POLİTİKA
Türkiye’nin dört bir yanından 120 kadın muhtar Elazığ’da buluştu 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:30:39 Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayının 5’incisi 120 kadın muhtarın katılımıyla Elazığ ev sahipliğinde yapılıyor. Elazığ, Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen ‘Muhtarın Yanında Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayının 5’incisine ev sahipliği yaptı. Bu çerçevede 120 kadın muhtar Elazığ’da bir araya geldi. 3 gün sürecek olan organizasyonda, muhtarlık kurumunun geleceği ve yerel yönetimlerdeki rolünün masaya yatırılacağı bildirdi. Çalıştayın açılışında konuşan ve muhtarlık kurumunun devletin yereldeki en önemli temsilcisi olduğunu vurgulayan Elazığ Vali Yardımcısı Ömer Özbay, "Muhtarlık kurumu gerçekten mülki idare anlamında, mülki idarenin yardımcısı konumundadır. Sizler halkla aramızdaki köprü konumundasınız, çok değerli bir hizmet yürütüyorsunuz. Kadın muhtarlarımızın sayısının artması gerçekten bizleri de memnun ediyor, mutlu ediyor. Çalıştayımızın ülkemiz ve muhtarlık kurumu adına faydalı olmasını, hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın muhtarları Elazığ’da ağırlamaktan onur duyduklarını belirten Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Sabuncu, "Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan kadın muhtarlarımızı, ilimizin en güzel, en kadirşinas, en misafirperver şehirlerinden biri olan aziz şehrimizde, Elazığ’ımızda ağırlamaktan duyduğumuz mutluluğu ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet yapımızın demokrasisinde, yerel yönetimlerin mahalli idareler kısmında sahaya en yakın alanda seçilerek gelen kadın muhtarlarımızla burada, bu çalıştayda bir arada olacağız. Ben, özellikle en küçük aileden tüm camiaya kadar kadınlarımızın omuz vererek sayılarını her geçen gün daha da artırdıklarını görmekten memnuniyetimi bildirmek istiyorum" şeklinde konuştu. Çalıştaydan elde edilecek sonuçların kurumsal bir dönüşüm için kullanılacağını ifade eden Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu ise, "Bugün burada ’Muhtarın Yanında, Muhtarlığın Yarınında’ çalıştayımızın 5’incisini yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu çalıştay kıymetli ve çok önemli bir çalıştay olacak. Buradan aldığımız verilerle zaman içerisinde hepsinin raporlanması yapılacak ve cumhurbaşkanımıza, kadın muhtarlarının ya da muhtarlık kurumunun daha iyi, elverişli, kaliteli, yerelden yönetime güç katan bir yapıya kavuşması ve yeniden yapılanması için taleplerimizin iletilmesine siz kadın muhtarlarımız katkı ve desteklerde bulunacaksınız. Emeği geçen herkese ve ev sahipliği için Elazığlı kadın muhtarlarıma çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:43 AK Parti Eskişehir Vefa Buluşması’ programı düzenlendi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Vefa Buluşması’ programı, Teşkilat Başkan Yardımcısı Uğur Aydemir ve çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleştirildi. Geçmiş dönem il başkanları, il yönetim ve yürütme kurulu üyeleri bir araya geldiği program, kahvaltı yapılması ile başladı. AK Parti Eskişehir teşkilatının dünü ve bugününü aynı masada buluşturan ’Vefa Buluşması’, Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Uğur Aydemir ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleşirken; kuruluşundan bu yana davaya emek veren isimlerin bir araya geldiği organizasyonda, "Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda birlik, beraberlik ve istişare mesajları verildi. "Bizim hareketimiz bir vefa hareketidir" Programın açılış konuşmasını yapan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında, AK Parti’nin sadece bir siyasi yapı olmadığını vurguladı. Albayrak, "AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı Vefa Buluşması programına hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bizim hareketimiz sadece siyasi bir yapı değil, her şeyden önce bir vefa hareketidir. Bugün bu masanın etrafındaki bu birliktelik; kardeşliğimizin ve sarsılmaz bağlarımızın en büyük nişanesidir. Bu vesileyle ilk günden bugüne davamıza omuz vermiş, emek vermiş ancak bugün aramızda bulunmayan, ebediyete irtihal eden tüm yol arkadaşlarımızı rahmetle ve minnetle yâd ediyoruz. Rabbim mekânlarını cennet eylesin. Kıymetli dava arkadaşlarım; Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefimize yürürken sizlerin birikimi, tecrübesi ve sönmeyen heyecanı bizlere her zaman güç veriyor. Bu davaya Eskişehir’de emek göstererek omuz veren siz değerli kardeşlerimin her birine şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsınız. Katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun." dedi. "Sizleri dinlemeye ve istişare etmeye geldik" Teşkilat Başkan Yardımcısı Uğur Aydemir ve Genel Merkez Vefa Birim Başkanı Ahmet Tan ise yaptıkları ortak değerlendirmede, buluşmanın asıl amacının istişare olduğunu belirtti. Aydemir ve Tan, "Genel Başkanımızdan almış olduğumuz talimat doğrultusunda sizleri dinlemeye ve istişare etmeye geldik. İlimizle veya ülkemizle alakalı sosyal, siyasal ve ekonomik anlamdaki görüş ve düşüncelerinizi genel merkeze yansıtmak amacıyla bu toplantıları tertip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımıza altı elle sarılmalıyız" AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ise konuşmasında 23 yıllık sürece dikkat çekerek, teşkilat mensuplarına sorumluluk çağrısında bulundu. Hatipoğlu, "BBiz AK Parti olarak 23 yıldır bir hikaye yazdık, bir destan yazdık. Ancak bu destanın içinde olan, yıllardır teşkilatların içinde çalışan arkadaşlarımızın seçim dönemine girdiğimiz, seçim çalışmalarına yakın dönemde başlayacağımız bu dönemde partimize sahip çıkmasıdır. Dindar-muhafazakar tüm yurttaşlarımızın hep hayıflandığı, sıkıntı yaşadığı ve hem ailelerinde hem kendilerinde hem işlerinde sıkıntı yaşadığı tüm olayları Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan vasıtasıyla aştılar. Hepimiz aştık. Bugün Ayasofya’nın ibadete asıl açılması bile şartsız koşulsuz Recep Tayyip Erdoğan’a destek vermek için yeterli bir sebeptir. Bunun dışında dindar-muhafazakar kesimi temsil ettiğimiz milliyetçi vatandaşlarımızın ne istedi de bugüne kadar gerçekleşmedi? Hepsi gerçekleşti. TOKİ vasıtasıyla milyonlarca vatandaşımız ev sahibi oldu. Anadolu’da ’Anadolu Aslanları’ dediğimiz iş adamlarımız, esnaflarımız bir özgüven buldu ve İstanbul’daki ’Beyaz Türklerin’ hegemonyasını kırdı; bizim Anadolu Aslanları da büyüdüler, geliştiler, yatırımlarını yaptılar ve o ayrımcılık ortadan kalktı. İnsan hakları konusunda, kadın hakları konusunda, eğitim, başörtüsü; bütün problemler sona erdi. Ancak bizde de biraz şımarıklık var; hem teşkilatlarımızda geçmişte çalışan arkadaşlarda hem mevcut çalışan arkadaşlarda. Bir silkinip nereden nereye geldiğimizi ve neleri kazandığımızı, ülkemizin içinde yaşayan vatandaşların nelerden şikayet ettiğini, bu şikayetlerin ortadan kalktığını hafızalarını geriye dönerek yoklayarak bir kez daha dikkat etmesi gerekiyor. Bu doğrultuda partimize ve Cumhurbaşkanımıza iki elle değil, dört elle değil, altı elle sarılıp önümüzdeki dönemde tekrar iktidarda devam etmesini sağlayacak çalışmaları eksiksiz şekilde yapmamız gerekiyor. Bu doğrultuda Eskişehir teşkilatlarına da Eskişehir’de bugüne kadar teşkilatlarda yer almış tüm hemşehrilerimize de büyük görevler düşmektedir. Bu doğrultuda lütfen sorumluluğumuzu bilelim; sorumluluğumuzu ve kazanımlarımızı kaybetmemek için bu doğrultuda hızlı, etkin ve samimi çalışmalarımıza devam edelim. Bugün görüyorsunuz; yukarımızda Ukrayna’da, aşağımızda İran’da yaklaşık 25-30 ülke bu savaşlardan etkilendi. Tek etkilenmeyen bir güven adası olarak Türkiye kaldı. Bu da Cumhurbaşkanımızın ve ekibinin dengeli dış politikası ve tecrübesine dayanmaktadır. Biz bu değerimizin kıymetini bilelim ve bu doğrultuda başkanlarımızın ve idarecilerimizin yönlendirmeleri doğrultusunda çalışmalara devam edelim" şeklinde konuştu. Program, teşkilat üyelerinin görüş alışverişinde bulunmasının ardından sona erdi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:03 Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Boyraz, öğrencilerle buluştu Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, İnönü Üniversitesi Kariyer Merkezi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Türkiye Yüzyılı’nda Ulaştırma Vizyonu" başlıklı konferansta öğrencilerle bir araya geldi. Konferansta Bakan Yardımcısı Boyraz, Türkiye’nin özellikle son yıllarda ulaştırma, teknoloji ve iletişim alanlarında yaptığı başarıları öğrencilere aktardı. Konferansa; Vali Yardımcısı Sedat Özdemir, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Abdülkadir Baharçiçek, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven, Kariyer Merkezi Koordinatörü Doç. Dr. Necati Çobanoğlu, TCDD Taşımacılık Malatya Bölge Müdürü Abdullah Terkeşli, Karayolları 8. Bölge Müdürü Suat Cüre ve TCDD Taşımacılık 5. Bölge Müdür Yardımcısı Oktay Yetgin, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konuşmasında Boyraz, "Türkiye’nin çok güzel üniversitelerinden biri olan bu eğitim yuvasında, yarınların Türkiye’sini inşa edecek gençlerle bir arada olmak benim için çok özel" dedi. Bakanlığın yaptığı çalışmaları öğrencilerle paylaşan Boyraz, "Sizin üniversiteyi kazanmak, üniversiteyi kazandıktan sonra dört yıllık fakülteyi bitirmek, fakültede birinci olmak gibi bir temel hedefleriniz varsa kurumsal anlamda da da bakanlığımızın, genel müdürlüklerimizin hepsinin bir hayali vardır. Ulaştırma Bakanlığı denildiği zaman aklınıza hepinizin mutlaka birçok şey gelir. Ulaştırma sadece A’dan B’ye bir transfer değildir. Ulaştırma yük taşımaktır, insan taşımaktır. Özellikle son yıllarda veri taşımacılığı var. Bunları neyle yaparsınız? Karayoluyla, demir yoluyla, hava yoluyla, deniz yoluyla ya da haberleşme teknolojileriyle yaparsınız. Ben ulaştırmayı bir nehre benzetiyorum. Nehir geçtiği her toprakları bereketlendiren, ürün çeşitliliğini artıran, bitki görüntüsünü değiştiren, üretimi artıran önemli bir şey değil mi? Ulaştırma da gerçekten gittiği her yerde böyle bir işleve sahiptir" dedi. Türkiye’nin önemli ticaret koridorlarının merkezinde yer aldığını anlatan Boyraz, Marmaray, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi büyük altyapı yatırımlarını öğrencilere anlattı. Türkiye’nin ulaştırma ve altyapı vizyonu üzerinde duran Boyraz, kendi hayat hikayesinden yer yer örnekler aktararak öğrencilerin mühendislik, yazılım, teknoloji üretimi gibi alanlarda aktif rol almasını teşvik etti. Konuşmasının sonunda öğrencilere seslenen Boyraz, "Sizler de en iyilerini yaparsınız diye ben inanıyorum. Yeter ki gayret edin. Eksikliklerimiz olabilir, imkânsızlıklarımız olabilir ama bütün bunlar bizi başarı yolculuğundan alıkoymamalı. Hayalini kurmadığınız hiçbir şeyin hikayesini yazamazsınız" diyerek sözlerini tamamladı. Konferans sonunda, öğrenciler arasında Doğu Expresi için bilet çekilişi gerçekleştirildi. Kazananlara hediyelerinin takdim edilmesinin ardından konferans sona erdi.
İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:44 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yerli imkanlarla üretilen hava araçlarının Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) envanterine alınış töreninde, "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz" dedi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TUSAŞ tarafından yerli imkanlarla üretilen 1 ’AKSUNGUR’ insansız hava aracı (İHA), 1 ’ATAK’ taarruz helikopteri ve 1 ’T-70’ genel maksat helikopterinin EGM Havacılık Başkanlığı envanterine alındığı törende konuştu. Türkiye’nin havacılık alanındaki gelişiminden bahseden Bakan Çiftçi, "TUSAŞ bir tesisin çok ötesinde; Türkiye’nin ‘kendi gök kubbesinde bağımsız olma’ iradesinin somutlaşmış halidir. Bugün burada yalnızca bir teslim töreni gerçekleştirmiyor, aynı zamanda Türkiye’nin gökyüzündeki bağımsızlık iradesini, milli teknoloji hamlesini ve güvenlik vizyonuna olan bağlılığımızı ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir" Türkiye’nin savunma sanayiinde etkin bir rol üstlendiğini söyleyen Bakan Çiftçi, "Yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, krizler, istikrarsızlıklar, küresel ölçekte artan güç rekabeti hakimdir. Bu gelişmeler açık bir hakikati haykırmaktadır. Güçlü değilseniz, söz hakkınız yoktur. Başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olursunuz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan güçlü irade, kararlılık ve vizyon sayesinde Türkiye artık savunma sanayiinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkmış, oyun kuran bir aktör haline gelmiştir. Bu başarıda TUSAŞ’ın rolü büyüktür. Bu başarı, yılların emeğinin, sabrının, fedakârlığının ve inancının bir sonucudur. İsimsiz kahramanlarımız, mühendislerimiz ve bilim insanlarımız, yokluk içinde büyük bir inançla çalışarak bu temelleri atmıştır. Bugün onların hayalleri TUSAŞ’ın üretim bantlarında yaşamaktadır" şeklinde konuştu. "Gökyüzüne hakim olmayan, yeryüzünde söz sahibi olamaz" Türk Polis Teşkilatı’nın taarruz helikopteri kullanan ilk polis teşkilatı olduğuna değinen Çiftçi, "Polis Havacılık birimimiz, 1981’den bu yana gök vatanın sessiz koruyucusu olmuştur. Zor zamanlarda görev alarak, riskten kaçınmayarak, afetlerde, yangınlarda ve kriz anlarında milletimizin yanında olmuştur. Bugün teslim aldığımız ATAK helikopteri, ’T-70’ helikopteri ve ’AKSUNGUR İHA’, milletimizin özgüveninin göstergesidir. İHA envanterimizin tamamen yerli olması, ’GÖKBEY’ helikopterinin katılımıyla yerlilik oranını artıracak, Türkiye’nin bu alandaki gücünü ortaya koyacaktır. Türkiye, savunma sanayiİne yön veren bir ülkedir. Türk Polis Teşkilatı, taarruz helikopteri kullanan ve ileri İHA kabiliyetine sahip ilk polis teşkilatı olmuştur. Bu, Türkiye’nin güvenlik vizyonunun geldiği noktayı göstermektedir. Bizler çok iyi biliyoruz ki gökyüzüne hâkim olmayan yeryüzünde söz sahibi olamaz. Bu düsturla gök vatanda tam hakimiyet hedefiyle ilerliyoruz. İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla, yüksek teknolojiyi kullanacak ve daha ileriye taşıyacak kadroları da yetiştiriyoruz. Çünkü güçlü Türkiye sadece üreten değil, ürettiğini en iyi şekilde kullanan Türkiye’dir. Türkiye artık sadece kendi güvenliğini sağlayan bir ülke değil, bölgesel barışa katkı sunan ve küresel adaletin savunucusu olan bir ülkedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak" Türkiye’nin savunma alanında ihtiyaç duyduğu her türlü teknolojiyi üretmeye devam ettiklerini kaydeden TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu İSE, "Bugün yaptığımız teslimat, bizim yüzlercesini ve binlercesini yapmak istediğimiz teslimat. Türkiye içinde bulunduğu bölgede ne kadar kuvvetli olursa bizler ve çocuklarımız o kadar güvende olacak. Bizler TUSAŞ olarak üzerimize düşecek her ne varsa yapmaya hazırız. Bunun için de gecemizi gündüzümüze katarak çalışmaya devam ediyor. Ülkemizin savunma alanında ihtiyaç duyduğu teknolojileri de geliştirmeye devam ediyoruz" dedi. "Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında, "İçişleri Bakanlığımızla gerek Jandarma Genel Komutanlığı, gerek Sahil Güvenlik Komutanlığı, gerekse Emniyet Genel Müdürlüğü ile uzun soluklu ve birbirinden kıymetli birçok projeyi birlikte yürütüyoruz. İhtiyaç duyulan teknolojik, donanımsal veya yazılımsal ne gerekiyorsa şirketlerimizle birlikte Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda en iyisini, en hızlısını ve en ucunuzu teslim etmek için karşılıklı gayret içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.
Antalya’ya 4. etap raylı sistem müjdesi
13 Nisan 2026 Pazartesi - 19:44 Antalya’ya 4. etap raylı sistem müjdesi Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir başkanlığında yapılan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan ayı olağan toplantısında bir yıl süreyle görev yapacak encümen ve komisyon üyeleri belirlendi. Toplantıda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu da oy çokluğuyla kabul edildi. Başkan Vekili Özdemir, "Şu an önceliğimiz 4. etap raylı sistem. Kamu yatırım programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı’ndan başlatacağız" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı olağan meclis toplantısı, 250 gündem maddesini görüşmek üzere Başkan Vekili Büşra Özdemir başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda encümen seçimlerinin ardından ihtisas komisyonları üyelerinin seçimi gerçekleşti. Toplantıda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışmalarını içeren faaliyet raporu görüşüldü. 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldüğü sırada Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, yerini Meclis 1. Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik’e devrederek, meclis sıralarına oturdu. Görüşmelere geçilmeden önce Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı hizmetlerinin anlatıldığı bir film izlendi. Faaliyet raporu oy çokluğu ile kabul edildi 2025 Yılı Faaliyet Raporu hakkında meclise bilgi veren CHP Grup Sözcüsü Sıdıka Gökyar Kızılca, "2025 yılı gider bütçesi 39 milyar TL, gelir bütçesi 33 milyar TL olarak tahmin edilmiş, 6 milyar TL borçlanma yoluyla bütçe denkliği sağlanmıştır. Gider bütçemizin yılsonu gerçekleşmesi 23 milyar 769 milyon TL ile yüzde 61, gelir bütçemizin yılsonu gerçekleşme oranı 16 milyar 166 milyon TL ile yüzde 88.38’dir. 2025 yılı içerisinde herhangi bir iç ve dış borçlanma yapılmamıştır" dedi. "2025 zor bir yıldı" Yapılan değerlendirmenin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Faaliyet raporunda emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Vekili Büşra Özdemir, zor bir yıl olmasına rağmen 2025 yılında Antalya için çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Faaliyet raporu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özdemir, "Malumunuz 2025 yılı bizim için çok zor bir yıldı. Temmuz ayında Sayın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’ten emanet aldığımız bu görevi büyük bir hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle, kararlılıkla sürdürdük. Bir yandan yoğun soruşturma ve denetimlerden geçerken, bir yandan da hizmetlerimize hiç ara vermeden, hiç hız kesmeden devam ettik. Evet, bazı yatırımlarımızı 2026 yılına da kaydırmış bulunuyoruz ama kolay bir yıl geçirmediğimizi bütün meclisin, kamuoyunun takdirine sunuyorum" dedi. "4. etap raylı sistem projesi 271 milyon euroluk bir yatırımla geçti" Tüm yaşananlara rağmen mazeret üretmeden çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "15 Ocak 2026’da Resmi Gazete de yayınlanan kamu yatırım programında bu belediyenin 280 milyon euroluk finansmanı kamu yatırım programına alındı. Bunu Türkiye’de başarabilen bir belediye yok sanırım. 2025’in ikinci yarısında bu şehrin alt yapısına ve üst yapısına getireceğimiz hizmetler için çalıştık. 2025 yılında beklediğimiz bir 4. etap raylı sistem projemiz vardı. Kamu yatırım programına alınmasını bekliyorduk. Aslında yatırımlarımızı biraz da bunu önceleyerek planlamıştık ama 2025 yılı kamu yatırım programında yoktu. 2026 yılında alındı. 271 milyon euroluk bir yatırımla geçti. 4. Etap Raylı Sistem Projesi’nin hazırlıklarına başladık. Sadece onun ilk yapılacak kısmında bile 5 adet köprülü kavşağımız var. 10’un üzerinde üst geçidimiz var." "Öncelik 4. etap raylı sistem" Faaliyet Raporu’na yönelik yapıcı eleştiriler için teşekkür eden Başkan Vekili Özdemir, "Bu belediye çalışmalarına hız kesmeden devam edecektir. Kamu Yatırım Programı’na aldırdığımız, finansmanımızla birlikte kredisini bulduğumuz bu rakamlarla projelerimize, hizmetlerimize devam edeceğiz. 200’e yakın otobüs alımı gerçekleştireceğiz. 56 tane tam donanımlı itfaiye aracı var. Sadece 1,3 milyarlık öz kaynakla bir araç yatırımından bahsediyoruz. Bunlar da yatırımdır. 5’in üzerinde kavşak projemizi bakanlığa gönderdik, onaylattık, projelerimizi hazırladık. Ama şu an önceliğimiz 4. etap raylı sistem. Kamu yatırım programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı’ndan başlatacağız. Bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Katkı koyan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Encümen ve komisyon üyeleri seçildi Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde yapılan oylamanın ardından Büyükşehir Belediyesi Encümen Üyeliğine Mustafa Bilici (CHP), Utkan Hasan Eminoğlu (CHP), Mustafa Oruç (CHP), Ergüven Yılmaz (CHP), Hasan Akkoyun (CHP) seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Osman Sert (CHP), Zafer Tan (CHP), Emrah Akbaba (CHP), Adnan Kabaağaç (CHP), Kemal Sancaktar (AK Parti) yer aldı. İmar ve Bayındırlık Komisyonu’na seçilen isimler Mithat Aras (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Hasan Can Kamburoğlu (CHP), Nazmi Gündüz (CHP), Hasan Cumhur Göncü (AK Parti) olurken; Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda Gülen Ercan (CHP), Celal Koç (CHP), Özlem Tarakçı (CHP), Cennet Turhan (CHP), Murat Menzilcioğlu (AK Parti) yer aldı. Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na Nilüfer Deveci (CHP), Metin Yaraşcı (CHP), Yücel Yücesan (CHP), Hür Diren Dağ (CHP), Osman Ülker (AK Parti) seçilirken; Ulaşım Komisyonu’nü Rıza Maden (CHP), Süleyman Tursun (CHP), Erdal Yayıcı (CHP), Celal Koç (CHP), Levent Konur (AK Parti); Yerel Eşitlik Komisyonu’na ise Nilüfer Deveci (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Gülen Ercan (CHP), Ayşe Zehra Akın (CHP), Tuğba Er (AK Parti) seçildi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 19:17 AK Parti Sözcüsü Çelik: "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, ’terörsüz Türkiye’ sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi. "Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil" İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi. "Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu. "Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi’nin çimento firması Lafarge’ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor" Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi. "Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı. "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz" Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir." Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "(ABD-İran barış görüşmeleri) Görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 18:41 AK Parti Sözcüsü Çelik: "(ABD-İran barış görüşmeleri) Görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, ’terörsüz Türkiye’ sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi. "Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil" İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi. "Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu. "Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi’nin çimento firması Lafarge’ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor" Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi. "Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı. "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz" Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir." Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.
Başkan Doğan’dan "Astorya" tepkisi: "Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:58 Başkan Doğan’dan "Astorya" tepkisi: "Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez" Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, meclis toplantısında Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan uçan sinemaya "Astorya" adının verilmesine yönelik eleştirilere sert cevap verdi. Doğan, isim üzerinden baskı yapıldığı iddialarını kesin bir dille reddederek, "Kimse bize baskı yapıldığını iddia dahi edemez, aklından dahi geçiremez" dedi. Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan ayı ilk toplantısı, Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da Halit Doğan başkanlığında gerçekleştirildi. 56 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda meclis başkanvekilleri, encümen üyeleri ve ihtisas komisyonları belirlendi. Mecliste, İYİ Parti Grup Başkanvekili Talat Eyüboğlu’nun Başkan Doğan’a uçan sinemaya "Yunan" ismi verildiğini, bunu birilerinin baskısıyla yapıp yapmadıklarını sordu. CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan da isim verme yetkisinin mecliste olduğunu ve belediyenin isim veremeyeceğini savundu. Bu söylemler üzerine söz alan Başkan Halit Doğan, Talat Eyüboğlu’na sert tepki gösterdi. "Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez, baskı yapıldığını iddia edemez" Astorya isminin Yunan ismi olmadığını ve kimsenin baskı kurmadığını dile getiren Başkan Halit Doğan, "Bana kimse baskı yapamaz. Şahsın ismini de sizden duydum. Firmalardan hizmet alırken de kimden aldığımızın kütüğüne bakmıyoruz. Bir Türk yönetim kurulu başkanının bize Yunan ismi vermemiz konusunda baskı yaptığını söylüyorsunuz. Söyledikleriniz, nereden tutarsanız tutun, elinizde kalıyor. Samsun, Kurtuluş Mücadelesi’nin başladığı şehir. İstiklal ve istikbal şehri. Samsun’a 3 ay önce gelip de ya da geçen ay gelen birinin birine hediyelik eşya alma ihtimali var mıydı Samsun’la alakalı? Astorya’nın içine girdiniz mi? İçerisinde Samsun’la alakalı birçok hediyelik eşya var. Buranın adı daha önce de Panorama’ydı. 1919 ile ilgili hassasiyetimi bilmeyenler gitsin, oradaki Kurtuluş Savaşı’nı anlatan filmi izlesin. Panorama’nın kökeni ne? Astor bir yıldız adı. Parlayan bir yıldız demek. Samsun, parlayan bir şehir. İsteseler de istemeseler de yıldız olacak bir şehir. Bunun için uğraşıyoruz. Story, herkesin bildiği hikâye demek. Sosyal medyada bile story diye paylaşılıyor. Çocukların aklında kalsın, bunu anlamlandıralım, insanlar bunu ziyaret etsin, Bandırma Vapuru’na 500 bin kişi geliyorsa buraya gelenler de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nı, Çanakkale Zaferi’ni öğrensin diye yaptığımız bir yer. Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez. Kimse bize baskı yapıldığını iddia dahi edemez. Aklından dahi geçiremez. ‘Size baskı yapılarak Yunan ismi mi verdirildi?’ dediğiniz zaman iş değişir. Samsun’da birlik olmak adına yaptığımız bir iştir. Cumhuriyet Meydanı 5, İstiklal Meydanı ise 25 dönüm. Bandırma Vapuru’nu taşıyalım, burayı tamamen Kurtuluş Mücadelesi’nin bir anıtı hâline getirelim arzusundayız. Eleştirmek için bir yeri yakalamış gibi üzerinden gitmek doğru bir şey midir?" ifadelerini kullandı. Söz konusu sinemada tamamen Türk kurtuluş mücadelesinin gelecek nesillere aktarıldığına dikkat çeken Başkan Doğan, "Uçan sinemadaki filmlerden bir tanesini en az 20 kere kendim izledim. Bilim insanları ile konuştuk. Türkiye’de olmayan işleri orada yapalım diye uğraştık. O gün 1919 Panorama’da da Panorama kısmı eleştirilmiş. Bugün İstiklal Meydanı’nda Astorya eleştiriliyor. Uçan koltuk mu deseydik? Tiyatro Türkçe mi? Bizim dilimizde her dilden kelime yok mu? Telefon Türkçe mi? Bunu diyen adamların her akşam Atakum’da girdiği mekânların tabelaları Türkçe mi? Türkçeyi kaybetmek isteyen adam içeriye Mustafa Kemal Atatürk filmi koyar mı? Dışarıya İstiklal Madalyası’nın anlamını belirtmek üzere İstiklal Meydanı der mi? Yanına bir İstiklal Müzesi yapar mı? Takılmayın, Astorya Samsun’a hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. "Samsun’un 17 ilçesini anlatan yeni film hazırlanıyor" Astorya’da Samsun’un 17 ilçesinin gezileceği yeni filmin hazırlandığını ifade eden Doğan, şunları söyledi: "Tüm Samsunlulara sesleniyorum. Şehir dışından gelen misafirlerinizi arkadaşlarımız bir de Samsun filmi hazırlıyor. 17 ilçemizin en güzel yerleri sanal bir koltukta uçarak izlenecek. Filmde Kapıkaya’dan paraşütle atlıyormuş gibi, Vezirköprü Kanyonu’ndaymış gibi, Çarşamba Çivisiz Cami’ye gider gibi, Ladik’teki Akdağ’da kayak yapar gibi tüm ilçelerimizin doğal ve turistik güzelliklerini orada göstereceğiz. Tüm Samsunlular misafirlerini Astorya’ya götürsünler. Kurtuluş mücadelesinin manevi hazzını orada yaşasınlar arzu ediyorum. Bu tartışmalardan ayrı çıkan insanların gözyaşlarına şahit oluyorum. Çocukları gururla getirenler var. Şu an 3 film var. 4’üncüsü Samsun filmi olacak. 5’incisi de Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı anlatacak bir Kızılelma, Gökbörü filmi hazırlanıyor. Gururlanacak o kadar çok şeyimiz var. Bu coğrafya herkesin geçtiği, kervanını kurduğu bölge. Tüm dillerin birbiri ile etkileşimi var. Türk’ün yoğurdu başka bir dilde kelime ise bizde de bir sürü kelime var, birbirine geçmiş. Tartışmaları mecrasından çıkarmayalım. Hassasiyetinizi aldım, not ettim. Turizme hizmet edelim diye uğraşıyorum. Tüm meclis üyelerimizi de Astorya’da film izlemeye davet ediyorum." Toplantıda söz alan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ise şehir ve yer isimlerinin kökenlerinden örnekler vererek, önemli olanın isim değil yapılan hizmetin amacı olduğunu dile getirdi.
Büyükşehir Meclisi’nde Bakan Tekin’e paye, çiftçiye destek
13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:35 Büyükşehir Meclisi’nde Bakan Tekin’e paye, çiftçiye destek Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nin nisan ayı birinci birleşiminde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e fahri hemşehrilik payesi verilmesi kararlaştırılırken, Araban’daki üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin karpuz fidesi desteği de meclis gündeminden geçti. Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Nisan Ayı Dönem Toplantısı’nın 1’inci Birleşimi, Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin başkanlığında toplanan mecliste, eğitim şehri Gaziantep’e verdiği destekler dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı verilmesi kararlaştırıldı. Maddeye ilişkin konuşan Başkan Fatma Şahin, fahri hemşehrilik payesinin verilme gerekçesini anlattı. 6 Şubat depremlerinin ardından kentte 105 okulun kullanılamaz hale geldiğini belirten Şahin, "2023’ten bugüne kadar 142 proje kapsamında 135 okul, 3 bin 252 sınıf, 2 spor salonu, 1 pansiyon, 1 atölye ile 1 merkez ve 2 ilçede öğretmenevleri tamamlandı" dedi. Yeni öğretmenevinin kentin en değerli bölgelerinden birinde konumlandırıldığını ifade eden Şahin, Türkiye’nin en iyi öğretmenevlerinden biri olarak hazırlanan yapının maliyetinin yaklaşık 1 milyar 753 milyon lira olduğunu belirtti. Eski öğretmenevi arsasının da Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilerek Emekliler Lokali’ne dönüştürüldüğünü kaydeden Şahin, "7 bin 328 metrekarelik ve 200 milyon liraya yaklaşan arsa değeri bulunan bu proje, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hibe desteğiyle hayata geçirildi. Vatandaştan da bu projeye yönelik yüksek memnuniyet var" ifadelerini kullandı. Eğitim yatırımlarında 29 milyar lirayı aşan büyüklük Ali Yerlikaya’nın Gaziantep Valiliği döneminde Öğretmen Akademisi kurulması yönünde karar alındığını hatırlatan Şahin, burada yaklaşık 500 öğrenciye yönelik pansiyonun da yapıldığını söyledi. Bu yatırımın yaklaşık maliyetinin 2,9 milyar lira olduğunu belirten Şahin, yapımı tamamlanan anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve diğer projelerle birlikte konuşmasının başında söz ettiği 142 projenin güncel maliyetinin 19 milyar 910 milyon liraya ulaştığını aktardı. Şahin, ayrıca yapımı süren projelerin de toplam güncel maliyetinin yaklaşık 9 buçuk milyar olduğunu belirterek, "Bütün bu rakamlara baktığımızda eğitim alanındaki toplam yatırımın 29 milyar lirayı aştığını görüyoruz. Bu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hali hazırdaki faaliyet programına ek olarak gerçekleştirilen bir çalışmadır" dedi. Deprem sonrasında yıkılan okul sayısına göre kentte 30 adet daha fazla okul yapıldığını vurgulayan Şahin, "Gaziantep’in eğitim altyapısına verilen bu güçlü destek, deprem sonrası ortaya konulan hızlı irade, şehrimizin çocuklarına, gençlerine ve öğretmenlerine sağlanan katkı nedeniyle Bakanımız Yusuf Tekin’e Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı verilmesini son derece kıymetli ve anlamlı buluyoruz" dedi. Araban’a 150 bin karpuz fidesi desteği Mecliste tarıma yönelik destekler de görüşüldü. Bu kapsamda, Gaziantep’in Araban ilçesinde tarımsal üretim yapan çiftçilerin desteklenmesi, girdi maliyetlerinin azaltılması ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla karpuz fidesi dağıtımı yapılması kararlaştırıldı. 2026 üretim sezonunda karpuz üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda, girdi maliyetlerini azaltmak ve üreticilere destek olmak amacıyla yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak. Dağıtımda kullanılmak üzere alınması planlanan karpuz fidelerinin yaklaşık maliyetinin 6 milyon 300 bin lira, bunun 3 milyon 150 bin liralık kısmını büyükşehir hibe olarak karşılayacak, kalan 3 milyon 150 bin liralık kısmını ise üreticiler ödeyecek. Destekten, Araban ilçesinde ikamet eden, tarımsal üretim faaliyetinde bulunan ve ÇKS’ye kayıtlı üreticiler yararlanabilecek. "Tarımsal desteklerle üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Tarımsal destek maddesine ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Fatma Şahin, "Gaziantep’te tarımsal arazilerde makineler çalışıyor, ürünler otomatik olarak soyuluyor. Şehirde bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen ve okuldan kurslara kadar uzanan bir çalışma yürütülüyor" dedi. Ramazan ayında üreticilerle bir araya geldiklerini belirten Şahin, "Görüşmelerde bize en çok iletilen konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçilerimiz, ‘Kalitemiz iyi, üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor. Lütfen bize yardımcı olun’ dedi" diye konuştu. Tarım alanındaki desteklerin artırılması için çalışma başlattıklarını ifade eden Şahin, "Tarım alanıyla ilgili arkadaşlarımızın çalışmalarıyla bu konuyu bugün bu noktaya getirdik. Tarımsal desteklerle üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Vatandaşlar, yeni sistem ile hareketli yaşama teşvik edilecek Öte yandan mecliste, sürdürülebilir, yaşanabilir ve yeşil bir Gaziantep hedefi doğrultusunda geliştirilen projeler kapsamında mikromobilite uygulamalarını içeren madde ise hukuk ve ulaşım komisyonuna sevk edildi. Bu çerçevede "Paylaşımlı Elektrikli Bisiklet" sistemiyle, şehir içi kısa mesafeli ulaşımda sürdürülebilir, hızlı ve esnek bir çözüm sunulması amaçlanıyor. Mobil uygulama tabanlı olarak çalışacak sistemin, istasyonlu veya serbest park imkanıyla kentsel trafiğin azaltılmasına, sıfır emisyon hedefinin desteklenmesine ve kent içi hareketliliğin artırılmasına katkı sağlaması ön görülüyor. Kent genelinde bisiklet yolları yaptıklarını aktaran Başkan Şahin, "Bisiklet yollarının kullanılması konusunda hala istediğimiz noktada değiliz. Yeni dönemde elektrikli bisikletler, havanın temiz kalması, yeşil şehir açısından ve obezite ile tansiyon açısından önemli. Bütün Avrupa bir spor aleti değil bir ulaşım aracı olarak kullanıyor. Biz de bu yönetmeliği bunu getirdik ki elektrikli bisikleti daha çok kullanalım" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görev dağılımı ve komisyon seçimleri yapıldı Meclis’te ayrıca Meclis Divan Katipliği, başkan vekillikleri, encümen üyeliği ve ihtisas komisyonlarına ilişkin seçimler gerçekleştirildi. Meclisin ilk 14 maddesi kapsamında Meclis Divan Katipliği, Meclis’in 1. ve 2. Başkan Vekilliği, encümen üyeliği ile Plan ve Bütçe, İmar ve Bayındırlık, Ulaşım, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor, Çevre ve Sağlık, Hukuk, Tarife, Turizm ve Estetik, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği, Tarım ve Kırsal Kalkınma ile Deprem ve Doğal Afet komisyonlarına yönelik seçimler yapıldı. Meclis Divan Katipliği’ne Mehmet Erim Arıkan ve Celalettin Terlemez asil üye, Ali Göl ile Mehmet Açıkgöz ise yedek üye olarak seçildi. Seçilen üyeler, yerel seçimlere kadar görev alacak. Meclis’in 1. ve 2. Başkan Vekilliği seçiminde ise Halil Uğur 50 oyla 1’inci Başkan Vekili, Mehmet Murat Özgüler de 48 oyla 2’nci Başkan Vekili oldu. Başkan vekillerinin yerel seçimlere kadar görev yapacağı bildirildi. Encümen üyeliğine, Halil Uğur, Sait Şahin, Ertuğrul Teymur, Cuma Kaymakçı ve Ural Yıldırım seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’na Mehmet Murat Özgüler, Mustafa Durmuş, Mehmet Okutan, Sait Şahin, Mehmet Salim Uğur, Atilla Sarıkaya, Yakup Aslan, Ersin Atar ve Yılmaz Güler bir yıl süreyle görev yapmak üzere oy birliğiyle seçildi. İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda Halil Uğur, Cuma Güzel, Mustafa Güzel, Mehmet Murat Özgüler, Mehmet Özdemir, Bekir Öztekin, Hasan Şencan, Nizamettin Özseven ve Fadime Sayın yer aldı. Ulaşım Komisyonu üyeliklerine Halil Uğur, Sadin Kelek, Ahmet Kılıç, Mahmut Işık, Atilla Sarıkaya, Talip Yılmaz, Ural Yıldırım, Ali Göl ve Yakup Aslan seçildi. Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na ise Mustafa Durmuş, Mehmet Erim Arıkan, Mehmet Okutan, Sait Şahin, Mahmut Işık, Mehmet Güzel, Yılmaz Güler, Uğur Hacıoğlu ve Tanju Bayındırlı oy birliğiyle seçildi. Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda Abdülkadir Sökücü, Mehmet Çelik, Ali Göl, Mehmet Hamzaoğlu, Orhan Yılmaz, Mehmet Ateş, Ersin Atar, Mehmet Baştemur ve Halil Kaya görev aldı. Hukuk Komisyonu üyeliklerine Osman Toprak, Mehmet Okutan, Mustafa Durmuş, Mehmet Erim Arıkan, Celalettin Terlemez, İbrahim Halil Arslan, Tanju Bayındırlı, Ersin Atar ve Halil Kaya seçildi. Tarife Komisyonu’nda Mehmet Murat Özgüler, Abdülkadir Sökücü, Ali Göl, Kenan Üzümcü, Orhan Yılmaz, Mehmet Güzel, Mehmet Baştemur, Mehmet Sucu ve Uğur Acıoğlu yer aldı. Turizm ve Estetik Komisyonu’na Mehmet Açıkgöz, Mehmet Özçelik, Ali Göl, Abdülkadir Sökücü, Mehmet Salim Uğur, Mehmet Ateş, Yılmaz Güler, Mehmet Baştemur ve Ersin Atar seçildi. Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda ise Mehmet Okutan, Mehmet Hamzaoğlu, Mustafa Durmuş, Abbas Çoşkun, Mehmet Güzel, Fadime Sayın ve Uğur Acıoğlu görev aldı. Komisyon üyeleri bir yıl süreyle görev yapacak.