Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Süper Lig’de 30. hafta görünümü
Bulgaristan’da mecliste 5 parti yer alacak
Trump: "İran’la yapmakta olduğumuz anlaşma, JCPOA’dan çok daha iyi olacak"
Bakan Kacır: "Girişimcilerimize 2 milyon liraya kadar destek sunuyoruz"
Mardin’de okulda mahsur kalan 75 öğrenci tahliye edildi
Sarıyer’de alev alev yanan gecekondu kullanılamaz hale geldi
Almanya'da çocuk suçluların sayısında yüzde 3,3 artış
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:57:16
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuklar tarafından ele geçirilmesi halinde verilen cezayı artıracağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş’ı ya da Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "Daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "Silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah’tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, cezadan muaf, hatta saygın biri olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, cezadan muaf, hatta saygın biri olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 14:17
MHP’li belediyeler Manavgat’ta toplandı
2
19 Nisan 2026 Pazar- 21:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Akdeniz Üniversitesi’nin CAR-T hamlesi anlatıldı
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:29
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan mecliste yaşananlara tepki
4
19 Nisan 2026 Pazar- 12:24
TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "maaşlı çiftçilik" modeli olarak bilinen projeye ilişkin açıklama
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 14:49
Anket firması Ege’deki sonuçları açıkladı
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:31
Başkan Kurnaz: "İlkadım’ın gücü saha personelinde"
SAMSUN (İHA) – Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, çalışkan saha personelinin belediyenin gücüne güç kattığını söyledi. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, Derebahçe Mahallesi’ndeki İlkadım Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesini ziyaret etti. İlkadım’ın daha temiz, daha hijyenik ve daha sağlıklı bir kent olması için gece gündüz çalışan temizlik işleri personeliyle bir araya gelen Başkan İhsan Kurnaz, çalışmalarından dolayı personeli tebrik etti. Temizlik işleri personelinin yaptıkları işlerin çok kıymetli olduğunun altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediyesi’nin her bir personeli bizler için çok kıymetli ve değerlidir. Ancak belediyemizin asli görevlerinden olan fen işlerinde ve temizlik işlerinde çalışan, İlkadım’ın daha temiz, sağlıklı ve güvenilir olması için emek harcayan saha ekiplerimize ayrı bir önem veriyoruz. Çalışkan saha personelimiz, gücümüze güç katıyor. Bu noktada saha ekiplerimizin ücretlendirmelerini de buna göre yapıyoruz. Yaptıkları bu meşakkatli işler, onlara daha da kıymet vermemizi sağlıyor. Bu noktada bizler de personelimizi sık sık ziyaret ederek motivasyonlarının yükselmesine katkı sağlıyoruz. Bu ve benzeri buluşmalarda personelimizi dinliyor, öneri ve temennilerine kulak veriyoruz. İlkadım için işini canla başla yapan tüm personelimizin yanında olmaya, onlarla bir ve beraber olmaya devam ediyoruz" dedi.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:31
Türkiye ile Irak arasında işbirliğine yeni ivme
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ve beraberindeki heyetle birlikte Irak Ticaret Bakanı Etir Davud Selman Al-Greyri ile bir araya geldi. Irak temasları kapsamında gerçekleştirilen görüşmede, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesi, sınır ticaretinin geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Milletvekili Tatar, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Türkiye ve Irak arasındaki ekonomik iş birliğine yeni bir ivme kazandıracak bu temasların hayırlara vesile olmasını diliyorum’’ dedi.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:29
Emine Erdoğan: "Cumhuriyetimizin 102. yılı, bir asrı aşan bu kutlu yürüyüş, aziz Türk milletinin azmi ve fedakarlığı ile güçlenerek geleceğe taşınıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhuriyet’in 102. yılında bir asrı aşan bu kutlu yürüyüşün aziz Türk milletinin azmi ve fedakarlığı ile güçlenerek geleceğe taşındığını belirtti. Emine Erdoğan, NSosyal hesabından dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Özel Programı’na ilişkin paylaşım yaptı. Paylaşımında "Cumhuriyet’imizin 102. yılı. Bir asrı aşan bu kutlu yürüyüş, aziz Türk milletinin azmi ve fedakarlığı ile güçlenerek geleceğe taşınıyor" ifadelerini kullanan Emine Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinden derlenen bir videoya da yer verdi. Videoda 29 Ekim Özel Programı, 102. yıl dönümü kutlamaları kapsamındaki yürüyüş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen sıcak hava balonu etkinliği ve Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin gösterisinden kesitler yer aldı. Videoda ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 29 Ekim Özel Programı’nda yaptığı konuşmasındaki şu ifadelere yer verildi: "İstiklal ve istikbal uğrunda çekilen çileler tarihimizin yeni bir sayfası olan Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumunu müjdelemiştir. Türkiye Cumhuriyeti devamlılık ilkesine dayalı kadim devlet geleneğimizin en son halkasıdır. Bundan 102 sene evvel ilan edilen Cumhuriyetimiz, ’Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle de aynı zamanda milli iradenin şahlanışıdır."
