Son Dakika
|
Antalya’da feci kaza: 2 kişi hayatını kaybetti
Trump: "İran’ın cehennemi yaşamasına 48 saat kaldı"
ABD'de ortalama benzin fiyatı 2022'den bu yana ilk kez 4 doların üzerinde
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İstanbul’da
Kamyon dehşet saçtı: Yaşlı adam feci şekilde can verdi
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Van’da sabah saatlerinde 5.2'lik korkutan deprem!
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Zelenskiy: "Ukrayna, Suriye ve Türkiye'nin bir araya geldiği üçlü bir görüşme yapıldı"
ABD’de kayıp mürettebat operasyonu öncesi İran’ın "tuzak" kurduğu şüphesi
İran’dan düşürülen askeri uçakta ABD askerine ait vücut parçasının tespit edildiği iddiası
İran’dan İsrail füze saldırısı: 4 yaralı
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye Devlet Başkanı eş-Şara ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli ve Ukraynalı mevkidaşları ile üçlü görüşme gerçekleştirdi
Dışişleri Bakanı Fidan, Suriyeli mevkidaşı Şeybani ile bir araya geldi
SAĞLIK
Kalp hastası bebek ambulans uçakla İstanbul’a sevk edildi
05 Nisan 2026 Pazar - 17:28:54
Van’da tedavi gören kalp hastası bebek, ambulans uçakla İstanbul’a sevk edildi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Van Bölge Hastanesinde tedavi gören sağ triküspit kapakta yarık ve pulmoner HT hastası bebeğin, ileri tetkik ve tedavisi için İstanbul Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesine sevki kararlaştırıldı. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen sevk kapsamında uçak ambulans Van Ferit Melen Havalimanı’na iniş yaptı. Sağlık ekiplerinin titiz çalışmasıyla bebek, güvenli şekilde uçağa alındı. Ardından uçak ambulans İstanbul’a hareket etti.
05 Nisan 2026 Pazar - 15:34
Malatya’da ambulans helikopter 78 yaşındaki hasta için havalandı
Malatya’da kalp krizi geçiren yaşlı hastanın imdadına ambulans helikopter yetişti. Malatya’nın Darende ilçesinde ambulans helikopter 78 yaşındaki hasta için havalandı. Edinilen bilgiye göre, 78 yaşındaki H.A. Darende ilçesinde aniden rahatsızlandı. Kalp rahatsızlığı olduğu belirlenen hastaya, ilk müdahale Darende Devlet Hastanesi’nde yapıldı. Hastanın durumunun ciddi olması nedeniyle hava ambulansı talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, hastayı alarak Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk etti. Hastanın tedavisi burada devam ediyor.
05 Nisan 2026 Pazar - 14:05
Söğütlü’de semt polikliniği hizmet vermeye başladı
Sakarya’nın Söğütlü ilçesinde Yenikent Devlet Hastanesi’ne bağlı olarak faaliyet gösterecek olan Söğütlü Semt Polikliniği hizmet vermeye başladı. Söğütlü Toplum Sağlığı Merkezi tarafından kullanılan bina, gerekli düzenlemelerin tamamlanmasının ardından Yenikent Devlet Hastanesi Söğütlü Semt Polikliniği olarak vatandaşların kullanımına açıldı. Hizmete giren yeni birimi; Söğütlü Kaymakamı Mehmet Göze, Söğütlü Belediye Başkanı Selçuk Kurt, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Söğütlü Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Kürşat Şaşmaz, AK Parti Söğütlü İlçe Başkanı Suat Dirhemci, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Özcan Öktem ve Yenikent Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Alaçam ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Yapılan yeni düzenleme ile birlikte Söğütlü ve çevresinde yaşayan vatandaşlar, gece saat 00.00’a kadar yeşil alan poliklinik hizmetlerinden faydalanabilecek. Poliklinik bünyesinde ayrıca enjeksiyon ve pansuman gibi temel sağlık hizmetleri de sunulacak.
05 Nisan 2026 Pazar - 13:14
Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Eser Akkuş, bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada yaşanan canlanma, beraberinde bazı sağlık sorunlarını da getirdiğini belirterek, "Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir" dedi. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada yaşanan canlanma, beraberinde bazı sağlık sorunlarını da getiriyor. Özellikle çocuklarda sıkça görülen bahar alerjileri, erken önlem alınmadığında daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Eser Akkuş aileleri uyardı. "Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir" Doğa yeşillenirken havada uçuşan polenlerin, özellikle çocuklarda bahar alerjisini tetiklediğini ifade eden Akkuş, "Her yıl bahar aylarında çocuk polikliniklerinde alerjik rinit (saman nezlesi) ve alerjik astım şikayetlerinde belirgin artış gözleniyor. Baharda ağaç ve çimen polenleri yoğunlaştığında çocuklarda ardı ardına hapşırma nöbetleri, berrak burun akıntısı, burun ve göz kaşıntısı, sulanan gözler, öksürük ve yorgunluk gibi belirtiler sıkça görülüyor. Bahar mevsimi birçok aile için keyifli bir dönem olsa da, polen alerjisi olan çocuklar için zorlu geçebilir. Doğa uyanırken, baharın müjdecisi olarak kabul edilen çiçekler ve yeşillik aslında binlerce çocuğun sağlığını tehdit eder. Havada milyonlarca polen tanesi uçuşurken, özellikle alerjik bünyeli çocuklar için bahar ayları zorlu bir döneme dönüşür. Her yıl mart ayından itibaren çocuk polikliniklerine başvuran alerjik rinit ve astım vakalarında önemli ölçüde artış gözlenir" ifadelerini kullandı. "Belirtiler hafife alınmamalı" Ardışık hapşırma nöbetleri, berrak burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, burun, göz, boğaz ve damakta kaşıntı, sulanan ve kızaran gözler, kuru öksürük, hırıltı ve nefes darlığı (astım atağı belirtisi olabilir), yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve uyku sorunları en sık görülen belirtiler arasında olduğunu dile getiren Akkuş, "Erken tanı ve doğru korunma yöntemleriyle çocukların bahar aylarını keyifle geçirmeleri mümkün. Ailelerin çocuğunda bahar belirtileri fark ettiğinde ’geçer’ diye beklememesi, mutlaka bir çocuk hastalıkları uzmanına başvurması gerekmektedir. Çünkü tedavi edilmeyen alerjik rinit, özellikle çocuklarda astım gelişimine zemin hazırlayabilir. Özellikle ailesinde alerji öyküsü olan, astımlı veya atopik bünyeli çocuklar risk grubundadır" diye konuştu. "Ailelere 7 pratik korunma önerisi" "Polenlerin en yoğun olduğu sabah erken saatleri ve akşamüstü dışarı çıkmayı sınırlayın" diyen Akkuş, "Eve geldikten sonra çocuğun kıyafetlerini değiştirin, saçını ve yüzünü yıkayın. Ev ve araç pencerelerini kapalı tutun, gerekirse hava temizleyici veya polen filtreli klima kullanın. Çocukların gözlük takmasını ve dışarıda maske kullanmasını teşvik edin. Nevresim ve çarşafları sık yıkayın, halı ve peluş oyuncakları azaltın. Belirtiler başladığında vakit kaybetmeden çocuk hastalıkları uzmanına başvurun. Doktor önerisiyle antihistaminik damla veya spreyler ile burun kortizon spreyleri gibi tedaviler erken dönemde başlanabilir. Gerekli görülen vakalarda alerji aşısı (immünoterapi) uzun vadeli çözüm sunar" ifadelerini kullandı. "Beslenme büyük rol oynuyor" Vücuttaki iltihabı azaltan anti-enflamatuar beslenme yaklaşımı, bağışıklık sistemini dengeleyerek hapşırma, burun akıntısı, göz kaşıntısı ve astım ataklarını hafifleteceğini söyleyen Akkuş, "Özellikle omega-3 yağ asitleri açısından zengin balık, ceviz ve keten tohumu, C vitamini yüksek taze meyve-sebzeler; probiyotik kaynakları ve antioksidanlar tüketmek faydalıdır. Öte yandan işlenmiş gıdalar, şeker ve kızartmalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebilir. Çocuklarda bahar alerjisinde sağlıklı ve dengeli beslenme, sadece semptomları baskılamakla kalmaz, bağışıklık sistemini güçlendirerek uzun vadede daha dirençli bir bünye oluşmasına da katkı sağlar" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Nisan 2026 Cumartesi- 15:28
Kayseri Devlet Hastanesi’ne ‘Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyonelleri’ ödülü
2
01 Nisan 2026 Çarşamba- 11:57
Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var
3
04 Nisan 2026 Cumartesi- 11:04
Hisarcık’ta kan bağışı kampanyasına velilerden yoğun destek
4
04 Nisan 2026 Cumartesi- 12:01
Uzmanından uyarı: "Gebeyken polen alerjisi tedavisine başlanmamalı"
5
04 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor
20 Ekim 2025 Pazartesi - 17:19
Sağlıkta iletişim güçleniyor: Çalışanlara motivasyonel eğitim
Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan hekim ve sağlık personellerine yönelik "Motivasyonel Görüşme Teknikleri Eğitimi" düzenledi. Eğitimde sağlık çalışanlarının hasta iletişimini güçlendirmeye yönelik uygulamalı çalışmalar yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Motivasyonel Görüşme Teknikleri Eğitimi", birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan hekim ve sağlık personellerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Eğitim, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi toplantı salonunda yapıldı. Eğitimin açılış konuşmasını Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz yaptı. Dr. Öz, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmada etkili iletişimin önemine dikkat çekerek, bu tür eğitimlerin çalışanların mesleki gelişimine katkı sağladığını vurguladı. Eğitim kapsamında Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Nezih Orhon, katılımcılara motivasyonel görüşme teknikleri ve doğru iletişim becerileri konusunda bilgi verdi. Prof. Dr. Orhon, eğitimde uygulamalı "rol play" çalışmalarıyla sağlık çalışanlarına hasta ile empati kurma, motive edici dil kullanma ve etkili dinleme yöntemleri üzerine örnekler sundu. Yaklaşık 65 sağlık çalışanının katıldığı eğitimde, sağlık iletişiminin hasta memnuniyeti ve tedavi başarısındaki etkisine dikkat çekilerek, benzer eğitimlerin farklı birimlerde de sürdürüleceği belirtildi.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 17:05
Eşme’de sağlık tesisleri ve meslek yüksekokulu binası temeli atıldı
Uşak’ın Eşme ilçesinde sağlık ve eğitim alanında iki yeni yatırımın temeli düzenlenen törenlerle atıldı. Uşak’ın Eşme ilçesinde yapılacak olan Eşme İlçe Sağlık Müdürlüğü, 4 Hekimli Aile Sağlığı Merkezi ve Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu binalarının temeli düzenlenen törenlerle atıldı. İlk tören, Üçeylül Mahallesi’nde yapılacak olan Eşme İlçe Sağlık Müdürlüğü ve 4 Hekimli Aile Sağlığı Merkezi binasının temel atma töreniyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Uşak Valisi Naci Aktaş konuşma yaptı. Uşak’ta en iyi şekilde sağlık hizmetlerinin sunulması için gerekli yatırımları yapmaya devam ettiklerini aktaran Aktaş, "Burada yapılacak olan tesiste vatandaşlarımızın birinci basamaktan başlayarak sağlık hizmetini daha nitelikli şartlarda almasını, hem de sağlık çalışanı arkadaşlarımızın fiziki koşulları iyileştirilmiş daha modern yapılarda hizmet sunmalarını arzu ediyoruz. Vatandaşlarımızın sağlığına değer veriyoruz. Sağlık hizmetlerimizi daha iyi hale getirmek için el birliğiyle çalışıyoruz." dedi. Ayrıca törende, AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş ve İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar da birer konuşma yaptı. Dua edilmesinin ardından protokol üyeleri, ilk betonu dökmek için butona bastı. Ardından katılımcılar, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan ve yerine yenisi yapılacak olan Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu binasının temel atma töreni için Elvanlar Mahallesi Gülmezoğlu Caddesi’ne geçti. Burada yapılan duanın ardından temel atma butonuna basılarak beton döküldü. Törene; Uşak Valisi Naci Aktaş, AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Eşme Kaymakamı Mustafa Görmüş, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Özgür Kılıç, Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:36
Muş’ta taramaya katılan her 25 kadından birinde rahim ağzı, her 39 kadından birinde meme kanseri çıktı
Muş genelinde 2025 yılı içinde taramaya katılan her 39 kadından birinde meme kanseri, her 25 kadından birinde rahim ağzı kanseri tespit edildi. Muş İl Sağlık Müdürlüğü, "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında kırsal bölgelerde yaşayan kadınlara yönelik ücretsiz tarama hizmetlerini sürdürüyor. İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil mamografi aracı, köy köy dolaşarak 40-69 yaş aralığındaki kadınlara meme kanseri taraması yapıyor. Kent genelinde erken tanı çalışmalarına büyük önem verilirken, 2025 yılı içerisinde Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında Muş genelinde bin 350 kadın meme kanseri, bin 400 kadın rahim ağzı kanseri ve 3 bin 500 kişi kolorektal kanser taramasından geçirildi. Bu taramalarda 37 kişiye meme kanseri, 55 kişiye rahim ağzı kanseri ve 35 kişiye kolorektal kanser teşhisi konuldu. Yapılan taramalarla ilgili bilgi veren Bulanık İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Aile Hekimi Uzman Doktor Gülşah Onur, kanserlerin hem Türkiye’de hem de dünya genelinde en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirterek, kardiyovasküler hastalıklardan sonra ölüme en sık neden olan ikinci hastalık grubu olduğunu aktardı. Dr. Onur, "Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda ülkemizde üç kanser türünün rutin taraması yapılmaktadır. Bunlar; meme kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve kolorektal kanserdir. 50-70 yaş arası bireylerin, iki yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırarak ve on yılda bir kolonoskopi ile kolorektal kanser taramasını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Meme kanseri için ise 20-40 yaş arasındaki kadınların ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapması, iki yılda bir de klinik meme muayenesi yaptırması önerilmektedir. 40-69 yaş arası kadınların ise yılda bir klinik meme muayenesi ve iki yılda bir mamografi testiyle meme kanseri taramasını yaptırmaları tavsiye edilmektedir. Rahim ağzı kanseri için de beş yılda bir HPV-DNA ve smear testiyle kadınlarımızın taraması yapılmaktadır" dedi. Taramaların Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla tamamen ücretsiz olarak yürütüldüğünü ifade eden Dr. Gülşah Onur, "Ekim ayı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda hem Muş ili genelinde hem de Bulanık ilçemizde çeşitli eğitim faaliyetleri yürütmekteyiz. Ayrıca ilimizin bize sağladığı mobil KETEM aracı ile kadınlarımızın rahim ağzı kanseri ve meme kanseri taramalarını da sahada gerçekleştirmekteyiz. Kanser taramalarına, hastalık herhangi bir belirti göstermeden, hiçbir şikayetiniz olmadan başvurarak katılabilirsiniz. Kanserler erken dönemde teşhis edildiğinde tedavisi mümkündür ve başarı şansı oldukça yüksektir" şeklinde konuştu. Onur, kanser taramalarına hastalık herhangi bir belirti göstermese de başvurulabileceğini ifade ederek, erken teşhisin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığına dikkat çekti. Meme kanserinin erken evrede belirti vermediğini ve taramanın öneminin bu nedenle büyük olduğunu söyleyen Onur, "2025 yılı içerisinde Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, Muş genelinde meme kanseri için bin 350 kadın, rahim ağzı kanseri için bin 400 kadın, kolorektal kanser için ise 3 bin 500 kişi taranmıştır. Bu taramalarda 35 kişiye meme kanseri, 55 kişiye rahim ağzı kanseri ve 37 kişiye kolorektal kanser tanısı konulmuştur" şeklinde konuştu. Tespit edilen vakaların ileri tetkik ve tedavi için ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildiğini belirten Dr. Gülşah, "Vatandaşlarımız, Muş Sağlıklı Hayat Merkezi, Bulanık Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezlerine başvurarak ücretsiz bir şekilde kanser taramalarını yaptırabilirler. Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında tanı koyduğumuz hastalar, ileri tetkik ve tedavi için ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilmektedir" diye belirtti.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:31
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde transfüzyon güvenliği eğitimi
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde transfüzyon güvenliği eğitimi düzenlendi. Hastanede hasta güvenliğini esas alan hizmet anlayışı doğrultusunda sağlık çalışanlarına yönelik transfüzyon güvenliği eğitimi gerçekleştirildi. Eğitim programında kan ve kan ürünlerinin güvenli temini ve uygulanması, transfüzyon öncesi, sırası ve sonrasında dikkat edilmesi gereken adımlar, transfüzyon reaksiyonlarının tanınması ve yönetimi, hasta kimlik doğrulama süreçleri ile saklama koşulları ve izleme prosedürleri gibi konular detaylı şekilde ele alındı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 15:30
Anestezi etkisindeki hastadan türkü şov!
Kahramanmaraş’ta bir hasta ameliyat sırasında anestezinin de etkisiyle türkü ve uzun hava söyledi.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 15:27
Cizre KETEM sorumlu doktoru Ayaroğlu: "Erken teşhis ve farkındalık hayat kurtarıyor"
Şırnak’ın Cizre İlçe Sağlık Müdürlüğü Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) birimi sorumlusu ve aile hekimliği uzmanı Dr. Eliz Ayaroğlu, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu ve erken teşhisin hayat kurtardığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre, 2022 yılında dünya genelinde 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı kondu, 670 bin kadın ise bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. Kadınlarda kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olan meme kanseri, erken teşhisle büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak biliniyor. Bu nedenle her yıl ekim ayı, ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak kabul edilirken toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli projeler gerçekleştiriliyor. Bu farkındalığı artırmak için Cizre İlçe Sağlık Müdürlüğü KETEM Birimi, "Farkındayız, Güvendeyiz" sloganıyla kamuoyunu bilgilendiriyor. Ekim ayının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Meme Kanseri Farkındalık Ayı olduğunu belirten Dr. Ayaroğlu, "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ancak erken dönemde fark edildiğinde tedavi şansı çok yüksektir. Ulusal Meme Kanseri Tarama Standartlarına göre 20 yaşından itibaren her kadın ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 20 yaşından itibaren iki yılda bir klinik meme muayenesi yaptırmalı, 40 yaşından itibaren ise bu muayeneyi yılda bir kez yaptırmalıdır. Mamografi ise 40-69 yaş arasındaki kadınlarda iki yılda bir düzenli olarak çekilmelidir. KETEM olarak bu taramaları ücretsiz olarak sunuyoruz’’ dedi. KETEM’lerin Türkiye genelinde kanserle mücadelede öncü sağlık merkezleri olduğunu belirten Ayaroğlu, "Meme kanseri, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri için erken teşhis ve tarama hizmetleri sunuyoruz. Alanında uzman ekibimizle vatandaşlarımızın sağlıklı yaşam sürmesi için çalışıyoruz. Her yıl binlerce kadın, düzenli taramalar sayesinde hastalığı erken evrede fark edip zamanında tedaviye başlıyor, bu da yaşam süresi ve kalitesini artırıyor. Kendimiz ve sevdiklerimiz için düzenli olarak aynada memeyi kontrol etmeli, şekil, boyut ya da ciltteki olası değişiklikleri gözlemlemeliyiz" diye konuştu. Ayda bir kendi kendine meme muayenesi alışkanlığının önemine vurgu yapan Ayaroğlu, "Her kadın 20 yaşından itibaren bu alışkanlığı edinmeli ve memesindeki değişiklikleri yakından takip etmelidir. 40 yaşından sonra ise iki yılda bir mamografi yaptırmak hayati önem taşır. Ailede meme kanseri öyküsü varsa mutlaka sağlık kuruluşuna bildirilmelidir; böylece risk faktörleri doğru değerlendirilir. Sağlığınızı ertelemeyin. Ekim ayında sadece pembe kurdele takmakla kalmayalım; bu sembolün arkasındaki asıl mesajı unutmayalım: Kendimizi ihmal etmeyelim. Farkında olalım, harekete geçelim’’ şeklinde konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 15:19
"Erken teşhis hayat kurtarır" mesajı Yenişehir’den yükseldi
Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin öncülüğünde düzenlenen programda, meme kanserine karşı toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi.Programda ebe ve doktorlar tarafından yapılan bilgilendirme sunumlarıyla kadınlara erken teşhisin önemi aktarıldı. Etkinliğe katılan kadınlar, pembe kıyafetleriyle farkındalık oluşturdu.Etkinlik, dayanışma ve moral dolu kadınlar matinesiyle sona erdi. Katılımcılar, hem bilgi edindi hem de birlikte keyifli vakit geçirerek farkındalık mesajı verdi.Yenişehir’de meme kanserine karşı verilen bu anlamlı mesaj, katılımcıların duyarlılığıyla güçlü bir farkındalık örneğine dönüştü. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, programın toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:"Kadınlarımızın sağlığı bizim için her şeyden önemli. Bu tür farkındalık etkinlikleriyle erken teşhisin önemine dikkat çekmek, hayat kurtarmak demektir. Emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza ve Kent Konseyi Kadın Meclisimize teşekkür ediyorum."
20 Ekim 2025 Pazartesi - 15:15
Alaplı Devlet Hastanesi Müdürü Karakuş görevine başladı
Zonguldak’ın Alaplı İlçe Devlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürlüğü görevine atanan Deniz Karakuş görevine başladı. Zonguldak’ın Alaplı İlçe Devlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürlüğü görevine Deniz Karakuş,(37) atandı. Atanması yapılan Karakuş, "Sağlıklı olmak her bireyin hakkı, bu konuda insanımıza faydalı olabilmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret edeceğiz. Mesai arkadaşlarımla birlikte Alaplı’lı vatandaşlarımıza hizmet verecek olmaktan dolayı son derece heyecanlıyım. Görevimiz süresince elimizden geldiği kadar hastane hizmetlerini daha verimli, daha aktif ve daha kaliteli hale getireceğiz. Hastanemize gelen her vatandaşımızın sağlık hizmetini alarak evine sağlıklı ve huzurlu dönmesini sağlayacağız" dedi.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 15:08
Medikal Onkolog Doç. Dr. Sarıcı: "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor"
Medikal Onkolog Doç. Dr. Furkan Sarıcı Türkiye’deki meme kanseri hastalarına ilişkin, "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor. Bu çok büyük bir rakam" dedi. Medicana Hastanesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında toplumda meme kanserine yönelik farkındalığı artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek için Ankara’da bir program düzenledi. Medicana Hastanesi ‘Meme Kanserine Karşı Bir Sonraki Durak: Yeni Bir Yaşam’ başlıklı programda hem hastalar hem de doktorlar bir araya gelerek meme kanseriyle mücadelede farkındalığı güçlendirdi. Program kapsamında uzman doktorlar tarafından bilgilendirme sunumları yapıldı, erken tanı yöntemleri ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Etkinlikte ayrıca kanserle mücadelede moral, motivasyon ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemi vurgulandı. "Bir uyanık, tüm uyuyanları uyandırmaya yeter" Meme kanserinin bilinçlendirilmesi konusunda toplumsal bir algı oluşturulması gerektiğini belirten Medicana Hastanesi Onkoloji Uzmanı Medikal Onkolog Doç. Dr. Furkan Sarıcı, "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor. Bu çok büyük bir rakam. Bizim için çok yüksek bir rakam. Ama bireysel olarak baktığımız zaman yaşadığımız dünya şartlarında birçok riskle birlikte yaşadığımız bir ortamda yüzde 12,5 gibi her kadın başına bir riske tekabül ediyor. Yani yüzde 87,5 ihtimalle bir kadın ömrü boyunca meme kanseri olmayacak. Bireysel olarak bu rakam çok sağlıklı gelmiyor. Kişisel bazda bakıldığı zaman meme kanseri bilinçlendirme konusunda çok caydırıcı görünmüyor" diye konuştu. "Meme kanseri riskini yükselten birkaç konu var" Meme kanserinden korunmak için birkaç özel konuya değinen Dr. Sarıcı, yeterli ve dengeli beslenmenin sadece meme kanseri için değil, her hastalığa karşı şifa olduğunu vurgulayarak, "Meme kanseri riskini yükselten ya da meme kanserinden korunmayı sağlayan en önemli birkaç konu var. Bu kalp sağlığı için de geçerli, omurga sağlığı için de geçerli. Örneğin alkolden sigaradan uzak durulması, kilo alınmaması, obez olunmaması, sağlıklı beslenme, sağlıklı düzenli uyku gibi bir takım faktörler. Düzenli uyku, iyi beslenme, spor, egzersiz. Onun dışında birçok risk faktörü üzerinden de bahsediliyor. Çok çocuk doğurma meme kanseri riskini azaltıyor. Teorik olarak bu doğru. Ama artık bugün kimsenin meme kanseri olmamak için çok çocuk doğuracağını düşünmüyoruz. Böyle bir şey üzerinde konuşmaya gerek yok. Ya da işte uzun süre emzirme meme kanserinden koruyucu demek. Evet emzirme iyi bir şey ve meme kanserinden de koruyucu. Ama bugünkü şartlarda, bugünkü çalışma şartlarında, bugünkü dünyanın şartlarında kimse meme kanseri olmamak için çocuğunu uzun süre emzirmez" dedi. "Meme kanseri, erken tanı olduğunda tedavi başarısı çok yüksek olan bir hastalık" Meme kanserinde en önemli evrenin 1’inci evre olduğunu açıklayan Dr. Sarıcı, "Meme kanseri bugün için hala erken tanı olduğunda tedavi başarısı çok yüksek olan bir hastalık. Bizim onkolojide en iyi başa çıktığımız hastalıklardan bir tanesidir. Tüm hastalarda erken tanı olmuyor. Bu hastaların büyük bir kısmı düzenli mamografi ya da meme ultrasonu kontrolünden geçmeyen hastalar oluyor. Bu durumda evreye göre hareket ediyoruz. Örneğin koltuk altı lenf bezelerine hastalık gitmişse 2’nci ya da 3’üncü evre hastalık oluyor. Yine bu evrede de tedavi başarımız oldukça yüksek. Ama burada nüks ihtimali, ilerleyen yıllardaki nüks ihtimali 1’inci evre kanserlere göre bir miktar daha artıyor. O yüzden de mümkünse biz 1’inci evrede hastaları görmeyi tercih ediyoruz" şeklinde konuştu. "Meme kanserinde şu anda birçok tedavi alternatifi var" Meme kanserinde hormonal tedavilerle ya da izlemle hastayı takip edebildiklerini açıklayan Dr. Sarıcı sözlerine şu şekilde devam etti: "Meme kanserinde şu anda birçok tedavi alternatifi var. Halk arasında akıllı ilaçlar olarak bilinen birçok tedavi yöntemi var. 4’üncü evrede, yıllar öncesine göre çok daha başarılıyız. 4’üncü evrede tüm hastalarımızda kesin tedavi başarısı, yani kür dediğimiz yüzde 100 tedavi başarısı, henüz bugünkü şartlarda sağlıyoruz diyemeyiz. Maalesef 4’üncü evreye gelen hastalarımızın önemli bir kısmını bugün hala hastalıktan dolayı kaybediyoruz. O yüzden de meme kanserinin erken evrelerde teşhis konulması çok kritik. Özellikle ilk evrede teşhis alan hastalarımızın büyük bir kısmı, tümör tipine göre değişmekle birlikte kemoterapi ihtiyacı bile duymuyorlar. 4’üncü evre içinde umutsuz değiliz. Birçok yeni tedavimiz var, immünoterapilerimiz var, hormonal tedavileri destekleyen çeşitli akıllı ilaçlarımız var" Düzenlenen programa Medikal Onkolog Doç. Dr. Furkan Sarıcı, yazar Berrak Yurdakul, diyetisyen Elvan Odabaşı ve yoga eğitmeni Özge Ceylan katılım sağladı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 14:32
MEAH’ta 14 başarılı ameliyat canlı olarak gerçekleştirildi
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği’nin katkılarıyla ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi ev sahipliğinde "Canlı Proktoloji Cerrahi Kursu" düzenlendi. Kurs hem hastane konferans salonunda yüz yüze hem de çevrim içi olarak hibrit şekilde gerçekleştirildi. Türkiye genelinden yaklaşık 200 hekim çevrim içi olarak katılım sağlarken, yüze yakın hekim de Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bizzat yer aldı. Etkinlik kapsamında alanında uzman Dr. İlker Sücüllü, Dr. Burhan Hakan Kanat, Dr. Feza Karakayalı, Dr. Mustafa Ateş, Dr. Gökhan Söğütlü, Dr. Yavuz Albayrak, Dr. Ercan Gedik, Dr. Abdullah Oğuz, Dr. Egemen Çiçek, Dr. Abdullah Böyük, Dr. Uğur Sungurtekin, Dr. İsmail Cem Eray, Dr. Sinan Hatipoğlu, Dr. Cumhur Özcan ve Dr. Hüseyin Yönder tarafından 14 canlı ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Operasyonlarda halk arasında "basur" olarak bilinen hemoroid, anal fissür (makat çatlağı), anal fistül ve kıl dönmesi gibi proktolojik hastalıkların cerrahi tedavileri uygulandı. Canlı ameliyatlar, hem konferans salonuna hem de çevrim içi ortama eş zamanlı olarak aktarıldı. "Deneyimlerimizi meslektaşlarımızla paylaştık" Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi aynı zamanda Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, kursun eğitim ve deneyim paylaşımı açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, "Bugün Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği’nin katkılarıyla, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve hastanemiz ev sahipliğinde canlı proktoloji cerrahi kursu düzenledik. Kursumuz hibrit şekilde gerçekleşti ve yaklaşık 200 meslektaşımız çevrim içi olarak katıldı. Hastanemizde ise yüze yakın meslektaşımızla deneyimlerimizi paylaştık. Bugün 14 ameliyat gerçekleştirdik. Bu operasyonlar Türkiye’nin sayılı hocaları tarafından başarıyla yapıldı. Katkılarından dolayı üniversitemize, hastanemiz başhekimi Doç. Dr. Fatih Gönültaş’a, Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği’ne ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum."dedi "Misafirperverlik için teşekkür ediyoruz" Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. İlker Sücüllü ise dernek olarak düzenli şekilde sürdürdükleri eğitim faaliyetlerinin bu yılki durağının Malatya olduğunu ifade ederek, "Proktoloji eğitiminin bu yılki ayağını Malatya Turgut Özal Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat ve hastane yönetimi bize büyük bir misafirperverlik gösterdi. 14 hastanın ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Alanında uzman hocalar bilgi ve tecrübelerini paylaştı. Bu tür bilimsel etkinliklerin devam etmesini diliyoruz." diye konuştu
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:41
Tekrar eden boğaz ağrısı birçok hastalığın işareti olabilir
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tanrıverdi, tekrar eden boğaz ağrısının birçok hastalığın işareti olabileceği için ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Tanrıverdi, "Strep A, influenza (Grip), soğuk algınlığı (Nezle) gibi enfeksiyonlar, uzun süreli ve şiddetli boğaz ağrılarına sebep olur" dedi. Strep A Strep A’nın, bademciklerin akut enfeksiyonu olduğunu kaydeden Doç. Dr. Tanrıverdi, "Genellikle virüsler tarafından oluştuğu bilinmesine rağmen, yüzde 5-10’u bakteriler tarafından da oluşmaktadır. Bakteriler içinde en sık etken S. pyogenes’tir. Toplum içinde Strep A enfeksiyonu olarak bilinir" ifadelerini kullandı. Strep A’nın gelişmekte olan ülkelerde daha sık görüldüğünü, bu ülkelerde standart korunma önlemlerine (Maske kullanımı) dikkat edilmediği için bulaş riskinin arttığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, "Yakın temas ve solunum yolu en önemli bulaş şeklidir. Strep A vücuda girdikten sonra hastalık belirtileri 2-4 gün içinde başlar. Ani başlayan ateş en önemli belirtisidir. Ateşle birlikte hastada boğaz ağrısı baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, bulantı ve boyunda ağrılı lenf bezleri olur. Strep A tedavisi gecikirse veya doğru tedavi verilemezse akut romatizmal ateş (ARA) ve akut glomerulonefrit (Böbreklerdeki küçük filtrelerin iltihaplanması) gelişebilir" ifadelerini kullandı. Tanıda hastanın hikayesinin ve fizik muayenesinin önemine de değinen Doç. Dr. Tanrıverdi, "Boğazda bademcikler üzerinde beyaz lezyonların görülmesi, boyunda büyümüş lenf bezlerinin tespiti, hasta yaşının 40 yaş altında olması ve hızlı antijen testi kullanılması tanıyı kolaylaştırır" diye konuştu. Tedavi ve korunma Strep A tedavisinde ilk seçeneğin penisilin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, "Tek doz benzatin penisilin G, kas içine yapılır. Beraberinde ateş, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrıları için semptomatik tedavi verilir. Korunmada kalabalık yaşanan yerlerde havalandırmaya, maske kullanımı ve el hijyenine dikkat edilmelidir" şeklinde konuştu. İnfluenza (Grip) Sonbahar aylarında tekrar eden boğaz ağrılarının en önemli sebeplerinden birinin de grip olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Tanrıverdi, "Bu hastalarda boğaz ağrısı yanında yüksek ateş, baş ağrısı, öksürük, kas ve eklem ağrıları belirtileri vardır. Salgınlar yapabilir ve savunma sistemi zayıf kişilerde (1 yaş altı bebekler, 65 yaş üstü yetişkinler, gebeler, kemoterapi kullanan hastalar, diyabeti ve hipertansiyonu olan) kişilerde yaşam kaybına neden olabilir. İnfluenzanın kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür kuluçka döneminden sonra hastada şiddetli boğaz ağrısı, ateş, kas ve eklem ağrıları, kuru öksürük ve iştahsızlık belirtileri olur. Çocuklarda bu belirtileri ek olarak huzursuzluk ve uyku hali vardır. Hasta şikayetleri geçmesine rağmen boğaz ağrısı ve halsizlik şikayeti 1-2 haftaya kadar sürebilir. Yatak istirahati tedavinin önemli bileşenlerinden biridir. Tedavide belirtilerin başlamasından ilk 3 gün içerisinde antiviral tedavi (Oseltamivir) verilmesi belirtilerin daha hafif geçirilmesine sebep olur. Ateş, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrıları için analjezik ve antihistaminik tedaviler kullanılır. Virüslerle oluşan bir hastalık olduğu için, antibiyotiklerin kullanılması önerilmez. Korunmada kalabalık yaşanan yerlerde havalandırmaya, maske kullanımı ve el hijyenine riayet edilmelidir" şeklinde konuştu. Soğuk algınlığı "Nezle burun akıntısı, aksırık, boğaz ağrısı ve genellikle hafif bir baş ağrısının eşlik ettiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu belirtilere öksürük, iştahsızlık, halsizlik ve nadir olarak ateş eklenebilir" diyen Doç. Dr. Tanrıverdi, "Bu hastalığa yaklaşık 200 farklı virüs etken olur. Hastalığın en sık nedeni rinovirüslerdir. İnsanlarda en sık rastlanan enfeksiyon hastalıklarından biri olan soğuk algınlığı, sonbahar ve kış aylarında sık görülür. Yetişkinler yılda 2-3, çocuklar 6-12 defa hastalığa yakalanabilirler. Damlacık yoluyla doğrudan veya kontamine yüzeylerden dolaylı temasla bulaş olur. Semptomatik tedavi yapılır. Ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler kullanılır. Antibiyotikler kullanılmaz. Erişkinlerde birinci kuşak antihistaminikler, dekonjestanlar denenebilir. En iyi destek tedavisi bol sıvı tüketmek ve istirahat etmektir. El yıkama ve antiseptik kullanımı virüs yayılımını azaltır. Eldiven ve maske kullanılabilir" diye konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:36
Sessiz olarak ilerliyor, fark edilmezse ciddi sonuçlara yol açıyor
Sivas Numune Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Halil Pekşen, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, osteoporozun sessiz ilerleyen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, risk faktörleri ve korunma yolları hakkında bilgiler paylaştı. Her yıl 20 Ekim, dünya genelinde kemik sağlığına dikkat çekmek amacıyla "Dünya Osteoporoz Farkındalık Günü" olarak kutlanıyor. Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin zayıflamasına ve kırılma riskinin artmasına neden olan, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Kadınlarda menopoz sonrası dönemde, erkeklerde ise ileri yaşlarda sık görülen osteoporoz, sessiz ilerlemesi nedeniyle genellikle fark edilmeden ilerliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Numune Hastanesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Halil Pekşen, Osteoporozun 65 yaş üstü her 3 kadından birinde ve her 5 erkekten birinde görüldüğünü ifade ederek, "Hastalık genellikle menopoz ve yaşlılık nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ancak tiroid rahatsızlıkları, kan hastalıkları, uzun süreli kortizon kullanımı, sigara, alkol ve kafein tüketimi gibi faktörler de osteoporoz riskini artırmaktadır" dedi. "Kemik sağlığı önemli" Halil Pekşen, günlük D vitamini alımı osteoporozu önlemek için önemli noktalardan birisi olduğunu söyleyerek, "Hastalık temel sebebi menopoz ve yaşlılıktır. Tiroid rahatsızlıkları gibi bazı endokrinolojik problemler, lenfoma ve lösemi gibi kan hastalıkları, 3 aydan uzun süreli kortizon kullanımı, sigara, alkol ve kafein tüketimi, düşük vücut kütle indeksi ise yaştan ve menopozdan bağımsız bir şekilde osteoporoz riskini artıran bazı faktörlerdir. Osteoporoz tedavisinde önceliğimiz bu hastalığa yakalanmamak olmalıdır. Dolayısıyla bunun için günlük hayatta yapmamız gereken ve almamız gereken bazı önlemler vardır. Hastalığın risk faktörlerini azaltmak, kas iskelet sisteminin esnekliğini artıracak egzersiz programlarını günlük hayatımızda yaşam tarzı haline getirmek, sigara, alkol ve kafein tüketimini azaltmak oldukça önemlidir. Günlük D vitamini alımı osteoporozu önlemek için önemli noktalardan birisidir. İncir, badem, yeşil yapraklı sebzelerin tüketimi, süt ve süt ürünlerinin özellikle peynir ve yoğurdun tüketimi kemik sağlımız için önemlidir" dedi. "Sessiz seyreden bir hastalık" Pekşen, osteoporozun fark edilmesinin zor olduğunu ifade ederek, "Osteoporoza yakalandığımızı anlamanın klinik olarak büyük bir belirtisi bulunmamaktadır. En önemli belirtilerinden birisi boy kısalığıdır. Gençlikteki boyuna göre 4-6 santimetre kısalığın olması dışında oldukça sessiz seyreden bir hastalıktır. Osteoporoza yakalandıktan sonra mutlaka bir hekim eşliğinde osteoporoz tedavisi düzenlenmelidir. Günlük kalsiyum ve D vitamini alımının düzenlenmesi, bazı ilaç tedavilerinin planlanması gerekmektedir. Osteoporozu olan yaşlılardan kırık riski artmaktadır. Kalça kırıkları 75 yaş üstü hastalarda oldukça sık mortalite ve morbidite sebebidir. Kalça kırığının gerçekleştiği hastalarda bir yıl içerisindeki ölüm oranının % 15-30 gibi yüksek oran olduğunu ve bu bireylerin % 50’sinin bakıma muhtaç hale geldiğini düşünecek olursak hem tedavi hem de korunma önemlidir. Bilhassa osteoporozu olan ve yalnız yaşayan hastalarda ev ergonomisinin düşme risklerini azaltacak şekilde dizayn edilmesi önemlidir. Halı kenarları, eşikler, takılabilecek eşyaların uygun şekilde konumlandırılmasını, tuvalet ve banyolarda oturma ve kalkmaya yardımcı olacak aparatların kullanılması tavsiye edebiliriz" diye konuştu. "Hekime danışılması gerekmektedir" İnternet üzerinden ve eczanelerden reçetesiz temin edilebilen ürünler hakkında uyarılarda bulunan Pekşen, "Son yıllarda internet üzerinden ve eczanelerden reçetesiz alınabilen vitamin, kalsiyum ve magnezyum içerikli bazı ürünlere kolay ulaşılabilir. Kemik sağlığımızı korumak isterken bu tarz ürünlerin bilinçsiz bir şekilde kullanılması böbrek, karaciğer yetmezliği, kan basıncı dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Genel sağlığımıza zarar vermemek için bu tarz ürünleri kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder