POLİTİKA
BBP Genel Başkanı Destici: "Trump ve Netenyahu gibi liderler dünya tarihinden silinmelidir" 06 Mart 2026 Cuma - 21:00:50 Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu sert sözlerle eleştirerek, "Trump ve Netanyahu gibi liderler dünya tarihinden silinmelidir" dedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi ziyaretler için Karabük’e geldi. İlk olarak Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’yı ziyaret eden Destici, çalışmalarında başarılar diledi. Destici, Büyük Birlik Partisi Karabük İl Başkanlığında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına dikkat çeken Destici, "Öyle bir coğrafyada bulunuyoruz ki İbn-i Haldun’un dediği gibi ‘Coğrafya kaderdir.’ Biz de kaderimizi yaşıyoruz. Cennet vatanımız, şehit kanlarıyla sulanmış mübarek bir vatandır. Bu vatana sahip olmanın ve onu korumanın bir bedeli vardır. Bu toprakların her karışında şehit kanı vardır. Gerektiğinde biz de kanımızı akıtarak bu toprakları koruyacağız" dedi. Bölgede yaşanan gelişmelere değinen Destici, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sürdüğünü, Suriye’deki karışıklığın tam olarak sona ermediğini ifade ederek, "Irak adeta üçe bölünmüş vaziyette. İsrail, 7 Ekim 2024’ten beri Gazze’de bir toplu soykırım gerçekleştiriyor ve yüz binden fazla insan hayatını kaybetti" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Destici, "ABD Başkanı Donald Trump, ‘Biz saldırmasaydık onlar bize saldıracaktı’ diyor. İran bugüne kadar Amerika’ya böyle bir saldırı gerçekleştirdi mi? İran’ın on bin kilometre ötedeki Amerika’yı vuracak imkanı mı var? Bu tamamen yapılan saldırganlığa bir gerekçe üretmekten başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı. Trump’ın İran’ın kısa sürede nükleer silah elde edebileceği yönündeki açıklamalarını da eleştiren Destici, "Daha önce ‘nükleer tesislerini vurduk, hepsini imha ettik’ diyorsunuz. Şimdi ise ‘bir hafta sonra nükleer silaha sahip olacaklardı’ diyorsunuz. Buna kimse inanmaz" dedi. "İran elbette ki ülkesini ve insanını koruyacaktır" Trump’ın ‘Ya teslim olacaksınız ya da öleceksiniz’ söylemini haydutluk olarak nitelendiren Destici, şunları söyledi: "Böyle bir şeyi ancak haydutlar yapar. Eskiden yol keserlerdi; düzenin, nizamın, kanunun, askerin, polisin olmadığı yerlerde silah doğrultur, ‘Ellerinizi kaldırın, ya teslim olun ya da ölürsünüz’ derlerdi. Aynısını yapıyorlar. Başka ne diyor? İran’da Hamaney’nin yerine kimin geleceğini de biz belirleyeceğiz, onun dışındakini kabul etmeyiz’ diyor. Bir taraftan İran’a müzakere için haber gönderiyor, bir taraftan da ‘Biz müzakereye kapalıyız, teklifimizi reddettiler’ diyor. Eder tabii. Senin nerene güvenecek?" Destici, İran’ın kendisini savunmasının doğal olduğunu belirterek, "İran elbette ki ülkesini ve insanını koruyacaktır. Bu anlamda verdiği karşılık da nefsi müdafaadır" diye konuştu. "Bizim İran’la geçmişten bugüne problemlerimiz olabilir" diyen Destici, "Farklı mezheplerden olabiliriz. Bunların şu anda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Neticede bir zalim, bir haydut zorbalık yapmaktadır. Katliam yapmaktadır. 7 ile 12 yaş arasında 168 çocuğun ne suçu vardı? Ne günahı vardı? Onun için bunlar dünya tarihinden silinmeli. Böyle liderler olmaz. Bunlar dünyayı savaşın içine sürükler. Bunlar sadece bizim coğrafyamızı değil, bütün dünyayı yakar ve yıkar. Umurlarında bile olmaz. Onun için bizim çağrımız hem İslam dünyasına hem diğer dünya devletlerine yöneliktir" ifadelerine yer verdi. "Devletimiz, hükümetimiz, askerimiz, polisimiz, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız bu konuda hazırdır, hazırlıklıdır" İslam ülkelerine birlik çağrısında bulunan Destici, Avrupa ülkelerinin de ortak tavır alması gerektiğini vurgulayarak, "İspanya’nın ortaya koyduğu tavrı İtalya, Almanya, İngiltere ve Mısır da ortaya koyarsa ABD bu kadar rahat İsrail’in arkasında duramaz" değerlendirmesinde bulundu. Olası göç dalgalarına da değinen Destici, İran’daki gelişmelerin yeni bir göç hareketine yol açabileceğini belirterek, "Bizim için bu savaşın en büyük tehdidi aslında budur. Ama biliyorum ki devletimiz, hükümetimiz, askerimiz, polisimiz, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız bu konuda hazırdır, hazırlıklıdır. İnşallah Suriye’de yaşanan türden bir göç dalgasının yaşanmasına da müsaade edilmeyecektir" dedi. Ülkedeki çeteleşmeye dikkat çeken Destici, "Bir de şimdi çeteler var. Bu çetelerin kullandığı on sekiz yaş altı, on yedi yaş altı, yasada ‘çocuk’ diye tanımlanan suçlular var. En son İstanbul Çekmeköy’de bir öğretmenimiz, bu çete mensubu sözde bir çocuk, sözde bir öğrenci tarafından bıçaklanarak hayattan koparıldı. Hayatını kaybeden öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in on yaşında bir çocuğu var. Şimdi Adalet Bakanımızın bugünkü açıklamaları adeta yüreğimize su serpti. Ne diyor? Çocuk suçlarıyla ilgili cezalar yetersiz. Adam öldürme gibi suçlarda gerekirse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olmalı. Hatta biz ne diyoruz? Büyük Birlik Partisi olarak gelin anayasayı değiştirelim, idamı getirelim. Olmadı mı? O zaman sadece müebbet değil, tahliyesiz müebbet olsun. Ölene kadar orada kalsın. Birisinin canına kıymışsa idam edilsin. Anayasayı değiştirmiyor musunuz? O zaman tahliyesiz müebbet olsun. Çıkmasın oradan. Çünkü çıktığı zaman gidip birisini daha öldürüyor. Adam içeride daha da hırslanıyor. Bunun pek çok örneği var" şeklinde konuştu. Karabük’ün bir sanayi kenti olduğunu ve çok sayıda işçinin bulunduğunu belirten Destici, emeklilerin ekonomik durumuna da değinerek şunları söyledi: "2023 yılı ocak ayında çalışan üç bin lira alırken emekli de üç bin lira alıyordu. Temmuz 2023’te en düşük emekli maaşı 7 bin 500 liraya çıktı ancak kamu çalışanı, işçi ve memurun maaşı 22 bin liraya yükseldi. Yani oran üçte ikiden üçte bire düştü. Emekli geriye gitti. Emekli ikramiyesinin 5 bin lira olup olmaması tartışılıyor. Bin liralık artışın bütçeye maliyeti yaklaşık 16 milyar lira. Yani bin lira artış. ‘Bütçe müsait değil’ diyorlar. Nasıl müsait değil? Bin lira dediğin toplamda 16 milyar lira yapar. Bizim teklifimiz dün de söyledim. En az 10 bin lira olmalı." Konuşmanın ardından Destici, Karabük Üniversitesinde iftar programına katılarak şehirden ayrıldı.
06 Mart 2026 Cuma - 20:12 Gençlik ve Spor Bakanı Bak: "12 milyona yakın gencimize yüzme öğrettik" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "’Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi çerçevesinde Türkiye’de yaklaşık AK Parti iktidarı döneminde 700’e yakın yüzme havuzu yapıldı ve yaklaşık 150 tanesinin de inşaatı devam ediyor. Yenileri de ekleniyor. Dolayısıyla 12 milyona yakın gencimize ve insanımıza yüzme öğrettik" dedi. Osmaniye Valiliğini ve belediyeyi ziyaret eden Bakan Bak, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti ve Belediye Başkanı İbrahim Çenet ile bir araya gelerek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Osmaniye AK Parti İl binasında açıklama yapan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bizim açımızdan Türkiye’nin dört bir yanı önemli. Spor tesisleri önemli ama bizim Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak birinci önceliğimiz özellikle gençlerimizi kötü alışkanlıklardan, dijital bağımlılıktan, uyuşturucudan, içki ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve bunda da sporu etkin bir şekilde kullanmak. Sporun birleştirici gücünü, sporun etkili gücünü ortaya koymak.Malumunuz milli takımlarımızın geçtiğimiz yıldaki başarıları var. Basketbol milli takımımızın Avrupa Şampiyonası’nda final oynaması var. Voleybol milli takımımızın Dünya Şampiyonası’nda final oynaması ve gümüş madalya kazanması var. Futbol milli takımımızın Dünya Kupası elemelerinde gösterdiği başarı var. Önümüzde Mart ayında, 26 Mart’ta Romanya ile oynayacağız. İnşallah onu da yenip ardından Slovakya ve Kosova galibiyetleriyle Dünya Kupası’na gitmeye hazırız. Basketbolda da Dünya Kupası, Katar 2027 için önemli bir süreç var. Basketbolda ekol olan Sırbistan’ı hem Sırbistan’da hem de Türkiye’de yenmek önemliydi. Yeni bir jenerasyon ortaya çıktı. 