POLİTİKA
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:53 2027’nin başkenti TBMM gündeminde AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Kayseri’nin TÜRKSOY tarafından ‘2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti’ ilan edildiğini güçlü ifadelerle duyurdu. Milletvekili Cıngı, bu önemli gelişmenin yalnızca bir şehir unvanı değil, Türkiye’nin kültürel vizyonunun, Türk dünyasıyla kurduğu derin bağların ve son yıllarda güç kazanan kültürel diplomasi hamlelerinin somut bir sonucu olduğunu vurguladı. TÜRKSOY’un Türk dünyasının ortak hafızasını yeniden ayağa kaldıran stratejik bir kurum olduğuna dikkat çeken Cıngı, Kayseri’nin bu vizyonun merkez şehirlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Kayseri’nin 6 bin yıllık köklü geçmişi, güçlü medeniyet birikimi ve üretim kültürüyle bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini belirten Cıngı, Kültepe’den bugüne uzanan ticaret geleneği, Gevher Nesibe Şifahanesi gibi öncü kurumları ve Mimar Sinan gibi dünya çapında değerleriyle Kayseri’nin Türk-İslam medeniyetinin taşıyıcı şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca Erciyes Dağı merkezli turizm hamlelerinin de bu süreci desteklediğini ifade etti. Milletvekili Cıngı, 2027 yılı boyunca Kayseri’de gerçekleştirilecek uluslararası organizasyonların, Türkiye’nin Türk dünyasıyla olan ilişkilerini daha ileri bir seviyeye taşıyacağını belirterek bu sürecin yalnızca kültürel değil, ekonomik, ticari ve diplomatik etkiler doğuracağını söyledi. Kayseri’nin bu unvanla birlikte küresel ölçekte daha görünür ve etkili bir aktör haline geleceğini vurgulayan Cıngı, bunun aynı zamanda Türkiye’nin yükselen bölgesel gücünün ve medeniyet iddiasının da bir göstergesi olduğunu ifade etti. Milletvekili Cıngı, konuşmasının sonunda başta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’e, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a ve sürece katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:33 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek" AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Sivas’ta parti il başkanlığını ziyaret eti. Yalçın, düzenlediği basın toplantısında İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda müdahalesini kınadı. İsrail’in canlı yayında soykırıma imza attığını ifade eden Yalçın, "75 binden fazla sivili katletti. Bu sivillerin maalesef yarısını çocuklar ve kadınlar meydana getiriyor. Gerçekten korkunç bir olayla karşı karşıyayız. Maalesef büyük güçler dediğimiz, uluslararası hukukun, insan haklarının, demokrasi gibi değerlerin temsilcisi olduğunu iddia eden birçok devlet, birçok devlet başkanı bu çıplak gerçekliği, bu soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor. Biz Türkiye olarak uluslararası kamuoyunda her türlü zeminde ister Cumhurbaşkanımızın yaptığı ikili toplantılarda olsun, ister daha geniş katılımlı uluslararası toplantılar olsun her türlü bunu dile getirip uluslararası kamuoyunun zirvesine taşımaya çalışıyoruz. Türkiye’nin dış politika önceliklerinin merkezinde her zaman Gazzeli masumlar var ve her zaman masumların hakkını savunmaya gayret gösteriyoruz. Ama gördüğünüz gibi ortada bir ateşkes var olmasına rağmen hala Gazze’de insan hakları çiğnenmeye devam ediyor. Hala Gazze’de sivil insanlara saldırmaya devam ediyorlar. Hala Gazze’yi kıtlık ve açlığa sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu anlamda Gazze’ye yapılabilecek her türlü desteği, yardımı biz açıkça destekliyoruz. Ama İsrail bu tür sivil inisiyatiflere bile katlanamayacak bir terör yapısıdır. Gördüğünüz gibi yine uluslararası sularda yol alan sivil inisiyatiflere bile saldırabilecek kadar alçak bir yapıdan bahsediyoruz. Yine aynı suçu işledi" dedi. "İsrail bu yaptıklarını cezasını topyekun ödeyecek" İsrail’in dünyanın gözünün önünde bu suçları işlemeye devam ettiğini kaydeden Yalçın, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin. Kamuoyunu daha fazla aydınlatsın. Umuyoruz ki İsrail’den korkan, laf edemeyen devlet başkanları, artık İsrail’in işlediği bu suçları daha açık bir şekilde dile getirmeye başlasınlar. Türkiye ve Cumhurbaşkanımız bu anlamda öncü bir rol oynuyor. Biz o rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. İnşallah en kısa süre içerisinde Gazze başta olmak üzere tüm Filistin meselesinde daha iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız. İsrail’in bu işlediği suçların cezasını görmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız" şeklinde konuştu.
İki bakanlık trafikte anlaşılır ve etkin bir işaretleme sistemi için iş birliği protokolü imzaladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:12 İki bakanlık trafikte anlaşılır ve etkin bir işaretleme sistemi için iş birliği protokolü imzaladı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 6 Ekim’de İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında imzalanan ‘Karayollarındaki Hız Sınırlama Uygulamalarında Yeknesaklığın Sağlanmasına İlişkin İş Birliği Protokolü’ ile her ilde valilerin başkanlığında Trafik İşaret Levhalarının Sadeleştirilmesi Komisyonu kurulacağını ve trafikte sade, anlaşılır ve etkin bir işaretleme sistemi oluşturulacağını belirtti. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden ‘Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Karayolları Trafik Güvenliği Eylem Planı’ konulu toplantı gerçekleştirdi. Bakan Yerlikaya, 81 il valisinin de katıldığı toplantıda trafikte düzenin ve güvenliğin sağlanması için 16 Ağustos 2025’te yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeni bir sürecin başlatıldığını belirerek, bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında ‘Karayollarındaki Hız Sınırlama Uygulamalarında Yeknesaklığın Sağlanmasına İlişkin İş Birliği Protokolü’nün imzalandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya, toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise şu ifadelere yer verdi: "Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ile birlikte ‘Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Karayolları Trafik Güvenliği Eylem Planı’ konulu VKS toplantımızı 81 il valimizin katılımıyla gerçekleştirdik. Trafikte düzenin ve güvenliğin sağlanması için 16 Ağustos 2025’te yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle yeni bir süreci başlattık. Bu genelge ile karayollarındaki hız sınırlarından anayol levhalarına, yaya geçitlerinden meskun mahal levhalarına kadar tüm işaretlemeler yeniden gözden geçiriliyor. 6 Ekim 2025 tarihinde İçişleri Bakanlığımız ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız arasında ‘Karayollarındaki Hız Sınırlama Uygulamalarında Yeknesaklığın Sağlanmasına İlişkin İş Birliği Protokolü’ imzaladık. Protokol kapsamında artık her ilimizde valilerimizin başkanlığında Trafik İşaret Levhalarının Sadeleştirilmesi Komisyonları kurulacak. Vali yardımcılarımızın koordinasyonunda belediye, emniyet, jandarma, karayolları ve il özel idaresi personelinden oluşan çalışma grupları sahada görev yapacak. Trafik güvenliği, sadece bir ulaşım konusu değil; her şeyden önce insan hayatının korunmasıdır. Her bir vatandaşımızın evine, sevdiklerine güvenle dönebilmesi için trafikte sade, anlaşılır ve etkin bir işaretleme sistemi hedefiyle yeni bir dönüşüm sürecini yürütüyoruz."
Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:59 Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ederek, ülkemizde sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi. Bakan Işıkhan, Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Uluslararası Sosyal Bilimler ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’ne katıldı. Kongrede konuşan Işıkhan, çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin en az istihdamları kadar önemli olduğunu belirterek, "İş sağlığı ve güvenliği ise hiç kuşkusuz bütün disiplinlerin birbirine bağlı olduğu ve domino etkisiyle birbirini derinden etkilediği bu kapsamlı mekanın en büyük taşıdır. Çalışma hayatını ayakta tutan işçilerimizin, emekçilerimizin, çalışanlarımızın can güvenliğinin olmadığı bir yerde ne üretimden ne de insanca bir yaşamdan bahsedebiliriz. Bu sebeple bakanlık olarak bizim için çalışanlarımızın sağlığı, güvenliği ve huzuru en az istihdamı ve iş gücü nitelikleri kadar önemli bir husus" ifadelerini kullandı. "İş sağlığı ve güvenliğini en yüksek standartlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" İş sağlığı ve güvenliği konusunun kırmızı çizgileri olduğunu aktaran Işıkhan, "Bu anlayışla insana yakışır istihdam imkanlarını arttırmak çalışma koşullarını sürekli iyileştirmek ve iş sağlığı ve güvenliğini en yüksek standartlara taşımak için var gücümüzle çalışıyor ve gerekli olan her türlü adımı da atıyoruz. Yürüttüğümüz önemli çalışmalar neticesinde iş kazalarına bağlı ölüm oranlarında kayda değer azalma sağlandığını görsek de sürekli geliştirme ve etkin denetim anlayışıyla daima teyakkuzda olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim" dedi. Hedeflerinin yalnızca kazaları önlemek değil aynı zamanda tüm iş yerlerinde sıfır kaza, sıfır iş kültürünü yerleştirmek olduğunu vurgulayan Işıkhan, çalışmalarını hızla sürdüreceklerini dile getirerek şunları söyledi: "İnşallah önümüzdeki dönemde özellikle küçük esnafa yönelik risklerin belirlenmesi, acil durum planlamaları ve rehberlik hizmetleri de geliştirilecektir. Kanunun uygulanmasıyla birlikte İSG profesyoneli ihtiyacının karşılanmasına yönelik adımlar da atılmış, sahadaki ihtiyaçlar dikkate alınarak mevzuatta düzenlemeler yapılmış, piyasanın ihtiyaç duyduğu A sınıfı ve B sınıfı iş güvenliği uzman sayısında yaklaşık 10 bin kişilik bir artış sağlanmıştır. Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde kimyasal, kanserojen ve mutajen maddelere ilişkin direktiflerin mevzuatımıza aktarılması, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı, patlayıcı ortamlarla ilgili düzenlemeler ve çalışanlara yönelik eğitimler hızla tamamlanacaktır." "İSG derslerinin tüm gençlerimize ulaşmasını hedefliyoruz" Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) derslerinin tüm öğrencilere ulaşmasını hedeflediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki dönemde çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere 7’den 70’e toplumumuzun her bir ferdinin iş sağlığı ve güvenliği kültürünü benimsemeleri için kapsayıcı ve sürdürülebilir programları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Özellikle okul öncesi dönemde olan çocuklarımıza yönelik ‘Sağlık ve Güvenlik Oyun Kutusu’ projemizi ülkemizdeki tüm okul öncesi sınıflarımıza yaygınlaştırılmasını sağlayacağız. Bu faaliyetlerimizi ilkokul, lise ve üniversite seviyesine çıkararak, Yükseköğretim Kurulu ve MEB ile yürütülecek ortak çalışmalarımız kapsamında, İSG derslerinin tüm gençlerimize ulaşmasını hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" Bakan Işıkhan, şunları kaydetti: "İş sağlığı, güvenliği kültürünün ülke çapında geliştirilmesine yönelik çalışmalarımızı artırarak sürdürme noktasında bizler kararlıyız. Ancak büyük değişim için tüm tarafların iş birliğine ve desteğine ihtiyacımız var. Bu kongreyi istişare ve ortak hedeflere yönelik ortak çalışmalarımız bağlamında önemli bir fırsat penceresi olarak görüyorum. Bilhassa ’Yeni Teknolojiler ve Dijital İSG Uygulamaları’ ile ’Kamu Kurumlarında İş Sağlığı ve Güvenliği: Mevcut Durum ve Gelecek Perspektifleri’ konularının iş sağlığı ve güvenliğini iyileştirme yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ederek, ülkemizde sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz. Tüm insanlık olarak hiçbir çalışanın, hiçbir insanın işi yüzünden hayatını veya sağlığını kaybetmediği daha müreffeh bir çalışma hayatı ve daha güvenli bir sosyal hayat için her zamankinden daha bilinçli, daha dikkatli ve daha duyarlı olmak zorundayız."
Başkan Kocagöz’den çözüm odaklı halk günü
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:47 Başkan Kocagöz’den çözüm odaklı halk günü Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, halk günü buluşmasında vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını dinledi. Başkan Kocagöz, "Belediyemizin kapısı halkımıza sonuna kadar açık. Kepez’i ortak akılla birlikte yönetiyoruz" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, halk günü buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye hizmet binasındaki başkanlık makamında gerçekleşen buluşmada Başkan Kocagöz, vatandaşları tek tek dinleyerek taleplerine çözüm aradı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği görüşmelerde samimi ve sıcak bir ortam oluştu. Vatandaşlar, mahallelerinde yapılmasını istedikleri hizmetleri ve önerilerini doğrudan Başkan Kocagöz’e iletti. Başkan Kocagöz ise vatandaşlarla yakından ilgilenerek, istek ve taleplerin çözümü için ilgili birim müdürlerine talimat verdi. Kocagöz, halk günü buluşmasının önemine değinerek, "Biz, Kepez’i birlikte yönetme anlayışıyla hareket ediyoruz. Halkımızın görüşü, önerisi bizim için çok kıymetli. Belediyemizin kapısı her zaman açık. Vatandaşlarımızla bir araya gelmek, onların sesini doğrudan duymak bizim en büyük yol haritamızdır" dedi. "Vatandaşlar, başkanla doğrudan iletişimden memnun" Halk günü programına katılan vatandaşlar, Başkan Kocagöz’e kendilerini dinlediği ve çözüm odaklı yaklaşımı için teşekkür etti. Görüşmelere katılan Kepezliler, belediye hizmetlerinden duydukları memnuniyeti dile getirirken, başkanla doğrudan iletişim kurabilmekten mutluluk duyduklarını ifade ettiler.
Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:34 Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Öğrenme Güçlüğü Farkındalık Etkinlik Seti’nin (ÖGES) önümüzdeki dönemde Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bütün öğretmenlerin erişimine açılacağını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimde fırsat eşitliğini sadece bir söz, bir ilke değil, toplumsal sorumluluk olarak görüyoruz. Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı, hiçbir potansiyelin ihmal edilmediği bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin, Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleşen ‘Öğrenme Güçlüğü Farkındalık Etkinlik Seti (ÖGES)’ tanıtım programı ve ‘İl Hukuk Hizmetleri Birim Yetkilileri Hizmet İçi Eğitim Semineri’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, özel eğitime ihtiyaç duyan her öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarmak için gerekli desteğin sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde birçok kurum olduğunu ve bu rakamın gittikçe büyüyeceğini vurgulayan Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı gerçekten çok büyük bir yapı. Toplamda yaklaşık olarak 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmen, 100 binin üzerinde kurum, 18 milyon öğrenci nüfusunun tamamını ilgilendiren bir konuda çalışıyoruz. Dolayısıyla bu işleri yaparken en temel başlangıç noktamızın şu olması gerekiyor; burada her birinin birbirini tamamlayan işler yapması, her birinin diğer birimlerin ne yaptığını bilip, onlarla çelişmeyen işler yapması ve yaptığımız işleri diğer birimlere doğru anlatabilmek. Eğer bunu yapmazsak, böyle bir noktadan başlamazsak bu kadar devasa bir iş yükünü ve toplumsal hizmet alanını yürütemeyiz" diye konuştu. "Sendikalar, sendikal özgürlük adıyla ders bırakmak istediler" Sendikaların özgürlüklerini kullanmasına engel olamayacaklarını fakat kendi hürriyetlerini kullanırken öğrencilerin eğitim alma hakkını ellerinden almalarının özgürlüğe sığmadığını belirten Bakan Tekin, "Sendikalar sendikal özgürlük adıyla ders bırakma eğitimleri yapmak istediler. Sendikal özgürlüğü kullanmanıza, herhangi bir sendikanın özgürlüğünü kullanmasına zaten engel olmayız. Sendikal hürriyetlerinizi kullanabilirsiniz. Ama siz kendi hürriyetinizi kullanırken 18 milyon öğrencinin eğitim-öğretim alma hakkını eğer elinden alıyorsanız bu artık özgürlük değildir. Bu anlamda davranışlarımız hem hukuka, iç hukuka hem de uluslararası hukuka uygun. Dünyanın hiçbir ülkesinde sendikaların sendikal faaliyetlerini yaparken kullandıkları bütçe kamu bütçesinden ayrılmaz. Biz sendikalara bu kadar özgürlük alanı tanımışken sendikaların da şunu kabul etmesi lazım; bir taraftan biz çocukların sağlıklı eğitim ve öğretim haklarını koruma altında tutmak durumundayız" dedi. "Amacımız her öğrencimizin öğrenme sürecine aktif biçimde katılmasını sağlamak" ÖGES’in öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere kolaylıklar sağlayacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bu etkinlik seti adından da anlaşılacağı üzere öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerimizin yanı sıra akademik desteğe ihtiyacı olan ve daha yavaş öğrenen öğrencilerimiz başta olmak üzere bütün öğrencilerimize yönelik bir set. Amacımız her öğrencimizin öğrenme sürecine aktif biçimde katılmasını sağlamak, potansiyelini ortaya çıkarmak, hep birlikte öğrenmeyi kolaylaştıran, destekleyen, motive eden bir sistem inşa etmektir. Toplamda 5 ayrı set, 42 kitap ve 5 bini aşkın sayfadan oluşan bu kapsamlı külliyat, ses bilgisayar farkındalık, akıcı okuma, okuduğunu anlama, yazma ve matematik olmak üzere 5 temel alanda yapılandırılmış öğrenci etkinlikleri, öğretmen kılavuzları ve değerlendirme araçlarını içeriyor. Okuma güçlüğü, yazma güçlüğü ve matematik öğrenme güçlüğü problemi yaşayan öğrencilerimizin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan bu içerikler, aynı zamanda öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarını kolaylaştıran pratik araçlar da sunmaktadır. Bu, sahadan gelen gerçek deneyimlerin akademik bilgiyle harmanlandığı bir anlayışla hazırlandı" değerlendirmesini yaptı. "Bu set, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile kurduğumuz vizyonun sahadaki en somut örneklerinden birisi" Bakan Tekin, ÖGES’in öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere katkı sağlayacağını ifade ederek, şunları söyledi: "Bu set, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile kurduğumuz vizyonun sahadaki en somut örneklerinden birisi olacak. Çağdaş, esnek ve kapsayıcı yapısıyla her öğrencinin kendi yolunu bulmasına, kendi öğrenme ritmini yakalamasına imkan tanıyacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimde fırsat eşitliğini sadece bir söz, sadece bir ilke değil, bir toplumsal sorumluluk olarak da görüyoruz. Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı, hiçbir potansiyelin ihmal edilmediği bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz. Önümüzdeki dönemde bu seti Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bütün öğretmenlerimizin erişimine de açmış olacağız. Böylece ülkemizin en ücra köşesindeki bir öğretmenimiz dahi bu materyale elektronik ortamda ulaşıp, bu materyal yardımıyla öğrencilerine destek sunabilecek hale gelmiş olacak. Bir çocuğun öğrenme sürecindeki küçük bir dokunuş bazen bir ömür boyu sürecek bir farka sebebiyet verebilir. Bu yönüyle de bugünün değil geleceğin eğitim sistemine de yön veren bir adım attığımızı düşünüyorum." Programa Bakan Tekin’in yanı sıra öğretmenler, öğrenciler ve özel eğitim alanında görev yapan uzmanlar katıldı.