Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
Maltepe’de ormanda erkek cesedi bulundu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
POLİTİKA
Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır"
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:21:18
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:18
Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:41
İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi Yunanistan’da tartışmaya yol açtı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik müdahalesinin Yunanistan’da tartışmaya yol açtığını bildirdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık kaynakları, yapılan müdahalenin uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği belirterek "Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı bildirildi. Olayın, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiği görülmektedir. Uzmanlar, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğine dikkat çekmektedir" açıklamasında bulundu. Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdığını aktaran Bakanlık kaynakları, "Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma oluşturduğu ifade edilmektedir. Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir. Yunanistan’ın bu tutumu, Yunan kamuoyunda ‘Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan’ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı’ şeklinde eleştiriliyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetler ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmeler uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığını göstermektedir. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşımaktadır. Uzmanlar, artan gerilimin düşürülmesi, insani yardım faaliyetlerinin güvence altına alınması ve uluslararası hukuk kurallarına eksiksiz riayet edilmesinin, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:02
Bakan Uraloğlu: "Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" dedi. Bakan Uraloğlu, Mersin programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Adem Aldemir ve partililerle bir araya geldi. Uraloğlu, buradaki konuşmasında Mersin’e yapılan yatırımları ve devam eden projeleri detaylı şekilde anlattı, ulaştırma alanında kentin çehresini değiştiren projelere imza attıklarını söyledi. "Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu. Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı. "Mersin’i otoyollarla daha erişilebilir hale getirdik" Mersin’in ulaşım ağını güçlendiren projelere değinen Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülkenin diğer bölgelerine daha güçlü bağlandığını belirtti. Bu projeyle yetinmediklerini kaydeden Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu çalışmalarının hızla sürdüğünü dile getirerek, "Projede yüzde 80-90 seviyelerine geldik. Bugün de heyetimizle sahada incelemelerde bulunduk" şeklinde konuştu. "Temmuzda kısmi açılış, yıl sonunda tamamı hizmette" Vatandaşların projelerin bitiş tarihine yönelik beklentilerine de değinen Uraloğlu, "Milletimiz, ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ diye soruyor. Bu da bizim iş yapma kabiliyetimizin göstergesidir" dedi. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Çeşmeli ile Erdemli girişi arasındaki bölümü temmuz ayında, yaz trafiğine hizmet edecek şekilde açacağız. 52 kilometrelik hattın tamamını da yıl sonu gelmeden, aralık ayında hizmete sunmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Projenin teknik detaylarına da değinen Uraloğlu, 52 kilometrelik hattın yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu belirterek, seraların ve doğal yapının korunması için özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı. Karaman-Konya yolunda zorlu coğrafyada çalışma Silifke-Mut-Sertavul güzergahında yürütülen Karaman-Konya yol çalışmalarına da değinen Uraloğlu, dün orada incelemelerde bulunduklarını hatırlatarak, bölgenin hem sert kayalık yapıya hem de heyelan riskine sahip olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü projesinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, çalışmaların sabır gerektirdiğini ancak tamamlanacağını ifade etti. "Çukurova Havalimanı gelişimini sürdürüyor" Mersin’e kazandırılan önemli yatırımlardan birinin de Çukurova Havalimanı olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının 2024 yılı Ağustos ayında hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, "Her geçen gün daha da gelişiyor. Yolcu ve kargo taşımacılığıyla bölge için çok önemli bir merkez haline geliyor" dedi. Hızlı tren hattı Basra’ya kadar uzanacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattının da stratejik projeler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, Adana’ya kadar olan kısmın bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ve önümüzdeki sene içerisinde hızlı tren testlerinin başlayacağını söyledi. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezine kadar uzanacağını ifade ederek, "Bu hat Kapıkule’ye kadar uzanacak bağlantılarla Avrupa’ya entegre olacak. Sadece yolcu değil, yük taşımacılığı açısından da büyük bir imkan sağlayacak" diye konuştu. Mersin-Antalya arası 4,5 saate inecek Mersin ile Antalya arasındaki ulaşımın da önemli ölçüde iyileştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, mevcutta 483 kilometre olan mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini kaydetti. Projede büyük ilerleme sağlandığını belirten Uraloğlu, "Şu ana kadar yaklaşık 404 kilometrelik kısmı tamamladık. Tünel ve viyadüklerle devam ediyoruz. Tüm projeler bittiğinde Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresi 4,5 saate kadar düşecek" dedi. Mezarlık Kavşağı için yeni çözüm Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı hakkında da konuşan Uraloğlu, daha önce ihale yapılmasına rağmen çeşitli idari sorunlar nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini söyledi. Yeni bir planlama yapıldığını belirten Uraloğlu, "Eski projeyle çözüm mümkün görünmüyor. Yeni projeyi hızlı şekilde netleştirip bu yıl içerisinde çalışmalara başlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Gönül köprülerini de birlikte kuracağız" Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Uraloğlu, fiziki yatırımlar kadar toplumsal bağların da önemli olduğunu vurguladı. Seçim sürecine girildiğini belirten Uraloğlu, vatandaşlarla birebir iletişimin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Gönüllere giden yolları, köprüleri birlikte inşa edeceğiz. Mersin olarak Cumhurbaşkanımıza daha güçlü destek vereceğiz" dedi. Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinin ardından MHP İl Başkanlığını da ziyaret ederek görüşmelerde bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mayıs 2026 Cuma- 00:22
Sosyal Hizmetler Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 17:21
AK Partili Çavuşoğlu’ndan Büyükşehir’e çağrı: "Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok"
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:14
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı.
