bir Türkiye savunma sanayine, teknolojiye, AR-GE ve inovasyona daha fazla yatırımın yapıldığı, milletimizin alın terinin büyük kalkınma yatırımlarıyla karşılık bulduğu bir sürecin adıdır. Nitekim terör örgütünün aldığı fesih kararı kapsamında 26 Ekim’de yaptığı açıklamayla ülkemizden tamamen çekilme kararını sürecin işlerliği ve hızlanması adına kayda değer ve önemli buluyoruz. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, koşulsuz ve en hızlı şekilde silahlarını tamamıyla teslim etmelidirler. Halihazırda sahadaki gelişmeleri büyük bir hassasiyetle yakından takip ediyor, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gereken ne varsa kararlılıkla uyguluyoruz. Şu bir gerçek ki kim ne derse desin Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ve sizlerden de aldığımız destekle ülkemizi en üst düzeyde kalkındıracak aydınlık ve müreffeh bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bu noktada ‘güçlü savunma sanayii eşittir güçlü ve tam bağımsız Türkiye’ şiarıyla ülkemizi daha muteber kılmak aynı zamanda bağımsız ve caydırıcı savunma kapasitemizi geliştirmek için her birimize hayati görevler düşüyor. Boşa geçirecek tek bir dakikamızın olmadığının bilinci ve başarının bir varış değil yolculuk olduğu anlayışıyla artan bir şevk ve gayretle çalışmalıyız. "Savunma sanayii; egemenliğin zırhı, caydırıcılığın dili, barışın sigortasıdır" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da bugünün dünyasında, savunma teknolojilerinde Ar-Ge ve askeri harcamaların küresel ölçekte 2.7 trilyon doların üzerine çıkmış durumda olduğunu belirterek, "Savunma sanayii; egemenliğin zırhı, caydırıcılığın dili, barışın sigortasıdır. Bu alanda güçlü olmayanın, sözünün sınırları da dardır. Günümüz dünyasında haklı olmak tek başına yetmez; kuvvetli olmak da şarttır. Son 23 yılda Türkiye, savunma sanayiinde büyük bir paradigma değişimi yaşamıştır. Yerlilik oranını yüzde 20’lerden, yüzde 80’lerin üzerine taşıyan, tasarımdan seri üretime kadar, tüm zinciri millîleştiren bir Türkiye doğmuştur. Bu başarı, yalnızca bir teknolojik atılım değil; aklın, sabrın ve inancın birleştiği bir medeniyet dirilişidir. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki: Artık Türkiye’nin savunma sanayi ürünleri, Dünya piyasalarına damga vurmaktadır. Ancak küresel rekabetin hızlandığı bu çağda, Büyük ve Güçlü Türkiye için, daha çok çalışmamız, daha fazla üretmemiz ve inovasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor. Türkiye Yüzyılı; güçlü devlet, rekabetçi ekonomi, tam bağımsız savunma vizyonudur. Bu vizyon; yalnızca merkezi idarenin değil, iş dünyasının, üniversitelerin, teknoparkların, odaların, girişimcilerin omuzlarında yükselecek. Hamd olsun, Her ‘Konya Savunma Sanayi Tedarikçileri Buluşması’, bir öncekinden daha çok güçleniyor. Katılımcı ülkeler, firmalar artıyor, iş görüşmeleri daha çok iş bağlantısına dönüşüyor. Bu tablo, Konya Sanayi Odası’nın vizyonunu, sanayicimizin kapasitesini ve Türkiye’nin savunma ekosistemindeki itibarını gözler önüne seriyor" diye konuştu. Programda Konya Sanayi Odası ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası arasında mutabakat zaptı da imzalandı. Mutabakat zaptını KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhamad Amin Fahmi Bin Solahuddin imza attı. Programa, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, milletvekilleri, protokol mensupları, sanayiciler, yerli ve yabancı davetliler katıldı. 5-6-7 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan etkinlikte, 160’ın üzerinde firma ve kurum stant açarak ürünlerini sergileyecek. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İspanya, Malezya, Güney Afrika, Tunus, Nijerya, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi 17 farklı ülkeden firma, büyükelçi, ataşe ve STK’lar etkinliğe katılacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder