GENEL - 01 Aralık 2011 Perşembe 12:43

RİZE ÜNİVERSİTESİ`NİN İSMİ DEĞİŞİYOR

A
A
A
RİZE ÜNİVERSİTESİ`NİN İSMİ DEĞİŞİYOR

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), Rize Üniversitesi Senatosu’nun üniversitenin isminin Recep Tayyip Erdoğan olarak değiştirilmesi yönündeki talebini onayladı.
Rize Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz, Rize Üniversitesi’nde yapılması planlanan yatırımlarla ilgili bilgi vermek üzere bugün basın mensupları ve üst düzey üniversite yöneticileri ile bir araya geldi. Yılmaz, yaptığı sunum sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Rize Üniversitesi Senatosu’nun YÖK’e gönderdiği isim değişikliği talebinin onaylandığını söyleyen Yılmaz, "Senato olarak oy birliği ile bu kararı aldık. Tüm arkadaşlarımız Başbakanımızın isminin üniversitemize verilmesinin
uygun olacağı yönünde oy kullandı. Bu talebimiz salı günü YÖK’e ulaştırıldı. Geçtiğimiz gün YÖK Genel Kurulu’nda kabul edildi. Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesini bekliyoruz" dedi.
Rektör Yılmaz, bir sonu üzerine isim değişikliğinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın rızasının alınarak gerçekleştirilmek istendiğini belirterek, "Başbakanımızın isminin verileceği için Başbakanımızdan müsaade alınması gerekirdi. Aksi düşüncesizlik olurdu. Bizde Başbakanımızdan müsaade alarak bu işi yaptık" diye konuştu.
CHP’den isim değişikliğine gelen tepkilere ilgili olarak ise Yılmaz, "Burada Başbakanımız bize ismini üniversiteye verin demedi. Onlar büyüğümüzdür. Biz onlara saygı duyarız. Herhalde onlar da bizim bu kararımıza saygı duyarlar" dedi.
"FAKÜLTELERE MESUT YILMAZ’IN İSMİ VERİLEBİLİR"
Rektör Yılmaz, bir fakülteye Rize Üniversitesi’nin kurulmasında emeği olan eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın isminin verilip verilemeyeceği yönündeki bir soruya ise, "Sayın Mesut Yılmaz Rize’nin yetiştirdiği değerlerden bir tanesidir. Benim de takdir ettiğim bir büyüğümüzdür. Ülkemize ve bölgemize hizmet sunmuştur. Onun isminin yaşatılması da uygun olur. Uygun ortam olduğunda neden olmasın" cevabını verdi.
Yılmaz, Rize Üniversitesi’nin yatırım programlarını anlattığı konuşmasında ise sık sık özeleştiri yaptı. Türkiye’de üniversitelerin gereken bilgi düzeyine ulaşmadığına dikkat çeken Yılmaz, "Üniversitelerimiz enerjilerini kendi alanlarında değil de, farklı alanlarda kullandığı için üniversiteler olarak geride kaldık. Belki iyi bir sağlık hizmeti veriliyor olabilir. Ancak bunu Batı’nın cihazları ve bilimi ile yapıyoruz. Kendi ürettiğimiz bilim ve mühendislikle ortaya koyduğumuz fazla bir şey yok" şeklinde
konuştu.
Rize Üniversitesi’nin yurt eksikliğine de dikkat çeken Yılmaz, "Rize için üniversite şehri diyoruz. Bir bina düşünün insanlar şehre girdiklerinde bu bina ne binası demeli. Maalesef böyle bir binamız yok. Dere arasında, dağ başında, karanlık sokak aralarında yurt yapmak ile öğrencileri Rize’ye çekemeyiz. Maalesef bu fikrime katılan kimse yok. 180 üniversitenin hepsinin gayesi öğrenci çekmektir. Öğrencileri ilimize çekmek zorundayız. Kayda gelen öğrencileri yerlerde yatırıp bir adım ileriye gidemeyiz.
Öğrenci uzun vadeli bir yatırımdır. Kısa vadeli düşünülemez. Önce öğrenciye yatırım yapacaksınız, sonra sosyal ve ekonomik karşılığını bekleyeceksiniz" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
İstanbul 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu Bu yıl 72.’si düzenlenen Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde 7 kategoride yılın en başarılı sporcuları seçildi. İstanbul’da düzenlenen ödül törenine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın yanı sıra spor, sanat ve iş dünyasından birçok isim katıldı. Törende; Yılın Sporcusu, Yılın Antrenörü, Yılın Kadın Sporcusu, Yılın Futbolcusu, Yılın Takımı, Yılın Çıkış Yapan Sporcusu ile Yılın Paralimpik/Engelli Sporcusu-Takımı olmak üzere toplam 7 kategoride ödüller sahiplerini buldu. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nin 72. kez düzenlendiğini hatırlatan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde bir aradayız. Bu da benim herhalde 10, 15 olmuştur. Hem federasyon başkanıyken hem önceki dönemdeki bakanlığımızda hem de diğer süreçlerde bir aradaydık. Güreş Federasyonu Başkanı’yken güreşçilerimizin olimpiyat şampiyonlukları varken özellikle onlara oy kullanılması için baya organizasyon yapardık kendi aramızda, çalışırdık. Güreşle başlamıştık bu işlere ama onun öncesinde hepimiz Milliyet kuponları biriktirip, kutulara atarken o zamanlarda spor aşkı içimizdeydi. Güzel bir gelenek, 72.’si yapılıyor" diye konuştu. "Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz" 2025 yılı Türk sporu için önemli başarıların kazanıldığının altını çizen Bakan Bak, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk sporuna verdiği destek için, spor tesislerini yapımında dünyada en fazla yatırım yapan ülkemizde, sporcuların başarılarını gördükçe her zaman gururumuz artıyor. Millet olarak seviniyoruz. Biz milli duyguları yüksek olan bir milletiz. Yine hep beraber en son A Milli Futbol Takımımızın 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmasının sevincini tüm ülke olarak yaşadık. Oradaydık, Kosova’da millilerimizle beraber güzel bir duygu yaşadık. Basketbol Milli Takımızın, şampiyonadaki maçların yine onlarla beraberdik. Burada emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Voleybol ile devam edeyim. Kadın Voleybol Takımımızın finalinde oradaydık. Onlar da daha fazla sayı almalarına rağmen finalde kaybettik ama bizim gönlümüzde onlar şampiyon" ifadelerini kullandı. "Türk sporu için gurur duyuyoruz" Bakan Osman Aşkın Bak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bireysel branşlarda halterde dünya şampiyonluğu, özellikle yüzmede gelen Kuzey Tunçelli’nin gelen Avrupa ve dünya şampiyonu olması. Bunların hepsi spora yapılan yatırımlar, değişik branşlarda elde edilen başarıları ortaya koyuyor. Yine gururlu bir süreç. Basketbolda Fenerbahçe’nin başarısı, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki başarıları hepsi bizi gururlandırıyor. Türk sporu için gurur duyuyoruz. Bunları ödüllendirmek çok kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Türk sporunun daha iyi işler yapacağını daha başarılı süreçler elde edeceğine yürekten inanıyoruz. A Milli Futbol Takımımıza Amerika’da başarılar diliyoruz. İnanıyoruz ki kupaya kadar gideceğiz. Çünkü buna yürekten inanıyoruz. 86 milyonun desteği ve duası var. Bu çok önemli. Federasyon başkanına, teknik ekibe teşekkür ediyoruz. Yine A Milli Basketbol Takımımız, 2027 Dünya Şampiyonası için pencere maçları oynuyor. Onlara başarılar diliyoruz. Onlar da iyi işler yapıyor. Voleybolda Avrupa Şampiyonası burada olacak. Pek çok organizasyon 2027 Avrupa Oyunları burada olacak. Türk sporu; tesisleriyle, sporcularıyla, antrenörleriyle, enerjisiyle beraber tüm dünyada Türk’ün gücünü gösterecek." Törende bir konuşma gerçekleştiren Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören de, "72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödül Töreni’nde sizlerle olmaktan gurur duyuyoruz. Normalde ben çıkmayacaktım. Rahmetli babamın torunları Murat Oktay ve Cemal Demirören’in çıkmasını istedim. Bizler hep buralara çıktık, bu ödülleri hak edenlere verdik. Artık gençlerin dönemi diye özellikle onların çıkmasını talep ettik" dedi. 72. Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde kazanan isimler şekilde: Yılın Sporcusu: Alperen Şengün Erdoğan Demirören Büyük Ödülü: Türkiye Basketbol Federasyonu Yılın Takımı: A Milli Kadın Voleybol Takımı Yılın Kadın Sporcusu: Melissa Vargas Yılın Futbolcusu: Victor Osimhen Yılın Antrenörü: Sarunas Jasikevicius Altınyıldız Classics Ödülü: Uğurcan Çakır Sürdürülebilirlik Özel Ödülü: Bengisu Avcı Namık Sevik Ödülü: Ayşe Yeşin Yılın Paralimpik Sporcusu: Defne Kurt Renkli Sporcu Ödülü: Dusan Alimpijevic Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Zeynep Sönmez