POLİTİKA
Başkan Sekmen’den Çat çıkarması 08 Mayıs 2026 Cuma - 09:06:53 Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Çat ilçesine çıkarma yaptı, vatandaşlarla bir araya geldi, muhtarla buluştu, AK Parti ilçe teşkilatı ile istişare toplantısı yaptı. AK Parti Çat İlçe Başkanı Yavuz Yaşa ile birlikte ilçede gerçekleştirdikleri saha gezisinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini vurgulayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Mahallelerimizin ihtiyaçlarını yerinde inceledik. Her kararı sahada alan, her hizmeti milletimizin talebi doğrultusunda şekillendiren anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çat’ımızın her mahallesine dokunan eser ve hizmet belediyeciliği anlayışıyla, vatandaşlarımızın taleplerini dinlemeye, ilçemiz için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. AK Parti Çat İlçe Başkanlığımızı ziyaret ettik. Değerli dava arkadaşlarımızla bir araya gelerek çalışmalarımızla ilgili istişarelerde bulunduk. AK Parti Çat İlçe Başkanımız Yavuz Yaşa kardeşime nazik misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ediyor çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" dedi. Çat ilçesindeki mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek istişare toplantısı gerçekleştirdiklerini anlatan Başkan Sekmen, "Vatandaşlarımızın taleplerini, mahallelerimizin ihtiyaçlarını ve ilçemize dair yürüttüğümüz çalışmaları hep birlikte değerlendirdik. Ortak akıl ve istişare kültürüyle Çat’ımız için çalışmaya, hizmet üretmeye devam ediyoruz. Misafirperverlikleri ve katkıları için tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:24 AK Parti’den Karşıyaka Belediyesi’ne ’yönetim krizi’ tepkisi: "Artık yönetilemiyor" AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediye Meclisinin CHP’li meclis üyelerinin boykotu nedeniyle toplanamamasına tepki göstererek, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir" dedi. İzmir’de Karşıyaka Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci oturumu, CHP’li 18 meclis üyesinin toplantıya katılmaması nedeniyle yeter sayıya ulaşılamadığı için gerçekleştirilemedi. Yaşanan yönetim krizine karşı tavrını ortaya koymak amacıyla AK Parti grubu da meclise katılım sağlamadı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediyesi’nin siyasi çekişmelerin ve şahsi hesapların esiri haline geldiğini belirtti. "Belediye dışarıdan dayatılan isimlerle yönetilmeye çalışılıyor" Meclisin toplanamamasını CHP içerisindeki çatlağın açık bir göstergesi olarak nitelendiren Köse, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir. Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal, Karşıyaka’yı ortak akılla değil, dışarıdan dayatılan isimlerle ve tek merkezden gelen talimatlarla yönetmeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Kararların dar bir kadro tarafından alındığını öne süren Köse, sürecin CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve belediyede etkili olduğu iddia edilen Utku Yılmaz üzerinden yürütüldüğünü iddia ederek şunları kaydetti: "Karşıyaka halkının oylarıyla oluşmuş belediye yönetimi bugün fiilen başka isimlerin kontrolüne bırakılmıştır. Meclis iradesi ve Belediye Başkanı’nın iradesi yok sayılmakta, Karşıyaka’nın şansı birkaç kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmaktadır. Özellikle Utku Yılmaz’ın tek imzayla belediyede belirleyici hale gelmesi, CHP’li meclis üyelerinin dahi artık isyan ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Karşıyaka’nın taşınmazlarının ve değerlerinin yetkili kişilerin yönettiği iştiraklere devredilmesi, bu yönetim zaafının en somut örneğidir." "Kişisel kavgaların bedelini Karşıyakalılar ödüyor" Mevcut yönetim ile geçmiş dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasındaki siyasi gerilimin ilçeyi felç ettiğini kaydeden Köse, "Karşıyaka Belediyesi’nin her geçen gün kan kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biri de Sayın Cemil Tugay ile mevcut yönetim arasında yaşanan siyasi ve kişisel kavgalardır. Karşıyaka halkına hizmet etmek yerine birbirleriyle hesaplaşan bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu kavganın bedelini ise sokakta çöp gören vatandaş, maaşını alamayan işçi ve hizmet bekleyen Karşıyakalı ödemektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık" AK Parti grubunun meclise katılmama kararının siyasi bir şov değil, halka karşı sorumluluğun bir gereği olduğunun altını çizen Başkan Köse, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Biz AK Parti grubu olarak bu çürümüş yönetim anlayışına meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık. Çünkü ortada ne mali disiplin ne kurumsal ciddiyet ne de belediyeyi yönetecek irade kalmıştır. İşçisinin maaşını ödeyemeyen, memuruyla kavgalı, esnafıyla karşı karşıya gelen ve kendi meclis çoğunluğunu dahi bir arada tutamayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Karşıyaka Belediyesi bugün borç batağı içerisinde, siyasi hiziplerin savaş alanına dönüşmüş durumdadır. Karşıyaka’nın kaybedecek bir günü dahi kalmamıştır. Belediye kişisel hesapların değil, halkın makamıdır."
Aydın’da ‘sinekle mücadele’hizmeti yargıda
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:47 Aydın’da ‘sinekle mücadele’hizmeti yargıda Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Fatih Gürer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından, önce cenaze hizmetlerinden elini çeken CHP’li belediyeler şimdi de haşere ile mücadeleden elini ayağını çekmeye çalıştığını belirtti. Konunun idari yargıya taşındığını kaydeden Gürer, "Geldiğimiz noktada aynı CHP’li belediyeler, yasa gereği açıkça kendi görevleri olmasına karşın bu sefer de sinekle mücadeleyi yapamayız noktasına geldiler" dedi. "Sıcaklar başladığında CHP’li belediyelerde ciddi bir kaos yaşanabilir" Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından Aydın’daki CHP’li belediyelerin cenaze defin hizmetlerini bırakmasının ardından şimdi de Aydın’da 17 ilçe belediyesinin yönetimi CHP’de olan 10 ilçede CHP’li belediyelerin ‘para yok’ gerekçesi ile sinek ve haşere ile mücadeleyi bırakmak istediğini ileri süren Fatih Gürer, CHP’li belediyelerin bu tutumun şehirde ciddi bir kaosa neden olabileceğini söyledi. Güler konuyla ilgili açıklamasında "Bilindiği üzere CHP’li belediyeler; maddi yetersizliklerini "paramız yok" bahanelerini öne sürerek cenazelerimizi dahi defnedememiş, CHP Belediyelerinin olduğu ilçelerimizde defin hizmetlerini 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana Aydın Büyükşehir Belediyemiz vermeye başlamıştı. AK Parti tarafından yönetilen ilçelerimizde defin hizmetleri eksiksiz bir biçimde yapılırken CHP’li belediyeler ipe un sermiş, hemşehrilerimizin cenazelerini dahi defnetmekten aciz olduklarını ilan etmişlerdi. CHP’li belediyeler, yasa gereği açıkça kendi görevleri olmasına karşın bu sefer de sinekle mücadeleyi yapamayız noktasına gelmişlerdir. Cenazemizi gömmekten aciz CHP belediyeleri bu sefer de ‘sinek ilacını biz atamıyoruz, paramız yok, beceremiyoruz’ diyerek, ‘bunu da Büyükşehir Belediyesi yapsın’ demektedir. Artık yakında ‘biz çöpü de toplayamıyoruz’ derlerse şaşırmayacağımız. CHP’li ilçe belediyeleri yapamıyorlarsa, beceremiyorlarsa bu işi bırakmalı, halkımıza çile çektirmemelidir" ifadelerini kullandı. CHP’li belediyelerin ilaçlama konusunda aldıkları kararın yasaya aykırı olduğunu ve bu kararın şu an idari yargıda kesinleşmeyi beklediğini kaydeden Gürer, "Kesin karar verildikten sonra da idari yargının nihai kararına göre işlem tesis edilecektir. CHP’li belediyelere tavsiyemiz, yasaların sizlere milletimize hizmet etmek üzere verdikleri görevlerden usulsüz meclis kararlarıyla kaçmak yerine, zamanlarını hemşehrilerimize hizmet etmeye ayırmalarıdır. Özetle; AK Partili Belediyelerce defin ve sinekle mücadele hizmeti verilmekte, ancak CHP’li Belediyelerce verilmemektedir. Şu an idari yargıdaki süreç tamamlanmadığından, istinaf mahkemesi tarafından kesin karar verilmediğinden; CHP’li belediyeler bu hizmeti de vermeyerek şehrimizi açıkça kaosa sürüklemektedirler" dedi.
Bakan Göktaş: "(Kahramanmaraş’taki okul saldırısı) Süreç, ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip ediliyor"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:32 Bakan Göktaş: "(Kahramanmaraş’taki okul saldırısı) Süreç, ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip ediliyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda meydana gelen saldırıya ilişkin, "Sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. İhtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘Modüler Aile Eğitim Programı’ tanıtım törenine katıldı. Ankara ‘da bir otelde düzenlenen programda konuşan Bakan Göktaş, Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti. Göktaş, "Olayın tüm yönleriyle titizlikle incelendiğini ve sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. Bakanlık olarak bu süreçte ihtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" ifadelerini kullandı. "Aile eğitim programlarını, politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz" Ebeveyn eğitiminin çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve aile içi ilişkiyi güçlendiren en etkili araçlardan biri olduğunun altını çizen Göktaş, "Biz de bu anlayışla aile eğitim programlarını politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz. Eğitim programlarımızın güçlü aile yapısının inşasında önemli bir rol üstlendiğine biliyoruz, inanıyoruz" diye konuştu. 2024-2028 dönemini kapsayan eylem planının ‘aile’yi merkeze alan ilk ulusal eylem planı olması bakımından ayrı bir önem taşıdığını aktaran Göktaş, "Eylem planımızda eğitim programlarının yer alması, aileyi güçlendirmeye dönük çalışmalarımıza stratejik bir çerçeve kazandırıyor. Bu kapsamda bugüne kadar aile eğitim programı ve evlilik öncesi eğitim programı ile Türkiye genelinde 9,2 milyon kişiye eğitim verdik. Geçtiğimiz yıl tanıtımını yaptığımız ve 2,1 milyon kişinin indirdiği ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulamasıyla ebeveynlere, çocuk eğitimi ve aile içi iletişim alanlarında rehberlik sağlıyoruz" açıklamasında bulundu. "Sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, sosyal hizmetleri ve eğitim içeriklerini somut ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirdiklerini vurgulayarak, "Suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında oluşturduğumuz sosyal risk haritalarıyla sahada çalışmalarımızı başlattık. Böylece riskleri yerinde tespit ediyor, gerekli tedbirleri gecikmeden devreye alıyoruz. Bunun yanı sıra dijital medya içeriklerinin de ailelerin, özellikle çocukların karşı karşıya kaldığı yeni risk alanları oluşturduğunu vurgulamak isterim. Bu nedenle 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz. Bu yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz. Çocuklarımızın yüksek yararını gözeten bu önemli düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda en kısa sürede yasalaşarak yürürlüğe gireceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Ev içi uygulamalarla öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz" Modüler Aile Eğitim Programı’nın ailelerin farklı ihtiyaçlarına uygun bir eğitim modeli olduğunu belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Modüler Aile Eğitim Programı, işte bu anlayışın ürünüdür. Bu programı geliştirirken aile hayatında giderek daha da belirgin hale gelen yeni sorun alanlarına baktık. Değişen hayat şartları içinde anne babaların karşı karşıya kaldığı güçlükleri ele alan bir içerik ortaya koyduk. Aile içi ilişkilere dikkatli yaklaşan ve sahadaki ihtiyaçlara cevap veren bir yapı oluşturduk. 2024 yılında 19 ilimizde eğitim programının pilot çalışmalarını başlatmıştık. Programı hayata geçirdiğimiz tarihten bugüne yaklaşık 30 bin anne-babaya ulaştık. Eğitimlerimizi en fazla 30 kişilik gruplar halinde yapıyoruz. 9 ila 12 hafta süren bu programda etkinlikler, aktiviteler ve grup çalışmalarıyla anne babaların yaşayarak öğrenmesini destekliyoruz. Eğitim sonrası önerilen ev içi uygulamalarla da öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz. Böylece aileler, günlük hayatta karşılaştıkları durumlara dair daha somut, uygulanabilir ve güçlendirici bir destek alıyor. Ailelerden güzel geri dönüşler aldığımız bu eğitim programını ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ kapsamında 81 ilimizin tamamında yaygınlaştırıyoruz." Programa ayrıca Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi de katıldı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Küresel konjonktür, dünyanın dört bir yanındaki krizleri derinleştiren bir mahiyet arz etmekte"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:29 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Küresel konjonktür, dünyanın dört bir yanındaki krizleri derinleştiren bir mahiyet arz etmekte" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Günümüzde sayıları her gün artan çatışmalar, katliamlar, yoksulluk, iklim değişikliği, düzensiz göç ve insani krizler gibi toplumlarımızın ve gelecek nesillerimizin refahını ve huzurunu tehdit eden birçok gelişmeyle karşı karşıya bulunuyoruz. Ne yazık ki, içinde bulunduğumuz küresel konjonktür, dünyanın dört bir yanındaki krizleri önlemek bir yana, daha da derinleştiren bir mahiyet arz etmektedir" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da TBMM’nin ev sahipliğinde düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu kapsamında Bağlantısızlar Hareketi Parlamenter Ağı Konferansı Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. "Bağlantısızlar Hareketi, kurulduğu günden bu yana barışçıl, adil ve güvenilir bir uluslararası düzenin sağlanması çabalarında ön saflarda yer almaktadır" Forumun açılış konuşması yapan TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bağlantısızlar Hareketinin kurulduğu günden bu yana barışçıl, adil ve güvenilir bir uluslararası düzenin sağlanması çabalarında ön saflarda yer aldığını ifade ederek, "Bağlantısızlar Hareketi’nin Dönem Başkanlığını 2019-2023 yılları arasında başarıyla yürüten kardeş Azerbaycan’a bu kıymetli Parlamenter Ağı’nın kuruluşunda ve faaliyetlerinde üstlendiği öncü rol için takdirlerimi bir kez daha ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Geçen yıl Özbekistan’da 150. PAB Genel Kurulu marjında tertiplenen 4’üncü Konferansa memnuniyetle katıldım. Bağlantısızlar Hareketi, kurulduğu günden bu yana barışçıl, adil ve güvenilir bir uluslararası düzenin sağlanması çabalarında ön saflarda yer almaktadır. Aradan geçen 60 yılı aşkın sürede dünyada yaşanan pek çok savaşa, çatışmaya ve haksızlığa karşı Bağlantısızlar Hareketi sessiz kalmamış, adaletsizlikleri reddetmiştir. Keza kalkınma yolundaki küresel çalışmalara büyük katkılar sunduğunu yakinen müşahede ettik. Hareketin bugün de başarılarla dolu geçmişinden aldığı güçle üyeleri arasındaki işbirliği ve dayanışmayı kuvvetlendiren bir köprü olarak önemli rol oynadığını biliyor; barış ve kalkınma yönünde ortak çabalarının şahidi olmayı sürdürüyoruz. Bu anlayışla son 20 yıldır Bağlantısızlar Hareketi’nin toplantılarına konuk ülke olarak katılım sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. "Bağlantısızlar Hareketi’nin özünde yatan dayanışma ruhunu da takdirle karşıladığımızı ve önemsediğimizi ifade ediyorum" Bağlantısızlar Hareketi’nin özünde yatan dayanışma ruhunu takdirle karşıladıklarını ve önemsediklerini ifade eden Kurtulmuş, "TÜRKPA ve KEİPA gibi üyesi olduğumuz ve etkin mevcudiyet sergilediğimiz çok taraflı platformların yapılarında Bağlantısızlar Hareketi Parlamenter Ağı ile gözlemcilik ilişkisi içinde işbirliği yapmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Günümüzde sayıları her gün artan çatışmalar, katliamlar, yoksulluk, iklim değişikliği, düzensiz göç ve insani krizler gibi toplumlarımızın ve gelecek nesillerimizin refahını ve huzurunu tehdit eden birçok gelişmeyle karşı karşıya bulunuyoruz. Ne yazık ki, içinde bulunduğumuz küresel konjonktür, dünyanın dört bir yanındaki krizleri önlemek bir yana, daha da derinleştiren bir mahiyet arz etmektedir. Bir taraftan dünyanın kutuplaşmasına; kuralların, kurumların ve normların hiçe sayıldığına hep beraber şahit oluyoruz. Ortak geleceğimizi tehdit eden küresel sınamalara ancak çok taraflı platformların işletilmesi, uluslararası işbirliği ve samimi bir dayanışmayla karşı durabileceğimiz açıktır. Bu sebeple, Bağlantısızlar Hareketi’nin özünde yatan dayanışma ruhunu da takdirle karşıladığımızı ve önemsediğimizi ifade ediyorum" diye konuştu. "Günümüzde artan şehirleşme ve çevresel baskılar, şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesini zorunlu kılmaktadır" Kurtulmuş, günümüzde artan şehirleşme ve çevresel baskılar, şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesini zorunlu kıldığını belirterek, "Hareket’in geçmişte sömürgeciliğin tasfiyesi ve ırkçılıkla mücadele gibi kritik alanlarda elde ettiği kazanımlara temel teşkil eden bu dayanışma ruhunun, günümüz sorunlarının çözümünde de önemini ve fark meydana getirme potansiyelini koruduğunu biliyoruz. Nitekim, Bağlantısızlar Hareketi’nin ve özellikle Küresel Güney’in, bugün, çok taraflılığın güçlendirilmesi, adil bir küresel idarenin sistemin kurulması ve barışın inşasına yönelik çabaların önemli katkıları olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu bağlamda, Bağlantısızlar Hareketi’nin 5’inci Parlamenter Ağı Konferansı’nın temasının ‘İklime Dayanıklı Şehirleşme’ olmasını da önemli bulduğumuzu ifade etmek isterim. Günümüzde artan şehirleşme ve çevresel baskılar, şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesini zorunlu kılmaktadır. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde bildiğiniz gibi, 6 Şubat depremlerinden sonra hem afetlere hem de iklim değişikliklerine, iklim kaynaklı risklere karşı dirençli olmak bakımından bütün hazırlıklarını sürdürüyor, hazırlıklarını geliştiriyor. Artık bu konularda hem depreme hem de iklim kaynaklı afetlere karşı dayanıklı olmak Türkiye açısından da önemli, hayati bir zarurettir" diye konuştu.
Muratpaşa Muhtarlar Meclisi toplandı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:54 Muratpaşa Muhtarlar Meclisi toplandı Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Engelsiz Kafe’de düzenlenen Muhtarlar Meclisi’nde ilçe muhtarlarıyla bir araya geldi. Toplantıya Başkan Uysal’ın yanı sıra, Muratpaşa Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Akcan, ilçe muhtarları, belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri katıldı. Toplantıda, mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve talepler ele alınırken, çözüm önerileri üzerine de değerlendirmelerde bulunuldu. "Krizde kaytarmak yok, aksine iki misli çalışmak var" Başkan Uysal, yaptığı konuşmada Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik zorluklara dikkat çekerek, belediye olarak bu süreçte mali disiplinden taviz vermediklerini vurguladı. Son üç yılı bu ekonomik krize uyum sağlama ve temel hizmetleri aksatmama üzerine kurulu bir strateji ile geçirdiklerini belirten Başkan Uysal, araç yenilemeden asfalt üretimine, aşevi malzemelerinin depolanma tekniğinden satın alma zamanlamasına kadar tüm politikaları kriz yönetimine göre planladıklarını söyledi. Mevcut hizmet standardını koruduklarını ifade eden Başkan Uysal, Muratpaşa’da rutin belediye hizmetlerinin ciddi bir seviyede sürdürüldüğünü belirterek, "Kriz var diyerek kaytarmak yok, aksine iki misli daha fazla çalışmak var" dedi. Başkan Uysal konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Temel hizmet kalitesi ve standardından ödün vermeden, iptal edebileceğimiz her türlü harcamayı iptal ettik. Zaman içinde karşılaşabileceğimiz güçlüklere göre mal alım ve hizmet üretim sınırlamalarını ayarlayarak, binbir titizlik ve tedbirle şu ana kadar hiçbir temel hizmetimizden ödün vermedik. Çalışmalarımızda hiçbir aksaklık yaşamadık. Hiçbir hizmetimizi aksatmadan ekonomik krizden en minimum seviyede etkilenerek bugünlere geldik." Muhtarlar Derneği Başkanı Akcan ise, "Antalya’da Muhtarlar Meclisi’ni yapan ilk ilçeyiz. Başkanımızın bu projesi diğer ilçelerde de yaygınlaşmaya başladı" dedi.
AK Partili Saygılı’dan CHP’li mevkidaşına bankamatik memurları eleştirisi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:52 AK Partili Saygılı’dan CHP’li mevkidaşına bankamatik memurları eleştirisi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün iktidar olacaklarına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Saygılı, Güç’e yerel yönetimlerdeki sorunlarla ilgilenmesi çağrısında bulundu. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Ankara’dan yaptığı paylaşıma yanıt verdi. Güç’ün halkın iktidarını kurana dek geri adım atmayacakları yönündeki ifadelerini eleştiren Saygılı, "Kendisine tavsiyemdir. İzmir’in CHP’li turist milletvekillerine özenmeden, bir an önce İzmir’e dürüst ve şeffaf siyaset yapmak için dönsün" dedi. Bankamatik memurları ve altyapı eleştirisi Saygılı, İzmir’deki yerel yönetim eleştirilerini sıralayarak, "Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP belediyelerindeki bankamatik memurlarının iktidarıyla mücadele etsin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; her yağmurda sokaklarını sel götürdüğü için isyan eden İzmirlilerin feryadına kulak versin. Halkın iktidarını önemsiyorsa; CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi ve onun siyasi elitlerinin toplu konut vaadiyle dolandırdığı İzmirlilere kooperatif skandalının hesabını versin" ifadelerini kullandı. "Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz" Açıklamasının devamında adalet ve hukuk vurgusu yapan Saygılı, "Adalet ve hukuku önemsiyorsa; bağımsız mahkemelerin tahliye emri verdiği Tarihi Un Fabrikası önündeki mesnetsiz ve korsan eylemlerinden vazgeçsin. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesinin ihmali yüzünden hayatını kaybeden emekçi Sabri Kılınç’ın hakkını arasın. Adalet ve hukuku önemsiyorsa; rüşvet çarkına ev sahipliği yapan CHP yerel idareleri hakkında açılan soruşturmalara saygı duyup arınmayı tercih etsin" şeklinde kaydetti. "Halkın iktidarının yolu rüşvet labirentlerinden geçmez" Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Halkın iktidarının yolu, CHP’nin yolsuzluk ve rüşvet labirentlerinden geçmez. Adalet ve hukukun temeli, CHP’nin yozlaşmış politik varlığının zemininde ayakta duramaz. Anlıyoruz, samimi olmasanız da retorik açısından iktidara niyet etmişsiniz. Ancak şaşmaz bir kaide vardır. Niyet hayır olmadan akıbet hayır olmaz."
BBP Genel Başkanı Destici: "PKK’nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:24 BBP Genel Başkanı Destici: "PKK’nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, DEM Parti’ye tepki göstererek, "PKK’nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir. Yapılacak yasal düzenlemelerle cezaevlerindeki tutukluların serbest bırakılması, terörist başına statü gibi yine PKK’nın ve terörist başının taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna getirdiler" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Destici, Türkiye’nin şu anda ’terörsüz Türkiye’ sürecini olumlu yönde yaşadığını fakat Abdullah Öcalan’ın yerinin cezaevi olması gerektiğini belirtti. DEM Parti’nin Öcalan’ın taleplerini açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşmasının ’terörsüz Türkiye’ sürecinin dışında yer aldığını dile getiren Destici, DEM Parti’nin PKK’nın Meclisteki uzantısı olduğunu vurguladı. Destici, dün Şanlıurfa Siverek’teki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 19 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıyı şiddetle kınadıklarını sözlerine ekledi. "Bu saldırı adeta göz göre göre gelmiş" Lisede meydana gelen silahlı saldırıyı teşvik edenler olabileceğini belirten Destici, "Tedavisi devam eden tüm vatandaşlarımıza şahsım ve camiam adına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Valimizin okulda eğitime 4 gün ara verdiğini, geniş çaplı bir soruşturma başlattığını ve açığa alınanlar hakkında soruşturma yaptığını biliyoruz. Bu saldırının faili belli. Fakat bu saldırıyı teşvik edenler oldu mu? Diğer taraftan bu saldırı adeta göz göre göre gelmiş. Çünkü bu saldırıyı gerçekleştiren saldırganın birkaç gün öncesinde sosyal medya paylaşımlarında böyle bir saldırı gerçekleştireceğine dair ipuçları var. Açık paylaşımları var. Neden bunlarla ilgili bir işlem yapılmadı ya da tedbir alınmadı? İşte burada bir hatası olan varsa mutlaka bunlarla ilgili soruşturmalar ivedilikle yapılmalı ve suçlu olanlara hukuki yönden cezaları verilmelidir" diye konuştu. "PKK’nın siyasi uzantıları Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir" Öcalan’ın taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna duyuran DEM Parti’ye ağır eleştirilerde bulunan Destici, "PKK’nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir. Yapılacak yasal düzenlemelerle cezaevlerindeki tutukluların serbest bırakılması, terörist başına statü gibi yine PKK’nın ve terörist başının taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna getirdiler. Bir kere şunu açıkça ve altını çizerek ifade ediyoruz. İmralı canisi Abdullah Öcalan bir suçludur, teröristtir. 40 bin insanın ölümünden sorumlu bir terör kurucusu ve yöneticisidir. Hala da yöneticisidir. Talimatlar ya da görüşler oradan alınmaktadır. PKK’nın işlediği suçlar, on binlerce cinayetten ibaret değildir. PKK’nın işlemediği tek bir suç dahi yok. Uyuşturucu vardır, kadın ticareti vardır, insan kaçakçılığı vardır, hırsızlık vardır. Yani hukuk literatüründe ne kadar suç varsa bunların tamamını işlemiş ve işlemeye devam eden bir terörden bahsediyoruz" şeklinde konuştu. "Terörist başının konumu elbette cezaevi olmalı" Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Terörist başının konumu elbette cezaevi olmalı. Demir parmaklıkların arkası olmalıdır. Asla gün yüzü görmemelidir. PKK’nın işlemediği hiçbir suç yok. Kalbinde Allah inancı olan bir insan, 40 bin kişinin canına giremez. Kundaktaki bebeklerin katledilmesi emrini veremez. Bombalı eylemlerle suçsuz insanların ölümüne sebep olamaz. Bize göre 1999-2000 yıllarında kalemi kırıldığı halde idam edilmemesi de bir zafiyet oluşturmuştur ve zafiyet oluşturmaya da devam etmektedir. İdam edilmeyerek büyük bir hata yapılmış ve bu günlere gelinmiştir. Herkesin hayata, hukuka, dünyaya karşı farklı bakış açıları olabilir. Mesela İsrail, elinde bulundurduğu binlerce Filistinliyi idam etmeye hazırlanırken ve bunu tüm dünyaya ilan ederken PKK’nın siyasi yapısı tek kelime dahi söyleyememiştir. Bu durum hakkında barıştan, kardeşlikten ve hukuktan bahsedemediler."