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli görüşmesi sona erdi
03 Ekim 2025 Cuma - 21:38
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Bitlis’e geldi. Cuma namazından sonra Bitlis Belediyesini ziyaret eden Bakan Yumkalı, daha sonra AK Parti Bitlis İl Başkanlığına geçti. Partililerle bir araya gelen Yumaklı, ardından Bitlis İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne geçerek, kentte yürütülen tarım ve hayvancılık projeleriyle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, Bitlis Valiliğini ziyaretinin ardından Ahlat ilçesine geçerek burada kuru fasulye hasadına katıldı. Canevi Tarım işletmesini ziyaret eden Bakanı Yumaklı, traktöre binerek tarlada kuru fasulye hasadı yaptı. Hasat sonrası tarlada basın açıklamasında bulunan Yumaklı, "Burada çiftçilerimizle, üreticilerimizle bir aradayız. Vatandaşlarımızın gıda ihtiyacını karşılamak için ülkemizin dört bir tarafında hasatlar yapıldı. Kimisinde tamamlandı, kimisinde tamamlanmak üzere. Bazı ürünlerde de henüz yeni başlayan bölgelerimiz de var. Güzel ülkemizin 206 çeşit ürün başlığında yüzlerce bitkisel ürün üretimi ülkemizin gıda ihtiyacını karşılıyor. Hatta bunun da ötesinde ihracata çok önemli miktarda da gıda ürünü veriyoruz. Bugün gururla söylüyoruz ki; ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada. Geçen yıl 32,6 milyar dolar tarım ihracatı gerçekleştirdik. Bu başarının mimarı aziz çiftçilerimize teşekkür diyorum. Bu ülkenin bereketli topraklarında bu ülkenin havasını, suyunu ve emeğini kullanarak ürettiğimiz her ürün hem kendi ihtiyacımız için son derece önemli hem de ülkemize döviz kazandırıcı önemli kalemlerden de bir tanesi. Ben geçtiğimiz yıl 32.6 milyar dolar gıda ürünü ihraç eden bütün üreticilerimizi, bütün paydaşlarımızı tebrik ediyorum. Onların emekleri hem ülkemiz için ülkemizin gıda arz güvenliği için hem de ülkemizin döviz ihtiyacı için son derece önemli" dedi. "Kuru fasulyede geçen yıl dekar başına 732 lira ödenirken bunu yüzde 27 artışta bu yıl 930 liraya çıkarmış durumdayız" Bugün kuru fasulye hasadını gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Memleketimizin dört bir tarafında bu ürünün ekimi ve hasatı devam ediyor ama Bitlis’in bu anlamda önemi şöyle yaklaşık Türkiye’de üretilen kuru fasulyenin yüzde 14’ü Bitlis’te üretiliyor. Ve bu alanda da ülkemizde 4. sırada kuru fasulye üretimi açısından ama diğer bir önemi de kuru fasulye tohumu üreticisi olarak da Bitlis 1. sırada. Ülkemizin son 10 yıllık kuru fasulye üretimi 246 bin ton. Geçtiğimiz yıl 279 bin tondu. Allah nasip ederse bu yıl bizim tahminlerimiz 283 bin ton civarında bir kuru fasulye üretiminin olacağı yönünde. Biz geçtiğimiz yıl üretim planlaması kapsamında desteklerimizi özellikle üretimi artırmak anlamında farklılaştırmıştık. Bununla ilgili temel destek, üretim planlaması desteği, ürün geliştirme desteği bu üç başlıkta vermeye başlamıştık üretim desteklerimizi. Bu manada da kuru fasulyede geçen yıl dekar başına 732 lira ödenirken bunu yüzde 27 artışta bu yıl 930 liraya çıkarmış durumdayız. Yeni desteklerimizle birlikte hem hasat sezonunun hem de üretilen ürünlerin ülkemize katkısının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Çiftçilerimizi de hem bu yıl için hem de önümüzdeki yıl için bereketli bir sezon diliyorum. Buradan ülkemiz genelindeki bütün kuru fasulye üreticisi çiftçilerimize de bir mesajımız var. Tabii fiyat hareketleri takip ediyoruz. Özellikle üreticilerimizin emeğini zayi edecek ya da tüketicilerimizin uygun fiyata ürün almasını engelleyecek bütün hareketlere karşı Toprak Mahsulleri Ofisi regülasyon görevini yerine getirecek. Bunu söylemek istiyorum. Özellikle takip ediyoruz. Belli yerlerde hem stok ihtiyacını karşılamak hem de piyasa regülasyonu için Toprak mahsulleri ofisinin bu manada alıma başlayacağını da söylemek istiyorum" diye konuştu. "ÇKS kayıtları 31 Aralık 2025 itibariyle sona erecek" Çiftçilere ÇKS kayıtları için hatırlatmada bulunan Bakan Yumaklı sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir hatırlatmamız da çiftçi kayış sistemi ile alakalı. Malumunuz önümüzdeki yılın çiftçi kayıt sistemine ilişkin başvuruları, beyanları artık başladı. 31 Aralık 2025 itibariyle sona erecek. Ben buradan bütün üreticilerimize bu süreyi geçirmeden çiftçi kayıt sistemine beyanlarını hangi alanda ne üreteceklerinin beyanını yapmalarını özellikle istirham ediyorum. Önceki dönemler gibi değil biliyorsunuz. Artık ne ekeceğimin düşüncesi yok. Biz önümüzdeki 3 yıl için çiftçilerimize hangi ürün için ne destek vereceğimizi açıklamış durumdayız. Hem bunlar hem çiftçi kredileri hem buna ilişkin hibe destekler ve buna bağlı teşvikler de yine aynı şekilde birlikte hareket ediyor. Dolayısıyla çiftçi kayıt sistemine başvuruları mutlaka bu tarihe kadar üreticilerimizin, çiftçilerimizin yapmasını istiyoruz." "Son 55 yılın en sıcak temmuz ayını yaşadık" "Bu yılın yani 2025’in Temmuz ayı son 55 yılın En sıcak Temmuz ayı oldu. Sadece sıcaklıklar değil birbiri peşine takip eden kurak dönemler özellikle iklim değişikliğinin bize yıkıcı etkisini göstermeye başladı" diyen Bakan Yumaklı, "Kurak bir iklim yapısına sahip olmaya doğru gidiyoruz. Yeni normal dediğimiz artık bundan sonra bizi farklı sınamalarla karşı karşıya bırakacak birçok da meteorolojik olayı yaşıyoruz. Yaşamaya da devam edeceğiz. Bu manada özellikle bakanlık olarak bizim kuraklığa dayanıklı tohumlardan başlayarak su ve sulama projelerimize kadar bir dizi tedbirlerimiz de var. Bütün üreticilerimizi risklere karşı onları koruma adına bakanlığımızın yaptığı çalışmaları çok yakından takip etmeleri için davet ediyorum. Özellikle su verimliliğini buradan tekrar hatırlatmak istiyorum. Bir damlanın bile çok büyük öneminin olduğunu tekraren altını çizerek belirtmek istiyorum. Üretim planlaması neden önemli? Çünkü suyu merkeze koyduk. Yeni destekleme modelimizi, teşvik modelimizi, tarımsal kredileri bunlara yönlendirdik. Bugün Bitlis’te de hayata geçirmiş olduğumuz bu uygulamaları sonuçlarında, yansımalarında gördük. Bitlis’e son 23 yılda yapmış olduğumuz yatırımlar ve destekler yaklaşık 16 milyar lira bugünün tutarlarıyla. Su ve sulama alanında 66 tesis hizmete alındı. Bu tesislerle 40 bin dönümlük alan sulamaya açıldı. Yine Kırsal Kalkınma ve Orköy projelerinde 6 bin 100 projeyi destekledik. Önümüzdeki yılın projelerini de desteklemek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. IPART TKDK hibe destekleri ve teşvikleriyle ilgili 10. çağrı ilanının yayınladığını belirten Bakan Yumaklı, "Bu çağrı ilanının bütçesi 50 milyon euro. Yani yaklaşık 2.5 milyar lira. Çağrı kapsamında et, süt, yumurta, meyve ve sebze ile su ürünlerinin işlenmesine, süt toplama merkezlerine, soğuk hava depolarına yönelik yatırımlara destek vereceğiz. Biliyorsunuz TKDK destekleri bundan önceki dönemde 42 il içindi ama Artık 81 ilde yaygınlaştırdık, uygulamaya devam ediyoruz. İlk kez faydalanmaya başlayan illerimizden birisi de Bitlis’ti. Dolayısıyla Bitlis’te yeni başlayan iller gibi artı 10 puanla projelerini değerlendirerek başlamış olacak. Bu da hayırlı olsun inşallah. Ben bu çağrıya çok yoğun bir ilgi olmasını bekliyorum açıkçası. Çünkü buradaki potansiyeli harekete geçirmemiz gerekir. Şimdiden hayırlı olsun" dedi. Bitlis’e yapılan yatırımlar Bakanlık olarak Bitlis’e yapılan yatırım ve çalışmalar hakkında da bilgiler paylaşan Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Özellikle 218 milyon lira tutarında 8 adet su ve sulama projesi DSİ programına almış durumdayız. 60 milyon lira maliyetli Merkez ilçesine hizmet verecek Duap Yaylası yeraltı depolaması işini de önümüzdeki ay ihale etmiş olacağız inşallah. 104 milyon lira maliyetli Kümüs Çayı 4. kısım ve Güroymak ilçesi Gölbaşı beldesi taşkın koruma projelerinde ihaleleri yapıldı. Onların da yapımına en kısa zamanda başlayacağız. Yine Bitlis’in çok farklı yerlerine hizmet verecek olan ki çok akarsuların olduğu bir yer burası. 8 Taşkın Koruma Projesi doğal olarak bizim yapmamız gereken 335 milyon lira maliyetli inşallah bunların da önümüzdeki ay ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. İnanıyorum ki ben yaptığımız çalışmalarla Bitlis’imizin tarım, orman ve su sektörleri anlamında gelişmesine katkıda bulunacağız. Sadece bunlar değil elbette. Başka diğer büyük projelerimiz de var. Çalıştığımız özellikle Sapur Barajı ile alakalı çalışmaların devam ettiğini buradan söylemek istiyorum. Bir de ayrıca Nemrut Kaldera’sı ile alakalı son bir bilgiyle tamamlayalım. Nemrut Kaldera’sını da biz Milli Park ilanı ile alakalı süreçleri sonuna getirmiş durumdayız. Nemrut Kaldera’sında inşallah Bitlis’in turizmine Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde olan Tarım ve Orman Bakanlığı olarak sunmuş olacağız." Bakan Yumaklı konuşmasının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında hibe desteği ile yapılan Canevi Patates İşleme, Paketleme ve Depolama Tesisi’nin açılışını yaparak tesisin işleyişi hakkında bilgiler aldı. Bakan Yumaklı daha sonra Örkenler Yaytat Bakliyat işletmesini ziyaret ederek kuru fasulye işleme ve paketleme tesisini gezdi. Bakan Yumaklı işletme sahibi Kenan Örken’den çalışmaları hakkında bilgi aldıktan sonra ilçeden ayrıldı. Bakan Yumaklı’ya ziyaretlerinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, D.S.İ. Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçarslan, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selami Savaş, AK Parti Ahlat İlçe Başkanı Mesut Subaşı, ilgili kurum amirleri ve siyasi parti temsilcileri eşlik etti.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:54
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Küresel Sumud Filosunda bulunan ve İsrail tarafından rehin alınan Türk vatandaşlar hakkında yapılan çalışmalarla ilgili açıklamada bulundu. Keçeli, "Öncelikle Sumut Filosu’nun Gazze’de devam eden felakete dünya kamuoyuna dikkatini çekmek bakımından son derece önemli bir rol üstlendiğini ifade etmek istiyorum. Biz, gelişmeleri Filo’yla ilgili organizasyonun başladığı ilk günden beri yakından takip ettik. Filo’nun organizasyon komitesiyle ve katılımcılarla baştan beri temas halindeydik. Bakanlığımızın Durum İzleme Merkezi ve kriz masası 7 gün 24 saat esasında gelişmeleri hassasiyetle takip etti. Filo’da vatandaşları bulunan ülkelerle de biz yakın eş güdüm içerisinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bakanımız yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüler. Bu temaslarımız neticesinde de bildiğiniz gibi ortak bir açıklama yapılmasını sağladık. Bu açıklamada İsrail’e katılımcı kimselerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması yönünde güçlü bir uyarıda bulunurdu. Bildiğiniz üzere bölgede faaliyette bulunan gemilerimiz ile arama kurtarma kabiliyetlerimizle insani yardım görevine katkı sağlamak üzere mevcudiyet gösterdiler" dedi. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının durumuyla ilgili soru üzerine Keçeli, "Gelinen aşamada yüzlerce aktivistin İsrail tarafından alıkonulduğunu biliyoruz. Bunun arasında 50’ye yakın vatandaşımız da bulunmakta. Bazı vatandaşlarımızın çifte vatandaş olmasından dolayı kesin bir rakam vermemiz mümkün olamıyor. Teknelere el konulmasının hemen ardından konsolosluk görevlilerimiz devreye girdiler. Filo’nun avukatları ve diğer ilgili ülke büyükelçilikleriyle de eş güdüm içerisinde çalıştılar. Elde edilen bilgileri de biz vatandaşlarımızın aileleriyle hemen paylaşmaya çalıştık. Filo’da yer alan vatandaşlarımız diğer ülke aktivistleriyle beraber 2 Ekim tarihinde Aşot Limanı’nda karaya çıkarıldılar bildiğiniz gibi. Buradaki idari işlemlerin ardından İsrail’in güneyinde yer alan gözaltı merkezine kademeli olarak nakledildiler. Bugün konsolosluk görevlilerimiz vatandaşlarımıza ilk kez bu gözaltı merkezinde bir araya geldiler. Yaklaşık 8 saattir konsolosluk görevlilerimiz orada ve vatandaşlarımızla doğrudan ilk kez temas kurdular. Bize ilk gelen bilgilere göre vatandaşlarımızın genel sağlık durumunda endişe edilecek bir durum bulunmuyor" diye konuştu. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının yurda dönmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Keçeli, "Geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın İsrail’den en hızlı ve en sağlıklı şekilde tahliye edilmesi için çeşitli alternatifler üzerinde duruyoruz. Bu planlar arasında vatandaşlarımızın yarın yani cumartesi günü öğleden sonra özel bir uçak seferiyle Türkiye’ye getirilmesi de var. Biz en etkin şekilde bu süreç nasıl tamamlanır bunu anlamaya çalışıyoruz. Bu yönde yoğun bir mesai yürütüyoruz. Arkadaşlarımız konuyu hem yerel makamlar nezdinde takip ediyorlar hem de Türkiye’deki ilgili makamlarla ilgili kurumlarla koordinasyonumuz sürüyor. İnşallah gelişmeler netlik kazandıkça kamuoyumuzu bu konuda bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. İsrail’den tahliye için diğer ülkelerden Türk Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçen ülkelerle ilgili soru üzerine Keçeli, "Evet oldu. Biz biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız. Örneğin Malezya makamları bugün bizimle temas sağladılar ve böyle bir ricada bulundular. Biz de elimizden geleni bu konuda yapıyoruz" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:50
Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti
"Rüşvet" soruşturması kapsamında yürütülen operasyon kapsamında tutuklanıp belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Rüşvet soruşturmasında tutuklanarak Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, CHP’den istifa etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile istifasını duyuran Kara, "Değerli Manavgatlı hemşehrilerim, değerli dostlarım. Bugün itibariyle ata ocağım Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmiş bulunuyorum. Maalesef, Parti üst yönetimi şahsım üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı yürütülen itibarsızlaştırma operasyonunda "üyeliğimi askıya alarak" beni gözden çıkardı" dedi. "Partililere küs değilim" Yaşanan olağanüstü gelişmeler gereği alınan kararı olgunlukla karşıladığını belirten Kara, "Ancak süreç içerisinde diğer tutuklu belediye başkanları için ’masumiyet karinesi’ nidaları atılırken şahsımla ilgili herhangi bir mahkeme kararı (hatta iddianame bile) olmamasına rağmen beni suçlu kabul edip yandaş basının önüne atan yönetim anlayışı ile yol yürümem imkansız hale gelmiştir. Partime ve partililerime küs değilim. Tepkim merkezde ve yerelde denge odağı haline gelen ve bu yolda beni feda etmeye değer gören parti yöneticilerine yöneliktir. Ben Niyazi Nefi Kara olarak yargılama sürecinin sonunda aklanıp Manavgat sokaklarında alnı ak ve başı dik yürümeye devam edeceğim. Aynı göğün altında çok yakında yeniden buluşmak üzere" ifadelerini kullandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:40
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız" dedi. -Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Küresel Sumud Filosunda bulunan ve İsrail tarafından rehin alınan Türk vatandaşlar hakkında yapılan çalışmalardan bahsetti. Sözcü Keçeli, "Öncelikle Sumut Filosu’nun Gazze’de devam eden felakete dünya kamuoyuna dikkatini çekmek bakımından son derece önemli bir rol üstlendiğini ifade etmek istiyorum. Biz, gelişmeleri Filo’yla ilgili organizasyonun başladığı ilk günden beri yakından takip ettik. Filo’nun organizasyon komitesiyle ve katılımcılarla baştan beri temas halindeydik. Bakanlığımızın Durum İzleme Merkezi ve kriz masası 7 gün 24 saat esasında gelişmeleri hassasiyetle takip etti. Filo’da vatandaşları bulunan ülkelerle de biz yakın eş güdüm içerisinde olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bakanımız yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüler. Bu temaslarımız neticesinde de bildiğiniz gibi ortak bir açıklama yapılmasını sağladık. Bu açıklamada İsrail’e katılımcı kimselerin can güvenliğinin tehlikeye atılmaması yönünde güçlü bir uyarıda bulunurdu. Bildiğiniz üzere bölgede faaliyette bulunan gemilerimiz ile arama kurtarma kabiliyetlerimizle insani yardım görevine katkı sağlamak üzere mevcudiyet gösterdiler" dedi. Bir muhabir tarafından Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının durumunun sorulması üzerine cevap veren Keçeli, "Gelinen aşamada yüzlerce aktivistin İsrail tarafından alıkonulduğunu biliyoruz. Bunun arasında 50’ye yakın vatandaşımız da bulunmakta. Bazı vatandaşlarımızın çifte vatandaş olmasından dolayı kesin bir rakam vermemiz mümkün olamıyor. Teknelere el konulmasının hemen ardından konsolosluk görevlilerimiz devreye girdiler. Filo’nun avukatları ve diğer ilgili ülke büyükelçilikleriyle de eş güdüm içerisinde çalıştılar. Elde edilen bilgileri de biz vatandaşlarımızın aileleriyle hemen paylaşmaya çalıştık. Filo’da yer alan vatandaşlarımız diğer ülke aktivistleriyle beraber 2 Ekim tarihinde Aşot Limanı’nda karaya çıkarıldılar bildiğiniz gibi. Buradaki idari işlemlerin ardından İsrail’in güneyinde yer alan gözaltı merkezine kademeli olarak nakledildiler. Bugün konsolosluk görevlilerimiz vatandaşlarımıza ilk kez bu gözaltı merkezinde bir araya geldiler. Yaklaşık 8 saattir konsolosluk görevlilerimiz orada ve vatandaşlarımızla doğrudan ilk kez temas kurdular. Bize ilk gelen bilgilere göre vatandaşlarımızın genel sağlık durumunda endişe edilecek bir durum bulunmuyor" diye konuştu. Filo’da bulunan Türk vatandaşlarının yurda dönmesi için çalışmaları sürdürdüklerini söyleyen Öncü Keçeli, "Geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın İsrail’den en hızlı ve en sağlıklı şekilde tahliye edilmesi için çeşitli alternatifler üzerinde duruyoruz. Bu planlar arasında vatandaşlarımızın yarın yani cumartesi günü öğleden sonra özel bir uçak seferiyle Türkiye’ye getirilmesi de var. Biz en etkin şekilde bu süreç nasıl tamamlanır bunu anlamaya çalışıyoruz. Bu yönde yoğun bir mesai yürütüyoruz. Arkadaşlarımız konuyu hem yerel makamlar nezdinde takip ediyorlar hem de Türkiye’deki ilgili makamlarla ilgili kurumlarla koordinasyonumuz sürüyor. İnşallah gelişmeler netlik kazandıkça kamuoyumuzu bu konuda bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. İsrail’den tahliye için diğer ülkelerden Türk Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçen ülkelerin sorulması üzerine, Sözcü Keçeli, "Evet oldu. Biz biliyorsunuz geçmişte de üçüncü ülkelere çeşitli insani krizlerden, çeşitli doğal felaketlerden kurtarma tahliye edilmesi konusunda çok yardım sağlamıştık. Bu defa da üçüncü ülkeler bizimle temasta bulundular. Biz imkanlar çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarının da İsrail’den ayrılması için yardım sağlamaya hazırız. Örneğin Malezya makamları bugün bizimle temas sağladılar ve böyle bir ricada bulundular. Biz de elimizden geleni bu konuda yapıyoruz" dedi. (FD
03 Ekim 2025 Cuma - 19:10
Bakan Tunç: "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Terörle mücadelede binlerce şehit verildi. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Trilyonlarca kayıp yaşadık, bu kaybı yaşamasaydık bugün ’enflasyon’ diye hiçbir şey konuşmazdık. Terör fitnesi hem trilyonlarca kayba uğrattı hem de büyük acılar yaşamamıza neden oldu. Şimdi artık diyoruz ki bu kayıpları yaşamayalım. Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, cuma namazının ardından Edirne Sarayı’nda süren ihya çalışmalarını inceledi. Adalet Kasrı’nı gezen Bakan Tunç, Edirne Valisi Yunus Sezer ve AK Parti heyetiyle birlikte yetkililerden bilgi aldı. Ardından AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Tunç, partililerle bir araya geldi. AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin 41 yıldan bu yana terörle mücadele ettiğini vurguladı. "Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım" Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak istediklerini ifade eden Bakan Tunç, "Terörle mücadelede binlerce şehit verildi. Bu uğurda şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Trilyonlarca kayıp yaşadık, bu kaybı yaşamasaydık bugün ’enflasyon’ diye hiçbir şey konuşmazdık. Ekonomik kalkınmamız ve refahımız kat kat yüksek olurdu. Terör fitnesi hem trilyonlarca kayba uğrattı hem de büyük acılar yaşamamıza neden oldu. Şimdi artık diyoruz ki bu kayıpları yaşamayalım. Türkiye’yi terörden tamamen kurtaralım. O şehitlerimiz terörsüz Türkiye için mücadele ettiler, biz de onların emanetine sahip çıkarak terörsüz Türkiye’yi inşallah başarıya ulaştırmak zorundayız. Hukuk devleti imkanları içerisinde bunlar gerçekleşecek. Milletimizi rahatsız edecek, şehit ailelerimizi rencide edecek hiçbir adımı bugüne kadar atmadık. Bundan sonra da atmayız. Milletimiz ne isterse onu yaparız. Biz milletimizin partisiyiz. Milletimizin taleplerine duyarlı olduğumuz için 23 yıldır iktidardayız, millet bizden vazgeçmedi" dedi. "Anayasayı, darbecilerin yazmış olması bile tek başına değiştirmek için yeterli bir sebeptir" Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Bakan Tunç, "Bu kadar reforma, bu kadar demokratikleşme adımlarımıza rağmen anayasamızdaki vesayetçi ruhu tamamen silmek yeni bir anayasayla mümkün olacaktır. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayı, milletin temsilcilerinin yazdığı ve onların oyladığı ve sonra millet tarafından oylanan bir anayasayla Türkiye Yüzyılı’na başlamamız lazım. Bu bizim milletimize olan borcumuz. Anayasayı, darbecilerin yazmış olması bile tek başına değiştirmek için yeterli bir sebeptir. İnşallah parlamentoda bir uzlaşma zemini olur, hem terörsüz Türkiye hedefinde hem de yeni anayasa hedefinde ülkemiz önemli mesafeler alır" dedi. Bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan hedeflere tek tek ulaşarak Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceklerini belirtti.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:07
Bakan Tekin: "Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz var"
Beşiktaş’ta, özel eğitimde rehberlik çalışmaları iş birliği protokolü imza törenine katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz daha var. Yaklaşık olarak 3 bin 200 tane özel rehabilitasyon merkezimizde bu hizmetleri veriyoruz" dedi. Beşiktaş Şehit Öğretmen Hüseyin Tunç Özel Eğitim Okulu’nda özel eğitimde rehberlik çalışmaları iş birliği protokolü imza töreni düzenlendi. Törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Program saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra müzik gösterisiyle devam etti. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bazı insanların engelleri görünüyor bazılarınınki görünmüyor. Mesela kalbinde katılık olan kalbinde vahşet olan İsraillilere baktığımızda engelsiz mi diyeceksiniz? Ben şöyle bakıyorum bazı insanların engellerini görebiliyoruz, bazı insanların göremiyoruz. Cenab-ı Allah hepimizi aynı yaratmış. Bir kısmımız engellerimizle yaşamayı biliyoruz. Bir kısmımız engellerimizi dışarıdan hissettiriyoruz. Bir kısmımızınki hissedilmiyor. Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz. Hepimiz aynı nimetlerle donatılmış dünyada yaşıyoruz ve hepimiz eşitiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitim ve rehabilitasyon alanında yaptıkları faaliyetten söz eden Bakan Tekin, "Genel müdürümüz 724 bin öğrenciden bahsetti. Bu öğrencilerimizin içerisinde bir kısmı kaynaştırma öğrencisi. Bir kısmı özel eğitim okuluna devam ediyor. Bir kısmı özel eğitim sınıfında. Evde bakım hizmeti verdiğimiz öğrencilerimiz var. Hastanede bakım hizmeti verdiğimiz öğrencilerimiz var. Bunu ben uluslararası toplantılarda böyle 5 kategoriden bahsettiğimde, gerçekten Türkiye adına bu ülkede eğitime bu kadar katkı veren sayın Cumhurbaşkanı’mıza bir kez daha teşekkürü borç biliyorum. Bu rakamların dışında özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim desteği verdiğimiz yaklaşık 600 bin özel eğitim öğrencimiz daha var. Yaklaşık olarak 3 bin 200 tane özel rehabilitasyon merkezimizde bu hizmetleri veriyoruz" ifadelerini kullandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 18:39
Bakan Tekin: "Dünyadaki eğitimciler asıl işini unutmasaydı Filistin’de 60 binin üzerinde insanın soykırıma tabi tutulduğu dünyayı yaşamazdık"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Dünyadaki eğitimle ilgili kişiler asıl işlerini düzgün yapsaydı bugün Filistin’de 60 binin üzerinde insanın vahşice bir soykırıma tabi tutulduğu bir dünyayı yaşamazdık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Öğretmen Akademileri ve Atölyeleri’nin 2025-2026 eğitim öğretim yılı açılışı için İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen programda ilk derse katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İstanbul Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yahya Güldiken ile diğer protokol üyeleri eşlik etti. Program 1 dakikalık saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "Dünyaya adalet getirmek üzere kurgulanan bir medeniyetin parçasıyız" Bakan Tekin ilk derste yaptığı konuşmada "Bizim içinde neşet ettiğimiz medeniyet ve müntesibi olmaktan gurur duyduğumuz medeniyet, dünyaya adalet getirmek üzere kurgulanan bir medeniyetin parçasıyız. Dolayısıyla bizim aslında attığımız her adım, yürüttüğümüz her iş, bugünün özelinde de Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini inşa ederken, kurgularken, çıkış noktamız burasıydı. Bir kere devletin varoluş gerekçesi, eğitimin varoluş gerekçesi, bizim Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli için içerisine ısrarla yerleştirdiğimiz insan. İnsan olmamızdan kaynaklanan birbirimize duyduğumuz saygı, insan olmamızdan kaynaklanan etrafımızdaki kişilere duyduğumuz saygı, onların temel hak ve hürriyetlerine duyduğumuz saygı, doğaya, tüm canlılara duyduğumuz saygı. Bizim aslında eğitim ve öğretim sistemimizin odağında olan bir konu" dedi. "Filistin’de 60 binin üzerinde insanın vahşice bir soykırıma tabi tutulduğu bir dünyayı yaşamazdık" Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "Dünyada eğitimle ilgili kişiler asıl işini unutmasaydı bugün Filistin’de 60 binin üzerinde insanın vahşice bir soykırıma tabi tutulduğu bir dünyayı yaşamazdık. Biz eğer asli işlevimiz olan barışı, insan haklarını, insanın yek değerine duyması gereken saygıyı, adaleti önceleyen bir düzeni tesis etmeyi varlık sebebimiz olarak görseydik, eğitim öğretim sistemleri olarak. Bugün bahsettiğimiz şeylerin hiçbirisi yaşanmazdı. Yaklaşık 52 dakikada 1 çocuk şu anda Gazze’de şehit ediliyor. Bunların içerisinde henüz 1 yaşını bile tamamlamamış kişiler var. Dolayısıyla ben şunun altını çizmek istiyorum, biz bir adım attık. Attığımız adımla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli diye tanımladığımız modelle bunu uluslararası ortamlara da bu şekilde savunuyoruz. Diyoruz ki gelin eğitimle ilgilenen yöneticiler olarak bizler asli işlerimizi yani dünyaya barış getirmek, dünyaya adalet getirmek, dünyada temel hak ve hürriyetlerin korunduğu bir düzeni hep beraber inşa etmek, dünyada demokrasinin egemen olduğu bir düzeni inşa etmek için hep beraber çaba sarf edelim. Biz Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı olarak bunu merkeze alan bir eğitim öğretim programı inşa ettik" ifadelerini kullandı. "Milli Eğitim Akademisi 3 tane işlevi yerine getirecek" Milli Eğitim Akademisinin 3 işlevi yerine getireceğini söyleyen Bakan Tekin, "2016 yılında pilot uygulama olarak başlattığımız öğretmen akademilerini, geçtiğimiz yıl kurumsal hale getirecek bir yasal düzenleme hayata geçirdik. Milli Eğitim Akademisi 3 tane işlevi yerine getirecek. Bunlardan biri öğretmen istihdam süreci. İkincisi öğretmen arkadaşlarımızın 5’er yıllık periyotlarla mesleki gelişimlerinde düzenlemek. Aslında bu öğretmen akademilerinin pilot başlangıç diye tanımlamaya çalıştığım 2016’daki süreç buydu. Eğitim akademisi bu işlevi yerine getirecek. Bu arada İstanbul’daki ilk milli eğitimimiz akademimizde tahmin ediyorum restorasyonu bitti. Sultanahmet’teki binamız onu da yakın bir zamanda hizmete açmış olacağız. Milli eğitim akademilerinin üçüncü işlevi de eğitim kurumu yöneticisi arkadaşlarımızın çok zorlandıkları konular var. Bir test sınavıyla eğitim kurumu yöneticisi oluyorlar ve sonrasında neyle karşılaşacaklarını görmüyorlar. Bizim milli eğitim akademisinde yapacağımız üçüncü iş, eğitim kurumu yöneticisi yetiştirmek" diye konuştu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra Beyazıt Ford - Otosan İlkokulu öğrencilerini ziyaret ederek bayrak törenine katıldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 18:38
Gazze için tekne ile denize açıldılar
Artvin’in Arhavi ilçesinde Filistin’e destek amacıyla, Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılan tekneler denize açıldı. "Sumud Filosuna" destek için düzenlenen programa çok sayıda vatandaş katıldı. Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde organize edilen programda Arhavi Balıkçı Barınağı’nda toplanan tekne ve gemiler, Türk ve Filistin bayraklarıyla süslenerek denize açıldı. Karadeniz açıklarında bir süre yol alan tekneler, daha sonra Hopa İskelesi’ne ulaştı. Burada toplanan vatandaşlar, denizden gelen konvoyu alkışlarla karşıladı. İlim Yayma Cemiyeti Artvin Şube Başkanı Hayati Güneri, Filistin davasının insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada vicdanımızın sesini duyurmak, insanlığın çağrısını yükseltmek için toplandık. Sumud Filosuna destek vermek, Filistin halkının yanında olduğumuzu göstermek için buradayız" dedi. Gazze’de sivillerin yıllardır abluka altında yaşadığını hatırlatan Güneri, "Onların umudu bizim umudumuzdur, direnişleri bizim direnişimizdir. Dünyanın neresinde olursa olsun, masumlar ölürken susamayız" ifadelerini kullandı. Katılımcılar, üzerinde "İnsanlığın Ortak Vicdanı SUMUD Filosuna Selam Olsun", "Direnişin ve Umudun Filosu SUMUD" yazılı pankartlar açtı. Tekbir getiren grup, "Siyonist İsrail Gazze’den Defol" ve "SUMUD’a Selam Direnişe Devam" sloganları attı. Program, okunan dua ile sona erdi. Etkinliğe Hopa Kaymakamı Abdullah Aslan Türk, Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 18:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’la karşı tarafın talebi üzerine telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri ikili ilişkileri ve Gazze’deki durum ele alındı.
03 Ekim 2025 Cuma - 18:00
Başkan Ahmet Akın’dan İsrail’e sert kınama
Konya’da düzenlenen UCLG-MEWA Kongresi’nde konuşan UCLG Dünya Teşkilatı Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Filistin halkının meşru haklarını ve özgürlük mücadelesini yürekten desteklediğini belirtirken "Masum sivillere yönelik saldırıları ve uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamaları nedeniyle İsrail’i şiddetle kınıyoruz" dedi. Akın, bölgedeki barış ve adaletin tesisi için atılacak adımları her platformda dile getireceğini söyledi. UCLG Dünya Teşkilatı Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Konya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatının (UCLG-MEWA) 2025 Kongresi’ne katıldı. UCLG-MEWA’nın 20 yılı aşkın süredir bölgede yerel yönetimlerin dayanışmasını güçlendiren, küresel gündemleri yerelleştiren ve yerelin sorunlarını küresel platformlara taşıyan güçlü bir teşkilat olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, düzenlenen kongrenin sadece bir idari toplantı değil; aynı zamanda şehirlerin geleceğine dair ortak aklın ve vicdanın buluşma noktası olduğunu söyledi. UCLG Dünya Teşkilatı Başkan Yardımcısı ve UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı olarak geçen hafta İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen 6. UCLG Kültür Zirvesine katıldığını hatırlatan Akın, "Zirvede kültürün sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü, kültürel hakların korunmasının evrensel önemini bir kez daha vurguladık. Zirvede ayrıca UCLG Genel Sekreteri Emilia Saiz başta olmak üzere UCLG Dünya Teşkilatı’nın değerli yöneticileriyle bir araya gelerek kültür eksenli kalkınmanın geleceğine dair görüşlerimizi paylaştık. Orada kültürün kalkınma, barış ve kapsayıcılıkla ne kadar bağlantılı olduğunu gördük; bugün ele aldığımız konuların kültürel yönünü de güçlü bir şekilde hissettik" diye konuştu. "Yerel yönetimler öncü aktör olmalı" Güncel küresel sorunlara da değinen Akın, afetlerin giderek yıkıcı etkisini arttırdığını, tarım ve gıda güvenliğinin tehdit altında olduğu bir dönemden geçildiğini, ayrıca çatışmalar, göçler ve insani krizlerin bölgenin barış ve istikrarını derinden sarstığını söyledi. Akın, böyle bir ortamda yerel yönetimlerin yalnızca hizmet sunan kurumlar olmanın ötesine geçerek barışı, adaleti, dayanışmayı ve sürdürülebilir kalkınmayı savunan öncü aktörler haline gelmesi gerektiğini söyledi. Filistin halkına destek Kongrede insanlığın ortak vicdanını da dile getirmek istediğini belirten Akın, Filistin halkının meşru haklarını ve özgürlük mücadelesini yürekten desteklediğini söyledi. Akın, "Masum sivillere yönelik saldırıları ve uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamaları nedeniyle İsrail’i şiddetle kınıyoruz. Bölgedeki barış ve adaletin tesisi için her platformda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Bu için, yola çıktığı günden bu yana gündemimizde olan Küresel Sumud Filosu da hepimiz için bir umut ve dayanışma sembolüdür. Dünyanın farklı şehirlerinden, farklı halklarından gelen bu ortak vicdani girişim, Filistin halkının yalnız olmadığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Yerel yönetimler olarak bizler de bu insanlık mücadelesinin yanında durmaya devam edeceğiz. Buradan tüm Filistin halkını destekliyor, Sumud Filomuza da selamlarımı gönderiyorum. Biz biliyoruz ki barışın ve adaletin olmadığı yerde kalkınmadan, sağlıklı şehirlerden, güvenli gıda sistemlerinden, dirençli toplumlar oluşturmaktan bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle UCLG-MEWA’nın yürüttüğü çalışmalar sadece yerel yönetimlerin gelişimine değil, aynı zamanda barışa ve insanlığın ortak geleceğine hizmet etmektedir" şeklinde konuştu. "İnsanlığın ortak vicdanı için sorumluluk taşıyoruz" Kongre görüşmelerinin bölge barışı, güvenliği ve dayanışmayı güçlendirecek önemli sonuçlar doğuracağına inandığını söyleyen Akın, "Kongrede alacağımız kararlar, sadece kentlerimizin değil; aynı zamanda gelecek nesillerin yaşam kalitesini de doğrudan etkileyecektir. Bu kongre, bizlere bir kez daha göstermektedir ki dayanışma, iş birliği ve ortak vizyon olmadan hiçbir şehrin geleceği güvence altında değildir. Bu nedenle, hep birlikte daha dirençli, adil, barışçıl ve sürdürülebilir şehirler inşa etme yolunda adımlar atmak zorundayız. Filistin’de yaşanan acılar bizlere barışın ve adaletin tesis edilmesinin ne kadar hayati olduğunu hatırlatmaktadır. Yerel yönetimler olarak bizler, sadece şehirlerimizin geleceği için değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanı için de sorumluluk taşıyoruz. Bu anlayışla burada ortaya koyacağımız dayanışma ve iş birliğinin bölgemize, insanlığa ve barışa katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 17:57
Adalet Bakanı Tunç: "65 binden fazla Filistinli şehit edildi"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İsrail’in saldırılarının 7 Ekim’den bu yana bir katliama dönüştüğünü belirterek, "65 binden fazla Filistinli şehit edildi, milyonlarca insan yerinden yurdundan edildi, 100 bine yakın yaralı var. Dünyanın gözü önünde bir soykırım suçu işlendi" dedi Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Edirne Adliyesi ile Edirne Barosu’nu ziyaret etti. Cuma namazını Eski Cami’de kılan Bakan Tunç, namazın ardından Filistin’e Destek Platformu’nun düzenlediği basın açıklamasına katıldı. Edirne’de Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un da katılımıyla düzenlenen basın açıklamasında İsrail’e tepki gösterildi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da yaptığı konuşmada, İsrail’in mahkemelerde hesap vereceğini söyledi. Bakan Tunç, "Çocuk ve kadın katilleri mazlumları katleden bu teröristler mutlaka elbet bir gün mahkemelerde insanlık yönünde hesap verecekler" dedi. "65 binden fazla Filistinli şehit edildi" Dünyanın gözü önünde bir soykırım suçu işlendiğini belirten Bakan Tunç, "Onları topraklarından etmek, onların ülkesini işgal etmek için asırlık bir politika izliyor. Maalesef uluslararası hukuku sürekli ihlal ediyor. Birleşmiş Milletler’in kararlarını gerek Genel kurul kararlarını gerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin sayısız kararları var. Bugüne kadar uymadığı, uygulamadığı yüzlerce karar var. Filistin’e yönelik bu zulümleri maalesef 7 Ekim’den bu yana artık bir katliama, bir soykırıma dönüştü. 65 binden fazla Filistinli şehit edildi. Milyonlarca insan yerinden, yurdundan edildi. 100 bine yakın yaralı, şehirler yerle bir edildi. İnsanlığın gözü önünde, dünyanın gözü önünde bir soykırım suçu işlendi. Birleşmiş Soykırım Sözleşmesi’nin, Cenevre sözleşmelerinin bütün maddeleri ihlal edildi. Bu ihlaller nedeniyle İsrailli katliamcılar, İsrailli teröristler uluslararası adalet divanında, yargı huzurunda, yargılanmaya başlandı" dedi. "Uluslararası hukuk yok sayıldı" Uluslararası hukukun yok sayıldığını ifade eden Bakan Tunç, "İsrail devletine artık devlet demek mümkün değil, terör uygulayan bir yapıdan bahsediyoruz. Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı tedbir kararları, insani yardım önerileri maalesef Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin gündemine dahi getirilemeden uygulaması etkisiz hale getirildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yakalama kararları, tutuklama kararları maalesef hiçe sayıldı. Uluslararası hukuk yok sayıldı. Uluslararası mahkemeler, uluslararası kuruluşların etkisiz olduğunu bütün dünya görmüş oldu. İsrail’in bu zulmüne karşı Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her platformda, 1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devlet kuruluncaya kadar bu mücadeleyi desteklemeye devam edeceğiz. Eninde sonunda soykırımcılar, katliamcılar, bu çocuk katilleri, bu kadın katilleri, mazlumları katleden bu teröristleri bir gün gelecek, bu mahkemelere çıkacak ve insanlık önünde hesap vereceklerdir, biz bunun için dua ediyoruz. Bunun için her türlü girişimi Türkiye olarak yapmanın gayreti içerisindeyiz. Bir gün gelecek, onların ilahi adaletten zaten hiç kurtuluşu olmayacak" ifadelerini kullandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 17:05
BBP lideri Destici: "Katil gruplarından en acımasızı Netanyahu’dur"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Dünya var olduğundan beri pek çok zalim gördük, çok soykırım gördük. Bu zalimlerden, katil gruplarından en acımasızı Netanyahu’dur" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Destici, düzenlediği basın toplantısında İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik şiddetli saldırılarını kınayarak, İslam ülkelerinin bu saldırılar karşısında sessiz kaldığını ve bu durumdan dolayı tepkili olduğunu dile getirdi. Destici, İslam ülkelerinin İsrail’e karşı sadece kınayarak sessiz kalmamalarını, daha sert yaptırımlarla tepkilerini göstermeleri gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra Gazze’ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’ndaki teknelere İsrail tarafından yapılan baskının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonlarına doğru ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) TBMM’nin düzenlediği 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışına katılmamasını ayrıştırıcı bir hareket olarak buldu. "Müslümanlar olarak üzüntülü bir süreçten geçiyoruz" İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yaşayan masumlara uyguladığı ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu belirten Destici, "Müslümanlar olarak üzüntülü bir süreçten geçiyoruz. Dünya var olduğundan beri pek çok zalim gördük, çok soykırım gördük. Bu zalimlerden, katil gruplarından en acımasızı Netanyahu’dur. Onun kabinesinin adı soykırım kabinesi ve onun sözde devletinin adı da terörist devletidir. 7 Ekim 2023’den bu yana, o günkü saldırıyı bahane ederek, resmi rakamlara göre 65 binin üzerinde, gayriresmi rakamlara göre 100 binin üzerinde masum insanı katlettiler. Bunun 20 bini çocuk, 20 binden fazlası kadın, diğerleri de yaşlı ve diğer masum insanlardır. Bu bir soykırımdır. Gün geçtikçe, zulüm arttıkça, katliamlar ve soykırımlar devam ettikçe insanlık da uyanışa geçti. Dünyanın pek çok noktasında bu soykırıma karşı bir direniş başladı. Bu da Filistin davasının sadece Filistinlilerin değil, dünyadaki bütün haktan, hukuktan, adaletten yana olan; zulme, zalime, katliamlara ve soykırıma karşı olan insanların uyanışına ve bir araya gelerek, bu zulme karşı, terörist İsrail’e karşı bir mücadele vermesine de sebep oldu" diye konuştu. "Bu mücadeleyi er ya da geç mazlumlar kazanacaklardır" Gazze’deki insanların ağır saldırılar altında olduğunu, bunun yanında açlıkla da savaştığını vurgulayan Destici, "Bu mücadeleyi er ya da geç masumlar, mazlumlar ve dünya insanlığı kazanacaklardır. Sumud Kilosu, 46 ülkeden yüzlerce gönüllü Gazze’ye yardım götürmek için yola çıktılar. Bunların içerisinde 50’ye yakın da Türk vatandaşı var, birkaç milletvekili arkadaş da var. Birkaç gündür katil Netanyahu’nun emriyle Sumud filosuna İsrail askeri müdahalede bulundu. Bu insanların hemen hemen tamamını bulundukları gemilerden alarak önce limana daha sonra da çölde bulunan hapishaneye götürdü. Fotoğraflarını da paylaştık. Bu arada İspanya ve İtalya gibi bazı ülkelerin ve Avrupa parlamentosu üyesi ülkelerin milletvekillerinin serbest bırakıldığı, teslim edildiği bilgisi de kamuoyunda yer aldı. Bizim beklentimiz bir an önce İsrail’in elinde bulunan 48 Türk vatandaşını derhal serbest bırakmasıdır. Aynı şekilde diğer ülkelerin vatandaşı olan aktivistlerin de Filistin davasına destek veren, zulme karşı mücadele eden, mazlumların yanında duran insanların da derhal bırakılması gerekir. Türkiye ve bütün barıştan yana olan ülkelerin burada ortak bir adım atması elzem bir hale gelmiştir" şeklinde konuştu. "Ana muhalefet partisi siyasi acemilik yaptı" Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) TBMM’de düzenlenen 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışına katılmamasını doğru bulmadığını vurgulayan Destici, "Ana muhalefet partisi hem gündüzkü oturuma hem akşamki resepsiyona katılmadı. Bana göre siyasi acemilik yaptılar. Çünkü Cumhurbaşkanı’nı protesto ediyorlar. Bir kere olayları hepsini kendi mecrasında değerlendirmek gerekiyor. Parlamento ve diğer siyasi partiler ilişkileri ayrı ayrı mecralarda değerlendirilir. Türkiye Başkanlık Sistemi ile yönetiliyor. Cumhuriyet Halk Partisi, Parlamenter Sistem diye tutturmadı mı? 2017 Referandumu’nda bunun için hayır kampanyaları düzenlemedi mi? Parlamenter sistem ismini nereden alıyor? Parlamentodan alıyor. Parlamentonun açılışına gelmiyorsun. Meclis başkanının davetine icabet etmiyorsun. Cumhurbaşkanı da orada Meclis başkanının davetlisi. Dolayısıyla da daveti yapan Meclis başkanı. Onun için burada siyasi bir acemilik yapmışlar ve kendi siyasi duruşlarıyla da büyük bir çelişkiye imza atmışlardır" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder