POLİTİKA
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:53 Başkan Kul: "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanet" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan Şenol Kul, Mart ayı Meclis Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Belediye binasının yıkım süreci ve tadilat masrafları üzerinden yürütülen dezenformasyon çalışmalarına tepki gösteren Başkan Kul, şeffaf belediyecilik vurgusu yaptı. Belediye binasının yıkılacağı bilinmesine rağmen içine fahiş masraflar yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Başkan Kul, "Siyaset nezaket ve dürüstlük işidir; iddiayı ortaya atan, ispatla yükümlüdür. Birileri bir şey yazıyor ve herkesin buna inanması bekleniyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar binamızda yapılan tüm tadilatların toplam bedeli sadece 1 milyon 300 bin TL civarındadır. 15 milyon TL gibi hayali rakamlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışanlara en güzel cevabı resmi kayıtlarımız vermektedir. Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Terme’nin çehresini değiştirecek Büyük Meydan Projesi ve diğer vizyon yatırımların hayata geçmesinde güçlü bir iş birliği yürüttüklerini ifade eden Başkan Kul, destekleri için Samsun’un siyasi liderlerine teşekkür etti. Başkan Kul, "İlçemizdeki dev projelerin hayata geçmesinde ve Terme’ye kazandırılan her hizmette bizlerden desteğini esirgemeyen Milletvekilimiz Mehmet Muş ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a Terme halkı adına canıgönülden teşekkür ediyorum. Mevcut esnafımızı da gözeterek attığımız bu adımlarla, şehrimizin yarınlarını el birliğiyle inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:45 AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalar TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Önceki Dönem İçişleri Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Maalesef, bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde ama bu ateş çemberi içerisinde olmak bugünün meselesi değil sadece; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı emperyalist devletlerin İsrail’in kuruluşunu sağlamalarından sonraki süreçte Orta Doğu’da kan ve gözyaşı hiçbir zaman durmadı. Maalesef, akmaya devam ediyor; daha bundan altı ay öncesine kadar burada İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yapmış olduğu katliamı konuşuyorduk; 70 binin üzerinde insan, büyük bir kısmı kadın ve çocuk olmak üzere katledildi ama kimsenin, Batı değerlerini savunduğunu iddia eden Batılı devletlerin hiçbirisinin hemen hemen sesi çıkmadı. Bugün de yine İran gibi Orta Doğu coğrafyasının en kadim devletlerinden bir tanesine İsrail- Amerika iş birliğiyle saldırılıyor. Sebep ne? "Nükleer silahı olmasın ve balistik füzeleri olmasın." Bunu diyen ülkeler hem nükleer silaha sahip hem de balistik füzelere sahip, en güçlü silahlara sahip ülkeler. ‘Bizde olacak, bir başkasında olmayacak. Biz mahallenin kabadayısı olacağız, bir başkası sesini çıkaramayacak’ anlayışıyla çoluğu çocuğu, insanları katletmeye devam ediyorlar bu mübarek ramazan gününde. Bütün bu gelişmeler neticesinde, değerli arkadaşlar, ülkemiz açısından en büyük avantajımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel vizyonu sayesinde ülkemizi, devletimizi bu ateş çemberinin dışında tutabilme gayretimiz ve başarımızdır diye düşünüyorum. İsrail’in niyetini biliyoruz, arzımevut niyetlerini de biliyoruz, İran’la kalmayacaklarını da biliyoruz; Orta Doğu coğrafyasında güçlü, kendilerine rakip olabilecek, kendilerine "hayır" diyebilecek bir devletin var olmasını istemediklerini biliyoruz. Buna göre, yirmi üç yıldır Ak Parti hükûmetleri döneminde çok büyük işler yapmış olmamıza rağmen en önemli işimiz savunma sanayi noktasında ülkemizi getirdiğimiz çok muazzam noktadır. Eksikliklerimiz yok mu? Tabii ki var eksikliklerimiz. İnşallah Kaan’ı da kendi savaş uçaklarımızı da başka alanlardaki ihtiyaç duyduğumuz diğer silahlarımızı da en kısa sürede, en gayretli bir şekilde üretme ve savunma sanayi noktasında dışa bağımsız olma oranımızı, yüzde 80’lere çıkardığımız o oranı, yüzde 90’lara, 95’lere çıkarabilme gayretini özellikle göstermekteyiz, o gayreti göstereceğiz. Buradaki en önemli işimiz Türkiye’deki 86 milyon insanımızla bir ve beraber olabilme noktasındaki gayretimizi devam ettirebilmemizdir. Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasi fikirlerimiz olabilir ama ortak noktamızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve 86 milyon insanımızın iyi ve sağlıklı bir memlekette, sağlıklı bir ortamda, güvenli bir ortamda yaşayabilmelerini sağlamak olduğunu hepimizin bilmesi lazım gelir. Bu noktada, özellikle terörsüz Türkiye çalışmalarında hemen hemen bütün siyasi partilerin katılımıyla ortak noktalarda buluşulabildiğini göstermiş olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan sonraki çalışmalarda da ülkemizin menfaati, milletimizin geleceği adına atılabilecek olumlu adımlarda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğine inanıyorum.’’
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:37 BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Keçiören İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen İftar programına katıldı. Programda konuşan Destici, dünya Müslümanlarının durumuna değinerek, "Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Kafkaslar’dan Türkmen eline, Myanmar’a kadar hala pek çok Türk coğrafyasında ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz yıkık dökük binalar arasında Ramazan’ı geçirmeye çalışıyor. Doğu Türkistan’dakiler Kızılçin’in zulmü altında Ramazan’ı karşılıyor. Myanmar’dakiler, Yemen’dekiler, Sudan’dakiler, Somali’dekiler bir taş çorbayı bulamadan iftar yapıyor, üç hurma bulamadan sahur yapıyor" ifadelerini kullandı. Türk milletinin vatanı için yapabileceklerini aktaran Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın tam buna uygun bir güzel sözü var. Biz kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama gerektiğinde dünyanın şah damarını kesmesini de biliriz. Onun için Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu bilsinler ki Türkiye’nin o parmak sallayanları da o parmakları da onun arkasındaki güçleri de kıracak, yenecek, mağlubiyete uğratacak gücü de, azmi de, kararlılığı da vardır" diye konuştu. Programa, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve partililer katıldı.
Kula Belediye Meclisi’nde arsa satışı ve teminat talebine ret
10 Şubat 2026 Salı - 16:05 Kula Belediye Meclisi’nde arsa satışı ve teminat talebine ret Kula Belediye Meclisi’nde, belediyeye ait taşınmazların satışı ve belediye iştiraki olan şirketin SGK borçlarına karşılık arsaların teminat gösterilmesi maddeleri oy çokluğuyla reddedildi. Kula Belediye Meclisi’nin son toplantısında, belediyenin mali tablosu ve biriken borçların tasfiyesine yönelik kritik maddeler görüşüldü. Toplantıda ilk olarak, mülkiyeti belediyeye ait olan bazı arsaların satışına yönelik hazırlanan teklif meclis üyelerinin onayına sunuldu. Daha önce de gündeme gelen satış talebi; Cumhur İttifakı üyeleri, bağımsız üyeler ve bazı CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla ikinci kez kabul edilmedi. Meclisin bir diğer önemli gündem maddesi ise Kula Belediyesi bünyesindeki Beşibiryerde Şirketi’nin yaklaşık 13 milyon TL’yi bulan SGK borçlarının yapılandırılması oldu. Söz konusu borçların yapılandırılabilmesi amacıyla belediyeye ait taşınmazların teminat olarak gösterilmesi teklif edildi. Ancak bu madde de meclisteki çoğunluğun oylarıyla reddedildi. Görüşmeler sırasında söz alan muhalefet ve bağımsız meclis üyeleri, borçların kamu taşınmazları üzerinden kapatılması yöntemine karşı çıkarak, bu durumun belediyenin gelecekteki varlıkları açısından risk oluşturabileceğini savundu. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ise belediyenin içinde bulunduğu mali tabloyu paylaşarak, borçların ödenebilmesi ve hizmetlerin aksamaması adına bu satış ve yapılandırma hamlelerinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bazı meclis üyelerinin borçların mülk satışı ile kapatılmasına yönelik eleştirileri üzerine, Başkan Dönmez ile üyeler arasında gergin anlar da yaşandı. Meclis, gündemdeki diğer maddelerin görüşülmesinin ardından sona erdi.
Bulgaristan’ın oy sınırı kararı Edirne’de protesto edildi
10 Şubat 2026 Salı - 15:51 Bulgaristan’ın oy sınırı kararı Edirne’de protesto edildi Bulgaristan Parlamentosu’nun, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde kurulabilecek oy sandığı sayısını 20 ile sınırlandıran düzenlemeyi kabul etmesi, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşı çifte vatandaşlar arasında büyük tepkiye yol açtı. Edirne’de Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen basın toplantısında, söz konusu düzenleme eleştirilerek, kamuoyuna açıklama yapıldı. Dernek üyeleri, kararın demokratik katılım hakkını zedelediğini savundu. Dernek Başkanı Cevat Güneş, Bulgaristan Parlamentosu’nun 5 Şubat’ta Vazrajdane Partisi’nin teklifi doğrultusunda aldığı kararla, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde diplomatik temsilcilikler haricinde en fazla 20 sandık kurulabileceğini belirtti. Türkiye’de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan vatandaşı çifte vatandaş bulunduğuna dikkat çeken Güneş, "Maalesef gördüğümüz son bu gelişmeler, 1989 öncesi yapılan teamüllere uygun bir şekilde günümüzde de devam etmektedir. Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları olarak buradaki bu durumdan dolayı çok büyük rahatsızlık ve sıkıntılar duymaktayız ve bunu dile getirmek istiyoruz" dedi. "İnsan haklarına aykırı bir durum" Bu konunun insan haklarına aykırı bir durum olduğunu vurgulayan Güneş, "Çünkü biz Bulgaristan’da bize tanınmış olan bu haklardan mahrum bırakılmak istemiyoruz. Yasal olarak biz sandığa girip oy kullanma hakkına sahibiz fakat Türkiye büyük bir ülke ve burada yaşayan soydaşlarımız farklı illerde mevcut. Siz eğer sandıkları 160 küsur sayıdan 20’ye düşürüp bizim hakkımızı kısıtlıyorsanız bu fiili olarak şu anlama gelmekte, siz oy kullanmayın, siz Türk soylu Bulgaristan vatandaşlarısınız. Dolayısıyla sizin biz oyunuzu Bulgaristan Parlamentosu’nda görmek istemiyoruz. Fakat biz de şunu dile getirmek istiyoruz, biz Bulgaristan parlamentosunda temsil edilmek istiyoruz. Çünkü biz Bulgaristan vatandaşıyız ve oradaki anayasa bize de bu hakkı tanıyor. Bizim dedelerimiz, atalarımız bu topraklarda yaşadı. Biz de burada yaşadık. Hoşumuza gitmeyen bir zorunlu göç ve asimilasyon politikasına karşı kaldığımız için biz Türkiye’ye ana vatana göç etmek zorunda kaldık. Fakat bizim dedelerimiz, babalarımız yıllarca Bulgaristan’da, vatandaşı oldukları ülkede emek verdiler, orası için çalıştılar, büyük fedakarlık yapıp Bulgaristan’ı el birliğiyle ayağa kaldırmak için uğraştılar. Bizim ayrımcılığa maruz kalmamız bizim açımızdan kabul edilebilir bir durum değildir. Bunu bir bildiri ile sunmak istiyoruz" ifadelerine yer verdi. Toplantıda söz alan derneğin dış ilişkilerden sorumlu üyesi ve Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yıldırım ise kararın hukuki ve demokratik boyutuna dikkat çekti. Yıldırım, çifte vatandaşların siyasi katılım haklarının değerlendirilmesinde özel bir hassasiyet gösterilmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının önemli bölümünün 1989 yılında Bulgaristan’da uygulanan zorunlu göç ve asimilasyon politikaları sonucunda ülkelerinden ayrılmak zorunda kaldıklarını söyledi. 2024 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Türkiye genelinde 160’ın üzerinde sandık kurulmuş olmasının, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının nüfus yoğunluğu ve coğrafi dağılımı hakkında açık bir gösterge sunduğunu aktaran Yıldırım, yeni düzenleme ile sandık sayısının 20 ile sınırlandırılmasının, seçme hakkının fiilen kullanılabilirliğini ortadan kaldıracak ölçüde ciddi bir kısıtlama doğurduğunu ifade etti. Yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçme ve seçilme haklarını fiilen koruyacak daha kapsayıcı ve orantılı bir düzenlemenin hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Yıldırım, Bulgaristan makamlarından gerekli adımların atılmasını talep ettiklerini söyledi. Basın toplantısı, kararın geri çekilmesi çağrısıyla sona erdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlk raporlara baktığımız zaman partiler arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor"
10 Şubat 2026 Salı - 14:55 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlk raporlara baktığımız zaman partiler arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor" Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun, Meclis’e sunacağı ortak raporuna ilişkin "İlk raporlara baktığımız zaman partiler arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneşi Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu ile görüştü. İkilinin ve heyetlerin görüşmesinin ardından ortak basın açıklaması düzenlendi. Nurlanbek Turgunbek Uulu’nun Meclis Başkanı seçilmesinin ardından ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirmesinin önemli olduğunu ifade eden Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Az evvel gerçekleştirdiğimiz heyetler arası görüşmelerde oldukça verimli müzakerelerde bulunduk. Geçtiğimiz sene arkadaşlarımızla birlikte Kırgızistan’a resmi ziyarette bulunduk. Bu ziyaret vasıtasıyla da bir iade-i ziyaret gerçekleştiriliyor. Türkiye ile Kırgızistan arasında son yıllarda giderek gelişen ilişkileri Parlamentolar arasındaki ilişkilere de yansımasını ve büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah daha fazla da geliştirmeye niyetliyiz, kararlıyız. Geçtiğimiz yıl Kırgızistan’da yaptığımız ziyarette iki ülke Parlamentoları arasında bir mutabakat zaptı imzalamıştır. İnşallah bu süreçte de Kırgızistan’da teşekkül etmiş olan Türkiye Dostluk Grubu’nu, Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyacağız. Türkiye ve Kırgızistan Türk dünyasının iki önemli ülkesi olarak hem Türk Devletler Teşkilatı bünyesinde hem de Parlamentolarımızın ortak asamblesi olan TÜRKPA bünyesinde fevkalade yakın bir çalışma dönemine girmişlerdir. Uzunca bir süredir ilişkilerimizi bu iki önemli Türk dünyasının uluslararası kuruluşu nezdinde gayretle bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Türk dünyasının ilerleyen dönemlerde dünya siyasetinin en önemli merkezlerinden birisi haline gelmeye aday olduğunu belirten Kurtulmuş, "Orta Asya’dan Avrupa’nın içlerine kadar en stratejik bölgelerde, en önemli enerji ve ulaşım haklarının üzerinde bulunan Türk dünyası, 4,5 milyon kilometre karelik yüz ölçümüyle çok zengin yer altı yer üstü kaynaklarıyla ve yaklaşık 300 milyona yakın nüfusuyla dünyanın dikkat çeken merkezlerinden birisidir. Bundan sonraki dönemde dengeler nasıl gelişirse gelişsin, esasında dünyada çok tarafı ve çok merkezli yeni bir siyasal oluşumun ortaya çıkacağı aşikardır. Onun için diyoruz ki; böylesine büyük bir potansiyele sahip olan Türk dünyası, elindeki bu imkanı en iyi şekilde değerlendirmek, aralarındaki iş birliklerini fevkalade güçlü bir şekilde geliştirmek ve bu içinde bulunduğumuz coğrafyanın bütün stratejik, jeostratejik imkanlarını kullanarak çok daha güçlü bir şekilde ileriye doğru ilerlemek mecburiyetindeyiz" dedi. Kurtulmuş’un ardından konuşmasını gerçekleştiren Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneşi Başkanı Nurlanbek Turgunbek Uulu, "Bugünkü görüşmelerde belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesi için sadece başkanlar değil de parlamento üyeleri, dostluk gruplarının da çalışmalarını canlandırmak lazım. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Biz istersek, biz birlikte olursak tüm amaçlarımıza ulaşabiliriz" ifadelerini kullandı. "İlk raporlara baktığımız zaman partilerin arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor" İkilinin basın toplantısını ardından Meclis Başkanı Kurtulmuş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mili Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu hakkındaki soru üzerine Kurtulmuş, "İlk raporlara baktığımız zaman partilerin arasında çok kolay uzlaşılacak bir zemin görünmüyor. Bu toplantılarla uzlaşılacak konular tespit edildi ve aşağı yukarı ana çerçeve ortaya çıkarılmış oldu. Fevkalade disiplinli bir çalışmayla nihai bir noktaya doğru gelindi. Dün akşam itibariyle bu beş arkadaşımıza kişiye özel olmak üzere üzerinde çalıştığımız taslak metini olgunlaştırarak gönderdik. Herhalde önümüzdeki günlerde burada tekrar komisyon, bütün 50 milletvekili arkadaşımızı bir araya getirerek müzakere yapar, oylamayı gerçekleştirir ve komisyon olarak görevimizi tamamlarız, raporumuzu Türkiye Millet Meclisi Başkanlığı’na takdim ederiz" dedi. "Raporun içeriği ile ilgili benim ağzımda bir kelime bile alamazsınız" Bir basın mensubunun "Umut hakkı" tartışmaları ile ilgili soruya Kurtulmuş, "Komisyon raporunda tartışılan konuların ne olduğu herhalde rapor nihai şeklinde ortaya çıktıktan sonra kamuoyuyla paylaşmak en doğrusudur. Dolayısıyla benim ağzımda içerikle ilgili bir kelime bile alamazsınız. İkincisi komisyonun görevi bu raporu hazırlamak, çalışmalarını tamamlamak ve raporu hazırlayarak Türkiye Millet Meclisi’ne sunmaktır. Bu komisyon kendisi yasa yapıcı bir komisyon değildir. Bu komisyon ne yasa hazırlıyor ne Anayasa hazırlıyor. Başından beri bunu ortak bir eğilim olarak söyledim. Komisyonun bu kadar büyük dinlemeler ve uzun tartışmalarla geldiği noktada siyaset olarak biz konuya nasıl yaklaşıyoruz, bunun çerçevesini oluşturmak ve bu çerçevenin içerisinde tabii ki hazırlanmasını öngördüğümüz yasal düzenlemeler de dahil olmak üzere bu çerçeveyi Türkiye Millet Meclisi’nin Genel Kurulu ile paylaşmaktır. Komisyonun vazifesi bellidir. İlk toplantıda kabul ettiğimiz komisyonun çalışma usulü ve esasları ile ilişkin prensipler çerçevesinde de komisyon şimdiye kadar büyük bir olgunlukla, büyük bir fedakarlıkla vazifesini yerine getirmiştir. Çok az kaldı, raporu oyladıktan sonra da komisyonun görevi sona erecektir" diye konuştu.
Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"
10 Şubat 2026 Salı - 14:43 Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’le görüştü
10 Şubat 2026 Salı - 14:35 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’le görüştü AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı inşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin." (MMG-
AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den İBB yönetimine: "Bayrampaşa’da 6 yıldır tamamlanmayan kentsel dönüşüm" tepkisi
10 Şubat 2026 Salı - 14:31 AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den İBB yönetimine: "Bayrampaşa’da 6 yıldır tamamlanmayan kentsel dönüşüm" tepkisi AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tamamlamadığı kentsel dönüşüm alanında incelemelerde bulundu. Alana gelen İBB’ye bağlı zabıta ekipleri, bölgede açıklama yapılmasına tepki gösterdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten herkese soruyoruz. Kafanızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat mı? Bu gece burada deprem olsa burada bulunan vatandaşlarımız hayatını kaybetse en ufak bir vicdan azabı yaşar mısınız? Kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi’nde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ihmal ettiğini belirttiği kentsel dönüşüm sürecine ilişkin basın açıklaması yaptı. İsmetpaşa Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Özdemir, bölgedeki mevcut durumu yerinde değerlendirerek, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin tespitlerini kamuoyuyla paylaştı. Basın açıklaması sırasında Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı zabıta ekipleri alana gelerek AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından asılan pankartı kaldırdı. Yaşanan kısa süreli tartışmanın ardından pankart sökülürken, olay çevrede bulunan vatandaşların da dikkatini çekti. Vatandaşlardan zabıtaya tepki geldi. Vatandaşlar, "6 senedir neredeseniz ? Şu anda şov için geldiniz" diyerek tepkisini dile getirdi. Özdemir, yaptığı açıklamada, İstanbul’un deprem gerçeğine dikkat çekerek, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. İsmetpaşa Mahallesi’nde yaşanan gecikmelerin "kabul edilemez" olduğunu ifade eden Özdemir, yetkilileri sorumluluk almaya davet etti. İstanbul’un göbeğinde yer alan Bayrampaşa’nın İsmetpaşa Mahallesi’nde ihmal edilen kentsel dönüşüm alanında bir araya geldiklerini belirten Özdemir, "Aslında bir film platosunda ya da aynı zamanda bir film setinde değiliz. Hatta bir savaş alanında hiç değiliz. Bayrampaşa’nın göbeğinde maalesef kentsel dönüşüm alanında ama ihmal alanında bir aradayız. Bayrampaşa’mızın hemen içerisinde İsmetpaşa Mahallemiz’de daha önce de Sağmalcılar Cezaevi olarak bilinen bölgenin hemen sol tarafta KİPTAŞ tarafından AK Parti döneminde yapılan konutların hemen yanında kentsel dönüşüm bölgesinde bir aradayız. Büyükşehir Belediye’miz 2011 yılında Çağlayan Adliyesi’nin olduğu yer Büyükşehir Belediye’miz mülkiyetindeyken oranın karşılığında Adalet Bakanlığı’na ait olan ömrünü yitirmiş Sağmalcılar Cezaevi olan alanı kendi bünyesine takas yöntemiyle dahil etmişti. 2011 yılında başlayan plan süreci 2016 yılına kadar maalesef yine burada özellikle belirtmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ve uzantılarının şehir plancıları odasının ki o dönem oda başkanı yine Gezi eylemlerini öncülük eden Tayfun Kahraman’dı. Hani şu 3. havalimanına 3. köprüye karşı çıkan ve ülkemizin gelişim süreçlerine takoz olmaya alışmış anlayış maalesef buradaki vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm sürecine de takoz olmaya çalışmışlardı. Ve yıllar yılı süren yürütmeyi durdurma kararları aldırtarak yargı sürecini ve yargısal anlamda süreci engelleme çalışmalarına ve devamlı şikayette bulunan şehir plancıları odasına rağmen Büyükşehir Belediyemiz kentsel dönüşüm çalışmalarından vazgeçmemiş ve 2016 yılında burada imalata başlamıştır. Hemen 2011 yılında buranın durumunu görüyoruz. 100 dönümün üzerinde bir alan bakın 100 dönümlük alanın bugünkü mali değeri onlarca milyar lira Türk lirası. Böylesine bir kaynağı Büyükşehir Belediyesi’ne gelir elde etmek için değil üzerine yine onlarca milyar para harcayarak hemen sol tarafta gördüğünüz konutları AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi milleti, vatandaşlar için ayırmış ve 2019 yılına kadar, yine birçok Tayfun Kahraman öncülüğündeki şehir plancıları odasının engelleme çalışmalarına rağmen devam ettirmiştir" dedi. "Bizler AK Parti olarak hiçbir zaman hiçbir partinin kentsel dönüşüm adına ya da millete hizmet adına yapmış olduğu hiçbir çalışmaya ’hayır’ demedik" AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında görevi devrettiğinde KİPTAŞ konutlarının sadece peyzaj imalatı kaldığını belirten Özdemir, "Yeni yönetim görevi devraldıktan sonra 2020 yılında burada da görüyorsunuz, peyzajı dahi bitmiş şekilde vatandaşlara verilmeye hazır olan bu konutlar tamamlanmıştı. Ne hikmetse gerçekten aslında ibretlik bir durum. Yıllar yılı buradaki dönüşüme karşı çıkan Tayfun Kahraman öncülüğündeki şehir plancıları odasının başındaki isim Gezi eylemlerinin öncüsü Tayfun Kahraman Büyükşehir Belediyesi tarafından Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı oldu. Karşı çıktığı, engellemeye çalıştığı, bu yapılar bu inşaatlar ve bu plana bizzat uyarak kendi elleriyle buranın planını İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclisine sunmak durumunda kaldı. Hatta basın mensuplarımız hatırlar. Büyükşehir Meclisi’nde AK Parti’nin çoğunluk olduğu mecliste, meclis üyelerimiz Tayfun Kahraman’ı özür dilemeye davet etmiş ve birçok polemiğe de bu konu gündeme gelmişti. Ama bizler AK Parti olarak hiçbir zaman hiçbir partinin kentsel dönüşüm adına ya da millete hizmet adına yapmış olduğu hiçbir çalışmaya hayır demedik. Demediğimiz gibi yine bizim dönemimizde yürüttüğümüz bitirdiğimiz projeyi milletimize sunmak adına yine öncülük ederek Büyükşehir Belediyesi meclisimizden geçirdik. Ve milletimize teslim edilmek üzere Büyükşehir Belediyesi’ne sunduk" dedi. "Cumhuriyet Halk Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 6 yıldır vatandaşlarımızı hazır olan konutlara yerleştirecek bir iradeyi maalesef gösteremedi" Türkiye’nin çok büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Özdemir, "11 ilde milyonlarca vatandaşımız evsiz kaldı ve on binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. 2023 yılından bugüne kadar hamdolsun milletimize vermiş olduğumuz sözü tuttuk ve 455 bin konutu deprem bölgesinde vatandaşlarımıza teslim ettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı ’3 yılda ancak bitirebildiler’ gibi maalesef talihsiz bir açıklama yaptı. Bu kadar büyük bir yapıyı altyapısı olmayan yerlere Adıyaman’da dağ başına İndire‘ye hem altyapı götürdük hem konutları yaptık. Ama siz bakın tam 3 yıllık depremin 2 katı, 6 yıllık süre içerisinde şehrin göbeğinde, şehrin merkezinde altyapının her şeyin geldiği bir yerde hazır olan konutlara bakın. Size ’yerinden vatandaşları çıkartın. Başka bir yere götürün kiralık konutlara yerleştirin. Vatandaşımız ekstra kirayı ücreti ödesin’ demiyoruz. ’Hazır olan konutlara becerin de buradaki vatandaşlarımızı taşıyın ve buradaki büyük alanı yine 100 dönümlük alanı hemen ilçemizdeki başka riskli bölgedeki vatandaşlarımızı alarak buraya onlara yaptığınız konutlara onları yerleştirin’ diyoruz. Ama 6 yıldır maalesef buradaki vatandaşlarımızı hazır olan konutlara yerleştirecek bir iradeyi ve beceriyi maalesef Cumhuriyet Halk Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi gösterememiş durumda. Şunu özellikle ifade etmek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşüm bütçesini AK Parti dönemindeki bütçeyi tam yüzde 60 oranında aşağıya çekmiştir. Ve buradaki kaynağı da maalesef konutlar yapmak ve vatandaşların kentsel dönüşüm sürecini yürütmek için değil reklamı ayırarak reklam bütçesini buradan aldığı bütçeyle daha da yukarılara çekmiştir. Bizler AK Partili teşkilat mensupları olarak belediyelerimiz olarak kentsel dönüşüm seferberliğimizi hız kesmeden devam ettireceğiz. Ve özellikle burada bulunan mağdur olan vatandaşlarımızın hakkını hukukunu sonuna kadar korumaya devam edeceğiz. Bakın burada 400’ün üzerinde bina söz konusuydu. 200’ün üzerindeki binayı anca yıkabildiler. 200’ün üzerinde yine bina var olduğu yerde duruyor. Şunu da görüyoruz burada arkamızda içerisi boşaltılmış; tamamen elektriği, suyu, doğalgazı kesilmiş yıkılmayı bekleyen ama beceriksiz İBB yönetimi tarafından yıkımı dahi becerilemeyen bir durumda. Bu metruk binalarda her türlü suç ve her türlü kötü fiil işlenmeye devam etmekte" diye konuştu "Kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum" Bölgede yaşayan vatandaşların aynı zamanda çok ciddi bir güvenlik tehdidiyle de karşı karşıya olduğunu belirten Özdemir, "Bunu dahi düşünemeyen, bunu dahi beceremeyen, bunu dahi maalesef yerine getiremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz bu kadar süre içerisinde Bayrampaşa’da yan tarafta gördüğümüz gibi 2 bin 500’e yakın bağımsız birimi buraya yapmış, hatta buraya gelen vatandaşların boşalttığı yere dahi bir o kadar daha konutu yapmış, yeni sahiplerini oraya yerleştirecek bir duruma bugüne kadar maalesef getirmiş olurduk. Ama bu yönetim maalesef bunları becerecek bir anlayışa sahip değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne buradan şu soruyu özellikle sormak istiyoruz yöneticilerine 6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten herkese soruyoruz. Kafanızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat mı? Allah korusun bu gece burada deprem olsa burada bulunan vatandaşlarımız çocuklarıyla, evlatlarıyla, büyükleriyle hayatını kaybetse en ufak bir vicdan azabı yaşar mısınız? Ben maalesef az önce de ifade ettiğimiz gibi kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum. İstanbul’da İstanbullunun hayatından giden bir dönemi 6 yıldır yaşıyoruz. Her alanda İstanbul var olan konumundan geri gitmeye devam etmekte. Her alanda ulaşım alanında, kentsel dönüşüm, alanında çevresel anlamda ve İstanbul’a katkı sunan bütün alanlarda maalesef İstanbul’un günden güne karanlık bir tünele girdiğini ve devam ettiğini görüyoruz. Ama bizler AK Parti teşkilatları ve AK Parti neferleri olarak belirli aralıklarla İstanbul’da yapılan her türlü hizmetsizliği İstanbul’un maalesef içinde bulunduğu hizmetsizlik anlayışını toplumumuzla paylaşmaya devam edeceğiz. İstanbul’umuzdaki vatandaşlarımızın hayatından nelerin götürüldüğünü vatandaşlarımıza sizlerin aracılığıyla anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Buranın 6 senedir pisliğini çekiyoruz" Mahalle sakini Şükran Aksoy İBB yönetimine tepki göstererek, "Onun tozluğu, pisliği tamamen bizim evlerimizde. Ben balkonuma çamaşır bile asamıyorum. Astığım zaman da geri yıkamak zorunda kalıyorum. Yetmiyor. Burayı evsizler, bağımlılar kullanıyor. Ateş yakıyorlar. O ateşin kurumu, tozluğu, pisliği. Yine bizde burada bağımlılar kalıyor ve biz hastaneye gelip giderken gece geliyoruz bazen. Ve o bağımlılardan dolayı biz tedirginiz. Buranın 6 senedir pisliğini çekiyoruz. Bunu göstermeye, anlatmaya geldiğimiz zaman neden engelleniyoruz? Hayalet kent oldu yani. Burası hayalet kent oldu. İnsanlar yürürken bu bitişindeki caddeleri, sokakları kullanmamaya çalışıyor. Çünkü riskli ve güvenli. Çünkü tabii ki riskli. Buradan ne çıkacağını bilmiyoruz" Dedi.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den İBB yönetimine
10 Şubat 2026 Salı - 14:08 AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den İBB yönetimine AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tamamlamadığı kentsel dönüşüm alanında incelemelerde bulundu. Alana gelen İBB’ye bağlı zabıta ekipleri, bölgede açıklama yapılmasına tepki gösterdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten herkese soruyoruz. Kafanızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat mı? Bu gece burada deprem olsa burada bulunan vatandaşlarımız hayatını kaybetse en ufak bir vicdan azabı yaşar mısınız? Kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ihmal ettiğini belirttiği kentsel dönüşüm sürecine ilişkin basın açıklaması yaptı. İsmetpaşa Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Özdemir, bölgedeki mevcut durumu yerinde değerlendirerek, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin tespitlerini kamuoyuyla paylaştı. Basın açıklaması sırasında Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı zabıta ekipleri alana gelerek AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından asılan pankartı kaldırdı. Yaşanan kısa süreli tartışmanın ardından pankart sökülürken, olay çevrede bulunan vatandaşların da dikkatini çekti. Vatandaşlardan zabıtaya tepki geldi. Vatandaşlar, "6 senedir neredeseniz ? Şu anda şov için geldiniz" diyerek tepkisini dile getirdi. Özdemir, yaptığı açıklamada, İstanbul’un deprem gerçeğine dikkat çekerek, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. İsmetpaşa Mahallesi’nde yaşanan gecikmelerin "kabul edilemez" olduğunu ifade eden Özdemir, yetkilileri sorumluluk almaya davet etti. İstanbul’un göbeğinde yer alan Bayrampaşa’nın İsmetpaşa Mahallesi’nde ihmal edilen kentsel dönüşüm alanında bir araya geldiklerini belirten Özdemir, "Aslında bir film platosunda ya da aynı zamanda bir film setinde değiliz. Hatta bir savaş alanında hiç değiliz. Bayrampaşa’nın göbeğinde maalesef kentsel dönüşüm alanında ama ihmal alanında bir aradayız. Bayrampaşa’mızın hemen içerisinde İsmetpaşa Mahallemiz’de daha önce de Sağmalcılar Cezaevi olarak bilinen bölgenin hemen sol tarafta Kiptaş tarafından AK Parti döneminde yapılan konutların hemen yanında kentsel dönüşüm bölgesinde bir aradayız. Büyükşehir Belediye’miz 2011 yılında Çağlayan Adliyesi’nin olduğu yer Büyükşehir Belediye’miz mülkiyetindeyken oranın karşılığında Adalet Bakanlığı’na ait olan Sağmalcılar Cezaevi ömrünü yitirmiş olan cezaevi alanını kendi bünyesine takas yöntemiyle dahil etmişti. 2011 yılında başlayan plan süreci 2016 yılına kadar maalesef yine burada özellikle belirtmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ve uzantılarının şehir plancıları odasının ki o dönem oda başkanı yine Gezi eylemlerini öncülük eden Tayfun Kahraman’dı. Hani şu 3. havalimanına 3. köprüye karşı çıkan ve ülkemizin gelişim süreçlerine takoz olmaya alışmış anlayış maalesef buradaki vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm sürecine de takoz olmaya çalışmışlardı. Ve yıllar yılı süren yürütmeye durdurma kararları aldırtarak yargı sürecini ve yargısal anlamda süreci engelleme çalışmalarına ve devamlı şikayette bulunan şehir plancıları odasına rağmen Büyükşehir Belediyemiz kentsel dönüşüm çalışmalarından vazgeçmemiş ve 2016 yılında burada imalata başlamıştır. Hemen 2011 yılında buranın durumunu görüyoruz. 100 dönümün üzerinde bir alan bakın 100 dönümlük alanın bugünkü mali değeri onlarca milyar lira Türk lirası. Böylesine bir kaynağı Büyükşehir Belediyesi’ne gelir elde etmek için değil üzerine yine onlarca milyar para harcayarak hemen sol tarafta gördüğünüz konutları AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi milleti, vatandaşlar için ayırmış ve 2019 yılına kadar, yine birçok Tayfun Kahraman öncülüğündeki şehir plancıları odasının engelleme çalışmalarına rağmen devam ettirmiştir" dedi. "Bizler AK Parti olarak hiçbir zaman hiçbir partinin kentsel dönüşüm adına ya da millete hizmet adına yapmış olduğu hiçbir çalışmaya ’hayır’ demedik" AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında görevi devrettiğinde Kiptaş konutlarının sadece peyzaj imalatı kaldığını belirten Özdemir, "Yeni yönetim görevi devraldıktan sonra 2020 yılında burada da görüyorsunuz, peyzajı dahi bitmiş şekilde vatandaşlara verilmeye hazır olan bu konutlar tamamlanmıştı. Ne hikmetse gerçekten aslında ibretlik bir durum. Yıllar yılı buradaki dönüşüme karşı çıkan Tayfun Kahraman öncülüğündeki şehir plancıları odasının başındaki isim Gezi eylemlerinin öncüsü Tayfun Kahraman Büyükşehir Belediyesi tarafından Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı oldu. Karşı çıktığı, engellemeye çalıştığı, bu yapılar bu inşaatlar ve bu plana bizzat uyarak kendi elleriyle buranın planını İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclisine sunmak durumunda kaldı. Hatta basın mensuplarımız hatırlar. Büyükşehir Meclisi’nde AK Parti’nin çoğunluk olduğu mecliste, meclis üyelerimiz Tayfun Kahraman’ı özür dilemeye davet etmiş ve birçok polemiğe de bu konu gündeme gelmişti. Ama bizler AK Parti olarak hiçbir zaman hiçbir partinin kentsel dönüşüm adına ya da millete hizmet adına yapmış olduğu hiçbir çalışmaya hayır demedik. Demediğimiz gibi yine bizim dönemimizde yürüttüğümüz bitirdiğimiz projeyi milletimize sunmak adına yine öncülük ederek Büyükşehir Belediyesi meclisimizden geçirdik. Ve milletimize teslim edilmek üzere Büyükşehir Belediyesi’ne sunduk" dedi. "Cumhuriyet Halk Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 6 yıldır vatandaşlarımızı hazır olan konutlara yerleştirecek bir iradeyi maalesef gösteremedi" Türkiye’nin çok büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Özdemir, "11 ilde milyonlarca vatandaşımız evsiz kaldı ve on binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. 2023 yılından bugüne kadar hamdolsun milletimize vermiş olduğumuz sözü tuttuk ve 455 bin konutu deprem bölgesinde vatandaşlarımıza teslim ettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı ’3 yılda anca bitirebildiler’ gibi maalesef talihsiz bir açıklama yaptı. Bu kadar büyük bir yapıyı altyapısı olmayan yerlere Adıyaman’da dağ başına İndire‘ye hem altyapı götürdük hem konutları yaptık. Ama siz bakın tam 3 yıllık depremin 2 katı, 6 yıllık süre içerisinde şehrin göbeğinde, şehrin merkezinde altyapının her şeyin geldiği bir yerde hazır olan konutlara bakın hazır olan konutlara. Size ’yerinden vatandaşları çıkartın. Başka bir yere götürün kiralık konutlara yerleştirin. Vatandaşımız ekstra kirayı ücreti ödesin’ demiyoruz. ’Hazır olan konutlara becerin de buradaki vatandaşlarımızı taşıyın ve buradaki büyük alanı yine 100 dönümlük alanı hemen ilçemizdeki başka riskli bölgedeki vatandaşlarımızı alarak buraya onlara yaptığınız konutlara onları yerleştirin’ diyoruz. Ama 6 yıldır maalesef buradaki vatandaşlarımızı hazır olan konutlara yerleştirecek bir iradeyi ve beceriyi maalesef Cumhuriyet Halk Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi gösterememiş durumda. Şunu özellikle ifade etmek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşüm bütçesini AK Parti dönemindeki bütçeyi tam yüzde 60 oranında aşağıya çekmiştir. Ve buradaki kaynağı da maalesef konutlar yapmak ve vatandaşların kentsel dönüşüm sürecini yürütmek için değil reklamı ayırarak reklam bütçesini buradan aldığı bütçeyle daha da yukarılara çekmiştir. Bizler AK Partili teşkilat mensupları olarak belediyelerimiz olarak kentsel dönüşüm seferberliğimizi hız kesmeden devam ettireceğiz. Ve özellikle burada bulunan mağdur olan vatandaşlarımızın hakkını hukukunu sonuna kadar korumaya devam edeceğiz. Bakın burada 400’ün üzerinde bina söz konusuydu. 200’ün üzerindeki binayı anca yıkabildiler. 200’ün üzerinde yine bina var olduğu yerde duruyor. Şunu da görüyoruz burada arkamızda içerisi boşaltılmış; tamamen elektriği, suyu, doğalgazı kesilmiş yıkılmayı bekleyen ama beceriksiz İBB yönetimi tarafından yıkımı dahi becerilemeyen bir durumda. Bu metruk binalarda her türlü suç ve her türlü kötü fiil işlenmeye devam etmekte" diye konuştu "Kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum" Bölgede yaşayan vatandaşların aynı zamanda çok ciddi bir güvenlik tehdidiyle de karşı karşıya olduğunu belirten Özdemir, "Bunu dahi düşünemeyen, bunu dahi beceremeyen, bunu dahi maalesef yerine getiremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz bu kadar süre içerisinde Bayrampaşa’da yan tarafta gördüğümüz gibi 2 bin 500’e yakın bağımsız birimi buraya yapmış, hatta buraya gelen vatandaşların boşalttığı yere dahi bir o kadar daha konutu yapmış, yeni sahiplerini oraya yerleştirecek bir duruma bugüne kadar maalesef getirmiş olurduk. Ama bu yönetim maalesef bunları becerecek bir anlayışa sahip değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne buradan şu soruyu özellikle sormak istiyoruz yöneticilerine 6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten herkese soruyoruz. Kafanızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat mı? Allah korusun bu gece burada deprem olsa burada bulunan vatandaşlarımız çocuklarıyla, evlatlarıyla, büyükleriyle hayatını kaybetse en ufak bir vicdan azabı yaşar mısınız? Ben maalesef az önce de ifade ettiğimiz gibi kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum. İstanbul’da İstanbullunun hayatından giden bir dönemi 6 yıldır yaşıyoruz. Her alanda İstanbul var olan konumundan geri gitmeye devam etmekte. Her alanda ulaşım alanında, kentsel dönüşüm, alanında çevresel anlamda ve İstanbul’a katkı sunan bütün alanlarda maalesef İstanbul’un günden güne karanlık bir tünele girdiğini ve devam ettiğini görüyoruz. Ama bizler AK Parti teşkilatları ve AK Parti neferleri olarak belirli aralıklarla İstanbul’da yapılan her türlü hizmetsizliği İstanbul’un maalesef içinde bulunduğu hizmetsizlik anlayışını toplumumuzla paylaşmaya devam edeceğiz. İstanbul’umuzdaki vatandaşlarımızın hayatından nelerin götürüldüğünü vatandaşlarımıza sizlerin aracılığıyla anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Buranın 6 senedir pisliğini çekiyoruz" Mahalle sakini Şükran Aksoy İBB yönetimine tepki göstererek, "Onun tozluğu, pisliği tamamen bizim evlerimizde. Ben balkonuma çamaşır bile asamıyorum. Astığım zaman da geri yıkamak zorunda kalıyorum. Yetmiyor. Burayı evsizler, bağımlılar kullanıyor. Ateş yakıyorlar. O ateşin kurumu, tozluğu, pisliği. Yine bizde burada bağımlılar kalıyor ve biz hastaneye gelip giderken gece geliyoruz bazen. Ve o bağımlılardan dolayı biz tedirginiz. Buranın 6 senedir pisliğini çekiyoruz. Bunu göstermeye, anlatmaya geldiğimiz zaman neden engelleniyoruz? Hayalet kent oldu yani. Burası hayalet kent oldu. İnsanlar yürürken bu bitişindeki caddeleri, sokakları kullanmamaya çalışıyor. Çünkü riskli ve güvenli. Çünkü tabii ki riskli. Buradan ne çıkacağını bilmiyoruz" Dedi. (SÇ-RU
Milletvekili Alkayış, Çelikhan’da incelemelerde bulundu
10 Şubat 2026 Salı - 13:37 Milletvekili Alkayış, Çelikhan’da incelemelerde bulundu AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, "Şimdi Söz Çelikhan" programı kapsamında Çelikhan ilçesinde iki gün süren kapsamlı bir çalışma ve istişare programı gerçekleştirdi. Program, Çelikhan Kaymakamı Özgür Pelvan, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Can Erdoğan, AK Parti Çelikhan İlçe Başkanı Mehmet Baltacı, kurum müdürleri, muhtarlar, oda başkanları, STK temsilcileri ve vatandaşların katılımıyla düzenlenen istişare toplantısı ile başladı. Toplantıda Çelikhan’ın bugününe ve yarınına dair tüm başlıklar ele alındı. İstişarelerde; tamamlanan ve devam eden kırsal ve kentsel konut çalışmaları, su ve sulama projeleri, sağlık ve eğitim yatırımları, spor tesisleri, gençlere yönelik kültürel faaliyetler ile ilçenin kalkınmasına katkı sağlayacak yeni projeler, vatandaşların ve muhtarların talepleri doğrultusunda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Milletvekili Alkayış, daha sonra Çelikhan Kaymakamı Özgür Pelvan başkanlığında ilçe kurum müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirilen koordinasyon toplantısına katıldı. Toplantıda kurumlar arası uyum, devam eden yatırımlar ve planlanan projeler ele alındı. Program kapsamında Pınarbaşı Belde Teşkilatı da ziyaret edildi. Ardından Pınarbaşı’nda esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Milletvekili Alkayış, tütün üreticilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alkayış, "Bu coğrafyanın en önemli geçim kaynaklarından biri olan ve ilimize ciddi katma değer sağlayan tütün konusunda duruşumuz dün olduğu gibi bugün de nettir. Yasal zemin içinde üretimin, üreticinin ve emeğin yanında olmaya devam edeceğiz. Çelikhan’ın alın teri bizim emanetimizdir" diye konuştu.