Son Dakika
|
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Tarlasında silahlı saldırıya uğrayan mahalle muhtarı hayatını kaybetti
Bolu Dağı’nda araç devrildi: Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
SAĞLIK
Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı
08 Mayıs 2026 Cuma - 22:12:25
Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:52
Boynundaki 542 gramlık kitle başarıyla çıkarıldı
Bilecik’te yıllardır boynunda giderek büyüyen tiroid kitlesi nedeniyle nefes almakta güçlük çeken 54 yaşındaki hasta, başarılı operasyonla yeniden sağlıklı nefes almaya başladı. Diyabet ve akciğer hastalığı da bulunan 54 yaşındaki İrfan Bozan, Sakarya’dan Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne müracaat etti. Yapılan muayene ve tetkikler sonrasında Bozan’ın boynundaki kitle zamanla büyüyerek göğüs boşluğuna kadar ilerlediği görüldü. Günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen kitle nedeniyle nefes darlığı yaşayan hasta, sırt üstü yatamayacak duruma geldi. Daha önce başvurduğu çeşitli sağlık merkezlerinde ameliyatın yüksek risk taşıdığı belirtilen Bozan, uzun süre operasyon olamadı. Dev tiroid ameliyatıyla sağlığına kavuştu Tedavi umuduyla il dışından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ne başvuran hasta için yapılan detaylı değerlendirmeler ardından ameliyat kararı alındı. Operasyon, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Doğuşcan Kurular tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 2,5 saat süren operasyon sırasında, solunum yollarına baskı oluşturan ve göğüs boşluğuna kadar uzanan 542 gram ağırlığındaki dev tiroid dokusu başarıyla çıkarıldı. Ameliyat sonrası yakından takip edilen hastanın nefes alıp vermesinde belirgin rahatlama sağlandığı öğrenildi. Başarılı operasyonun ardından kısa sürede sağlığına kavuşan İrfan Bozan, taburcu edilerek günlük yaşamına yeniden döndü. Yetkililer, özellikle nefes darlığı, yutma güçlüğü ve boyunda büyüyen şişlik gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, erken teşhis ve zamanında müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:10
Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu
Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi. "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 14:44
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:13
DAKAF’26’da Lokman Hekim Van Hastanesi gençlerin kariyer hedeflerine ışık tuttu
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
4
08 Mayıs 2026 Cuma- 12:46
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 16:35
Akdeniz anemisi, erken tanı ve doğru takiple kontrol altına alınıyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 09:40
Kahta Devlet Hastanesi’nde böbrek taşı tedavisinde yeni dönem
Adıyaman’ın Kahta Devlet Hastanesi Üroloji Kliniği’nde pulsed Ho:YAG lazer teknolojisi kullanılarak kapalı yöntemle böbrek taşı tedavisi başarıyla uygulanmaya başlandı. Yeni sistem sayesinde böbrek, üreter ve mesane taşları modern, güvenli ve etkin yöntemlerle tedavi ediliyor. Gerçekleştirilen ameliyatlar, Üroloji Uzmanları İsmail Eyüp Dilek ve İbrahim Sibal tarafından başarıyla yapıldı. Bu gelişmeyle birlikte hastanede perkütan nefrolitotomi, endoskopik üreter taşı tedavisi ve endoskopik mesane taşı ameliyatları da lazer destekli kapalı yöntemlerle uygulanmaya başlandı. Yeni lazer teknolojisinin hastalara daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve hızlı iyileşme imkânı sunduğunu belirten Kâhta Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Akel, uygulamanın bölge halkı açısından önemli bir kazanım olduğu vurguladı. Mustafa Akel, "Hastanemizde teknolojik altyapıyı güçlendirmeye ve vatandaşlarımıza en güncel tedavi yöntemlerini sunmaya devam ediyoruz. Pulsed Ho:YAG lazer teknolojisiyle birlikte böbrek ve idrar yolu taşlarının tedavisinde önemli bir aşama kaydedilmiş oldu. Bu başarılı uygulamada emeği geçen üroloji hekimlerimize, anestezi ekibimize ve ameliyathane personelimize teşekkür ediyorum. İlçemize ve bölgemize hayırlı olsun" dedi. Yeni uygulamayla Kahta Devlet Hastanesi, ürolojik taş hastalıklarının tedavisinde modern ve güvenilir yöntemleri başarıyla hayata geçiren sağlık merkezleri arasında yerini aldı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 09:34
Ramazan’da dengeli beslenme uyarısı: "Sağlıklı bir Ramazan için anahtar kelime: Denge"
Ramazan ayında uzun süreli açlık ve değişen öğün düzeninin vücut üzerindeki etkileri yeniden gündeme geldi. Oruç süresince metabolik dengenin korunması, gün boyu enerjinin sürdürülebilmesi ve kilo kontrolünün sağlanması için beslenme planının bilinçli şekilde yapılandırılması gerektiği belirtiliyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzun süreli açlık, öğün saatlerinin değişmesi ve sıvı alımının kısıtlanmasının dikkatli planlama gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Bayram, "Ramazan ayında uzun süreli açlık, öğün düzeninin değişmesi ve sıvı alımının kısıtlanması, beslenme planının dikkatle yapılandırılmasını gerektirir. Bu dönemde hem metabolik dengeyi korumak hem de gün boyu enerjiyi sürdürebilmek için sahur ve iftar öğünlerinin bilinçli planlanması büyük önem taşır" dedi. "Sahur gün boyu enerjinin temelini oluşturur" Sahur öğününün atlanmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Bayram, "Sahur gün boyu enerjinin temelini oluşturan ve metabolizmanın yükünü hafifleten ana öğündür. Sahur öğünü atlandığında kan şekeri daha hızlı düşer, halsizlik ve konsantrasyon kaybı artar. Bu nedenle sahurun mutlaka yapılması önerilir. Sahurda tam tahıllı ürünler, yeterli protein kaynakları ve sağlıklı yağlar tercih edilmelidir. Lif içeriği yüksek besinler mide boşalmasını geciktirerek tokluk süresini uzatır ve kan şekeri dalgalanmalarını azaltır. Aşırı tuzlu ve işlenmiş ürünlerden kaçınılmalıdır, çünkü bu tür besinler gün içinde susuzluk hissini artırır" ifadelerini kullandı. Tok kalma amacıyla ağır ve yağlı besinlere yönelmenin doğru olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Bayram, "Tok tutsun diye ağır ve yağlı yemekler tercih etmek rahatsızlığı artırabilir. Kızartmalar, makarna, pilav, tuzlu besinler ve işlenmiş et ürünleri susuzluğa ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu nedenle çorba, az yağ ile hazırlanmış zeytinyağlılar veya hafif kahvaltı seçeneklerinden biri tercih edilmelidir" dedi. İftarda hızlı ve aşırı tüketim risk oluşturuyor İftar sofralarında yapılan hatalara dikkat çeken Doç. Dr. Bayram, "İftar sofralarında en sık yapılan hatalardan biri çok hızlı ve yüksek miktarda yiyecek tüketmektir. Bu durum uzun süreli açlığın ardından kan şekeri dalgalanmalarına ve mide sorunlarına yol açabilir. İftara su ile başlanmalı, küçük bir porsiyon hurma veya zeytin ve hafif bir çorba ile devam edilmelidir. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika ara verilmesi tokluk sinyallerinin oluşmasına yardımcı olur ve kilo dengesini korur. Çorba, etli sebze yemekleri, kuru baklagiller, yağsız kırmızı et, tavuk veya balık gibi protein kaynaklarına yer verilebilir. Bunun yanında ölçülü miktarda pilav, makarna ya da börek tüketilebilir. Yemeklerin hazırlanışında kızartma yönteminden kaçınılmalı, katı yağ kullanılmamalı ve porsiyonlar gereğinden büyük tutulmamalıdır" ifadelerini kullandı. Haftada 1-2 kez kurubaklagil tüketiminin bitkisel protein ve lif alımını artıracağını belirten Doç. Dr. Bayram, "Salata ve meyve tüketimi vitamin ve mineral alımına katkı sağlarken, içerdiği diyet lifi sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Bu yaklaşım Ramazan döneminde sık görülebilen sindirim sorunlarının önlenmesinde destekleyici rol oynar. Tatlı tüketimi planlanacaksa şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı alternatifler tercih edilmelidir" dedi. "İftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su" Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Bayram, "Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan biri yetersiz sıvı alımıdır. İftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su tüketimi hedeflenmelidir. Sıvı ihtiyacı yalnızca çay ve kahve ile karşılanmamalıdır. Aşırı kafein tüketimi sıvı kaybını artırabilir. Gazlı içecekler fazla miktarda şeker içerir ve mide gazı şikâyetlerine yol açabilir. Aşırı şekerli içecekler yerine su, maden suyu, şekersiz komposto ve bitki çayı tercih edilmelidir" dedi. Risk grupları ve kilo kontrolü uyarısı Kronik hastalığı bulunan bireylerin dikkatli olması gerektiğini ifade eden İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, "Diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalığı ve mide rahatsızlıkları gibi kronik hastalığı olan bireyler oruç tutmadan önce mutlaka sağlık profesyoneline danışmalıdır. Kan şekeri regülasyonu açısından diyabetli bireylerde bireyselleştirilmiş beslenme planı şarttır. Ramazan döneminde beslenme düzeni doğru planlanmadığında hem istenmeyen kilo artışı hem de kontrolsüz ve hızlı kilo kaybı görülebilir. Metabolik dengeyi korumak için bazı temel prensiplere dikkat etmek yeterlidir" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz atıştırmalar kilo artışının en önemli nedenlerinden biri" Kilo kontrolü için önerilerini de ayrıca sıralayan Doç. Dr. Bayram, "Porsiyon farkındalığı oluşturulmalıdır. Sebze ve salata miktarı artırılmalı, enerji yoğun ana yemekler ölçülü porsiyonlarda tüketilmelidir. Beyaz ekmek ve rafine tahıllar yerine tam tahıllı ürünler tercih edilmelidir. Tatlı tüketimi tamamen yasaklanmak zorunda değildir; ancak sıklık ve porsiyon kontrolü önemlidir. Haftada 2-3 kez küçük porsiyonlarda sütlü veya meyve içeren tatlılar tercih edilmelidir. Tatlıyı iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonrasına planlamak sindirim açısından daha uygundur. İftar ile sahur arasında bilinçsiz atıştırmalar kilo artışının en önemli nedenlerinden biridir. Yüksek kalorili atıştırmalıklar yerine yoğurt, meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçenekler tercih edilmelidir. Yetersiz protein alımı kas kaybına yol açabilir. Sahurda yumurta ve süt ürünleri; iftarda ise et, tavuk, balık veya kuru baklagillerle yeterli protein sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Fiziksel aktivite ve uyku düzenine de değinen Doç. Dr. Bayram, "İftardan sonra yapılacak 20-30 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekler ve enerji dengesine katkı sağlar. Uzun süreli açlık döneminde ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Yetersiz uyku iştah hormonlarını etkileyerek aşırı yeme eğilimini artırabilir. Bu nedenle düzenli ve yeterli uyku kilo kontrolünün önemli bir parçasıdır" dedi. Ramazan ayının bilinçli planlandığında hem ruhsal hem de fiziksel olarak olumlu etkiler sağlayabileceğini belirten Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, "Sağlıklı bir Ramazan için anahtar kelime denge" ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı. Uzmanlara göre Ramazan sürecinin sağlıklı geçirilebilmesi için öğün planlamasının bilinçli yapılması, sıvı tüketiminin artırılması ve porsiyon kontrolünün sağlanması büyük önem taşıyor. Dengeli bir yaklaşımın hem metabolik sağlığı koruduğu hem de kilo kontrolünü desteklediği vurgulanıyor.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:58
Ticari gemide yaralanan vatandaşa tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari gemide yaralanan vatandaşa tıbbi tahliye gerçekleştirildi. Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari gemide yaralanan vatandaş için yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine bölgeye yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri yaralanan vatandaşı bota alarak 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:56
Niğde’de ortopediye teknolojik güç: 4 yeni artroskopi cihazı hizmete girdi
Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine kazandırılan 4 yeni artroskopi cihazı ile ortopedi alanında tanı ve tedavi süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi hedefleniyor. Ortopedi kliniğine alınan ileri teknoloji cihazların eklem içi hastalıkların teşhis ve tedavisinde modern cerrahinin en önemli araçlarından biri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Kadir Eren Biçer, artroskopinin kapalı cerrahi yöntemi olduğunu ifade etti. Biçer, küçük kesilerden eklem içine yerleştirilen kamera ve ince cerrahi aletler sayesinde yüksek çözünürlüklü görüntüleme ile ameliyatların daha güvenli ve hassas şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Yeni cihazların açık ameliyatlara kıyasla daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi ve minimal doku hasarı gibi önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Biçer, artroskopinin diz, omuz, ayak bileği, dirsek, el bileği ve kalça ameliyatlarında aktif olarak kullanılabildiğini belirtti. Hastaneye kazandırılan cihazların eklem cerrahisinde daha etkin, güvenli ve hızlı çözümler sunacağını kaydeden Biçer, desteklerinden dolayı başta Başhekim Kürşat Ramazan Zor olmak üzere tüm yöneticilere teşekkür etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:47
Yakakent’e sağlık yatırımı
Samsu’un Yakakent ilçesinde yapımı planlanan Toplum Sağlığı Merkezi, Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun temeli düzenlenen törenle atıldı. İlçenin sağlık altyapısını güçlendirecek proje yoğun katılımla başladı. Törende konuşan Yakakent Belediye Başkanı Şerafettin Aydoğdu, yatırımla birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve etkin ulaşacağını belirterek projenin ilçe için büyük kazanım olduğunu söyledi. Yakakent Kaymakamı Muhammed Sadi Taşyapan ise devlet desteğiyle hayata geçirilen merkezin ilçenin sağlık kapasitesini önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Modern ve donanımlı bir sağlık kompleksi olarak planlanan merkezin tamamlanmasının ardından Yakakent halkına kapsamlı sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor. Tören duaların ardından temel atma seremonisiyle sona erdi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:13
Hekimsen heyeti, Bakan Memişoğlu ile meslek kanunu ve malpraktis konusunu görüştü
Hekimsen ve ALKON Konfederasyonu Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban beraberindekilerle, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile bir araya gelerek hekimlik mesleğinin hukuki güvencesi, malpraktis davalarında yaşanan yapısal sorunlar ve saha uygulamalarında ortaya çıkan riskleri değerlendirdi. Uzm. Dr. Adil Kurban beraberindeki Hekimsen üyeleriyle Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, hekimlik mesleğinin hukuki güvence altına alınmasını hedefleyen Hekimlik Meslek Kanunu çalışması başta olmak üzere, malpraktis davalarında yaşanan yapısal sorunlar, saha uygulamalarında ortaya çıkan hukuki riskler ve çözüm önerileri çok boyutlu şekilde ele alındı. Özellikle son yıllarda artan dava süreçlerinin hekimler üzerinde oluşturduğu mesleki ve psikolojik baskının değerlendirildiği toplantıda, mevcut mevzuatın uygulamada doğurduğu belirsizlikler ve savunma tıbbı eğiliminin sağlık hizmetlerine etkileri de gündeme geldi. "Hekimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır" Malpraktis sürecinin hekimin üstünde baskı oluşturduğunu belirten Kurban, "Hekimlik mesleğinin sürdürülebilirliği, yalnızca sağlık hizmeti açısından değil, toplum sağlığı açısından da stratejik önemdedir. Malpraktis süreçlerinde yaşanan hukuki belirsizlikler, hekimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bu sorunların kalıcı çözümü, güçlü bir Hekimlik Meslek Kanunu ile mümkündür" dedi. Hazırlanan kanun taslağının hasta güvenliği, hekim sorumluluğu ve kamu yararını birlikte gözeten bütüncül bir yaklaşıma dayandığı belirtilirken, görüşmede Sağlık Bakanlığı ile meslek örgütleri arasında kurulacak yapıcı diyalog ve ortak çalışma zemininin önemi vurgulandı. Hekimsen yönetiminin sahadan aktardığı veriler ve çözüm önerilerinin reform sürecine katkı sunduğu ifade edilirken, Hekimlik Meslek Kanunu’nun yasalaşma sürecinin de ele alındığı toplantının, sağlık sisteminde hukuki altyapının güçlendirilmesi ve mesleki güvence mekanizmalarının oluşturulması açısından kritik öneme sahip olduğu kaydedildi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:11
GAÜN Hastanesi Laboratuvarında yeni sistem hizmete girdi
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi Biyokimya ve Hormon Laboratuvarında bulunan cihazlar ve sistem, son teknolojiye uygun hale getirilerek yenilendi. Laboratuvardaki rutin biyokimya ve hormon analizlerinde kullanılacak cihazların tanıtımı amacıyla açılış töreni düzenlendi. Törene GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, GAÜN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Oğuzhan Saygılı, Başhekim Yardımcıları Doç. Dr. Derya Aydın Şahin ve Doç. Dr. Bahadır Demir, hastane idaresi, Merkez Laboratuvarı Koordinatörü ve çalışanları katıldı. GAÜN Merkez Laboratuvarı Koordinatörü Prof. Dr. İclal Geyikli Çimenci, laboratuvardaki cihaz ve sistem yeniliği hakkında yaptığı açıklamada, laboratuvardaki tüm cihaz ve sistemlerin baştan sona yenilendiğini ve Türkiye’de daha önce kullanılmamış, ilk kez GAÜN laboratuvarlarında uygulanan bir sistem kurulduğunu belirtti. Çimenci, yeni sistemde üç ay süren test sürecinin başarıyla tamamlandığını belirterek, elde edilen analiz sonuçlarının beklentileri karşıladığını ifade etti. Sistemle birlikte numune süreçlerinin daha düzenli ve kontrollü şekilde yürütüldüğünü aktaran Çimenci, çalışma sonrası kalan serumların belirli süre saklanabildiğini ve numune atım işlemlerinin otomatik olarak gerçekleştirildiğini kaydetti. Çimenci, laboratuvarda yapılan biyokimya ve hormon analizlerinde önemli bir verimlilik sağlandığına ve numune süreçlerinin daha etkin yürütüldüğüne dikkat çekerek laboratuvarda görev yapan teknisyenlerin sistemin kurulumu ve kullanımında özveriyle çalıştığını ifade etti. Çimenci, yeni cihaz ve sistemle birlikte hastalardan alınan numunelerin analiz süreçlerinin önemli ölçüde hızlandığını, sonuçların güvenilirliğinin de artırıldığını vurguladı. Açılışta konuşan GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, laboratuvarda gerçekleştirilen teknolojik yenilenme sürecine katkı sunan Merkez Laboratuvarı ekibi ile hastane yönetimine teşekkürlerini iletti. Yeni sistemle birlikte analiz süreçlerinin daha verimli ve etkin bir yapıya kavuştuğunu belirten Tarakçıoğlu, sunulan sağlık hizmetinin niteliğinin daha da güçleneceğini ifade etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:50
Uzmanından sağlıklı oruç önerileri
Ramazan ayında değişen beslenme düzenine dikkat çeken Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Melek Buz, uzun süreli açlık sonrası bilinçsiz tüketimin kilo artışı ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Ramazan ayında öğün sayısının azalmasının besin ihtiyacını değiştirmediğini ifade eden Diyetisyen Melek Buz, gün içinde yemek yenmemesinin iftar ve sahurda daha özenli beslenmeyi gerektirdiğini söyledi. Uzun süreli açlığın ardından fazla kalorili ve ağır yiyecekler tüketilmesinin kilo alımı, reflü, hazımsızlık, kabızlık ve baş ağrısı gibi sorunlara neden olabileceğini belirten Buz, sahurun kahvaltı, iftarın ise akşam yemeği gibi planlanması gerektiğini dile getirdi. "Protein açısından zengin yiyecekler tercih edilmeli" Sahurun sağlık açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Buz, "Sahurda süt, yoğurt, peynir ve yumurta gibi protein açısından zengin yiyeceklerle hafif kahvaltılar yapılabilir. Alternatif olarak çorba ve sebze gibi hafif yemekler tercih edilebilir. Yağlı, tuzlu ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalıdır" dedi. İftarın ise 1-2 zeytin veya hurma ile açılabileceğini belirten Buz, ardından peynir ve domates gibi hafif bir başlangıç ya da çorba tüketilebileceğini söyledi. Ana yemeğe geçmeden önce 15-20 dakika ara verilmesini öneren Buz, "Daha sonra et veya etli sebze yemeği, salata ve birkaç dilim ekmekle öğün tamamlanabilir. Kan şekerini hızlı yükselten beyaz ekmek ve pirinç yerine tam buğday ekmeği, bulgur ve tam buğday makarna gibi glisemik indeksi düşük ve posalı gıdalar tercih edilmelidir" diye konuştu. "Su tüketimine dikkat edilmeli" Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Buz, iftar ile sahur arasında bol su içilmesi gerektiğini ifade etti. Asitli içecekler yerine su, ayran, taze sıkılmış meyve suyu veya şekersiz komposto tercih edilmesini öneren Buz, "İftardan hemen sonra televizyon ya da bilgisayar karşısında dinlenmek yerine kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirimi destekler. Bu önerilere dikkat edilirse Ramazan boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmek mümkündür" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:22
Kâhta Belediyesi, Ramazan öncesi denetimlerini artırdı
Adıyaman Kâhta Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşabilmesi amacıyla denetimlerini sıklaştırdı. Belediye Gıda Mühendisi eşliğinde gerçekleştirilen kontrollerde özellikle tatlı ve şekerleme üretimi yapan işletmeler başta olmak üzere marketler, kasaplar ve fırınlar detaylı şekilde incelendi. Denetimlerde iş yerlerinin hijyen şartları, çalışanların kıyafet ve maske kullanımı, ürünlerin fiyat etiketleri, gramajları ve son kullanma tarihleri titizlikle kontrol edildi. Kurallara uymayan işletmelere gerekli uyarılar yapılırken, mevzuata aykırı durumlarda cezai işlem uygulandı. Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, denetimlerin yalnızca hijyenle sınırlı olmadığını belirterek, halk sağlığını korumaya yönelik tüm detayların hassasiyetle incelendiğini ifade etti. Başkan Hallaç açıklamasında, "Rahmet, bereket ve arınma ayı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’in Kahta’mıza, ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyor, tuttuğumuz oruçların, ettiğimiz duaların kabul olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan-ı Şerif’imiz mübarek olsun" ifadelerini kullandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:41
Glütensiz gıda paketi desteğinde müracaatlar başladı
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin çölyak hastalarının sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için vereceği glütensiz gıda paketi desteği müracaatları başladı. Başvurular, 28 Şubat 2026 Cumartesi gününe kadar sürecek. Denizli Büyükşehir Belediyesi, yüksek maliyetli glütensiz gıdalarla beslenmek zorunda olan ihtiyaç sahibi çölyak hastalarını bu yıl da yalnız bırakmıyor. Dar gelirli ailelerin glütensiz ürünlere ulaşmasını kolaylaştırmayı hedefleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bu kapsamda glütensiz gıda paketi desteği projesini hayata geçirdi. Ömür boyu diyet zorunluluğu olan çölyak hastalarının, yüksek maliyetli gıdalara erişimini kolaylaştırmak amacıyla başlatılan glütensiz gıda paketi desteğine www.denizli.bel.tr adresindeki "Başvurular" sekmesi ile https://apps.denizli.bel.tr/glutensizgidayardimibasvuru/ adresinden online olarak başvuru yapılıyor. Başvurular, 28 Şubat 2026 Cumartesi gününe kadar sürecek. Şartları taşıyan herkes desteklerden faydalanabilir Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Bir elin verdiğini diğer el görmeyecek" diyerek bu yolculuğa çıktıklarını hatırlattı. Başkan Çavuşoğlu, "Sosyal desteklerimize başvurmanın şartları var. Denizli’de yaşayıp da bu şartları kim taşıyorsa bu desteklerden faydalanabilir" dedi. Paylaşmayı ve dayanışmayı hayatın her alanına yaymaya devam ettiklerini kaydeden Çavuşoğlu, çölyak hastalarının glütensiz gıdaya erişiminin maliyetli bir süreç olduğunu, özellikle dar gelirli ailelerin bu konuda büyük zorluk çektiğini ifade ederek, "Amacımız bir nebze de olsa hastalarımızın mutfağındaki eksikleri tamamlamak ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirmektir" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:40
Çameli Belediyesinden Ramazan öncesi marketlere sıkı denetim
Ramazan ayı öncesinde ilçedeki marketlerde kapsamlı denetim gerçekleştiren Çameli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, fiyat etiketi, son tüketim tarihi ve hijyen kurallarını mercek altına aldı. Çameli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde ilçe genelinde faaliyet gösteren marketlerde denetimlerini artırdı. Vatandaşların güvenli ve sağlıklı alışveriş yapabilmesi amacıyla gerçekleştirilen kontrollerde birçok başlık titizlikle incelendi. Denetimlerde raf ve kasa fiyatlarının uyumu kontrol edilirken, ürünlerin son tüketim tarihleri, depolama ortamları ve hijyen standartları detaylı şekilde gözden geçirildi. Ayrıca ürün etiket bilgilerinin mevzuata uygun olup olmadığı ve iş yerlerinin genel düzeni de denetim kapsamına alındı. Temel gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışı ya da tüketiciyi mağdur edecek uygulamaların önüne geçmek amacıyla işletme yetkililerine gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Zabıta ekipleri, yürürlükteki kuralları hatırlatarak hem tüketici haklarının korunması hem de haksız rekabetin önlenmesi konusunda uyarılarda bulundu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, vatandaşların huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmesi için denetimlerin belirli aralıklarla devam edeceğini belirterek, karşılaşılan olumsuzlukların belediyeye bildirilmesi çağrısında bulundu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:19
Mobil Sağlıklı Hayat Timi Bademdere’de hizmet verdi
Niğde’nin Çamardı ilçesine bağlı Bademdere köyünde bulunan Sağlık Evi’nde, Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Mobil Sağlıklı Hayat Timleri vatandaşlarla bir araya gelerek birinci basamak sağlık hizmetlerini yerinde ve ücretsiz olarak sundu. Sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşlara doğrudan ulaşmak için hayata geçirilen proje kapsamında Mobil Sigara Bırakma Polikliniği’nde görevli hekim tarafından sigara bırakma konusunda birebir danışmanlık hizmeti verildi. Çocuk Gelişimi Hizmetleri kapsamında 2-6 yaş arası çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılarak ailelere rehberlik sağlandı. KETEM birimi tarafından ise rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirildi. Ayrıca diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele konularında danışmanlık hizmeti sunulurken, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri de vatandaşlara ulaştırıldı. Evde sağlık hizmeti alan hastalar ve yaşlılar ise uzman hekim tarafından ziyaret edilerek sağlık durumları değerlendirildi. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde yürütülen proje ile ilgili açıklama yapan Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan, vatandaşların bulunduğu her noktada kapsamlı, erişilebilir ve ücretsiz sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda hizmetlerine devam ettiklerini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder