SAĞLIK
04 Nisan 2026 Cumartesi - 19:24 MSKÜ Tıp Fakültesi öğrencilerinden sokak hayvanları için sosyal sorumluluk projesi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem 1 öğrencileri, sosyal sorumluluk projesi kapsamında toplum sağlığına ve hayvan refahına dikkat çeken bir etkinlik gerçekleştirdi. Dr. Öğretim Üyesi Fulden Cantaş Türkiş yürütücülüğünde düzenlenen etkinlik, Dünya Sokak Hayvanlarını Koruma Günü öncesinde Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında hastaneye başvuran vatandaşlara sokak hayvanlarının doğru beslenmesi, bakım süreçleri ve bu hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklarla ilgili toplumda yaygın olan yanlış inanışlar hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrenciler tarafından hazırlanan broşürler eşliğinde gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Ayrıca etkinlikte, vatandaşların sokak hayvanlarını destekleyebilmeleri amacıyla kuru mama dağıtımı da yapıldı. Etkinlik alanında kurulan standı, Başhekim Yardımcıları Doç. Dr. Ercan Saruhanlı ve Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Demir ziyaret ederek öğrencilerden bilgi aldı ve yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Dr. Öğretim Üyesi Fulden Cantaş Türkiş, etkinliğin amacının yalnızca hayvan beslemeyi teşvik etmek değil, aynı zamanda bilinçli ve sağlıklı bir yaklaşım kazandırmak olduğunu vurgulayarak, toplumda doğru bilginin yaygınlaşmasının hem insan hem hayvan sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 16:31 Yalova’da "Emzirme Danışmanlığı ve Ulusal Değerlendirici Sağlık Personeli Eğitimi" Yalova’da Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından "Emzirme Danışmanlığı ve Ulusal Değerlendirici Sağlık Personeli Eğitimi" düzenleniyor. Yalova’nın Termal ilçesindeki Termal Otel’de bir hafta sürecek eğitime 12 ilden 32 sağlık personeli katılıyor. Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanlığı’nda Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı Sorumlusu Hamide Uyar, eğitimle ilgili, "Şu anda ulusal değerlendirici eğitimimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Amacımız bebeklerimizin annesi ile doğar doğmaz buluşmasını sağlamak. 32 katılımımız mevcut Türkiye’nin farklı illerinden. Buraya gelen sağlık personeli, Sağlık Bakanlığı’ndan bu eğitimi aldıktan sonra illerine vardıkları zaman bu 20 saatlik eğitimle kendi bulundukları illerde sağlık personelinin eğitimlerini yapacaklar. Daha sonra da kendi illerinde bulunan bebek dostu hastaneler, aile hekimlikleri, bebek dostu kurum ve kuruluşların değerlendirmelerinde rol oynayacaklar" dedi. Eğitime katılan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Aydın Aksoy, anne sütünün önemine değinerek, "Anne sütü bir bebeğin hayata en güçlü başlangıç şeklidir. Anne sütü sayesinde bebekleri enfeksiyondan koruyoruz, bağışıklıklarını güçlendiriyoruz, büyüme ve gelişmelerini sağlıyoruz. Anne ile bebek arasındaki bağımlı kuvveti bildiriyoruz. O yüzden aslında sadece bir beslenme şekli değil, aslında bir yaşam tarzı anne sütü. Anne sütü canlı yaşayan bir varlık aslında. Çünkü bebeğin ihtiyacına göre şekilleniyor. Erken doğmuş bir bebekten zamanında doğmuş bir bebeğe kadar her bebeğin ihtiyacını karşılayabiliyor. Bebeğin ihtiyaçlarına göre içeriği değişiyor" diye konuştu. Bebek Dostu Otel çalışması çerçevesinde ayrıca otel personeline de eğitim verildi.
9 yaşındaki oğlu için böbreğini bağışladı
23 Ekim 2025 Perşembe - 10:01 9 yaşındaki oğlu için böbreğini bağışladı Bursa Şehir Hastanesi’nde doğuştan genetik hastalığı nedeniyle 3 yıldır diyaliz tedavisi gören Suriye uyruklu 9 yaşındaki İdo, babasının verdiği böbrekle hayata tutundu. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen organ nakil çalışmaları kapsamında Bursa Şehir Hastanesi’nde canlıdan canlıya pediatrik organ nakli gerçekleşti. Suriye uyruklu İdo Alabdul Ghafour, genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu ile doğduğundan beri mücadele ediyordu. 3 yıldır diyaliz alan İdo için doktorları nakil olması gerektiğini belirtti. Uygun donör çıkmayınca 32 yaşındaki babası Abdullah A. Ghafour, oğlunu yaşatmak için böbreğini bağışladı. Bursa Şehir Hastanesi’nde gerçekleşen operasyon ile babanın sol böbreği oğluna nakledildi. 1 haftalık tedavi sürecinin ardından minik İdo hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Bursa Şehir Hastanesi’nde görevli Çocuk Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Erdoğan, İdo’ya gerçekleştirilen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, "Hastamız 9 yaşında erkek hasta. Doğuştan genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu hastası. Bu yüzden 3 yıldır diyaliz programında. Yaklaşık 2 yıl hemodiyalizde kaldıktan sonra son 1 yıldır periton diyalizi programında izliyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi oldukça zor süreçler ve maalesef hastanın bir kardeşi daha aynı sendromdan diyaliz tedavisi görüyor. Biz uzun süreden beri organ nakli için planlama yapıyoruz ama babası bu iş için gönüllü oldu. Böbreğini verdi ve sonrasında böbrek takıldı. Şu aşamada gayet iyi gözüküyor." şeklinde konuştu. Organ bağışına duyarlı olalım Herkesin İdo gibi şanslı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Erdoğan, "Bizim sırada çok bekleyen çocuk hastamız var. Bunlardan birçoğu maalesef organ vericisi olmayan hastalarımız. Dolayısıyla bizim en önemli mesajımız kadavra bağışı konusunda olmalı. Bu sağlanırsa böbrekler toprak altına gitmektense bu hastalara giderse hem onlar açısından hem diyalizlerin oldukça maliyetli işler olması sebebiyle ülkemiz açısından oldukça faydalı olur. Bu yüzden organ bağışı konusunda halkımızın çok bilinçli olması gerekiyor" dedi. Nakil operasyonunda görev alan Böbrek Nakli Birim Sorumlusu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geylan ise, "İki gün önce babasını taburcu etmiştik. Bugün de babası İdo’yu almaya geldi. Onun da taburculuğunu yapacağız. Öncelikle bu bir ekip işidir. Pediyatrik canlı vaka yapmak kolay iş değil. Bu işin içinde çok büyük bir emek var. Özverilerini esirgemeyen tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Engelli bireylere ağız ve diş sağlığı desteği
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:59 Engelli bireylere ağız ve diş sağlığı desteği Ankara Keçiören Belediyesi, ’Engelsiz Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi ve Ağız ve Diş Sağlığı Taraması’ programını gerçekleştirdi. Keçiören Belediyesi, engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik anlamlı bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen ’Engelsiz Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi ve Ağız ve Diş Sağlığı Taraması’ programında, özel gereksinimli çocuklara eğitim verilerek ağız ve diş taraması yapıldı. Programa, Keçiören Belediyesi Başkan Yardımcıları Emir Can Tunç ile Celal Biçer, Keçiören Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Hakan Ataoğlu, belediye meclis üyeleri ve birim müdürleri ile vatandaşlar katıldı. Engelli bireylere diş taraması yapıldı ‘Sağlıklı Gülüşler, Mutlu Yarınlar’ sloganıyla gerçekleştirilen programda, engelli bireylere yönelik hem diş sağlığı eğitimi verildi hem de muayene ve önleyici tedavi hizmetleri sunuldu. Uzman Diş Hekimleri Doç. Dr. Mahmure Ayşe Tayman, Doç. Dr. Esma Sarıçam, Doç. Dr. Özer Alkan ve Doç. Dr. Yeşim Kaya tarafından diş fırçalama teknikleri, çürüklerin önlenmesi, ortodontik sorunların tedavisi ve diş eti sağlığı konularında bilgilendirme yapıldı. Eğitimlerin ardından engelli çocuklara ağız içi muayene yapılarak koruyucu sağlık önerileri sunuldu. "Engelli bireylerimizin her alanda destekçisiyiz" Tunç, programda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Keçiören Belediyesi’ni kazanmadan önce halkımızın yanında olacağımıza ve dezavantajlı grupları destekleyeceğimize yönelik verdiğimiz sözü tutmanın gururunu yaşıyorum. Belediye Başkanı’mız Dr. Mesut Özaslan’ın önderliğinde, verdiğimiz bu sözleri gerçekleştirmeye devam edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Burada, dezavantajlı gruplar ve genç kardeşlerimizle güzel ve ortak fikirle yola çıktık. Bugün bunu hayata geçirmek bizler için gerçekten büyük bir kıvanç kaynağıdır. Engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmaya ve onlara her alanda destek olmaya devam edeceğiz." Eğitim programının ardından, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi doktorlarına çiçek takdim edildi. Müzik dinletisi, konser gibi etkinliklerle devam eden programda katılımcılara, Keçiören Belediyesi tarafından diş fırçası, tişört ve şapka hediye edildi.
Modern çağın sessiz salgını: "Anksiyete"
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:47 Modern çağın sessiz salgını: "Anksiyete" Uzman Klinik Psikolog İrem Beril Şen, anksiyetenin "çağın sessiz salgını" haline geldiğini belirterek, Türkiye’de 18-24 yaş arası gençlerin neredeyse yarısında orta veya şiddetli düzeyde anksiyete tespit edildiğini açıkladı. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog İrem Beril Şen, günümüzün hızla değişen sosyal ve ekonomik dinamiklerinin, insan ruhunu daha önce hiç olmadığı kadar yorduğuna dikkat çekti. Birçok kişinin farkında olmadan modern çağın getirdiği bu "sessiz salgın" olan anksiyeteyle mücadele ettiğini belirten Şen, kaygının aslında bir düşman değil, bir sinyal mekanizması olduğunu ifade etti. Türkiye’de her 5 gençten 2’sinde anksiyete tespit ediliyor Kaygı duygusunun sürekli hale gelmesiyle ortaya çıkan anksiyete bozukluğunun, bireyin yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürdüğünü vurgulayan Uzman Psikolog Şen, çarpıcı istatistikleri şöyle paylaştı: "Türkiye Klinikleri tarafından yürütülen bir çalışmaya göre, 18-24 yaş arası gençlerin yüzde 48,4’ünde orta ya da şiddetli düzeyde anksiyete tespit edildi. Bu oranın, özellikle pandemi sonrası süreçte daha da arttığı bildirildi. Genel epidemiyolojik çalışmalarda ise, Türkiye’de toplumunun yaklaşık yüzde 17’sinin ruh sağlığıyla ilgili sorun yaşadığı ve anksiyetenin bu sorunlar arasında ilk sıralarda yer aldığı belirtildi." Küresel artış alarm veriyor: Dünya nüfusunun 8’de 1’i risk altında Uzman Psikolog Şen, artışın sadece Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel bir sorun haline geldiğini bilimsel verilerle ortaya koydu: "Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 2023) verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 301 milyon kişi anksiyete bozukluğu yaşıyor. Pandemi sonrası dönemde bu oranda yüzde 25 artış gözlemlendi. Harvard Üniversitesi’nin (2022) araştırmasına göre, dünya nüfusunun yaklaşık her 8 yetişkininden 1’i, yaşamı boyunca en az bir kez klinik düzeyde anksiyete tecrübe ediyor." Anksiyeteyi tetikleyen başlıca faktörler Anksiyetenin ortaya çıkışında birçok etkenin rol oynadığını ifade eden Şen, en önemli nedenleri şöyle sıraladı: "Yoğun çalışma şartları ve başarı baskısı, Ekonomik sıkıntılar ve belirsizlik hissi, Dijital dünya ve sosyal medya: Sürekli karşılaştırma hissi ve görünür olma baskısının özellikle gençlerde ’geleceğe dair endişeler’ ve ’yetersizlik hislerini’ çoğalttığı belirtildi." Fiziksel belirtilere dikkat edilmeli Anksiyetenin sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel belirtilerle de kendini gösterdiğini belirten Şen, "Kalp çarpıntısı, titreme, mide rahatsızlıkları, nefes almakta zorluk, terleme ve uyku problemleri gibi belirtiler uzun süre devam ettiğinde, kişinin işlevselliği ciddi ölçüde zarar görebilir" uyarısında bulundu. Bilişsel davranışçı terapi en etkili yöntem Tedavi konusunda en etkili yaklaşımın Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) olduğunu belirten Şen, çevrim içi BDT uygulamasıyla anksiyete puanı 17’den 7’ye düşen olgu çalışmalarının bulunduğunu aktardı. Uzman Psikolog İrem Beril Şen, profesyonel desteğin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de önemine değinerek şu tavsiyelerde bulundu: "Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, yeterli uyku, kafein gibi uyarıcıları azaltmak, nefes egzersizleri ve mindfulness uygulamaları kaygı belirtilerini hafifletmekte önemli rol oynar." "Sadece stres" diyerek göz ardı etmeyin Şen, anksiyetenin sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayarak son olarak şunları ekledi: "İş yerlerinde ve eğitim kurumlarında ruh sağlığı merkezlerinin yaygınlaşması, dijital farkındalık eğitimlerine önem verilmesi ve psikolojik destek hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması gerekiyor. Anksiyete çağımızın en yaygın ancak en az konuşulan sorunlarından biridir. Onu ‘sadece stres’ diyerek göz ardı etmemek, erken farkındalıkla yönetmeyi öğrenmek, yaşamın kontrolünü yeniden elimize almamızı sağlayacaktır."
Yüksekova’da sağlık hizmetlerine kolay erişim devam ediyor
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:43 Yüksekova’da sağlık hizmetlerine kolay erişim devam ediyor HAKKARİ (İHA) – Hakkari Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğü, bölge sakinlerinin sağlık ihtiyaçlarına yönelik erişimi kolaylaştırmak adına çalışmalarını sürdürüyor. Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğü 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi (ASM) bünyesinde görev yapan Dr. Hakkı Burak Şekerci, vatandaşların sağlık ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerini sürdürüyor. Dr. Şekerci, hastaların sağlık durumuna göre gerekli yönlendirmeleri yaparak, ildeki hastanelerde ilgili uzman doktorlara randevu oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bu uygulama sayesinde tanı ve tedavi süreci daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülüyor. Aile sağlığı merkezlerinin yalnızca hastalık durumlarında değil, sağlıklı bireylerin de koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için önemli bir rol üstlendiğini belirten Şekerci, merkezlerde düzenli kontrollerin yanı sıra aşı uygulamaları ve sağlık danışmanlığı hizmetlerinin de verildiğini ifade etti. Şekerci, ayrıca vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştirmek amacıyla sağlıklı hayat merkezi (SHM) üzerinden randevu oluşturarak yaşam tarzı danışmanlığı, beslenme eğitimi, fiziksel aktivite planlaması ve psikososyal destek gibi hizmetlerden ücretsiz olarak faydalanabildiğini aktardı. İlçe genelinde sürdürülen bu çalışmalarla birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı, kolay ve verimli bir şekilde ulaşması hedefleniyor. İlçe Sağlık Müdürlüğü, yürütülen faaliyetlerin toplum sağlığının güçlendirilmesi ve sağlık bilincinin artırılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Muğla’da beyin tümörü ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:38 Muğla’da beyin tümörü ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde baş ağrısı ve dengesizlik şikayeti ile giden hasta, beyin tümörü teşhisinin ardından ameliyat edildi. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nden Op. Dr. Niyazi Taşkıran’ın hastası olan 73 yaşındaki erkek hasta, baş ağrısı, dengesizlik ve bayılma şikayetleriyle doktora başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın beyninde tümör tespit edildi. Nöronavigasyon sistemi ile operasyon Klinik değerlendirme sonrası hastaya, nöronavigasyon adı verilen gelişmiş sistemle Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarılı bir ameliyat gerçekleştirildi. Operasyon, Hastane Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hakan Karabağlı ve Op. Dr. Niyazi Taşkıran tarafından, beyin ve sinir cerrahisi ekibinin katılımıyla yapıldı. Ameliyat süresi kısaldı, riskler azaldı Ameliyatta kullanılan nöronavigasyon sistemi sayesinde tümörün yeri ve büyüklüğü hassas bir şekilde tespit edilerek ameliyat sırasında oluşabilecek komplikasyonlar en aza indirildi. Normalde 8-9 saat süren bu büyüklükteki bir tümör ameliyatı, sistem sayesinde yalnızca 3 saatte tamamlandı. Yeni teknolojiler Muğla halkı ile buluşacak Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği doktorları, modern tıbbın en son teknolojik imkanlarının Muğla halkı ile buluşmaya devam edeceğini belirterek, yeni teknik, araç ve gereçlerin kullanımına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Fedakâr babadan oğluna en anlamlı hediye: 9 yaşındaki oğluna böbreğini verdi.
23 Ekim 2025 Perşembe - 09:24 Fedakâr babadan oğluna en anlamlı hediye: 9 yaşındaki oğluna böbreğini verdi. Bursa Şehir Hastanesi’nde doğuştan genetik hastalığı nedeniyle 3 yıldır diyaliz tedavisi gören 9 yaşındaki İdo, babasının verdiği böbrekle hayata tutundu. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen organ nakil çalışmaları kapsamında Bursa Şehir Hastanesi’nde canlıdan canlıya pediatrik organ nakli gerçekleşti. Yabancı uyruklu İdo Alabdul Ghafour, genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu ile doğduğundan beri mücadele ediyordu. 3 yıldır diyaliz alan İdo için doktorları nakil olması gerektiğini belirtti. Uygun donör çıkmayınca 32 yaşındaki babası Abdullah A. Ghafour, oğlunu yaşatmak için böbreğini bağışladı. Bursa Şehir Hastanesi’nde gerçekleşen operasyon ile babanın sol böbreği oğluna nakledildi. 1 haftalık tedavi sürecinin ardından minik İdo hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Bursa Şehir Hastanesi’nde görevli Çocuk Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Erdoğan, İdo’ya gerçekleştirilen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, "Hastamız 9 yaşında erkek hasta. Doğuştan genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu hastası. Bu yüzden 3 yıldır diyaliz programında. Yaklaşık 2 yıl hemodiyalizde kaldıktan sonra son 1 yıldır periton diyalizi programında izliyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi oldukça zor süreçler ve maalesef hastanın bir kardeşi daha aynı sendromdan diyaliz tedavisi görüyor. Biz uzun süreden beri organ nakli için planlama yapıyoruz ama babası bu iş için gönüllü oldu. Böbreğini verdi ve sonrasında böbrek takıldı. Şu aşamada gayet iyi gözüküyor." şeklinde konuştu. Organ Bağışına Duyarlı Olalım Herkesin İdo gibi şanslı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Erdoğan, "Bizim sırada çok bekleyen çocuk hastamız var. Bunlardan birçoğu maalesef organ vericisi olmayan hastalarımız. Dolayısıyla bizim en önemli mesajımız kadavra bağışı konusunda olmalı. Bu sağlanırsa böbrekler toprak altına gitmektense bu hastalara giderse hem onlar açısından hem diyalizlerin oldukça maliyetli işler olması sebebiyle ülkemiz açısından oldukça faydalı olur. Bu yüzden organ bağışı konusunda halkımızın çok bilinçli olması gerekiyor." dedi. Nakil operasyonunda görev alan Böbrek Nakli Birim Sorumlusu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geylan ise, "İki gün önce babasını taburcu etmiştik. Bugün de babası İdo’yu almaya geldi. Onun da taburculuğunu yapacağız. Öncelikle bu bir ekip işidir. Pediyatrik canlı vaka yapmak kolay iş değil. Bu işin içinde çok büyük bir emek var. Özverilerini esirgemeyen tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum." diye konuştu.
Toros Devlet Hastanesi, sağlık okuryazarlığına önem veriyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:06 Toros Devlet Hastanesi, sağlık okuryazarlığına önem veriyor Mersin Toros Devlet Hastanesi, toplumda sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. Bu kapsamda, hastane bünyesinde hazırlanan ’Toroslar’dan Gelen Sağlık’ programının moderatörü ve Hemodiyaliz Ünitesi Sorumlu Hekimi Dr. Ruhsar Uçar’a, katkılarından dolayı Başhekim Op. Dr. Özgür Ozan Karak tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. 2025 yılı Şubat ayında yayın hayatına başlayan ’Toroslar’dan Gelen Sağlık’ programı, bu hafta 25’inci bölümüyle izleyiciyle buluşuyor. Toros Devlet Hastanesi ve Nil RTV iş birliğiyle hazırlanan program, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ve Mersin Valiliği’nin onayıyla yürütülüyor. Tamamen kamu yararı amacıyla, reklamsız ve maddi beklenti olmaksızın hazırlanan program, bu yönüyle Türkiye’de bir kamu hastanesi tarafından yürütülen önemli bir programı olma özelliği taşıyor. Programın temel amacı, toplumun sağlık okuryazarlığını artırarak erken teşhis ve tedavi bilincini güçlendirmek, kronik hastalıkların önüne geçmek, polikliniklerdeki yoğunluğu hafifletmek ve acil servislere gereksiz başvuruları azaltmak olarak öne çıkıyor. Ayrıca yanlış ve gereksiz ilaç kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak, doğru bilinen sağlık yanlışlarını bilimsel verilerle düzeltmek de programın hedefleri arasında yer alıyor. Dr. Ruhsar Uçar’ın moderatörlüğünde yayınlanan programda, alanında uzman hekimler ve sağlık profesyonelleriyle birlikte her hafta farklı bir sağlık teması ele alınıyor. Bilgiyi sade, anlaşılır ve bilimsel bir dille sunan program, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekiyor. Dr. Uçar, "Sağlık sadece hastalığın yokluğu değil, bilinçli bir yaşamın bütünüdür" anlayışıyla, koruyucu sağlık kültürünü toplumun her kesimine ulaştırmayı amaçladıklarını ifade etti. Toros Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Özgür Ozan Karak ise toplumun sağlık bilincinin artmasının sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, programa verdikleri destek için Mersin İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici’ye teşekkür etti.