GÜNDEM - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:18

Yağmurun başkentinde 40 yıldır şemsiye tamir ediyor

A
A
A
Yağmurun başkentinde 40 yıldır şemsiye tamir ediyor

Rize’de 40 yıldır şemsiye tamiri yapan Orhan Tarlacı, babasından öğrendiği mesleği yaşatmaya çalışıyor. Rize’nin son şemsiye tamircisi olan Tarlacı’ya Artvin’den Trabzon’a, hatta İstanbul’dan bile bozuk şemsiyeler geliyor.


Türkiye’nin en yağışlı şehirlerinden biri olan Rize’de, yağmur günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olurken, şemsiye de kent kültürünün en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak teknolojinin, tüketim alışkanlıklarının ve ucuz ithal ürünlerin gölgesinde unutulmaya yüz tutan mesleklerden biri olan şemsiye tamirciliği, Rize’de hala küçük bir dükkanda yaşamaya devam ediyor. Rize merkezde yıllardır aynı dükkanda çalışan 61 yaşındaki Orhan Tarlacı, babasından öğrendiği şemsiye tamiri mesleğini yaklaşık 40 yıldır sürdürüyor. Çocuk yaşlarda başladığı çinko oluk ve lehim işlerini yıllar içinde şemsiye tamiriyle birleştiren Tarlacı, bugün Rize’de tek Karadeniz Bölgesi’nde ise bu işi yapan sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Tarlacı’ya Artvin’den Trabzon’a kadar birçok noktadan tamir için şemsiye gelirken, İstanbul’da yaşayan Rizeliler bile yaz aylarında bozuk şemsiyelerini Rize’ye getiriyor.



Babasından öğrendiği mesleği 40 yıldır sürdürüyor


Çocukluk yıllarından beri çinko oluk, lehim ve tamir işleriyle uğraştığını anlatan Orhan Tarlacı, mesleğin aileden kendisine kaldığını söyledi. Tarlacı, "Çocukluğumdan beri çinko, oluk ve lehim işleriyle uğraşıyorum. Bu bizim dede mesleğimiz. Dededen babaya, babadan da bize kaldı. Eskiden daha çok çinko oluk işi yapardık. Çatı olukları, sac işleri olurdu. O zamanlar bu işler çoktu. Sonradan çinko işi bitti, lehim işi azaldı. Yaklaşık 40 senedir de daha çok şemsiye tamiri ile uğraşıyorum. Elimizden geldiği kadar en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz" dedi.


Eskiden Rize’de bu işi yapan çok sayıda usta bulunduğunu ancak zamanla mesleğin yok olmaya başladığını ifade eden Tarlacı, "Şu anda biliyorsunuz Rize’de şemsiye tamircisi yok. Eskiden vardı. Bakırcılar Sokağı’nda vardı mesela. O ustalar da yıllar önce vefat etti. Yaklaşık 15-20 sene oldu öleli. Ondan sonra bu işler bize kaldı. Biz de elimizden geldiği kadar devam ettirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.



"İstanbul’dan bile şemsiye getiriyorlar"


Şemsiye tamiri yapan insan sayısının çok azaldığını söyleyen Tarlacı, "Ben hemen hemen 40 senedir bu işi yapıyorum. Rahmetli babam yapardı. Ben de ondan öğrendim. Babamdan bana kaldı. Bizden sonra ne olur artık bilemiyorum. Çünkü bu işi yapan da yetişmiyor artık. Şu anda Karadeniz’de şemsiye tamircisi yok gibi bir şey. Hopa’dan Trabzon’a kadar insanlar bana şemsiye getiriyor. Hatta İstanbul’dan bile geliyor. Yazın memlekete gelenler bozulan şemsiyelerini topluyor, getirip bana yaptırıyor. Çünkü artık şemsiye tamiri diye bir sanat kalmadı. Şemsiye tamiri bitti. Zaten sanatların çoğu bitti. Bizim asıl dede mesleğimiz çinko oluk işi. Sonra lehim işleri, lüks tamiri, şemsiye tamiri Lehim işinin her çeşidini yaparız. Mesela bakır kaplar delinir, onları lehimleriz. Eskiden bu işler çok olurdu. Şimdi o işler de bitti" ifadelerini kullandı.



"Rize’de şemsiyesiz dışarı çıkılmaz"


Rize’de yaşayan insanların hava durumuna bakmadan evden şemsiyeyle çıktığını söyleyen Tarlacı, kentte şemsiyenin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu anlattı. Tarlacı, "Burası Rize. Yağmurun başkenti. Burada insanlar evden çıkarken şemsiyesiz çıkmaz. Hava açık diye güven olmaz. Sabah güneş olur, öğlene yağmur yağar. Çarşıya çıkan adamın elinde mutlaka şemsiye olur. Burada şemsiye elde taşınır yani" şeklinde konuştu.


Emekli olduğunu ve şemsiye tamirciliğini severek yaptığını söyleyen Tarlacı, "Ben emekliyim. Şükürler olsun. Bu işi geçim kaynağı olarak yapmıyorum artık. Harçlığımız çıkıyor işte. Ama sadece şemsiye tamiriyle ev geçindirmek zor. O yüzden lehim işi de yapıyoruz, başka tamir işleri de yapıyoruz" dedi.



"Şimdiki şemsiyelerin ömrü yok"


Eskiden kullanılan şemsiyelerin daha kaliteli olduğunu söyleyen Tarlacı, günümüzde satılan birçok ürünün kısa sürede kırıldığını ifade etti. Tarlacı, "Güneşli havalarda bakarsın üç-beş şemsiye gelir. Ama yağmurlu havalarda iş çoğalır. Özellikle kışın yoğun olur. Eskiden şemsiye ucuzdu. İnsanlar tamir yaptırmazdı. Atar yenisini alırdı. Ama şimdi en kötü şemsiye olmuş 350-400 lira. Bir de çoğu Çin malı. Eskiden kaliteli şemsiyeler vardı. Kobalt vardı, başka kaliteli markalar vardı. Onların parçaları çelik olurdu. Şimdi hepsi plastik" diye konuştu.


Dükkanında hala eski şemsiyelerin parçalarının bulunduğunu belirten Tarlacı, "Eskiden çelik olan parçalar şimdi plastik olmuş. Çin şemsiyesi bunlar. Şimdi her şey Çin oldu zaten. Şemsiyeler de öyle. Şimdi öyle oluyor ki adam dükkandan sıfır şemsiye alıyor, müşteriye gösterirken şemsiye kırılıyor. Yepyeni şemsiye kırılıyor. Burada benim dükkanda bile sıfır kırık şemsiyeler var. Tamir etmem için getiriyorlar. Çünkü malzeme kalitesiz" ifadelerini kullandı.



"Poşet poşet şemsiye getiriyorlar"


Şemsiyelerin pahalanmasıyla birlikte tamire olan ilginin arttığını söyleyen Tarlacı, özellikle kadın müşterilerin çok sayıda şemsiye getirdiğini anlattı. Tarlacı, "Ama şimdi şemsiye pahalı olduğu için insanlar atamıyor. 350-400 liralık şemsiyeyi bir kere kırıldı diye çöpe atmak kolay değil. Getiriyor bana, 50 lira 100 lira verip yaptırıyor. Özellikle kadın müşteriler çok getiriyor. Poşet poşet bozuk şemsiye getiriyorlar. ’Bunları atmaya kıyamıyoruz’ diyorlar" şeklinde konuştu.



"Şemsiye tamiri sabır ister"


Şemsiye tamirinin göründüğünden daha zor bir iş olduğunu anlatan Tarlacı, "Şemsiye tamiri sabır işi. Zevkli iş ama çok sabır istiyor. Bazı şemsiyeler oluyor 8 telli, bazıları 16 telli oluyor. İçine el bile zor giriyor. Bazen tamir ederken 10 dakika uğraşıyorum, olmuyor, bırakıyorum. Sonra biraz bekleyip tekrar başlıyorum. Sabır olmadan yapılacak iş değil. Ama ben seviyorum bu işi. Benim için biraz da hobi oldu artık. Emekliyim sonuçta. Geliyorum dükkana, uğraşıyorum. Sanatımdan zevk alıyorum. Yaptığım işten memnunum. İnsanları memnun etmeye çalışıyorum" diye konuştu.



"Bu işi sakın bırakma diyorlar"


Müşterilerinin kendisine sık sık dua ettiğini belirten Tarlacı, mesleğin kaybolmasından dolayı insanların endişe duyduğunu söyledi. Tarlacı, "Allah sağlık verdiği sürece de yaparım herhalde. Ölene kadar devam ederim diye düşünüyorum. İki tane oğlum var. Birisi biraz yapar ama başka yerde çalışıyor. Diğeri de başka işte çalışıyor. Ben burada emekliliğimi sürdürüyorum işte. Müşteriler bana çok dua ediyor. Özellikle kadın müşteriler geliyor, ’Bu işi sakın bırakma’ diyor. ’Sen bırakırsan biz şemsiyeleri nereye yaptıracağız?’ diyorlar. ’Allah sana uzun ömür versin’ diyen çok oluyor. Çünkü artık yapan yok" ifadelerini kullandı.



"Bizden sonra ne olur bilmiyorum"


Gençlerin bu tür işlere ilgi göstermediğini söyleyen Tarlacı, "Şimdiki gençler de bu işe yanaşmıyor. ’Şemsiye tamirciliği mi olur?’ diyorlar. Küçümsüyorlar biraz. Çırak da yetişmiyor zaten. Bugün bir çırağa ne vereceksin? Günlük üç-beş şemsiye tamiriyle ancak kendi masrafını çıkarıyorsun. Benim kendi oğlum bile geliyor, 5-10 dakika duruyor, sonra gidiyor. Çünkü başka işte çalışıyor. Şimdiki gençler bu işlere meyilli değil. Ben çocukluğumdan beri aynı dükkandayım. Aynı yerde çalışıyorum. Dediğim gibi bu iş dedemden babama, babamdan bana kaldı. Bizden sonrası ne olur artık bilmiyorum. Belki tamamen biter, belki biri çıkar devam ettirir. Ama şu anda yapan yok. Kışın işler biraz iyi oluyor ama yazın pek iş olmuyor" dedi.


Yıllardır aynı dükkanda şemsiyeleri tamir ederek mesleğini sürdüren Orhan Tarlacı, yağmurun eksik olmadığı Rize’de hem insanların şemsiyelerini hem de kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaati ayakta tutmaya devam ediyor.



Yağmurun başkentinde 40 yıldır şemsiye tamir ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl Belediyesi’nden ihtiyaç sahibi vatandaşa sıcak yuva İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, hastalığı nedeniyle çalışamayan ve sosyal güvencesi de bulunmayan 58 yaşındaki vatandaşın yaşam şartlarını iyileştirmek için harekete geçti. Bakımsız ve sağlıksız durumdaki ev tadilattan boya badanaya kadar baştan aşağı yenilenirken, yeni ev eşyaları ve temizlik desteği ile yeniden yaşanabilir hale getirildi. İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Gıda yardımları, ramazan ayı destekleri, kırtasiye ve eğitim yardımları, yakacak yardımları, medikal üründen, günlük sıcak yemeğe, ev temizliğinden ikiz bebek desteklerine ve eşya yardımlarına kadar pek çok alanda ihtiyaç sahiplerine umut olan, alan el ile veren eli buluşturan Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, son olarak sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan 58 yaşındaki bir vatandaş ile emekli ağabeyinin birlikte yaşadığı evde kapsamlı tamirat ve bakım ile eşya desteği gerçekleştirildi. Yakın zamanda geçirdiği ağır hastalık nedeniyle ameliyat olan ve sosyal güvencesi bulunmayan vatandaşın, emekli ağabeyi ile birlikte verdikleri yaşam mücadelesi tespit edildi. Kısıtlı gelirle hayatını idame ettiren iki kardeşin yaşam şartları, Umuteli ekiplerinin ziyareti sonrası detaylı şekilde incelendi. Yapılan değerlendirmelerde evin genel hijyen standartlarını taşımadığı belirlenirken, iki kardeşin yaşamlarını sağlıklı şartlarda sürdürebilmeleri adına kapsamlı bir çalışma başlatıldı. İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, çalışmalar kapsamında önce evde bulunan eski ve kullanılamaz durumdaki eşyaları tahliye etti. Ardından evin tadilat ve tamirat işlemlerine başlandı. Hem tamiratlar yapıldı hem de boya-badana çalışmaları yapıldı. Ardından evin detaylı temizliği de gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi ayrıca iki kardeşin evine; koltuk takımı, konsol, TV ünitesi, halı, yatak, nevresim takımı, yastık, perde, sehpa ve battaniye gibi ev eşyası desteğinde de bulundu. Yapılan çalışmalar sonrası ev, iki kardeş için temiz, düzenli ve yaşanabilir bir yuvaya dönüştürüldü. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün şehirde ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olmaya devam ettiğini söyledi. Başkan Taban açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İnegöl’de hiçbir vatandaşımızın kendisini yalnız hissetmesini istemiyoruz. Biz bu şehirde değil sadece insanlar, havada uçan kuşta sokaktaki kedi köpeğe kadar tüm canlıların sorumluluğunu üzerimizde hissediyoruz. Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz de bu minvalde alan el ile veren eli buluşturan çok kıymetli bir köprü görevi görüyor. Pek çok farklı kalemde desteklerimiz ve yardımlarımız var. Son olarak bayram öncesi iki vatandaşımızın yaşadığı evi yenileyerek onlara daha yaşanabilir şartlarda bir ev ortamı sunduk. İki gönlü mutlu edebildiysek ne mutlu bize." dedi.
Konya Konya’da Kurban Bayramı güvenlik tedbirleri alındı Konya’da Kurban Bayramı dolayısıyla güvenlik tedbirleri alındı. Konya Valisi İbrahim Akın, Valilikte düzenlenen, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul ve İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç’un da katıldığı bilgilendirme toplantısında güncel güvenlik ve asayiş olayları ile Kurban Bayramı tatili tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Akın, "Emniyet ve jandarmamız tarafından 1 Ocak - 30 Nisan 2026 tarihleri arasında yürütülen çalışmalarda terörle mücadele kapsamında toplam 61 operasyon icra edilmiş, gözaltına alınan 91 şüpheliden, 18’i tutuklanmıştır. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda ise çeşitli suçlardan aranan 2 bin 594 şahıs yakalanarak cezaevine teslim edilmiştir. Organize suç örgütlerine yönelik çalışmalar neticesinde 4 ayda 45 operasyon gerçekleştirilmiş, 74 şahıs tutuklanmıştır. Narkotik birimlerimizce 514 operasyon icra edilmiş, 505 şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edilmiştir. Trafik uygulamalarında toplam 1 milyon 481 bin 742 araç denetlenmiştir. Yapılan bu denetimler, alınan tedbirler ve tüm uyarılar neticesinde; ölümlü trafik kazalarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında azalış meydana gelmiştir" şeklinde konuştu. Kurban Bayramı asayiş tedbirlerini açıklayan Vali Akın, "9 günlük Kurban Bayramı süresince toplamda İl Jandarma Komutanlığımızca bin 573 ekip, 6 bin 962 personel, İl Emniyet Müdürlüğümüzce 4 bin 860 ekip, 25 bin 740 personel olmak üzere; ilimiz genelinde toplam 6 bin 433 ekip ve 32 bin 702 personel ile asayiş ve trafik tedbirleri planlanmış olup, 22 Mayıs Cuma günü itibariyle uygulanmaya başlanacaktır. Kurban satış yerleri, alışveriş merkezleri, pazar yerleri, otogarlar, toplu taşıma istasyonları ve yoğunluk yaşanabilecek diğer noktalarda kapkaç, yankesicilik, sahte para ve dolandırıcılık gibi olayların önlenmesi amacıyla yaya ve motorize ekip sayısı arttırılmıştır. İlimiz genelinde 147 kurban kesim yeri belirlenmiş olup belirlenen alanlar dışında (yol kenarı, park, bahçe, dere yatağı ve benzeri yerlerde) kurban kesimi yasaktır. Çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından bu tür uygulamalara müsaade edilmeyecektir. 9 günlük bayram tatili öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere yolcu otobüsleri üzerinde kontroller arttırılacak, özellikle takograf ve emniyet kemeri kullanımı başta olmak üzere denetimlere ve bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verilecektir. Bayram tatili süresince sürücüler üzerindeki denetim farkındalığını arttırmak amacıyla elektronik denetleme sistemleri, insansız hava araçları ve sivil trafik ekipleriyle denetimlerimiz aralıksız sürdürülecektir. Bayram süresince belediyelerimiz ve Karayolları 3. Bölge Müdürlüğümüz sorumluluk alanlarındaki yollarda, zaruri haller dışında yol yapım çalışmasında bulunulmayacak, tüm güzergahlar açık tutularak ihtiyaç halinde acil müdahale ekibi görevlendirilecektir. Bayram alışverişinin yoğun olduğu gıda üretim ve satış yerlerinde hijyen ve fiyat denetimleri artırılacaktır. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hastanelerde ve acil servislerde yeterli personel görevlendirilecektir. 112 Acil Çağrı Merkezi tam kapasiteyle hizmet verecek olup, meydana gelebilecek yoğunluklara karşı takviye personel görevlendirmesi yapılacaktır. AFAD ve itfaiye ekipleri yangın, kaza ve diğer acil durumlara karşı yeteri kadar ekiple hazır bulunacaktır. Elektrik, su, doğalgaz ve telekomünikasyon hizmetlerinde aksama yaşanmaması için ilgili kurumlarca nöbetçi ekipler görevlendirilecektir" diye konuştu.
Bitlis Bitlis’te kuş yavrusunu kurtarmaya çalışan öğrencilere anlamlı ödül Bitlis’in Tatvan ilçesinde yola düşen bir kuş yavrusunu ezilmekten kurtarmak için seferber olan ve sergiledikleri merhamet dolu davranışla yürekleri ısıtan 5 öğrenci, okullarında ziyaret edilerek ödüllendirildi. Tatvan ilçesinde geçtiğimiz günlerde okul servislerini bekledikleri sırada ağaçtan yola düşen savunmasız bir kuş yavrusunu fark eden öğrenciler, büyük bir duyarlılık örneği sergilemişti. Yere düşen yavru kuşun araçlar altında kalmasına gönülleri elvermeyen Tuğ Ortaokulu öğrencileri Mina Okay, Ervanur Tüzün, Ela Akbay, Emir Karakuş ve Mehmetçik İlkokulu öğrencisi Nisa Okay, minik canlıyı hemen güvenli bir alana taşıyarak örnek bir davranışa imza atmışlardı. Öğrencilerin yavru kuşu kurtarmak için adeta zamanla yarıştığı o şefkat dolu anlar, çevredeki güvenlik kameralarına da anbean yansımıştı. Ancak çocukların tüm koruma ve kurtarma çabalarına rağmen, ani bir hamleyle gelen bir karga yavru kuşu kaparak uzaklaşmıştı. Öğrenciler çabalarının bu şekilde sonuçlanmasıyla derin bir üzüntü yaşarken, gösterdikleri hassasiyet ise kamuoyunda büyük takdir toplamıştı. Geleceğe dair umutları yeşerten bu sıcacık dayanışma hikayesinin ardından olayın kahramanı öğrencilere anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. Olaya kayıtsız kalmayan Bitlis Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya, Tatvan İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ ve şube müdürleriyle birlikte öğrencileri eğitim gördükleri okullarında ziyaret etti. Topluma insanlık dersi veren koca yürekli çocuklarla yakından ilgilenen ve sergiledikleri bilinçli davranıştan ötürü kendilerine teşekkür eden Bitlis İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya ve Tatvan İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ, öğrencilere çeşitli hediyeler takdim ederek moral ve motivasyonlarına destek oldu. Ziyarette; doğaya, hayata ve tüm canlılara karşı gösterilen bu eşsiz merhamet, sorumluluk ve yardımseverlik duygusunun önemine dikkat çeken İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya, "Öğrencilerimizin sergilediği bu bilinçli ve duyarlı davranış, tüm topluma örnek teşkil edecek niteliktedir" diyerek çocukları ve onları yetiştiren aileleri ile öğretmenlerini tebrik etti.
Eskişehir ESOGÜ’den uluslararası bilimsel yayın çalışmaları yapan akademisyenlere teşekkür Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamındaki dergilerde uluslararası yayın çalışmaları yapan öğretim elemanları için tören düzenlendi. ’2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni’ ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Törende konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan ödül töreni, üniversitemizin araştırma üniversitesi olma vizyonunun, gerek insanlık gerekse ülkemiz adına bilime katkı sunma arzusunun ve ESOGÜ ailesi olarak bu konudaki kararlılığımızın bir göstergesidir. Nitekim bugün burada kutlayacağımız, yücelteceğimiz, alkışlayacağımız ve nihayetinde ödüllendireceğimiz şey bilime ve araştırmaya duyulan tutku, üretkenlik ve özveridir. Üniversitemizde Ar-Ge ve eğitim misyonunu üstlenmiş her bir mesai arkadaşımızın bu değerlere olan bağlılığını güçlendirmek, bilimsel merakını, heyecanını ve üretim azmini canlı tutmak zorundayız" dedi. "Bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız" Rektör Çolak, sözlerinin devamında, "Değerli meslektaşlarım, ne mutlu sizlere ki bilime olan tutkusunu ve heyecanını hiç yitirmeyenlerden oldunuz. Bilimsel bilginin ve üretimin gücüne inanarak laboratuvarlarda, masa başlarında, kitapların arasında, arşivlerde, arazilerde, gerçek bilgi her neredeyse tam da orada olup, bilimsel yayın ve projelerlerle literatürde iz bıraktınız. Bizler de sizlerin motivasyonuna katkı sağlamak ve bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız. Bilgi ve inovasyon çağında üniversitelerin bilişsel devrimin lokomotifi olması beklenmektedir. Tüm güç dengelerinin bilgi merkezli şekillendiği bu yapıda, üniversitelerin etkinliği ve niteliği milli kalkınmanın başlıca belirleyicisi haline dönüşmüştür. Bu yüzdendir ki tüm akademik gayretleriniz yalnızca sizlere veya üniversitemizin kalkınmasına katkı sunmakla kalmayacak, ülkemizin muasır medeniyet yolundaki ilerleyişinin birer adımı olacaktır. ESOGÜ’nün milli teknoloji hamlesinde üzerine düşen vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye çalışmakta, uluslararası düzeyde tanınır bir Ar-Ge, inovasyon ve kültür merkezi olmayı hedeflemektedir. Bunu adım adım ilerleyerek hep birlikte başaracağımıza inancımız tamdır. Bunun için Ar-Ge çalışmalarının somut akademik çıktıları olan makale, kitap, bildiri, proje, patent/faydalı model çalışmalarını hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirmek, ileriye taşımak hepimizin vazifesidir" ifadelerini kullandı. "Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum" Akademisyenlere imza attıkları başarılarından dolayı teşekkür eden Çolak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Değerli mesai arkadaşlarım, yaptığınız her çalışmanın üniversitemizi temsil ettiğini, başarılarınızla ESOGÜ’yü ulusal ve uluslararası mecralarda bir adım yukarı taşıdığınızı biliyor, tüm gayretlerinizi yakinen, takdirle izliyor ve destekliyoruz. Bildiğiniz gibi, dün ESOGÜ Ödül Yönergesi çerçevesinde, akademik personelimize Akademik Performans Ödülü, Genç Bilim İnsanı Ödülü, Bilimsel Araştırma Projesi Ödülleri, Eğitim Ödülleri ve Tez Ödülleri takdim edilmiştir. Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum. Ödül Yönergemiz çerçevesinde, ödül alan akademik personelimize ilave olarak, uluslararası sıralamalarda üniversitemizi yukarılara taşıyan Q kategorisinde yayın yapan siz değerli bilim insanlarının da takdir edilmesi için ayrı bir tören düzenlemeyi uygun gördük. Bu bağlamda Q kategorisinde yer alan yayınlara ilişkin bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında Q1 kategorisinde 255, Q2 kategorisinde 228, Q3 kategorisinde ise 127 yayın yapılmıştır. Bu yayınları yapan hocalarımızın 53 tanesi Profesör, 40 tanesi Doçent, 10 tanesi Doktor Öğretim Üyesi ve 1 tanesi de Öğretim Görevlisi Doktordur. Ayrıca birim bazlı değerlendirdiğimizde bu hocalarımızın 52 tanesi Tıp Fakültemiz, 15 tanesi Fen Fakültemiz 12 tanesi Mühendislik-Mimarlık Fakültemiz olmak üzere diğer birimlerimizin de katkılarıyla devam edip gitmektedir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bu salonda bulunup ödül alacak olan akademisyenlerimiz Q1-Q2-Q3 kategorilerinde en az 3 yayını olan hocalarımızdan oluşmaktadır. Q kategorisinde yayın yapıp burada bulunmayan diğer hocalarımıza da tebrik belgeleri dijital ortamda gönderilecektir. Onlara da huzurlarınızda üniversitemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu düşüncelerle sizleri imza attığınız başarılardan dolayı ESOGÜ adına bir kez daha içtenlikle tebrik ediyor, asla rehavete kapılmadan, bilimin en önemli güdülerinden olan merakınızı hiç kaybetmeden azimle çalışmalarınıza devam etmenizi temenni ediyor, saygılarımı sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından ESOGÜ 2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamında uluslararası yayın çalışmaları yapan ESOGÜ öğretim elemanlarına teşekkür belgelerinin verilmesiyle devam etti. Törene; ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman, Prof. Dr. Hakan Demiral ve diğer üniversite yöneticileri ile akademisyenler katıldı.