SAĞLIK - 30 Eylül 2024 Pazartesi 12:20

5,5 yıl boyunca kalp beklerken bu resimleri çizmiş

A
A
A
5,5 yıl boyunca kalp beklerken bu resimleri çizmiş

Kalp yetmezliği nedeniyle 5,5 yıllık bekleyişin ardından kalp nakli olan ama yine de hayata tutunamayan Esila Tüfekçi’nin beklerken çizdiği resimler Rize’de sergilendi.


Rize’de bir alışveriş merkezinde, Ankara’da kalp yetmezliği nedeniyle tedavi görürken 5,5 yıllık bekleyişin ardından kalp nakli olan ancak yine de doktorların tüm çabalarına rağmen hayata tutunamayan 16 yaşındaki Esila Tüfekçi’nin kalp nakli beklediği sırada çizdiği resimlerden oluşan bir resim sergisi açıldı.


Vatandaşların ilgi gösterdiği resim sergisi Rize İl Sağlık Müdürü Mustafa Tepe, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Tüfekçi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Şatıroğlu, Esila Tüfekçi’nin ailesi ve vatandaşların katılımı ile açıldı. Esila Tüfekçi’nin kalp beklediği 5,5 yıl içerisinde çizdiği resimler ve resimlerin üzerindeki notlar herkesi duygulandırdı. Serginin gerçekleştiği alanda aynı zamanda organ bağışı standı da kurularak vatandaşlara organ bağışı hakkında bilgi verildi.



“Esila da sağlıklı bir çocuktu”


Esila’nın hem kendisi hem de kendisi gibi organ bekleyenlerin sesini duyurmak amaçlı resimler çizdiğini kaydeden Esila Tüfekçi’nin annesi Zeynep Tüfekçi “Benim kızım 5,5 yıl boyunca kalp bekledi. Sonunda geldi ama geç kalındı. Şunu söylemek istiyorum, organ bağışının önemini birbirimize anlatalım. Hepimizin başına gelebilir. Hastanede yattığı sürece hep sesini duyurmak istedi. Bunun için resimler yaptı. Sadece kendisi için değil, kendisi gibi bekleyenlerin de sesi oldu. Bize yetişmedi, umarım başkalarına yetişir. Onun için mücadelemizi devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.



“Sonuç dramatik”


Rize İl Sağlık Müdürü Mustafa Tepe ise organ bağışı bekleyen hastaların umutlu bekleyişlerine dikkat çekerek “Ülkemizde 33 bin 500 kişi organ nakli bekliyor. 33 bin 500 kişinin tek derdi; bulunacak organ. Tabi ki en çok organ bekleyen hastalar herkesin de tahmin ettiği gibi böbrek bekleyen hastalar. Yaklaşık 25 bin kişi böbrek nakli bekleyerek her gün diyalize giriyor. 2 bin 600 kişi karaciğer nakli bekleyen hastamız var. Bulunmazsa hayatını kaybedecek. Bin 477 kişi kalp nakli bekliyor. Sonuç bu kadar dramatik” diye konuştu.



“Ülkemizde daha çok canlıdan canlıya nakil gerçekleştiriyoruz. İstemediğimiz bir durum”


Rize Devlet Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Oğuz Polat ise insanlarda farkındalık oluşturmak için bu tip etkinliklerde stant açtıklarını ifade ederek “Organ bağışı tabii ki halk arasında bilinen ama daha çok yanlış bilinen bir durum. Kişi beyin ölümü gerçekleştikten sonra organlarını bağışlama işlemine biz organ bağışı diyoruz. Yaşarken herhangi bir organ bağışında insanlar bulunmuyor. İki türlü organ bağışımız var. Bir canlıdan canlıya nakil, iki kadavradan yani ölmüş kişiden nakil. Biz ülkemizde şu anda daha fazla canlıdan canlıya nakil gerçekleştiriyoruz. İstemediğimiz bir durum. Kadavradan oranımız çok düşük. Bu tarz etkinliklerimizi, bu tarz seminerlerimizi kadavradan donörü arttırmak için yapıyoruz. Halkımızda en azından bir farkındalık, bir bilinçlendirme oluşturmak için yapıyoruz. Hep beraber bu etkinlikte buluştuk ve inşallah birisine faydamız dokunur, birisinde bir farkındalık oluşturmuş oluruz” şeklinde konuştu.



“Hedefimiz nakil oranlarımızı yüzde 80-90 civarına çekmek”


Avrupa’nın aksine Türkiye’de canlıdan canlıya nakillerin oranlarının daha fazla olduğuna vurgu yapan Polat “Tabii ki ülkemizde yüzde 70 oranında canlıdan canlıya nakil yapıyoruz. Yüzde 30 oranında kadavradan nakit yapıyoruz. Yani biz istediğimiz durumda değiliz. Normalde bu Avrupa’da tam tersi. Avrupa’da ise yüzde 20 oranında, canlıdan canlıya nakil, yüzde 80 oranında kadavradan, yani ölmüş kişiden nakil gerçekleştiriliyor. Bizim hedefimiz de ülke olarak, Sağlık Bakanlığı olarak kadavra oranımızı, yani ölmüş kişide nakil oranlarımızı yüzde 80-90 civarına çekmek” dedi.



5,5 yıl boyunca kalp beklerken bu resimleri çizmiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da Mart sürprizi: Bahar beklerken kar kapıya dayandı Van’da Mart ayının gelmesiyle birlikte etkili olan soğuk hava ve kar yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Baharın habercisi olarak bilinen Mart ayı, Van’da adeta kışın devam ettiğini gösterirken, 143 yerleşim yerinin yolu da ulaşıma kapandı. Takvimler Mart ayını göstermesine ve cemrelerin düşmesine rağmen, Van güne beyaz örtüyle uyandı. Kent merkezinde etkili olan kar yağışı, yüksek kesimlerde etkili olurken; "Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" deyimi bir kez daha gerçek oldu. Geçtiğimiz hafta mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, Vanlılara baharın geldiğini müjdelemişti. Ancak dün gece saatlerinde başlayan kar yağışı, kenti beyaza bürüdü. Hava sıcaklığının gece saatlerinde sıfırın altına düşmesiyle birlikte yollarda yer yer buzlanmalar meydana geldi. "Van’da Mart kapıdan baktırdı" Kentte gece saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışı ve soğuk hava, sabah saatlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar beyaza bürünürken, araç sürücüleri ilerlemekte güçlük çekti. Hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle birlikte buzlanma da etkili olurken, yetkililer sürücülere dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle yüksek kesimlerde kar yağışının daha etkili olduğu öğrenildi. "143 yerleşim yerinin yolu kapandı" Van genelinde önceki gün etkili olan kar yağışı günlük hayatı olumsuz etkilerken, kent genelinde kardan dolayı kapanan 143 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Kar yağışı ile birlikte Bahçesaray’da 71, Başkale’de 2, Muradiye’de 17, Özalp’ta 12, Saray’da 6 ve Tuşba ilçesinde 35 olmak üzere toplam 143 yerleşim yerinin yolunun açılması için de çalışmalar aralıksız devam ediyor. Van’da dün akşam akşam saatlerinde başlayan ve belli aralıklarla devam eden kar, yüksek kesimlerde trafiği etkiledi. Van-Hakkari karayolu üzerindeki 2 bin 225 rakımlı Kurubaş Geçidi ile aynı güzergahtaki 2 bin 730 rakımlı Güzeldere Geçidi’nde kar yağışı ve sis sürücülere zor anlar yaşattı. Sürücülerin sıkıntı yaşamaması için Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri bölgeye 2 kar küreme aracı göndererek yolu kardan temizliyor.
İstanbul İş Bankası’ndan kız çocuklarının geleceğine birikim desteği Türkiye İş Bankası, kız çocuklarının eğitim ve iş yaşamı ile ihtiyaç duyabilecekleri farklı alanlarda kullanmaları, onların gelecekte özellikle girişimcilik ekosistemine katılımını teşvik etmek amacıyla ’Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı hayata geçirdi. Kız çocuklarının eğitime, kadınların iş hayatına daha fazla katılımı ve her alanda fırsat eşitliğine sahip olmaları toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının ekonomiler için taşıdığı önem ise her geçen gün artıyor. Türkiye İş Bankası da toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirme ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu bir araya getirerek ’Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı’nın katkısıyla "bir kız çocuğunun geleceği doğduğu gün başlar" yaklaşımıyla tasarlanan birikim hesabı, ebeveynleri üzerinden kız çocuklarının ilerleyen yıllarda eğitim ve iş yaşamında, özellikle girişimcilik dünyasına adım atmak istediklerinde onlara destek olmak, yarınları için finansal bir güvence oluşturmak üzere uzun vadeli tasarruf yapılmasını hedefliyor. 18 yaşına kadar enflasyon karşısında korunan uzun vadeli birikim Yapılan açıklamaya göre, enflasyona karşı korumalı bir gelecek fonu olma özelliği taşıyan hesap, 8 Mart 2025 ve sonrasında doğan kız çocukları adına ebeveynleri tarafından İş Bankası şubelerinden veya mobil bankacılık uygulaması İşCep’ten açılabiliyor. 180 gün vadeli olarak düzenlenen ve talimat verilmediği sürece vade sonunda otomatik yenilenen hesaba, yıllık TÜFE değişim oranı üzerine ek destek uygulanıyor. Böylece birikim, enflasyonun üzerinde bir getiri potansiyeline sahip oluyor. Açılış alt limiti 1.000 TL olan hesap, ebeveyni tarafından kapatma talimatı verilmediği sürece çocuk 18 gelene kadar sürdürülüyor. Kız çocuğun 18 yaşına girmesiyle birlikte hesap otomatik olarak kapatılıyor ve birikim vadesiz hesaba aktarılıyor. Böylelikle birikimin kullanım alanı çocuğun tercihine bırakılıyor. "Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışımızı aynı potada buluşturduk" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin bugün odaklanması gereken sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmesinin bir koşulunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu, kız çocuklarının ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok engelle karşılaştığını, bunun sadece sosyal ve ekonomik değil insani bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların aşılmasında girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: "Eğer ülkemizde daha fazla girişimci kadın görmek istiyorsak onlara genç yaşlardan itibaren fikir geliştirebilecekleri ve bu fikirleri somut bir çıktıya dönüştürebilecekleri bir ortam sağlamalıyız. İşte biz de Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı bu anlayışla hayata geçirdik. Kız çocuklarının ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek kendi ayakları üzerinde durabilmelerine, bir ürüne veya hizmete dönüşebilecek fikirleri varsa onu gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak istedik. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik alanındaki anlayışımızı aynı potada buluşturduğumuz Girişimci Kız Çocukları hesabı ile kız çocuklarımız inanıyoruz ki hayatlarının belki de en önemli döneminde cesur adımlar atabilecek; sadece kendileri için değil aileleri ve hatta toplumumuz için değer üretebilecekler."
Bursa Eşitlik birlikte mümkün Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği atölyeler, toplumsal cinsiyet konusundaki kalıp yargıları sorgulayarak katılımcılara el becerilerini geliştirme fırsatı sunuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Aile, Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile Bursa Kent Akademisi iş birliğinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hazırlanan ‘Toplumsal Cinsiyet Rollerine Meydan Okuyan Atölyeler’, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliklerde, ‘kadın işi’ ya da ‘erkek işi’ olarak tanımlanan toplumsal kalıp yargılarının sorgulaması, adil yaşam pratiklerinin görünür kılınması ve dayanışma kültürünün güçlendirilmesi amaçlanıyor. Atölyeler, kadın, erkek ve gençlere teknik becerilerden el emeği etkinliklerine kadar geniş bir yelpazede uygulamalı içerikler sunuyor. Son olarak AKM Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleşen program kapsamında; araç bakımı ve lastik değiştirme, bisiklet bakım-onarım, psikolojik dayanıklılık, ahşap atölyesi, musluk tamiri ve değişimi gibi farklı alanlarda uygulamalı çalışmalar yapıldı. Ayrıca düğme dikme ve kumaş tamiri, ritim atölyesi ile baba-çocuk oyun atölyesi gibi etkinliklerle farklı yaş grupları bir araya getirildi. Atölyelere katılan kadın ve erkekler, iş konusunda cinsiyet ayrımının yapılamayacağını belirterek eğitimlerden dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.