Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
Irak’ta yeni Başbakan adayı Ali el-Zeydi oldu
Rubio: 'İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir'
Macron, İranlı yetkililerle Hürmüz Boğazı’nı görüşecek
Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"
Bakan Fidan, Hırvatistan’ı ziyaret edecek
Malatya’da 4,4 büyüklüğünde deprem
POLİTİKA
İYİ Parti Manisa İl Başkanı Yunus Koca ve yönetimi görevden alındı
28 Nisan 2026 Salı - 00:09:22
İYİ Parti’de Manisa teşkilatında 8 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen 4. Olağan Kongre’de İl Başkanlığı’na seçilen Yunus Koca ile İl Yönetim Kurulu’nun, Genel Merkez kararıyla görevden alındığı öğrenildi. İYİ Parti Genel Merkezi tarafından hazırlanan ve 27 Nisan 2026 tarihini taşıyan resmi yazıda, Manisa İl Başkanı Yunus Koca ile il yönetiminin görevden alındığı bildirildi. Görevden alınma yazısında kararın, Siyasi Partiler Kanunu ile parti tüzüğünün ilgili maddeleri doğrultusunda Başkanlık Divanı’nın 27 Nisan 2026 tarihli toplantısında alındığı ifade edildi. Görevden alma yazısında, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ün imzası yer alırken, karar Genel Başkan D. Müsavat Dervişoğlu tarafından da onaylandı. 8 Kasım 2025 tarihinde yapılan kongrede delegelerin oylarıyla göreve gelen Yunus Koca ve yönetiminin neden görevden alındığına ilişkin resmi bir açıklama ise henüz yapılmadı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 23:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ünlü şair ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek’in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan "Bir Adam Yaratmak" filminin İstanbul’da düzenlenen gala gösterimine katıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 23:08
AK Partili Özen: "Bursa’da hiçbir sağlık kuruluşunun satışı söz konusu değil"
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Bursa’da bazı sağlık kuruluşlarının satışa çıkarılacağı iddialarını yalanladı. AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bursalı hemşehrilerimiz müsterih olsun. Bursa’da hiçbir sağlık kuruluşunun satışı söz konusu olmayacak" ifadelerini kullandı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:17
CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu. "Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız" CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak" CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz." Partiden ihraç edilenler geri dönüyor Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi: "Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Nisan 2026 Pazar- 17:25
MHP Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç göreve başladı
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 23:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 16:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"
4
26 Nisan 2026 Pazar- 21:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
5
27 Nisan 2026 Pazartesi- 19:10
Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"
10 Ekim 2025 Cuma - 13:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan Cuma Namazı’nı Güneysu Merkez Camii’nde kıldı
3 günlük Rize ve Tabzon programları için dün akşam Rize’ye gelerek geceyi Güneysu ilçesindeki evinde geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Cuma namazını ilçe merkezindeki Güneysu Merkez Camii’nde kıldı. Öğle saatlerinde evinden makam aracıyla camiye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem namaz öncesi hem namaz sonrası yoğun ilgi ile karşılaştı. Namaz sonrası cami çıkışında hemşehrileri ile hasret gideren Erdoğan, ardından il merkezine hareket etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliği’ni ziyaretin ardından toplu açılış ve cami temel atma törenine katılacak.
10 Ekim 2025 Cuma - 13:03
Bakan Göktaş: "Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için ’Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için ’Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz. Bu uygulama, karmaşık bilgileri sadeleştirerek herkesin daha kolay anlayabilmesini sağlayan bir iletişim yöntemidir. Bu yöntemle, metinlerde, broşürlerde, kamu spotlarında, web sitelerinde ve danışma süreçlerinde kullandığımız dili sadeleştiriyoruz" dedi. 3. Uluslararası Katılımlı Öğrenme Güçlüğü Kongresi’nin açılışı, Küçükçekmece’de bulunan bir üniversitenin konferans salonunda düzenlendi. Kongre 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından video gösterimi ve protokol konuşmalarıyla devam etti. Programın ana teması ise "Öğrenme Güçlüğüne Disiplinler Arası Yaklaşım" oldu. 17 çalıştay, 71 sözlü bildirinin olduğu kongrede 38 çağrılı konuşmacıyla uluslararası uzmanlar da bulundu. Öte yandan programda eğitim, psikoloji, sağlık, dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, sosyal hizmet ve aile çalışmaları alanlarından disiplinler arası paneller de yer aldı. Kongrede, özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler ve aileleri için yeni çözüm yollarının tartışılırken, bilimsel bilgi de paylaşıldı. Program sonunda ise Bakan Göktaş’a plaket ve çeşitli hediyeler verildi. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Her çocuğun farklı bir öğrenme ritmi, kendine özgü bir algı biçimi vardır. Kimi görerek, kimi duyarak, kimi dokunarak öğrenir. Kimi hızlı kavrar, kimi sindirerek, deneyimleyerek ilerler. İşte tam da bu nedenle, eğitimde tek bir yol, tek bir yöntem yoktur. Öğrenme güçlüğü dediğimiz durum, aslında farklı öğrenme biçimlerinin bir yansımasıdır. Bir eksiklik değil, bir çeşitliliktir" dedi. "Öğrenme güçlüğünün erken tanısı, çocuklarımızın hayatında kritik bir kırılma noktasıdır" Bakan Göktaş, disleksi bir çocuğu olduğunu söyleyerek erken tanının önemine şu şekilde değindi: "Ben de disleksi bir çocuğun annesi olarak sizlerin yanındayım. Çocuğumun öğrenme biçiminin farklı olduğunu kabul etmek, bu yolculuğun başlangıcı oldu. Fark etmek ve doğru tanı koymak, onun potansiyelini açığa çıkaran önemli adımlar oldu. Sabırla takip ettik, sevgiyle ilerledik. Güçlü olduğu yönleri ve kişisel becerilerini geliştirmek için birlikte emek verdik. Bu anlamda erken tanı ve etkili eğitim bu sürecin en güçlü araçlarıdır. Öğrenme güçlüğünün erken tanısı, çocuklarımızın hayatında kritik bir kırılma noktasıdır. Ve uygun eğitim desteği, çocuğun normal eğitim sürecine hızla uyum sağlamasını mümkün kılmaktadır. Ailelerimize burada büyük bir sorumluluk düşüyor. Çünkü bir çocuk en çok, kendisine inanıldığında güçlenir. Ailelerin, çocuklarını oldukları gibi kabul ederek desteklemesi, özgüvenin ve öğrenme isteğinin en sağlam temelidir." "Aile danışmanlığı ve rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz" Bakanlık olarak aile ve çocuklara umut ve güç katacak çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Bakan Göktaş, "Biz, Bakanlık olarak, her çocuğun öğrenme yolculuğunda eşit fırsatlara sahip olmasını temel bir ilke olarak görüyoruz. Ailelerin yanında duran, onların yükünü hafifletmeye çalışan bir destek eli olmayı önemsiyoruz. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarımızın sadece eğitim hayatında değil, her birinin sosyal yaşamlarında da desteklenmeleri için çalışıyoruz. Bu anlayışla; aile danışmanlığı ve rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz. Çocuklarımızın duygusal ve sosyal gelişimini güçlendirecek psiko-sosyal destek programlarını hayata geçiriyoruz. Erken tanı süreçlerinden özel eğitim uygulamalarına, aile destek programlarından farkındalık çalışmalarına kadar tüm politikalarımızı kapsayıcı bir yaklaşımla güçlendiriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla el ele veriyor, çocuklarımızın ve ailelerinin yaşamına umut ve güç katacak ortak çalışmalar yürütüyoruz" şeklinde konuştu. "’Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz" Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için geliştirdikleri bir uygulamadan bahseden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için ’Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz. Bu uygulama, karmaşık bilgileri sadeleştirerek herkesin daha kolay anlayabilmesini sağlayan bir iletişim yöntemidir. Bu yöntemle, metinlerde, broşürlerde, kamu spotlarında, web sitelerinde ve danışma süreçlerinde kullandığımız dili sadeleştiriyoruz. Böylece, desteğe ihtiyaç duyan bireylerin bilgiye daha kolay ulaşmasını ve topluma daha aktif katılmasını sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla sosyal hizmet modellerimizi günümüz koşullarına göre yeniden ele alıyor, sürekli geliştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni uygulamalarla sahadaki ihtiyaçlara hızlı çözümler üretiyoruz. 2025 Aile Yılı, bu anlamda, Türkiye’nin sosyal politikalarında yeni bir vizyonun, güçlü bir toplumsal dönüşümün başlangıcıdır. ’Aile ve Nüfus 10 Yılı’ da bu yeni vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin demografik yapısını, sosyal bütünlüğünü ve aile temelli kalkınma anlayışını güçlendirecek bir dönem olacak" ifadelerini kullandı. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Serap Özmen Çetin, öğretim üyeleri, konuşmacılar ve çok sayıda öğrenci katıldı.
10 Ekim 2025 Cuma - 12:51
Bakan Göktaş: "Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için ‘Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için ‘Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz. Bu uygulama, karmaşık bilgileri sadeleştirerek herkesin daha kolay anlayabilmesini sağlayan bir iletişim yöntemidir. Bu yöntemle, metinlerde, broşürlerde, kamu spotlarında, web sitelerinde ve danışma süreçlerinde kullandığımız dili sadeleştiriyoruz" dedi. 3. Uluslararası Katılımlı Öğrenme Güçlüğü Kongresi’nin açılışı Küçükçekmece’de bulunan bir üniversitenin konferans salonunda düzenlendi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Serap Özmen Çetin, öğretim üyeleri, konuşmacılar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Kongre 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından video gösterimi ve protokol konuşmaları ile devam etti. Programın ana teması ise "Öğrenme Güçlüğüne Disiplinler Arası Yaklaşım" oldu. 17 çalıştay, 71 sözlü bildirinin olduğu kongrede 38 çağrılı konuşmacı ile uluslararası uzmanlar da bulundu. Öte yandan programda eğitim, psikoloji, sağlık, dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, sosyal hizmet ve aile çalışmaları alanlarından disiplinler arası paneller de yer aldı. Kongrede, özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler ve aileleri için yeni çözüm yollarının tartışılırken, bilimsel bilgi de paylaşıldı. Program sonunda ise Bakan Göktaş’a plaket ve çeşitli hediyeler verildi. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Her çocuğun farklı bir öğrenme ritmi, kendine özgü bir algı biçimi vardır. Kimi görerek, kimi duyarak, kimi dokunarak öğrenir. Kimi hızlı kavrar, kimi sindirerek, deneyimleyerek ilerler. İşte tam da bu nedenle, eğitimde tek bir yol, tek bir yöntem yoktur. Öğrenme güçlüğü dediğimiz durum, aslında farklı öğrenme biçimlerinin bir yansımasıdır. Bir eksiklik değil, bir çeşitliliktir" dedi. "Öğrenme güçlüğünün erken tanısı, çocuklarımızın hayatında kritik bir kırılma noktasıdır" Bakan Göktaş, Disklesi bir çocuğu olduğunu söyleyerek erken tanının önemine şu şekilde değindi: "Ben de, disleksi bir çocuğun annesi olarak sizlerin yanındayım. Çocuğumun öğrenme biçiminin farklı olduğunu kabul etmek, bu yolculuğun başlangıcı oldu. Fark etmek ve doğru tanı koymak, onun potansiyelini açığa çıkaran önemli adımlar oldu. Sabırla takip ettik, sevgiyle ilerledik. Güçlü olduğu yönleri ve kişisel becerilerini geliştirmek için birlikte emek verdik. Bu anlamda erken tanı ve etkili eğitim bu sürecin en güçlü araçlarıdır. Öğrenme güçlüğünün erken tanısı, çocuklarımızın hayatında kritik bir kırılma noktasıdır. Ve uygun eğitim desteği, çocuğun normal eğitim sürecine hızla uyum sağlamasını mümkün kılmaktadır. Ailelerimize burada büyük bir sorumluluk düşüyor. Çünkü bir çocuk en çok, kendisine inanıldığında güçlenir. Ailelerin, çocuklarını oldukları gibi kabul ederek desteklemesi, özgüvenin ve öğrenme isteğinin en sağlam temelidir" "Aile danışmanlığı ve rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz" Bakanlık olarak aile ve çocuklara umut ve güç katacak çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Bakan Göktaş, "Biz, Bakanlık olarak, her çocuğun öğrenme yolculuğunda eşit fırsatlara sahip olmasını temel bir ilke olarak görüyoruz. Ailelerin yanında duran, onların yükünü hafifletmeye çalışan bir destek eli olmayı önemsiyoruz. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarımızın sadece eğitim hayatında değil, her birinin sosyal yaşamlarında da desteklenmeleri için çalışıyoruz. Bu anlayışla; aile danışmanlığı ve rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz. Çocuklarımızın duygusal ve sosyal gelişimini güçlendirecek psikososyal destek programlarını hayata geçiriyoruz. Erken tanı süreçlerinden özel eğitim uygulamalarına, aile destek programlarından farkındalık çalışmalarına kadar tüm politikalarımızı kapsayıcı bir yaklaşımla güçlendiriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla el ele veriyor, çocuklarımızın ve ailelerinin yaşamına umut ve güç katacak ortak çalışmalar yürütüyoruz" şeklinde konuştu. "’Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz" Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için geliştirdikleri bir uygulamadan bahseden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için ‘Türkçe Kolay Dil’ uygulamasını geliştiriyoruz. Bu uygulama, karmaşık bilgileri sadeleştirerek herkesin daha kolay anlayabilmesini sağlayan bir iletişim yöntemidir. Bu yöntemle, metinlerde, broşürlerde, kamu spotlarında, web sitelerinde ve danışma süreçlerinde kullandığımız dili sadeleştiriyoruz. Böylece, desteğe ihtiyaç duyan bireylerin bilgiye daha kolay ulaşmasını ve topluma daha aktif katılmasını sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla sosyal hizmet modellerimizi günümüz koşullarına göre yeniden ele alıyor, sürekli geliştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni uygulamalarla sahadaki ihtiyaçlara hızlı çözümler üretiyoruz. 2025 Aile Yılı, bu anlamda, Türkiye’nin sosyal politikalarında yeni bir vizyonun, güçlü bir toplumsal dönüşümün başlangıcıdır. ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ da bu yeni vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin demografik yapısını, sosyal bütünlüğünü ve aile temelli kalkınma anlayışını güçlendirecek bir dönem olacak" ifadelerini kullandı.
10 Ekim 2025 Cuma - 12:34
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Özgürlük Filosu’ndaki 18’i vatandaşımız ve 21 ülkeden 94 aktivist öğleden sonra ülkemize geliyorlar"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Özgürlük Filosu’na ait teknelerde bulunan 18 vatandaşımız, düzenlenen özel bir uçak seferiyle bu öğleden sonra ülkemize geliyorlar" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, sosyal medya hesabından İsrail tarafından el konulan Özgürlük Filosu’na ait teknelerdeki Türk vatandaşlarına ilişkin açıklama yaptı. Keçeli paylaşımında, "İsrail tarafından el konulan Özgürlük Filosu’na ait teknelerde bulunan 18 vatandaşımız, düzenlenen özel bir uçak seferiyle bu öğleden sonra ülkemize geliyorlar. Söz konusu seferle 21 ülkeden 94 aktivisti de tahliye ediyoruz" dedi.
10 Ekim 2025 Cuma - 11:31
AK Parti Bursa’da iki ilçe başkanlığına yeni atama
AK Parti Bursa teşkilatında iki ilçede yeni görevlendirmeler yapıldı. Harmancık İlçe Başkanlığına Serdar Yılmaz, Büyükorhan İlçe Başkanlığına ise Ömer Arı atandı. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, atamaların ardından birlik ve hizmet vurgusu yaparak, "Her zamanki gibi hep birlikte ilk günkü heyecanımızla şehrimiz ve ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Başkan Gürkan açıklamasında, "Teşkilatımızla yaptığımız temayülün ardından Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızda gerçekleştirilen mülakat ve değerlendirmeler neticesinde Harmancık İlçe Başkanlığına atanan Serdar Yılmaz’a ve Büyükorhan İlçe Başkanlığına atanan Ömer Arı’ya yeni görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Bursamıza ve teşkilatımıza hayırlı olsun." ifadelerini kullandı. Ankara programında Bursa temasları Ankara programı kapsamında AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ’yı ziyaret eden ve ardından Bursa milletvekilleriyle Gazi Meclis’te bir araya gelen İl Başkanı Davut Gürkan ve Bursa heyeti temsilcileri, teşkilat çalışmaları ile birlikte Bursa’da yürütülen ve planlanan projeleri de istişare ettiler. Başkan Gürkan ve Bursa Milletvekilleri, TBMM’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de ziyarette bulunarak ulusal ekonomi ve kalkınma politikaları hakkında değerlendirmelerde bulundular. İl Başkanı Gürkan yeni ilçe başkanları ile beraber, Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş ile birlikte, Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Marmara Teşkilat Sorumlusu Selman Özboyacı, Genel Merkez Bursa İl Koordinatörü Şahin Tin ve Teşkilat Başkan Yardımcısı Mustafa Esgin’i de ziyaret etti. "Teştilatımızla daha güçlü bir Bursa için çalışıyoruz" Yoğun bir ziyaret programıyla geçen Ankara temaslarını değerlendiren İl Başkanı Davut Gürkan, teşkilat birlikteliğine dikkat çekerek, şunları söyledi: "AK kadrolar inancını davasından, gücünü milletinden alır. Her bir ilçemiz ise davamızın en güçlü halkalarıdır. Yeni görevlendirmelerle birlikte teşkilatımızın enerjisini ve sahadaki gücünü daha da artıracağız. Milletimizin beklentileri doğrultusunda, Bursamız için Türkiyemiz için daha da artan bir motivasyonla çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle destekleriyle her zaman bizlere güç veren Genel Başkan Vekilimiz Sayın Efkan Ala’ya, Teşkilat Başkanımız Sayın Ahmet Büyükgümüş ile değerli Başkan Yardımcılarımıza ve kıymetli milletvekillerimize yakın ilgileri için teşekkürlerimi sunuyorum"
10 Ekim 2025 Cuma - 11:07
Konser harcamalarıyla adından söz ettiren ABB, Melek Mosso konseri ihalesini iptal etti
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Melek Mosso’nun konser vermesi için 17 Ekim’de yapacağı ihaleyi iptal etti. ABB’nin 2021-2024 yılları arasında düzenlediği konserlerle ilgili soruşturmada 23 Eylül sabahı 14 kişi ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla gözaltına alınmış, 5 kişi tutuklanmış, 9 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. ABB, gözaltıların ardından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Melek Mosso’nun Atatürk Çocukları Parkı’nda konser vermesi için 17 Ekim’de yapacağı ihaleyi iptal etti. ABB, 29 Ekim için anlaşmaya vardığı Melek Mosso konseri için 17 Ekim günü saat 11.30’da açık usulde ihale yapılması için 3 Ekim’de ilana çıkmıştı. Elektronik Kamu Alımları Platformu’ndan (EKAP) yapılan açıklamada, "İdaremizce sanatçı Melek Mosso konseri düzenlenmesinden vazgeçilmesi sebebiyle söz konusu hizmet alımı işine ihtiyaç kalmamıştır" denildi. İhalenin iptaliyle ilgili ABB’den ise herhangi bir açıklama yapılmadı.
10 Ekim 2025 Cuma - 09:59
MSB Kaynakları: "Eurofighter tedariki konusunda henüz kesinleşen bir durum bulunmamaktadır. Sözleşme onay aşamasına geldiğinde kamuoyuna duyurulacaktır."
MSB Kaynakları: "Eurofighter tedariki konusunda henüz kesinleşen bir durum bulunmamaktadır. Sözleşme onay aşamasına geldiğinde kamuoyuna duyurulacaktır."
10 Ekim 2025 Cuma - 09:50
CHP Samandağ ilçe kongresinde kavga çıktı
Hatay’da CHP’nin Samandağ ilçe kongresinde yaşanan gerginlik sonrası kavga çıktı. Tekmeli ve yumruklu kavga kameraya yansıdı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Samandağ İlçe Başkanlığı’nın 7’nci Olağan Kongresi, Koyunoğlu Mahallesi’nde bulunan çok amaçlı salonda gerçekleştirildi. Kongrede; Maruf İlhan Dağ ve Yusuf Ziya Kuzu olmak üzere 2 aday başkanlık için yarıştı. Konuşmalar esnasında yaşanan tartışmanın büyümesi ile tekme ve yumruklu kavga yaşandı. Yaşanan kavga diğer partililerin araya girmesiyle son bulurken o anlar kameraya yansıdı. Gerçekleştirilen seçimde Yusuf Ziya Kuzu 192 oy alırken, Maruf İlhan Dağ 206 oy alarak seçimin galibi oldu.
10 Ekim 2025 Cuma - 08:59
Başkan Demir, CHP Çıldır ilçe binasının açılışını yaptı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çıldır İlçe Başkanlığı yeni binasının açılış töreni gerçekleştirildi Törene, Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan milletvekili Özgür Erdem İncesu, CHP il başkanı Yalçın Taşdan, Ardahan Belediye başkanı Faruk Demir, Posof belediye başkanı Erdem Demirci, İl genel Meclisi üyeleri, ilçe başkanları, partiler ve vatandaşlar katıldı. Törene katılan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’e Çıldır’da partilileri yoğun ilgi gösterdi.
10 Ekim 2025 Cuma - 08:21
Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan milletvekilleri İstanbul’a geldi
İsrail tarafından uluslararası sularda, Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Vicdan Gemisi’ne yapılan saldırıda alıkonulan milletvekilleri İstanbul Havalimanı’na indi. Milletvekilleri, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partililer ve Filistin destekçisi vatandaşlar tarafından karşılandı. İsrail askerlerinin uluslararası sularda, Gazze’ye giden Özgürlük Filosu’na yaptığı baskında gözaltına alınan üç milletvekili, İstanbul’a indi. Saat 12.48’de İsrail’den Azerbaycan’a gönderilen Saadet Partisi milletvekilleri Mehmet Atmaca, Necmettin Çalışkan ve Gelecek Partisi Milletvekili Sema Silkin Ün, Azerbaycan Bakü Haydar Uluslararası Aliyev Havalimanı’ndan İstanbul’a saat 22.30’da iniş yaptı. Milletvekillerini Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partililer, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan ve vatandaşlar karşıladı. Havalimanı VIP Salonu’na gelen milletvekilleri, Filistin ve Gazze’ye yönelik destek sloganlarıyla karşılandı. "Hepimizi hukuksuz bir şekilde alarak, Aşdod Limanı’na götürdüler" Uçaktan indikten sonra VIP Salonu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, "Vicdan Gemisi ile İtalya’dan hareket ettikten sonra 8. günümüzü geride bıraktığımızda, hiç beklemediğimiz bir anda uluslararası sulardayken, İsrail’e mesafemiz 100 mil üzerindeyken, bir gece yarısı helikopterler, hücum botlar şeklinde gemimiz maalesef baskın yedi. Önceden aldığımız istihbarat bilgileri vardı, o yüzden önceden Mısır karasularına yakın gitmek için bir karar verilmişti. Ama buna rağmen bu, İsrail’i, işgal rejimi, katil devleti durdurmadı. Uluslararası hukuku tanımadan, uluslararası sularda Vicdan Gemimize müdahale etti. Bizden bir saat önce, bizimle buluşacak teknelere müdahale etmiş. Hepimizi hukuksuz bir şekilde alarak, Aşdod Limanı’na götürdüler" dedi. Gözaltına alınma sürecini anlatan Milletvekili Ün, "Biz tüm arkadaşlarımızla birlikte, aktivist ve Türk vatandaşı arkadaşlarımızla birlikte limanda tüm süreçleri aynı şekilde geçirdik, aynı şekilde muamele gördük. Cezaevi aracına alınmamız aslında zaten, bizlerin de diğer arkadaşlarımızla birlikte, hapishaneye götürülmemiz şeklinde neticelenecekti, bu şekilde ifade edilmişti hem de bizim beklentimiz de buydu. Ancak araca bindikten sonra uzun bir yolculuk yaptırıldı. Hapishaneye götürülecekken, birden kapı açıldığında havalimanında olduğumuzu gördük. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti 3 milletvekili tekrar havalimanı dışına çıkarılıp, bir polis merkezinde ayrı ayrı bölümlerde 12 saat bekletilerek, bugün öğle saatlerinde 12.30’da Azerbaycan’a yolculuğumuz sağlanana kadar orada bekletildik. Azerbaycan üzerinden ülkemize kavuşmak nasip oldu" diye konuştu. "Siyasi partilerimiz bu konuda çok net bir tavır koydular" Ortak tavır gösteren tüm siyasi partilere teşekkür eden Milletvekili Ün, "Filistin-Gazze dünyada nasıl halkları birleştiriyorsa, ülkemizde de tüm kesimleri, tüm siyasi partilerimizi birleştirdi ve birleştirmeye devam ediyor. Filistin bereketi, Gazze bereketi böyle bir şey olsa gerek. Memnuniyetle öğrendik ki, dün meclisimizde tüm siyasi partilerimizin ortak imzasıyla, sayın Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş’un girişimleriyle bir tezkere yayımlanmış, kendisine süreci en baştan beri takip ettiği için çok teşekkür ederim. Siyasi partilerimiz bu konuda çok net bir tavır koydular" diye belirtti. "Eğer bizler bu filolar vasıtasıyla Gazze’deki ateşkese katkı olabilmişsek bunu büyük bahtiyarlık sayarız" Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan Saadet Partisi Milletvekili Necmettin Çalışkan ise, "Bugün bizler bütün milletimizin, 86 milyonun desteğiyle duasıyla çıktığımız bu yolda inanıyoruz ki Rabbimizin lütfuyla Filistinli kardeşlerimizin zaferiyle tamamlanacaktır. Elbette süreç içerisinde pek çok hadise yaşandı. Ama bunların hepsi daha sonra gündeme getirilecek şeyler. Bugün en önemli mesele insanlık tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş olan açlıktan ölümlere çare bulunması. Yine İslam tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş olan bugünkü kadar güçlü olunduğu halde kardeşlerimizin soykırıma uğramasına engel olunması çabasıdır. Eğer bizler bu filolar vasıtasıyla Gazze’deki ateşkese katkı olabilmişsek bunu büyük bahtiyarlık sayarız. Bugün net olarak şunu ifade etmeliyiz ki halen Gazze’de insanlar ölüyor. Halen savaş devam ediyor. Onun için bugün bir zafer havası değil olsa olsa Gazze’ye desteği yükseltme zamanıdır" şeklinde konuştu. "Devletiyle milletiyle, sağcısıyla solcusuyla, seküleriyle dindarıyla hepimiz Filistin davasına sahip çıktı" Türkiye’den her kesimin Filistin davasına sahip çıktığını ifade eden Milletvekili Necmettin Çalışkan, "Bugün süreç içerisinde ortaya çıkan hadiselerden birisi şudur, bütün insanlık doğusuyla batısıyla bütün kültürler, bütün renkler bir davada Filistin’deki insanlığa karşı işlenen suçta birleşti. İşte bunun için de bu bir taraftan ülkemize de örnek olmalı. Devletiyle milletiyle, sağcısıyla solcusuyla, seküleriyle dindarıyla hepimiz Filistin davasına sahip çıktı. Bundan sonra da bu konuda bu rol bize örnek olmalı. Buradan bir başka husus da ortaya çıkan şu, bütün dünya siyonist katillerin yaptıklarını insanlığına sundukları o vahşi canavar tavrı bizzat yaşayarak gördü. Şu filolardan sonra insanlık dünyasında katil siyonistlere karşı nefret dalga dalga büyüdü" dedi. Milletvekili Çalışkan, "Uluslararası suda 130-120 mil mesafedeki gemiye müdahale etmek, içindeki insanları kaçırmak ancak bir siyonist örgütün işidir. Nitekim bu gerçekleşti. İsrail korkak bir yapı. İsrail’in devlet görevlileri kamu görevlisi değil" ifadelerini kullandı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Milletvekili Mehmet Atmaca ise, "Bu yolculuğun iki aşaması var. Birincisi gemi ve yolculuk aşaması, ikincisi İsrail’in bize uyguladığı muamele konusu. Bunların hiçbiri bize sürpriz değildi çünkü biz bu yola çıkarken bu ihtimallerin hepsini göze alarak çıktık. Yani İsrail’in bize uluslararası hukuka adalete ve hakka uygun bir muamele etmeyeceğini biz bilerek gitmiştik. Karşılaşılabilecek ihtimallerin en olumsuzuyla karşılaşmış değiliz. Çünkü bizim gemilerimize silahla saldırı olup öldürülme ihtimalleri de vardı. Geçmişte bu da oldu. Biz o yüzden yaşanmış olanlarla ilgili sürpriz durumumuz yok. Geldiğini öngördüğümüz ve o kabullerle yola çıktığımız yolculuktu. Bir kere daha şahit olduk ki İsrail bir devlet değil. Hukuku ya da uluslararası hukuku sayan bir devlet değil. Adalet anlayışı olmayan gerçekten bir terör örgütü ve bütün memurları bir örgüt mensubu gibi hareket eden bir yapı" dedi. "Buruk bir sevinç içerisindeyiz" Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da, "Önemli bir başarı ortaya kondu. Önemli bir sevinç kaynağına bugün vesile oldular. Ama buruk bir sevinç içerisindeyiz. Milletvekillerimiz Özgürlük Filosu’yla beraber gittikleri arkadaşlarla beraber dönebilmek için yoğun bir gayret içerisinde oldular. Ama muvaffak olamadılar ama Allah’ın izniyle yarın diğer arkadaşlarımız, Özgürlük Filosu’nda kalan arkadaşlarımız, Sumud Filosu’nda kalan arkadaşlarımız da Türkiye’ye gelecekler. Bu seferleri hayırlı bir şekilde tamamlamış olacaklar inşallah" dedi.
10 Ekim 2025 Cuma - 01:35
Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan milletvekilleri İstanbul’a geldi
İsrail tarafından uluslararası sularda, Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Vicdan Gemisi’ne yapılan saldırıda, alıkonulan Milletvekilleri İstanbul Havalimanı’na indi. Milletvekilleri, Saadet Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partililer ve Filistin destekçisi vatandaşlar tarafından karşılandı. İsrail askerlerinin uluslararası sularda, Gazze’ye giden Özgürlük Filosu’na yaptığı baskında gözaltına alınan üç milletvekili, İstanbul’a indi. Saat 12.48’de İsrail’den Azerbaycan’a gönderilen Saadet Partisi Milletvekilleri Mehmet Atmaca, Necmettin Çalışkan ve Gelecek Partisi Sema Silkin Ün, Azerbaycan Bakü Haydar Uluslararası Aliyev Havalimanı’ndan İstanbul’a saat 22.30’da iniş yaptı. Milletvekillerini Saadet Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partililer, AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Havalimanı VIP Salonuna gelen milletvekilleri, Filistin ve Gazze’ye yönelik destek sloganlarıyla karşılandı. "Hepimizi hukuksuz bir şekilde alarak, Aşdod Limanı’na götürdüler" Uçaktan indikten sonra VIP Salonu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, "Vicdan Gemisi ile İtalya’dan hareket ettikten sonra 8. günümüzü geride bıraktığımızda, hiç beklemediğimiz bir anda uluslararası sulardayken, İsrail’e mesafemiz 100 mil üzerindeyken, bir gece yarısı helikopterler, hücum botlar şeklinde gemimiz maalesef baskın yedi. Önceden aldığımız istihbarat bilgileri vardı, o yüzden önceden Mısır karasularına yakın gitmek için bir karar verilmişti. Ama buna rağmen bu, İsrail’i, işgal rejimi, katil devleti durdurmadı. Uluslararası hukuk tanımadan, uluslararası sularda Vicdan Gemimize müdahale etti. Bizden bir saat önce, bizimle buluşacak teknelere müdahale etmiş. Hepimizi hukuksuz bir şekilde alarak, Aşdod Limanı’na götürdüler" dedi. Gözaltına alınma sürecini anlatan Milletvekili Ün, "Biz tüm arkadaşlarımızla birlikte, aktivist ve Türk vatandaşı arkadaşlarımızla birlikte limanda tüm süreçleri aynı şekilde geçirdik, aynı şekilde muamele gördük. Cezaevi aracına alınmamız aslında zaten, bizlerin de diğer arkadaşlarımızla birlikte, hapishaneye götürülmemiz şeklinde neticelenecekti, bu şekilde ifade edilmişti, hem de bizim beklentimiz de buydu. Ancak araca bindikten sonra uzun bir yolculuk yaptırıldı. Hapishaneye götürülecekken, birden kapı açıldığında havalimanında olduğumuzu gördük. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti 3 milletvekili tekrar havalimanı dışına çıkarılıp, bir polis merkezinde ayrı ayrı bölümlerde 12 saat bekletilerek, bugün öğle saatlerinde 12.30’da Azerbaycan’a yolculuğumuz sağlanana kadar orada bekletildik. Azerbaycan üzerinden ülkemize kavuşmak nasip oldu" diye konuştu. "Siyasi partilerimiz bu konuda çok net bir tavır koydular" Ortak tavır gösteren tüm siyasi partilere teşekkür eden Milletvekili Ün, "Filistin-Gazze dünyada nasıl halkları birleştiriyorsa, ülkemizde de tüm kesimleri, tüm siyasi partilerimiz birleştirdi ve birleştirmeye devam ediyor. Filistin bereketi, Gazze bereketi böyle bir şey olsa gerek. Memnuniyetle öğrendik ki, dün meclisimizde tüm siyasi partilerimizin ortak imzasıyla, sayın Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş’un girişimleriyle bir tezkere yayımlanmış, kendisine süreci en baştan beri takip ettiği için çok teşekkür ederim. Siyasi partilerimiz bu konuda çok net bir tavır koydular" diye belirtti. "Eğer bizler bu filolar vasıtasıyla Gazze’deki ateşkese katkı olabilmişsek bunu büyük bahtiyarlık sayarız" Özgürlük Filosu’nda gözaltına alınan Saadet Partisi Milletvekili Necmettin Çalışkan, "Bugün bizler bütün milletimizin, 86 milyonun desteğiyle duasıyla çıktığımız bu yolda inanıyoruz ki Rabbimizin lütfuyla Filistinli kardeşlerimizin zaferiyle tamamlanacaktır. Elbette süreç içerisinde pek çok hadise yaşandı. Ama bunların hepsi daha sonra gündeme getirilecek şeyler. Bugün en önemli mesele insanlık tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş olan açıktan ölümlere çare bulunması. Yine İslam tarihi boyunca eşi benzeri görülmemiş olan bugünkü kadar güçlü olunduğu halde kardeşlerimizin soykırıma uğramasına engel olunması çabasıdır. Eğer bizler bu filolar vasıtasıyla Gazze’deki ateşkese katkı olabilmişsek bunu büyük bahtiyarlık sayarız. Bugün net olarak şunu ifade etmeliyiz ki halen Gazze’de insanlar ölüyor. Halen savaş devam ediyor. Onun için bugün bir zafer havası değil olsa olsa Gazze’ye desteği yükseltme zamanıdır" dedi. "Devletiyle milletiyle sağcısıyla solcusuyla seküleriyle dindarıyla hepimiz Filistin davasına sahip çıktı" Türkiye’den her kesimin Filistin davasına sahip çıktığını ifade eden Milletvekili Necmettin Çalışkan, "Bugün süreç içerisinde ortaya çıkan hadiselerden birisi şudur, bütün insanlık doğusuyla batısıyla bütün kültürler, bütün renkler bir davada Filistin’deki insanlığa karşı işlenen suçta birleşti. İşte bunun için de bu bir taraftan ülkemize de örnek olmalı. Devletiyle milletiyle sağcısıyla solcusuyla seküleriyle dindarıyla hepimiz Filistin davasına sahip çıktı. Bundan sonra da bu konuda bu rol bize örnek olmalı. Buradan bir başka husus da ortaya çıkan şu, bütün dünya siyonist katillerin yaptıklarını insanlığına sundukları o vahşi canavar tavrı bizzat yaşayarak gördü. Şu filolardan sonra insanlık dünyasında katil siyonistlere karşı nefret dalga dalga büyüdü" dedi. Milletvekili Çalışkan, "Uluslararası suda 130-120 mil mesafedeki gemiye müdahale etmek, içindeki insanları kaçırmak ancak bir siyonist örgütün işidir. Nitekim bu gerçekleşti. İsrail korkak bir yapı. İsrail’in devlet görevlileri kamu görevlisi değil" ifadelerini kullandı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Milletvekili Mehmet Atmaca, "Bu yolculuğun iki aşaması var. Birincisi gemi ve yolculuk aşaması, ikincisi İsrail’in bize uyguladığı muamele konusu. Bunların hiçbiri bize sürpriz değildi çünkü biz bu yola çıkarken bu ihtimallerin hepsini göze alarak çıktık. Yani İsrail’in bize uluslararası hukuka adalete ve hakka uygun bir muamele etmeyeceğini biz bilerek gitmiştik. Karşılaşılabilecek ihtimallerin en olumsuzuyla karşılaşmış değiliz. Çünkü bizim gemilerimize silahla saldırı olup öldürülme ihtimalleri de vardı. Geçmişte bu da oldu. Biz o yüzden yaşanmış olanlarla ilgili sürpriz durumumuz yok. Geldiğini öngördüğümüz ve o kabullerle yola çıktığımız yolculuktu. Bir kere daha şahit olduk ki İsrail bir devlet değil. Hukuku ya da uluslararası hukuku sayan bir devlet değil. Adalet anlayışı olmayan gerçekten bir terör örgütü ve bütün memurları bir örgüt mensubu gibi hareket eden bir yapı" dedi. "Buruk bir sevinç içerisindeyiz" Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Önemli bir başarı ortaya kondu. Önemli bir sevinç kaynağına bugün vesile oldular. Ama buruk bir sevinç içerisindeyiz. Milletvekillerimizle özgürlük filosuyla beraber gittikleri arkadaşlarla beraber dönebilmek için yoğun bir gayret içerisinde oldular. Ama muvaffak olamadılar ama Allah’ın izniyle yarın diğer arkadaşlarımız, Özgürlük filosunda kalan arkadaşlarımız, Sumud Filosu’nda kalan arkadaşlarımız da Türkiye’ye gelecekler. Bu seferleri hayırlı bir şekilde tamamlamış olacaklar inşallah" dedi.
10 Ekim 2025 Cuma - 00:47
MHP’li Özdemir: "Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle toplam ticaret hacmimiz 15 milyar doları aşmıştır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) grubu adına uluslararası anlaşmalarla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir; "İlgili anlaşmaların tamamına Milliyetçi Hareket Partisi olarak olumlu yönde oy vereceğimizi belirtiyorum" dedi. Meclis gündeminde bulunan uluslararası anlaşmalarla ilgili grubu adına söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir; "Kovid-19 salgınında görülen kapanmalarla sosyal politikalara ağırlık veren uygulamalarla beraber tedarik zincirlerinin aksaması, küresel ekonomide süregelen sorunların daha fazla kökleşmesine sebebiyet vermiştir. Bu süreçte 2020 yılında dünya ekonomisi yüzde 3,3 oranında daralmış, küresel ticaret hacmi ise yaklaşık 5,6 trilyon dolar azalmıştır. Dünya genelinde 430 milyon kişi işini kaybetmiş, gıda enflasyonu küresel düzeyde yüzde 25’in üzerinde seyretmiştir. Devam eden ekonomi savaşları ve gümrük tarifelerine dayalı restleşmeler ise kökleşen ve kronikleşen ekonomik meseleleri geri döndürülmesi çok zor olan bir istikamete sürüklemiştir. Örneğin ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, 2018’den bu yana toplam 550 milyar dolarlık ticarete uygulanan gümrük vergilerini gündeme getirmiştir. Bu gerginlik; yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, küresel arz zincirlerini de doğrudan etkilemiş, üretim maliyetlerini artırarak emtia fiyatlarını rekor seviyelere taşımıştır. Sıkı para politikası küresel ekonomiyi adeta kendisine mecbur bırakmış, yüksek faiz uygulamaları tüm merkez bankaları için çözüm olarak öne sürülmüş ve uygulamaya konulmuştur. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, 2022-2024 aralığında 65’ten fazla ülke politika faiz oranlarını ortalama yüzde 400 oranında artırmıştır. ABD Merkez Bankası (FED) yalnızca 2022 yılı içinde 11 kez faiz artırımı yaparak oranı yüzde 0,25’ten yüzde 5,5’e çıkarmıştır. Yaşanan gelişmeler, küresel ölçekte yatırım iştahını azaltmış, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sermaye akımlarının daralmasına yol açmıştır. Bu durumda küresel ekonomik büyümeyi yavaşlamaya ve gerilemeye zorlamış, yeni yatırım kanalları spesifik ve acil ihtiyaçları karşılayacak öncelikli tedbirlerle sınırlandırılmıştır. Nitekim 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde ortalama büyüme oranı yüzde 2,6 seviyesinde kalmış, gelişmiş ekonomilerde büyüme yüzde 1,4’e kadar gerilemiştir. Küresel doğrudan yabancı yatırımların toplam hacmi, 2021’deki 1,9 trilyon dolar seviyesinden 2024’te 1,3 trilyon dolara düşmüştür. Sadece ileri nesil teknoloji ürünlerin üretim ve tedariği değil, aynı zamanda bunlar için gerekli olan hammaddelerin dahi sessiz bir savaşla küresel ve bölgesel rekabetin ana unsuru haline gelmesi uğraş alanını genişletmiş, ülkeleri ilave tedbirler almaya zorlamıştır" dedi. "2024 yılı itibarıyla merkez bankalarının toplam altın rezervi 36 bin tonun üzerine çıktı" 2024 yılı itibarıyla dünyada aktif veya donmuş statüde yaklaşık 60 silahlı çatışma alanı gözlemlendiğini ve bu çatışmalardan etkilenen insan sayısının ise 250 milyonu aştığını dile getiren Özdemir; "Bugün dünyada yalnızca 10 ülke, yüksek teknoloji ürünlerinin toplam üretiminin yüzde 85’ini elinde bulundurmaktadır. Nadir elementlerde Çin’in yüzde 63’lük, ABD’nin yüzde 12’lik, Rusya’nın yüzde 8’lik payı dikkat çekmektedir. Bu tablo, enerji ve teknoloji alanındaki bağımlılık risklerini artırmaktadır. Dolayısıyla mevcut dünya koşullarında, var olan sorunlar öngörülemez ve belirsiz bir iklimde süregelirken, devam eden savaş ve çatışmalar ise ülkeler açısından pek çok başlıktaki küresel tedarik koşullarıyla ilgili riskleri yükseltmektedir. Ukrayna-Rusya savaşı, enerji fiyatlarını yalnızca 2022 yılında yüzde 40 oranında artırmış, doğalgaz fiyatları Avrupa’da 7 katına çıkmıştır. Ortadoğu’da süregelen istikrarsızlık, petrol arzını tehdit ederken, Afrika kıtasında yaşanan siyasi belirsizlikler gıda güvenliğini riske atmaktadır. Dahası, dünya ülkeleri anlaşmazlıklara köklü çözüm getirmekte hâlâ tam anlamıyla başarılı olamamış; mevcut çatışma sahaları genişleme riski taşırken, yeni savaşların çıkması ihtimali aradan geçen her gün biraz daha artırmaktadır. 2024 yılı itibarıyla dünyada aktif veya donmuş statüde yaklaşık 60 silahlı çatışma alanı gözlemlenmiştir. Bu çatışmalardan etkilenen insan sayısı ise 250 milyonu aşmıştır. Tek kutuplu dünya düzeninin çok kutuplu hâl almaya başlaması bölgesel ve ittifaklara dayalı yeni güvenlik mimarisi arayışlarını hızlandırırken, ekonomiyle alakalı alternatif seçenekler oluşturma çabalarını da hızlandırmıştır. BRICS ülkelerinin 2024 yılı itibarıyla küresel GSYİH’nin yüzde 31’ini oluşturması, bu yönelimin en açık göstergesidir. Aynı dönemde G7 ülkelerinin payı ise yüzde 29’a gerilemiştir. Bu durum, yeni güç dengelerinin artık Asya ve Avrasya merkezli oluşmaya başladığını göstermektedir. Diğer yandan, küresel rezerv, ödeme sistemleri ve ticaret ağının da tek elden çıkarak, yerel düzeye doğru yayılması sonucunu doğurmaya başlamıştır. Doların hâkimiyetinin giderek ve göreceli biçimde sarsılması, rezerv para birimi niteliğinin zayıflaması, neredeyse tüm ülkelerin altın rezervlerini artırma girişimleri ve yeni nesil ticaret ödeme sistemlerinin elektronik ortamda kendisini göstermesi, karşılaşılan yeni koşullardaki güncel durumlar haline gelmiştir. Nitekim 2024 yılı itibarıyla merkez bankalarının toplam altın rezervi 36 bin tonun üzerine çıkmış, bu miktar 1970’lerden bu yana görülen en yüksek seviye olmuştur. Bu şartlarda ülkelerin ihtiyaçları istikametinde, diğer ülkelerle ikili ticarete daha fazla önem vermeye başladığı ve gerek hammadde çeşitliliğini sağlamak, gerekse süregelen pazarlarını genişletme uğraşı verdikleri anlaşılmaktadır. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, 2024 yılında ikili ticaret anlaşmalarının sayısı 430’u aşmıştır. Bu sayı 2010 yılındaki 180 anlaşmanın iki katından fazladır. Bu eğilim, dünya ekonomisinde bölgeselleşmenin artan etkisini çok açık biçimde ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin 2024 yılı toplam ihracatı 257,6 milyar dolar, ithalatı ise 361,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" Uluslararası anlaşmaların tamamına MHP olarak olumlu yönde oy vereceklerini dile getiren MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir; "Makul ve muteber olan ikili ticaret hacmini geliştirme stratejisini ülkemiz de kararlı biçimde sürdürmelidir. Böylelikle ticaret potansiyelimizi geliştirirken, sanayi üretimini de artırarak, küresel rekabette güçlü pozisyon alma hedefimiz sağlıklı şekilde ilerleyebilecektir. Türkiye’nin 2024 yılı toplam ihracatı 257,6 milyar dolar, ithalatı ise 361,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatımızın yüzde 57’si Avrupa ülkelerine, yüzde 19’u Asya’ya, yüzde 10’u Afrika’ya, yüzde 8’i Amerika kıtasına yapılmıştır. Sanayi üretim endeksi yıl genelinde yüzde 3,2 artış göstermiştir. Tercihli ticaret anlaşmaları, serbest ticaret anlaşmaları, ortak pazar ve ekonomik birliğe dayalı milli gayretlerimiz, stratejik ortaklarımız ve Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere diğer ülkelerle yürütülen ilişkilerimizin ileri seviyeye taşınması adına ülkemizin potansiyelini artırmasını hedefleyen çabalardır. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle toplam ticaret hacmimiz 15 milyar doları aşmıştır. Aynı rakamın 2030’a kadar 50 milyar dolara ulaşması öngörülmektedir. Türkiye; bu yapının lokomotif gücü olarak ekonomik, teknolojik ve lojistik açıdan lider konumdadır. İhracat odaklı büyüme politikamızın gereği olarak var olan ticaret anlaşmalarının kapsam ve hacminin genişlemesi ise ana stratejimiz olmalıdır. Nitekim hükümetimizin sürdürdüğü politikalarda da bu anlayışın başarılı bir şekilde yürütüldüğünü görmek son derece müspet bir gelişmedir ve memnuniyet vericidir. 2024 yılında Türkiye, 8 ülke ile ticaret ve yatırım anlaşması imzalamış, 20 ülke ile de müzakere sürecini başlatmıştır. Dünyanın koronavirüs salgını sonrasında toparlanma eğilimi göstermesiyle beraber 2021 yılından bu yana Türkiye’nin toplam 17 çeyrektir kesintisiz bir şekilde büyümeye devam etmesi, sadece ekonomik olarak değil, dış politika anlamında da başarılı çalışmaların sürdürüldüğünü göstermektedir. Ekonomimiz 2024 yılında yüzde 4,2 oranında büyüme kaydetmiş; kişi başına düşen millî gelirimiz 13 bin 600 dolar seviyesine ulaşmıştır. Mevcut durumda ise 15 bin dolar seviyesi aşılmıştır. Var olan bölgesel ve küresel risklere karşı, beraberinde gelen fırsatları değerlendirmeyi başaran Türk ekonomisi için ihracatın önem ve katkısının yadsınamaz gerçekliğinden hareketle, potansiyelimizi geliştirmeye odaklanan politikaların sürdürülmesi yerinde olacaktır. 2024 yılında ihracatımızın yüzde 42’si yüksek katma değerli ürünlerden oluşmuş, teknoloji yoğunluklu sektörlerdeki pay her geçen yıl artmıştır. Bu durum, Türkiye’nin ’üreten ekonomi’ kimliğini güçlendirmekte, rekabetçi yapımızı pekiştirmekte ve cari açığın azaltılmasına katkı sunmaktadır. Temennimiz; ülkemizin ikili ticaret girişimlerinde diğer ülkelerle sürdürdüğü anlaşmaların kapsamının genişlemesinin yanında, rekabetçi koşulların yine ülkemiz lehine daha da beslenmesini sağlayacak gayretlerin devam ettirilmesidir. Bu sebeple, ilgili anlaşmaların tamamına Milliyetçi Hareket Partisi olarak olumlu yönde oy vereceğimizi belirtiyor, gazi meclisimizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder