Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
New York Times: "Hamaney bacağından üç kez ameliyat edildi"
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyeti ile bir araya geldi
İsrail’den Lübnan’a saldırı: 3 ölü
Ahmet Minguzzi’nin ailesi, doğum gününde çocuklarının mezarını ziyaret etti
Ali Sami Yen Spor Kompleksi Aslantepe Vadisi’nin temel atma töreni yapıldı
Trump: "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü tamamen bizde"
Fenerbahçe’den derbinin hakem ataması ile ilgili açıklama
SAĞLIK
Bingöl UMKE’ye Dünya Sağlık Örgütü bayrağı: Tarihi başarı tescillendi
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:22:32
Bingöl UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi’nin uluslararası verifikasyon sürecini başarıyla tamamlaması dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü bayrak teslim töreni düzenlendi. Bingöl Valisi Cahit Çelik, Dünya Sağlık Örgütü Acil Tıbbi Ekipler (EMT) programı kapsamında uluslararası verifikasyon sürecini tamamlayan Bingöl UMKE için düzenlenen bayrak teslim törenine katıldı. Programda konuşan Vali Çelik, elde edilen başarının hem Bingöl hem de Türkiye adına büyük önem taşıdığını belirterek, "İlimiz adına son derece önemli, gurur verici ve uluslararası düzeyde büyük anlam taşıyan bir başarıyı birlikte paylaşmanın memnuniyetini yaşıyoruz" dedi. Bingöl’ün deprem açısından hassas bir bölgede yer aldığına dikkat çeken Çelik, UMKE merkezinin bu anlamda büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini ifade etti. Bingöl UMKE’nin uluslararası alanda önemli bir konuma ulaştığını vurgulayan Çelik, "Merkezimiz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen değerlendirmeler neticesinde uluslararası acil sağlık ekipleri arasında yerini almıştır. Bingöl UMKE, dünyanın en büyük lojistik, eğitim ve operasyon merkezlerinden biri haline gelmiştir. Dünyada bir ilke imza atan UMKE EMT Tip-1 mobil, Tip-1 sabit ve Tip-2 olmak üzere üç ayrı yapının aynı anda kurularak uluslararası verifikasyon aldığı dünyadaki tek merkez Bingöl olmuştur. Bu başarı tarihi bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca Bingöl’de kurulan bu altyapının sadece il ve ülke için değil, ihtiyaç duyulan tüm coğrafyalarda hizmet verebilecek kapasitededir" diye konuştu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:33
Ünlüler minik kalplere dokundu
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi gören çocuklar umut ve neşe dolu anlar yaşadı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Prof. Dr. Reyhan Dedeoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, çok sayıda ünlü isim minik hastalarla bir araya geldi. Hastane odalarını tek tek ziyaret eden ünlüler, çocuklara hediyeler dağıtarak onlarla sohbet etti, gün boyunca vakit geçirerek bayram sevincini paylaştı. Gülsim Ali, Demet Işıl, Aslı Turanlı, Ceren Benderlioğlu, Kaan Turgut, Büşra Develi, Görkem Sevindik, Mehmet Özdemir, Gökhan Keskin, Selda Topal, Buçe Buse Kahraman, Didem Balçin, Eylül Tumbar, Feyza Civelek, Nilay Erdönmez, Yunus Emre Yıldırımer, milli basketbolcular Elif Bayram, Gökşen Fitik ve Sehernaz Cidal’ın katıldığı etkinlikte, çocuklar unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim eden Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Böylesine anlamlı ve umut dolu bir bayramı ziyaretlerinizle taçlandırdığınız, çocuklarımızın yüzünde bir tebessüm olduğunuz için sizlere minnettarız" ifadelerini kullandı. Demet Işıl, çocuklar için hastaneye onlarca balon getirdi. Işıl, çocuklarla birlikte balonları gökyüzüne bıraktı. Kanseri atlatan Işıl, tüm çocuklarla tek tek ilgilendi. Işıl, "Eşim ve ben bu hastanede doğduk. Böyle bir organizasyonda olduğumuz için çok mutluyuz. Son dönemde çocukların çocukluğunu yaşamalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Balonlar uçuruldu, umutlar gökyüzüne bırakıldı" diye konuştu. Hastalık atlatan Işıl, "5-6 yıl önce kanser hastalığıyla mücadele ettim. O dönemde iyileşmek için verdiğim sözleri tutmaya devam ediyorum" dedi. Aslı Turanlı, "Ailesine önem veren ve çocukları seven milletiz. Bizim için çocuklar çok önemli. Onlara güven vermek çok önemli... Size güven duyan bir çocuk, mutlu oluyor. Mutlu çocuk mutlu gelecek demek. Bizde elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Anlamlı bir günde buradayız. Burada olduğum için çok mutluyum. Çocukları çok seviyorum. Olabildiğince onların yanında olmaya çalışıyorum" dedi. Turanlı, çocuklar ile tek tek ilgilenecek onlara kitap hediye etti. Etkinliğe annesiyle katılan Gülsim Ali, "Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Dün galadaydım ama bugün burada çocukların yanında olmak istedim. Onların yanında olmak ve gülümsetmek çok önemli. Annem de gelmek istedi" dedi. Nilay Erdönmez, "Çocukluğumu hatırladım. Herkese Allah şifa versin. Bütün çocuklar çocukluğunu çok güzel yaşasın. 23 Nisan’da mevsimleri temsil ettiğimiz tören vardı. Ben sarı ile sonbaharı temsil ediyordum. Çocukları çok severim" dedi. Çocukken etkinliklere katıldığını belirten oyuncu, "Bayramlarda şiir okuyan, sunuculuk yapan ve sahneye çıkan çocuklardan biriydim" diye konuştu. ’Yeraltı’ dizisi için Erdönmez, "Çok mutluyum. Güzel bir ekip. Diziyle ilgili bolca soru soruyor seyirci. Seyircinin güzel tepkisi güzel" açıklamasını yaptı. Oyuncu, "Güçlü rakipler vardı, sezon ortası gibi yayına girdiniz. Boşluğu iyi doldurdunuz" sözlerine, "Boşluk varmış ki doldurduk" ifadelerini kullandı. Ceren Benderlioğlu, "Çocuk diyince bende akan sular duruyor. Bizim geleceğimiz onlar. Burada olmak benim için zor. Yeğenimle ilgili en son buradayım. Biraz duygusalım. Buradaki çocukların mutlu olması ve sağlıklarına kavuşmasından başka hiçbir dileğim yok. Çocukken statta gösteri yapardık. Aylarca çalışıp Fenerbahçe stadının çimlerinde herkese gösteri sunardık. Keyifle yaptım" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:05
Nazilli’de "Gebe Okulu" ile anne adaylarına kapsamlı eğitim
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Gebe Okulu kapsamında anne adaylarına gebelikten doğum sonrasına kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik eğitim çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, konforlu ve bilinçli geçirmelerini amaçlayan program kapsamında, gebeliğin oluşumu ve bebeğin anne karnındaki gelişim süreci detaylı şekilde anlatılıyor. Eğitimlerde ayrıca gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri, bağışıklama süreci ve rutin tetkikler hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Uzman ekip tarafından verilen eğitimlerde, gebelik sürecinde anne adayının bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimlerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları da ele alınıyor. Kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, uyku düzeni ve diğer yaşam aktiviteleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılırken, gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve çözüm önerileri de aktarılıyor. Program kapsamında anne adaylarına, gebelikte tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar anlatılırken, doğum eyleminin evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek açısından faydaları da detaylandırılıyor. Eğitimlerde ayrıca lohusalık süreci, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri de yer alıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde ise doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında anne adaylarına pratik bilgiler sunuluyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yaptığı açıklamada tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederek sağlıklı nesillerin yetişmesi için bilinçli gebelik sürecinin önemine dikkat çekti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi’nde farkındalık standı kuruldu. Stantta vatandaşlara, kullanılmayan ilaçların doğru şekilde imha edilmesinin önemi anlatıldı. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinde, lavaboya dökülen ya da çöpe atılan ilaçların su kaynaklarını kirlettiği, toprağa zarar verdiği aktarıldı. Eczane Hizmetleri Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanarak stantta dağıtılan broşürlerde, atık ilaçların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine, ’Yanlış imha hem sağlığımızı hem de gezegenimizi tehdit ediyor’ mesajına yer verildi. Etkinlikte vatandaşlara ayrıca, ’Atık ilaç çöp değildir’ yazılı kalemler ile haftalık ilaç saklama kutuları hediye edildi. Öğrenciler, toplum sağlığının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından atık ilaçların doğru şekilde toplanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, benzer sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen günlerde de devam edeceğini ifade etti. Etkinlik ile hem çevre bilincinin artırılması hem de ilaçların düzenli kullanımına dikkat çekilmesi amaçlandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 10:19
’Romatolojik hastalıklar, kas ve eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir’
2
22 Nisan 2026 Çarşamba- 16:11
Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor
3
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
4
22 Nisan 2026 Çarşamba- 09:53
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz"
5
23 Nisan 2026 Perşembe- 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
14 Nisan 2026 Salı - 16:05
Elazığ İl Özel İdaresi’nde iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları
Elazığ İl Özel İdaresi tarafından iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yürütülen çalışmalar devam ediyor. Elazığ İl Özel İdaresi tarafından iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kurum bünyesinde görev yapan yöneticiler ve personellere yönelik rutin sağlık kontrolleri, belirli aralıklarla düzenli şekilde gerçekleştiriliyor. Yapılan uygulamalarla, çalışanların sağlık durumlarının yakından takip edilmesi ve iş güvenliği standartlarının daha üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen sağlık taramalarının, planlanan periyotlar halinde sürdürüleceği belirtildi.
14 Nisan 2026 Salı - 14:40
Uzmanı uyardı: "Bu hastalıkta erken tanı önemli"
Parkinson hastalığında erken tanı ve doğru tedavinin hastaların yaşam kalitesini artırmasında kritik rol oynadığını belirten Sivas Medicana hastanesinde görevli Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, özellikle 50 yaş sonrası artan risk nedeniyle erken belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Halk arasında ‘hareket hastalığı’ olarak bilinen Parkinson hastalığı, beyinde hareketleri kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkıyor. Sivas Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, hastalığın çoğunlukla yaşlanmaya bağlı geliştiğini belirterek, özellikle 50 yaş sonrasında görülme sıklığının arttığını, nadiren de olsa genç yaşlarda da ortaya çıkabildiğini söyledi. Parkinson hastalığında hareket koordinasyonunun bozulduğunu ifade eden Gökçe, hastalarda en sık hareketlerde yavaşlama, kas sertliği, titreme, duruş bozukluğu ve denge kaybı gibi belirtilerin görüldüğünü dile getirdi. Titremenin her hastada ortaya çıkmayabileceğini belirten Gökçe, genellikle istirahat halinde başladığını ve çoğunlukla tek taraflı görülüp zamanla diğer tarafa yayılabildiğini kaydetti. Ayrıca hastalarda öne eğilme, mimiklerde azalma ve yürümede yavaşlama gibi bulguların da sık rastlanan belirtiler arasında yer aldığını aktardı. "Temelinde dopamin eksikliği bulunuyor" Hastalığın temelinde dopamin eksikliğinin bulunduğunu vurgulayan Gökçe, dopamin üretiminden sorumlu sinir hücrelerinin zamanla kaybının hastalığın ilerleyici bir seyir göstermesine neden olduğunu ifade etti. Bu sürecin genellikle yavaş ilerlediğini belirten Gökçe, erken dönemde koku alma duyusunda azalma, uyku bozuklukları ve hafif hareket yavaşlığı gibi belirtilerin gözden kaçabileceğini söyledi. Bu nedenle erken tanının büyük önem taşıdığını dile getirdi. "Farklı belirtileri görülüyor" Parkinson hastalığının yalnızca hareket sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Gökçe, terleme bozuklukları, ciltte yağlanma, ağrı, salya artışı, idrar problemleri, cinsel fonksiyon bozuklukları, depresyon ve ileri evrelerde bunama gibi farklı belirtilerin de görülebileceğini ifade etti. Tedavi yöntemlerine de değinen Gökçe, Parkinson’da temel yaklaşımın beyinde eksilen kimyasalların yerine konulması olduğunu belirtti. "Erken tanı önemli" İlaç tedavilerinin ağızdan alınan ilaçlar, cilt altı pompa uygulamaları ve bağırsak yoluyla verilen yöntemler şeklinde uygulanabildiğini söyleyen Gökçe, ileri evre hastalarda ‘derin beyin stimülasyonu’ olarak bilinen ve halk arasında beyin pili olarak adlandırılan cerrahi yöntemlerin de başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Gökçe, erken tanı, düzenli tedavi, egzersiz ve Akdeniz tipi beslenmenin Parkinson hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini belirterek, belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
14 Nisan 2026 Salı - 14:32
Samsun Şehir Hastanesine tüm birimler hazirana kadar taşınacak
Samsun’da şehir hastanesine taşınma süreci planlandığı şekilde sürerken, tüm hastane birimlerinin haziran ayına kadar yeni binada hizmet vermesi hedefleniyor. Samsun’da sağlık hizmetlerini tek çatı altında toplamak amacıyla hayata geçirilen Samsun Şehir Hastanesi’ne taşınma süreci hız kesmeden devam ediyor. Planlanan takvim doğrultusunda birçok birim yeni hastanede hizmet vermeye başlarken, kalan bölümlerin de kısa sürede taşınması hedefleniyor. "Dahiliye bazı branşlar ve diğer bölümler hafta sonu taşınıyor" Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "Bugüne kadar yeni şehir hastanemize çocuk hastalıkları, kadın doğum, enfeksiyon hastalıkları, göğüs hastalıkları ve plastik cerrahi birimlerini taşıdık. Bu birimler, yeni şehir hastanemizde hizmet vermektedir. Taşınma sürecimiz devam etmektedir. Bu hafta sonu itibarıyla üroloji, fizik tedavi, psikiyatri ve dahiliye bölümlerini de taşıyarak hizmet vermeye devam edeceğiz. Dahiliye bölümüyle birlikte endokrinoloji ve romatoloji bölümlerini de taşıyacağız. Ancak dahiliyenin diğer alt branşları olan hematoloji, gastroenteroloji ve nefroloji bölümlerini henüz taşımıyoruz.20 Nisan’da sağlık kurulunu da yeni hastaneye taşıyarak, heyetlerimizin artık yeni hastanede yapılacağını bilmenizi isterim. Bundan sonra taşınma süreçlerimiz daha hızlı ilerleyecek. Haziran ayına kadar hastanenin tüm bölümlerini yeni şehir hastanesine taşıyarak hizmet vermeye devam edeceğiz. Son aşamaya geldiğimizde acil servisi iki noktada hizmet verecek şekilde planladık. Hem mevcut hastanemizdeki acil servis açık olacak hem de şehir hastanesindeki acil servis hizmet vermeye devam edecektir."
14 Nisan 2026 Salı - 14:19
Beldeki gizli tehlike: Spinal stenoz
Bel fıtığıyla benzer belirtiler gösteren ve tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilen omurga daralması (Spinal stenoz), hastaların günlük hayatını ciddi ölçüde kısıtlayabiliyor. Uzmanlar, yürüyüş sırasında öne eğilme ihtiyacının hastalığın en belirgin ve ayırt edici belirtilerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Omurganın ve sinirlerin geçtiği kanalın kireçlenme, bağ dokusu kalınlaşması veya fıtıklar sebebiyle daralması neticesinde ortaya çıkan hastalık, özellikle 55-60 yaşındaki insanlarda görülüyor. Hastalığın en sık bel bölgesinde, ardından boyun ve sırt bölgelerinde görüldüğünü belirten Op. Dr. Aytaç Can, sinirler üzerindeki baskının geri dönüşü olmayan hasarlara sebep olabileceğine dikkat çekti. Ameliyatın hastalık seviyesine göre değerlendirildiğini aktaran Can, hastalığın başlangıç seviyelerinde ilaç tedavisi, fizik tedavi, aletsiz pilates, yüzme ve yürüyüş gibi egzersizlerin önerildiğini vurguladı. "Yürürken öne eğilme ihtiyacı önemli bir belirti" Bel bölgesindeki daralmaların insanların günlük hayatını ciddi şekilde kısıtladığını ifade eden Özel Adatıp Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Can, "Omurga daralması en sık belde görülür. Özellikle bel bölgesindeki daralmalar insanlarda yürüme güçlüğü, yürüdükleri sırada artan ağrı ve uyuşukluk, dinlenmeyle veya öne eğilmeyle geçen şikayetler oluşturabilir. Ayaklarda güçsüzlük oluşabilmektedir. Boyunda ise el ve kollarda güçsüzlük, uyuşukluk, dengesiz yürüyüşler görülebilmektedir. Bu hastalığın önemi, sinir basısına bağlı kalıcı sakatlıklara ve bakıma ihtiyaç hale gelinmesine yol açabilmesidir" dedi. "Günlük hayat yüzde 70 etkilenmiyorsa önce egzersiz" Tanı sürecinde MR tetkikinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Can, tedavi seçeneklerine ilişkin, "Tanımızı basit bir röntgen, tomografi ve nihayetinde MR çekimiyle koymaktayız. Eğer hastalık günlük hayatı yüzde 60-70 oranında etkilemiyorsa öncelikle ameliyat dışı yöntemleri deniyoruz. İlaç tedavisi, fizik tedavi, aletsiz pilates, yüzme ve yürüyüş gibi egzersizler önermekteyiz. Bunlardan fayda görülmezse algoloji veya epidural enjeksiyonlar gündeme gelebilir. Ancak sakatlık riski oluşturacak düzeydeki daralmalarda ameliyat seçeneklerini konuşmaya başlıyoruz" diye konuştu. "Geç kalınan ameliyatlarda hasar kalıcı olabilir" Büyük ve küçük tuvaleti kaçırma gibi ileri düzey problemlerin acil cerrahi müdahale gerektirdiğini belirten Op. Dr. Aytaç Can, "Tedaviye yanıt vermeyen durumlarda, bacaklarda, el ve kollarda güçsüzlük başladığında ya da tuvalet kaçırma gibi problemler oluştuğunda artık ameliyatı düşünmek gerekiyor. Bel kayması veya eğrilik yoksa mikroskobik veya endoskopik girişimlerle müdahale edebiliyoruz. Eğer kayma varsa ‘platin’ denilen füzyon ameliyatları gerekmektedir. Burada en önemli problem, kalıcı hasarlar geliştiği zaman en iyi ameliyat bile yapılsa tam iyileşme sağlanamamasıdır. Geç kalındığında bu sorunlar kalıcı hale gelmekte ve bütün hayatı zorlaştırmaktadır. Yürürken güç kaybı olup oturarak dinlenme ihtiyacı hissediliyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.
14 Nisan 2026 Salı - 13:12
Prostat büyümesine rezum yöntemi
Prostat büyümesi tedavisinde kullanılan Rezum (su buharı tedavisi) yöntemi Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde ilk kez uygulanmaya başlandı. İyi huylu prostat büyümesi nedeniyle ortaya çıkan idrar yapma ile ilişkili sorunlarda kullanılan Rezum adlı yöntemi uygulayan Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Yalçın, "Rezum yöntemi, prostat dokusuna kontrollü su buharı enerjisi verilmesi prensibine dayanıyor. İşlem sırasında verilen su buharı prostat dokusu içerisinde yayılıyor ve hücresel düzeyde etki oluşturarak büyümüş dokunun zamanla küçülmesini sağlıyor" dedi. Prostat büyümesi yaşam kalitesini etkiliyor Prostat büyümesinin özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde sık görülen bir sağlık sorunu olduğunu belirten Yalçın, "Prostat büyümesi; idrar yapma güçlüğü, sık idrara çıkma ve gece idrara kalkma gibi şikayetlere neden olarak hastaların yaşam kalitesini düşürebiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık daha konforlu ve modern tedavi seçenekleri uygulanabiliyor" diye konuştu. "Rezum sırasında kullanılan enerji aslında su buharının taşıdığı doğal termal enerjidir" Rezum yönteminin prostat dokusuna kontrollü su buharı enerjisi verilmesi prensibine dayandığını belirten Yalçın, şunları ekledi: "İşlem sırasında verilen su buharı prostat dokusu içerisinde yayılıyor ve hücresel düzeyde etki oluşturarak büyümüş dokunun zamanla küçülmesini sağlıyor. Rezum sırasında kullanılan enerji aslında su buharının taşıdığı doğal termal enerjidir. Prostat dokusuna verilen bu kontrollü enerji, büyümüş dokunun küçülmesini sağlar. İşlem sonrasında vücudun kendi iyileşme mekanizması devreye girer ve prostat dokusu zaman içinde küçülerek idrar akımı rahatlar" "İşlem 10-15 dakika sürüyor" Rezum yönteminin en önemli avantajının kısa sürmesi olduğunu ifade eden Yalçın, "İşlem genellikle 10-15 dakika içinde tamamlanır. Çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilir. Rezum yöntemi; özellikle sık idrara çıkan, gece sık sık idrara kalkan, idrar akımı zayıf olan ve idrarın tam boşaltılmasında sorun yaşayan kişiler için uygun bir seçenek olur" ifadelerini kullandı. "Klasik prostat ameliyatlarına kıyasla minimal invaziv bir yöntem" Rezum yönteminin klasik prostat ameliyatlarına kıyasla minimal invaziv bir yöntem olduğunu belirten Yalçın, "İşlem sırasında kesi yapılmaz. Doğal idrar kanalından girilerek prostat dokusuna müdahale edilir. Bu sayede cerrahi operasyon gerektirmeden prostat dokusunun küçülmesi hedefleniyor" dedi. "50 yaş üzerindeki erkekler düzenli kontrol yaptırmalı" Prostat büyümesine bağlı şikâyetlerin erken dönemde değerlendirilmesinin tedavi seçeneklerini artırdığını vurgulayan Yalçın, "Özellikle 50 yaş üzerindeki erkekler düzenli ürolojik kontrol yaptırmalı" uyarısında bulundu.
14 Nisan 2026 Salı - 13:10
Elazığ’da sağlık hizmetleri değerlendirildi
Elazığ’da düzenlenen toplantıda Elazığ’da yürütülen sağlık hizmetlerinin mevcut durumu masaya yatırıldı. Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başkanlığında aylık il değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, il genelinde sunulan birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri kapsamlı şekilde ele alındı. Değerlendirme toplantısına hizmet başkanları, başkan yardımcıları, idareciler ve ilgili sağlık çalışanları katıldı. Toplantı boyunca Elazığ’da yürütülen sağlık hizmetlerinin mevcut durumu masaya yatırıldı. Katılımcılar, hizmet sunumunda karşılaşılan sorunları detaylı şekilde değerlendirirken, çözüm önerileri ve geleceğe yönelik planlamalar üzerinde görüş alışverişinde bulundu. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulabilmesi adına yapılabilecek iyileştirmeler de gündeme geldi.
14 Nisan 2026 Salı - 13:04
Uzmanından uyarı: "(Polen alerjisi) Zamanında tanı ile şikayetler kontrol altına alınabilir"
Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar ayının gelmesiyle başlayan polen alerjisi şikayetlerine ilişkin "Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir" dedi. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, çocuklarda alerjik hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Özellikle polenlerin yoğunlaştığı dönemde ortaya çıkan şikayetlerin basit bir mevsimsel durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar alerjilerinin çocukluk çağında yaygın görülen, ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir sağlık sorunu olduğunu belirterek genetik yatkınlığı olan çocuklarda polenlere karşı alerjinin genellikle 3 - 4 yaşından itibaren gelişebildiğini ifade etti. Alerjik hastalıkların uzun yıllar devam edebileceğine dikkati çeken Türktaş, "Bu durum sadece küçük yaşlarda ortaya çıkmaz, ilkokul, ortaokul, lise hatta üniversite yıllarında da başlayabilir" diye konuştu. Bahar alerjisinin en çok burun, üst solunum yolları ve gözleri etkilediğini belirten Türktaş, "Alerjik konjonktivit yani göz nezlesi ve alerjik rinit (saman nezlesi) en sık karşılaştığımız tablolardır" dedi. Türktaş, polenlerle temas sonrası ortaya çıkan belirtileri sıralayarak, "Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, burun akıntısı, kaşıntısı, art arda hapşırmalar ve burun tıkanıklığı en sık karşılaştığımız bulgular arasında yer alır" ifadelerini kullandı. Belirtilerin mevsimsel olarak her sene tekrar ettiğini anlatan Türktaş, bulguların özellikle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında artış gösterdiğini, tedavi edilmediğinde giderek şiddetlenebileceğini söyledi. Türktaş, tedavi edilmeyen bahar alerjilerinin zamanla, gözlerde iltihaplı konjonktivit, orta kulakta sıvı birikmesi, kronik sinüzit, burunda polip gelişmesi gibi durumlara neden olabileceğini aktardı. "Zamanında tanı ile şikayetler kontrol altına alınabilir" Polen alerjisi olan bazı çocuklarda öksürük, balgam, bronşit gibi astım ataklarının da görülebileceğini dile getiren Türktaş, erken tanının önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Türktaş, "Alerjik hastalıkların tanısında ilk adım şüphelenmektir. Ardından bir alerji merkezinde değerlendirme yapılarak doğru tanı konulmalı ve tedavi planlanmalıdır. Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir" dedi.
14 Nisan 2026 Salı - 13:04
Deprem sonrası doktorlardan Sındırgı’ya özel ilgi
Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri ve "Genç Yeryüzü Doktorları" topluluğu, Sındırgı’da gerçekleştirdikleri sağlık sokağı etkinliğiyle yüzlerce vatandaşa ulaştı. Öğrencilerin aktif rol aldığı etkinlikte hem sağlık taraması yapıldı hem de bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Sındırgı İlçe Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda; Balıkesir Kent Konseyi, Sındırgı Kaymakamlığı, Sındırgı Belediyesi ve Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğiyle Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan stantlarda vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti sunuldu. Etkinlik kapsamında tansiyon ölçümü, kan şekeri testi, boy-kilo ve beden kitle indeksi hesaplamaları yapılırken; ağız ve diş sağlığı ile ilgili kontroller de gerçekleştirildi. Ayrıca vatandaşlara akıllı ilaç kullanımı konusunda bilgilendirmeler yapıldı. Çocuklar için çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Genç Doktorlar sahada: "Mesleki tatminimiz çok yüksek" Etkinlikte aktif görev alan 3. sınıf tıp öğrencisi Gazi Muhammet Geylani, yapılan çalışmanın bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Genç Yeryüzü Doktorları olarak sağlık sokağı etkinliğimizi bu kez Sındırgı Belediyesi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdik. Vatandaşlarımıza tansiyon, kan şekeri ölçümü, boy-kilo ve beden kitle indeksi hesaplamaları yapıyoruz. Aynı zamanda stajyer arkadaşlarımızı da sahada değerlendiriyoruz. Yaklaşık 200-250 kişiye ulaştık ve yoğunluk hala devam ediyor. Burada olmaktan mutluyuz, mesleki tatminimiz çok yüksek." Deprem sonrası doktorlardan Sındırgı’ya özel ilgi Genç doktorlar, bu yıl özellikle Sındırgı’ya ağırlık verdiklerini ifade ederek, daha önce Gölcük İlkokulu’nda çocuklara yönelik bir sağlık taraması gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Bu kez ise ağırlıklı olarak yaşlı vatandaşlara yönelik hizmet sunulduğu belirtildi. Cumhuriyet Meydanı’nda gün boyu süren etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, sağlık taraması sonrası çeşitli hediyeler de dağıtıldı. Öğrencilerin güler yüzlü yaklaşımı ve birebir ilgisi, katılımcılardan tam not aldı. Sındırgı’da gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, genç doktor adaylarının hem mesleki gelişimine katkı sağladı hem de toplum sağlığına yönelik farkındalık oluşturdu.
14 Nisan 2026 Salı - 12:34
Uzmanı açıkladı: "Saman nezlesi Türkiye’nin yüzde 20’sini etkiledi"
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, Türkiye’de milyonlarca kişiyi etkileyen saman nezlesinin yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek vatandaşları uyardı. Sivas Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, Türkiye’de milyonlarca kişiyi etkileyen alerjik rinitin (saman nezlesi) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü belirterek vatandaşları uyardı. Şapçı, hava kirliliği ve kentsel yaşamın artması sebebiyle son yıllarda giderek yaygınlaşan bu hastalık hakkında bilinçlenmenin önemine dikkat çekti. Burun kaşıntısı hapşırık gibi belirtilerin olabileceğini söyleyen Barış Şapcı, "Bazı hastalarda baş ağrısı, nefes darlığı ve koku alma bozuklukları da görülebiliyor. Hastaların önemli bir kısmı yılın neredeyse yarısında şikâyet yaşıyor. Bu durum günlük yaşamı, uyku düzenini ve iş verimini olumsuz etkiliyor" dedi. Hastalığın oluşumunda genetik yatkınlık, aile öyküsü, sigara dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve alerjenlerle temasın etkili olduğunu ifade eden Barış Şapcı, polenler, ev tozu akarları, mantarlar ve hayvan tüylerinin en sık karşılaşılan alerjenler arasında olduğunu söyledi. Tedavide önceliğin alerjenden korunmak olduğunu belirten Şapcı, "Medikal tedavi, immünoterapi ve bazı durumlarda cerrahi yöntemler uygulanabiliyor. Düzenli poliklinik kontrolleri, hastalığın takibi açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.
14 Nisan 2026 Salı - 12:31
Taşıma su çilesi son buldu
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Seydikemer ilçesi Çaykenarı Mahallesi Sivriler Mevkiinde uzun yıllardır taşıma suyla karşılanan içme suyu sorununu yaptığı yeni içme suyu hattıyla ortadan kaldırdı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla’nın her noktasındaki vatandaşlara kesintisiz içme suyu sağlanarak altyapının güçlendirilmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Son olarak, vatandaşların uzun süredir taşıma yöntemlerle su ihtiyacını karşıladığı Seydikemer ilçesi Çaykenarı Mahallesi Sivriler mevkiinde, 1000 metre uzunluğunda içme suyu hattı imalatı gerçekleştirilerek mahalleli içme suyuna kavuşturuldu. Su taşıma derdine son İl genelinde vatandaşların kesintisiz içme suyuna erişebilmesi için projelerini sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, altyapı ağını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda daha önce içme suyu şebekesi bulunmayan ve vatandaşların su ihtiyacını tankerler ya da çeşitli taşıma yöntemleriyle karşıladığı Seydikemer Çaykenarı Mahallesi Sivriler Mevkiinde, muhtarlığın talepleri doğrultusunda yürütülen içme suyu şebeke hattı imalatı çalışması tamamlandı. Talep üzerine sahada inceleme yapan MUSKİ ekipleri, projelendirme çalışmalarının ardından kısa sürede uygulamaya geçerek 1000 metre uzunluğundaki hat imalatını hayata geçirdi. Çalışmalar kapsamında modern ve uzun yıllar sorunsuz hizmet verecek içme suyu hattı devreye alınarak bölgenin su sorunu kalıcı olarak çözüme kavuşturuldu. Mahallede içme suyu hattı bulunmaması nedeniyle uzun yıllardır ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ve hayata geçirilen proje ile bu sorunun ortadan kalktığını belirten Çaykenarı Mahalle Muhtarı Çetin Yıldız, "Mahallemizde içme suyu hattı bulunmuyordu. Bu nedenle vatandaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşamaktaydı. İçme suyu hattı yapılması için dilekçemizi hazırlayarak MUSKİ Genel Müdürlüğüne ilettik. Kısa sürede ekipler gelerek yerinde inceleme yaptı ve projeyi planladı. Vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla altyapı çalışmaları hızlı bir şekilde başlatıldı ve tamamlandı. Yapılan çalışmalarla birlikte bölgemizdeki en büyük eksikliklerden biri olan içme suyu hattı sorunu çözüme kavuşturuldu ve vatandaşlarımız içme suyuna kavuştu. Bizim taleplerimizi dikkate aldıkları için ve projeyi hızla tamamladıkları için çok mutluyuz. Bu hizmetten dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a ve MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül’e teşekkürlerimizi sunuyoruz" dedi. Su ihtiyaçlarını uzun yıllar taşıma yöntemleriyle karşılamak zorunda kaldıklarını ve bu zorluğun sona erdiğini belirten 65 yaşındaki Çaykenarı Mahalle Sakini Bekir Ziya Tay, "Yaklaşık 10 senedir burada yaşıyorum. Daha önce bizler yaşlılar olarak ciddi sıkıntılar çektik. Bidonlarla, tankerlerle su getirerek işlerimizi görmeye çalışıyorduk. Bazı yaşıtlarımızın çocukları ya da torunları yardımcı oluyordu fakat bazılarımızın yardım edebilecek kimsesi olmuyordu. Bu bizler için büyük sorun oluşturuyordu. Şimdi burada yapılan yeni içme suyu hattı sayesinde artık su taşımayacağız. Bu bizler için büyük kolaylık. Yapılan bu güzel hizmetten dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras başta olmak üzere MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül’e çok teşekkür ederim. Sağ olsunlar var olsunlar" dedi.
14 Nisan 2026 Salı - 12:25
Milas Bafa Mahallesi’ndeki içme suyu deposu yenilendi
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Milas ilçesi Bafa Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan eski içme suyu deposunun yerine yapımına başladığı 500 metreküp kapasiteli modern betonarme içme suyu deposunu tamamlayarak hizmete aldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla’nın tüm mahallelerinde daha güçlü ve sürdürülebilir içme suyu altyapısı sağlanması talimatları doğrultusunda projelerini sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Milas ilçesi Bafa Mahallesi’nde içme suyu depo yenileme çalışmalarını tamamladı. Uzun yıllardır kullanılan ve yetersiz hale gelen eski deponun yerine inşa edilen yeni sistemle birlikte mahallede içme suyu altyapısı güçlendirildi. Güçlü ve dayanıklı içme suyu deposu Proje kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayarak kullanım dışı kalan eski yapının yerine 500 metreküp kapasiteli, iki gözlü modern içme suyu deposu inşa edildi. Depoda kullanılan borulama sistemi son teknolojimelürünlerden seçilerek suyun güvenli ve kesintisiz şekilde taşınması sağlanırken, dayanıklılık artırılarak muhtemel arızaların önüne geçildi. İçme Suyu Yönetmeliği ve güncel teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilen betonarme içme suyu depo ile birlikte Bafa Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların içme suyuna kesintisiz ve uzun ömürlü bir şekilde erişimi sağlandı. İl genelinde içme suyu altyapısını güçlendirme çalışmalarının planlı şekilde yürütülmesi kapsamında, mahallede tamamlanan yenileme çalışmasıyla bölgenin artan su ihtiyacına kalıcı çözüm sağlanarak sürdürülebilir bir altyapı oluşturuldu. Mahallelerinde bulunan, oldukça eski olduğu için neredeyse yıkılma noktasına gelen deponun kısa sürede yenilendiğini vurgulayan Bafa Mahalle Muhtarı Kerim Tekin, "Su kaçakları vardı, yıpranmış durumdaydı. Dilekçe ile müracaatımızı yaptık MUSKİ Müdürlüğü’ne. Suyun kaybının önlenmesi için çok uğraştık. Ahmet Başkanımız, sağ olsun MUSKİ Müdürlerimiz, Genel Müdürümüz yardımcı oldular. Mahallem adına kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum. Çok gururluyuz. Böyle bir hizmet bana denk geldiği için iyi ki MUSKİ var" dedi. MUSKİ İşletmeler Birinci Bölge Daire Başkanlığı Milas Şube Müdürü Çetin Korkut, "Yenileme işlemi tamamlanmıştır, test aşamaları da tamamlandı. Suyumuzu da bağladık. Şuanda mahallemiz yeni deposundan suyunu alıyor. Temizlik ve hijyen açısından şuanda depomuz korunaklı hale gelmiş oldu. Halk sağlığı açısından uygun hale getirildi" dedi.
14 Nisan 2026 Salı - 12:19
‘Kök hücre nakli’ seçeneği birçok hastalıkta etkili tedavi seçeneği sunuyor
Diyarbakır Memorial Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vefki Gürhan Kadıköylü, kök hücre naklinin günümüzde birçok kan hastalığı ve kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği olarak uygulandığını bildirdi. Kemik iliği nakli yerine günümüzde "kök hücre nakli" terimini kullanmak daha doğru kabul edilmektedir. Kök hücre nakli; doğuştan gelen veya sonradan gelişen hematolojik iyi huylu ve kötü huylu hastalıklarda, bazı kanser türlerinde ve bağışıklık sistemi hastalıklarında iyileşme sağlayabilen etkili bir tedavi yöntemidir. Günümüzde kök hücre nakli için üç temel kaynak kullanılmaktadır. Bunlar kemik iliği, granülosit koloni uyarıcı faktörlerle uyarılan periferik kök hücreler ve dondurularak saklanan göbek kordonu kanıdır. Diyarbakır Memorial Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vefki Gürhan Kadıköylü, kök hücre naklinin günümüzde birçok kan hastalığı ve kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği olarak uygulandığını belirtti. Allojeneik kök hücre nakli; insan lökosit antijenleri (HLA) uyumlu kardeşlerden veya akrabalardan yapılabileceği gibi HLA uyumlu akraba dışı vericilerden de gerçekleştirilebilmekte olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kadıköylü, "Bazı durumlarda HLA uyumsuzluğu bulunan vericilerden de yüksek riskli olarak nakil uygulanabilmektedir. Otolog kök hücre naklinde ise hastanın kendi kök hücreleri kullanılmaktadır. Bu yöntem özellikle bazı kanser türlerinde uygulanan yüksek doz kemoterapi sonrası kemik iliğinin yeniden toparlanmasını sağlamak amacıyla tercih edilmektedir" dedi. Prof. Dr. Kadıköylü, kök hücre nakli ile ilgili ilk deneysel çalışmaların 1950’li yıllarda yapıldığına değinerek, "İlk kemik iliği kaynaklı allojeneik nakil 1957 yılında gerçekleştirilmiştir. 1960’lı yıllarda HLA doku gruplarının tanımlanması ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılmasıyla nakil sonrası gelişebilen komplikasyonların önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Aferez yöntemlerinin geliştirilmesiyle birlikte günümüzde kök hücrelerin önemli bir kısmı periferik kandan toplanabilmektedir. Bu yöntemle vericinin damarlarından, herhangi bir ameliyat veya genel anestezi gerektirmeden kök hücre toplanabilmektedir" diye konuştu. Allojeneik kök hücre naklinin birden fazla tedavi amacı bulunmakta olduğunu aktaran Kadıköylü, "Bunların başında yüksek doz kemoterapi uygulanabilmesi gelmektedir. Nakil sonrasında verilen kök hücreler hastanın kemik iliğine yerleşerek kan hücrelerinin yeniden üretilmesini sağlar ve kemoterapinin oluşturduğu kemik iliği baskılanmasının düzelmesine yardımcı olur. Bir diğer önemli etki ise kök hücrelerde bulunan T lenfositleri ve doğal öldürücü hücrelerin kanserli hücreler üzerinde gösterdiği ‘graft versus tümör’ etkisidir. Ayrıca kök hücre nakli bağışıklık sisteminin yeniden düzenlenmesine de katkı sağlayabilmektedir. Kök hücre nakli planlanan hastalarda tedavi öncesinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekir. Hastanın performans durumu, eşlik eden hastalıkları, hastalığın evresi, kemoterapiye verdiği yanıt, enfeksiyon öyküsü ve sitogenetik özellikler bu değerlendirmede önemli rol oynar. Geçmişte allojeneik kök hücre naklinin genellikle 50 yaşın altındaki hastalara uygulanması önerilirken günümüzde hazırlama rejimlerindeki gelişmeler sayesinde daha ileri yaş gruplarında da nakil yapılabilmektedir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kadıköylü, kök hücre naklinin günümüzde çok sayıda hastalığın tedavisinde kullanılabilmekte olduğunu kaydederek, "Akut miyeloid lösemi, akut lenfoblastik lösemi, miyelodisplastik sendrom, hodgkin ve non-hodgkin lenfomalar ve multiple miyeloma gibi hematolojik kanserler yer almaktadır. Bunun yanı sıra talasemi majör, orak hücreli anemi gibi bazı kalıtsal kan hastalıkları, bağışıklık sistemi hastalıkları, bazı solid tümörler ve kalıtsal metabolik hastalıklar da kök hücre nakli uygulanabilen hastalıklar arasında bulunmaktadır. Otolog kök hücre nakli ise özellikle multiple miyeloma, hodgkin ve non-hodgkin lenfoma gibi bazı hematolojik kanserlerde ve bazı solid tümörlerde uygulanabilmektedir" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder