SAĞLIK
Bayramda tatlı tüketimine dikkat 15 Mart 2026 Pazar - 09:54:25 Ramazan Bayramı’na az bir sürek kala uzmanlar da bir ay boyunca oruç tutulduktan sonra günlük beslenme rutinine nasıl dönüleceği konusunda uyardı. En çok tatlı tüketilen zamanlardan biri olan bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri ise Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şöyle anlattı; Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır." Tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, şu tavsiyelerde bulundu; "Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."
15 Mart 2026 Pazar - 09:32 Konya’da ilk; evden çıkamayan engelli hastalara evde sağlık raporu hizmeti Konya’da bir ilk olarak başlatılan sağlık hizmeti ile evden çıkamayan engelli hastaların evine giden Evde Sağlık Hizmetleri ekipleri hastayı yerinde değerlendiriyor, Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemi ile Sağlık Kuruluna bilgi veriyor ve hastaların sağlık raporu işlemleri tamamlanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Evde Sağlık Hizmetleri’ ekipleri hastaneye gidemeyecek durumda olan hastaların yardımına koşarken, Konya’da rapor gerektiren hastalar, yatalak hastaların raporlarının değerlendirilmesinde Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemi devreye alındı. Beyhekim Eğitim Araştırma Hastanesinde başlatılan uygulama ile hastanın raporunun uzatılması veya hastaya rapor verilmesi gerektiği zaman yatalak, muhtaçlı hastalar evinden, yerinden kaldırılmadan raporlarını yenileyebilecek bir sistem hayata geçirildi. "Hastalarımız için çok büyük bir konfor sağladı" Proje hakkında bilgi veren Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, "Hastayı biz uzaktan nasıl değerlendirebiliriz, hastayla ilgili hastayı hastaneye getirmeden nasıl hastayı rahatlatabiliriz, bununla ilgili çalışmalar başladı. Bakanlığımızın çalışmaları sonucunda inşallah biz de ilimizde ilk önce yatan, rapor gerektiren hastalar, yatalak hastalarımızın raporlarının değerlendirilmesinde Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemini nasıl aktive edebiliriz onu planladık ve çok güzel yerlere geldi. Sonuç olarak şu anda 2 yılda bir yenilenen sağlık raporlarında, yatalak hastalarımızın hastaneye gelmesi, yerinden hareket ettirilmesi, hastanede çeşitli odalara götürülmesi, hastane süreçlerinin zor olması, bunları artık ortadan kaldırdık. Artık sürecimizde evde sağlık birimlerimiz hastaya gidiyor, yerinde değerlendiriyor. Hastayı yerinde değerlendirdikten sonra hastaya, kurulumuza hastanın durumuyla ilgili bilgi veriyorlar. Hastanın raporunun uzatılması gerektiği zaman veya hastaya rapor verilmesi gerektiği zaman yatalak hastamızı, muhtaçlı hastalarımızı hiç evinde, yerinden kaldırmadan raporlarını yenileyebilecek bir sisteme getirdik. Bu hastalarımız için çok büyük bir konfor sağladı. Çünkü bunlar çoğu yatalak hastalarımız, hastaneye gelmeleri, indirilmeleri, ambulans süreçleri, hasta ve hasta yakınlarımızı bayağı yıpratıyordu. Şu anda elhamdülillah hastalarımızı gidiyoruz evinde değerlendiriyoruz, evinde değerlendikten sonra kurulumuza sunuyoruz. Kurulumuza sunduktan sonra hastanın raporunu otomatik olarak yenilemiş oluyoruz. Beyhekim Eğitim Araştırma Hastanemizde başlattığımız bu uygulamayı Konya genelindeki ilk önce merkez hastaneleri sonra da büyük ilçe hastanelerimize bu uygulamayı yayarak Sağlık Kurulu olan hastanelerimize hastalarımızın tamamen evlerinde rahat bir şekilde sağlık kurullarına ulaşmasını sağlayacağız" dedi. Hasta yerinden hiç oynatılmadan sağlık raporu işlemleri yapılıyor Projenin ilk uygulandığı Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, "Öyle bir hasta grubumuz var ki yatağa tamamen bağımlı ve bu hastaları Sağlık Kuruluna sosyal haklarını kazanmaları için, özür oranlarını belirlememiz için getirmemiz gerçekten zor olan bir hasta grubumuz var. Bu hasta grubunun hastaneye getirilmeden neler yapılabileceği düşünüldüğünde İl Sağlık Müdürlüğümüzün pilot olarak bizim hastaneyi belirlemesi üzerine biz de eğer böyle bir vatandaşımız bize müracaat ettiği zaman ‘Hastamızı getiremiyoruz, çok zor oluyor, zaten yatağa bağımlı’ denilen hasta grubunda evde sağlık ekibimiz hastayı görmeye gidiyor. Eğer gerçekten böyle bir durumu varsa hastanın yerinden hiç oynatılmadan evde sağlık ekibimiz UHD (Uzaktan Hasta Değerlendirme) sistemi ile Sağlık Kurulumuza bağlanıyor ve Sağlık Kurulu orada hastayla ilgili puanını verip sosyal hakkından yararlanmasını sağlıyoruz" dedi. "Bulunmaz bir nimet" ALS hastası çocuğunu evinden çıkarıp hastaneye götüremediğini, Uzaktan Hasta Değerlendirme sistemi ile Sağlık Kurulu raporu aldığını anlatan İsak Uysal (58), "Hastaneye gidemiyordum. Evimiz 2 katlı olunca aşağı inemiyorduk. İletişime geçtik, durumu anlattık. Hastanedeki doktorumuz araştırayım, size döneyim dedi. Araştırdı, bize sistemi anlattı, size yardımcı olacağız dedi. Geçtiğimiz 17 Kasım’da irtibata geçtik, 20 Kasım’da görüntülü görüşme yaptık. Orada bize rapor verildi, Allah razı olsun. Sağlık Bakanlığımıza teşekkür ederiz bu imkanları bize sağladığı için. Bulunmaz bir nimet" diye konuştu.
Muş’ta köy köy mobil sağlık taraması
26 Aralık 2025 Cuma - 09:11 Muş’ta köy köy mobil sağlık taraması Muş İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı ekipler, sağlık ocağı bulunmayan kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlara yönelik mobil sağlık hizmeti sunarak temel sağlık taramaları gerçekleştiriyor. Muş’ta İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan mobil sağlık ekipleri, sağlık ocağı bulunmayan köy ve mezralarda yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, belirlenen program kapsamında köy köy gezerek vatandaşlara yerinde sağlık hizmeti veriyor. Mobil sağlık timleri, ziyaret ettikleri Taşoluk köyünde kapı kapı dolaşarak vatandaşların tansiyon ve kan şekeri ölçümlerini yaptı. Ayrıca gebelik süreci, kronik hastalıklar ve koruyucu sağlık hizmetleri konusunda bilgilendirmelerde bulunan ekipler, Özellikle yaşlılar ve sağlık kuruluşlarına ulaşmakta güçlük çeken vatandaşların kontrolleri yerinde gerçekleştirdi. Yürütülen mobil sağlık hizmeti sayesinde kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların sağlık durumları yakından takip edilirken, erken teşhis ve bilinçlendirme çalışmalarıyla sağlık sorunlarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Halk Sağlığı Uzmanı Doktor İlknur Ayvaz, mobil sağlık hizmetleri kapsamında Taşoluk köyünde çalışma yürüttüklerini belirterek, İl Sağlık Müdürlüğü adına sağlık ocağı bulunmayan köylere hizmet götürdüklerini ifade etti. Ayvaz, "Bugün Taşoluk köyümüzdeyiz. İl Sağlık Müdürlüğümüz adına, sağlık ocağı bulunmayan köylerimize mobil sağlık hizmeti sunuyoruz. Bugünkü amacımız, evleri kapı kapı dolaşarak ekip üyelerimizle birlikte kan şekeri ve tansiyon ölçümleri yapmak. Emek veren tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu çalışmalarla halkımıza koruyucu sağlık hizmetlerini ulaştırmayı, kronik hastalıkların takibini yaparak gerekli durumlarda aile hekimliklerine yönlendirmeyi amaçlıyoruz. Vatandaşlarımızın bu hizmetten memnun kaldıklarını gözlemledik. Köyümüzde özellikle yüksek tansiyonun yaygın olduğu görülüyor; beslenme şartlarının da buna etki eden faktörler arasında yer aldığı anlaşılıyor. Bu kapsamda halkımızı koruyucu sağlık hizmetleri çerçevesinde aile hekimlerimize yönlendirdik" dedi. Şeker ve tansiyon kontrolleri yapılan vatandaşlardan Nihat Çekil, devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Devletimizin sunmuş olduğu sağlık hizmetleri gerçekten bizi memnun ediyor. Gelen sağlık ekiplerine teşekkür ederiz. Tansiyon ölçümlerimizi yaptılar, kan şekeri kontrollerimizi gerçekleştirdiler. Bu hizmetler vatandaşlar için çok kıymetli" İfadelerini kullandı. Yapılan ölçümler sonucunda tansiyon hastası olduğunu öğrendiğini belirten Ahmet Çekil, mobil sağlık ekiplerinin köylerine gelerek kontroller gerçekleştirdiğini söyledi. Çekil, "Bugün hemşireler ve doktorlar köyümüze geldiler. Tansiyonumu ölçtüler. Tansiyon hastası olduğumu bilmiyordum, bugün burada öğrendim. Onların sayesinde fark ettim ve bugünden itibaren kendime daha iyi bakacağım, hastaneye giderek kontrollerimi yaptıracağım" şeklinde konuştu. Köylerinde yapılan kontrollerde birçok kişide tansiyon hastalığının tespit edildiğini belirten vatandaşlardan İsa Akman, "Bugün İl Sağlık Müdürlüğü’nden sağlık ekipleri köyümüze geldiler. Tansiyon ve şeker ölçümleri yapıldı; özellikle tansiyon ve şeker hastalıkları tespit edildi. Birçok insan, bu hastalıklara sahip olduğunu zaten bilmiyordu. Yapılan kontroller sayesinde var olan hastalıklar tespit ediliyor. Evlerinde yatalak olan hastalar ve yaşlılar da ziyaret edilip tansiyon ve şeker ölçümü yapıldı. Bu uygulamadan çok memnunuz sağlık ekipleri köyümüze kadar gelip bizimle ilgileniyorlar" diye konuştu. Mobil sağlık ekiplerinin çalışmaları sırasında duygulandıran anlar da yaşandı. Hemşire Hava Çağlayan, evinde ziyaret ettiği Hirschsprung hastalığı bulunan Gökçe Çekil’in saçlarını örerek küçük çocuğa moral verdi. Bu anlamlı anlar, günün en güzel görüntülerinden biri olarak kayda geçti.
Aydın’a tahsis edilen yeni ambulanslar hizmet için yola çıktı
26 Aralık 2025 Cuma - 08:50 Aydın’a tahsis edilen yeni ambulanslar hizmet için yola çıktı Sağlık Bakanlığı tarafından Aydın’a tahsis edilen yeni ambulanslar, Acil Sağlık Hizmetleri personeline teslim edilerek hizmet için yola çıktı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun teşrifleriyle gerçekleştirilen Ambulans Sağlık Hizmetine Alım Töreni sonrası, Aydın iline tahsis edilen yeni ambulansların anahtarları İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul tarafından Acil Sağlık Hizmetleri personeline teslim edildi. Teslim edilen ambulanslar, vatandaşlara acil sağlık hizmeti sunmak üzere göreve başladı. Güçlendirilen acil sağlık filosu ile birlikte hayata geçirilen dijital dönüşüm adımları sayesinde, il genelinde sunulan acil sağlık hizmetlerinde müdahale süresinin kısaltılması ve hizmet kalitesinin artırılması hedeflenirken, yeni ambulansların, Aydın genelinde acil vakalara daha hızlı ve etkin şekilde müdahale edilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Konu ile ilgili Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun teşrifleriyle gerçekleştirilen Ambulans Sağlık Hizmetine Alım Töreni ardından, ilimize tahsis edilen yeni ambulansların anahtarları İl Sağlık Müdürümüz Dr. Eser Şenkul tarafından Acil Sağlık Hizmetleri personelimize teslim edilerek vatandaşlarımıza Acil Sağlık hizmeti sunmak üzere yola çıktı. Güçlenen acil sağlık filomuz ve hayata geçirilen dijital dönüşüm adımları sayesinde, ilimiz genelinde vatandaşlarımıza sunduğumuz acil sağlık hizmetlerinde müdahale hızını ve hizmet kalitesini en üst seviyeye taşıyoruz" ifadeleri yer aldı.
Erzincan’ın acil sağlık filosuna 4 yeni ambulans
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:25 Erzincan’ın acil sağlık filosuna 4 yeni ambulans Erzincan’da acil sağlık hizmetlerinin gücü, Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen tam donanımlı 4 yeni ambulansla artıyor. Yeni araçlar, ileri teknoloji altyapısı ve Elektronik Vaka Sistemi ile hizmet verecek. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla Bilkent Yerleşkesi’nde düzenlenen törenle, Türkiye genelinde 856 yeni ambulans hizmete alındı. Erzincan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin’in de hazır bulunduğu tören kapsamında, Erzincan’a tahsis edilen 4 yeni ambulans şehre kazandırıldı. İleri teknoloji ile hızlı müdahale Hizmete alınan yeni ambulanslar, sadece birer nakil aracı değil, aynı zamanda teknolojik birer ünite olma özelliği taşıyor. Ambulanslarda bulunan Elektronik Vaka Sistemi sayesinde; vaka anından hastaneye varış sürecine kadar her saniye kayıt altına alınacak. Bu dijital altyapı, sağlık ekiplerinin koordinasyonunu artırırken hastaya müdahale hızını da maksimize edecek. Sağlık Müdürlüğü’nden teşekkür mesajı Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, yeni araçların şehrin sağlık altyapısına büyük katkı sunacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Güçlü altyapımız ve yeni katılan araçlarımızla acil sağlık hizmetlerimiz daha etkin ve hızlı bir hale gelecektir. İlimize kazandırılan ambulansların hayırlı olmasını diliyor; başta Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu olmak üzere emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyoruz." Yeni ambulansların, özellikle kış şartlarının çetin geçtiği Erzincan’da, en ücra bölgelere ulaşımda ve kritik vakalarda can kurtarıcı rol üstlenmesi bekleniyor.
MUSKİ’den Ortaca’ya yeni içme suyu deposu
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:50 MUSKİ’den Ortaca’ya yeni içme suyu deposu MUSKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde yürüttüğü içme suyu depoları yenileme çalışmaları kapsamında Ortaca’nın Akıncı Mahallesi’nde yeni nesil modüler (paslanmaz, modern sistemli) depo kurulumuna başladı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Muğla’nın her yerine sağlıklı içme suyunun ulaştırılması yönündeki hassasiyeti doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü Ortaca ilçesi Akıncı Mahallesi’nde bulunan içme suyu deposunu hızla yeniliyor. Yaklaşık 1000 nüfusa sahip Akıncı Mahallesi’nde kurulumu süren yeni deponun tamamlanmasıyla birlikte, mahalle sakinleri sağlıklı, hijyenik ve kesintisiz içme suyundan faydalanmaya devam edecek. 156 adet içme suyu depo satın alımı gerçekleştirildi Akıncı Mahallesi’ndeki mevcut deponun yerine, hijyenik panellerin birleştirilmesiyle oluşturulan ve her biri 25 olmak üzere 4 depo montajı yapılarak toplamda 100 ton kapasiteli modüler depo hizmete sunulacak. Bu şekilde bölgeye hem daha fazla su sağlanabilecek hem de uzun yıllar boyunca temiz su sağlanmaya devam edilecek. Akıncı Mahallesinde yapılan depo çalışmasının yanı sıra MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılında Muğla genelinde depo yatırımları da dikkat çekiyor. Çalışmalar kapsamında; 2025 yılında 214 adet içme suyu deposunun temizlik, bakım ve onarımı yapılırken 156 adet yeni nesil sisteme sahip paslanmaz ve sızdırmaz panellere sahip modüler deponun montajına başlandı. Ekonomik ömrünü tamamlamış yapılar yerine de 18 adet içme suyu deposunun imalatı gerçekleştirilerek yenilendi. Bölgedeki kullanım ömrünü tamamlamış olan deponun değişim işlemlerine başladıklarını belirten MUSKİ İşletmeler 3. Bölge Dairesi Başkanı Sefa Türkmen, "MUSKİ Genel Müdürlüğü olarak bu yıl, içme suyu depolarımızın modernizasyonu ve güvenliği adına üç stratejik ihale gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımızın ilk ayağını depolarımızın hijyenik dezenfeksiyonu, ikinci ayağını ise yalıtım ve kapsamlı bakım-onarım faaliyetleri oluşturdu. Üçüncü ve en kritik ihalemiz ise ekonomik ömrünü tamamlamış depolarımızın, hızla yeni nesil modüler sistemlerle yenilenmesi üzerineydi. Bu kapsamda, Ortaca ilçemizin Akıncı Mahallesi’nde bulunan ve acil müdahale gerektiren 100 tonluk depomuzu gündemimize aldık. Genel Müdürümüz Sayın Yılmaz Şengül’ün direktifleriyle, projemizi hızla başlatarak 25 metreküplük 4 adet modern modüler depoyu bölgeye sevk ettik. Montaj işlemlerini en kısa sürede tamamlayarak depomuzu hizmete alacağız" dedi. Akıncı Mahallesi Muhtarı Doğan Ünal, "Mahallemiz yüksek standartlarda bir içme suyuna kavuşuyor" Mahallemizde yaşanan altyapı sorunlarını yetkililere iletmelerinin hemen ardından, çalışmaların hızla başlatılmasından büyük mutluluk duyduklarını belirten Akıncı Mahallesi Muhtarı Doğan Ünal, "Mevcut içme suyu depomuz, Muğla’nın Büyükşehir Belediyesi statüsü kazanmasından çok daha önce inşa edilmiş yaklaşık 45 yıllık bir yapıydı. Bu durumu MUSKİ Genel Müdürlüğümüze ve ilgili birimlerimize ilettiğimizde, taleplerimiz büyük bir hassasiyetle karşılandı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın vizyonu ve projeyi önceliklendirmesiyle, yenileme süreci hız kazandı. Bize verilen değeri hissettiren başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras olmak üzere; MUSKİ Genel Müdürümüze, daire başkanlarımıza ve sahada emek veren tüm emekçi kardeşlerimize, şahsım ve mahallem adına teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Uzmanından uyarı: "Uyku düzeninin bozulması agresif tip meme kanseri riskini artırabiliyor"
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:07 Uzmanından uyarı: "Uyku düzeninin bozulması agresif tip meme kanseri riskini artırabiliyor" Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, "Uyku düzeninin bozulması sadece yorgunluğa veya strese sebep olmuyor. Aynı zamanda agresif tip meme kanseri riskini de artırabiliyor" dedi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, yeni yapılan araştırmalarda gece vardiyasında çalışan ya da uyku bozukluğu olan bireylerde, agresif meme kanseri riskinin önemli ölçüde arttığını belirtti. Texas A&M Üniversitesi’nde yürütülen ve JAMA Oncology dergisinde yayımlanan çalışmada, bozulan sirkadiyen ritmin, bağışıklık sistemini baskılayarak tümör gelişimine ve yayılmasına zemin hazırladığını açıkladı. Dr. Coşkun, sirkadiyen ritim bozukluğu, meme bezlerinin yapısını bozarak bağışıklık sisteminin savunmasını zayıflattığını ve bozulan bağışıklık sonucunda tümörler daha hızlı ve daha agresif şekilde büyüyebileceğini vurguladı. "Geç saatlere kadar uykusuz kalmak ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor" Uyku düzeninin bozulmasının ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiğini ve kaliteli uykunun insan vücuduna her anlamda yararı olduğunu belirten Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, "Uyku düzeninin bozulması sadece yorgunluğa veya strese sebep olmuyor. Aynı zamanda agresif tip meme kanseri riskini de artırabiliyor. Araştırmada, laboratuvar modelleri iki gruba ayrıldı. Biri normal gündüz gece döngüsünde yaşarken diğeri sirkadiyen ritimleri bozacak şekilde ışık döngülerine maruz bırakıldı. Normal döngüde tipik olarak 22’nci haftada kanser gelişirken, ritmi bozulan grupta kanser belirtileri yaklaşık 18’inci haftada ortaya çıktı. Bu modellerde daha agresif tümör gelişimi gözlemlendi ve tümörün akciğerlere yayılma ihtimali daha yüksek bulundu. Çalışmayı yürüten araştırmacılar, çalışmada bağışıklık tepkilerini bastıran bir molekül olan LILRB4’yi odak noktasına aldı. Normalde bağışıklık sistemini aşırı iltihaptan koruyan bu molekül, kanser ortamında aşırı aktifleşip bağışıklığı daha da baskılayabiliyor. LILRB4 etkisi hedeflendiğinde ise, bağışıklık sistemi tekrar aktifleşerek hem tümör büyümesini hem de metastazı önemli ölçüde azalttığı görüldü. Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu da uzun vadeli sirkadiyen ritim bozukluğunun sağlıklı meme dokusunun yapısını değiştirerek bu dokuların tümör gelişimine karşı savunmasız hale gelmesine neden olmasıdır. Sonuç olarak gece vardiyasında çalışmak, sık sık seyahat etmek veya geç saatlere kadar uykusuz kalmak sadece yorgunluk değil, ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Bu çalışmanın sonucuna göre uyku ve dinlenme sürelerine daha çok özen göstermek gerektiği görülüyor. Özellikle gece vardiyasında çalışan kadınların sağlık taramalarını aksatmaması, mümkünse vardiya saatlerinin biyolojik ritimle uyumlu şekilde planlanması, vardiya sistemiyle çalışanların düzenli uyku alışkanlığı edinmeleri, karanlık ve sessiz ortamlarda uyumaları, uyku hijyenine dikkat etmeleri yaşam kalitesi ve hastalıklardan korunmak açısından oldukça önemli" ifadelerini kullandı.
İmzalanan protokolle kanserde toplumsal bilinç artırılacak
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:34 İmzalanan protokolle kanserde toplumsal bilinç artırılacak Yunusemre Belediyesi ile Bülent Koşmaz Sağlık ve Sosyal Eğitim Vakfı arasında protokol imzalandı. Protokol kapsamında, kanser hastaları ve yakınlarına yönelik yapılacak çalışmalarla toplumsal bilincin arttırılması hedefleniyor. Yunusemre Belediyesi ile Bülent Koşmaz Sağlık ve Sosyal Eğitim Vakfı (BÜKSEV) arasında, kanser hastaları ve yakınlarına yönelik sosyal farkındalık, eğitim ve destek çalışmalarını kapsayan iş birliği protokolü, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ile Vakıf Başkanı Saadet Koşmaz tarafından belediye makamında imzalandı. Vakıf yönetiminin de katıldığı imza töreninde protokolün önemine vurgu yapan Belediye Başkanı Balaban, "Toplumun her kesimine dokunan, özellikle kanser hastalarımız ve aileleri için umut olan çalışmaları çok önemsiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızla güç birliği yaparak sosyal sorumluluk projelerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bülent Koşmaz Sağlık ve Sosyal Eğitim Vakfı Başkanı Saadet Koşmaz ise Yunusemre Belediyesi ile yapılan iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: "Yunusemre Belediyesi’nin desteğiyle, kanser hastaları ve yakınları başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik daha etkili çalışmalar yürüteceğiz. Kadınların ve gençlerin güçlenmesine katkı sunacak bu iş birliğinin uzun soluklu olacağına inanıyoruz. Başkanımız Sayın Semih Balaban’a destekleri için teşekkür ediyorum." Ortak projeler hayata geçecek Kanser hastaları ve yakınlarına yönelik sosyal farkındalık programlarının düzenlenmesi, maddi ve manevi destek sağlanması, sağlık ve sosyal eğitim alanlarında toplumsal bilincin artırılmasının hedeflendiği proje kapsamında kültürel ve sosyal projeler geliştirilerek ortak çalışmalar hayata geçirilecek.
Diyet Uzmanı Demirci’den gıda zehirlenmeleri uyarısı
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:51 Diyet Uzmanı Demirci’den gıda zehirlenmeleri uyarısı SANKO Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Meltem Demirci, gıda zehirlenmelerinin toplum sağlığını tehdit eden, önlenebilir ancak ihmal edildiğinde ciddi sonuçlar doğurabilen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Uzm. Diyetisyen Demirci, "Gıda zehirlenmesi bakteri, virüs, parazit veya toksin içeren besinlerin tüketilmesi sonucu gelişen ve genellikle sindirim sistemini etkileyen klinik bir tablodur" dedi. Gıda zehirlenmesi belirtilerinin hafif olabileceği gibi, bazı durumlarda tıbbi müdahale gerektirecek düzeyde olabileceğine ve risk gruplarında belirtilerin daha hızlı ortaya çıkarak şiddetli seyredebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Demirci en sık rastlanan belirtileri söyleyerek, "Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı - kramp, halsizlik ve baş dönmesi, ateş, iştahsızlık, dehidratasyon belirtileri (ağız kuruluğu, susuzluk hissi)" ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Demirci, gıda zehirlenmelerinin ortaya çıkmasında en sık karşılaşılan nedenleri özetleyerek, "Yeterli ısıda pişirilmemiş et, tavuk ve yumurta ürünleri. Soğuk zinciri bozulmuş veya uygun şartlarda saklanmamış süt ve süt ürünleri. Yeterince temizlenmemiş sebze ve meyveler. Hijyen kurallarına uyulmadan hazırlanan veya servis edilen besinler. Pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi" dedi. Bu faktörlerin, mikroorganizmaların çoğalmasına ve besinlerin tüketim açısından riskli hale gelmesine neden olabileceğini kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, "Özellikle çocuklar, yaşlı bireyler, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişiler gıda kaynaklı enfeksiyonlara karşı daha hassastırlar. Sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan gıda güvenliği yalnızca üretim ve dağıtım süreçleriyle sınırlı olmayıp, ev ortamındaki mutfak uygulamaları da belirleyici rol oynamaktadır" şeklinde konuştu. Gıda güvenliğini sağlamak için temel önlemler "Evde uygulayabilecek basit ancak etkili önlemlerle gıda zehirlenmeleri büyük ölçüde önlenebilir" diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, bu önlemlerle ilgili, "El hijyeni sağlanmalıdır. Yemek hazırlığı öncesinde ve sonrasında, çiğ gıdalarla temasın ardından en az 20 saniye eller sabun ve su ile yıkanmalıdır. Çiğ ve pişmiş besinler ayrılmalıdır. Çiğ et, balık ve tavuk ürünleri diğer gıdalarla temas etmeyecek şekilde muhafaza edilmeli, mümkünse ayrı kesme tahtaları ve ekipmanlar kullanılmalıdır. Yeterli pişirme uygulanmalıdır. Özellikle hayvansal kaynaklı besinlerde iç sıcaklığın güvenli düzeye ulaşması sağlanmalıdır. Uygun saklama şartları sağlanmalıdır. Pişmiş yemekler oda sıcaklığında en fazla 2 saat bekletilmeli, uygun kaplarda buzdolabında saklanmalıdır. Sebze ve meyve temizliği ihmal edilmemelidir. Akan suda bol suyla yıkanmalı, gerek görüldüğünde uygun dezenfeksiyon yöntemleri kullanılmalıdır" ifadelerine yer verdi. Gıda zehirlenmelerinin büyük bir bölümünün doğru hijyen uygulamaları, uygun pişirme teknikleri ve doğru saklama şartları ile önlenebileceğini hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Gıda güvenliği bilincinin kazandırılması, bireysel sağlığın korunmasının yanı sıra toplum sağlığının sürdürülebilirliği açısından da temel bir gerekliliktir" diye konuştu.