Son Dakika
|
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Van’da sabah saatlerinde 5.2'lik korkutan deprem!
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
İzmir’de parkta 2 yaşındaki çocuğa bıçakla saldıran şüpheli tutuklandı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
Putin'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Fenerbahçe, ligin son virajına derbi galibiyetiyle girmek istiyor
Van’da 5.2 büyüklüğünde deprem: Sarsıntı anı kamerada
İran’ın İsrail’e gerçekleştirdiği son füze saldırıları, bir binada kısmi yıkıma yol açtı
Esenyurt’ta hamile kadın doğum esnasında hayatını kaybetti, yakınları hastaneyi bastı
Boğaz’da gemi arızası: Trafik çift yönlü askıya alındı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
NASA, Artemis II görevinden Dünya’nın yeni fotoğrafını paylaştı
SAĞLIK
Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sintigrafi Ünitesi yenilenen yüzüyle hizmete girdi
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:01:45
Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki Sintigrafi Ünitesi, yenilenen ve modernize edilen alanında hizmet vermeye başladı. Gelişmiş teknolojik altyapı ve konforlu fiziki şartlarla donatılan ünitede, hastalara daha hızlı, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor. Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Yanarateş ünitenin yeniden hizmete alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, yapılan denetimlerin ardından gerekli lisansın alındığını ve hasta kabulüne başlandığını belirtti. Ünitede şu an bir adet kamera cihazının bulunduğunu ifade eden Yanarateş, özellikle kardiyoloji polikliniğinde muayene olan hastalara yönelik kalp sintigrafisi çekimlerinin yoğunlukta olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra kemik, böbrek, tiroid ve paratiroid gibi organlara yönelik fonksiyonel görüntülemelerin de gerçekleştirildiğini aktaran Yanarateş, radyoaktif maddelerle yapılan bu işlemlerin tanı sürecine önemli katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca hipertiroidi tanısı konulan hastalara ayaktan radyoaktif iyot tedavisinin de uygulanabildiğini dile getirdi. Yeni açılan ünitenin onkoloji polikliniği karşısında hizmet verdiğini belirten Yanarateş, ünitenin hizmete açılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek tüm hastalara acil şifalar diledi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:01
Uzmanından uyarı: "Gebeyken polen alerjisi tedavisine başlanmamalı"
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, "Gebeyken immünoterapi (polen alerjisi aşı tedavisi) başlayamıyoruz ama başladığımız tedaviye devam edebiliriz" dedi. Bahar aylarının gelmesiyle ortaya çıkan polen alerjisi, küresel ısınma ve hava kirliliğinin etkisiyle artık daha erken dönemlerde başlıyor. Burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, hastaların günlük yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Semptomlar çoğu zaman medikal tedaviyle kontrol altına alınabilirken, ileri vakalarda alerjik astım ve nefes darlığı gibi daha ciddi şikayetler görülebiliyor. Uzmanlar, bu hastalara aşı tedavisi önerdiklerini fakat sürecin uzun ve sabır gerektirdiğini belirtiyor. İmmünoloji uzmanları, aşı tedavisinin hamilelerde önerilmediğini belirtirken, tedaviye başlanmışsa devam edilmesinde genellikle bir sakınca olmadığını ancak yine de tercih edilmediğini ifade ediyor. "Küresel iklim değişikliği, hava kirliliği ile birlikte polen mevsimi de biraz hareketlendi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, polen alerjisinin her yıl zamanının değiştiğini söyledi. Soyyiğit, "Küresel iklim değişikliği, hava kirliliği ile birlikte aslında polen mevsimi de biraz hareketlendi, biraz daha öne kaydı, biraz daha uzadı. Ama bu yıl daha erken geldi. O yüzden hastalarımızın da polikliniklerde sayısı arttı" diye konuştu. Burun akıntısı, hapşırık, gözlerde kızarıklık gibi semptomlarla alerjinin kendini gösterdiğini dile getiren Soyyiğit, bazı kişilerde daha ağır seyrettiğini, nefes darlığı ve mevsimsel astım gibi şikayetlerin olduğunu ifade etti. "Sosyal problemler yaşıyorlar" Soyyiğit, alerjinin hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirterek, "Burun tıkanıklığı varsa, sabah yorgun uyanıyor, halsiz oluyor, iş performansı düşüyor. Toplum içinde birtakım sıkıntılar yaşıyor. İşe gitmekte sürekli hapşırıyor çünkü hasta. İş yerinde diyor ki ‘Hocam ben grip mi oldum, grip zannediyorlar beni, bulaştıracaksın’ diyorlar. Böyle sosyal problemler de yaşıyorlar açıkçası. ‘Çalışamıyorum, çok önemli bir görevdeyim’ diyorlar. ‘Ne yapacağım hocam bunun çaresi yok mu’ diye bize geliyorlar" şeklinde konuştu. "Alerji uzmanına başvurmakla çare başlıyor" Geç kalınmadan hastaneye gelinmesi gerektiğinin altını çizen Soyyiğit, "Alerji uzmanına başvurmakla çare başlıyor. Yani belirtileri tanımakla. Bunu polen mevsimiyle ilişkilendirdiğimizde evet hasta bize geliyor. ‘Polen mevsiminde şikayetlerim artıyor, bu tip şikayetlerim var’ diye. Ama kışa da yayılabiliyor artık bu şikayetler. Alerjik şikayetleri varsa anlattığım şekilde alerji uzmanına başvurmaları önemli. Önemli olan hem şikayetlerini azaltmak hatta gidermek tamamen ve yaşam kalitesini artırmak hastamızın" ifadelerini kullandı. Medikal tedavilerin bazı hastalar için yeterli olmadığını aktaran Soyyiğit, "Antihistaminik dediğimiz ilaçları aldıklarında uyku eğilimleri oluyor. Araba kullanamıyorlar. İş nedeniyle problem olabiliyor. Ya net ki yaşarsak ya da kontrol altına alamazsak şikayetleri. O zaman diyoruz ki sizin bir aşı şansınız da var" açıklamasında bulundu. "Aşı tedavisinde 3 ila 5 yıl bizimle birlikteler" Soyyiğit, aşı tedavisine başvurmak isteyen hastaların sabırlı olması gerektiğine dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Hastalığı tamamen de tedavi edebilecek bir yöntem. Tabii ki doğru uzman ve doğru tedavi seçimiyle ve uzman gözetimi de yapılır ise. Hastalarımızın bilmesi gereken bu tedavi için sabır gerekiyor. Uzun süreli bir tedavi çünkü bağışıklık üzerinde biz o alerjeni aslında hastaya küçük dozlarda vererek tanıtıyoruz. Bu süreçte 3 ila 5 yıl bizimle birlikteler. Bir doz artışı dönemi oluyor sonra aylık geliyorlar bize. Tabii ki yan etkisi poleni tanıttığımız için küçük dozlarda alerjik reaksiyon riski." "Gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ama başladığımız tedaviye devam edebiliriz" Hamile hastalar için de aşının birtakım riskleri olabildiğini anlatan Soyyiğit, "Gebelikte aslında immünoterapi daha önce başlandıysa güvenle devam edilebilir diye klasik bir bilgi var. Ancak burada hastanın tercihi önemli. Gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ağır alerjik reaksiyonlar nedeniyle. Ama başladığımız bir tedaviye devam edebiliriz. Bunu da hastayla konuşarak, onamını alarak, istişare ederek. Çünkü nadir de olsa alerjik reaksiyon görürsek, yapacağımız ilaçlarında tabii bebeği etkileme riski olabilir. O yüzden istiyoruz ki en hastalarımız o dönemde gebe olmasalar daha güvenle gidebiliriz" diye konuştu. "Dışarıdayken gözlük takılabilir, maske takılabilir, şapka takılabilir" Soyyiğit, medikal tedaviler ve aşının yanı sıra, günlük hayatta da alınması gereken önlemlere ilişkin şunları söyledi: "Polen uçuştuğu zamanlarda aslında dışarıda çok olmamak önerilir ama bu mümkün değil. Sabah saatlerinde özellikle evde camı açmamak gibi. Dışarıda mecburen alıyoruz. Ama eve geldiğimizde üstümüzü çıkarmak, duş almak, ayakkabılarla çok eve girişi sağlamamak. Dışarıdayken gözlük takılabilir, maske takılabilir, şapka takılabilir. Dışarıda çamaşır kurutulmamalı. Arabalarda polen filtresini kullanılmalı. Bunlar önem arz ediyor."
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:58
Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘parmak izi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz"
Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini belirterek, yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini vurguladı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak/kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak, vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiziksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açıyor Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlandığını, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi (bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedavilerin bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor (bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:19
Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘Parmak İzi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz"
Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeleri aktardı. Prof. Dr. Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini ve yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kanser yönetilmesi gereken bir süreçtir Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini paylaştı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak / kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiztiksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay Zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır. Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlanmakta, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi ( bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedaviler bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, Yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor ( bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa, Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar da programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, Ankara’da bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi. (BC -
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Nisan 2026 Çarşamba- 11:57
Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var
2
03 Nisan 2026 Cuma- 09:56
Kanser tedavisinde yeni dönem: Akıllı radyoterapi
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:49
Ağrı’da sağlık yatırımları sahada incelendi
4
03 Nisan 2026 Cuma- 09:54
Meme kanseri hastaları doktorlarıyla bowling pistinde buluştu
5
03 Nisan 2026 Cuma- 14:00
Gördes Huzurevi’nde hem sağlık taraması hem moral etkinliği
24 Ekim 2025 Cuma - 09:33
Menteşe Devlet Hastanesi’nde anne adayları bilgilendirildi
Menteşe Devlet Hastanesi, anne adaylarının doğum öncesi ve sonrası süreçlere güvenle hazırlanması amacıyla hizmet veren Gebe Okulu ile eğitimlerine aralıksız devam ediyor. Menteşe Devlet Hastanesi, anne adaylarını fiziksel ve psikolojik olarak doğal doğuma hazırlayarak, güvenli, bilinçli ve huzurlu bir doğum deneyimi yaşamalarına rehberlik ediyor. Hastanenin Gebe Okulu, bu özel dönemde anne adaylarının kaygılarını azaltmayı ve onları güçlendirmeyi hedefliyor. Gebe Okulu’nda eğitimler, alanında uzman isimler tarafından veriliyor. Eğitmen olarak Ebe Dilek Çelik ve Psikolog Öznur İnceoğlu Ari görev alıyor. Bu uzmanlar eşliğinde, anne adaylarına doğum öncesi ve sonrası dönemlerde rehberlik edecek kapsamlı eğitimler sunuluyor. Amaç, anne adaylarını sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da normal doğuma hazırlamak ve her adımda yanlarında olmaktır. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan anne adaylarına, motivasyonlarını artırmak amacıyla katılım sertifikası veriliyor. Hastane yönetimi, tüm anne adaylarını sağlıklı bir gebelik süreci geçirmek ve güvenli bir doğum için Gebe Okulu’na davet ediyor.
24 Ekim 2025 Cuma - 09:29
Prof. Dr. Ertuğrul Çakır: "Bel fıtığında erken teşhis ve doğru tedavi hayat kalitesini artırıyor"
Prof. Dr. Ertuğrul Çakır, bel fıtığının toplumda oldukça sık görülen bir sağlık sorunu olduğunu belirterek erken tanı ve uygun tedavinin önemine dikkat çekti. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Çakır, omurga kemikleri arasındaki disklerin yaşlanma, travma, aşırı yüklenme gibi nedenlerle zaman içinde yıpranabildiğini söyledi. Çakır "Disklerin dış kısmı zayıflayıp içteki jelimsi yapı dışarı taştığında çevredeki sinirler üzerinde baskı oluşur. Bu baskı da bel ve bacaklara yayılan ağrı, uyuşukluk veya kas güçsüzlüğü gibi şikâyetlere yol açar. Özellikle öne eğilme, öksürme gibi hareketlerle ağrının artması tipik bulgulardandır" dedi. Prof. Dr. Çakır, bazı durumlarda tabloya idrar kaçırma veya his kaybı gibi ciddi belirtilerin de eşlik edebileceğini vurgulayarak, bu tür durumlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Bel fıtığı gelişiminde yaşlanma, ağır yük kaldırma, uzun süreli oturma, hareketsiz yaşam, duruş bozuklukları, obezite ve sigara kullanımının önemli risk faktörleri arasında yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Çakır, "Yanlış yük kaldırma teknikleri, mesleki zorlanmalar veya ani hareketler diskin yapısını bozarak fıtıklaşmaya yol açabilir. Günlük yaşamda doğru duruşu korumak, düzenli egzersiz yapmak ve kilo kontrolü sağlamak koruyucu önlemler açısından büyük önem taşır" ifadelerini kullandı. Bel fıtığı tanısında detaylı nörolojik muayenenin yanı sıra MRG, BT ve EMG gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Prof. Dr. Çakır, "Her hastada tedavi planı kişiye özel olarak belirlenmelidir. Sinir basısının şiddetine göre ilaç tedavisi, fizik tedavi ya da cerrahi seçenekleri gündeme gelebilir" diye konuştu. "Cerrahi tedavide amaç; sinirleri rahatlatmak" Cerrahi tedavide temel amacın sinir dokusu üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Çakır, "Ameliyatlarda mikroskop veya endoskop destekli yöntemlerle sinir kanalına ulaşılır ve fıtıklaşan disk parçaları temizlenir. Bu sayede sinirler üzerindeki bası kaldırılarak hastanın ağrısız şekilde yaşamına dönmesi hedeflenir" şeklinde konuştu. Ameliyat sonrası süreçte hastaların genellikle kısa sürede mobilize edildiğini belirten Prof. Dr. Çakır, yara bakımı, ilaç kullanımı ve kontrollere dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır "İyileşme döneminde sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, zorlayıcı hareketlerden kaçınmak ve gerekirse fizik tedavi desteği almak süreci hızlandırır. Bel fıtığı belirtileri yaşayan bireylerin kendi kendine tedavi yöntemlerine başvurmadan mutlaka uzman bir hekime başvurmaları gerekir. Doğru zamanda, doğru tedaviyle hastaların büyük bölümü sağlığına kavuşmaktadır" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 08:30
Hakkari’ye 67 yeni hekim kadrosu tahsis edildi
Sağlık Bakanlığı tarafından 125. Devlet Hizmet Yükümlülüğü (DHY) kapsamında Hakkari ve ilçelerine 2 yan dal uzmanı, 39 uzman hekim ve 26 pratisyen hekim olmak üzere toplam 67 yeni hekim kadrosu tahsis edildi. Hakkari Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, kente atanacak uzmanlar arasında çocuk endokrinolojisi, romatoloji, acil tıp, adli tıp, aile hekimliği, anesteziyoloji, beyin ve sinir cerrahisi, çocuk sağlığı, göğüs hastalıkları, göz hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, ortopedi, radyoloji, ruh sağlığı, üroloji gibi birçok branşta hekim bulunuyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, yeni kadroların kentin sağlık hizmeti kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin daha da kolaylaşacağını ifade etti.
23 Ekim 2025 Perşembe - 17:51
Hastane acil servisinde yeşil alan yenilendi
Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yeşil alan muayene ve bekleme alanlarında kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildi. Gelen yoğun talep ve artan hasta başvurularına cevap verebilmek adına yaptıkları bir dizi çalışmayı gazetecilere tanıtan Başhekim Doç. Dr. Hicabi Sezgin, "Daha önce tek bir alanda verilen hizmet artık bu amaç için özel olarak inşa edilen ve içinde dört ayrı hasta muayene alanını barındıran yeşil alan bölümünde sunulacak. Bu sayede bekleme süreleri önemli ölçüde kısalırken, hastalarımızın muayene süreci daha düzenli ve konforlu hale getirilmiş olacak" dedi. Yeşil alan muayene alanının modern tıbbi ekipmanlarla donatılarak daha modern, ferah, aydınlık bir mekan tasarımı kazandırıldığına değinen Sezgin, "Daha ferah bekleme alanları oluşturularak hasta ve refakatçilerimizin rahat hareket edebilecekleri bir ortam sağlandı. Oturma alanlarının sayısı yüzde 200 oranında arttırıldı ve alanlara ergonomik oturaklar kazandırıldı. Yönlendirme ve bilgilendirme tabelaları yenilenerek, hastalarımızın alanlara kolay ulaşımı sağlandı. Alan genelinde havalandırma, aydınlatma hijyen şartları iyileştirildi" diye konuştu. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sezgin, daha hızlı, konforlu, kaliteli ve hasta memnuniyetini önceleyen bir sağlık hizmeti sunma gayretiyle çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 17:19
Türkiye-Fas İş birliği güçleniyor
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet, Fas Krallığı Ankara Büyükelçisi Mohammed Ali Lazreq’i büyükelçilikte ziyaret etti. Ziyarette, Türkiye ile Fas arasında sağlık turizmi, kültürel diplomasi ve yatırım alanlarında ortak bir vizyonun paylaşıldı. Görüşmede, iki ülkenin sağlık, kültür ve turizm alanındaki benzer potansiyelleri ile tarih boyunca oluşturdukları medeniyet köprüleri ve kültürel zenginlikleri ele alındı. Heyet, geleneksel tıp uygulamaları, sağlık yatırımları, akademik iş birlikleri ve helal sağlık turizmi gibi alanlarda ortak projelerin geliştirilebileceğini ifade etti. Ziyaret kapsamında, 21-22 Kasım 2025 tarihlerinde İzmir Balçova Termal Otel’de gerçekleştirilecek olan ‘1. Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri: Sağlık Diplomasisi ve İnovasyon Kongresi’ne’ davet de iletildi. Prof. Dr. Aysun Bay, ziyarette yaptığı değerlendirmede, "Fas ve Türkiye, sağlık turizmi alanında sadece coğrafi yakınlık değil, aynı zamanda vizyonel bir yakınlık da paylaşıyor. Ortak kültürel değerlerimiz, sürdürülebilir turizm ve sağlıkta kalite standartlarımızı birleştirerek, bölgesel iş birliklerine örnek teşkil edecek" dedi. Büyükelçi Mohammed Ali Lazreq, iki ülkenin sahip olduğu ortak kültürel mirasın sağlık ve turizm alanında benzersiz bir sinerji oluşturduğunu vurguladı. Büyükelçi Mohammed Ali Lazreq, "Fas ve Türkiye, hem medeniyet hem de sağlık vizyonu açısından ortak değerlere sahip iki ülkedir. Bu nedenle sağlık turizmi ve termal tedavi alanlarında iş birliği büyük önem taşıyor. Türkiye’nin özellikle Trabzon’da Körfez ülkeleriyle birlikte gerçekleştireceği sağlık yatırımları, bölgesel kalkınma açısından örnek bir model olacaktır. İzmir’de Kasım ayında düzenlenecek olan 1. Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri Kongresi’ne davetiniz için teşekkür ederim; ülkemizi temsilen katılmaktan memnuniyet duyacağım" diye konuştu. Ziyaretin sonunda, taraflar arasında kültürel mirasın tanıtımı, sağlık yatırımlarının geliştirilmesi ve kültür turizmi temelli etkinliklerin düzenlenmesi yönünde iş birliği kararı alındı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:19
Siirt’te "Klinik Rehberler ve Protokoller" eğitimi
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık personeline "Klinik Rehberler ve Protokoller" konulu eğitim düzenlendi. Sağlık hizmetlerinde standardizasyonu artırmak ve klinik uygulamalarda rehber kullanımını teşvik etmek amacıyla "Klinik Rehberler ve Protokoller" konulu bir eğitim programı gerçekleştirildi. Eğitim, Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Emine Kübra Dindar tarafından sunuldu. Klinik rehberlerin sağlık hizmetlerinde kalite ve güvenlik üzerindeki etkileri, hasta bakım süreçlerinde protokollerin önemi ve güncel uygulamalara ilişkin bilgiler paylaşıldı. Programa hastanede görev yapan hekimler ve sağlık personeli katıldı.
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:54
Başkan Bozbey: "Üreten Bursa, daha güçlü bir Bursa demektir"
Bursa Food Point Fuarı’nda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, üreticiyi desteklediklerini, kadın ve gençleri üretimin merkezine taşıdıklarını vurguladı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık’ın gerçekleştirdiği 6. Turfood Horeca Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Bursa Food Point Fuarı, dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıda ürünleri, içecek, unlu mamuller, şarküteri ve atıştırmalık ürün grupları, gıda üretim ve paketleme teknolojileri, soğutma ve lojistik sistemleri alanlarındaki yenilikleri kapsarken; 6. Turfood Horeca Fuarı, ev dışı tüketim profesyonellerini odağına alarak otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman, ürün ve hizmetleri bir araya getirdi. Bu yıl ilk kez eş zamanlı olarak düzenlenen fuarlarda 105 firma stant açarken, BTSO’nun çalışmalarıyla 200’ü aşkın yabancı alıcı, Bursa firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştirecek. "Bursa, bölgenin gıda merkezi haline gelebilir" Fuarın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’yı gıda üssü yapma konusunda kararlı olduklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ipeğiyle, zeytiniyle, sanayisiyle, tarımıyla üretimin başkenti olduğunu vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey, "Güçlü geçmişimizi teknoloji ve sürdürülebilirlikle birleştirerek geleceğe taşımak zorundayız. Tarımsal üretim kabiliyeti, sanayi altyapısı, lojistik avantajı ve yenilikçi girişim ekosistemiyle Bursa, sadece Türkiye’nin değil bölgenin de gıda merkezi haline gelebilir. Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali, hem Bursa’nın gastronomisini öne çıkaran hem de gıdayla ilgili önemli bir vizyonu ortaya koyan bir festival olmuştur. Bugün dünya gıdayı, iklim krizini ve kuraklığı konuşuyor. Artık suya fazla ihtiyaç duymayan ürünler de geliştirmeliyiz. Sanayimizin de su kullanımı konusunda daha teknolojik yatırımlar yapmasını bekliyoruz" dedi. "Bursa, her alanda lider bir kent olma yolunda ilerlemektedir" Büyükşehir Belediyesi’nin suyun, toprağın, emeğin hakkını koruyan bir üretim modelini savunduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, sağlıklı, erişilebilir ve adil gıdaya ancak doğaya saygılı bir üretim anlayışıyla ulaşılacağını anlattı. Bu anlayışla kırsal kalkınmayı sürekli teşvik ettiklerini söyleyen Başkan Bozbey, "Üreticimize destek veriyoruz. Kadınları, gençleri üretimin merkezine taşıyoruz. Yerel markalarımızın ulusal ve uluslararası pazarlarda güçlenmesi adına önemli adımlar atıyoruz. Tarım Peyzaj AŞ aracılığıyla başlattığımız projelerle binlerce üreticimize destek olduk. Tohumdan sofraya uzanan bu döngüyü adil, sürdürülebilir ve katılımcı bir yapıya dönüştürmek için çaba gösteriyoruz. Üreten Bursa, daha güçlü bir Bursa demektir. Bursa üreticisiyle, sanayicisiyle, yerel yönetimiyle el ele vererek tarımdan sanayiye, teknolojiden lojistiğe, gıdadan ihracata kadar her alanda lider bir kent olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Biz, üreteni koruyacağız. Doğayı, suyu, toprağı, emeği de koruyacağız. Bereketli ve hayırlı bir fuar diliyorum" diye konuştu. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti.
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:28
TOGÜ’de meme kanseri farkındalığına pembe dokunuş
TOGÜ’de düzenlenen "Pembe ayna" etkinliğinde, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığı mesajı verildi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde (TOGÜ), 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayı kapsamında "Pembe ayna: Meme kanseri farkındalık etkinliği" düzenlendi. Sağlığı Koruma ve Geliştirme Kulübü (SAKOR) tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, meme kanserinde erken teşhisin önemi üzerine bilgilendirmeler yapıldı. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, etkinlik alanını ziyaret ederek kulüp üyeleri ve akademisyenlerden bilgi aldı. Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Solmaz ve SAKOR Kulübü öğrencileri, etkinliğin amacı ve erken teşhisin yaşam süresi üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Merkezi Yemekhane önünde 11.00-14.00 saatleri arasında süren etkinlikte öğrencilere, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserine karşı düzenli tarama, kendi kendine muayene yöntemleri ve erken tanının önemi hatırlatıldı. "Erken teşhis en güçlü silahtır" Farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, "Meme kanseriyle mücadelede erken teşhis en güçlü silahtır. Üniversitemizde bu bilincin artırılmasına katkı sunan tüm öğrenci ve akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:10
Bahçelievler’de Meme Kanseri Farkındalık Yürüyüşü ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi
Bahçelievler Belediyesi, İlçe Kaymakamlığı ve İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde geniş katılımlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Bahçelievler Belediyesi evi sahipliğinde İlçe Kaymakamlığı ve İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Meme Kanseri Farkımdalık Ayı çerçevesinde etkinlik düzenlendi. Programa Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, Bahçelievler Kaymakamı Dr. Mehmet Boztepe, İstanbul Valisi Davut Gül’ün eşi Gülden Gül, uzman doktorlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte ilk olarak bir farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşün ardından alnında uzman doktorlar, Nurettin Topçu Kültür Merkezi’nde vatandaşlara meme kanseri hakkında detaylı bilgiler verdi. "Erken teşhis çok önemli" Programın açılış töreninde konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Bahadır, meme kanserinin yaygınlığına dikkat çekerek, erken teşhisin önemini vurguladı. Radyoloji alanında uzman olduğunu belirten Başkan Bahadır, "Bir 31 Ekim Meme Farkındalık Ayı. Artık kanser o kadar ilerledi ki çok yaygın, sanki bir virüs, bir bakteri gibi. Ben radyoloji alanındayım, yani teşhis kısmındayım; meme ultrasonu, tomografi. Şunu söylemek istiyorum: Kadınlar 40 yaştan sonra muhakkak kontrol edilmeli. ’Sakın ışın alıyoruz’ diye bir algı oluşmasın. Dışarıda, cep telefonunda, AVM’lerdeki giriş kapılarında hepsinde radyasyon var. Burada önemli olan erken teşhis. Bu çok önemli, erken teşhis ne kadar erken olursa o kadar sonuç almış oluruz" dedi. "Eşim de erken teşhis sayesinde metastaz yaşamadı" Görüntüleme yöntemlerinin elle teşhis edilemeyen derinlikteki kanser hücrelerini bile gösterdiğini ifade eden Dr. Bahadır, erken teşhisin tedavi sürecindeki kritik rolüne kendi ailesinden bir örnekle dikkat çekti: "Bu görüntülemelerde sizin elle teşhis edemediğiniz derindeki kanser hücrelerini de görüyoruz. Erken başlayınca inanın hiçbir sorun yaşanmıyor. Benim eşim de aynı şekilde meme kanseri teşhisi aldı. Allah’a şükür erken tanı aldı. Beş yıl boyunca doktor kontrolünde oldu. Allah’a şükür hiçbir metastaz yaşanmadı. Bundan sonra da inşallah hayatında sıkıntı olmadan devam edecek. Burada kırmızı kalemle çiziyorum: Erken teşhis önemli." "KETEM’ler ücretsiz tarama yapıyor" Devletin kanserle mücadeledeki imkanlarına da değinen Başkan Bahadır, Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi’nin (KETEM) ücretsiz tarama hizmeti verdiğini belirtti. Bahadır, "Devletin imkanı var: Kanser Erken Teşhis Merkezi, yani KETEM’ler. Burada taramalar ücretsiz yapılıyor. Bundan 20-30 yıl önce böyle bir imkan söz konusu değildi. Ben Mersin Mut’ta mecburi hizmete gittiğimde eski bir ambulansımız vardı, o zaman biz hastaya ’benzini doldurursan götür’ diyorduk. Şimdi 112 acil hastayı nerede olursa alıyor; ambulansla alıyor, uçakla alıyor, gemiyle, helikopterle alıyor. İşte bunları yapan bir irade var ve bu iradenin bir lideri var, o da Recep Tayyip Erdoğan. Bunun hakkını vermek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Belediyeden KETEM’e yer tahsisi ve evde bakım hizmeti Belediye olarak ilçedeki KETEM’in yerini tahsis ettiklerini dile getiren Dr. Bahadır, sağlık hizmetlerinde ayrım yapmadıklarını vurgulayarak sözlerine şunları ekledi: "Bunu sadece siyasi kimliğimle söylemiyorum, burada farklı kesimler, arkadaşlarımız var, onlar başımızın üstünde. Her partiye kapımız açık. Belediye olarak her ırka ve mezhebe açığız, insan ayırmıyoruz. Bundan 30 yıl önce filmlerden hatırlarsınız, bir Alman Fethiye’de kaza geçirse Almanya’dan bir ambulans uçak geliyordu, bu bize hayali geliyordu. Şimdi biz yurt dışından hastalarımızı alıyoruz. En son Gazze’den alınan aktivistleri Türkiye Cumhuriyeti’nin uçağı giderek aldı. Nereden nereye? Bu çok önemli. Belediye olarak ilçemizde KETEM’in yerini biz tahsis ettik. Bunun haricinde hastaneye gitmek zorunda olan hastalarımızı biz ambulansımızla götürüp getiriyoruz. Dört ambulansımızla Evde Hasta Bakımı yapıyoruz."
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:37
Datça’dan Bodrum’a tüm engeller aşılıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ikamet eden en az yüzde 40 engel oranına sahip ve toplu taşıma araçlarını kullanamayacak durumda olan vatandaşlara yönelik engelli nakil hizmetini aralıksız sürdürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi özel donanımlı 8 engelli nakil aracı ve alanında uzman ekipleriyle engelli bireylerin sağlık kuruluşları, bankalar, noterler, tamirat hizmeti veren işletmeler, gönüllü kuruluşlar ve sosyal etkinlik merkezlerine ulaşımını ücretsiz olarak sağlıyor. Bugüne kadar bu hizmetten 32 bin 187 özel ihtiyaçlı vatandaş yararlandı. Bu kapsamda, il genelinde yaşayan özel ihtiyaçlı bireyler evlerinden alınarak işlemlerini tamamladıktan sonra yeniden güvenli bir şekilde evlerine bırakılıyor. 4 yıldır engelli nakil hizmetinden yararlandığını söyleyen Anne Nargül Oğuz, "Büyükşehir Belediyemizin engelli nakil hizmetinden çok memnunuz. İstediğimiz zaman Büyükşehir Belediyemize ulaşabiliyoruz ve onlar da her konuda bize yardımcı oluyorlar. Bir arkadaşımın önerisiyle bu hizmetten haberdar oldum. Hastaneye randevu aldığımda aynı zamanda Büyükşehir Belediyemizden de nakil için randevu alıyorum. Gayet konforlu bir ulaşım sağlıyorlar. Bu hizmeti sundukları için Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim" dedi. Annesi özel ihtiyaçlı olan Deniz Olgunman ise, "Engelli nakil aracıyla Datça’dan Menteşe’ye hastaneye geliyoruz. Bu araçlar, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu en iyi hizmetlerden biri. 4 yıldır bu imkândan yararlanıyoruz. Datça’dan çok rahat bir şekilde gidip geliyoruz. Bizlere böyle bir kolaylık sağladığı için Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ünsal Paşalı şu ifadeleri kullandı: "13 ilçemizde görev yapan 8 donanımlı engelli nakil araçlarımız ve alanında uzman ekibimiz, özel bireylerimizin yanında. Bu hizmetimiz ile vatandaşlarımızı evlerinden alarak sağlık kuruluşlarının yanı sıra banka, noter gibi resmi işlemleri için güvenli bir şekilde gidecekleri yere götürüyoruz. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın eşit ve erişilebilir bir kent hedefi doğrultusunda, özel ihtiyaçlı vatandaşlarımızın sosyal yaşamlarına dokunabilmek, yaşam kalitelerini artırmak ve kent yaşamına aktif katılımlarını desteklemek amacıyla birçok projeyi hayata geçirdik. Bu çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla’mızda kimsenin kendini yalnız hissetmediği, herkesin eşit, adil ve erişilebilir bir şehirde yaşadığı düzeni kurmak için çalışmaya devam ediyoruz. Bu çalışmalarımızdan biri olan engelli nakil hizmetimiz ile vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırıyor, kent yaşamına eşit şekilde katılmalarını sağlıyoruz. Engelli nakil hizmetimiz dayanışmanın, empati ve sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biridir. Bunun yanında, Kısa Mola Merkezlerimiz, engelsiz plajlarımız, erişilebilir kent düzenlemelerimiz, evde bakım desteklerimiz ve sosyal etkinliklerimizle özel bireylerimizin her zaman yanındayız. Tüm vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:15
Diyarbakır’da kekemelik bu merkezde tedavi ediliyor
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Dil ve Konuşma Terapisi Polikliniği, vatandaşlara önemli bir sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Poliklinikte görev yapan Dil ve Konuşma Terapisti Üzeyir Aydın, kekemelikle ilgili önemli bilgiler paylaştı ve erken teşhisin önemine dikkat çekti. Aydın, ’’Kekemelik, konuşmada ses, hece ve kelime tekrarlarıyla kendini gösteren bir konuşma akış bozukluğudur. Kekemelik kimi zaman göz, kaş ve mimik hareketleriyle eşlik eden ikinci davranışlar sergiler. Bu belirtiler özellikle şiddetli kekemelik vakalarında görülebiliyor. Kekemeliğin tedavisine erken yaşta başlamak çok önemlidir. Erken müdahale ile kekemeliğin ilerlemesi yavaşlatılabilir hatta azaltılabilir. Kekemelik genellikle 2-5 yaş arasında kendini göstermeye başlar ve bazı çocuklarda bu durum geçici olurken, bazı bireylerde yetişkinliğe kadar devam edebilir. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisi Polikliniği’nde kekemelik için farklı yaş gruplarına yönelik çeşitli tedavi yöntemleri uygulanıyor. 2-6 yaş arası çocuklar için oyun temelli Litcom yöntemi ile terapiler yapılırken, 7 yaş ve üstü çocuklarda ise kontrollü konuşma teknikleri kullanılıyır. Bu yöntemlerle kekemelik yavaşlatılabiliyor ve bireylerin konuşma akışı daha kontrollü hale gelebiliyor’’ dedi. ‘’Kekemelik bir hastalık değil’’ Kekemeliğin doğuştan gelen ve genetik faktörlerle eşlik eden bir durum olduğunu belirten Aydın, bunun bir hastalık olmadığını kaydederek, ‘’Kekemeler kendilerini bir hastalığa yakalanmış gibi hissetmemelidir. Kekemelik bir konuşma tarzıdır ve bu tarzla yaşamayı öğrenmemiz gerekir. Kekemelikle başa çıkmanın en önemli adımı bu durumu kabul etmek. Kekemeliği baskılamaya çalışmak durumu daha da kötüleştirebilir. Bireylerin bu durumu kabullenmesi tedavi sürecinde büyük önem taşıyor. Erken teşhisin ve hızlı bir şekilde terapiye başlanması kekemelik tedavisinde kritiktir. Kekemeliği fark eden ailelerin, erken yaşta dil ve konuşma terapisine başlaması çok önemlidir. Dil ve konuşma terapistleri olarak, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yaş aralığında tedavi yöntemlerimiz mevcut’’ diye konuştu.
23 Ekim 2025 Perşembe - 14:03
‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ programı renkli görüntüler oluşturdu
Elazığ’ın Sivrice ilçesinde düzenlenen ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ programı renkli görüntüler oluşturdu. Sivrice ilçesi Atatürk İlkokulu Konferans Salonu ve tören alanında ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ kutlama programı büyük bir katılımla ve coşkulu bir atmosferde gerçekleştirildi. Sivrice İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Sivrice Toplum Sağlığı Merkezi iş birliğinde düzenlenen program, çocuklarda sağlıklı yaşam bilinci oluşturmayı, sağlık okuryazarlığını artırmayı ve sağlık alışkanlıklarının kazandırılmasını amaçladı. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Özdal Akdemir, Şube Müdürleri Emrah Altuntaş ve Metin Akın, Sivrice Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Taha Aksöz ve merkez yetkilileri, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, günün anlam ve önemini belirten konuşmaların ardından diş hekimleri tarafından etkili diş fırçalama teknikleri, ağız ve diş sağlığı için alınması gereken önlemler ve sağlıklı beslenmenin önemi üzerine bilgilendirme yapıldı. Aile hekimleri, öğrencilerle sağlıklı yaşamın temel adımları hakkında sohbet ederken, UMKE ekibi de arama-kurtarma faaliyetleri ve ilk yardım konusunda dikkat çekici bir sunum gerçekleştirdi. Programda fiziksel aktiviteler ve hazırlanan ‘Balta Balta’ gösterisi büyük beğeni topladı. Sivrice İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, organizasyonda emeği geçen Sivrice Toplum Sağlığı Merkezi Başkanlığı’na, diş hekimlerine, aile hekimlerine, UMKE ekibine, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ederiz.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder