ÇEVRE - 02 Ocak 2026 Cuma 11:39

Rize’de 206 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

A
A
A
Rize’de 206 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

Rize genelinde etkili olan şiddetli kar yağışı nedeniyle 206 köy yolu ulaşıma kapandı.


Rize’de dün akşam saatlerinde başlayan şiddetli kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor. Rize merkezde 13, Ardeşen ilçesinde 16, Çamlıhemşin ilçesinde 20, Çayeli ilçesinde 51, Derepazarı ilçesinde 10, Fındıklı ilçesinde 10, Güneysu ilçesinde 9, Hemşin ilçesinde 8, İkizdere ilçesinde 22, İyidere ilçesinde 7, Kalkandere ilçesinde 15 ve Pazar ilçesinde 25 olmak üzere toplam 206 köy yolu yağan kar nedeniyle ulaşıma kapandı.


Rize İl Özel Dairesi’ne bağlı 55 iş makinesi ve 122 personelden oluşan ekipler, kapalı olan köy yollarında temizleme çalışması başlattı.



Zirvelerde kar kalınlığı bir metrenin üzerinde


Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Palovit Yaylasında kar kalınlığı 1 metre 58 cm’ye ulaştı. Kar kalınlığı İkizdere ilçesine bağlı Çağrankaya Yaylası’nda 1 metre olarak ölçülürken, yine İkizdere ilçesine bağlı Cimil Yaylası’nda ise 89 santimetre, Sivrikaya Yaylası’nda ise 57 santimetre olarak ölçüldü.



Rize’de 206 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Etin kalitesini bozup proteinini düşürmeyin Kurban Bayramı’nda kurbanlıkların kesiminin ardından hemen dolaplara alınan etlerin kalitesinin düştüğünü belirten uzmanlar, etlerin 5-6 saat bekletilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi 2. Başkanı Önder Yıldız, kurban kesiminin ardından etin nasıl saklanması gerektiğine ilişkin bilgiler verdi. Vatandaşların kesim sonrası en büyük hatasının etleri hemen dolaplara kaldırmak olduğunu söyleyen Yıldız, "Kesimden sonrası bizim için son derece önemli. Kesimden sonra etlerin uygun ortamlarda 5-6 saat süreyle güneş almayan yerde küçük parçalara ayırılmış şekilde bekletilmesi gerekir. Bu, etin olgunlaşmasını sağlayacak, bakterilerin üremesini engelleyecek. Hem de insanlarımızın sağlıklı bir şekilde et tüketimini sağlayacaktır" dedi. Etlerin hemen dolaba atılmasının birçok kayıplara neden olduğuna değinen Yıldız, "Halkımızın yaptığı en büyük hata şu; kesimden sonra etlerin hemen buzdolabı ya da derin donduruculara konularak muhafaza edileceğini düşünüp uygulaması. Bu uygulama etin kalitesini bozuyor. Ölüm sertleşmesi ve orada oluşabilecek olumsuz bakterilerin yok edilmesi noktasında etlerin küçük parçalara ayrılarak güneş almayan yerlerde 5-6 saat muhafaza edilerek olgunlaşmasını sağlaması gerekir. Bu ortamların oluşturulmasının ardından paketlenerek ya buzdolabına ya da derin donduruculara konulabilir. Eğer ki böyle yapılmazsa buradaki risk başta etin kalitesini düşürür, bozulur. Olgunlaşma bakterileri orada görev yapmadığı için lezzetinde, kokusunda ve sertliğinde bazı sıkıntılar oluyor. Tüketiminde de hem damak tadı olarak hem kalite olarak hem de protein ile besleyici değerler yönünden kayıplara neden oluyor. Bunlara dikkat etmemiz son derece önemli" diye konuştu.
Eskişehir Eskişehir’de geleneksel el sanatları ev hanımlarının elinde hayat buluyor Eskişehir’de yaşayan 66 yaşındaki Elvida Ertaş, ev hanımıyken hobi olarak başladığı el işlerini 6 yıl önce ticarete dönüştürdü. Patikten şala, yazmadan eldivene kadar pek çok ürünü ilmek ilmek işleyen Ertaş, "Annemizden ne gördüysek onu yapıyoruz, şimdi el emeğimizle aile ekonomisine katkı sağlıyoruz" dedi. Eskişehir’de kadınların el emeği göz nuru ürünleri, hem gelenekleri yaşatıyor hem de ev bütçesine can suyu oluyor. Yaklaşık 6 yıldır profesyonel olarak örgü ve çeyiz işleriyle uğraşan 66 yaşındaki Elvida Ertaş, ilerleyen yaşına rağmen üretmeye devam ediyor. "Annemizden öğrendiğimizi işe çevirdik" Yıllarca ev hanımlığı yaptıktan sonra el işine yöneldiğini belirten Ertaş, "Bu işi annemden, evde kendi kendimize öğrendik. Ev hanımı olunca her şeyi yapmak zorundasınız. Biz de bu becerimizi hobiden işe çevirdik" diye konuştu. Çeyizlikten hediyelik eşyaya geniş ürün yelpazesi Ürettiği ürünlerin tamamen el emeği olduğunu vurgulayan Ertaş, ürün gamı hakkında şu bilgileri verdi: "Çeyiz işi, patik, eldiven, havlu, yazma ve şal gibi ürünler yapıyorum. Hepsi kendi el emeğim. Fiyatlarımız ise oldukça makul; patik ve yazmalar 100-150 liradan başlıyor, şal ve büyük işler 250-300 lira civarında seyrediyor. Müşterilerimizin bütçesini zorlamamak için fiyatları 400 liranın üzerine çıkarmıyoruz." Mevsime göre satış, düğüncüye özel ilgi Satışların mevsime göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Elvida Ertaş, "Kışın daha çok patik ve şal gibi sıcak tutan ürünler, yazın ise tülbentler ve yazmalar rağbet görüyor. Müşterilerimiz genellikle düğün yapacak olanlar veya sevdiklerine el emeği hediye almak isteyenlerden oluşuyor" dedi.