EKONOMİ - 05 Şubat 2026 Perşembe 14:29

Yusuf Ziya Alim: "2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldı"

A
A
A
Yusuf Ziya Alim: "2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldı"

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, geçtiğimiz 2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldığını belirterek "Yıl sonunda 31 Aralık itibariyle 131 bin 750 ton kuru çay satışı oldu" dedi.


Rize Aktif Gazeteciler Derneği’nde basın ile biraya gelen Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 2025 yılı yaş çay sezonunu değerlendirdi. Son 20 yılın 2’inci kez en fazla çayını aldıklarını kaydeden Alim "Geçtiğimiz yıl aslında güzel bir yıl geçirdik. Son 20 yılın 2. en büyük çayını almış olduk. 2022 yılında 860 bin ton yaş çay almıştık, 2025 yılında da 823 bin ton yaş çay aldık. 160 bin ton da kuru çay olarak üretim yapıldı. Yıl sonunda, 31 Aralık itibariyle 131 bin 750 ton kuru çay satışı oldu. 105 bin ton stok ile 2026 yılına girdik. Bir ay içerisinde de 10 bin ton civarında kuru çay satışımız oldu. İnşallah Mayıs ayı başlangıcında 50 bin ton seviyelerine stoklarımızı düşürmüş olacağız. 2026 yılında da inşallah aynı heves ve heyecanla güzel bir şekilde kampanyaya giriyor olacağız. Hazırlıklarımız devam ediyor. Didi satışımız 31 Aralık itibariyle 153 milyon litre oldu. Bugün itibariyle bile Didi’de 20-30 milyon litre satış yapılmış durumda. İnşallah bu seneki hedefimiz daha da yukarıya çıkarmak" ifadelerini kullandı.


2026 yaş çay sezonu için hazırlıkların sürdürdüğünü dile getiren Genel Müdür Alim, bu yıl yağan karın çayın kalitesi açısından çok önemli olduğuna da vurgu yaparak "Yeni dönem için kampanyanın hazırlıkları başladı. İnşallah bu yıl sağlıklı bir şekilde kampanyamızı açıp üretimimizi yapacağız. Sonuçta bilimsel olan bir veriler var. Kar toprağa yağdığı zaman toprağın havalanmasını sağlar. Bu bizim söylemimiz değil. Veya karın yağmasından kendimize çıkaracağımız bir pay olayı yok. Çayın kalitesinin, sağlıklı olmasının, toprağın havalanıyor olmasının herkes tarafından çok açık net bir şekilde ne anlama geldiği bilinir. O anlamda da bu yıl birkaç kez kar yağdı, inşallah bir kere daha yağacaktır. Bununla beraber çayın hem kalitesi, hem verimi daha da iyi olacaktır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Ali Hızar’dan 6 Şubat mesajı: "Acımız da, birliğimiz de ortak" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar, 6 Şubat’ta ülkeyi derinden sarsan ve asrın felaketi olarak hafızalara kazınan deprem dolayısıyla duygusal bir mesaj yayımladı. Hızar, mesajında 6 Şubat’ın yalnızca bir tarih olmadığını; binlerce canın yitirildiği, şehirlerin sustuğu, yüreklerin paramparça olduğu bir acının adı olduğunu vurgulayarak, "O gece enkazın altında kalan sadece beton değildi; umutlar, hayaller ve yarım kalan hayatlar da göçük altında kaldı" ifadelerini kullandı. Depremin ilk anından itibaren millet olarak tek yürek olunduğunu belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan Türklerin de kalplerinin Türkiye ile attığını dile getirdi ve "Mesafeler bizi ayıramaz. Avrupa’da olsak da gözümüz kulağımız memleketimizdeydi. Dualarımızla, yardımlarımızla, gözyaşlarımızla hep birlikteydik" dedi. Avrupa Kayserili İşverenler Birliği olarak dayanışma ruhunu her zaman diri tutacaklarını ifade eden Hızar, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, geride kalan ailelerin acısını yürekten paylaştıklarını belirtti. "Bu büyük acı bize bir kez daha gösterdi ki; biz, zor zamanlarda kenetlenmesini bilen büyük bir milletiz" diyen Hızar, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının yaşatılmasının en büyük sorumluluk olduğunu vurguladı. Ali Hızar mesajını, "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyor, aynı acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum" sözleriyle tamamladı.
Tekirdağ Çerkezköy TSO Başkanı Çetin, Türkiye-Mısır İş Forumu Toplantısı’na katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımlarıyla Türkiye-Mısır İş Forumu Kapanış Toplantısı Kahire’de gerçekleştirildi. Foruma, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin de katıldı. Program kapsamında; Türkiye ve Mısır arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolar hedefine çıkarılması ve üçüncü ülkelerde ortak iş birliği fırsatları ele alındı. Türkiye-Mısır ekonomik ortaklığının, karşılıklı güven ve sürdürülebilir iş birliği anlayışıyla daha güçlü ve kalıcı bir zeminde ilerlediği vurgulandı. Başkan Çetin’den toplantı değerlendirmesi Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, 4 gün süren Türkiye-Mısır İş Forumu programına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Dört gün boyunca gerçekleştirilen temaslar, iş dünyamıza yönelik istişare toplantıları, odalar arası iş birlikleri ve sektörel görüşmeler; özellikle sanayi, üretim, lojistik ve üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar açısından önemli başlıklar sundu. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası olarak imzaladığımız kardeş oda protokolleriyle, üyelerimizin uluslararası pazarlara açılmasına destek sunmayı hedefliyor; yeni iş birliklerinin geliştirilmesi adına bu tür platformları son derece kıymetli buluyoruz. Türkiye-Mısır İş Forumu’nun kapanış toplantısına katılım sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, dört gün boyunca program sürecine öncülük eden TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Mısır Ticaret ve Sanayi Odalar Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil’e büyükelçimize ve katılım sağlayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekleştirilen görüşmelerin ve atılan imzaların, Oda ve Borsalarımız için hayırlı olmasını temenni ediyorum."
Zonguldak TTK’da dört maden ocağında üretimin durmasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü Zonguldak’ta TTK’ye ait 4 maden ocağındaki denetimlerde, su tahliyesi, havalandırma, insan nakli için kullanılan sistemlerin otomatik devreye girmesi için ikinci bir enerji kaynağının olmadığı gerekçesiyle iş durdurmasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait Kozlu, Üzülmez ve Karadon müesseselerine bağlı 4 maden ocağında geçen 9 Ocak’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince denetim yapıldı. Denetimlerde maden ocaklarında su tahliyesi, havalandırma ve insan nakli için kullanılan sistemlerin otomatik devreye girmesi için ikinci bir enerji kaynağının bulunmadığı tespit edildi. Yaşanan süreçte söz konusu müesseselerde iş durdurma yönünde hazırlanan raporun Zonguldak Valiliği’ne sunulmasının ardından 4 maden ocağında üretim durduruldu. Kurum yetkilileri mevzuatın değişmediğini bahse konu eksikliklerin yorum farklılığından kaynaklandığını, iş durdurma kararının kaldırılmasına yönelik Zonguldak 4. İş Mahkemesi’ne dava açtı. Eksikliklerin maden ocaklarının üretimi sırasında da giderilebileceği ileri sürüldü. Bilirkişinin raporuna itiraz Mahkeme sürecinde aralarında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden akademisyenlerin de yer aldığı bilirkişiler atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatları ise bilirkişilerin Zonguldak’tan olması nedeniyle itirazda bulundu. Zonguldak 4. İş Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya TTK ve sendika yetkililerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı. TTK’nın avukatı bakanlık müfettişlerinin işin durdurulmasını gerektirdiği hususlarda itirazının olmamasının; haklılıklarını ortaya koyduğunu söyledi. Bilirkişi raporunda beyanlardan çok müfettişlerin ifadelerinin yer aldığına dikkat çeken avukat, "Bilirkişi raporuna itiraz yoktur. Yeniden bilirkişi raporuna ihtiyaç yoktur. Üretimin 1 aydır durması hem ekonomik hem iş sağlığı ve güvenliği konusunda riskler oluşturmaktadır. Ocaklarda statik ısınmalar nedeniyle metan ve ısı birikimi mevcuttur. Bu nedenle hem iş güvenliği hem de üretim açısından sorun yaşanmaktadır" şeklinde savunma yaptı. Öte yandan heyette nitelikli, havzayı bilen uzman kişiler tarafından raporun hazırlandığı, ara karardan vazgeçilmesi gerektiğini belirten TTK avukatı, "Tüm bu nedenlerle ara karardan vazgeçilmesi, yeni bilirkişi raporu alınmaması ve davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz" şeklinde konuştu. Hakim ise yeniden bilirkişi heyetinin oluşturulacağını açıklarken, Kozlu, Üzülmez ve Karadon müesseseleri için yeni bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. Duruşma ise ileri bir tarihe ertelendi.