Son Dakika
|
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
İbrahim Tatlıses: "Çocuklarıma kuruş yok, mirasımın hepsini devlete bırakacağım"
Serdar Dursun’dan minik taraftara jest
Beşiktaş’ın kupada rakibi Alanyaspor
Trump: "Ablukayı sonlandırırsak, İran’la asla anlaşma yapılamaz"
Pakistan Başbakanı Şerif’ten ABD Başkanı Trump’a ateşkes teşekkürü
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü
İran-ABD ateşkesi TSİ 03.00’te sona erecek
POLİTİKA
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı Muhammad Ishaq Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ABD-İran müzakerelerindeki son durum ele alınarak, tarafların uzlaşmaya varması için Pakistan ve Türkiye tarafından yürütülen çalışmalar
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:23:47
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı Muhammad Ishaq Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ABD-İran müzakerelerindeki son durum ele alınarak, tarafların uzlaşmaya varması için Pakistan ve Türkiye tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:16
Bakan Güler şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi. Bakan Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarını Milli Savunma Bakanlığında ağırladı. Bakan Güler, çocukların bayramını kutlayarak, "Bugün hep birlikte çok güzel bir bayramı kutlamanın tarifsiz mutluluğu içerisindeyiz. Sizlerin sevincini, umutlarını ve hayallerini paylaştığımız ve gözlerinizdeki heyecanı gördüğümüz böylesine özel bir günde siz değerli evlatlarımızı Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz" Milli Mücadele’nin milletin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Bakan Güler, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, özgürlüğün ve güçlü bir geleceğe olan inancın sembolü olduğunu vurguladı. Güler, "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa ve bizler bu topraklarda huzur içinde yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onlar sizlerin güven içinde büyümesi, hayaller kurabilmesi ve güzel bir geleceğe ulaşabilmesi için büyük fedakarlıklar yaptılar. Bu kıymetli mirası korumak ve daha güçlü yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. "Sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi, ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır" Şehit ve gazi çocuklarının Türkiye’nin en kıymetli hazineleri olduğunu dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle vurgulamak isterim ki şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan ailelerimiz ve siz yavrularımız başımızın tacısınız. Bu kıymetli emanetin temsilcileri olan sizlerden beklentim kendinize güvenmeniz, merak duygunuzu hiç kaybetmemeniz ve sürekli öğrenmeye açık olmanızdır. Kitap okuyan, araştıran, soru soran ve düşündüklerini cesaretle ifade edebilen bireyler olarak yetişmeniz hem sizin hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. İleride hangi mesleği seçerseniz seçin, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmanız ve ülkenize faydalı bireyler olmanız, en büyük hedefiniz olmalıdır. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz ve bizler için çok değerlisiniz. Sizlerin mutluluğu ve başarısı hepimizin ortak sevincidir. Bu yüzden devletimiz sizlerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi güven içinde büyüyebilmesi ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Çünkü sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de her zaman yanınızda olmaya ihtiyaç duyduğunuz her an destek vermeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kez daha kutluyor, sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir gelecek diliyorum." Bakan Güler’e Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da eşlik etti.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:12
Bakan Güler, şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarıyla bir araya geldi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla şehit ve gazilerin çocuklarını Milli Savunma Bakanlığında ağırladı. Bakan Güler, burada çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak "Bugün hep birlikte çok güzel bir bayramı kutlamanın tarifsiz mutluluğu içerisindeyiz. Sizlerin sevincini, umutlarını ve hayallerini paylaştığımız ve gözlerinizdeki heyecanı gördüğümüz böylesine özel bir günde siz değerli evlatlarımızı Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz" Milli Mücadele’nin milletin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Bakan Güler, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, özgürlüğün ve güçlü bir geleceğe olan inancın sembolü olduğunu vurguladı. Güler, "Bugün bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa ve bizler bu topraklarda huzur içinde yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onlar sizlerin güven içinde büyümesi, hayaller kurabilmesi ve güzel bir geleceğe ulaşabilmesi için büyük fedakarlıklar yaptılar. Bu kıymetli mirası korumak ve daha güçlü yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. "Sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır" Şehit ve gazi çocuklarının Türkiye’nin en kıymetli hazineleri olduğunu dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle vurgulamak isterim ki şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan ailelerimiz ve siz yavrularımız başımızın tacısınız. Bu kıymetli emanetin temsilcileri olan sizlerden beklentim kendinize güvenmeniz, merak duygunuzu hiç kaybetmemeniz ve sürekli öğrenmeye açık olmanızdır. Kitap okuyan, araştıran, soru soran ve düşündüklerini cesaretle ifade edebilen bireyler olarak yetişmeniz hem sizin hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. İleride hangi mesleği seçerseniz seçin, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmanız ve ülkenize faydalı bireyler olmanız, en büyük hedefiniz olmalıdır. Sizler, bu ülkenin en kıymetli hazinelerisiniz ve bizler için çok değerlisiniz. Sizlerin mutluluğu ve başarısı hepimizin ortak sevincidir. Bu yüzden devletimiz sizlerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi güven içinde büyüyebilmesi ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Çünkü sizlerin güçlü, donanımlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Milli Savunma Bakanlığı olarak bizler de her zaman yanınızda olmaya ihtiyaç duyduğunuz her an destek vermeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi; rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı bir kez daha kutluyor; sizlere sağlık, mutluluk, başarı ve umut dolu bir gelecek diliyorum." Bakan Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da yer aldı. (ECE-
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:59
BBP Genel Başkanı Desteci: "Okulda şiddet artık toplumsal ve güvenlik meselesidir"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Okul şiddeti artık yalnızca bir eğitim sorunu değil, doğrudan bir toplumsal ve güvenlik meselesidir" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. Ankara’nın Sincan ilçesi Temelli semtinde eğitim uçuşu sırasında meydana gelen helikopter kazasında can kaybı yaşanmamasının en büyük teselli olduğunu dile getiren Destici, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne geçmiş olsun dileklerini iletti. 13’üncü kez Avrupa şampiyonu olan milli güreşçi Rıza Kayaalp’i ve Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’ü de tebrik eden Destici, "13’üncü Avrupa şampiyonluğunu kazanarak önemli bir rekora imza attı" dedi. "Silah sesleri aslında bir günde patlamadı" Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına da değinen Destici, okul şiddetinin büyüyen bir sorun olduğunu belirterek, "Çocuk ve ölüm kelimelerinin yan yana gelmesinin neden olduğu tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Çocuk ve ölüm kelimelerini aynı cümle içinde kullanmak zorunda kalacağımız hadiselerden bundan sonra Cenab-ı Hakk milletimizi, bizleri ve çocuklarımızı muhafaza etsin inşallah diyorum. Okul koridorlarında yankılanan silah sesleri aslında bir günde patlamadı. Ve bu çocuklar bir günde bu hale gelmedi. Bu dert gözümüzün içine baka baka büyüdü. Ama biz umursamadık. Gücü kabadayılıkta bulan hikayeleri alkışlarken, şiddeti sıradanlaştıran sahneleri hayatın gerçeği diye tüketirken ve buna devam ederken biz çok önemli şeyleri millet olarak kaçırdık" diye konuştu. "Aktörlerin her bölümde yüzlerce kişiyi öldürdüğü sahnelerin elbette etkisi var" Toplumda şiddetin normalleştiğini ifade eden Destici, medya ve sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu gençlerimizin, bu çocuklarımızın bu hale gelmesinde evet ekranların, o dizi diye oynatılan televizyonlardaki baş aktörlerin her bölümde yüzlerce kişiyi öldürdüğü sahnelerin elbette etkisi var. O dizilerde her bölümde onlarca kişiyi öldüren aktörlerin kahramanlaştırılmasının çok önemi var. Onlara verilen itibarın çok önemi var. Çünkü çocuklar bunun gerçek hayatta da böyle olabileceği konusunda bir kanaat sahibi oluyorlar. Aynı şey sosyal medya platformları için de geçerli. Oralar daha tehlikeli. Oralar sadece göstermekle kalmıyor. Aynı zamanda bir nevi bu çocukları suça teşvik ediyor ve suçun nasıl işleneceğini de öğretiyor. Geçmişte bu suçu işleyenler oralarda kahramanlaştırılıyor ve çocuklara öncü olarak sunuluyor." "Okul şiddeti artık yalnızca bir eğitim sorunu değil" Destici, okullarda disiplinin yeniden sağlanması gerektiğini vurgulayarak, "İnternet üzerinden gençlerimizi etkileyen zararlı yayınlarla kararlılıkla mücadele edilmelidir. Güvenlik güçlerimizin dışındakilerin ateşli silahlara ulaşmasına engel olacak sert ve tavizsiz tedbirler alınmalıdır. Okullarımızda eğitimin her aşamasında değerler eğitimini müfredatın merkezine koymalıyız. Okul şiddeti artık yalnızca bir eğitim sorunu değil, doğrudan bir toplumsal ve güvenlik meselesidir. Eski reflekslerle hareket etmek sorunu asla çözmez, tam tersine sorunu büyütür. Fiziki önlemler elbette gereklidir. Ancak güvenlik kapıda değil, sistemin içinde başlamalıdır. Şanlıurfa ve Maraş saldırılarını herkes unutsa biz unutmayacak ve sürekli gündemde tutacağız. Bunun için Büyük Birlik Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz ki okullarımızda öğretmen otoritesi mutlaka yeniden tesis edilmelidir. Velilerin çocuklarının şiddet ve zorba davranışlarından doğrudan ve ortaklaşa sorumlu tutulduğu bir yasal zemin oluşturulmalıdır. Sorumluluğun sadece öğretmenin omzuna bırakıldığı sistem asla işlemeyecektir" şeklinde konuştu. "Devlete, hükümete meydan okuyor" Türkiye’de yürütülen ’terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Destici, terörle müzakereye karşı olduklarını belirterek, "Bütün bu süreçlerden cesaret alan Öcalan ‘Bana bebek katili denemez’ diyor. Bir kere daha buradan söylüyoruz, sen bebek katili, ırz düşmanı, vatan ve millet düşmanı, İmralı canisi it oğlu itsin. Beni kendi savaş tarzlarına alet etmesinler. Devlet de imhada ısrar ediyorsa onlara da söylüyorum. Madem öyle gidin ’terörle mücadele edenlerle terörü bitirin’ deyin. Şimdi açıkça devlete, hükümete meydan okuyor. Meydan okumalar bununla bitmiyor. ‘Ben müsaade ederlerse devletin demokratik kanadı olurum. İcranın başında benim olmam lazım’ diyor" diye konuştu. "Türkiye’nin seçime değil birliğe ihtiyacı var" Destici, erken seçim tartışmalarına ilişkin de şunları söyledi: "Biz daha önce de ifade ettik. Şu anda Türkiye’nin bir seçime değil birliğe, beraberliğe ihtiyacı var. Özellikle çevremizde yaşanan gelişmeler, coğrafyamızdaki savaşlar, bunun ekonomimize darbeleri, Türkiye’nin bir seçime değil, ortak akılla Türkiye’yi bu kritik süreçlerden başarılı bir şekilde önce milletin güvenliğini sağlamak, bunu devam ettirmek, sonra da refahını artırmak için hem yasalar çıkartmak, hem birlik beraberlik içerisinde bunları gerçekleştirmek olmalıdır. Seçim ayrıştırma getirir, kutuplaştırma getirir, çatıştırma getirir. Seçimler zamanında yapılır. Ama yok. İlla ısrar ediyorsa o zaman yasa, anayasa açık, yöntem bellidir. Hangi sayıda gerekiyorsa o kadar sayıda milletvekilini istifa ettirir, Türkiye’de ara seçime gider. Bu zaten kanuni bir zorunluluktur. Ama bunu yapmadan yani ara seçimin şartlarını oluşturmadan, şartları oluşmadan bir ara seçim teklifi yapmak sadece siyasettir." "Suç işleyenler hak ettikleri cezayı bulmalılar" Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine de değinen Destici, "Acı hepimizin acısıdır, milletimizin acısıdır. Burada kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz de kim tarafından işlenmiş olursa olsun bunların üstü kapatılmamalıdır. Bunlar açığa çıkarılmalıdır ve bu suçu işleyenler hak ettikleri cezayı bulmalıdır. Son dönemde özellikle Gülistan Doku cinayetinde 6 yıl aradan sonra bu cinayetin aydınlatılmak üzere olması, failleriyle ilgili emniyet ve takibatı, savcılık soruşturması ve akabinde gelen hukuki süreçler milletimize bir umut vermiştir. Ne kadar faili meçhul varsa aydınlatılmasının bir an önce hem ailelerin acısını dindirme adına, hem de adaletin gecikmiş de olsa yerine getirilmesi açısından çok önemli ve mühim olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Nisan 2026 Salı- 12:04
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 16:38
Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız"
3
20 Nisan 2026 Pazartesi- 14:00
Muğla Büyükşehir CIVITAS ağına kabul edildi
4
21 Nisan 2026 Salı- 10:47
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
5
21 Nisan 2026 Salı- 18:58
CHP’li Gürsel Tekin: "Seçim Kurulu’na soruyorum; bu mühür, karar defteri kimde. Bizde"
23 Ekim 2025 Perşembe - 19:35
İletişim Başkanı Duran: "Cumhurbaşkanımızın Kuveyt, Katar ve Umman ziyaretleri, Türkiye’nin bölgesel vizyonuna yeni bir dinamizm kazandırmıştır"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuveyt, Katar ve Umman ziyaretlerinin ardından açıklama yaptı. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, mevkidaşlarının davetlerine icabetle dost ve kardeş ülkeler Kuveyt, Katar ve Umman’a gerçekleştirdiği resmi ziyaretler, Türkiye’nin bölgesel vizyonuna yeni bir dinamizm kazandırmıştır. Ziyaretlerde, ikili ilişkiler tüm boyutlarıyla ele alınmış; ticaret, enerji, savunma sanayii ve yatırım alanlarında iş birliğini derinleştirecek önemli adımlar atılmıştır. Görüşmelerde ayrıca bölgesel barış, istikrar ve ortak hedefler üzerinde güçlü bir mutabakat sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. Görüşmelerde Gazze’deki insani krizin ele alındığını söyleyen Duran, "Ayrıca Gazze’deki insani kriz, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve küresel adaletin tesisi gibi uluslararası meseleler ele alınmış; Türkiye’nin barış, vicdan ve hakkaniyet eksenli diplomasi anlayışı güçlü biçimde vurgulanmıştır. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde imzalanan muhtelif anlaşmalar; Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle stratejik ortaklığını daha da pekiştirmiş, karşılıklı güven ve dayanışmanın yeni bir sayfasını açmıştır. Bu ziyaretler, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde Türkiye’nin dostluk köprülerini güçlendiren, barış ve iş birliği eksenli dış politikasının bir kez daha somut bir yansıması olmuştur" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 17:58
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Hükümetlerimiz döneminde mali disiplin her zaman temel önceliğimiz oldu. Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin sunuşunu gerçekleştirdi. Salgın sonrası dönemde küresel ticarette yaşanan dalgalanmaların ardından kısmi bir toparlanma eğiliminin gözlendiğini dile getiren Yılmaz, "Bu dönemde, başlıca pazarımız olan Avrupa ekonomilerindeki zayıf talep görünümüne rağmen ihracatımız, 2024 yılında ılımlı bir artışla yüzde 2,4 oranında yükselerek Orta Vadeli Program hedefimize yakın seviyede 261,8 milyar dolara ulaşmıştır. Böylece ülkemizin küresel mal ihracatındaki payı, yüzde 1,07 seviyesinde gerçekleşmiştir " diye konuştu. Yılmaz, 2025 yılında küresel ticarette korumacılık eğilimlerine ve zayıf dış talep koşullarına rağmen ihracattaki yükseliş eğiliminin sürmeye devam ettiğini söyleyerek, 2025 yılının Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın 269,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. İmalat sanayii ihracatının ocak-ağustos döneminde yüzde 4,4 oranında, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatının aynı dönemde yüzde 10,7 arttığını dile getiren Yılmaz, "Söz konusu dönemde sağlanan yüzde 4,4 oranındaki büyümenin neredeyse tamamı, orta ve yüksek teknoloji grubunda yer alan ürünlerin ihracatından kaynaklanmaktadır" dedi. Hedeflerinin 2025 yılı sonunda 273,8 milyar dolarla bir önceki yılın üzerinde bir ihracat performansına ulaşmak olduğunu kaydeden Yılmaz, 2026 yılında ise küresel ticaretteki fırsatlardan azami ölçüde yararlanarak ihracatı 282 milyar doların üzerine çıkarmayı amaçladıklarını ifade etti. "2026 yılında ithalatın 378 milyar dolar düzeyinde olması öngörülmektedir" Türkiye’deki dezenflasyon süreci kapsamında uygulanan politikların katkısıyla ithalatta artış eğiliminin sınırlı şekilde devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, "Enerji fiyatlarındaki yatay seyir de bu görünüme katkı sunmaktadır. Bu çerçevede 2024 yılında 344 milyar dolar olarak gerçekleşen ithalatın 2025 yılında Orta Vadeli Program tahminlerine göre 367 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. 2026 yılında büyüme görünümüyle uyumlu olarak ithalatın 378 milyar dolar düzeyinde olması öngörülmektedir" diye konuştu. "Cari işlemler açığı, 2025 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış olarak 18,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir" "Dış denge görünümü bakımından, cari işlemler dengesindeki iyileşme, ekonomimizin dış finansman ihtiyacının belirgin ölçüde azaldığını ortaya koymaktadır" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2024 yılında milli gelire oranla yüzde 0,8 ile hem tarihsel ortalamaların hem de geçmiş yıl seviyelerinin oldukça altına inen cari işlemler açığı, 2025 yılı Ağustos ayında yıllıklandırılmış olarak 18,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda, 2025 yılı sonunda cari işlemler açığının, Orta Vadeli Program tahminlerimize göre 22,6 milyar dolarla milli gelire oranının yüzde 1,4 gibi sürdürülebilir düşük seviyelerde gerçekleşmesini beklemekteyiz. 2026 yılında ise bu oranın yüzde 1,3’e gerilemesini öngörüyoruz." "KKM hesapları, 10 Ekim itibarıyla 240 milyar TL seviyesinin altına gerilemiştir" Kur Korumalı Mevduat hesaplarının hesap açma ve yenile işlemlerinin 23 Ağustos ile sona erdirildiğini hatırlatan Yılmaz, "KKM uygulamasından çıkış stratejisi kapsamında, daha önce sağlanan desteklerin tedricen azaltılmasıyla birlikte KKM bakiyesi, hızla düşüş eğilimine girmiştir. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında 1,5 trilyon TL seviyesinde bulunan KKM hesapları, 10 Ekim itibarıyla 240 milyar TL seviyesinin altına gerilemiştir. Böylece yerleşiklerin mevduatları içindeki KKM hesaplarının payı yüzde 1,1 seviyesine gerilemiştir. Bu süreçte, TL mevduat tercihlerindeki artışla birlikte KKM’den yabancı para mevduata geçişler sınırlı kalmış, TL cinsi mevduatın payı yüzde 60,6’ya yükselerek dolarizasyon eğilimi azalış göstermiş ve dolarizasyon oranı yüzde 38,3 seviyesinde seyretmiştir" ifadelerini kullandı. Yılmaz, 10 Ekim itibarıyla uluslararası brüt rezervlerin 189,7 milyar dolar seviyesine çıkarak tarihin en yüksek düzeyine ulaştığını belirten Yılmaz, aynı dönemde net uluslararası rezervlerin 79,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Hazine Destekli Kredi Garanti Sistemi’nin KOBİ’lerin ve ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya devam ettiğini ve halihazırda 15 kredi destek paketinin üzerinden işletildiğini bildiren Yılmaz, "Öncelikli sektörleri gözeten, yatırım ve ihracat odaklı paketler aracılığıyla bugüne kadar kullandırılan krediler kapsamında kefalet büyüklüğü, 10 Ekim 2025 itibarıyla 815,6 milyar liraya; kredi büyüklüğü ise 969,7 milyar liraya ulaşmıştır. Ticari kredi kefaletleri içerisinde yüzde 44,6’lık pay ile imalat sanayii ilk sırada yer almakta, bu da seçici kredi politikasının sonuçlarını ortaya koymaktadır" dedi. "Dış borçlanma tutarı, eylül sonu itibarıyla 10,75 milyar dolarak olarak gerçekleşti" Yılmaz, 2025 yılında 11 milyar dolar olarak öngörülen dış borçlanma tutarının eylül sonu itibarıyla 10,75 milyar dolar olarak gerçekleştiğini vurgulayarak, "Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde uluslararası sermaye piyasalarına erişimimiz güçlenerek devam etmiştir. AB tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranındaki düşüş eğilimi, devam etmektedir. Küresel salgın öncesi seviyelerin de altına inen bu oran, son dönemdeki istikrarlı gerileme eğilimini sürdürmüştür. 2022 yılı sonunda yüzde 29,4, 2023 yılı sonunda ise yüzde 28,2 olarak gerçekleşen kamu borç stokunun GSYH’ya oranı, 2024 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 25,1’e ve 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 24,1’e kadar gerileyerek tarihsel olarak en düşük seviyelerinden birine ulaşmıştır. Aynı dönemde Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yaklaşık yüzde 81,9 düzeyinde seyretmiştir" dedi. Türkiye ekonomisinin hedeflenen güçlü ve istikrarlı büyümeyi sağlaması için yurt içi tasarruflarının artırılmasının önem arz ettiğini dile getiren Yılmaz, "2003 yılında faaliyete başlayan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve 2017 yılında yürürlüğe giren Otomatik Katılım Sistemi (OKS), tasarrufların artırılmasında önemli rol oynamaktadır. 10 Ekim 2025 itibarıyla BES katılımcı sayısı yaklaşık 10 milyon kişiye, fon büyüklüğü 1 trilyon 775 milyar liraya ulaşmıştır. Aynı tarih itibarıyla OKS kapsamındaki çalışan sayısı yaklaşık 7,8 milyon kişiye, fon büyüklüğü ise 117,8 milyar liraya ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2024 yılında bütçe giderlerinin 10 trilyon 781 milyar lira, bütçe gelirlerinin 8 trilyon 674 milyar lira, bütçe açığının 2 trilyon 108 milyar lira, faiz dışı açığın 837 milyar lira olarak gerçekleştiğini söyledi. Ayrıca yılmaz, 2024 yılında bütçe açığının GSYH’ya oranının yüzde 4,7 olduğunu, deprem harcamalarının hariç tutulduğunda ise bütçe açığının GSYH’ya oranının yüzde 3 olarak gerçekleştiğini belirtti. Yılmaz, 2025 yılında merkezi yönetim bütçe giderlerinin 14 trilyon 674 milyar lira, bütçe gelirlerinin 12 trilyon 466 milyar lira, bütçe açığının 2 trilyon 208 milyar lira, faiz dışı açığın ise 156 milyar olarak gerçekleşmesini tahmin ettiklerini kaydetti. Yılmaz, 2025 yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranının ise yüzde 3,6 olarak öngördüklerini de sözlerine ekledi. "Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik" 2026 yılı Merkezi Yönetim bütçesinde bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar lira, bütçer gelirlerinin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağını öngördüklerine dikkati çeken Yılmaz, "Bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının ise yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Deprem nedeniyle bütçe açıklarında yaşanan arızi artış sonrasında, bütçe açığını yeniden Hükümetlerimiz dönemindeki ortalama seviyeye yaklaştırıyoruz. Hükümetlerimiz döneminde mali disiplin her zaman temel önceliğimiz oldu. Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik. 2002 yılında milli gelire oranla yüzde 14,3 olan faiz giderlerini oldukça düşük seviyelere indirdik. Nitekim, 2026 yılı bütçesinde, faiz giderlerinin yüzde 3,5 seviyesinde olmasını öngörmekteyiz. Bununla birlikte 2026 yılı bütçemizin 29 milyar lira faiz dışı fazla vermesini öngörüyoruz. 2026 yılında merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 2025 yılı gerçekleşme tahminlerine göre yüzde 30,1 artışla 16 trilyon 216 milyar liraya, vergi gelirlerinin ise yüzde 28,4 oranında artarak 13 trilyon 783 milyar liraya ulaşacağını tahmin ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz 2026 yılı ödeneklerinde "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" programına bir önceki yıla göre yüzde 30’un üzerinde, "Çocukların Korunması ve Gelişiminin Sağlanması" programına yüzde 34, "Kadının Güçlenmesi" programına yüzde 35 artışla kaynak ayırmayı öngördüklerini aktardı. "Merkezi yönetim bütçesinden 2002’de yalnızca yüzde 9,4 seviyesinde pay alan eğitime 2026 yılında yüzde 15,3 oranı ile en büyük payı ayırdık" Eğitimi 2002 yılından beri en öncelikli mesele olarak gördüklerini ve eğitim bütçesini 2026 yılında 2 trilyon 896 milyar liraya yükselttiklerini kaydeden Yılmaz, "Böylece merkezi yönetim bütçesinden 2002’de yalnızca yüzde 9,4 seviyesinde pay alan eğitime 2026 yılında yüzde 15,3 oranı ile en büyük payı ayırdık. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi için 2026 yılında 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık. 2002-2003 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen sayısı 515 bin 253 iken 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla öğretmen sayımızı 1 milyon 61 bin 510’a ulaştırdık" diye konuştu. Vatandaşların, sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla merkezi yönetim bütçesinden sağlık hizmetleri için 2026 yılında 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayrıldığını aktaran Yılmaz, "Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumları ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında, sağlık alanına kamu kaynaklarından ayrılan toplam tutar 3 trilyon 307 milyar liraya ulaşmaktadır" ifadelerine yer verdi. Sosyal devlet ilkesiyle Türkiye’nin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlı olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2026 yılında; ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 157 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 106 milyar lira, sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 100 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 90 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 56 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 44 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkân sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 23 milyar lira ve koruyucu aile uygulaması kapsamında yaklaşık 3 milyar lira, kaynak ayırdık" dedi. Kurulan "Aile ve Gençlik Fonu" ile yeni evlilikleri teşvik ederek gençlere destek olduklarını dile getiren Yılmaz, "Aile ve Gençlik Fonu kapsamında yürütülen proje ile evlenecek gençlere ekonomik, psikolojik ve sosyal destek sunarak, evliliklerinin sağlam temeller üzerine kurulmasını hedefliyor ve gençleri evliliğe teşvik ediyoruz. Proje kapsamında, aile kurma yolunda ilk adımı atacak gençlerimizden başvurusu onaylanan çiftlere 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteği sunulmasının yanı sıra evlilik öncesi ve sonrası eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlıyoruz. Fon kapsamında verilen kredi desteğini, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla eşlerden her ikisinin 18-25 yaş aralığında olduğu başvurularda 250 bin liraya, en az birinin 26-29 yaş aralığında olduğu başvurularda ise 200 bin liraya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu. Vatandaşların elektrik ve doğalgazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak öngördüklerini söyleyen Yılmaz, "Halihazırda faturalarda mesken aboneleri için doğal gazda yüzde 43, elektrikte düşük kademede yüzde 57 oranında Devlet desteği sağlanmaktadır" dedi. "Tarıma 888 milyar lira kaynak ayırdık" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılında bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayırdıklarını aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Bu kapsamda; tarımsal destek programları için 168 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, ve tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 268 milyar lira, kaynak ayırıyoruz. Tarıma yönelik vergi harcamalarının 262 milyar lira olmasını öngörüyoruz. 2026 yılında tarım sektörü yatırım ödeneğini 190 milyar liraya çıkartıyoruz. Bunun 122 milyar lirasını tarımsal sulama yatırımları için ayırıyoruz." Orman varlığının ve verimli orman alanlarının artırılmasına yönelik yatırımlara devam ettiklerinin altını çizen Yılmaz, "Ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesi amacıyla 2003-2024 yılları arasında 7,5 milyar tohum ve fidan toprakla buluşturulmuştur. Böylece orman varlığımız 2024 yılı sonu itibarıyla 23,36 milyon hektara ulaşmıştır. Yapacağımız yatırımlarla birlikte 2026 yılında toplam orman varlığımızın 23,44 milyon hektara ulaşmasını hedefliyoruz" dedi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelini değerlendirebilmek için bu alandaki yatırımlara da devam edildiğini aktaran Yılmaz, "Çalışmalarımız sonucunda Türkiye bugün yenilenebilir enerji kurulu gücünde dünyada on birinci, Avrupa’da beşinci sırada yer almaktadır. HES kurulu gücünde ise ülkemiz dünyada sekizinci, Avrupa’da ikinci sırada yer almaktadır" ifadelerini kullandı. "2028 yılında 16 milyon hanenin doğal gaz tüketiminin yerli kaynaklarla karşılanması hedeflenmektedir" Derin deniz alanında arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini belirten Yılmaz, "17 Mayıs tarihinde Batı Karadeniz’de bulunan Göktepe-3 tespit kuyusunda Abdülhamid Han Sondaj Gemisi ile gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, 75 milyar metreküp potansiyele sahip doğal gaz keşfi yapılmıştır. Bu keşfin ekonomik değerinin 30 milyar ABD doları olduğu hesaplanmaktadır. Sahanın geliştirilmesinde, Sakarya Gaz Sahası için halihazırda temin edilen Yüzer Üretim Platformu, kara tesisi ve dağıtım altyapısından yararlanılacaktır. 2028 yılında 16 milyon hanenin doğal gaz tüketiminin yerli kaynaklarla karşılanması hedeflenmektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin dört bir yanında pekiştirilen huzur ve güven ortamında Gabar başta olmak üzere petrol üretiminin de arttığını söyleyen Yılmaz, Türkiye içinde 136 bin, Türkiye dışında 40 bin olmak üzere günlük toplam 176 bin varil ham petrol üretimine ulaşıldığını aktardı. Akkuyu, nükleer güç santralinin ilk ünitesinin 2026 yılı içinde üretime başlamasının planlandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Enerjide bağımsızlık mücadelemizde en önemli başlıklardan biri de enerji verimliliğini artırmaya dönük kapsamlı çalışmalarımızdır. Tüm bu çabalar, cari açığımızın kalıcı olarak azalmasına ve makroekonomik istikrarımıza güç vermektedir" dedi. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Son iki yıl içinde önemli ölçüde artırdığımız reel sektör desteklerine 2025 yılında da devam ederek ’yatırım, istihdam, üretim ve ihracat’ odağımızla özel sektör önceliğinde büyüme stratejimizi sürdürüyoruz. Reel kesim destekleri için bütçemizden (tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç) 493 milyar lira ödenek öngörüyoruz. Bu kapsamda; Sosyal Güvenlik Kurumu işveren prim ödemeleri için 283 milyar lira, Halk Bankası esnaf kredileri sübvansiyon desteği için 70 milyar lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik ödemeleri için 50 milyar lira, Mesleki eğitim kapsamında ödenen Devlet katkısı için 29 milyar lira, İhracat başta olmak üzere diğer reel sektör destekleri için 60 milyar lira kaynak ayırdık."
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:51
Bakan Tekin: "Nitelikli elemanı yetiştirmek konusunda biz elimizi taşın altına koyacağız"
Tarım teknolojileri, hayvancılık, bitkisel üretim ve gıda işleme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü imzalandı. Milli Eğitim Bakan Yusuf Tekin, "Ben şunun taahhüdünü size veriyorum. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanı yetiştirmek konusunda biz elimizi taşın altına koyacağız, zaten bizim işimiz, yapacağız" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokol kapsamında tarım alanında eğitim gören öğrencilerin uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması, mesleki ve teknik eğitim kurumları ile tarım sektörünün entegrasyonunun güçlendirilmesinin amaçlandığı, ayrıca tarım teknolojileri, hayvancılık, bitkisel üretim ve gıda işleme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. İmza töreninde konuşan Milli Eğitim Bakan Yusuf Tekin, Bakanlık olarak yaptıkları her işi sahada muhataplarıyla istişare ederek, birer paydaş ilişkisi içerisinde yürütmeye çaba sarf ettiklerini dile getirdi. Tekin, darbelerin birçok alanda olduğu gibi eğitim sektöründe de travmalara neden olduğunu dile getirerek, "28 Şubat’ın eğitim sektöründe oluşturduğu darbenin travmasını atlatmak kolay değil. Bunun ilk adımları 2012 yılında 4 artı 4 artı 4 ile beraber verildi. Mesleki teknik eğitim ve matematik okullarının önünü kesmek için getirilen 8 yıllık kesintisiz eğitim kesintili hale geldi. Bu atılan önemli adımlardan bir tanesiydi. Onunla beraber attığımız diğer adımlarla mesleki ve teknik eğitim başta olmak üzere 28 Şubat darbesinin insanların zihninde eğitim sektöründe oluşturduğu travmayı aşacak adımlar atmaya çalıştık. Ama bu kolay değil" dedi. "Fatih Terim’le oturduk, ’Futbol lisesi açalım’ dedik" Bakan Tekin, 2014’te ilgili kanuna "proje okul" diye bir kavram konulduğunu hatırlatarak, bu çerçevede söz konusu okullara üç ayrıcalık tanındığını ifade etti. Futbol lisesi açmak için atılan adımlardan örnek veren Tekin, "Yanlış bir anlaşılma olmasın diye somut başka bir sektördeki örnek üzerinden yürüyelim. Mesela Fatih Terim, Milli Takımlar hocasıydı. Onunla oturduk, ’Futbol lisesi açalım’ dedik. Futbol lisesini açarken Milli Eğitim Bakanlığı olarak futbol müfredatı yazmak konusunda uzman değiliz ama bunun bir uzmanı var. Türkiye Futbol Federasyonuna dedik ki, ’Bu okulun akademik müfredatına siz karışmayın, futbol müfredatına da biz karışmayalım’ ve akademik kısımları biz yazdık. Bizim öğretmenlerimiz iyi futbolcu yetiştirmek için gerekli olan donanıma, mesleki donanıma sahip olmayabilirler veya onlardan daha donanımlı kişiler olabilir. Dedik ki okullarımızda normal 657’ye tabii öğretmen dışında madem federasyonla bir protokol yaptık, federasyonun tanımladığı bu konularda uzman kişiler gelsin, okullarımıza ders verebilsin. Sizinle ilgili kısma bunun sirayet eden boyutu şu; bizim öğretmenlerimiz 20 yıl önce o zamanki mesleki teknik eğitim fakültesinden mezun olmuş olabilir, sahadaki gelişmeleri takip etmemiş olabilir. O zaman sahadaki yeni donanım malzemelerini, makine, teçhizat, eser konusunda veya yeni teknolojiler konusunda uzman kişiler, bu meslek liselerinin veya proje okulları diye tanımladığımız okullarda gelsin ders versinler. Bir ayrıcalık daha tanıdık, dedik ki bu okullara öğrenci alımı noktasında da istekli ve bu konuda el becerileri gelişmiş çocukları alalım. Proje okulu buydu" diye konuştu. Tekin, hayata geçirilen uygulamayla mesleki ve teknik eğitim konusunda diğer ülkelerin Türkiye ile işbirliği yapmak istediğini dile getirdi. "Mesleki ortaokullarımızın bünyesinde zanaat atölyeleri kurduk" Göreve başladıktan sonra ihtiyaç kalmayan, mezun olduklarında istihdam olma imkanları olmayan ya da sahanın ihtiyaç duymadığı elemanları yetiştiren programları kapattıklarını belirten Tekin, bu kapsamda 800 civarında programın kapatıldığını bildirdi. Bakan Tekin, 1 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla mesleki ve teknik eğitimde atılan adımları kapsamlı bir programla duyuracaklarını aktararak, yeni dönemde ne tür becerilere sahip olunması gerektiğine dair adımlar atacaklarını söyledi. Geçen yaz Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nin yayınlandığını hatırlatan Tekin, "Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulu gibi okullar tanımladık. Yine o politika belgesinin içerisinde 28 Şubat’tan önceki gibi çocuklarımızın daha küçük yaşlardan itibaren mesleki becerilerini geliştirecek adımların atılması gerektiğini gördük, sahada böyle bir talep olduğunu gördük ve mesleki ve teknik eğitim ortaöğretim kurumlarının bünyesinde ya da bağımsız olarak ortaokullar açmaya başladık. Şu anda mesleki ortaokullar açılıyor. Çocuklarımızı mesleki ve teknik eğitime yöneltecek bir girişim olarak bütün ortaokullarımızın bünyesinde hedefimiz var şu anda, zanaat atölyeleri kurduk. Yani çocuklarımız mesleki ve teknik eğitimde ne öğrendiklerini normal ortaokullarda bir görsünler, onun üzerinden hareket etsinler. Biz sektörle işbirliğimizi bu anlamda devam ettireceğiz. Bunları yaparken ana paradigmamızdan hiç uzaklaşmıyoruz. Bütün bunları yapıyoruz ama bir taraftan da çocuklarımızın bir kültür aktarımı süreci olan okullarımızda milli ve manevi değerlerimizi, bizi biz yapan değerlerimizi ihmal etmeden eğitim almalarını istiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Nitelikli elemanı yetiştirmek konusunda biz elimizi taşın altına koyacağız" Bakan Tekin, bugün de mesleki ve teknik eğitim liseleri bünyesinde önemli bir alan olan tarımla ilgili sektör değişiklikleri yapmak üzere bir arada olduklarını dile getirerek, "Ben şunun taahhüdünü size veriyorum. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanı yetiştirmek konusunda biz elimizi taşın altına koyacağız, zaten bizim işimiz, yapacağız" dedi. Bu konuya hiç kimsenin yıpratma çabalarını dikkate almadan devam edeceklerini vurgulayan Tekin, sektörün taleplerini karşılamak için gece gündüz çalışacaklarını aktardı. Salondaki katılımcılara da seslenen Tekin, "Biz şimdi vatandaşın bize emanet ettiği çocuğu sizin istediğiniz profilde yetiştirdik diyelim. Peki bu çocuğu istihdam etmezsek, burada bir kul hakkı olmayacak mı? O zaman sizden istediğim taahhüt, biz yetiştirelim, siz istihdam edin. Bugünkü protokolün esprisi bu. Biz diyoruz ki yetiştirmek konusunda varız, istihdam konusunda siz de varsanız buyurun beraber iş yapalım diyoruz" açıklamasında bulundu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da bir konuşma yaptığı törende, konuşmaların ardından işbirliği protokolü imzalandı. Programın ardından Bakan Tekin ve eğitim sektörünün temsilcilerinin katılımıyla TOBB Türkiye Eğitim Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda eğitim sektöründeki sorunlar ve mevcut sorunların çözümü için öneriler masaya yatırıldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:47
Bolu Belediye Başkanı Özcan: "Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi partiye gelirse beni atıp atmaması hiç umurumda değil"
CHP’de yarın görülecek kurultay davasında ‘mutlak butlan’ kararı çıkması ihtimaliyle ilgili konuşan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Mahkeme böyle bir karar verirse Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları da ’biz bu görevi kabul ediyoruz’ derse ben bu siyasi cunta partinin başından gidinceye kadar Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi istifa etmek suretiyle askıya alacağım" dedi. Bolu Belediyesi tarafından daha önce Nilüfer Park içerisinde yer alan kafe ve restoran olarak kullanılan bina belediyeye ait Bolsev Vakfı tarafından kiralandı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, tamamen yenilenerek belediyeye ait restoran olarak hizmete açılan tesisi tanıttı. Özcan, sonrasında ise Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yarın görülecek olan CHP kurultay davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. "Ama artık bu karar yarın verilmeli" Kararın bir an önce verilmesi gerektiğini savunan Başkan Tanju Özcan, "Mutlak butlan kararının verilebileceğini ben düşünmüyorum. Hukukçu olarak düşünemiyorum bunu. Çünkü mutlak butlanla ilgili ne bir dernekle ilgili bugüne kadar ne bir meslek odasıyla ilgili olmamış ki bir siyasi parti için olsun. Ama ortada açılmış bir dava var. Uzadıkça uzuyor. Yani Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi artık bu konuyu gündemden düşürmek için ya davanın kabulüne karar versin, ya davanın reddine karar verip bu süreci, bu tartışmayı, bu suni tartışmayı ülkedeki ekonomik sıkıntıların önüne geçmeyi amaçlayan bu suni tartışmayı bir tarafa bıraksın. Türkiye’de artık böyle garip şeyler oluyor. Bizim iki tane İstanbul İl Başkanımız var. Biri Yüksek Seçim Kurulu tarafından kabul edilen İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik, mazbatası da var. İstanbul İl Başkanı olarak seçilmişsiniz diye kendisine yetki verilmiş. Bir tanesi tedbir yoluyla eski İstanbul İl Başkanlığı’nda oturan bir kayyum var. Bırakın her siyasi parti kimi genel başkan seçileceğine üyeleri ve delegeler aracılığıyla karar versin. Kimin kendisini yöneteceğine o karar versin. Sen illa böyle bir karar vereceksen de mahkeme olarak uzatma. Ver bir an önce kararını. Ondan sonra Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir olmayacak mutlak butlan kararıyla karşı karşıya kalırsa da otursun yetkili organlarıyla, belediye başkanlarıyla, milletvekilleriyle, il başkanlarıyla, ilçe başkanlarıyla, belde başkanlarıyla yol haritasını belirlesin. Ama artık bu karar yarın verilmeli" diye konuştu. "Üyeliğimi istifa etmek suretiyle askıya alacağım" Mutlak butlan kararı çıkması durumunda partiden istifa edeceğini söyleyen Başkan Özcan, "Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi partiye gelirse beni atıp atmaması benim hiç umurumda değil. Ben mahkeme kararıyla partinin başına gelen heyeti bir cunta heyeti olarak kabul ederim. Bunu bir darbe olarak kabul ederiz. Ve o cunta Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönettiği sürece ister bana ödül versin, ister beni disipline versin, bunları umursamadan mahkeme böyle bir karar verirse Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları da ’biz bu görevi kabul ediyoruz’ derse ben bu siyasi cunta partinin başından gidinceye kadar Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi istifa etmek suretiyle askıya alacağım. Ne zamanki Sayın Özgür Özel veya bir başka seçilmiş heyet, genel merkez yönetimi tekrar göreve başladığı gün ilk Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılma başvurusunu da bizzat ben yapacağım. Durum bu kadar net. Yani benim tavrım Kemal Bey gelirse nasıl olsa beni atar diye Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi askıya almak değil. Demokrasi anlayışım gereğince bu cunta görevde olduğu sürece benim Cumhuriyet Halk Partisi’nde cuntanın altında çalışmama düşüncemden kaynaklanan bir durum" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:36
CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı 28-30 Kasım tarihlerinde yapılacak.
CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı 28-30 Kasım tarihlerinde yapılacak.
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:25
Bakan Işıkhan: "20 bin öğrencimize toplamda 457 milyon liralık ödeme yapacağız"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca her yıl vazife ve harp malulleri ile çocuklarına yönelik yapılan eğitim ve öğretim yardımlarının yarın ödeneceğini belirterek, "Yaklaşık 20 bin öğrencimize toplamda 457 milyon liralık ödeme yapacağız" dedi. Bir dizi temasta bulunmak için memleketi Mardin’e gelen Bakan Vedat Işıkhan, Ömerli İlçe Belediye binası açılışına katıldı. Açılış öncesinde vatandaşlarla sohbet eden Bakan Işıkhan, stantları gezerek cevizli sucuk yaptı, yöresel ürünleri inceledi. Yeni belediye binasının ilçeye hayırlı olmasını dileyen Bakan Işıkhan, "Bugün, Ömerlili vatandaşlarımız için hizmet kapısı olan ilçe belediyemize yeni bir bina kazandırmış olmanın mutluluğu içerisindeyiz. 2024 yılında yapımına başlanan ve tamamlanan belediye binamızın açılışını gerçekleştirmek bugüne nasip oldu. Rabbimize şükürler olsun. Belediyeler, aynı zamanda, şehirlerimizin kalkınma sürecini başlatan, birlik ve beraberlik şuurunu geliştiren, milli iradenin makamlarıdır. Bu sebeple ilçelerimizde ve illerimizdeki hizmet ağlarımız ne kadar kuvvetli olursa hem yerel hem de genel kalkınma sürecimizin de o kadar hızlı ve bereketli olur. Ömerli maşallah, bu süreci alnının akıyla yürüten başarılı belediyelerimizden birisi olarak, AK Parti’nin gönül belediyeciliği anlayışıyla gün geçtikçe daha da büyüyor, gelişiyor. Altyapı çalışmalarından çevre düzenlemelerine, kamu binalarından duble yollara, sanat merkezlerinden spor komplekslerine kadar her bir caddesi ve sokağı, her gün yeni bir hizmetle buluşuyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet vizyonu doğrultusunda çalışmaya devam ettiklerini belirten Bakan Işıkhan, "Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser" sözünün hikmetine binaen, 23 yıllık iktidarımız boyunca, sorumluluğunu üstlendiğimiz her bir il ve ilçeye sayısız eser kazandırdık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet vizyonu sayesinde belediyecilik tarihini yeniden yazan AK Parti, bugün sadece kendi seçmeninin değil 85 milyonun itimadını kazanmıştır. AK Parti olarak, bizim derdimiz millet, davamız memleket davasıdır" dedi. Sosyal güvenlik alanında yapılan çalışmalara da değinen Bakan Işıkhan, şunları söyledi: "Bu arada Sosyal Güvenlik Kurumumuzun her yıl vazife ve harp malullerimizin kendileriyle çocuklarına yönelik ödediği eğitim ve öğretim yardımını bu sene Cuma günü ödeyeceğiz. Yaklaşık 20 bin öğrencimize toplamda 457 milyon liralık ödeme yapacağız. Mardin için halka hizmetin de yatırımın da en iyisini hedeflemeye devam edeceğiz. Ömerli’ye, Mardinli hemşehrilerimize güvenimiz tamdır" diye konuştu. Konuşmalarının ardından yeni belediye binasının açılışı gerçekleştirildi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:44
Arnavutköy Belediye Başkanı Candaroğlu’ndan Özgür Özel’in iddialarına yanıt
Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Arnavutköy Belediyesi ve şahsına yönelik iddialarına belgeleriyle yanıt verdi. Candaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ilçeye yıllardır hizmet getirmediğini belirterek, "Biz bu ilçede kendi imkanlarımızla hizmet üretiyoruz. Vaniköy’deki kaçak yapılara sessiz kalanlar, Arnavutköy’deki yasal çalışmaları dillerine dolamış. Yanlışın üstüne yanlış, iftiranın üstüne iftira" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:48
Bakan Kacır: "Türkiye ve Katar, bölgesel istikrar ve ortak refahın temini adına birlikte kararlılıkla çalışmayı sürdürecek"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye ve Katar, iki dost ve müttefik ülke olarak bölgesel istikrar ve ortak refahın temini adına birlikte kararlılıkla çalışmayı sürdürecek" dedi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından Türkiye-Katar 11’nci Yüksek Stratejik Komite Toplantısı’na dair paylaşım yaptı. Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed El Sani’nin başkanlıklarında düzenlenen toplantıya iştirak ettiklerini bildirdi. Kacır, Türkiye ve Katar’ın stratejik iş birliklerinin yüksek teknoloji yatırımlarıyla daha da derinleştirileceğini ve bölgesel istikrar ile ortak refahın temini için birlikte çalışmayı sürdüreceğini belirtti. Bakan Kacır, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed El Sani’nin başkanlıklarında düzenlenen Türkiye-Katar 11’nci Yüksek Stratejik Komite Toplantısı’na iştirak ettik. Liderlerimizin çizdiği güçlü vizyon doğrultusunda son yıllarda mükemmel bir ivme yakalayan stratejik iş birliğimizi yüksek teknoloji yatırımlarıyla daha da derinleştireceğiz. Türkiye ve Katar, iki dost ve müttefik ülke olarak, bölgesel istikrar ve ortak refahın temini adına birlikte kararlılıkla çalışmayı sürdürecek."
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:47
Türkiye ve Umman arasında 16 belge imzalandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur Al Said huzurunda düzenlenen törende, iki ülke arasında toplam 16 belge imzalandı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:44
Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Çebi: "Herkese eşit mesafede durarak hizmet etmek vicdani borcumuzdur"
Büyükçekmece Belediye Meclisi, ekim ayı ikinci toplantısını Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi başkanlığında gerçekleştirdi. Çebi, "Herkese eşit mesafede durarak hizmet etmek vicdani borcumuzdur" dedi. Büyükçekmece Belediye Meclisi, ekim ayı ikinci oturumunda "2026 Yılı Performans Programı" ve "2026 Yılı Tahmini Bütçe" konularını müzakere ederek karara bağladı. 2006 yılı bütçesinin oy birliğiyle kabul edilmesinin ardından teşekkür konuşması yapan Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "Unutmamalıyız ki bu şehrin gelişimi ancak adaletli bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Hizmet dağıtımında, kaynak kullanımında ve imar uygulamalarında adalet, temel prensibimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir. Hiçbir vatandaşımızı ötekileştirmeden, partizanlık yapmadan, herkese eşit mesafede durarak hizmet etmek vicdani borcumuzdur" dedi. "Herkese eşit mesafede durarak hizmet etmek vicdani borcumuzdur" Çebi, belediye bütçe çalışmalarında emeği geçen herkese teşekkür ederek şöyle konuştu: "2026 yılına dair bütçe çalışmalarımızı, verimli tartışmalar ve yapıcı kararlarla tamamlamış bulunuyoruz. Bu önemli sürecin sonundaki katkılarınız için şahsım ve Büyükçekmece halkı adına teşekkür ediyorum. Ülke olarak içinde bulunduğumuz ekonomik sorunlar hepimizin malumu. Hayat pahalılığı, kaynakların kısıtlı ve küresel zorluklar, yerel yönetimler olarak omuzlarımızdaki sorumluluğu daha da artırmaktadır. Bu bilinçle hazırladığımız bu bütçe; ayağı yere basan, gerçekçi ve öncelikli ihtiyaçlara odaklanan bir mali yol haritasıdır. Bütçemizi hazırlarken, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı tarafından uygulanan tasarruf tedbirlerini azami hassasiyetle dikkate aldık. İsraftan kaçınan, her kuruşun hesabını veren ve verimliliği esas alan bir yönetim anlayışını benimsedik. Ancak bu tasarruf bilinci, hizmet kalitemizden ve geleceğe dönük vizyonumuzdan taviz vermek anlamına gelmemektedir. Bizim en temel gayemiz, mutluluk şehri Büyükçekmece idealini gerçekleştirmektir. Bu hedef doğrultusunda 2050 Büyükçekmece vizyonunu temel alarak şehrimizi geleceğe taşıyacak stratejik projeleri bu bütçeye dahil ettik." Başkan vekili Çebi, "2026 yılında yapılacak olan yatırımlarımız; altyapı, kentsel dönüşüm, eğitim ve sosyal projeler gibi pek çok farklı alanı içermektedir. Özellikle gençlerimize ve kadınlarımıza yönelik projeler, toplumcu belediyecilik hizmetlerini artırma çabamızın merkezinde yer alacaktır. Her projemiz, şeffaflık ve hesap verebilirlik ve katılımcılık ilkeleri çerçevesinde sizlere ve nihayetinde Büyükçekmece halkına sunulmuştur. Unutmamalıyız ki bu şehrin gelişimi ancak adaletli bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Hizmet dağıtımında, kaynak kullanımında ve imar uygulamalarında adalet, temel prensibimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir. Hiçbir vatandaşımızı ötekileştirmeden, partizanlık yapmadan, herkese eşit mesafede durarak hizmet etmek vicdani borcumuzdur. Bu uzun ve detaylı bütçe görüşmeleri sürecinde gösterdiğiniz yapıcı tutum, önerileriniz ve eleştirileriniz, bütçemizin daha da sağlam temellere oturmasına büyük katkı sağlamıştır. Farklı görüşlerin zenginliğiyle Büyükçekmece’mize en uygun kararları almış olmanın huzuru içerisindeyiz. Bir kez daha bütçe çalışmalarımıza katkı sunan tüm meclis üyelerimize, gecesini gündüzüne katarak emek veren üst kademeden en alt kademeye kadar tüm mesai arkadaşlarıma en kalbi teşekkürlerimi sunuyor, 2026 yılının Büyükçekmece’miz, ülkemiz ve tüm insanlık için sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyor ve teşekkür ediyorum" dedi. Bütçe 6 milyar 600 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi 2026 Tahmini Bütçesi hakkında AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Yazıcı ve CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan’ın söz alarak bütçe üzerindeki görüş ve önerilerini dile getirdiler. Yapılan konuşmaların ardından Büyükçekmece Belediyesi’nin 2026 yılı Tahmini Bütçesi kalem kalem okunarak oylandı. Buna göre Büyükçekmece Belediyesi’nin 2026 yılı tahmini bütçesi 6 milyar 600 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. 11’inci kez ‘’Dünyanın En İyi Kültür ve Sanat Festivali’’ ödülü alındı Meclis öncesinde Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’ne Güney Kore’nin Cheonan kentinde verilen ödül, Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’ye Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu tarafından takdim edildi. 26 yıldır aralıksız devam eden Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin 11’inci kez ‘’Dünyanın En İyi Kültür ve Sanat Festivali’’ seçildiğini ifade eden Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, ödülü Büyükçekmece halkı adına aldığını belirterek, "Güney Kore’nin Cheonan kentinde düzenlenen FIDAF Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’nda değerlendirilen, dünyanın dört bir yanından katılan festivaller arasından seçilen ‘4 Yıldızlı Onur Festivali’ ödülü, Büyükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’ne layık görülmüştür. 11’inci kez ‘Dünyanın En İyi Kültür ve Sanat Festivali’ ödülü alınmıştır.‘’
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:35
Başkan Balaban aylık çalışmalarını anlattı
Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, ekim ayı olağan basın toplantısında belediyenin yürüttüğü projeler ve çalışmalar hakkında bilgi verdi. Başkan Balaban, kasım ayı içinde tamamlanacak yatırımlarla birlikte 12 tesisi ilçeye kazandıracaklarını belirterek, "Bugüne kadar ‘hiçbir şey yapılmıyor’ diyenlere en güzel cevabı bu açılışlarla vereceğiz" dedi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, aylık olağan basın toplantısında, belediyenin yaptığı çalışmaları kamuoyu ile paylaştı. Başkanlık makamında düzenlenen toplantıya başkan yardımcıları da katıldı. Belediyenin proje ve yatırımlarını tek tek hayata geçirdiklerini söyleyen Balaban, önümüzdeki süreçte Genel Başkan Özgür Özel’in katılımıyla toplu açılış töreni gerçekleştirmeyi planladıklarını duyurdu. Açılışlar için toplu tören yapılacak Önümüzdeki aylarda genel başkanları Özgür Özel’in katılımıyla toplu açılış töreni yapmayı planladıklarını kaydeden Belediye Başkanı Balaban, "Tüm imkansızlıklara rağmen söz verdiğimiz dört yeni kreşimizden ikisini hizmete açtık, kalan iki kreşimizi ise 10 Kasım’a kadar tamamlayarak halkımızın hizmetine sunacağız. Muradiye ve Fevzi Çakmak mahallelerindeki kreşlerimiz hizmete başladı; Atatürk Mahallesi ve 50. Yıl Mahallesi’ndeki kreşlerimiz de bitme aşamasında. Kreşler bizim için en önemli hizmet alanlarından biri. Özel kreşlerde aylık ücretler 20 ila 25 bin TL arasında değişirken, biz Yunusemre Belediyesi olarak kreş hizmetini 2.500 TL gibi son derece uygun bir ücretle sunuyoruz. Ocak ayında küçük bir zam yapacağız ancak bu uygun ücret politikamız devam edecek. Yine Horozköy bölgesinde Ahmet Kaya Parkı’nın açılışını önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğiz. Saygıdeğer Gülten Kaya’yı da davet ettik, kendisi de büyük ihtimalle katılacak. Ahmet Kaya Parkı, halkımızın önemli bir değerinin adını yaşatacak anlamlı bir proje olacak. Ayrıca Bozköy’de Kadın ve Aile Konukevi açılışını da 15 Kasım’a kadar tamamlayacağız. Bu süreçte İl Başkanımız İlksen Özalper ile de görüştük. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in katılımıyla 12 tesisi kapsayan toplu açılış törenimizi gerçekleştireceğiz. Bugüne kadar ’hiçbir şey yapılmıyor’ diyenlere en güzel cevabı bu açılışlar verecek. Toplu açılış kapsamında yer alacak tesisler 4 kreş, Ahmet Kaya Parkı, Kadın ve Aile Konukevi, Gençlik Kafe, Emekli Kafe, Kadın Dayanışma Evi (Atatürk Mahallesi), Muradiye Sağlık Merkezi, Seyitli Halı Sahası ve Asmacık Düğün Salonu. Tabiat Parkı’na başlangıçta Emekli Kafe açmayı planlamıştık ancak ulaşım zorluğu nedeniyle burayı Gençlik Kafeye dönüştürdük. Gençler burada 50 TL’ye çay, 150 TL’ye kahve içmek yerine 5 TL’ye çay, 10 TL’ye kahve içebilecek. Emekli Kafe içinse Laleli’de bahçeli, merkezi bir yer tuttuk. Şu anda tadilat çalışmaları sürüyor. 15 Aralık’a kadar orayı da hizmete açacağız." diye konuştu. Yuntdağı için yeni projeler Yuntdağı bölgesinde de hizmetlerin sürdüğünü belirten Başkan Balaban, "Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ile birlikte Seyitli, Osmancalı, Bağyolu ve Yayla mahallelerini gezdik. Artık bize ve Büyükşehir’e büyük bir ilgi var, bu da bizi umutlandırıyor. Yayla Köyü’ne düğün salonu yapımı konusunda Besim Başkan’la anlaştık; ihalesini biz üstleneceğiz, maliyeti yarı yarıya paylaşacağız. Ayrıca 2026 Haziran’a kadar Karakılıçlı’ya da bir düğün salonu kazandıracağız" diye konuştu. Hizmetleri oy oranına göre değil, ihtiyaçlara göre yaptıklarını vurgulayan Balaban, "Bu bölgeler partimizin en az oy aldığı yerler ama biz kime oy verirse versin herkese eşit hizmet götürüyoruz. Bu, bizim yönetim anlayışımızın temel felsefesidir" dedi. CİMER şikayetleri yüzde 90 azaldı Başkan Balaban, Hayvan Yaşam Merkezi’nin hizmete girmesiyle sokak hayvanları konusunda büyük bir mesafe kat edildiğinin de altını çizdi. "Hem hayvansever vatandaşlarımızı hem de bu konuda rahatsızlık duyan vatandaşlarımızı incitmeden, denge içinde yürütüyoruz" diyen Başkan Semih Balaban sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkan Yardımcımız Mehmet Mesut Doğan’ın büyük gayretleriyle ciddi bir ilerleme kaydettik. Dün İçişleri Bakan Yardımcısı’nın, valimizin, kaymakamlarımızın ve belediye başkanlarımızın katıldığı uzun bir toplantı yapıldı. Bakan Yardımcımız, Yunusemre Belediyesi’nin bu alandaki bütçe kullanımında Ege Bölgesi rekoru kırdığını ifade etti. Henüz yıl bitmeden bütçemizin yüzde 139’unu kullanmışız. Bu oran için ’rekordur’ diyerek belediyemize teşekkür etti. Ayrıca CİMER’e yapılan şikâyetlerde yüzde 90 oranında azalma oldu. Şu anda bin 300 sokak köpeğimiz bakım merkezimizde bulunuyor. Onların da birer can olduğunun farkındayız. Hem hayvansever vatandaşlarımızı hem de bu konuda rahatsızlık duyan vatandaşlarımızı incitmeden, denge içinde yürütüyoruz. Sorun tamamen çözülmedi ancak büyük ölçüde kontrol altına alındı. Üç yıl içinde bu sorunu insani bir yaklaşımla tamamen çözeceğiz." "Kurultay delegeliği talebim olmadı" Partisinin il kongresine ilişkin soruları da yanıtlayan Başkan Balaban, kurultay delegesi listesinde yer almamasına dair şu açıklamayı yaptı: "19 Ekim’de gerçekleştirilen kongrede İl Başkanımız İlksen Özalper güven tazeledi. Bu süreci antidemokratik değil, partimizin birlik ve beraberliğinin göstergesi olarak görüyorum. İlksen Başkan, bugüne kadar gelmiş geçmiş en başarılı il başkanlarından biridir. Onun döneminde 15 belediye ve Büyükşehir kazanıldı. Genel Başkanımız Özgür Özel de çok başarılı bir performans sergiliyor. Sonuna kadar arkasındayız. Basında ‘Semih Balaban kurultay delegesi yazılmadı’ şeklinde haberler çıktı. Burada ilk kez söylüyorum: Benim böyle bir talebim olmadı. İlksen Başkan yazmak istedi ama ‘gerek yok’ dedim. Çünkü örgütlerimiz önceliklidir. Yunusemre İlçe Başkanımız siyaseten benim amirimdir. Bu yüzden kurultay delegesi olarak Gülşah Başkan yazıldı. Bu konuda hiçbir sorun yaşanmadı."
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:52
Bakan Kurum: "Cumhurbaşkanımız, ’Yeni 500 bin sosyal konut projemizi’ milletimizle paylaşacaklar"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bu güçlü devlet; milletinin yeni bir hayalini daha gerçekleştirmek için kolları sıvamıştır. Fazla değil, hemen bu Cuma günü yani yarın Cumhurbaşkanımız, ’Yeni 500 bin sosyal konut projemizi’ milletimizle paylaşacaklar. Açıklandığı günden bugüne milletimizin her bir ferdine memurlarımıza, işçilerimize, annelerimize, yeni evli çiftlerimize ve buradaki kıymetli gençlerimize güven veren ve huzur vadeden yüzyılın konut projesini tanıtımını gerçekleştirecekler" dedi. Bakan Kurum ayrıca deprem bölgesindeki çalışmalara ilişkin de, "Asrın felaketini yaşadık. O felaketin ardından 11 ilimizde devlet ve millet el ele vererek; şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırdık. Bugüne kadar 304 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 453 bine ulaştıracağız" diye konuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da bir üniversitenin akademik yılı açılış törenine katıldı. Programda ayrıca Bakan Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, Türkiye Emlak Katılımı Genel Müdürü Onur Gök, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve çok sayıda davetli de hazır bulundu. "Deprem bölgesinde yıl sonuna kadar 453 bin konutu hak sahiplerine teslim edeceğiz" Programda bir konuşma yapan Bakan Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalardan söz ederek, "Bildiğiniz gibi; asrın felaketini yaşadık. O felaketin ardından 11 ilimizde devlet ve millet el ele vererek; şehirlerimizi hamdolsun yeniden ayağa kaldırdık. Bugüne kadar dile kolay neredeyse bir Avrupa ülkesi büyüklüğünde çünkü nüfus itibarıyla, yüz ölçümü itibarıyla baktığınızda bugüne kadar 304 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik. İnşallah, yıl sonuna kadar bu sayıyı 453 bine ulaştıracağız. Orada yürüttüğümüz inşaat çalışmalarının hemen öncesinde ilk toplantımızı sizlerle bilim insanlarımızla yapmıştık. Orada kurduğumuz bilim kurulumuzun uyarıları ve alın teri olmasa hakikaten işlerimiz beklediğimiz gibi yapılamazdı. Ve bu yuvaları kolayca teslim edemezdik" şeklide konuştu. "11 ilimizde hem yeni yuvalarımızla, hem de milletimizin hatıralarıyla dolu tüm tarihi mekanlarımızın ihyasıyla yolumuza devam edeceğiz" Deprem bölgesinde hayatın eskiye döndürüleceğini söyleyen Bakan Kurum, "Burada sözümü yineliyoruz. 11 ilimizde hem yeni yuvalarımızla hem de milletimizin hatıralarıyla dolu tüm tarihi mekanlarımızın ihyasıyla yolumuza devam edeceğiz. Malatya’mızda Ecdat yadigarı Söğütlü Cami’mizden ezan sesleri yükselene kadar; Tarihi Bakırcılar Çarşımızdan çekiç sesleri gelene kadar durmayacağız! Hatay’ımızda Tarihi Meclis Binamız yeniden açılmadan; Habibi-i Neccar ve Ulu Camimiz yeniden ihya olmadan, Antakya’nın o tüm tarihi caddeleri yeniden ışık saçmadan; Kahramanmaraş’ta Kapalı Çarşımız bereketle dolmadan; tek bir an bile nefes almayacağız; durmadan çalışacağız. Oradaki afetzede kardeşlerimizin yüzünü güldüreceğiz" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımız, "Yeni 500 bin sosyal konut projemizi" milletimizle paylaşacaklar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın Yüzyılın Konut Projesini açıklayacağını söyleyen Bakan Murat Kurum, "İşte bu güçlü devlet; milletinin yeni bir hayalini daha gerçekleştirmek için kolları sıvamıştır. Fazla değil, hemen bu Cuma günü yani yarın Cumhurbaşkanımız, ’Yeni 500 bin sosyal konut projemizi’ milletimizle paylaşacaklar. Açıklandığı günden bugüne milletimizin her bir ferdine memurlarımıza, işçilerimize, annelerimize, yeni evli çiftlerimize ve buradaki kıymetli gençlerimize güven veren ve huzur vadeden yüzyılın konut projesini tanıtımını gerçekleştirecekler" ifadelerini kullandı. "İstanbul’da okumaya gelen herkes yurtlarda barınma imkanına sahip olacak" Programda bir konuşma yapan Vali Gül, "İstanbul’umuz üniversiteler şehridir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kurulan üniversitelerle birlikte 58 üniversitemiz var. Hamdolsun buradaki öğrencilerimiz de buna şahittir. İstanbul’u tercih eden her öğrencimize yurt imkanı sağlandı. Yedekte kız öğrenci kontenjanında 600 kişi var. İlave faaliyete girecek 8 bin kişilik yurdumuz var. Dolayısıyla da İstanbul’da okumaya gelen herkes yurtlarda barınma imkanına sahip olacak" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder