ÇEVRE - 10 Ocak 2026 Cumartesi 12:29

Atmacacılığın serüveni

A
A
A
Atmacacılığın serüveni

Bıldırcın tutmak için sabunlu suyla yola çıkılan ve böcekle küçük kuş, küçük kuşla atmaca tutularak geçmişten bugüne gelen atmacacılık sevdası giderek büyüyor.


Doğadaki av-avcı zinciri, kimi zaman dikkat çekici bir döngüyle anlatılıyor. Sabunlu suyun toprağa dökülmesiyle ortaya çıkan danaburnu böceği, küçük kuşların ilgisini çekerken; küçük kuşlar atmacanın hedefi oluyor, atmaca ise bıldırcın avında rol alıyor. Bu anlatım, doğada her canlının bir diğerine bağlı olduğu hassas dengeyi ve yüzyıllardır süregelen doğal etkileşimleri gözler önüne seren sembolik bir örnek olarak değerlendirilse de Rizeliler ve Artvinliler için bir sevdanın asıl adı.


Bıldırcın işin bahanesi diyerek atmaca tutan atmacacılar önce Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlükleri’nden gerekli izinlerini alıyor. Sonrasında ise sabunlu suyu eline alıyor ve toprağa döküyor. Toprağa karışan sabunlu su danaburdu adı verilen böceği ortaya çıkarıyor. Bu böcekler toplanarak ikinci aşamaya sıra geliyor. Bu aşamada atmacacılar küçük kuşların yemini hazırlıyor ve kapanlara düşmesini bekliyor. Bölgede ‘Ğaço’ kuşu olarak bilinen bu küçük kuşlar tutulduktan sonra tepelerde ‘Tenta’ adı verilen ağlar kuruluyor ve bu kuşlar ağların arkasına yerleştiriliyor. Gök yüzünde süzülen atmaca bu kuşu hedef alınca ise ağa takılıyor. İşte bölgedeki eskimeyen sevda böyle başlıyor.


Atmacacılar Karadeniz Federasyon Başkanı Yahya Terzi, atmacaların tutulma amacı ve tutulma serüvenini dile getirerek "Önce sabunu bulacaksın sonra suyla beraber bir delik bulacaksın. Delikte Türkçesi danaburnu olan böceği çıkartacaksın. Önce oradan başlar bu sevda. Ondan sonra çıkan böcekle küçük kuş tutulur. Sonra dağlarda ağ açılır ve ağda küçük kuşla bu güzel atmacalar tutulur. Arsızını bulacaksın ki bıldırcına saldığın zaman gitsin tutsun. O nedenle arsızını buluyoruz. 1 hafta boyunca eğitim veriyoruz atmacaya. Bıldırcına salmaya alışıyoruz. Ondan sonra av yapıyoruz" dedi.


Atmacaların sıcak ülkelerde tüy dökme süreci olduğuna değinen Terzi, bu sürecin aksamaması için kapalı ortamlarda baktıkları atmacalara özel ısıtıcılar kurduklarını dile getirerek "Av sezonu bittikten sonra sıcak bir ortamda bakıyoruz. Kışın bunlar Afrika kıtasına doğru göç ederler. 20 ülke değiştirirler. Gider sıcak ülkede kalırlar ve sonra tekrar geri dönerler. Atmacaların tüy dökmesi lazım. Tüy döktükten sonra 1 yaşında olurlar. O sürece biz tüylek deriz. Tüylek olması için de sıcak ortamda olması gerekir. Burada dışarda kalan atmaca tüy dökemez. Bizde o yüzden ısıtıcılar yakıyoruz ki sıcak ortamda olsunlar" ifadelerini kullandı.


Atmaca bakımının zorluğuna değinen Terzi, evlatları gibi sevdiği atmacaları için Avrupa’dan özel ilaçlar temin ettiklerinin altını çizerek "Bu atmacaları yetiştirmek için Avrupa’dan özel ilaçlar alıyoruz. 630 Euro verdim, atmacam ölmesin diye ilaç aldım. Çocuğundan fazla ilgileneceksin, suyunu vereceksin, sıcak yerde olacak, yemini, ilacını vereceksin, tüy döktüreceksin, erkenden çıkarman lazım. Bunların hepsi bir süreçtir. Dükkan tuttuk, ısıtıcı yakıyoruz, sıcak sıcak dursunlar diye. Yoksa tüy dökmezler atmacalar, tüylek olmadıkları zaman da hiçbir işe yaramaz. Onun için 7’inci, 8’inci aya kadar tüyü döküp kafesten çıkması lazım" şeklinde konuştu.



Atmacacılığın serüveni

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ FHGC’den 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Arif Çakmak’a vefa 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) tarafından düzenlenen gecede, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni Arif Çakmak rahmet ve vefa ile yad edildi. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla FHGC tarafından, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Arif Çakmak anısına anlamlı bir program düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, Kur’an tilaveti ile devam etti. Ardından Elazığ basınına uzun yıllar emek veren merhum Arif Çakmak’ın mesleki duruşu ve bıraktığı izler konulu sinevizyon gösterimi ile devam etti. Protokol konuşmalarının ardından usta sanatçı Esat Kabaklı sahne aldı. Kabaklı, seslendirdiği türkülerle davetlilere duygu dolu anlar yaşattı. Gazeteciliğin fedakarlık gerektiren bir meslek olduğunu vurgulayan Vali Hatipoğlu, "Bugün burada iki önemli vesileyle bir aradayız. Birincisi, bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Çok zor şartlar altında, büyük bir fedakarlıkla görev yapan, haber peşinde koşarken zaman zaman canını dahi ortaya koyan tüm gazetecilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Bu anlamlı günün hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce mevladan kendilerine kazasız, belasız görevler ve toplumumuza daima doğru ve güzel haberler ulaştırmalarını niyaz ediyorum. İkinci vesilemiz ise, Elazığ’a gelmeden önce ismini duyduğum, Elazığ’a geldikten sonra ilk televizyon programımda misafiri olduğum ve daha sonra rahatsızlığından kısa bir süre önce bir araya gelme imkanı bulduğumuz kıymetli dostumuz Arif Çakmak’tır. Kendisini kısa süre tanımamıza rağmen, her birimiz ondan çok istifade ettik. Bu vesileyle Arif Çakmak kardeşimize yüce mevladan rahmet diliyorum. Evlatlarına da, böyle değerli bir babaya sahip oldukları için ne kadar iftihar etseler az olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum" dedi. FHGC Başkanı Serkan Gürtürk ise "Demokrasinin kök salmasında, milletimizin doğru bilgiye zamanında ulaşmasında hayati bir görev üstlenen gazetecilik mesleği sadece haber aktarmak değildir. Gazetecilik, aynı zamanda toplumsal hafızayı diri tutan, ortak değerlerimizi güçlendiren, birlik ve beraberliğimizi kelimelerle inşa eden kutsal ve aynı zamanda bir kamu görevi ifa etmenin adıdır. Toplumsal dokunun güçlenmesi ve gelişmesinde değerli katkıları bulunan, bu görevini yerine getirirken zaman mefhumu tanımadan büyük bir fedakarlıkla tüm enerjisini halkımızın doğru haber alması için harcayan basın çalışanlarımızın bu gayretleri her türlü takdirin üzerindedir" diye konuştu. Program, Başkan Gürtürk tarafından Esat Kabaklı’ya plaket takdim edilmesi ile sona erdi. Programa, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, AK Parti İl Başkanı İbrahim Sencer Selmanoğlu, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ İş Kadınları Derneği Başkanı Yasemin Açık, FHGC Başkanı Serkan Gürtürk, kurum müdürleri, STK temsilcileri, kent genelindeki gazeteciler ve aileleri, merhum gazeteci Arif Çakmak’ın ailesi ve çocukları ile çok sayıda davetli katıldı.