POLİTİKA
05 Mayıs 2026 Salı - 18:35 RTÜK Başkanı Danış, KKTC’de temaslarda bulundu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) ziyareti kapsamında, "RTÜK olarak yayıncılık alanında etik standartların yükseltilmesi, çocuk ve aile yapısının korunması, doğru bilginin teşviki ve medya okuryazarlığının artırılması için çalışıyoruz" dedi. RTÜK heyeti, bir dizi resmi ziyaret ve program için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Heyette RTÜK Başkanı Daniş’e Üst Kurul Üyeleri Ahmet Can Buğday, Fatma Çeliker, Hasan Davulcu, İlhan Taşcı, Necdet İpekyüz, Orhan Özdemir, Tuncay Keser, RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler ile Üst Kurul birim amirleri ve uzmanları eşlik etti. Heyet, programın ilk gününde KKTC’nin kurucu liderlerinden Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret ederek saygı duruşunda bulundu. "Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüşme" RTÜK heyeti, resmi ziyaretler kapsamında KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından kabul edildi. Görüşmede Daniş, Türkiye ile KKTC arasındaki bağların yalnızca tarihi ve kültürel yakınlığa dayanmadığını, ortak gelecek vizyonuyla şekillenen güçlü bir kardeşlik ilişkisi olduğunu vurguladı. Medyanın kamu diplomasisi açısından kritik rolüne dikkat çeken Daniş, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin uluslararası kamuoyuna doğru ve etkili biçimde aktarılmasında yayıncılık kurumlarının önemine işaret ederek, RTÜK’ün ifade özgürlüğü ile kamu yararı arasında denge gözeten bir anlayışla hareket ettiğini belirtti. Daniş, KKTC’deki muadil kurumlarla iş birliğinin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini ifade etti. Daniş ayrıca dijital platformlar ve sınır aşan içerik akışının dezenformasyon ve zararlı içerikler gibi yeni riskler doğurduğunu söyleyerek Türkiye ile KKTC’nin bu alanlarda ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Daniş, "Bu bağlamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da son dört BM Genel Kurulu konuşmasında uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya ve diplomatik, siyasi, ekonomik ilişkiler kurmaya açıkça davet etmiştir. Kıbrıs Türk halkının haklı tezlerinin bu platformlarda güvenilir ve etkili biçimde yer bulması; medya ve yayıncılık kurumlarının üstlendiği rolü daha da anlamlı kılmaktadır" dedi. "Meclis Başkanı Öztürkler’e ziyaret" Heyet, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ile de bir araya geldi. Daniş, Meclis’in Kıbrıs Türk halkının iradesinin en güçlü temsilcisi olduğunu belirterek parlamentoların demokratik sistemin temel taşı olduğunu vurguladı. Medya ile parlamentolar arasındaki ilişkinin demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından kritik olduğunu ifade eden Daniş, "Medya ile parlamentolar arasındaki ilişki, demokrasinin sağlıklı işlemesi bakımından hayati önemdedir. RTÜK olarak yayıncılık alanında etik standartların yükseltilmesi, çocuk ve aile yapısının korunması, doğru bilginin teşviki ve medya okuryazarlığının artırılması için çalışıyoruz" dedi. Daniş ayrıca KKTC’de yürütülen mevzuat geliştirme çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirtti. Meclis Başkanı Öztürkler, Girne’de heyet onuruna akşam yemeği düzenledi. "Başbakan Üstel ile görüşme" KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile gerçekleştirilen görüşmede medya sektörünün stratejik önemi ele alındı. Daniş, yayıncılığın yalnızca kültürel bir alan olmadığını; ekonomi, turizm ve uluslararası görünürlük açısından da kritik rol oynadığını ifade etti. KKTC’nin dijital dönüşüm süreci, yerli içerik üretimi ve genç iletişimcilerin yetiştirilmesi gibi alanlarda Türkiye ile iş birliği potansiyelinin yüksek olduğuna dikkat çeken Daniş, RTÜK olarak teknik destek ve deneyim paylaşımına hazır olduklarını belirtti. Daniş, "Bu süreçte Yayın Yüksek Kurulu’nun sayısal yayıncılığa geçiş, uydu ve IPTV altyapısının hukuki çerçevesini oluşturma gibi alanlardaki kurumsal birikimi önemli bir referans niteliği taşımaktadır. Hazırlanan yeni yayıncılık mevzuatı ise sektörün geleceğe hazırlanmasında belirleyici bir adım olmaktadır. Özellikle dijital mecralarda yanlış bilginin önlenmesi, çocukların zararlı içeriklerden korunması, kültürel değerlerin yaşatılması ve medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ortak önceliklerimiz arasında yer almalıdır" dedi. "Medya diplomasisi masaya yatırıldı" Heyet, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile de bir araya geldi. Görüşmede medya diplomasisinin artan rolü ele alınırken, özellikle dijital platformlarda doğru bilgilendirme ve stratejik iletişimin önemi vurgulandı. Daniş, Kıbrıs meselesinin Türkiye açısından milli dava niteliği taşıdığını belirterek uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde medya kurumlarının rolünün her geçen gün arttığını paylaştı. "Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na ziyaret" RTÜK heyeti, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Sebahattin Kılınç ile de bir araya geldi. Görüşmede Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ada’daki varlığının barış ve istikrarın teminatı olduğunun altı çizildi. Dezenformasyon ve dijital manipülasyonların yeni tehditler arasında yer aldığına dikkat çeken Daniş, "Günümüzde güvenlik yalnızca sahada değil, bilgi alanında da korunmaktadır. Dezenformasyon, psikolojik harekat ve dijital manipülasyonlar yeni tehdit başlıkları haline gelmiştir. Bu nedenle medya alanındaki kurumsal dayanıklılık da milli güvenliğin tamamlayıcı unsurudur. RTÜK olarak milli hassasiyetleri gözeten, toplumsal birlik ve beraberliği destekleyen sorumlu yayıncılık anlayışını önemsiyoruz" şeklinde konuştu. "Yayın Yüksek Kurulu ile iş birliği mesajı" KKTC Yayın Yüksek Kurulu Başkanı Feyzi Hansel ile gerçekleştirilen görüşme ve iki kurum arasındaki ortak çalışma konuları ele alındı. Görüşmede konuşan Daniş, RTÜK ile Yayın Yüksek Kurulu arasındaki ilişkilerin karşılıklı güvene dayandığını belirterek; dijital yayıncılık, yapay zeka içerikleri, dezenformasyonla mücadele ve çocukların korunması gibi alanlarda ortak çalışmaların ele alındığını ifade etti. Medya okuryazarlığı alanındaki iş birliklerinin genişletilmesi ve uluslararası platformlarda ortak hareket edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Gerçekleştirilen temasların, Türkiye ile KKTC arasında medya ve yayıncılık alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.
Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46 Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Türkiye’nin savunma sanayisi ve enerji alanındaki tam bağımsızlık mücadelesine dikkat çekerek, kazanımların dünyada adaleti sağlamak ve mazlum milletlere umut olmak için kullanılacağını vurguladı. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İhtisas Akademisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve tanıtım klibinin izlenmesiyle başladı. TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel’in açılışını yaptığı programa; AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, TÜGVA Zonguldak İl Başkanı Yusuf İslam Karakurt, davetliler ve öğrenciler katıldı. Kürsüye gelen TBMM Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, vakfın gençleri dijital ekranlardan uzaklaştırıp hayatla buluşturan misyonuna teşekkür ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji yıkım için değil adalet için kullanılmalı çağrısı Teknolojinin kullanım amacının önemine değinen Varank, ABD ve İsrail’in yüksek teknolojiyi katliam ve yıkım için kullandığını hatırlattı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara da işaret eden Varank, teknolojinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin altını çizdi. Diziler, sosyal medya ve televizyon yayınlarının toplum üzerindeki etkisini araştırmak üzere Meclis’te tüm partilerin katılımıyla yeni bir komisyon kurulacağını açıklayan Varank, "Mesela aileler olarak akşamları ekranın karşısına geçtiğimizde o 3,5 saatlik, 3 saatlik dizileri izlerken çocuğumuzun ne yaptığının farkında olmamız lazım. Bu dizilerin bu kadar uzun sürmesi doğru mu değil mi? Bu dizi senaryolarının böyle yazılması doğru mu değil mi? Bunların tamamını değerlendirmemiz, buna göre hareket etmemiz ama radikal olmamız lazım. Eğer birtakım hususların yasaklanması gerekiyorsa bundan da çekinmememiz lazım." dedi. "Kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, dünya lideri Türkiye var" Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma serüvenine dikkat çeken Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2004 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında aldığı kararı hatırlattı. Körfez’deki ateş çemberinde ülkelerin savunma zaafları yaşadığına dikkat çeken Varank, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında askerlerimizin, bakanlarımızın olduğu bir ortamda dedi ki; ’Arkadaşlar bundan sonra eğer kendimiz yapamıyorsak hiçbir ürünü çok hayati olmadığı müddetçe satın almayacaksınız. Ya oturup bunu kendiniz yapacaksınız, kendiniz üreteceksiniz ya da ben bunun satın alınmasına müsaade etmeyeceğim.’ İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği o kararla bugün artık yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlılığını ortadan kaldırmış, kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, ihraç edebilen hatta ve hatta bunların bazılarında dünya lideri olan bir Türkiye var." ifadelerini kullandı. "Ekonominin her alanında kendi bağımsız siyasetinizi oluşturmanız lazım" Bağımsızlık vizyonunun sadece savunma sanayisi ile sınırlı olmadığını ifade eden Varank, enerjideki yerlileşme hamlesine Zonguldak’ı örnek gösterdi. Yabancı şirketlere devasa paralar ödemek yerine Türkiye’nin kendi sismik ve sondaj filolarını kurduğunu belirten Varank, bu sayede Sakarya Gaz Sahası’nda tarihi keşfin yapıldığını hatırlatarak, "Yabancı ülkelerin büyük masraflarıyla burada 2-3 sondaj yapabilirken kendi filomuzu kurarak bunun 5 katı, 6 katı, 7 katı çalışma yapabildik ve günün sonunda işte Sakarya bölgesinde gazımızı keşfettik. Eğer devletimiz o limanı inşa etmemiş olsaydı, eğer oradaki endüstri bölgesi inşa edilmemiş olsaydı, bakın bugün itibariyle bile biz o gazı karaya çıkaramazdık, kullanamazdık" şeklinde konuştu. "Adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" Savunma sanayisi ve teknolojideki dev projelerin ardında yaş ortalaması 30’un altında olan gençlerin bulunduğuna dikkat çeken Varank, inşası süren ’Türkiye Yüzyılı’nın sadece ülkenin kendi refahı için tasarlanmadığını kaydetti. Dünyadaki zulümlerin son bulması ve adaletin tesis edilmesi için mevcut kazanımların bir araç olacağını belirten Varank, "Türkiye yüzyılını inşa edeceğiz diyoruz. Türkiye yüzyılını biz sadece Türkiye için inşa etmek de istemiyoruz. İşte etrafımızda yaşanan bu katliamları görüyorsunuz. Zulümleri görüyorsunuz. Eğer bu zulümleri durdurmak gerekiyorsa eğer mazlum milletler ve devletler ya dünyada artık adalet gelmeyecek mi diye sorduğunda sizin gözünüzün içine bakıyorsa işte biz Türkiye yüzyılını sadece kendimiz için değil o mazlum milletler ve devletler içinde inşa etmek mecburiyetindeyiz. Nasıl birileri teknolojisini, sanayisini, ekonomisini katliam yapmak için kullanıyorsa işte biz de teknolojimizi, ekonomimizi ve kazanımlarımızı adaleti getirmek için kullanmak mecburiyetindeyiz. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki siz değerli genç kardeşlerimiz Türkiye yüzyılını inşa edecekler. İnşallah adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Program soru cevap şeklinde devam etti.