12 Dev Adam ortaya çıktı" diye konuştu. "Türkiye’de 12 milyon kişiye yüzme öğretildi" "Gençlerimizi sporla geleceğe hazırlıyoruz" diyen Bakan Bak, "Bütün kitlelerin spor yapmasını istiyoruz. Gençlerimizin havuzlara, spor tesislerine gelmesini istiyoruz. O yüzden ’Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi çerçevesinde Türkiye’de yaklaşık AK Parti iktidarı döneminde 700’e yakın yüzme havuzu yapıldı ve yaklaşık 150 tanesinin de inşaatı devam ediyor. Yenileri de ekleniyor. Dolayısıyla 12 milyona yakın gencimize ve insanımıza yüzme öğrettik. Bu çok çok önemli. Osmaniye’de de böyle bir talep başkanlarımızdan ve milletvekillerimizden geldi. Bunu da inşallah yerini tespit ederek Osmaniye’ye kazandıracağız" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 20:08 AK Parti MKYK Üyesi Dağ: "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır" dedi. Eskişehir’de Dede Korkut Parkı İftar Çadırı’nda AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın katılımıyla program gerçekleştirildi. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, saat 19.01’de dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "ABD ile İsrail, bölgeyi ateş çemberine döndürme gayretiyle çaba sarf ediyor" İftarın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "Değerli dostlar, her Ramazan-ı Şerif’te yine biz kürsüye çıktığımızda ne yazık ki tekrar eden bir meseleyi konuşur durumda oluruz. Her Ramazan-ı Şerif’te mutlaka haydut devlet İsrail, onun soykırımcı Hitler Başbakanı Netanyahu mutlaka Müslümanların bu huzurunu bozmak için elinden ne geliyorsa yapar. Her Ramazan-ı Şerif’te Gazzelilerle ilgili gündemimiz olur ve Gazze’yi konuşmak durumunda kalırız. ABD ile İsrail, bölgemizde İran’a saldırdı. İran’a saldırmakla kalmadığı gibi, bölgeyi ateş çemberine döndürme niyetiyle hem ülkemize hem de Körfez ülkelerini savaşın içine çekmek gayretiyle çaba sarf ediyor. Biz oyunun farkındayız. Türkiye’yi çok nitelikli, kaliteli, ne yaptığını bilen, tecrübeli kadrolar yönetiyor" ifadelerini kullandı. "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda izlediği dış politikaya da dikkat çeken Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rusya-Ukrayna Savaşı’nda durduğumuz yer itibarıyla milletimiz bundan bedel ödemediyse; yıllarca yanı başımızda Suriye’de yaşanan savaşta nerede durmamız gerektiğini bildik, onunla ilgili hareket ettik. En zor zamanda bile vazgeçmedik, geri adım atmadık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geri adım atmadı. Yıllar geçti, 13-14 yıl sonra Suriye’de devrim oldu ve ABD Başkanı da Suriye’deki devrimi bize bağladıysa, biz ne yaptığımızı biliyorduk. Şimdi ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. İsrail’in derdinin ne olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Onun için bu ülke, bu coğrafyada istikrar adası olmuştur, yine istikrar adası olmaya devam edecektir. Biz milletimize bu savaşlardan dolayı bir bedel bugüne kadar ödetmedik, bundan sonra da ödetmeyeceğiz. Bunu nasıl yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Çünkü bu konuda tecrübemiz en üst noktada bulunmaktadır ama herkes şunu gayet iyi bilsin: ABD ve İsrail, Beyrut’a ve İran’a saldırırken bir okulda 185 çocuğu katlettiler. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Demokrasi diyorsak hepimizin şiddeti, terörü bir kenara koymamız lazım"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 18:33 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Demokrasi diyorsak hepimizin şiddeti, terörü bir kenara koymamız lazım" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, huzurun, güvenliğin olmasının hem demokrasi açısından hem de kalkınma açısından çok çok önemli olduğunu belirterek, "Huzurun, güvenliğin olmadığı yerlerde insanlar temel hak ve hürriyetlerini yaşayamazlar. Demokrasi diyorsak hepimizin şiddeti, terörü bir kenara koymamız lazım" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Siirt Valiliğince Siirt Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Siirt Ekonomi Zirvesi’ne katıldı. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, Siirt’in kardeşlik şehri olduğunu, tarihi ve kültürüyle bir arada yaşamanın güzelliklerini yansıtan örneklerini en güzel şekilde hayata geçirmiş bir il olduğunu söyledi. Çok önemli bir çalışma yapıldığını belirterek Vali Kemal Kızılkaya ve ekibini tebrik eden Yılmaz, "Ekonomik politikalarımızı yerelde olsun, merkezde olsun şekillendirirken ilk sorduğumuz soru şu; tartıştığımız konunun ilgili tarafları kim. İlgili taraflarla bir araya gelip bu meseleleri konuşmalıyız diyoruz. Onlarla bir araya gelip politikalarımızı şekillendirip belirliyoruz. Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 23 yılda farklı bir zihniyetle hareket ettik" dedi. "Doğuda, güneydoğuda bu yollar yapıldıysa, bu üniversiteler kurulduysa, köylere bu hizmetler gittiyse, bu kadar hastane, okul inşa edildiyse, şehir alt yapıları yapıldıysa, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri inşa edildiyse bunlar rastgele olmadı" diyen Yılmaz, "Bunlar bir zihniyetin yansıması olarak yapıldı. Nedir bu zihniyet, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa, güneyde de o olacak. 86 milyon biriz, beraberiz ve bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Beşeri sermeye ve fiziki alt yapıya ciddi yatırım yaptık" diye konuştu. "Geçmişte terör nedeniyle, güvenlik endişesi nedeniyle yeterince bu bölgemizde gelişmedi" Yılmaz, ilk defa altıncı bölge teşvikleri getirildiğine değinerek, "Niye bu bölgemize yaptık, çünkü genç nüfus var. O genç nüfusun istihdamı için çok güçlü teşviklerle destek olduk. Doğu ve güneydoğuda konfeksiyon geliştiyse bu desteklerle oldu. Özel sektörü destekledik. Sadece kamu yatırımlarıyla bir ilin, bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Gerekli ama yeterli değil. Özel yatırımların da yapılması gerekiyor. Geçmişte terör nedeniyle, güvenlik endişesi nedeniyle yeterince bu bölgemiz gelişmedi. Buranın insanı uygun koşullar olmadığı için gidip batıya, başka bölgelere yatırım yaptılar. Bugün Türkiye’nin birçok bölgesinde Siirtli iş adamları çok da başarılı bir şekilde yatırımlarını, ticaretlerini yapıyorlar" şeklinde konuştu. "Silahların gölgesinde demokratik siyaset olamaz" Bugün ulaşılan huzur ve güven ortamının kıymetinin çok iyi bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörün olmaması, huzurun olması, güvenliğin olması hem demokrasi açısından, hem de kalkınma açısından çok çok önemli. Huzurun, güvenliğin olmadığı yerlerde insanlar temel hak ve hürriyetlerini yaşayamazlar. Demokrasi diyorsak hepimizin şiddetti, terörü bir kenara koymamız lazım. Sivil, demokratik siyaseti savunmamız lazım. Silahların gölgesinde demokratik siyaset olamaz. Çok açık ve net. Kim halkı ikna edebiliyorsa o ortamda kararlar alınıp ilerlenir. Bizim zihniyetimiz budur. Terörsüz bir Türkiye hem demokrasi açısından, hem de kalkınma bakımından çok çok önemli. Huzur, güven ortamı pekiştiği zaman özel sektör yatırımları da artıyor. Başka yerden size sermayede gelmeye başlıyor. Bölge çok daha hızlı bir şekilde kalkıyor, önemli." "Türkiye Yüzyılı sadece metropollerin kalkınasıyla ulaşabileceğimiz bir hedef değil" Siirt’in önümüzdeki dönemde çok daha hızlı bir şekilde kalkınacağına işaret eden Yılmaz, "Siirtliler neden kendi şehirlerinde yatırım yapmasın. Geçmişte belki çeşitli nedenler söylenebilirdi ama artık bahane kalmadı. Dolayısıyla Siirt’e daha fazla bekliyoruz. Yatırımcı olarak. Sadece Siirtli değil, kim varsa. Değerli arkadaşlar Türkiye Yüzyılı diyoruz. Türkiye Yüzyılı sadece metropollerin kalkınasıyla ulaşabileceğimiz bir hedef değil. İddialıyız, sıradan bir ülke değiliz. Büyük bir medeniyetin mirasçısıyız. Topyekun kalkınmamız lazım. Siirt’te gıdayı artıracağız, sosyal konutu artırmamız lazım. Kira fiyatları ve konut açısından önemli. Lojistik önemli demiştim. Demir yolları üretim limanlarını bağlayan alanlar. Kurtalan projesi Siirt’te gelmesi başlı başına çok büyük bir proje. Emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz. Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz.. 25 milyar liranın üzerinde bir projeden bahsediyoruz. İnsanlar kaynaklarına yatırım yapıyoruz. Enerji projeleri var" ifadelerini kullandı. Vali Dr. Kemal Kızılkaya ise Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda büyük ve güçlü, terörsüz Türkiye hedefiyle huzur ve güven ortamı içerisinde ili her alanda daha ileriye taşımak, hizmetin en iyisine layık olan Siirtli vatandaşlara yaşam kalitesini ve refah seviyesini artırmanın temel hedefleri olduğunu söyledi. Kızılkaya, bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde katkı sunan tüm paydaş kurumlara teşekkür ederek, Siirt Ekonomi Zirvesi’nin ile, bölgeye ve ülkenin ekonomisi adına hayırlı sonuçlar doğurmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ettiğini ifade etti. Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül ve çok sayıda davetli katıldı.
Bakan Göktaş: "Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 18:09 Bakan Göktaş: "Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadını, çocuğu, aileyi güçlendiren, yaşlıyı, engelliyi, şehit yakınlarını ve gazileri gözeten çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Erzurum’a son 24 yılda Bakanlık olarak yaptığımız 22,7 milyar liralık yatırım, bu şehrin her mahallesine ulaşan desteklerimizin bir göstergesidir" dedi. Erzurum’da eşi vefat etmiş ve 18 yaşından küçük çocuğu olan kadınlar için yaptırılan 75 konut için kura çekimi yapıldı. Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salon’da yapılan kura çekimine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü ve Abdurrahim Fırat, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, davetliler ve aileler katıldı. "Dünyaya örnek olan bir hizmet ağı" Bakan Göktaş, kura sonuçlarının hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Erzurumlu kardeşlerimizin yaşayacağı yeni yuvalar için kura çekeceğiz. Ekranda beliren her ismin heyecanına burada hep birlikte ortak olacağız. Yeni evleriniz her hanemize huzur, bereket ve mutluluk getirsin. Sayın Cumhurbaşkanımızın ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ vizyonunu esas alan güçlü bir sosyal devlet anlayışı temel ilkemizdir. Bu anlayışla hayat bulan sosyal politikalarımız, dünyaya örnek olan bir hizmet ağının kurulmasına vesile oldu" şeklinde konuştu. "22,7 milyar liralık yatırım" Toplumun tüm kesimlerinin refahını gözeten bir yaklaşımla Türkiye’nin dört bir yanına sosyal destek modellerini yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Bakan Göktaş, "Bu doğrultuda kadını, çocuğu, aileyi güçlendiren, yaşlıyı, engelliyi, şehit yakınlarını ve gazileri gözeten çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Erzurum’a son 24 yılda Bakanlık olarak yaptığımız 22,7 milyar liralık yatırım, bu şehrin her mahallesine ulaşan desteklerimizin bir göstergesidir. 31 kuruluşumuz, her vatandaşımıza dokunan, ihtiyaç anında hızlıca devreye giren sahadaki gücümüzün somut karşılığıdır" dedi. "Bu projeler çok değerli" Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Sizlere ve evlatlarınıza yeni yuvalarınızın bereket getirmesini diliyorum. İnşallah bundan sonraki dönemlerde de Valiliğimiz her daim yanınızda olmayı sürdürecek. Gerçekten bu projeyi çok önemsiyoruz. Geçtiğimiz yıl benzer bir projeyi Van’da Valiliğimizin koordinesinde gerçekleştirdik ve Bakanlığımızın destekleriyle de 50 konutun teslimatını yaptık. Bu projeler çok değerli, bir yandan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde asrın felaketinde 455 binden fazla bağımsız birimin ihtiyaç sahibi her vatandaşımıza ve depremde zarar gören hak sahiplerine 2,5 yıl gibi kısa sürede teslim edildiğini görürken, diğer yandan sosyal konutların yapımı başladı. Aynı zamanda bu tür projelerle de yine sosyal konut alanında bunları ihtiyaç sahibi annelerimize, yetimlerimize sunmaktan gurur duyuyoruz." Konuşmaların ardından protokol üyeleri, hak sahiplerinin kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim etti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konutlardan bir tanesinin iç tefrişatını yaptıracağını belirterek, ailelere huzur içinde oturmaları temennisinde bulundu.
Bakan Göktaş ’Medd-Up’ sahne gösterisini izledi
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:07 Bakan Göktaş ’Medd-Up’ sahne gösterisini izledi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Erzurum’da "Medd-Up" sahne gösterisine katıldı. Bakan Göktaş, Erzurum Valilik ziyaretinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü işbirliğinde İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce desteklenen ve İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezi’nde sahnelenen "Medd-Up" sahne gösterisine katıldı. "Biz büyük bir aileyiz" Her daim şehit aileleri ve gazilerin yanında olmayı sürdüreceklerini ifade eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şehitlerimizin yakınları bizlere şehitlerimizin emaneti, gazilerimiz her daim bu milletin evlatları ve aileleri. Artık büyük bir aileyiz, bakanlık olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da her daim şehit ailelerimiz ve gazilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "Birliğimizin, beraberliğimizin ve dayanışmamızın bir yansıması" Bakan Göktaş, "Medd-Up gösterimizle çok önemli bir programı icra etmiş bulunmaktayız. Medd-Up gösterimizi özellikle ’Terörsüz Türkiye’ sürecinde birlik beraberlik, dayanışma ve kardeşliğimizi yaşatacak çok kıymetli bir program olarak hayata geçirdik. Özellikle şehit eşlerimiz ve annelerimizle beraber sanatla şifalanma adına çok önemli bir çalışma yapıyoruz. Az önce kıymetli eserlerimizi de gördük, annelerimize muhabbet ettik. Bu kapsamda bu çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Şehitlerimizin yakınları bizlere şehitlerimizin emaneti, gazilerimiz her daim bu milletin evlatları ve aileleri. Bu tür programlarla beraber özellikle ’Terörsüz Türkiye’ sürecinde birlik ve beraberliğimizi, dayanışma ruhumuzu yaşatmak adına pek çok çalışma yürütüyoruz. Bugün de İçişleri Bakanlığımızın Sivil Toplum Birimi ile beraber yürüttüğümüz bu çalışmayı Erzurum’da yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu tür programlar, kültürel programlar ama aynı zamanda birliğimizin, beraberliğimizin ve dayanışmamızın da bir yansımasıdır. Biz her daim yanınızdayız" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Erzurum’da cemevini ziyaret etti
07 Şubat 2026 Cumartesi - 16:42 Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Erzurum’da cemevini ziyaret etti Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Erzurum programı kapsamında Hz. İmam Hüseyin Cemevi’ni ziyaret etti ve birlik mesajları verdi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Hz. İmam Hüseyin Cemevi’ni ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tarih boyunca birlik ve beraberliğini hedef alan ayrıştırıcı politikalarla mücadele ettiğini vurgulayarak "Bu ülkenin vatandaşlarını inancı, etnik kimliği ya da yaşam tarzı üzerinden birbirine düşürmek isteyenlerin derdi hiçbir zaman Alevilik, Sünnilik ya da Kürtlük olmadı; onların derdi menfaatti" dedi. "Bu coğrafyada güçlü bir devlet istemeyenler ayrışmayı körükledi" Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle tarih boyunca hedef alındığını belirten Tekin, dış müdahalelerin içeride fay hatları oluşturmak üzerinden yürütüldüğünü ifade edere "Bu ülke, vatandaşları arasında ayrım gözetmeyen güçlü bir devlet olarak var olmasın diye, inanç, itikat ve etnik kimlik üzerinden düşmanlık üreten virüsler bu coğrafyaya enjekte edildi. Osmanlı sonrası dönemde birlikte yaşanan milletlerin cetvelle çizilen devletlere dönüştürüldü. Bu yapay ayrışmaların olduğu coğrafyalarda hâlâ barışın ve hukuk devleti tesis edilemedi. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sonrası üniter bir devlet modeliyle bu tuzağa düşmedi" diye konuştu. "Bu ülke acı tecrübeler yaşadı" Cumhuriyet tarihinin sancılı dönemlerine değinen Bakan Tekin, Türkiye’nin birlik duygusunun zedelendiği birçok karanlık süreci yaşadığını ifade ederek "Bu ülke 12 Eylül öncesini yaşadı. Günahsız insanların birbirine silah çektiği dönemleri gördük. İnsanların etnik kimliğinden dolayı ötekileştirildiği, nüfus cüzdanındaki kayıtlı olduğu il sebebiyle düşman muamelesi gördüğü zamanları yaşadık. Sadece başını örttüğü için kamusal hizmetlerden dışlanan, insan yerine konulmayan vatandaşlarımız oldu. Bu ayrımcılığın hiçbir meşruiyeti yoktu" ifadelerini kullandı. "AK Parti bu zihniyetle topyekûn mücadele için kuruldu" Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluş felsefesine değinen Bakan Tekin, 2001 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yola çıkılırken temel hedefin ayrımcı devlet anlayışıyla mücadele etmek olduğunu vurgulayarak "İnsanları etnik kimliği, dini inancı ya da ibadet biçimi nedeniyle ötekileştiren tüm yapılarla mücadele etmeyi hedefledik. 18 Kasım 2002’de hükümet kuruldu. 30 Kasım 2002’de, yani sadece 12 gün sonra, OHAL uygulaması kaldırıldı. Köy boşaltmalarına, antidemokratik baskılara sebep olan bir uygulamaya son verdik. Çünkü hedefimiz milli birlikti" dedi. "Ahmet Kaya linç edilirken bu ülke demokrasiyle tanışmamıştı" Gençlere seslenen Bakan Tekin, yakın geçmişin unutulmaması gerektiğini belirterek, Ahmet Kaya örneğini vererek, "AK Parti’den önce Ahmet Kaya, Kürtçe şarkı söylediği için bugün bize demokrasi dersi vermeye çalışanlar tarafından linç edildi. Bugün gelinen noktada devlet okullarında Kürtçe seçmeli dersler veriliyor, özel kurslarda ana dil eğitimi mümkün. Bu açılım yalnızca Kürtçe ile sınırlı değil. Çerkezce, Adıgece dahil olmak üzere 18 farklı lehçede çocuklarımıza ana dillerini öğretiyoruz" dedi. "Alevi-Bektaşi vatandaşlarımız müfredatta ötekileştirilmiyor" 2011 yılından itibaren din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarında önemli değişiklikler yapıldığını belirten Tekin, Alevi ve Bektaşi vatandaşları dışlayan ifadelerin müfredattan çıkarıldığını vurgulayarak, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile bu süreç daha da derinleşti. Alevi ve Bektaşi çocuklarımızın kendi inançlarını doğru şekilde öğrenebilecekleri bir din kültürü anlayışını hayata geçirdik. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Alevi-Bektaşi vatandaşların sorunlarıyla doğrudan ilgilenen bir başkanlık kuruldu. Bu adım Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortak iradesiyle atıldı" şeklinde konuştu. "İç cepheyi güçlendirmek hepimizin görevi" Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin bulunduğu coğrafyaya dikkat çeken Bakan Tekin, birlik vurgusu yaparak "Bu coğrafyada birbirine kenetlenmiş bir Türkiye, önümüzdeki yüz yılı Türkiye Yüzyılı yapacak kudrete sahiptir" Gelin, düşmanlarımızın ellerini ovuşturarak beklediği bu süreçte beklentilerini boşa çıkaralım. Bizi bir arada tutan değerlere sımsıkı sarılalım. "Gölgesinde yaşamaktan onur duyduğumuz ay yıldızlı bayrağı gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye ile bırakmak istiyoruz" dedi.
AK Parti Ege Bölge Strateji Toplantısı Marmaris’te başladı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 16:08 AK Parti Ege Bölge Strateji Toplantısı Marmaris’te başladı AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen Ege Bölge Strateji Toplantısı başladı. 6-7-8 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek toplantıya parti üst düzey yöneticileri ve bölge teşkilatları yoğun katılım sağladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, "Yüzlerce yılda bir nasip olacak bir siyasi liderin arkasındayız. Bize düşen görev, onun işini kolaylaştırmaktır" dedi. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör, buluşmanın sıradan bir toplantı olmadığını vurguladı. Ayrıca toplantının gerçekleştirildiği mekana da dikkat çeken Güngör, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişiminin yaşandığı otelde bir araya gelmenin anlamlı olduğunu belirtti. "Her zaman tetikte, her zaman sahadayız" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın ise strateji toplantılarının önemine dikkat çekti. AK Parti teşkilatlarının seçim dönemi olsun ya da olmasın her zaman hazırlık içerisinde olduğunu vurgulayan Yalçın, yaklaşık çeyrek asırdır aynı heyecan ve çalışkanlıkla hareket ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine vurgu yapan Yalçın, Türkiye’nin tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna dikkat çekti. "Fark icraatta ve çalışkanlıkta" Deprem bölgesindeki çalışmalara değinen Yalçın, 455 bin konutun teslim edildiğini belirterek teşkilatların depremzedeleri yalnız bırakmadıklarını ifade etti. Teşkilatlara "kapı kapı dolaşma, yüz yüze siyaset" çağrısında bulunan Yalçın, sahadaki çalışmanın önemli olduğunu belirtti. Toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, MKYK Üyesi Mahir Ünal, genel başkan yardımcıları, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ile Muğla, Manisa, İzmir, Aydın ve Denizli’nin il ve ilçe başkanları ile teşkilat yöneticileri katıldı.
Adalet Bakanı Tunç: "Demokratik anayasa ile Türkiye Yüzyılı’na devam etmek yakışır"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:53 Adalet Bakanı Tunç: "Demokratik anayasa ile Türkiye Yüzyılı’na devam etmek yakışır" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye yüzyılına yakışır diyoruz" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen Meclis Simülasyonu Programı’na katıldı. Programda konuşan Tunç, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında mevcut anayasanın darbe döneminin izlerini taşıdığına dikkat çeken Tunç, Türkiye’nin sivil ve demokratik bir anayasa ile yoluna devam etmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Tunç, "Darbecilerin yazdığı bir anayasayla değil de milletimizin temsilcilerinin yazdığı ve millet tarafından onaylanan temel hak özgürlükleri öne alan demokratik, sivil, katılımcı bir toplum sözleşmesiyle yolumuza devam etmemiz gerekir diyoruz. İnşallah bunu Türkiye başarırsa ve Bu noktada 180 civarında değişiklikle artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye Yüzyılı’na yakışır diyoruz" dedi. Demokratik kalkınma alanında önemli mesafeler kat edildiğini belirten Tunç, son yıllarda kanunların yenilenmesi konusunda kapsamlı çalışmalar yapıldığını ifade etti. Temel kanunların hazırlanma sürecinde bizzat görev aldığını belirterek, uzun yıllar yabancı ülkelerden çevrilen kanunlar yerine milli kanunların yürürlüğe konulduğunu söyleyen Bakan Tunç, "Sadece kanunların yenilenmesiyle kalmadık. Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz o büyük reformlar, küçümsenemeyecek reformlar aslında darbe anayasasındaki o vesayetçi ruhu da azaltmaya çalıştık. Tabii biz bunu yeterli görmüyoruz. Yani anayasamızda o vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik gerçekleştirilen reformlar büyük reformlardı. Sivillerin bile askeri mahkemede yargılandığı dönemlerden geçti bu ülke. Tüm bunlar bu süreç içerisinde milletimizin desteğiyle değiştirildi. Anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı. Bunların hepsi kaldırıldı. Bir geçici 15. madde vardı. Sürekli tartışılırdı. Darbeciler yargılanamaz. Bu anayasayı yapanlar suç işlese bile yargılanamaz. Öyle bir madde vardı. Bu kaldırıldı ve yıllar sonra o darbeciler yargı huzuruna çıkarıldı ve millet önünde hesap vermeleri sağlandı. Hem 28 Şubat posmodern darbecileri hem 12 Eylül darbecileri yargı huzuruna çıkarıldı. Bir daha hiç kimse böyle milli irade hırsızlığına girişmesin. Böyle yanlış işler yapamasın diye bunlar yapıldı. İşte 15 Temmuz hain kalkışmacıları, ağırlaştırılmış, müebbet hapis cezalarına çarptırıldı. Bu ülkenin yargısı bunları yaptı. İşte bu yargıyla ilgili sürekli dezenformasyon yapanlar hazmedemedikleri işte bu. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik bu derece önemli değişiklikler. Bunların en önemli Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Bu sistem demokrasiyi güçlendiren cumhuriyeti güçlendiren bir sistemdir. Halkın doğrudan doğruya yöneticisini sandıkta belirlemesi sistemidir, demokrasidir" diye konuştu. Mevcut düzenlemeleri yeterli görmediklerini vurgulayan Tunç, darbe anayasasıyla Türkiye Yüzyılı’na başlanamayacağını belirterek, bu durumun millet adına bir eksiklik olduğunu ve giderilmesi gerektiğini söyledi. Tunç, "Biz elbette ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha fazlasına layık bu millet. Çünkü darbe anayasasıyla Türkiye yüzyılına başlamak bizim için çok büyük bir eksiklik. Bu eksikliği gidermemiz lazım. Millete borcumuzu ödememiz lazım. Darbecilerin oluşturduğu bir danışma meclisi onların atadığı bir bilim komisyonu ve o bilim komisyonunun hazırladığı bir anayasa metni ve o anayasa metninin beğenilmeyen maddeleri o atama meclis tarafından değiştirilerek halkın oyuna sunulan milletimiz de bir an önce demokratik siyasi hayata geçmek için onaylamak durumunda kaldığı bir anayasa" ifadelerine yer verdi.