GÜNDEM - 12 Şubat 2026 Perşembe 14:03

Ahmet Yiğit Yıldırım: "Bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır"

A
A
A
Ahmet Yiğit Yıldırım: "Bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır"

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, "Gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır" dedi.


Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından illerde düzenlenen bilgi yarışmasının ardından bölge yarışmaları etabına geçildi. Karadeniz Bölgesi Ortaöğretim Teşkilatları arası bilgi yarışması da Rize’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Bölge yarışmasına Amasya, Artvin, Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Gümüşhane, Giresun, Karabük, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak ve Rize’nin de aralarında olduğu 18 katıldı.


Yarışmada konuşan Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, gençlerin ahlaki değerlerle birlikte teknolojiye ve çağa ayak uydurmasını sağlamak için çalıştıklarını dile getirerek, "Bilgi ayrışmamız sade bir yarışma değildir. Bugün burada geleceğin kadrolarına da şahitlik edeceğiz. Buradaki arkadaşlarımız hem bilgileriyle hem ahlaklarıyla hem duruşlarıyla hepsi bizi gururla temsil edecekler. Platon’a göre cesaret olacak ama bilgiyle birleşecek. Yoksa o cesaret yıkıcı olur. Biz o yüzden gençlerimizi o minvalde yetiştirmeye gayret ediyoruz. Hem cesaretli hem de bilgili bir gençlik yetiştirmek için çalışıyoruz. Ama bugün bilgi, teknoloji artarken ahlaki değerlerimi maalesef koruyamıyoruz. Bizim muasırlaşma anlayışımız Gökalp’in dediği gibi batıyı körü körüne taklit etmek değil, ilmi almak, ahlakı korumaktır. O yüzden biz Ülkü Ocakları’nda hem bilgili hem cesaretli hem de ahlaklı bir gençlik yetiştiriyoruz. Bizim yol pusulamız çift başlı Selçuklu Kartalı’dır. Bir başı doğuya bakar, köklerimize, inancımıza, ahlakımıza, bir başı batıya bakar, ilim, bilim, teknolojiye ve çağa. Biz kökü mazide olan bir atiyiz. Ne geçmişimizden kopacağız, ne çağın gerisinde kalacağız. Ülkü Ocakları olarak Türklüğü koruyup yüceltmeyi, İslam’ın ahlakıyla yaşamayı ve çağın ilmi ile yükselmeyi bir ülkü haline getirdik. Bu yüzden yapacağımız her çalışmada bu değerleri önümüze koyup bu çerçevede ilerlememiz gerekiyor" dedi.


Gençler için en büyük tehlikenin uyuşturucu, alkol, sanal kumar ve dijital bağımlılıklar olduğunun altını çizen Genel Başkan Yıldırım, "Ülkü Ocakları sadece bir eğitim kurumu değildir. Ülkü Ocakları aynı zamanda bir koruma kalkanıdır. Bugün karşımızda yeni bir cephe vardır. Bu cephe tankla, tüfekle gelmiyor. Bu cephe uyuşturucuyla, alkolle, sanal kumarla, dijital bağımlılıklarla geliyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki bir gencimizi uyuşturucuya teslim etmek bir vatan toprağını kaybetmekten farksızdır. Çünkü bir gencimizi kurtarmak demek bir aileyi kurtarmaktır, bir mahalleyi kurtarmaktır, bir milleti kurtarmaktır ve bir geleceği kurtarmaktır. Biz Ülkü Ocakları’nda gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır. O yüzden biz hiçbir gencimizi yalnız bırakmıyoruz ve Ülkü Ocakları’nın bu boşluğu doldurduğunu çok iyi biliyoruz. Burada gençlerimiz yalnız, sahipsiz, yönsüz, başıboş değildir. Biz gençlerimizi bağımlılıkla mücadelede yalnız değildir. Sanatla, bilimle, teknolojiyle, ahlakla donatıyoruz. Gencin enerjisini sokağa değil istiklale yönlendiriyoruz. Ve diyoruz ki ’Ülkü Ocakları varsa umut vardır, Ülkü Ocakları varsa gelecek vardır’ ifadelerini kullandı.


Yarışmanın sonunda etkinliğe katılan tüm öğrencilere sertifika verilirken dereceye giren illere ödül verildi.


Rize’de bir otelde 2 gün süren yarışmalara Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, genel merkez yöneticileri, Ülkü Ocakları İl Başkanları ve yönetimleri, MHP İl Başkanları ve yönetimleri katıldı.



Ahmet Yiğit Yıldırım: "Bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Büyükşehir, güneş enerjisinde verimi artırıyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Şehirlerarası Terminal Binası’nda güneş panellerini yenilerken, Menteşe Mezbaha Tesisi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan güneş enerji santralini modern sistemle yeniden kurarak yenilenebilir enerji yatırımlarını güçlendiriyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji politikaları kapsamında Bodrum Şehirlerarası Terminal Binası’nda bulunan güneş enerji santralinde yenileme çalışması başlattı. Verimliliğini yitiren mevcut paneller sökülerek, daha yüksek kapasiteye sahip yeni panellerin kurulumu gerçekleştiriliyor. Toplam 600 kWe güce sahip santral, devreye alındığında yılda yaklaşık 800 bin kWh elektrik üretim kapasitesine ulaşacak. Yenilenen sistemle birlikte yılda yaklaşık 330 ton karbon salımının önüne geçilmesi öngörülüyor. Bu miktar, karbon yutak kapasitesi açısından yaklaşık 13 bin ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer olarak hesaplanıyor. Büyükşehir, Menteşe Mezbaha Tesisi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan Güneş Enerjisi Santrali için yeni santral kurulumunu tamamladı. Santralin, devreye alınmasıyla birlikte yılda yaklaşık 160 bin kWh elektrik üretmesi planlanıyor. Yeni santral sayesinde enerji giderlerinde yıllık yaklaşık 780 bin TL tasarruf sağlanması öngörülüyor. Yenilenebilir enerjiyle üretilecek elektrik sayesinde yılda yaklaşık 67 ton karbon salımı engellenecek. Bu miktar, karbon yutak kapasitesi açısından yaklaşık 2 bin 700 ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer olacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekledi. Fethiye Karaçulha Toptancı Hali Ürün Pazarlama Alanı’nın çatısına kurulan 792 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santraliyle yılda yaklaşık 1 milyon 250 bin kilovatsaat elektrik üretimi hedefleniyor. Otogarlar, mezbaha, geçici hayvan bakımevi ve hizmet binalarının ardından Karaçulha Toptancı Hali Ürün Pazarlama Alanı çatısına da güneş panelleri yerleştiren Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını kent geneline yaygınlaştırıyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, güneş enerjisi yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm anlamı taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Muğla genelinde hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi yatırımlarıyla enerjide verimliliği esas alan, tasarrufu önceleyen bir dönüşüm yürütüyoruz. Bodrum Şehirlerarası Terminali’nde yenileyeceğimiz sistemle enerji üretim kapasitesini artırırken, Menteşe Mezbaha Tesisimizde ekonomik ömrünü tamamlayan santrali modern bir yapıyla yeniden devreye aldık. Bu projelerle hem karbon salımını azaltıyor hem de belediyemizin enerji giderlerini önemli ölçüde düşürüyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı kent genelinde yaygınlaştırarak çevreye duyarlı, kendi enerjisini üreten bir Muğla hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz"
Ankara Bakan Bayraktar: "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri (TPAO) ile İngiliz enerji devi BP’nin petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "En temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" dedi. TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil ve 5 Şubat’ta da Chevron ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda geliştirdiği iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. TPAO ile İngiliz enerji şirketi BP, petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat zaptına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile BP Uluslararası Petrol ve Doğal Gaz İş Geliştirme Başkanı Andrew McAuslan imza koydu. Bakan Bayraktar’ın refakat ettiği mutabakat zaptı, petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, arama potansiyeli bulunan alanların değerlendirilmesi ile petrol ihracat kapasitesi ve doğal gaz taşıma altyapısı konularında uluslararası ve bölgesel düzeyde iş birliği yapılmasına yönelik bir çerçeve ortaya koyuyor. Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2028’de TPAO’nun yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline geleceğine işaret eden Bakan Bayraktar, söz konusu üretimi 1 milyon varile çıkarmak hedefiyle bu adımları attıklarını söyledi. "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri ile BP’nin daha önce de iş birliği yaptığı projeler olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, bugün imzalanan mutabakat zaptıyla bu iş birliğini farklı sahalara ve farklı ülkelere götürmek istediklerini belirterek, "Burada en temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Özellikle başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz. Yine ortak konularımızdan bir tanesi Libya. Libya’da iş birliğini düşünüyoruz. Orta Asya’da Kazakistan ve Azerbaycan’da farklı projeler noktasında da bu iş birliklerini değerlendireceğiz. İnanıyorum ki bu yıl içerisinde bunlarla ilgili somut gelişmeleri kamuoyumuzla paylaşırız" diye konuştu. Yeni anlaşma yolda Gelecek hafta bir anlaşma daha imzalayacaklarını ifade eden Bayraktar, "Diğeri daha farklı bir anlaşma; daha somut ve net, yeri ve ülkesi belli bir ortaklık yapacağız. Onu da önümüzdeki hafta imzalamayı planlıyoruz" dedi. "Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak" TPAO’nun dün Libya’da düzenlenen ihalede biri denizde, biri de karada olmak üzere iki blokta ruhsat alma hakkı kazandığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Libya yaklaşık 17 yıl aradan sonra ilk kez böyle bir uluslararası ihaleye çıktı. İki blokta teklif vermiştik, o iki blokta da bu ruhsatı almaya hak kazandık. Bu sefer İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte doğal gaz ve petrol arayacağız. Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak. Denizdeki sahada ortaklarımızdan bir tanesi de Macar MOL şirketi. Onlarla da önemli bir stratejik iş birliğimiz var. ‘Dışarıda büyüme stratejimizin’ gereği olarak adımları ilerletiyoruz. Bu hedefi önümüzdeki süreçte daha güçlü bir şekilde geliştireceğimiz projelerle yakalayacağız" değerlendirmesini yaptı.
Kocaeli Zirvede şiir molası Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde "Dört Mevsim Yeşil Vatan" projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrenciler, karla kaplı doğada ünlü şairlerin eserlerini seslendirdi. Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yürütülen proje kapsamında, Kuzuyayla’da "Kar Şiirleri Dinletisi" gerçekleştirildi. Olumsuz hava şartları ve soğuğa rağmen doğayla iç içe düzenlenen etkinlik, 5 farklı okuldan 90 öğrenciyi edebiyat ve çevre bilinciyle buluşturdu. Usta şairlerin kar temalı şiirleri yankılandı Karlarla kaplı eşsiz manzara eşliğinde düzenlenen programda öğrenciler; Cenap Şahabettin’in "Elhan-ı Şita", Yahya Kemal Beyatlı’nın "Kar Musikileri" ve Sezai Karakoç’un "Kar Şiiri" başta olmak üzere Türk edebiyatının unutulmaz eserlerini seslendirdi. Dinletiye, Kocaeli Fen Lisesi müzik öğretmeni Ümit Can Durdağ da seslendirdiği türkülerle renk kattı. Programa katılan Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın ve Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Şendoğan, öğrencilerin performanslarını ilgiyle takip ederek projede emeği geçenlere teşekkür etti. Doğada edebiyat yolculuğu sürecek Etkinlik sonunda katılımcılara sucuk ekmek ikramı yapılırken, öğrenciler teleferikle güvenli bir şekilde iniş yaparak programı tamamladı. Başiskele Kaymakamlığı Proje Koordinasyon Merkezi Direktörü Emin Öztürk ve Başiskele Şehit Ozan Özen İmam Hatip Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Abdülkadir Avcı’nın koordinatörlüğünde yürütülen projenin takvimi ise şöyle açıklandı: Mart: Ormanya’da "Ormanın Derinliği Okumaları" Nisan: Kandıra Kerpe’de "Gölü Mayalayan Okumalar" Mayıs: İnönü Yaylası’nda "Dağ Başı" ve "Yayla Dumanı Okumaları" Yıl boyu sürecek faaliyetlerle öğrencilerin çevre duyarlılığının artırılması, okuma kültürünün güçlendirilmesi ve doğayla güçlü bir bağ kurulması hedefleniyor.
Elazığ FÜ’de 13 binada deprem güçlendirmesi yapılacak Elazığ Fırat Üniversitesi’nde (FÜ), 13 bina güçlendirilerek verimli yapılara dönüştürülecek. Ayrıca Güneş Enerji Santralli modern laboratuvar kazandırılacak. Fırat Üniversitesi, kampüs altyapısını daha güvenli, sürdürülebilir ve çağın gerekliliklerine uygun hale getirecek dev bir dönüşüm sürecini başlatıyor. Kamu binalarında deprem dayanımı ve enerji verimliliği (KADEV) Projesi kapsamında üniversite yerleşkesinde bulunan 13 bina deprem dayanımı açısından güçlendirilerek enerji verimli yapılar haline getirilecek. Ayrıca, 3 megavat kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulacak ve 2 bin metrekarelik yeni, modern laboratuvar alanı üniversiteye kazandırılacak.KADEV Projesi kapsamında, "Fırat Üniversitesi ve Tunceli İdari Binalarının Yapısal Değerlendirmesi, Enerji Etüdü, Yapısal ve Enerji Güçlendirme Tasarımı ile Yapım Kontrol Müşavirliği için Danışmanlık Hizmetleri" başlıklı çalışma doğrultusunda, Fırat Üniversitesi Grup-1 Binaları için Paydaş Katılım Toplantısı düzenlendi. Toplantıda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, proje kapsamında yer alan binalar ile bu binalardan deplase edilecek birimleri ve taşınacak yeni alanlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Programda konuşan Şube Müdürü Serkan Narin, "Kamu binalarının deprem güvenliği ve enerji verimliliği açısından güçlendirilmesinin hem can güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor" dedi. Toplantıya, Fırat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Akpınar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Uluslararası Finans Kaynaklı Sismik Güçlendirme Daire Başkanlığı Şube Müdürü Serkan Narin, Proje Sosyal Uzmanı Dr. Semahat Dicle Maybek ile akademik ve idari personel katıldı.
Van Dondurucu soğukta Van Gölü’nde yüzdüler "Türkiye’ye denizi sevdiren adam" olarak bilinen sosyal medya fenomeni Aydın Aydıner, ekip arkadaşlarıyla birlikte şubat ayının dondurucu soğuğunda Van Gölü’ne girdi. İstanbul Bebek’te yaz kış demeden her gün denize girerek ülke genelinde bir akım başlatan Aydın Aydıner, bu kez Van’da soğuk havaya rağmen yüzerek kış turizmine dikkat çekti. İstanbul Bebek’te her mevsim düzenli olarak denize giren ve özellikle kış aylarında yaptığı paylaşımlarla geniş kitlelere ulaşan Aydıner, Van’dan gelen davetler üzerine kente geldi. Sabah saatlerinde Edremit ilçesinin Van Gölü kıyısında hazırlıklarını tamamlayan Aydıner ve ekibi, hava sıcaklığının sıfırın altında 2 ile 3 dereceyi gösterdiği anlarda göle girerek yüzdü. "Van denizi muhteşem bir yer ve çok keyifli" Konuya ilişkin konuşan Aydın Aydıner, İstanbul Bebek’te her sabah denize girdiğini hatırlattı. Kar kış kıyamet demeden 8 yıldır aralıksız denize girdiğini ifade eden Aydıner, "Van’dan takipçilerim sürekli mesaj atıyordu, ‘Abi Van’a gel, seni burada da görmek istiyoruz’ diye. Ben de ‘Geliyorum’ dedim. Gelir gelmez çok güzel bir şehirle karşılaştım. İnsanları muhteşem. Doğu’nun insanı gerçekten çok misafirperver. Sağ olsunlar bizi buraya kadar getirdiler, yanımızda oldular, destek verdiler. Deniz soğuk ama benim için çok soğuk değil. Suyu da gerçekten çok güzel, değişik bir tadı var. Deniz diyorum çünkü ucu bucağı yok; muhteşem bir yer ve çok keyifli" dedi. "Sadece yazın değil, kışın da denize girilebilir" Kış turizmine dikkat çekmek amacıyla soğuk havalarda denize girdiğine dikkat çeken Aydıner, "Bu sene özellikle böyle bir akım başlattım. Herkes denize giriyor, buza atlıyor, karda ve soğuk suda yüzüyor. Hep birlikte şunu göstermek istedik: Sadece yazın değil, kışın da denize girilebileceğini. Türkiye bir kış turizmi cenneti haline gelsin; sadece karda, buzda kayılmasın, snowboard yapılmasın, denizlerimize de girilsin. Böylelikle inşallah Van’ı da kalkındırmış oluruz. İnsanları buraya davet ediyorum. Çok güzel bir yer, çok misafirperver insanlar var ve muhteşem bir doğası var. Aynı gün içinde dört mevsimi yaşadık; yağmur yağdı, ardından kar yağdı, sonra denize girdik. Enteresan bir gün yaşıyoruz. Çok mutluyum. Muhteşem bir ile geldim, muhteşem insanların yanındayım" diye konuştu. "Herkes gelsin, Van Gölü’nde yüzsün" Öte yandan Aydıner’in ekibinde yer alan Hayriye Çetin de ilk kez geldiği Van’da Van Gölü’nde yüzmenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, "Van’ın gerçekten bu kadar keyifli geçeceğini beklemiyordum. İlk kez geldim. Van Gölü’nde yüzmek benim için inanılmaz bir deneyim oldu, herkese tavsiye ediyorum. Biz Bebek’te yüzüyorduk, herkese çıkın çıkın gelin diyorduk; artık Van’a kesinlikle gelin diyorum. Herkes gelsin, Van Gölü’nde yüzsün. Bizim için gerçekten inanılmaz, güzel ve çok keyifli bir deneyimdi" ifadelerini kullandı.