SAĞLIK
Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı 23 Mart 2026 Pazartesi - 16:49:09 Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:48 DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:17 Alanya’da bayram tatili süresince 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunuldu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, Ramazan Bayramı tatili süresince Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunulduğunu açıkladı. Bayram tatili süresince hastanede verilen sağlık hizmetlerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, "Arife günü de dâhil olmak üzere bayram tatili boyunca bin 221 sağlık personelimizle birlikte; Acil Servis, ameliyathane, yoğun bakım, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerimizde kesintisiz sağlık hizmeti sunduk’’ dedi. 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildi Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bayram tatili boyunca 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildiğini aktaran Karakuş ‘’Bayram tatilinde Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verirken, 81 hastamızın ameliyatını başarıyla gerçekleştirdik. Ayrıca 121 hastamızın yatışı yapılarak tedavilerine yataklı servislerimizde devam edildi. Bu süreçte 4 bebeğimiz hastanemizde dünyaya gözlerini açtı ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. 86 hastamıza diyaliz hizmeti verilirken, 5 hastamıza da anjiyo işlemi uygulandı. Yönetim ekibimiz, bayram süresince görev yapan sağlık personelimizle koordineli bir şekilde çalışarak hasta yoğunluğuna göre gerekli planlamaları ve takviyeleri gerçekleştirdi. Sağlık tesisimiz ve birimlerimiz yerinde incelenerek hizmetlerin aksamaması sağlandı. Bu yoğun süreçte büyük bir özveri ve ekip ruhuyla çalışan, Ramazan Bayramı’nı hastalarımızla birlikte geçirerek kesintisiz sağlık hizmeti sunan tüm meslektaşlarıma ve sağlık çalışanlarımıza şahsım ve vatandaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Tedavisi devam eden hastalarımıza da acil şifalar diliyorum" ifadesini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:07 "Mevsimsel grip sanılıyor, kronik astıma dönüşebiliyor" Karadeniz Bölgesi’nde artan nem ve hava değişimlerinin alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aziz Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Aziz Uluışık, Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda artış gösteren alerjik solunum yolu hastalıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin nemli iklimi ve yoğun bitki örtüsünün alerjik hastalıkları tetiklediğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, özellikle geçmeyen solunum şikayetlerinin mevsimsel hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Karadeniz’in iklim özelliklerinin alerjik hastalıkların görülme sıklığını artırdığını ifade eden Uzm. Dr. Uluışık, "Karadeniz’in nemli iklimi, bitki örtüsü ve mevsim geçişlerindeki hava değişimleri, alerjik hava yolu hastalıklarının daha sık görülmesine yol açabiliyor. Bölgede özellikle astım ve alerjik rinit vakalarında son yıllarda önemli bir artış gözlemleniyor" şeklinde konuştu. "Belirtiler grip ile karıştırılmamalı" Alerjik hastalık belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını dile getiren Uzm. Dr. Uluışık, "Burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikayetler mevsimsel grip ile karıştırılmamalıdır" ifadelerine yer verdi. Bu tür şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, "Sürekli tekrarlayan öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Bu belirtiler alerjik astımın habercisi olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi edilmeyen alerji kronik astıma dönüşebilir" Alerjik hastalıkların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Uluışık, "Erken dönemde tedavi edilmeyen alerjik hastalıklar zamanla kronik astıma dönüşebiliyor. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin dikkatli olmalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalı" diye konuştu. "Polen, nem ve ev tozu en önemli tetikleyiciler" Uzm. Dr. Uluışık, bahar aylarında artan polen yoğunluğunun alerjik hastalıkları tetiklediğine dikkat çekerek, "Samsun’da özellikle bahar aylarında polen yoğunluğu, kıyı bölgelerde ise nem ve ev içi toz akarları hastalıkları tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. Alerjik hastalıklardan korunmak için bazı önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Uluışık, "Risk grubundaki kişilerin sigara dumanından uzak durmaları, yaşam alanlarını düzenli havalandırmaları ve kontrollerini aksatmamaları önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Erken tanı ile kontrol mümkün" Alerjik hastalıkların erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Uluışık, şu ifadelere yer verdi: "Sürekli tekrarlayan öksürük, nefes darlığı veya burun akıntısı sadece mevsimsel bir durum olmayabilir. Erken tanı ile astım ve alerjik hastalıkların kontrol altına alınması mümkündür. Sağlıklı nefes, güçlü bir yaşamdır. Nefesinizi ihmal etmeyin."
Uyanık beyin ameliyatıyla tümör alındı
21 Kasım 2025 Cuma - 12:06 Uyanık beyin ameliyatıyla tümör alındı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde bölgenin ilk "uyanık kraniotomi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Gaziantep’te beynindeki tümör nedeniyle sağ eli ve ayağında uyuşma bulunan 36 yaşındaki Seyit Fıstıkçı, uyutulmadan yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. 36 yaşındaki erkek hasta, sağ kol ve bacağında güçsüzlük ve uyuşma şikayetleriyle başvurdu. Yapılan beyin MR’ında, beynin hareket merkezine yakın bölgede tümör ile çevresinde ödem ve kanama tespit edildi. Operasyon, Anestezi Uzmanı Dr. Bekir Suat Kürkçüoğlu liderliğindeki anestezi ekibinin desteğiyle gerçekleştirildi. Uyanık beyin cerrahisinde hastayla ameliyat sırasında iletişim kurulduğu için, anestezi ekibinin uzmanlığı büyük önem taşıdı. "Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" Ameliyatı gerçekleştiren Beyin Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Özcan Sönmez, "Hastamızda hareket merkezine çok yakın bir bölgede kitle tespit ettik. Klasik cerrahide kalıcı kuvvet kaybı riski yüksek olduğu için uyanık yöntemle yapmaya karar verdik. Ameliyat sırasında hastamızla konuşarak ve muayene ederek el-kol fonksiyonlarını birebir kontrol ettik. Böylece önemli beyin bölgelerine zarar vermeden tümörü tamamen çıkarma şansımız oldu. Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" dedi. "Bölgeye yeni bir cerrahi hizmet kazandırdık" Hastane Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, yapılan ameliyatın bölge için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Gaziantep Şehir Hastanesi olarak geniş bir bölgeye hizmet veriyoruz. Bu nedenle özellikli cerrahi hizmetlerin artırılması için hekimlerimize her türlü desteği sağlıyoruz. Bu hastamızda bölgemizde daha önce uygulanmayan bir cerrahi başarıyla gerçekleştirildi ve hastamız sağlıklı şekilde taburcu edildi. Emek veren anestezi ve beyin cerrahisi ekiplerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Elim çok önemliydi, korkuyordum ama çok şükür iyi geçti" Telefon tamircisi olan hasta Seyit Fıstıkçı, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
Keşan’da 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek
21 Kasım 2025 Cuma - 12:06 Keşan’da 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek Edirne’de Bilimsel Diş Hekimliği’nin kuruluşunun 117’nci yılı ve ’22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü’ dolayısıyla tören düzenlendi. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’nın ağız ve diş sağlığını oldukça önemsediğini ve 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin hizmete gireceğini söyledi. Atatürk Heykeli önünde bir araya gelen diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri, tören için hazır bulundu. Çelenk sunumu ile başlayan törende bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, ağız ve diş sağlığının korunması için önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Diş hekimlerinin özverili şekilde çalışarak hastalara şifa olduklarını belirten Uzman Dr. Yıldırım, "Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerimiz var, ikinci basamakta ise tedavi hizmetleri bulunmakta. 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek. Bu şu demek, 10 tane diş hekimimiz varken yeni bir istihdam yeni bir diş hekimi ataması sağlanmış olacak. Bu da hastalarımıza daha iyi şartlarda daha iyi hizmetler vermemiz demek. Sağlık Bakanlığı ağız ve diş sağlığını oldukça önemsemekte" ifadelerine yer verdi. Birinci basamakta da evde sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere gezici diş araçlarıyla hastaların evine gidip hizmet vermek de dahil olmak üzere çok önemli hizmetlerde bulunduklarını söyleyen Yıldırım, "Bu hizmetleri diş hekimlerimiz sayesinde verebiliyoruz. Çok özverili, çok çalışkanlar. Toplumun ağız ve diş sağlığının gelişmesinde ve korunmasında, hastalarımızın şifaya kavuşmasında çok önemli güzel çalışmalar yapmaktalar" dedi. Törende konuşan Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Altuğ Çilingir ve Edirne Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Hasret Kolcular da Dünya Diş Hekimliği Günü’nü kutladı. Törene diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri katıldı.
Uyanık beyin ameliyatı başarıyla yapıldı
21 Kasım 2025 Cuma - 12:03 Uyanık beyin ameliyatı başarıyla yapıldı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde bölgenin ilk "uyanık kraniotomi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Gaziantep’te beynindeki tümör nedeniyle sağ eli ve ayağında uyuşma bulunan 36 yaşındaki Seyit Fıstıkçı, uyutulmadan yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. 36 yaşındaki erkek hasta, sağ kol ve bacağında güçsüzlük ve uyuşma şikayetleriyle başvurdu. Yapılan beyin MR’ında, beynin hareket merkezine yakın bölgede tümör ile çevresinde ödem ve kanama tespit edildi. Operasyon, Anestezi Uzmanı Dr. Bekir Suat Kürkçüoğlu liderliğindeki anestezi ekibinin desteğiyle gerçekleştirildi. Uyanık beyin cerrahisinde hastayla ameliyat sırasında iletişim kurulduğu için, anestezi ekibinin uzmanlığı büyük önem taşıdı. "Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" Ameliyatı gerçekleştiren Beyin Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Özcan Sönmez, "Hastamızda hareket merkezine çok yakın bir bölgede kitle tespit ettik. Klasik cerrahide kalıcı kuvvet kaybı riski yüksek olduğu için uyanık yöntemle yapmaya karar verdik. Ameliyat sırasında hastamızla konuşarak ve muayene ederek el-kol fonksiyonlarını birebir kontrol ettik. Böylece önemli beyin bölgelerine zarar vermeden tümörü tamamen çıkarma şansımız oldu. Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" dedi. "Bölgeye yeni bir cerrahi hizmet kazandırdık" Hastane Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, yapılan ameliyatın bölge için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Gaziantep Şehir Hastanesi olarak geniş bir bölgeye hizmet veriyoruz. Bu nedenle özellikli cerrahi hizmetlerin artırılması için hekimlerimize her türlü desteği sağlıyoruz. Bu hastamızda bölgemizde daha önce uygulanmayan bir cerrahi başarıyla gerçekleştirildi ve hastamız sağlıklı şekilde taburcu edildi. Emek veren anestezi ve beyin cerrahisi ekiplerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Elim çok önemliydi, korkuyordum ama çok şükür iyi geçti" Telefon tamircisi olan hasta Seyit Fıstıkçı, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti. (FA-LO-Y)
Keşan’da 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek
21 Kasım 2025 Cuma - 11:54 Keşan’da 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek Edirne’de Bilimsel Diş Hekimliği’nin kuruluşunun 117’ıncı yılı ve ’22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü’ dolayısıyla tören düzenlendi. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’nın ağız ve diş sağlığını oldukça önemsediğini ve 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin hizmete gireceğini söyledi. Atatürk Heykeli önünde bir araya gelen diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri, tören için hazır bulundu. Çelenk sunumu ile başlayan törende bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, ağız ve diş sağlığının korunması için önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Diş hekimlerinin özverili şekilde çalışarak hastalara şifa olduklarını belirten Uzman Dr. Yıldırım, "Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerimiz var, ikinci basamakta ise tedavi hizmetleri bulunmakta. 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek. Bu şu demek, 10 tane diş hekimimiz varken yeni bir istihdam yeni bir diş hekimi ataması sağlanmış olacak. Bu da hastalarımıza daha iyi şartlarda daha iyi hizmetler vermemiz demek. Sağlık Bakanlığı ağız ve diş sağlığını oldukça önemsemekte" ifadelerine yer verdi. Birinci basamakta da evde sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere gezici diş araçlarıyla hastaların evine gidip hizmet vermek de dahil olmak üzere çok önemli hizmetlerde bulunduklarını söyleyen Yıldırım, "Bu hizmetleri diş hekimlerimiz sayesinde verebiliyoruz. Çok e-özverili, çok çalışkanlar. Toplumun ağız ve diş sağlığının gelişmesinde ve korunmasında, hastalarımızın şifaya kavuşmasında çok önemli güzel çalışmalar yapmaktalar" dedi. Törende konuşan Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Altuğ Çilingir ve Edirne Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Hasret Kolcular da Dünya Diş Hekimliği Günü’nü kutladı. Törene diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri katıldı. (ÖC-MEF-
Hidrodilatasyon tedavisi ile hızlı iyileşme
21 Kasım 2025 Cuma - 11:45 Hidrodilatasyon tedavisi ile hızlı iyileşme Medical Point Gaziantep Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, özellikle omuz hareket kısıtlılığına neden olan donuk omuz (adhesive kapsülit) hastalığında uygulanan hidrodilatasyon tedavisinin, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Erzurumluoğlu, "Donuk omuz, omuz eklem kapsülünün kalınlaşması ve sertleşmesi sonucu oluşan, omuz hareketlerinde belirgin kısıtlılık ve ağrı ile seyreden bir hastalıktır. Genellikle travma, uzun süre hareketsizlik, diyabet veya tiroid hastalıkları sonrasında gelişebilen bu durum, günlük yaşam aktivitelerini zorlaştırarak ciddi konfor kaybına yol açar" dedi. Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, "Hidrodilatasyon tedavisinde, omuz eklemine ultrason eşliğinde özel bir sıvı karışımı enjekte edilerek eklem kapsülünün genişlemesi sağlanır. Bu sayede yapışıklıklar gevşer, ağrı azalır ve eklem hareket açıklığı belirgin şekilde artar. İşlem kısa sürer, cerrahi gerektirmez ve genellikle aynı gün içerisinde hasta günlük yaşamına dönebilir" ifadelerini kullandı. Erzurumluoğlu, bu yöntemin özellikle erken dönemde uygulandığında çok daha başarılı sonuçlar verdiğini, fizik tedavi egzersizleriyle desteklendiğinde ise kalıcı iyileşme sağladığını vurguladı. Tenisçi dirseğinde de etkili tedavi yöntemleri Toplumda oldukça sık görülen bir diğer kas-iskelet sistemi problemi olan tenisçi dirseği (lateral epikondilit) hakkında da bilgiler veren Uzm. Dr. Erzurumluoğlu, "Tenisçi dirseği genellikle tekrarlayan el bileği ve kol hareketlerine bağlı olarak dirsek çevresindeki tendonların zorlanmasıyla ortaya çıkar. Ağrı günlük aktiviteleri kısıtlayabilir, hatta basit nesneleri tutmayı bile zorlaştırabilir. Tedavide öncelikle istirahat, özel egzersizler, fizik tedavi uygulamaları ve gerekirse enjeksiyon tedavileriyle başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür" şeklinde konuştu. Erzurumluoğlu, modern fizik tedavi yöntemlerinin hem donuk omuz hem de tenisçi dirseği gibi hastalıklarda cerrahi dışı etkili çözümler sunduğunu, erken teşhis ve doğru tedavi planlamasının iyileşme sürecini hızlandırdığını sözlerine ekledi.
Bursa’da "Bağımlı olma, özgür ol" projesi farkındalık oluşturuyor
21 Kasım 2025 Cuma - 11:40 Bursa’da "Bağımlı olma, özgür ol" projesi farkındalık oluşturuyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, günümüzün en yaygın problemlerinden biri olan bağımlılıkla mücadeleyi hem kurum içinde hem de kurum dışında yaptığı çalışmalarla aralıksız sürdürüyor. Başkan Mustafa Bozbey, "Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa’yı daha yaşanabilir ve sağlıklı bir kent haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadeleyi kurum içinde ve Bursa genelinde yürüttüğü eğitim çalışmalarıyla sürdürüyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ‘Bağımlı Olma Özgür Ol’ sloganıyla, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık sorununa karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik eğitim düzenleniyor. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gruplar halinde tüm belediye personeline verilecek olan eğitimlerde, uzmanlar tarafından ‘Bağımlılık nedir?’ sorusuna yanıt verilirken, bağımlılık türleri, tanı ve tedavi yöntemleri ile beraberinde getirdiği sorunlar anlatılıyor. "2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Büyükşehir Belediyesi yöneticileriyle birlikte eğitime katıldı. Eğitim öncesinde konuşan Başkan Mustafa Bozbey, bağımlılıkla mücadelenin hem kurum kültürü hem de kent için büyük önem taşıdığını vurguladı. Bağımlılığın, günümüzde toplum sağlığını tehdit eden en ciddi sorunlardan biri olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 2 bin 985 bağımlı bireyle 21 bin 400 görüşme yapıldı. 2 bin 750 bağımlı yakını ile 13 bin 700 görüşme yapıldı. Toplamda ise 35 bin 100 bireysel görüşme gerçekleştirildi. Ayrıca 1762 kişi de sigara, alkol ve madde bağımlılığı tedavi programına katıldı. Vatandaşlarımızın, sağlıklı hayat yaşanmasına engel olan olumsuzlukları aşmalarında destek olmayı sürdüreceğiz" dedi. Danışanların AMATEM ve ÇEMATEM’e tıbbi tedavileri için 2550 kez ücretsiz ulaşım desteği sağladıklarını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Gençlik ve Aile Destek Merkezi’nin (GADEM) sahada koruyucu ve önleyici çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı. Çalışmalar neticesinde bugüne kadar 23 bin 650 insana ulaşıldığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bu çalışmaların arkasında yeniden hayata tutunan bireylerin ve ailelerin umut hikayeleri var. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine dokunmaya ve her bir bireye umut olmaya devam edeceğiz. Bağımlılıktan uzak, sağlıklı ve bilinçli bir Bursa hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bağımlılıkla mücadele konusunda çalışanlarımızın ve vatandaşlarımızın bilinç düzeyini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve destek hizmetlerini sürdüreceğiz" diye konuştu.
Distal oblik kırığı tespit edilen kedi 2 saatlik operasyon ile sağlığına kavuştu
21 Kasım 2025 Cuma - 11:32 Distal oblik kırığı tespit edilen kedi 2 saatlik operasyon ile sağlığına kavuştu Bilecik’te duyarlı bir vatandaş tarafından sol ön patisine basamadığı için sağlık ekiplerine getirilen ve distal oblik kırığı tespit edilen sokak kedi, 2 saatlik operasyon sonrası sağlığına kavuştu Bilecik Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kurulan kırık ünitesinden kedi ve köpekler başta olmak üzere birçok yaban hayvanı da tedavi görmeye devam ediyor. Yeni tamamlanan doğal yaşam alanı ve diğer imkanlarla can dostları hizmet vermeye devam edilen merkez, yeni ekipmanlar ile hizmet verilmeye devam ediliyor. Şu ana kadar onlarca sokak ve yaban hayvanına yönelik kısırlaştırma, aşılama, küpeleme yanı sıra birçok yaralanma vakalarına müdahale edilen merkezde yeni ünite ve tedavi alanları kuruldu. "Operasyonumuzu başarıyla tamamladık ve kedimizi bir süre burada misafir edeceğiz" Merkez Veteriner Hekimi Mehmet Furkan Tükenmez, duyarlı bir vatandaş tarafından sol ön patisine basamayan sokak kedisinin kendilerine geldiğini anlatarak, "Vatandaşlarımızın talebiyle merkezimize getirdiğimiz kedimizi tedavi altına aldık. Röntgenini çektik, distal oblik kırığı tespitinde bulunduk. Operasyonumuzu başarıyla tamamladık ve kedimizi bir süre burada misafir edeceğiz. İyileşme sürece tamamlandığında tekrar doğal yaşam alanına geri bırakacağız. Yeni ekipmanlarımızla can dostlarına burada hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.
Teşhis için 1,5 yıl dolaştı, çözümü Samsun’da 15 dakikalık operasyonla buldu
21 Kasım 2025 Cuma - 11:09 Teşhis için 1,5 yıl dolaştı, çözümü Samsun’da 15 dakikalık operasyonla buldu Hakkari’de ve çevre illerde 1,5 yıl boyunca tükürük bezindeki taş için teşhis arayan 26 yaşındaki Nergis Sevik, Samsun’da genel anestezi altında uygulanan "sialendoskopi" yöntemiyle 15 dakikada sağlığına kavuştu. Hakkari Şemdinli’de yaşayan Nergis Sevik, yemek yedikten sonra ağzında oluşan şişlik nedeniyle başvurduğu sağlık merkezlerinde uzun süre farklı tanılar aldı. Enfeksiyon, bademcik sorunları ve diş apsesi gibi yorumlara rağmen şikayetleri geçmeyince Van ve Hakkari’deki çeşitli hastanelere de başvuran Sevik, son tomografisinde tükürük bezi kanalında taş tespit edilmesi üzerine tedavi için Samsun’a geldi. Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut’un gerçekleştirdiği operasyonda, Sevik’in 3 milimetrelik taşı sialendoskopi yöntemiyle tükürük bezine zarar verilmeden çıkarıldı. Hasta aynı gün taburcu edildi. "Bir buçuk yıl teşhis aradım, 15 dakikada sağlığıma kavuştum" Uzun süren rahatsızlığının ardından doğru tedaviyi Samsun’da bulduğunu söyleyen Sevik, "Tükürük bezimde taş vardı. Birçok doktor gezdim ama imkanlar olmadığı için Hakkari Şemdinli’den buraya geldim. Bir buçuk yıl önce ağzımın içindeki durumu fark ettim. Gittiğim sağlık merkezlerinde ‘enfeksiyon’ dediler, ‘bademcik’ dediler, ‘diş apsesi’ diyenler de oldu. Ama bir türlü geçmedi, verilen ilaçlarla da geçmedi. Kendi imkanlarımla Van’a gittim, Hakkari’ye gittim. Bazı doktorlar ‘mideden kaynaklı olabilir’ dediler. En son artık araştırıp Medicana Hastanesi’ni buldum. Artık öyle bir sorunum yok. Bu sorunum da ortadan kalktı. Çok sevindim. Tedavi için 1,5 senedir uğraşıyorum. Samsun’a geldim. 15 dakikalık bir işlem sonrası tedavimi oldum. Zorlanmadım hiçbir şekilde. Direkt uyanabildim. Sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum" dedi. "Sialendoskopi hem hasta hem de bizim için konforlu bir işlem" Tükürük bezinde oluşan taşların sialendoskopi yöntemiyle alınabilmesi için sürecin kronikleşmeden, geç kalınmadan bir uzmana başvurulması gerektiğine dikkat çeken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Hastamız bize Hakkari’den tükürük bezi kanalında taş tanısı alarak on-line olarak başvurdu. Hastamızı değerlendirdiğimizde her yemek yediğinden sonra sağ çene altında bir şişlik tarifliyor ve bunu yaklaşık 1-1,5 senedir çektiğini ifade ediyor. Daha önce çekilen filmlerinde taş tam net olarak değerlendirilememiş bazı nedenlerden dolayı ama en son çekilen tomografisinde taşın varlığı tespit edilmiş. Tedavi açısından iki türlü yaklaşım var. Özellikle kanal içindeki ve bezin hemen önündeki taşlarda bezin tamamını çıkarmak bir alternatiftir ama biz merkezimizde endoskopik sistem yani sialendoskopi dediğimiz işlemi uyguluyoruz ve kanal içerisinden taşı genel anestezi altında alıyoruz. Böylelikle taşın alınması sırasında tükürük bezinin çıkarılma ihtiyacı olmuyor. Konforlu bir işlem hem bizim için hem hasta için. Hasta aynı zamanda aynı günde ameliyat 5-6 saat sonra evine gidebiliyor. Böyle bir avantajı var bu işlemin. Biz de hastamıza bu işlemi uyguladık. Yaklaşık 3 milimetrelik bir taşı vardı. Milimetrik olarak çok küçük görünmekle beraber şikayetlere belirgin olarak neden oluyordu. Hastamız çok rahatsızdı. Hastamızın tedavisini başarıyla gerçekleştirdik. Bu durum eğer kronik bir süreç alırsa yani tedavi edilmezse ilerleyen zamanlarda taş endoskopik olarak da çıkarılamayabilir. Tükürük bezi de tekrarlayan enfeksiyonlardan ötürü zarar görebileceği için tamamının alınması gerekir. O nedenle böyle bir durum tespit edildiğinde, tanılandığında hastalarımızın sialendoskopi yapılan merkezlere başvurmasında fayda var" diye konuştu. Genel anestezi altında 15 dakikalık sialendoskopi işleminin ardından tükürük bezindeki taştan kurtulan Nergis Sevik, son kontrolünün ardından Samsun’daki hastaneden ayrılarak memleketi Hakkari’ye geri döndü.
Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor
21 Kasım 2025 Cuma - 11:08 Su arıtma cihazlarının gizli gücü: Bazı zararlı metalleri ortadan kaldırıyor Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, evlerde kullanılan su arıtma cihazlarının zararlı mineraller üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyduklarını belirterek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik" dedi. Van YYÜ Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahap Yönten, danışmanlığını yürüttüğü evsel su arıtma cihazlarının mineral giderimi isimli kapsamlı bilimsel tezli yüksek lisans çalışmasının sonuçlarını İhlas Haber Ajansı ile paylaştı. Yüksek lisans öğrencisi Yüksek Çevre Mühendisi Zümrüt Ünal tarafından yapılan tez çalışmasında hem arıtma cihazlarının mineral seviyeleri üzerindeki etkisini hem de tüketicilerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları ortaya koyduğunu dile getiren Prof. Dr. Vahap Yönten önemli bilgiler verdi. "Su arıtma cihazlarının faydalarını hepimiz yaşıyoruz" Prof. Dr. Vahap Yönten, su arıtma cihazlarının artık birçok evde yaygın olarak kullanıldığını hatırlatarak, "Malumunuz, hepimiz su arıtma cihazları kullanıyoruz. Suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerini referans değer aralıklarına getirmek amacıyla kullanılan bu cihazların faydalarını hepimiz tecrübe edinmişizdir. Bilinçli tüketiciler olmak adına bu konuyla ilgili bir tez çalışması yaptık ve çalışmamızı üniversitemizin ilgili enstitüsünde yayınladık. Araştırmamız YÖK Tez Merkezi kayıtlarına da geçti" dedi. "Oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık" Prof. Dr. Vahap Yönten, "Su Arıtma Cihazlarındaki Mineral Değişiminin İncelenmesi" başlıklı tez kapsamında suyun içeriğini detaylı biçimde analiz ettiklerini vurgulayarak, "Tezimizde oldukça ilginç ve değerli sonuçlara ulaştık. Vücudun ihtiyaç duyduğu bazı mineraller bizler için son derece önemlidir. Su arıtma cihazlarının, bu kıymetli elementlerin bir kısmını belirli düzeylerde tuttuğunu ve bazı istenmeyen elementleri de immobilize ederek içme suyuna katkı sağladığını gözlemledik" ifadelerini kullandı. "Zararlı ağır metallere karşı etkili filtreleme görevi yapıyor" Prof. Dr. Yönten, cihazların zararlı metalleri etkili biçimde filtrelediğini söyleyerek, "Literatüre göre zararlı kabul edilen bazı ağır metallerin cihazlar tarafından tutulduğunu, özellikle beşli ve altılı filtrasyon sistemlerinin bu unsurları suyun dışına çıkardığını tespit ettik. Dolayısıyla su arıtma cihazlarının hem faydalı hem de zararlı minerallere karşı belirli bir giderim sağladığını bilimsel verilerle kanıtlamış olduk" diye konuştu. "Filtre kalitesi ve değişim süresi hayati öneme sahip" Çalışmanın önemli bulgularından birinin de cihaz bakımının tüketici sağlığı açısından kritik olduğuna değinen Prof. Dr. Vahap Yönten, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Araştırmamızın bir başka önemli sonucu ise tüketicilerin kullandıkları su arıtma cihazlarının filtre kalitesine, filtrasyon sistemine ve filtre değişim periyotlarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğidir. Çalışmamızda 15 farklı mineralin değerlerini tek tek inceleyerek bu sonuca ulaştık. Elbette, her mineral sudan yeterli düzeyde alınamıyor. Bu nedenle günlük yaşamda alkali veya mineral takviyeli gıdaların tüketilmesi, örneğin günde bir soda içmek ya da mineral seviyesi yüksek su ve gıdaları tercih etmek oldukça önemlidir. Hem mineral takviyesi yaparak hem de bilinçli şekilde su arıtma cihazı kullanarak sağlıklı su tüketiminin mümkün olabileceğini bilimsel çalışmalarımızla ortaya koyduk. " Konu ile ilgili bilgi almak isteyenler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kütüphanesi’nden veya YÖK Tez Merkezinden yayınlanan teze ulaşabilirler."