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:26
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır" dedi. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 16. Kez toplandı. Toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sunum yapacak. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Komisyon üstlendiği misyon itibarıyla, görevi itibarıyla dahili bir görevin sorumluluğunu millet adına üstüne almış olan bir komisyon. Geniş katılımlı, geniş kapsamlı bir müzakere süreci gerçekleştirildi. 130’a yakın sivil toplum kuruluşu, bu salonda gelip görüşlerini, sürecin nasıl ilerlemesiyle ilişki fikirlerini ve tekliflerini bizlerle paylaştılar. Ayrıca bu süreçteki müzakereler sırasında herkes büyük bir olgunluk içerisinde birbirini dinledi, birbirinin fikrine karşı saygılı davrandı. Ve komisyonumuz Türkiye demokrasisi açısından örnek teşkil edecek, demokratik standartları son derece yüksek bir çalışma dönemini gerçekleştirdi. Başlangıçta hep birlikte kararlaştırdığımız prensiplerin hepsine uyarak bu süreci yürüttük. Böylece başarılı bir çerçeve ortaya konulmuş oldu. Komisyon, millet adına örgütün silah bırakması ve kendini tasfiye etme sürecinin gereklerini millet adına takip etmek ve siyasi partilerin müşterek fikirleriyle kararlar oluşturmak bakımından önemli bir görev icra etti ve bundan sonra icra edecektir" dedi. "Örgütün 26 Ekim açıklamasıyla önemli bir eşik aşılmıştır" Komisyonun sadece bir grubun, bir partinin ve bir tek siyasi kanadın görüşlerini, isteklerini ve beklentilerini içeren bir çalışmayı ortaya koyamayacağını dile getiren Kurtulmuş, "Dolayısıyla herkesin fikri kendine saklı kalmak şartıyla müşterek noktalarda buluşabilmek ve böylece hep beraber ortak hedefler noktasında bu sorunu ve tarihi görevi icra edebilmek, komisyonumuzun başlıca önceliklerinden birisiydi. Ve burada da aldığımız kararların şimdiye kadar ittifakla alınmış olması da bu prensibe bağımlı kalındığının önemli göstergelerinden birisidir. Bu süreçte bir taraf üzerine düşen sorumlulukları yerine getirsin, diğer taraf daha geriden gelsin ya da başka birisi başka şekilde hareket etse diye düşünülemez. Burada irade ortadadır. İmralı’dan yapılan açıklamalarla örgüt kendisini tasfiye ettiğini, bütün birleşenleriyle birlikte artık örgütsel faaliyetleri sürdürmeyeceği konusundaki açıklamaları, özellikle 26 Ekim tarihinde yapılan açıklamalarla bir ileri safhaya taşınmış ve önemli bir eşik aşılmıştır" dedi. "Komisyon, örgütün silahları bıraktığının tespit edilmesinin ardından gerekli adımları Meclise sunacaktır" Komisyonun bir Anayasa değişikliği komisyonu olmadığının altını çizen Kurtulmuş, "Bundan sonraki süreçte örgütün sahadaki varlıklarını tasfiye ettiğinin ülkemizin güvenlik birimleri tarafından tespit ve tescil edilmesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi bu sürecin gerektirdiği yasal düzenlemeleri yerine getirecektir. Komisyonumuzun bu noktadaki önemli görevi ise tek tek yasa metinlerini hazırlamak değil, genel çerçeveyi teklif ederek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne göndermektir. Başından itibaren komisyonumuzda ortak olarak karar verdiğimiz hususlardan birisi; burası bir Anayasa değişiklik komisyonu değildir. Anayasanın değiştirilmesi müzakerelerimizin hiçbir safhasında gündem olmamış, konu açılmamıştır. Dolayısıyla komisyon inşallah bu süreçte örgütün kendisini tasfiye ettiği ülkemizin güvenlik birimleri tarafından tespit ve teşkil edildikten sonra yapılacak ve atılacak olan adımları belirleyen bir çerçeveyi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna sunacaktır" şeklinde konuştu. Kurtulmuş’un konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam ediyor.
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:00
Bakan Tekin: "Dünyadaki eğitim sektörüyle herkesin insan haklarına egemen olacağına inanıyorum"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Dünyadaki eğitim sektörüyle herkesin insan haklarına, demokrasiye, adalete, ulusların, milletlerin bağımsızlığına saygı göstermeleri ve bunları öğretim programlarında yer verdikleri zaman dünyada barışın, demokrasinin ve insan haklarının egemen olacağına inanıyorum" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara’da Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Bakan Tekin, ziyareti kapsamında ilk olarak okulda kurulan ‘Bir Okul Bin Umut Gazze Etkinlik Alanı’nı gezdi. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye uyguladığı soykırımın kabul edilemez olduğunu belirten Bakan Tekin, İsrail’in geçtiğimiz günlerde Hamas ile imzaladığı barış anlaşmasını yok sayarak saldırılarına devam ettiğini açıkladı. Bakan Tekin, açıklamalarının ardından TEKNOFEST’te derece elde eden öğrencilerle bir araya geldi. Bakan Tekin, 2021’de Görsel Tasarım Ürünü ödülü, 2022’de Yerli Ürün Teşvik 3’üncülüğü, 2023’te Proje Ürün 1’inciliği ve 2025’te Proje Ürün 2’nciliği ödüllerini alan Berat Samet Ünal, Tarık Efe Öztürk, Faruk Keleş, İlker Koçer, Efe Şükrü Daler, Bilal Efe Doygun, Elanur Arslanoğlu, Furkan Karataş, Furkan Şafak, Tunahan Akkaya ve Himmet Efe Yılmaz adlı öğrencilerin el yapımı yarış arabalarını inceledi. Aldıkları ödüllerden dolayı öğrencileri tebrik eden Bakan Tekin, gençlerin projelerini yurt dışına çıkarma amaçlarına destekte bulunacağını belirtti. Atölyeleri de gezen Bakan Tekin, öğretmenlerle yaptığı sohbette projeler hakkında detaylı bilgi aldı. "Okuldaki öğrencilerimiz şu anda sektörde ciddi bir farkındalık oluşturdular" Bakan Tekin, gençlerin vizyonlarının her zaman geleceğe açık olduğunu belirterek, "Okuldaki öğrencilerimiz şu anda sektörde ciddi bir farkındalık oluşturdular. Bu konuda gençlerimiz arasında, vatandaşlarımız arasında, öğrenciler arasında enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturabilecek işler yapılabilir diye düşünmüştük. Gençlerimizin tasarladıkları bu kitapçıkta çizimlerini de kendileri yapmışlar. Tam da bizim arzu ettiğimiz, yani bu okulu kurarken hedeflediğimiz iki amaçtan bir tanesine hitap ediyor. Bu anlamda da arkadaşlarımızın bu çabasını destekleyecek şekilde kendilerine bir taahhütte bulundum. Önümüzdeki yıl ilkokullarda en azından birinci sınıflarda çocuklarımızın ders kitaplarını ücretsiz olarak dağıtıp masalarına bıraktığımızda poşetlerin içerisine birer tane de bu arkadaşlarımızın hazırladıkları bu kitapçığı koyabiliriz diye düşündüm" dedi. "İsrail’in barışa uymadığı haberlerini alıyoruz" 7 Ekim 2023’ten beri İsrail’in Gazze’ye uyguladığı soykırım hakkında da konuşan Bakan Tekin, "7 Ekim 2023’ten itibaren çocuklarımıza Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle beraber bağımsızlık, adalet, insan hakları, demokrasi gibi değerlerin uluslar için, insanlık için ne kadar önemli olduğunu anımsatmaya, hatırlatmaya, bu konuda bilgilendirmeye çabalıyoruz. Barış anlaşmasıyla ilgili her ne kadar bugünlerde İsrail bu anlamda barışa uymadığına dair haberleri alsak da barış konusunda ümitliyiz. Dünyadaki eğitim sektörüyle herkesin insan haklarına, demokrasiye, adalete, ulusların, milletlerin bağımsızlığına saygı göstermeleri ve bunlara öğretim programlarında yer verdikleri zaman dünyada barışın, demokrasinin ve insan haklarının egemen olacağına inanıyorum. Barışı kurumsallaştıracak bütün katkılara da destek olmak gerekir. Tüm dünyada eğitim sektörlerini barışı destekleyecek eğitim vermeye davet ediyorum" diye konuştu. Düzenlene etkinliğin ardından Bakan Tekin, öğrencilerle ve öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çekindi.
30 Ekim 2025 Perşembe - 11:56
Halep’in yeniden inşasında Türk firmaların imzası olacak
Suriye’nin Halep kentinde düzenlenen törenle, Türk ve Suriyeli inşaat firmaları arasında tarihi bir protokole imza atıldı. Acarsan Holding, MRF Group, ve Suriyeli inşaat firmalarından Al-Hassan Holding arasında imzalanan protokolle Halep’in yeniden inşasında Türk firmaları önemli rol oymaya hazırlanıyor. Suriye’nin yeniden imarına yönelik Türk ve Suriyeli firmalar arasındaki ilk iş birliği anlaşması Halep kentinde imzalandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Suriye Masası’nın, Suriye iş dünyası ve bürokrasisiyle sağladığı temaslar ve kurduğu ilişkiler sonrası önemli bir adım atıldı. Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik firmalarından Acarsan Holding ve MRF Group ile Suriye’nin en büyük müteahhitlik firmalarından Al-Hassan Holding arasında bir iyi niyet iş birliği protokolü imzalandı. İmza törenine Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz, Halep Valisi Azzam El Garib, TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, Acarsan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Acar ve Ferhat Acar, MRF Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Maruf Yeşilmen, Al-Hassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan ile çok sayıda Türk ve Suriyeli iş insanı katıldı. "Halep enkazın altından kalkabilecek güce sahiptir" Tören öncesi yapılan konuşmalarda Halep Valisi Azzam El Garib, Halep’in geçmişte büyük başarılara imza attığını hatırlatarak Halep şehrinin yıkımın altından tekrar kalkabilecek bir güce sahip olduğunu ifade etti. Halep Valisi Azzam El Garib yaptığı konuşmada, "bugün gerçekleştirilen bu toplantı Halep’in yeniden iyileştirilmesi ve inşasına yönelik önemli bir adımdır. İmzalanacak olan bu mutabakat metni sadece ekonomik anlamda değil önemli bir iş birliğinin büyük bir adımı olacaktır. Halep ve Türkiye tek bedende bir can gibidir. Her zaman ticarette, kültürde, muhabbette ve sevgide birleşmiştir. Zorluklarla karşılaştığımızda daima Türkiye yanımızdaydı. Her zaman yanımızda durdu ve bize yardım elini uzattı. Her zaman hüznü de mutluluğu da bizimle paylaştı. Biz bunu unutamayız. Bugün imzalanan mutabakat metni sadece yatırım amaçlı bir metin değildir, aynı zamanda geleceğin inşası için bir anlaşmadır. Ortak bir gelecekte buluşmak üzere protokolün hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Gaziantep’in başarı hikayesini Halep’e taşımasını arzu ediyoruz" Suriye’nin yeniden kalkınmasında Halep’in ayrı ve öncelikli bir yeri olduğunu ifade eden Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz de törende yaptığı konuşmasında "Halep Suriye’nin hem ekonomik hem ticari hem de sanayi alanlarında motoru konumunda bir şehirdir. Türkiye ile çok güçlü tarihi ve ticari bağları olan bir şehirdir. Gaziantep Türkiye’nin sanayi, ticaret ve ihracatta ki en önemli kentlerinden birisidir. Gaziantep’in başarı hikayesini Halep’e taşımasını arzu ediyoruz. Bugün Gaziantep’ten başarılı iş adamlarımız ve köklü geçmişe sahip, farklı sektörlerde faaliyet gösteren firma temsilcilerimiz buradalar. Acarsan Holding, MRF Group ve Al-Hassan Holding’in atacakları imzaların ile bundan sonra yapılacak anlaşmaların da başlangıcı olmasını diliyor, başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Gaziantep ve yurt dışındaki inşaat yatırım teşviklerimizi Halep’te kullanmayı planlıyoruz" Acarsan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Acar da törende yaptığı konuşmada "Bugün önemli bir iş birliği adımını atıyoruz. Acarsan Holding ve MRF Group olarak Suriyeli Al-Hassan Holding ile bir iyi niyet anlaşması imzalıyoruz. Umuyoruz ki bu anlaşma kardeş şehirler olan Gaziantep ve Halep arasında önemli bir köprü oluşturacak. Amacımız Halep’in yeniden inşasını tam olarak gerçekleştirmek. Bu süreçte Gaziantep ve yurt dışındaki inşaat yatırım teşviklerimizi Halep’te kullanmayı planlıyoruz. Bu metin sadece bir başlangıç ve işbirliği isteğimizin önemli bir göstergesidir. Detaylar ve somut projelerle ilgili bilgilendirmeleri daha sonra kamuoyu ile paylaşacağız. Acarsan Holding ve MRF Group adına teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Suriye içinde ve dışında kalkınma için köprüler oluşturmaya özen gösteriyoruz" Al-Hassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan yaptığı konuşmada "bugün iki büyük Türk şirketi olan Acarsan Holding ve MRF Group ile stratejik bir mutabakat zaptı imzaladığımız bu önemli etkinlikte, Al-Hassan Holding Grubu’nu temsil etmekten onur duyuyorum. Bu adım, sadece kağıt üzerinde bir anlaşma değil; sorumlu yatırım ve sürdürülebilir kalkınma vizyonları kesişen üç lider grubun uzmanlığını bir araya getiren gerçek bir ortaklığın başlangıcıdır. Halep’e yatırım yapmak yalnızca ekonomik bir proje değil; büyük acılar çekmiş bu şehre sadakat mesajıdır Al-Hassan Holding olarak Suriye, Türkiye ve Arap uzmanlığı entegrasyonunun, sermayeyi, uzmanlığı, bilgiyi ve iradeyi birbirine bağlayan yeni bir sınır ötesi ortaklık modeli oluşturabileceğine inanıyoruz. Birlikte daha iyi bir yarın inşa edeceğiz" diye konuştu. İmzalar Halep’in yeniden imarı için atıldı Yapılan konuşmaların ardından Suriye için büyük önem taşıyan yeniden imar ve yapılanmanın yolunu açacak olan protokole Acarsan Holding adına Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Acar, MRF Group adına Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Maruf Yeşilmen, Al-Hassan Holding adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan imza attı.
30 Ekim 2025 Perşembe - 11:18
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet’in 102’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a üzerinde resmi, imzası, Türk bayrağı ve Cumhurbaşkanlığı forsunun bulunduğu tablo hediye etti. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Hediye edilen tablonun üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi, imzası, Türk bayrağı ve Cumhurbaşkanlığı forsu yer aldı. Ayrıca tabloda Bahçeli’nin "Cumhuriyetimizin 102’nci yılı kutlu olsun" mesajı da yer aldı.
30 Ekim 2025 Perşembe - 10:35
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu 2026 yılı bütçe görüşmeleri için toplandı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin geneli ile Sayıştay raporları görüşmeleri başladı. Plan ve Bütçe Komisyonu, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin geneli ile Sayıştay raporlarını görüşmek üzere AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Basının görüntü almasından sonra komisyon toplantısı devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı komisyonda milletvekilleri değerlendirmelerde bulunuyor.
30 Ekim 2025 Perşembe - 10:12
Ekim ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, "Bu kapsamda bugüne kadar 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerine ilişkin açıklama yaptı. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa tek seferlik 5 bin lira , ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti. Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını ifade etti. Göktaş, "Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla da ulaşılabileceğini bildirdi. Göktaş, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı.
30 Ekim 2025 Perşembe - 09:48
Başkan Saygılı: "Depremin yaralarını devletimizin gücüyle sardık"
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 30 Ekim 2020 İzmir depreminin 5’inci yılında yaptığı açıklamada, "Depremin yaralarını devletimizin gücüyle sardık, sözümüzü tuttuk" dedi. Saygılı, depremden etkilenen vatandaşların bugün güvenli konutlarında huzurla yaşadığını vurguladı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depreminin yıl dönümünde bir mesaj yayımladı. Saygılı, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dileyerek, "Aradan beş yıl geçmiş olsa da o günün acısı hâlâ yüreklerimizde taze. Ancak bir o kadar güçlü bir hakikat de var ki; o da devletimizin ve milletimizin dayanışma gücüdür" ifadelerini kullandı. Depremin hemen ardından devletin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu hatırlatan Saygılı, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde arama kurtarma, sağlık, güvenlik ve sosyal destek ekipleri seferber oldu. Cumhurbaşkanımız bizzat İzmir’e gelerek vatandaşlarımızla buluştu, ‘Yıkılan evlerin yerine yenilerini yapacağız’ sözü verdi. Ve o söz, her zaman olduğu gibi tutuldu" dedi. "Yaklaşık 6 bin konut hak sahiplerine teslim edildi" Bayraklı’da ve rezerv alanlarda TOKİ tarafından inşa edilen konutlara dikkat çeken Saygılı, "Bugün depremde evleri yıkılan ailelerimizin yerinde, TOKİ tarafından yapılan modern, güvenli ve dayanıklı konutlarda vatandaşlarımız huzurla yaşıyor. Yaklaşık 6 bin konut, iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi" ifadelerini kullandı. Saygılı, bu sürecin "güçlü devlet iradesinin ve AK Parti hükümetlerinin millet odaklı yönetim anlayışının" bir sonucu olduğunu belirterek, "Bizler her zaman ‘İzmirli hemşehrilerimize ne söz verdiysek yerine getirdik’ diyoruz. Çünkü bizim siyaset anlayışımız laf değil, eser üretmek üzerinedir" dedi. "İzmir’i daha dirençli bir şehir haline getireceğiz" İzmir’in deprem gerçeğini unutmadan çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Saygılı, "Bugün Bayraklı’da güvenli konutlarında huzurla yaşayan vatandaşlarımız, devletine olan güvenin en güzel sembolüdür. AK Parti olarak İzmir için, milletimiz için, güçlü Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz" sözleriyle mesajını tamamladı.
30 Ekim 2025 Perşembe - 08:54
Kahta 02 Spor’dan tarihi zafer
Kahta 02 Spor, Süper Lig ekiplerinden Kasımpaşa’yı 3-1 yenerek büyük bir başarıya imza attı. Kahta 02 Spor, Ziraat Türkiye Kupası 3. Turunda Süper Lig ekibi Kasımpaşa’yı 3-1 yenerek tarihi bir galibiyet aldı. Adıyaman temsilcisi Kahta 02 Spor, kendi evinde oynadığı maçta, Kasımpaşa’yı mağlup ederek bir üst tura yükseldi. Kahta 02 Spor Onursal Başkanı ve Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’ın tribünden büyük bir heyecanla takip ettiği mücadelede, Kahta 02 Spor’un gollerini Yusuf Fırat, Ahmet Tuna Akıl ve Berkay Ceylan kaydetti. Ziraat Türkiye Kupası 3. turunda, Bölgesel Amatör Lig (BAL) ekibi Kahta 02 Spor, Süper Lig’in köklü takımlarından Kasımpaşa’yı 3-1’lik bir skorla mağlup ederek, kupada adını bir üst tura yazdırdı. Kahta İlçe Stadyumu’nda oynanan bu tarihi karşılaşma, futbolseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Kahta Belediye Başkanı ve Kahta 02 Spor Onursal Başkanı Mehmet Can Hallaç, bu tarihi galibiyetin ardından duygusal bir açıklama yaptı. Başkan Hallaç, takımın bu büyük başarısının sadece bir maçın sonucu değil, aynı zamanda ilçedeki birlik ve beraberliğin simgesi olduğunu belirterek, "Kahta02 Spor’a her daim gönülden destek veren biri olarak, bugün ilçemizde Kasımpaşa gibi Süper Lig düzeyinde büyük bir takımı ağırlamak ve bu karşılaşmadan galip ayrılmak bizler için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Bu tarihi başarıda emeği geçen futbolcularımızı, teknik heyetimizi, Kahta02 Spor yönetimini ve her daim takımımızın arkasında duran cefakâr taraftarlarımızı yürekten tebrik ediyorum" dedi. Maç boyunca tribünleri doldurarak takımlarına büyük bir coşku ve destek veren Kahtalı hemşehrilerine de teşekkür eden Hallaç, "Ayrıca, tribünleri doldurarak coşkusuyla takımımıza güç veren tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Bu galibiyet sadece bir maçın sonucu değil; inancın, birlik ve beraberliğin zaferidir" şeklinde konuştu. Ziraat Türkiye Kupası’nda bir üst tura çıkmanın, Kahta için tarihi bir adım olduğunu vurgulayan Başkan Hallaç, "Kahta02 Spor’un bu başarısı, ilçemizin spor alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kahta Belediyesi olarak, sporu gençliğimizin geleceği için en önemli alanlardan biri olarak görüyoruz" dedi. Kahta 02 Spor Kulübü yönetimi tarafından, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’a; spora ve gençliğe verdiği kıymetli destekler ile kulübe sunduğu katkılardan dolayı maçın devre arası "Onursal Başkanı kimliği’’ takdim edildi. Kulüp yönetimi, Başkan Hallaç’a Kahta02 Spor’a olan ilgisi ve her daim sürdürdüğü desteklerinden dolayı teşekkür ederek, başarılarının devamını diledi. Tarihi maçı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adıyaman Valisi Dr. Osman Varol, Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan, Kahta 02 Spor Onursal Başkanı ve Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç ve çok sayıda vatandaş takip etti.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 21:42
Göz kamaştıran seviyeye ulaştık!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu irademiz sapasağlam ayakta olduğu sürece, bu millet, binlerce yıldır olduğu gibi, muhabbetle kucaklaştığı müddetçe Türkiye’nin kutlu yolculuğunun önünü kesebilecek hiçbir dahili, harici odak yoktur" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder