POLİTİKA
30 Nisan 2026 Perşembe - 19:48 Başkan Kavaklıgil, Tosya’daki maden arama sürecini gündeme taşıdı Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, Tosya ilçesinde hem içme suyu hem de sulama suyu olarak kullanılan ve yeraltı barajının da yer aldığı Berçin köyü çevresinde maden arama için ruhsatlandırma sürecinin titizlikle incelenerek verilmesini talep etti. Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen 2026 Yılı İl Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’nda Tosya ilçesini yakından ilgilendiren konuları gündeme taşıdı. Toplantıda konuşan Başkan Kavaklıgil, "Nisan ayı içerisinde Tosya’nın Berçin köyü çevresinde yaklaşık bin 71 hektarlık bir alanda maden arama izni ya da ruhsatı ihaleye çıkıyor ve bir firma tarafından alınıyor. Tabii bu alan, Devlet Su İşleri Bölge Müdürümüzün de bildiği üzere, Tosya’nın hem içme suyu kaynağının bulunduğu, hem arıtma tesisinin olduğu, hem içme suyu yeraltı barajının yer aldığı hem de yaklaşık 3 bin 500-4 bin bağın sulama suyunun güzergahının tam merkezinde bulunan bir alan. Bu durum toplum içerisinde farklı algılar oluşturuyor. İnsanlar, farklı noktalarda yanlış bilgiler edinerek bu konuyla ilgili farklı organizasyonlara yönlendiriliyor. Şu an için elimizdeki bilgi, bunun sadece sondaj ya da aramayla ilgili bir ruhsat olduğu yönünde. İlerleyen süreçlerde ise çıkarma ve işleme aşamaları için diğer kurumların da görüşleri alınarak bir organizasyon ortaya çıkacaktır. Biz burada hem bir ön alma hem de ilçemizin o bölgesindeki hassasiyetin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz, Devlet Su İşleri, Orman Bölge Müdürlüğümüz ve Özel İdaremiz tarafından bilinmesi adına bu konuyu dile getiriyoruz. Bunu bir ön bilgilendirme olarak değerlendirirseniz memnun oluruz. Çünkü söz konusu alan hem su kaynaklarımızın bulunduğu hem bağ ve bahçe alanlarımızın sulandığı hem de Devlet Su İşleri ve Tosya Belediyemizin ciddi yatırımlarının yer aldığı bir bölgedir. Ruhsatlandırma aşamasından, çıkarma ve işleme aşamasına geçilirken istenecek belgeler ve kurumlarımızın öncelikleri doğrultusunda süreç titizlikle incelenecektir. Ancak bu hassasiyetin şimdiden gözetilmesinde büyük fayda vardır" dedi. Konuyla ilgili provakasyon yapıldığına dikkat çeken Kavaklıgil, "Ancak şunun da altını çizmek isterim ki bu tür işletmelerde doğabilecek en ufak bir aksaklık ya da ihmal, doğaya ve bölge halkına ciddi zararlar verebilir. Bunun bilincindeyiz. Bu nedenle ilgili tüm kurumlarımızın sürecin en başından itibaren bu hassasiyeti gözetmelerini özellikle istirham ediyoruz. Biz de Tosya Belediye Başkanlığı olarak hem memleketimize hem de ülkemize ekonomik katkı sağlayacak, aynı zamanda doğasını ve çevresini koruyacak her türlü organizasyonun içerisinde yer alacağız. Ancak aksi bir durumda yöremizi, insanımızı ve hayati ihtiyaçlarımızı korumak bizim vicdani sorumluluğumuzdur. Bu sürecin de yakından takipçisi olacağız" diye konuştu.
Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:59 Bakan Işıkhan: "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ederek, ülkemizde sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi. Bakan Işıkhan, Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Uluslararası Sosyal Bilimler ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’ne katıldı. Kongrede konuşan Işıkhan, çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin en az istihdamları kadar önemli olduğunu belirterek, "İş sağlığı ve güvenliği ise hiç kuşkusuz bütün disiplinlerin birbirine bağlı olduğu ve domino etkisiyle birbirini derinden etkilediği bu kapsamlı mekanın en büyük taşıdır. Çalışma hayatını ayakta tutan işçilerimizin, emekçilerimizin, çalışanlarımızın can güvenliğinin olmadığı bir yerde ne üretimden ne de insanca bir yaşamdan bahsedebiliriz. Bu sebeple bakanlık olarak bizim için çalışanlarımızın sağlığı, güvenliği ve huzuru en az istihdamı ve iş gücü nitelikleri kadar önemli bir husus" ifadelerini kullandı. "İş sağlığı ve güvenliğini en yüksek standartlara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz" İş sağlığı ve güvenliği konusunun kırmızı çizgileri olduğunu aktaran Işıkhan, "Bu anlayışla insana yakışır istihdam imkanlarını arttırmak çalışma koşullarını sürekli iyileştirmek ve iş sağlığı ve güvenliğini en yüksek standartlara taşımak için var gücümüzle çalışıyor ve gerekli olan her türlü adımı da atıyoruz. Yürüttüğümüz önemli çalışmalar neticesinde iş kazalarına bağlı ölüm oranlarında kayda değer azalma sağlandığını görsek de sürekli geliştirme ve etkin denetim anlayışıyla daima teyakkuzda olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim" dedi. Hedeflerinin yalnızca kazaları önlemek değil aynı zamanda tüm iş yerlerinde sıfır kaza, sıfır iş kültürünü yerleştirmek olduğunu vurgulayan Işıkhan, çalışmalarını hızla sürdüreceklerini dile getirerek şunları söyledi: "İnşallah önümüzdeki dönemde özellikle küçük esnafa yönelik risklerin belirlenmesi, acil durum planlamaları ve rehberlik hizmetleri de geliştirilecektir. Kanunun uygulanmasıyla birlikte İSG profesyoneli ihtiyacının karşılanmasına yönelik adımlar da atılmış, sahadaki ihtiyaçlar dikkate alınarak mevzuatta düzenlemeler yapılmış, piyasanın ihtiyaç duyduğu A sınıfı ve B sınıfı iş güvenliği uzman sayısında yaklaşık 10 bin kişilik bir artış sağlanmıştır. Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesinde kimyasal, kanserojen ve mutajen maddelere ilişkin direktiflerin mevzuatımıza aktarılması, iş ekipmanlarının güvenli kullanımı, patlayıcı ortamlarla ilgili düzenlemeler ve çalışanlara yönelik eğitimler hızla tamamlanacaktır." "İSG derslerinin tüm gençlerimize ulaşmasını hedefliyoruz" Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) derslerinin tüm öğrencilere ulaşmasını hedeflediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki dönemde çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere 7’den 70’e toplumumuzun her bir ferdinin iş sağlığı ve güvenliği kültürünü benimsemeleri için kapsayıcı ve sürdürülebilir programları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Özellikle okul öncesi dönemde olan çocuklarımıza yönelik ‘Sağlık ve Güvenlik Oyun Kutusu’ projemizi ülkemizdeki tüm okul öncesi sınıflarımıza yaygınlaştırılmasını sağlayacağız. Bu faaliyetlerimizi ilkokul, lise ve üniversite seviyesine çıkararak, Yükseköğretim Kurulu ve MEB ile yürütülecek ortak çalışmalarımız kapsamında, İSG derslerinin tüm gençlerimize ulaşmasını hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "Sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz" Bakan Işıkhan, şunları kaydetti: "İş sağlığı, güvenliği kültürünün ülke çapında geliştirilmesine yönelik çalışmalarımızı artırarak sürdürme noktasında bizler kararlıyız. Ancak büyük değişim için tüm tarafların iş birliğine ve desteğine ihtiyacımız var. Bu kongreyi istişare ve ortak hedeflere yönelik ortak çalışmalarımız bağlamında önemli bir fırsat penceresi olarak görüyorum. Bilhassa ’Yeni Teknolojiler ve Dijital İSG Uygulamaları’ ile ’Kamu Kurumlarında İş Sağlığı ve Güvenliği: Mevcut Durum ve Gelecek Perspektifleri’ konularının iş sağlığı ve güvenliğini iyileştirme yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde hareket ederek, ülkemizde sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatını tesis etme kararlılığımızı sürdüreceğiz. Tüm insanlık olarak hiçbir çalışanın, hiçbir insanın işi yüzünden hayatını veya sağlığını kaybetmediği daha müreffeh bir çalışma hayatı ve daha güvenli bir sosyal hayat için her zamankinden daha bilinçli, daha dikkatli ve daha duyarlı olmak zorundayız."
Başkan Kocagöz’den çözüm odaklı halk günü
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:47 Başkan Kocagöz’den çözüm odaklı halk günü Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, halk günü buluşmasında vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını dinledi. Başkan Kocagöz, "Belediyemizin kapısı halkımıza sonuna kadar açık. Kepez’i ortak akılla birlikte yönetiyoruz" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, halk günü buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye hizmet binasındaki başkanlık makamında gerçekleşen buluşmada Başkan Kocagöz, vatandaşları tek tek dinleyerek taleplerine çözüm aradı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği görüşmelerde samimi ve sıcak bir ortam oluştu. Vatandaşlar, mahallelerinde yapılmasını istedikleri hizmetleri ve önerilerini doğrudan Başkan Kocagöz’e iletti. Başkan Kocagöz ise vatandaşlarla yakından ilgilenerek, istek ve taleplerin çözümü için ilgili birim müdürlerine talimat verdi. Kocagöz, halk günü buluşmasının önemine değinerek, "Biz, Kepez’i birlikte yönetme anlayışıyla hareket ediyoruz. Halkımızın görüşü, önerisi bizim için çok kıymetli. Belediyemizin kapısı her zaman açık. Vatandaşlarımızla bir araya gelmek, onların sesini doğrudan duymak bizim en büyük yol haritamızdır" dedi. "Vatandaşlar, başkanla doğrudan iletişimden memnun" Halk günü programına katılan vatandaşlar, Başkan Kocagöz’e kendilerini dinlediği ve çözüm odaklı yaklaşımı için teşekkür etti. Görüşmelere katılan Kepezliler, belediye hizmetlerinden duydukları memnuniyeti dile getirirken, başkanla doğrudan iletişim kurabilmekten mutluluk duyduklarını ifade ettiler.
Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:34 Bakan Tekin: "Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Öğrenme Güçlüğü Farkındalık Etkinlik Seti’nin (ÖGES) önümüzdeki dönemde Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bütün öğretmenlerin erişimine açılacağını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimde fırsat eşitliğini sadece bir söz, bir ilke değil, toplumsal sorumluluk olarak görüyoruz. Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı, hiçbir potansiyelin ihmal edilmediği bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin, Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleşen ‘Öğrenme Güçlüğü Farkındalık Etkinlik Seti (ÖGES)’ tanıtım programı ve ‘İl Hukuk Hizmetleri Birim Yetkilileri Hizmet İçi Eğitim Semineri’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, özel eğitime ihtiyaç duyan her öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarmak için gerekli desteğin sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde birçok kurum olduğunu ve bu rakamın gittikçe büyüyeceğini vurgulayan Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı gerçekten çok büyük bir yapı. Toplamda yaklaşık olarak 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmen, 100 binin üzerinde kurum, 18 milyon öğrenci nüfusunun tamamını ilgilendiren bir konuda çalışıyoruz. Dolayısıyla bu işleri yaparken en temel başlangıç noktamızın şu olması gerekiyor; burada her birinin birbirini tamamlayan işler yapması, her birinin diğer birimlerin ne yaptığını bilip, onlarla çelişmeyen işler yapması ve yaptığımız işleri diğer birimlere doğru anlatabilmek. Eğer bunu yapmazsak, böyle bir noktadan başlamazsak bu kadar devasa bir iş yükünü ve toplumsal hizmet alanını yürütemeyiz" diye konuştu. "Sendikalar, sendikal özgürlük adıyla ders bırakmak istediler" Sendikaların özgürlüklerini kullanmasına engel olamayacaklarını fakat kendi hürriyetlerini kullanırken öğrencilerin eğitim alma hakkını ellerinden almalarının özgürlüğe sığmadığını belirten Bakan Tekin, "Sendikalar sendikal özgürlük adıyla ders bırakma eğitimleri yapmak istediler. Sendikal özgürlüğü kullanmanıza, herhangi bir sendikanın özgürlüğünü kullanmasına zaten engel olmayız. Sendikal hürriyetlerinizi kullanabilirsiniz. Ama siz kendi hürriyetinizi kullanırken 18 milyon öğrencinin eğitim-öğretim alma hakkını eğer elinden alıyorsanız bu artık özgürlük değildir. Bu anlamda davranışlarımız hem hukuka, iç hukuka hem de uluslararası hukuka uygun. Dünyanın hiçbir ülkesinde sendikaların sendikal faaliyetlerini yaparken kullandıkları bütçe kamu bütçesinden ayrılmaz. Biz sendikalara bu kadar özgürlük alanı tanımışken sendikaların da şunu kabul etmesi lazım; bir taraftan biz çocukların sağlıklı eğitim ve öğretim haklarını koruma altında tutmak durumundayız" dedi. "Amacımız her öğrencimizin öğrenme sürecine aktif biçimde katılmasını sağlamak" ÖGES’in öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere kolaylıklar sağlayacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bu etkinlik seti adından da anlaşılacağı üzere öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerimizin yanı sıra akademik desteğe ihtiyacı olan ve daha yavaş öğrenen öğrencilerimiz başta olmak üzere bütün öğrencilerimize yönelik bir set. Amacımız her öğrencimizin öğrenme sürecine aktif biçimde katılmasını sağlamak, potansiyelini ortaya çıkarmak, hep birlikte öğrenmeyi kolaylaştıran, destekleyen, motive eden bir sistem inşa etmektir. Toplamda 5 ayrı set, 42 kitap ve 5 bini aşkın sayfadan oluşan bu kapsamlı külliyat, ses bilgisayar farkındalık, akıcı okuma, okuduğunu anlama, yazma ve matematik olmak üzere 5 temel alanda yapılandırılmış öğrenci etkinlikleri, öğretmen kılavuzları ve değerlendirme araçlarını içeriyor. Okuma güçlüğü, yazma güçlüğü ve matematik öğrenme güçlüğü problemi yaşayan öğrencilerimizin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan bu içerikler, aynı zamanda öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarını kolaylaştıran pratik araçlar da sunmaktadır. Bu, sahadan gelen gerçek deneyimlerin akademik bilgiyle harmanlandığı bir anlayışla hazırlandı" değerlendirmesini yaptı. "Bu set, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile kurduğumuz vizyonun sahadaki en somut örneklerinden birisi" Bakan Tekin, ÖGES’in öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere katkı sağlayacağını ifade ederek, şunları söyledi: "Bu set, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile kurduğumuz vizyonun sahadaki en somut örneklerinden birisi olacak. Çağdaş, esnek ve kapsayıcı yapısıyla her öğrencinin kendi yolunu bulmasına, kendi öğrenme ritmini yakalamasına imkan tanıyacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimde fırsat eşitliğini sadece bir söz, sadece bir ilke değil, bir toplumsal sorumluluk olarak da görüyoruz. Hiçbir öğrencimizin geride kalmadığı, hiçbir potansiyelin ihmal edilmediği bir eğitim sistemi inşa etmek için çaba gösteriyoruz. Önümüzdeki dönemde bu seti Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden bütün öğretmenlerimizin erişimine de açmış olacağız. Böylece ülkemizin en ücra köşesindeki bir öğretmenimiz dahi bu materyale elektronik ortamda ulaşıp, bu materyal yardımıyla öğrencilerine destek sunabilecek hale gelmiş olacak. Bir çocuğun öğrenme sürecindeki küçük bir dokunuş bazen bir ömür boyu sürecek bir farka sebebiyet verebilir. Bu yönüyle de bugünün değil geleceğin eğitim sistemine de yön veren bir adım attığımızı düşünüyorum." Programa Bakan Tekin’in yanı sıra öğretmenler, öğrenciler ve özel eğitim alanında görev yapan uzmanlar katıldı.
Meclis’te "Gazze" belgeseli gösterimi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:20 Meclis’te "Gazze" belgeseli gösterimi Gazze’deki genç yönetmenlerin cep telefonları ve basit kameralarla çektiği kısa filmlerle hazırlanan ’Sıfır Noktası’ndan: Görünenin Ötesinde Gazze’ belgeselinin gösterimi TBMM’de yapıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sumud Filosu’nun ardından yola çıkan Özgürlük Filosu’na da İsrail askerlerince müdahale edildiğini ve 3 Türk milletvekilinin de alıkonulduğunu belirterek, "Buradan açıkça uyarıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olan bu arkadaşlarımızın kılına zarar gelirse hesabını dünya kamuoyu önünde verecek olan sizlersiniz. Bu arkadaşlarımızın en kısa zamanda ülkemize getirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Halkla İlişkiler Konferans Salonu’nda ’Sıfır Noktası’ndan: Görünenin Ötesinde Gazze’ belgeselinin gösterimi yapıldı. Belgesel gösterimine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve milletvekilleri katıldı. Programda konuşan Kurtulmuş, Türk vatandaşları ve yabancı ülkelerden olan Sumud Filosu aktivistlerinin kısa süre içerisinde Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Şimdi bütün dünya kamuoyu alarma geçmiş bir vaziyette olmasına rağmen hiç gözlerini kırpmadan aynı barbarlığa devam ediyorlar. Yine Akdeniz’in sularında seyrüsefer halindeyken gemilere müdahale ediyorlar, bu sabah da müdahale ettiler. Bu gemilerden birisinde de Türkiye Büyük Millet Meclisimizin üyesi olan üç değerli arkadaşımız, üç kahraman arkadaşımız var, onları da alıkoydular, gözaltı uygulaması yaptılar. Buradan açıkça uyarıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olan bu arkadaşlarımızın kılına zarar gelirse hesabını dünya kamuoyu önünde verecek olan sizlersiniz. Bu arkadaşlarımızın en kısa zamanda ülkemize getirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır" dedi. Kurtulmuş, modern zamanların en büyük soykırımı olan Gazze soykırımına bütün insanlığın seyirci kaldığını söyleyerek, "Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki gerçekten bu iki yıl içerisinde artık bu kadarı da olmaz diye neyi düşündüysek hepsinin gerçekleştiği, hepsinin zalim, gaddar İsrail rejimi tarafından sahada bilfiil masum Filistin halkına karşı uygulandığı açık bir insanlık suçunu izliyoruz. Bu fatura fevkalade büyük bir şekilde kabarmıştır. Hatta şunu söylemek, konuşurken bile insana hüzün veriyor; Gazze’de gerçekten kaç kişinin öldüğünü dahi bilmiyoruz. İstatistiklerin bile sağlam olmadığı, kimine göre 70 bin, kimine göre 100 binlerle ifade edilecek bir şehit sayısının var olduğu zaten biliniyor. Herhalde Gazze’deki bu yıkıntılar kaldırılsa altından çok sayıda insan cesedinin, artık bir kısmının da sadece kemikleşmiş halinin ortaya çıkacağı aşikardır. Resmi olarak söylenen 70 bin civarında şehit, 140 binin üzerinde yaralı var. Bunların yarısına yakını da hayatlarını idame ettirmekte zorluk çekecek kadar kalıcı hasar, yaralanma haliyle karşı karşıya kalmıştır. Okullar yıkılmıştır, camiler yıkılmıştır, kiliseler yıkılmıştır. Hatta öyle ki herhalde Hitler bile bu kadarını düşünmemişti. Açlık bile Gazzeliler için bir silaha dönüştürülmüştür. Maalesef işlenen insanlık suçları her geçen gün artıyor. Artık uluslararası camianın baskısı ile dururlar ya da geri adım atarlar dediğiniz her yerde gözlerini karartmış şekilde ileri adımlarına devam ediyorlar. Hatta öyle ki Amerika Başkanı’nın telkin ve tavsiyeleriyle ortaya konulan barış görüşmeleri sürecinde dahi İsrail orduları Gazze halkını bombalamaktan, onlarca insanı hayattan koparmaktan asla vazgeçmiyor. Aynı şekilde bütün dünyanın artık bir ateşkes olur ve insani yardım ve sağlık malzemeleri içeriye sokulabilir diye beklediği bir anda açlık halen büyük bir silah olarak kullanılmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. ’Sıfır Noktası’ndan: Görünenin Ötesinde Gazze’ belgeseli, STK’lar kapsamında Kadın Birliği Platformu (KABİP) tarafından hazırlandı. Belgeseli Gazze’deki genç yönetmenler çekti. 22 Gazzelinin cep telefonları ve basit kameralarla çektiği kısa filmlerin birleşiminden oluşan ve orijinal adı ’From Ground Zero’ olan belgesel, Oscar’da En İyi Uluslararası Film Ödülü’nün ön elemesini de geçti.