SAĞLIK
Gördes’te STK’lara yönelik ‘hayat kurtaran’ eğitimler başladı 28 Mart 2026 Cumartesi - 12:37:01 Manisa’nın Gördes ilçesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik başlatılan ilk yardım eğitimlerinin ilk durağı Gördes Off-Road grubu oldu. Jandarma ve 112 Acil Servis İstasyonu iş birliğiyle düzenlenen eğitimler, ilçe genelindeki tüm STK’lara verilecek. Gördes’te olabilecek kaza ve acil durumlarda bilinçli müdahale kapasitesini artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Gördes 112 Acil Servis İstasyonu personelinin eğitim desteği verdiği, Gördes İlçe Jandarma Komutanlığının ise ev sahipliği yaptığı programın ilk konukları Gördes Off-Road Grubu üyeleri oldu. İlçe Jandarma Komutanlığı salonunda gerçekleştirilen eğitimde, 112 Acil Servis İstasyonu Acil Tıp Teknisyeni (ATT) İbrahim Arga tarafından hayati bilgiler aktarıldı. Özellikle doğa sporları ve zorlu arazi şartlarında faaliyet gösteren off-road ekibine, olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin altın kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin’in de yakından takip ettiği eğitimde, doğru müdahalenin hayat kurtaracağı vurgulandı. Eğitim serisinin ilk katılımcısı olan Gördes Off-Road Grubu üyeleri, aldıkları bilgilerin sahada kendileri için kritik önem taşıdığını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Doğada her an beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu eğitim sayesinde profesyonel ekipler gelene kadar neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu anlamlı iş birliği için hem Jandarma Komutanlığımıza hem de 112 ekiplerine teşekkür ediyoruz" denildi. İlçe genelindeki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) kapsayacak şekilde planlanan eğitim serisinin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer gruplarla devam edeceği öğrenildi. Amaç, ilçedeki toplumsal duyarlılığı ve acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak olarak açıklandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:01 Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri Dijitalleşmenin çocukların yaşamına etkileri günümüzün en büyük problemlerinden birisi haline geldi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, Türk Pediatri Kongresi’nde masaya yatırılacak. Artan postür bozuklukları, çocukluk çağı obezitesi ve azalan fiziksel aktivite gibi modern yaşamın getirdiği sağlık sorunları ve klinik yönetim yaklaşımları ele alınacak. Günümüz çocuklarının yoğun ekran maruziyeti, dikkat ve iletişim sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. "Ekran, Dikkat ve İletişim" başlıklı oturumda pediatristlerin klinikte sık karşılaştığı bu zorlu durumlar bilimsel veriler ışığında masaya yatırılacak. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde, pediatri alanının ulusal ve uluslararası ölçekteki önde gelen uzmanları, çocuk sağlığını tehdit eden güncel sorunlar, değişen yaşam alışkanlıkları ve yeni klinik yaklaşımlar kongrede çok yönlü olarak ele alacak. Pediatri alanındaki güncel gelişmelerin ve yeni tedavi yaklaşımlarının masaya yatırılacağı kongrede; geleceğimizin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konu bilimsel oturumlarda gündeme taşınacak. Kongrede, pediatri pratiğinde giderek daha fazla önem kazanan hasta hakları ve hekim sorumluluğu konusu da ele alınacak. Çocuk hastaların korunması, ailelerle iletişim süreçleri, etik sorumluluklar ve hukuki boyutlar uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Son yıllarda giderek artan vitamin, mineral ve protein takviyesi kullanımı, "Gerektiğinde mi, rutinde mi?" sorusu üzerinden masaya yatırılacak. Uzmanlar, çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımının muhtemel risklerine dikkat çekerek bilimsel rehberler doğrultusunda doğru kullanım yöntemlerini paylaşacak. Özellikle sporcu sağlığı ile ilgili güncel yaklaşımlar dile getirilecek. Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarından biri olan anemi olacak. Aneminin erken tanısı, nedenleri ve güncel tedavi yaklaşımları multidisipliner bakış açısıyla değerlendirilecek. Çocuklarda sık karşılaşılan zehirlenme vakalarında erken tanı, acil ve doğru müdahale ile klinik yönetim stratejileri değerlendirilecek. Ayrıca kronik hastalığı olan çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar veya özel sağlık durumları bulunan çocuklarda aşılama konusuna da yer verilecek. Uzmanlar, özel durumlarda uygulanması gereken aşı takvimlerini ve klinik yaklaşımları paylaşacak.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:07 Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi Konya Numune Hastanesinde özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalar için hayati önem taşıyan bası yaralarını (yatak yaraları) önlemek ve tedavi sürecini profesyonelleştirmek amacıyla kurulan Yara Okulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Hastanede düzenlenen açılış programında konuşan Başhekim Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, uzun süre yatmak zorunda kalan hastalar için bası yaralarının önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, Yara Okulu projesi ile toplumda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ise, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Özellikle evde bakım ve yoğun bakım hastalarında bası yaralarının kısa sürede oluşabildiğini, ancak tedavi sürecinin aylar sürebildiğini belirten Doç. Dr. Yavuz, "Bu proje ile bir hastaya dahi dokunabilmek büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Programa katılan hasta ve hasta yakınlarına Yara Okulu Katılım Belgesi takdim edildi. Program, yapılan sunumların ardından dualar eşliğinde gerçekleştirilen kurdele kesimi ile sona erdi. Programa, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Himmet Durgut, Personel Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Hakan Çetinkaya, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hasan Çifci, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Ergin, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, Meram Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Adil İlhan, Numune Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, merkez hastane idarecileri, sağlık çalışanları, hastalar ve çok sayıda hasta yakını katıldı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:04 Nosecraft’da eğitim ve canlı cerrahi bir arada Burun estetiği alanında önde gelen uzmanları bir araya getiren "NoseCraft:FromCrafttoArt" canlı cerrahi toplantısı, bu yıl üçüncü kez Medipol Eğitim ve Sağlık Grubu bünyesinde gerçekleştirildi. Organizasyonda, katılımcılar en güncel rinoplasti tekniklerini yakından takip etme fırsatı buldu. Toplantı kapsamında primer kadın rinoplasti, eğri ve deforme erkek rinoplasti ile zor bir revizyon vakası olmak üzere üç canlı cerrahi gerçekleştirildi. Rinoplastialanında uluslararası düzeyde dikkat çeken "NoseCraft:FromCrafttoArt" toplantısı, bu yıl da alanında uzman isimleri İstanbul’da buluşturdu. Medipol Eğitim ve Sağlık Grubu bünyesinde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erkan Soylu öncülüğünde düzenlenen organizasyonda, canlı cerrahi uygulamalarıyla modern teknikler katılımcılarla birebir paylaşıldı. Programa Medipol Sağlık Grubu İşletme Direktörü Özer Koca ve Medipol Mega Üniversite Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Gazi Yiğitbaşı da katılım sağladı. Üç farklı canlı ameliyat gerçekleştirildi Toplantı kapsamında üç farklı inoplasti ameliyatı canlı olarak gerçekleştirildi. Primer kadın rinoplasti, eğri ve deforme erkek rinoplasti ile zor bir revizyon rinoplasti operasyonları, konferans salonundan anlık olarak katılımcılara aktarıldı. Katılımcılar, ameliyat sürecini tüm detaylarıyla izleme ve teknikleri doğrudan öğrenmefırsatı buldu. Etkinlik boyunca rinoplasti alanında öne çıkan seçkin hekimler de deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Farklı vaka örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmelerle, cerrahi teknikler ve hasta yönetimi konusunda önemli bilgiler aktarıldı. "Rinoplasti zanaattan sanata uzanan bir süreç" NoseCraft toplantısının temel yaklaşımını anlatan Prof. Dr. Soylu, rinoplastinin yalnızca teknik bir ameliyat olmadığını, aynı zamanda estetik bakış açısı ve deneyim gerektiren çok katmanlı bir süreç olduğunu vurguladı. Burun estetiğinin hem mühendislik hem de heykeltıraşlık yönü bulunduğunu ifade eden Prof. Soylu, "Öncelikle yüzün ortasında yer alan ve hem nefes alma fonksiyonunu sağlayan hem de dış görünümü belirleyen sağlam bir yapı kuruyoruz. Bu yapı; dayanıklı, dengeli ve uzun yıllar formunu koruyabilecek şekilde planlanmalı. Ardından bu iskeleti kişinin yüzüne en uygun, doğal ve estetik görünüme kavuşturuyoruz. İşte bu da işin sanatsal tarafını oluşturuyor" dedi. Her cerrahın kendine özgü bir tekniği var Rinoplastininameliyat öncesi planlamadan ameliyat sürecine ve sonrasındaki hasta yönetimine kadar her aşamasıyla oldukça zor bir alan olduğuna dikkat çeken Prof. Soylu,"20 yılı aşkın deneyimi ve binlerce ameliyata rağmen hâlâ her vakada yeni şeyler öğreniyoruz. Bu tür uluslararası toplantıların en büyük katkısı farklı bakış açılarını görmek oluyor.Her cerrahın kendine özgü bir tekniği var. Ancak başkalarının yaklaşımını görmek, farklı çözüm yollarını keşfetmek mesleki gelişim açısından çok kıymetli" ifadelerini kullandı. Canlı cerrahilerle rinoplastinin geniş yelpazesi gösteriliyor Toplantının içeriğine ilişkin detayları paylaşan Prof. Dr. Soylu,"Organizasyonda canlı cerrahiler özellikle farklı hasta profillerini kapsayacak şekilde planlanıyor.Katılımcılar teorik bilginin ötesine geçerek ameliyat sürecini birebir izleme fırsatı buluyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üç farklı cerrahi vaka planladık. Primer kadın rinoplasti, eğri ve deforme erkek rinoplasti ile zor bir revizyon rinoplasti operasyonları yapacağız. Bu üç farklı ameliyatın rinoplastinin önemli bir bölümünü kapsıyor. Canlı cerrahiler katılımcılara gerçek zamanlı öğrenme imkânı sunuyor" dedi.
Organ Bağışı Haftası’na anlamlı destek: "Sana aşık olmadan da kalbimi verebilirim"
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:07 Organ Bağışı Haftası’na anlamlı destek: "Sana aşık olmadan da kalbimi verebilirim" Medicana Sağlık Grubu, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir filme imza attı. "Seni hiç tanımasam da, birbirimiz için yaratılmış olabiliriz" mesajıyla çekilen filmde, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde mücadele eden 6 takımın 12 sporcusu yer alarak organ bağışına davette bulundu. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin Ana Sponsoru olan Medicana Sağlık Grubu, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası nedeniyle 6 basketbol takımının 12 oyuncusunu farkındalık için buluşturdu. "Seni hiç tanımasam da, birbirimiz için yaratılmış olabiliriz" mesajıyla hazırlanan farkındalık filmiyle, basketbolun birleştirici gücüyle organ bağışına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak hedeflendi. 6 takım, 12 sporcu aynı parkede Filmde Fenerbahçe Beko’dan Onuralp Bitim, Metecan Birsen, Anadolu Efes’ten Erkan Yılmaz, David Mutaf, Beşiktaş Gain’den Berk Uğurlu, Yiğit Arslan, Galatasaray MCT Technic’ten Tibet Görener, Muhsin Yaşar, Tofaş Spor’dan Tolga Geçim, Yiğitcan Saybir, ONVO Büyükçekmece’den Doğan Şenli, Metin Türen yer aldı. Medicana, filmle organ bağışının bir yaşam armağanı olduğunu vurgularken; herkesi sporun birleştiren gücünü de işin içine katarak farkındalığın bir parçası olmaya davet etti. "Birbirimiz için yaratılmış olabiliriz!" Başarılı oyuncuların söylediği, "Sana aşık olmadan da kalbimi verebilirim", "Ruh eşin olmasam da sana uyum sağlayabilirim", "Seni hiç tanımasam da birbirimiz için yaratılmış olabiliriz" gibi sloganlarla daha fazla kişinin organ bağışı yapmasını hedefleyen film, "Organ bağışı, yalnızca tıbbi bir işlem değil; gönülden, saf bir fedakârlık ve insanlık mirasıdır" mesajını vermeyi amaçlıyor.
Mersin’de lösemili çocuklara moral veren hediye kutuları dağıtıldı
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:34 Mersin’de lösemili çocuklara moral veren hediye kutuları dağıtıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin, ‘Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla hazırladığı hediye kutuları moral desteği sağladı. Büyükşehir Belediyesi, ‘Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla, Mersin Şehir Hastanesi Onkoloji servisinde tedavi gören çocuklar ve ailelerini yalnız bırakmayarak, ‘Büyük Kalpler İçin Destek Kutusu’ sloganıyla hazırlanan hediye kutuları ile moral desteği sağladı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan hediye kutuları, çocukların seveceği oyuncaklar, boyama kitabı ve boya seti, sesli okuma kitabı, bardak, yapboz ve kutu oyunlarının yanı sıra, maske, eldiven ve ıslak mendil gibi hijyen ürünlerini de içerdiği bildirildi. "Çocuklarımıza ve ailelerine, yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Mustafa Tönbe, lösemi tedavisi gören çocukların, okullarından, sosyal çevrelerinden ve aile hayatlarından uzun süre uzak kaldıklarını belirtti. Tönbe "Çocuklarımıza, tedavi sürecinde yalnız olmadıklarını hissettirmek ve psikolojik destek sağlamak adına, ‘Onkoloji Hastası Çocuklara Paket Projesi’ni hayata geçirdik. Çocuklarımızın daha çok tıbbi ve medikal ihtiyaçları olduğundan, bu ihtiyaçlarına yönelik bir kutu hazırladık. Ayrıca sosyal eksikliklerini giderebilmek için de sesli kitap, oyuncak, yapboz ve matara gibi hediyeler ekledik. Projemizde hediye kutularımız, yaş grubu ve cinsiyete göre ayrıldı. Yaş aralığını 3-6 ve 6-12 olarak belirledik" diye konuştu. 2025 yılı içerisinde 4’üncü hediye dağıtımını gerçekleştirdiklerini sözlerine ekleyen Tönbe, projenin ilerleyen yıllarda da sürdürüleceğini söyledi. "Hastalık sürecinde, bir elin üzerimizde olduğunu bilmek çok anlamlı" Hastanede tedavi gören çocukların ailelerinden Fidan İnanç, belediyenin sunduğu moral desteğinin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. İnanç "Belediyemizin, hazırladığı hediye kutuları ile çocuklarımızın yüzünü güldürmesi çok güzel. Çocuklarımız mutlu ve motive oluyorlar. Kutu içindeki hediyelerle bizi düşündüğünüzü anlıyor ve çok mutlu oluyoruz. Çünkü hastane koridorlarında unutulmak istemiyoruz. Hastalıkla mücadele ederken, hep bir elin üzerimizde olduğunu bilmek çok anlamlı. Büyükşehir Belediyemiz bizi hiç yalnız bırakmıyor" diyerek duygularını paylaştı.
İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: "Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım"
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:28 İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: "Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım" Kartal’da İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 3-9 Kasım ’Organ Bağışı Haftası’ kapsamında farkındalık oluşturmak için futbol maçı düzenlendi. İl Sağlık Müdürlük Takımı ile Ünlüler Takımı’nın karşı karşıya geldiği maçı 4-3 Ünlüler Takımı kazanırken, konunun önemine ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Organlarımız toprak olmasın istiyoruz" mesajını verdi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 3-9 Kasım ’Organ Bağışı Haftası’ kapsamında farkındalık oluşturmak adına futbol maçı düzenlendi. "Bağışlayın, hayat verin" sloganıyla hayata geçirilen ve Kartal 75. Yıl Stadı’nda düzenlenen maçta İl Sağlık Müdürlüğü takımı ile Ünlüler Takımı, birincilik için kıyasıya mücadele etti. "Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Organ Bağışı Haftası’nın önemine ilişkin yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Ana amacımız aslında organ bağışını arttırmak. İstanbul’da 8 bin 472 organ nakil için bekliyor. Bu sayı şu an için çok düşük. Organlarımızı bağışlamak ve bağışları artırmak istiyoruz. Şunu biliyoruz ki bugün buradaki emeği ve burada toplanan kişileri gören kişiler de bu sorumluluğu paylaşacak ve bu sorumluluğu paylaştıktan sonra onlar da artık bir organ gönüllüsü olacaklar. Şu anda E-Nabız ve E-Devlet üzerinden organlarımızı bağışlayabiliyoruz. Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım. Bir organ bekleyen babanın çocuğunun yeniden hayata döndüğünde ve sağlığına kavuştuğundaki mutluluğunu düşünerek organlarımızı bağışlayalım. Yaşam verelim, can verelim istiyoruz. Organlarımız toprak olmasın istiyoruz" dedi. "Organ bağışı ne kadar çok artarsa o kadar çok hastaya erişebileceğiz" Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kaan Kırali de organ bağışı farkındalığının önemine dikkat çekerek, "Biz de organ nakli yaptığımız kalp ve akciğer hastalarımızla birlikte bu turnuvayı 8 yıldır düzenliyoruz, geleneksel bir hale getirdik. Bu şekilde hem kalp yetmezliği hem de akciğer yetmezliğinde bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün de bu etkinliğin 7’incisini düzenliyoruz. Mühim olan organ bağışıdır. Organ bağışı ne kadar çok artarsa biz de kalp yetmezliği ve akciğer yetmezliğinden ciddi şekilde mustarip olan tüm hastalara çok rahat erişebileceğiz. Buradan tüm vatandaşlarımızı organ nakli yapmaya çağırıyoruz. İnşallah bu sayıyı her geçen gün arttırırız" dedi. Karşılaşmanın ardından günün anlamına yönelik katılımcılara teşekkür belgesi verildi. Düzenlenen futbol maçına İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Kaan Kırali, sağlık çalışanları ve çok sayıda futbolsever katıldı.
Sürekli bildirim almak kaygı oluşturuyor
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:51 Sürekli bildirim almak kaygı oluşturuyor Sürekli bildirim almanın, başkalarının hayatlarını izlemenin kaygıya yol açtığını belirten Uzman Psikolog Beste Çokaygil "Dijital detoks yaparak sınır koyabilirsiniz. Ekrandan uzak geçirilen kısa molalar farkındalığı artırır, stresi azaltır ve gerçek sosyal ilişkilerimizi daha çok aktif tutmamızı sağlar" sözleriyle uyarıda bulundu. Günümüzde sosyal medyanın hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil uyanır uyanmaz telefona sarılmak, boş anlarımızda ekran kaydırmak ve günün yorgunluğunu ekran karşısında sonlandırmanın birçoğumuz için tanıdık davranışlar haline geldiğini söyledi. Sosyal medya ile bir yandan haber alıp sosyalleşirken bir yandan ise fark etmeden zihnimizi yorduğumuzu vurgulayan Psikolog Çokaygil "Sürekli bildirim almak, başkalarının hayatlarını izlemek ve ‘kaçırmama’ isteği kişilerde kaygı oluşturabilir. ‘Sürekli bağlı olma’ hâli, beynin dinlenmesine izin vermiyor. Bildirim sesleriyle artan uyarılmışlık hâli, zihnimizde sürekli bir ‘hazır ol’ modu oluşturuyor. Ayrıca sosyal medya, başkalarının hayatlarını olduğundan daha ideal görmemize yol açarak, kıyaslama ve yetersizlik duygularını tetikleyebiliyor" diye konuştu. Yoğun sosyal medya kullanımının dikkat dağınıklığı, stres, uyku problemleri, kaygı ve benlik algısında bozulmalara yol açabildiğine işaret eden Psikolog Çokaygil "Bu noktada teknolojiyi bilinçli ve dengeli kullanabilmek adına ‘Dijital Detoks’ kavramı ön plana çıkıyor. Dijital detoks; belirli bir süre sosyal medyadan, ekranlardan veya internetten uzak kalarak zihinsel bir mola vermeyi ifade eder. Bu küçük molalar, farkındalığı artırır, stresi azaltır ve gerçek sosyal ilişkilerimizi daha çok aktif tutmamızı sağlar" dedi. "Dijital detoksun amacı sağlıklı sınırlar koymak" Dijital dünyadan kopmak değil, ona sağlıklı sınırlar koymak amacıyla yapılan dijital detoksun detaylarını anlatan Psikolog Çokaygil öncelikle günün belirli saatlerinde telefonu kullanmamak gerektiğini; örneğin sabah uyanınca ilk 30 dakika ve gece uyumadan önceki 1 saatin "ekransız zaman" olarak değerlendirilebileceğini; böylelikle uyku kalitesi ve odaklanma süresinin artış göstereceğini dile getirdi. Haftada bir gün veya birkaç saat boyunca sosyal medyaya hiç girmemenin de faydalı olacağını sözlerine ekledi. Yalnızca gerçekten önemli uygulamaların bildirimlerini açık bırakmanın faydalarına değinen Psikolog Çokaygil sürekli gelen bildirimlerin zihnimizi böldüğünü ve dikkatimizin kolayca dağılmasına yol açtığını ifade etti. Telefon ayarlarından günlük/haftalık kullanım süresini gözlemlemenin önemine işaret ederek "Ekrandan uzaklaşmanızı hatırlatması için zamanlayıcıdan yardım alabilirsiniz. Kendinize küçük hedefler belirleyerek ekran sürenizi yavaş yavaş azaltabilirsiniz. Yemek yerken, çalışırken veya arkadaşlarınızla vakit geçirirken telefonu elinize almamak yine sizi ekrandan uzak tutacaktır" dedi. Sosyal medya yerine kitap okumak, yürüyüş yapmak, günlük yazmak ya da hobilere zaman ayırmanın zihninize her zaman iyi geleceğini vurguladı.
Kışın safra kesesi sorunları ile ilgili uyarı: "Geçmeyen karın ağrısına dikkat"
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:48 Kışın safra kesesi sorunları ile ilgili uyarı: "Geçmeyen karın ağrısına dikkat" Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Süleyman Tümen, kış aylarında beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte safra kesesi taşlarının ve iltihaplarının arttığını söyledi. Soğuk havaların başlamasıyla birlikte sofraların da değiştiği ifade eden Samsun Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Süleyman Tümen, "Daha yağlı, ağır ve kalorili yiyeceklerin tüketilmesi, safra kesesi problemlerini tetikleyebiliyor. Uzmanlar, özellikle kış aylarında artan karın ağrısı şikayetlerinin sadece "gaz sancısı" olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Kış aylarında insanlar daha yağlı ve ağır yemeklere yöneliyor, aynı zamanda su tüketimi azalıyor. Bu durum safranın yoğunlaşmasına ve taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Özellikle yemek sonrası sağ üst karın bölgesinde başlayan ağrılar, bulantı, hazımsızlık gibi şikayetler varsa bu tablo artık ciddiye alınmalıdır" dedi. "Erken teşhisin önemi" Dr. Tümen, erken teşhisin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Safra kesesi hastalıklarında erken tanı, ameliyatın zamanlamasını belirlemede çok önemli. Taşın tıkanmaya yol açtığı hastalarda acil cerrahi gerekebiliyor. Günümüzde laparoskopik (kapalı) yöntemlerle yapılan safra kesesi ameliyatlarında hastalar çok kısa sürede iyileşip günlük yaşamlarına dönebiliyor. Hastaların çoğunda şikayetler uzun süredir oluyor. Ancak genellikle geçer düşüncesiyle tedavi erteleniyor. Oysa bu ağrılar vücudun ciddi bir uyarısıdır. Safra kesesi iltihaplandığında ya da taş safra kanalına düştüğünde tablo hızla ağırlaşabilir. Erken cerrahi müdahale hayat kurtarır."
Gastroenteroloji uzmanı uyardı: "Çölyak hastalığı her yaşta ortaya çıkabilir"
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:29 Gastroenteroloji uzmanı uyardı: "Çölyak hastalığı her yaşta ortaya çıkabilir" Çölyak hastalığında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Özgür Ecemiş, "Çölyak hastalığında genetik ve çevresel faktörler etkilidir. Anne sütünün uzun süre verilmesi tedavide etkili olabilir. Çocukları ve erişkinleri yaşam boyu etkileyen, her yaşta ortaya çıkabilen bu hastalığın kesin sebebi belli değildir" dedi. Liv Hospital Samsun Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Özgür Ecemiş, yaşam boyu süren ve her yaşta görülebilen çölyak hastalığı hakkında bilgiler paylaştı. Uzm. Ecemiş, genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu çölyak hastalığının her yaşta ortaya çıkabileceğini ve anne sütünün uzun süre verilmesinin de koruyucu bir faktör olabileceğini öne sürdü. Uzm. Dr. Ecemiş, çölyakı, "genetik olarak duyarlı kişilerde buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi besinlerdeki glüten isimli proteinlere karşı kalıcı alerji olarak oluşan, kesin sebebi bilinmeyen ince bağırsak hastalığı" olarak tanımladı. "Hastalık farklı belirtilerle görülebilir" Çölyak hastalığının kliniğinin oldukça farklı olabileceğine değinen Uzm. Dr. Ecemiş, "Çoğu hastada diyare (ishal), yağlı dışkılama, kilo kaybı gibi tipik emilim bozukluğu belirtileri mevcut değildir. Günümüzde anemi, yorgunluk, gaz ve karında şişkinlik, kemik erimesi ve infertilite (kısırlık) gibi belirtiler daha sık görülür" diye konuştu. Uzm. Dr. Ecemiş, çölyak hastalığının belirtilerini kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğini vurgulayarak başlıca semptomlar hakkında, ""Bağırsakla ilgili karın şişliği, karın ağrısı, gaz, hazımsızlık ve kusma sorunları. İshal veya kabızlık. Açık renkli ya da kötü kokulu dışkı. Kansızlık, demir eksikliği ve B12 eksikliği. Yorgunluk ve hâlsizlik. Kemik veya eklem ağrısı. Kadınlarda hamile kalmakta zorluk. Nedeni bilinmeyen karaciğer hastalıkları. Duygu durum değişiklikleri, sinirlilik ve depresyon. Diş minesi sorunları. Deri döküntüleri" şeklinde konuştu. "Tanıda öncelikle kan tetkikleri yapılır" Çölyak hastalığının tanısı için öncelikle özel kan tetkikleri yapıldığını belirten Uzm. Dr. Ecemiş, "Bu testlerde pozitiflik saptanırsa, tanı oniki parmak bağırsağından alınacak biyopsi ile kesinleştirilir. Biyopside çölyak hastalığı ile uyumlu değişiklikler saptandığında tanı konulu. Çölyak hastalığının tek tedavisi, glüten içeren gıdaların diyetten tamamen çıkarılmasıdır. Bu aşamada uzman hekimler olarak hastalarımızı glütensiz beslenme konusunda detaylı bilgi alabilmeleri için diyetisyene yönlendiririz. Diyetinize başladığınızda, birkaç hafta içinde ince bağırsağınızdaki iltihaplanmada gerileme görülür" ifadelerini kullandı.
Hatay’da 12 yeni ambulans hizmete alındı
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:43 Hatay’da 12 yeni ambulans hizmete alındı Hatay’da İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevlendiren 12 yeni ambulans Vali Mustafa Masastlı’nın katıldığı törenle hizmete alındı. Vali Masatlı, Hatay’da hizmet veren ambulans sayısının 135’e çıktığını söyledi. Sağlık Bakanlığı, Hatay’da acil sağlık hizmetleri filosunu güçlendirerek 12 adet tam donanımlı acil yardım ambulansı tahsis etti. Kentte hizmet veren 123 ambulansla birlikte vatandaşların sağlığı için hizmet verecek 12 yeni ambulansla birlikte kentte kullanımda olan ambulans sayısı 135’e çıktı. Kentte görevlendirilen 12 ambulansın anahtarları, Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın katıldığı törenle sağlık çalışanlarına teslim edildi. Araçlar, ileri teknoloji tıbbi donanımlarla hasta taşıma ve müdahale ekipmanları tam donanımlı şekilde hizmet verecek. "Bizim 112 merkezimizde 123 ambulansımız sahada hizmet verirken bu günde 12 ambulansımızı daha bu filoya dahil ediyoruz" Vali Mustafa Masatlı, asrın felaketinin ardından kentteki sağlık alt yapısının da güçlendiğini belirterek, "Hatay’ımız; 6 Şubat depremlerinden sonra sağlıkta da ciddi bir yapılanma içerisinde bir taraftan hastanelerimizi, aile sağlığı merkezlerimizi, merkezlerimizi yapıp açarken diğer taraftan da özellikle 112 filomuzu güçlendirmek için önemli gayret içerisindeyiz. Bizim 112 merkezimizde 123 ambulansımız sahada hizmet verirken bu günde 12 ambulansımızı daha bu filoya dahil ediyoruz. Tabi ki bizim, acil vakalara ulaşma zamanımız ilimizde çok iyi. Türkiye’nin iyi illerinden biriyiz. Bu ambulanslarımızla beraber daha erken bir şekilde olaylara, vakalara müdahale edeceğiz. Ben buradan sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sağlık Bakanımıza, bakanlık yetkililerimize ve sağlık personellerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu ambulanslarımız kazasız, belasız şehrimizdeki insanlarımıza hizmet verecektir" dedi.
Hatay’da 12 yeni ambulans hizmete alındı
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:41 Hatay’da 12 yeni ambulans hizmete alındı Hatay’da İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevlendiren 12 yeni ambulans Vali Mustafa Masastlı’nın katıldığı törenle hizmete alındı. Vali Masatlı, Hatay’da hizmet veren ambulans sayısının 135’e çıktığını söyledi. Sağlık Bakanlığı, Hatay’da acil sağlık hizmetleri filosunu güçlendirerek 12 adet tam donanımlı acil yardım ambulansı tahsis etti. Kentte hizmet veren 123 ambulansla birlikte vatandaşların sağlığı için hizmet verecek 12 yeni ambulansla birlikte kentte kullanımda olan ambulans sayısı 135’e çıktı. Kentte görevlendirilen 12 ambulansın anahtarları, Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın katıldığı törenle sağlık çalışanlarına teslim edildi. Araçlar, ileri teknoloji tıbbi donanımlarla hasta taşıma ve müdahale ekipmanları tam donanımlı şekilde hizmet verecek. "Bizim 112 merkezimizde 123 ambulansımız sahada hizmet verirken bu günde 12 ambulansımızı daha bu filoya dahil ediyoruz" Vali Mustafa Masatlı, asrın felaketinin ardından kentteki sağlık alt yapısının da güçlendiğini belirterek, "Hatayımız; 6 Şubat depremlerinden sonra sağlıkta da ciddi bir yapılanma içerisinde bir taraftan hastanelerimizi, aile sağlığı merkezlerimizi, merkezlerimizi yapıp açarken diğer taraftan da özellikle 112 filomuzu güçlendirmek için önemli gayret içerisindeyiz. Bizim 112 merkezimizde 123 ambulansımız sahada hizmet verirken bu günde 12 ambulansımızı daha bu filoya dahil ediyoruz. Tabi ki bizim, acil vakalara ulaşma zamanımız ilimizde çok iyi. Türkiye’nin iyi illerinden biriyiz. Bu ambulanslarımızla beraber daha erken bir şekilde olaylara, vakalara müdahale edeceğiz. Ben buradan sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sağlık Bakanımıza, bakanlık yetkililerimize ve sağlık personellerine teşekkür ediyorum. İnşallah bu ambulanslarımız kazasız, belasız şehrimizdeki insanlarımıza hizmet verecektir" dedi.