SAĞLIK
Ameliyatsız, stentsiz tedavi: Kalp damarları ilaç kaplı balonla açıldı 06 Nisan 2026 Pazartesi - 09:22:18 Ordu’da kalp damarlarında 3 ayrı bölgede ciddi tıkanıklık bulunan 55 yaşındaki hasta, ameliyat olmadan ve stent takılmadan, ilaç kaplı balon yöntemiyle tedavi edildi. Başarılı geçen işlemin ardından hasta tedavinin 2’nci gününde taburcu edilerek günlük yaşamına döndü. Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, son yıllarda bu hastalıkların daha genç yaşlarda görülmeye başlandığını belirtiyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen koroner arter hastalığında, erken tanı ve doğru tedavi yöntemlerinin önemi her geçen gün artıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte öne çıkan tedavi yöntemlerinden biri olan ilaç kaplı balon uygulaması, damara kalıcı metal yapı bırakmadan tedavi imkânı sunuyor. Bu yöntemde, özel ilaç kaplı balon damar içerisinde genişletilerek hem darlık gideriliyor hem de ilaç doğrudan damar duvarına etki ediyor. "3 damar tıkalıydı, ameliyat yerine balon tercih edildi" Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’ne göğüs ağrısı şikâyetiyle başvuran 55 yaşındaki erkek hastada yapılan anjiyografide, 3 damarda ileri derecede darlık tespit edildi. İlk değerlendirmede hastaya bypass ameliyatı önerildi. Ancak hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine alternatif tedavi seçenekleri değerlendirildi. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda hasta için ilaç kaplı balon yöntemiyle girişimsel tedavi planlandı. Uygulanan işlemle hastanın 3 damarındaki tıkanıklıklar stent kullanılmadan açılırken, hasta ise tedavinin 2’nci günü taburcu edildi. "Her hasta için uygun değil, doğru seçim önemli" Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kardiyolog Doç. Dr. Seçkin Dereli, kalp damar hastalıklarının görülme sıklığının arttığını ve daha genç yaşlara indiğini belirterek, "Günümüzde koroner arter hastalığında yeni tedavi yaklaşımları gündeme geliyor. İlaç kaplı balon yöntemi de bunlardan biri. Ancak her hasta için uygun değildir, doğru hasta seçimi büyük önem taşır" dedi. Doç. Dr. Dereli, uyguladıkları yöntemin avantajlarına değinerek, "Bu tedaviyle damarda kalıcı bir stent bırakmıyoruz. Bu da ileride aynı damara yeniden müdahale edilebilmesine veya gerekirse bypass uygulanabilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "İleri görüntüleme yöntemleri kullanıldı" Tedavi sürecinde damar yapısının ayrıntılı incelendiğini belirten Dereli, "İşlem öncesinde intravasküler ultrason (IVUS) ile damar duvarını değerlendiriyoruz. Ayrıca fraksiyonel akım rezervi (FFR) ile darlığın kan akımına etkisini ölçüyoruz. Bu yöntemler, doğru karar vermemizi ve başarılı sonuç elde etmemizi sağlıyor" diye konuştu. "Şimdiye kadar 200 hastada kullanıldı, başarı oranı yüksek" Kliniklerinde bugüne kadar yaklaşık 200 hastaya ilaç kaplı balon tedavisi uyguladıklarını belirten Dereli, başarı oranlarının yüksek olduğunu ve tıkanma oranlarının dünya ortalamasının altında seyrettiğini söyledi. "Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum" Hasta İsmail Kızılkaya ise yaşadığı süreci anlatarak, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleriyle hastaneye başvurduğunu, yapılan değerlendirmelerde damarlarının ciddi şekilde tıkalı olduğunun söylendiğini ifade etti. Ameliyat olmak istemediğini belirten Kızılkaya, "Farklı bir tedavi yöntemi sordum. Doktorum ilaç kaplı balon uygulamasını önerdi. Yapılan işlem sonrası tüm damarlarım açıldı. Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum, şu an hiçbir şikayetim yok" dedi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 09:20 Kahta’da açılan anjiyo ünitesinde ilk hasta başarıyla tedavi edildi Adıyaman’ın Kâhta Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan anjiyo ünitesinde ilk hasta da başarıyla tedavi edildi. Kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir eksikliği gidermesi hedeflenen anjiyo ünitesi, hizmete alınmasının hemen ardından ilk vakasını kabul etti. Kalp krizi şüphesiyle Kâhta Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran hasta, yapılan ilk müdahalenin ardından vakit kaybetmeden anjiyo ünitesine alındı. Burada gerçekleştirilen operasyonla hastanın kapalı olan iki damarına stent takıldı. Müdahalenin ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kâhta Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Akel, "Hastanemizden 45 km mesafede ikamet eden 59 yaşındaki hastamız, göğüs ağrısı şikâyeti ile hastanemize başvurmuştur. Yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiği tespit edildi ve acil bir şekilde yeni açmış olduğumuz anjio merkezimize hastayı aldık. Yapılan görüntülemede kalbinin ön damarı olan LAD mid bölgesi total tıkalı tespit edildi. Hastamızın kalbinin ön damarına iki adet stent takarak tam açıklık sağlandı. Hastamızın genel durumu iyi olup yoğun bakıma takip amacıyla alındı" dedi. Yeni açılan anjiyo ünitesinde ilk müdahalenin başarıyla gerçekleştirilmesi, ilçede sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, hastane yetkilileri acil vakalara artık ilçe içerisinde hızlı ve etkin şekilde müdahale edilebildiğini ifade etti.
ERÜ Hastaneleri’nde "Dünya Artrit Günü" Etkinliği düzenlendi
17 Ekim 2025 Cuma - 17:53 ERÜ Hastaneleri’nde "Dünya Artrit Günü" Etkinliği düzenlendi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde "Artrit Hastalığı" hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla "12 Ekim Dünya Artrit Günü" etkinliği düzenlendi. Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Şenel, artrit hastalığı konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bu toplantıyı gerçekleştirdiklerini kaydetti. ERÜ Hastaneleri Başhekim Yardımcısı ve Radyoloji AD. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Doğan yaptığı açıklamada; "Bu etkinlikler ile romatolojik hastalıklarla ilgili farkındalığın artacağına inanıyorum. Toplumda sayı olarak tahminlerimizden daha fazla sayıda hasta var. Kas-iskelet sistemi radyolojisi ile ilgilenen bir hekim olarak bu hastalarda gelişen geç deformiteler ile karşılaşabiliyoruz. Romatolojik hastalıkların erken tanısı ile kalıcı hasar ve deformitelerin önüne geçip hastaların yaşam konforunun artacağına inanıyoruz. Bu etkinliklerin farkındalığı artıracağı ve amacına ulaşacağına inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Şenel, "Kanserde erken teşhis ne kadar önemliyse, romatolojik hastalıklarda da erken tanı, teşhis bir o kadar önemli. Bunu vurgulamak önemli. Bu senenin sloganı olarak "Sakın Geç Kalma, Erken Gel" diyoruz. Avrupa’da da Amerika’da da bu slogan kullanılıyor. Çünkü romatizmal hastalıklar hem hasar bırakıyor, hem de iç organları tutabiliyor. Akciğeri, kalbi, böbrekleri, bağırsakları, beyni, yüzü, deriyi de etkileyebiliyor. Aslında bunlar sistemik hastalıklar. Bununda önemini vurgulamak gerekiyor" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Şenel, "Dünya Artrit Günü vesilesiyle bu yıl 3. düzenlediğimiz ağaç dikme faaliyeti üniversitemizde gerçekleştirdiğimiz bir sosyal sorumluluk projesi. Bu anlamda idarecilerimize, başhekimimize, Talas Belediye Başkanımıza, Ali Dağı’ndaki Romatoloji Ormanının oluşumunda her konuda canı gönülden destek olmaları bizim için çok sevindirici ve güzel bir durum." şeklinde konuştu. Romatoloji Bilim Dalından Uzm. Dr. Tuğba Kahraman Denizhan da, Dünya Artrit Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada; "Bugün burada, milyonlarca insanın yaşam kalitesini etkileyen ve kronik bir sağlık sorun olan artrit hastalığına dikkat çekmek için bir araya geldik. Her yıl 12 Ekim’de kutlanan Dünya Artrit Günü, artritli bireylerin sesini duyurmak, toplumsal farkındalık oluşturmak ve erken tanının önemine vurgu yapmak açısından büyük önem taşıyor. Artrit, halk arasında sadece "eklem ağrısı" olarak bilinse de, aslında 100’ün üzerinde farklı tipi bulunan ve sadece yaşlılarda değil, çocuklardan genç yetişkinlere kadar her yaş grubunda görülebilen bir hastalık grubudur. En sık karşılaştığımız tipleri arasında romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve psöriyatik artrit yer almaktadır" dedi. Artrit Sadece Eklemleri Değil, Hayatı Etkiler Uzm. Dr. Tuğba Kahraman Denizhan, "Bu hastalıklar bireylerin sadece fiziksel sağlığını değil, sosyal yaşamlarını, iş gücünü ve psikolojik durumlarını da derinden etkiler. Uzun süren ağrılar, hareket kısıtlılıkları ve yorgunluk, günlük aktiviteleri bile zorlaştırabilir. Ancak erken tanı ve uygun tedavi ile bu süreci kontrol altına almak mümkündür" ifadelerini kullandı. Erken Tanı, Etkin Tedavi Demektir Uzm. Dr. Denizhan, "Romatolojik hastalıkların çoğu ilerleyici ve sistemiktir. Göz ardı edilen belirtiler, geri dönüşü olmayan eklem hasarlarına yol açabilir. Bu nedenle, Özellikle sabah tutukluğu, eklem şişlikleri, geçmeyen yorgunluk ve kas- iskelet sistemi ağrıları yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir romatolojı uzmanına başvurmaları hayatı önem taşır" şeklinde konuştu. Farkındalık, İlk Adımdır Farkındalığın ilk adım olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Tuğba Kahraman Denizhan, "Biz hekimler olarak, artritli bireylerin daha iyi yaşam şartlarına ulaşması için sadece tedavi değil, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturmanın da bir parçasıyız. Her bireyin hastalığını yönetebilmesi, sağlık sistemine zamanında erişebilmesi ve çevresinden destek görmesi için kamuoyunun bu konuda duyarlı olması gereklidir" dedi.
Bursa’da kadınlara ücretsiz sağlık taraması
17 Ekim 2025 Cuma - 17:04 Bursa’da kadınlara ücretsiz sağlık taraması Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliğe gönüllü olarak katılan İstanbul Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu, Orhangazi Parkı’nda kadınlara ücretsiz sağlık taraması gerçekleştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda çeşitli etkinliklerle halk sağlığına dikkat çekmeye devam ediyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü tarafından Orhangazi Parkı’nda düzenlenen programda, İstanbul Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu tarafından Sağlık Otobüsü içerisinde kadınlara ücretsiz muayene yapıldı. Alanda ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümleri de yapan Büyükşehir Belediyesi hekimleri, vatandaşlara erken teşhis konusunda bilgilendirme broşürleri dağıttı. Erken teşhisin, meme kanseriyle mücadelede en güçlü tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Selman Emiroğlu, bu tür etkinliklerle farkındalığın artırıldığını ve kadınların düzenli sağlık kontrolleri konusunda teşvik edildiğini belirtti. Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz sağlık taramasından yararlanan kadınlar, yapılan bilgilendirmenin çok önemli olduğunu dile getirerek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
Kalp hastalıklarında görünmez tehlike: Tedaviye uyum eksikliği
17 Ekim 2025 Cuma - 16:40 Kalp hastalıklarında görünmez tehlike: Tedaviye uyum eksikliği Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, kalp ve damar hastalıklarında en görünmez tehlike olan "tedavide uyum eksikliği"ne dikkat çekerek, "İlacın saatinde alınması, kontrolden şaşmamak, yaşam tarzını gerçekten değiştirmek; Eğer bu halka koparsa, en mükemmel tedavi bile yeterli olmayabilir" dedi. Kalp ve damar hastalıkları alanın bugün tıbbın en çok başarı sağladığı alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, "Girişimsel işlemler, akılcı ilaç kombinasyonları ve yoğun bakım olanakları sayesinde pek çok hastayı krizden güvenle çıkarabiliyoruz. Ancak tedavinin en kritik halkası, hastane kapısından çıkarken başlıyor: uyum. İlacın saatinde alınması, kontrolden şaşmamak, yaşam tarzını gerçekten değiştirmek. Eğer bu halka koparsa, en mükemmel stent bile tek başına yeterli olmayabilir" diye konuştu. "İlaç kaygısının önüne geçin" Stentin tıkalı damarı açtığını; fakat damarın iyileşmesini sağlayan şeyin düzenli kullanılan antitrombosit ilaçlar ve eşlik eden tedaviler olduğunu belirten Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, " Bu ilaçlar, stent yüzeyinde pıhtı oluşmasını engelleyerek "ikinci bir kriz" olasılığını belirgin biçimde düşürür. "Kendimi iyi hissediyorum" diyerek ilacı aksatmak ya da bütünüyle bırakmak, stent içinde ani pıhtı gelişmesiyle seyreden stent trombozu riskini artırır. Bu durum, çoğu zaman beklenmedik ve ağır bir tabloya dönüşebilir. Kısacası, iyi hissetmek tedaviyi bırakma gerekçesi değildir; tam tersine, ilacın işe yaradığının göstergesidir. Uyumsuzluğun nedenleri çoğu kez insani: günlük telaş içinde doz atlamak, yan etkilerden çekinmek, "bu kadar ilaç fazla mı?" kaygısı yaşamak. Çözüm karmaşık değil; ama kararlılık ister. İlaç planını basitleştirmek, sabah-akşam sabit saatler belirlemek, telefon hatırlatıcısı kurmak, haftalık ilaç kutusu kullanmak ve aile bireylerini bu rutine ortak etmek gerçekçi adımlardır. Yan etki şüphesi olduğunda ilacı kendi kendine kesmek yerine hekimle iletişime geçmek, çoğu zaman benzer etkiyi sağlayan daha tolere edilebilir bir alternatife geçmemizi sağlar" ifadelerini kullandı. "Yaşam biçiminize dikkat" Kalp damar sağlığının yalnızca ilaçlarla korunamadığını söyleyen Dr. Yücel, " Yaşam biçimi tedavinin ayrılmaz parçasıdır. Tuzu ve işlenmiş gıdaları azaltmak, tütün ürünlerinden tamamen uzak durmak, haftanın çoğu günü en az 30 dakikalık tempolu yürüyüş yapmak, düzenli uyku ve stres yönetimi Bunlar kulağa klasik öneriler gibi gelebilir; fakat arter duvarındaki iltihabi süreci azaltan, tansiyon ve kolesterol dengesini iyileştiren somut etkileri vardır. Üstelik bu alışkanlıklar yalnızca kalbi değil; beyni, böbrekleri ve genel yaşam kalitesini de korur. Bir noktayı özellikle vurgulamak isterim: belirtisizlik, güvende olduğumuz anlamına gelmez. Damar darlıkları uzun süre sessiz ilerleyebilir; göğüs ağrısının olmadığı dönemler yanıltıcı bir rahatlık oluşturabilir. Yeni başlayan eforla gelen göğüs sıkışması, istirahatte dahi nefes darlığı, soğuk terleme, çarpıntı, ani halsizlik gibi uyarıları ciddiye almak gerekir. Böyle bir durumda "evde dinlenip geçmesini beklemek" yerine vakit kaybetmeden acil başvurusu hayat kurtarır; çünkü kalp kası, kaybedilen her dakikayla birlikte geri dönüşsüz hasar görür" açıklamasında bulundu. "Takip tedavinin sigortasıdır" Takip randevularının tedavinin sigortası olduğunun altını çizen Yücel şunları söyledi: " Muayenede ilacın etkinliği ve yan etkileri gözden geçirilir, dozlar ayarlanır, gerekirse ek tetkikler planlanır. Buradaki amaç "yeni bir şey çıkarmak" değildir; mevcut kazanımı korumak ve riski bir adım daha aşağı çekmektir. Özellikle stent sonrası ilk yıl, tansiyon ve kolesterol hedeflerine ulaşmak ve orada kalmak, uzun dönem başarıyı belirleyen en güçlü etkendir. Son sözüm şu: Kalp damar hastalığında gerçek tedavi, reçetenin yazıldığı gün başlamaz; o reçeteye sadakatin yerleştiği gün başlar. İlacınızı saatinde almak, kontrollerinizi aksatmamak, yaşam tarzınızda istikrarlı küçük değişiklikler yapmak. Hepsi bir araya geldiğinde büyük fark oluşturur. Doktorunuz olarak benim görevim, size bilimsel ve uygulanabilir bir yol haritası sunmak; sizin göreviniz ise bu yolu her gün küçük ama kararlı adımlarla yürümek. Unutmayın, düzenli tedavi ve sağlıklı alışkanlıklar, bir kalp krizini hiç yaşamamanın en güçlü yoludur. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tedavi planınız için lütfen hekiminize danışın. Özellikle antitrombosit ve diğer kalp ilaçlarınızı, doktorunuzun önerisi olmadan asla kesmeyin veya değiştirmeyin."
Manisa’da kan bağışına yoğun ilgi
17 Ekim 2025 Cuma - 16:17 Manisa’da kan bağışına yoğun ilgi Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay’ı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü, tarafından yürütülen kan bağış kampanyasına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay’ı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü, örnek bir sosyal sorumluluk projesine daha imza atarak kan bağışı kampanyası düzenledi. Cumhuriyet Meydanında gerçekleşen kan bağışı kampanyasına Manisalılar yoğun ilgi gösterdi. Kan bağışında bulunan vatandaşlara kamp sandalyesi hediye edildi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Genel Sekreteri Burak Deste, Türk Kızılay Ege Bölgesi Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, Türk Kızılay Manisa İl Merkezi Başkanı Öner Gürsel katıldı. Vali Özkan, Başkan Dutlulu kan bağış stantlarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, bu anlamlı kampanyayı gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay’ı Ege Bölge Kan Merkezi’ne teşekkür etti. Vali Özkan, vatandaşları kan bağışında bulunmaya davet etti. Vali Özkan, "İnsanlarımızın yaşam kalitesinin en önemli bileşenlerinden birisi sağlıklı bir hayattır. Sağlıklı bir toplum inşa etmektir. Bununla ilgili hem evrensel standartlar, hem insani beklentiler Hem de insanlarımızın talebi doğrultusunda devletimizin, hükümetimizin ortaya koymuş olduğu sağlıkla ilgili, sağlıklı bir toplum inşa, sürdürülebilir bir sağlık sistemini inşa etme ile ilgili bir mekanizmanın oluşundan yüksek derecede bir mutluluk duyuyoruz. Kızılay’ımız zaten hem insanlarımızın hep hissiyatına tercüman olarak bu çalışmaları yürütüyor geleneksel olarak. Hem sivil yönetim ağır basan, hem kamu kurumlarıyla ağırlıklı bir ağı olan, hem memleketimizin dört bir yanında bu kan bağışları başta olmak üzere bu anlamda insani yardım harekatının da öncü kuruluşudur. Evet. Bu yönlü de Kızılay’ımıza teşekkür ederiz. Kızılay’ımız bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızla irtibatlı ve koordineli bir şekilde mahalli idareler, belediyeler başta olmak üzere koordineli bir şekilde bu hizmetleri sunarak iyileştiriyor. Manisa’da da bir kan bağışı kampanyasının olmuş olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bu kan bağışı yapmak üzere çağrıda bizde bulunuyoruz. Kızılay’ın bu hayırlı işine birer nefer olarak müdahil olmak lazım. Diğer insanların sağlığını düşünerek bir yakınımızın gerçekten acil ihtiyacı olabilir. İnsanlarımızın ihtiyacı olabilir. Böyle bir anlamlı hizmete katkı sunmanın hem manevi zevkini de tatmak lazım diye düşünüyoruz. Kızılay’ımıza, Manisa Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz. Bu kampanyaya destek verdikleri için Tüm meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, tek tek insanların bu sağlıkla ilgili gerekli ve hayırlı işe katkı ve katılım sağlamasının kıymetli olduğunu ifade ederek herkesi davet ediyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak Kızılay ile böyle bir anlamlı kampanyada yer almaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, vatandaşları her zaman kan bağışında bulunmaya davet etti.
Çal’da Ortaköy Mahalle Sağlık Evi yenilendi
17 Ekim 2025 Cuma - 14:53 Çal’da Ortaköy Mahalle Sağlık Evi yenilendi Denizli Çal ilçesine bağlı Ortaköy Mahallesi’nde hizmet veren Ortaköy Sağlık Evi, Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir tadilattan geçirilerek baştan aşağı yenilendi. İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, İlçe Merkezlerinde olduğu gibi kırsal mahallelerde de vatandaşların kaliteli ve iyi hizmet almasını önemsediklerini belirterek Ortaköy Sağlık Evini yenilediklerini ve mahalleye hayırlı olmasını diledi. Sağlık Bakanlığı bütçesinden 960 bin maliyetle sağlık evini baştan aşağı tadilattan geçirdiklerini ifade eden Öztürk; "Çal İlçemizde bulunan 608 nüfuslu Ortaköy Mahallemizin Akkent Aile Sağlığı Merkezine uzaklığı 14.5 km, ilçe merkezine uzaklığı 16.8 km ve il merkezine uzaklığı ise 86.6 km’dir. Ortaköy Mahallemizde her hafta Cuma 10.00-11.30 saatleri arasında Akkent Aile Sağlığı Merkezimizden bir aile hekimimiz tarafından gezici sağlık hizmeti verilmekte olup Sağlık Evimizin de mevcut sürekli ebesi bulunmaktadır. Ortaköy Sağlık Evimizin fiziki şartları kötü olmasından dolayı burayı yenileyerek, vatandaşlarımıza daha modern ve verimli bir sağlık hizmeti sunmayı hedefledik. Sağlık evimizi modernizasyon ve iyileştirme çalışmaları kapsamında çatı tamiratı, kiremitlerin değişimi, su yalıtımı, baca tamiratı, olukların yenilenmesi, duvarlar, pencereler ve kapıların yenilenmesi gibi birçok tadilattan geçirdik. Sağlık evimizin iç ve dış mekanlarında gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı tadilatlarla, mahallemizde sunulan sağlık hizmetlerimiz daha konforlu bir ortamda sunulacaktır. Denizli’de sağlık tesislerimizi yenileme çalışmalarımız, sadece İl Merkezi ve ilçe merkezlerimizle sınırlı değil, kırsal mahallelerdeki vatandaşlarımızın da kaliteli sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi bizim için önemli. Amacımız, her bir vatandaşımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için gerekli tüm koşulları sağlamak ve her mahalleye ulaşan kaliteli sağlık hizmetini sunmaktır. Ortaköy Sağlık Evi’nin yenilenmesi de bu hedef doğrultusunda attığımız adımlarımızdan biri olup mahalle halkımıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Yenilenen sağlık evini, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran ve Çal Toplum Sağlığı Başkanı Dr. Anıl Can Kurt ziyaret etti. Ziyaret sırasında, Kaymakam Kuran ve Dr. Kurt, sağlık evinin mahalleye hayırlı olmasını dilediler. Vatandaşlar da, bu yenilikten duydukları memnuniyeti dile getirerek İl Sağlık Müdürlüğüne ve yetkililere teşekkürlerini ilettiler.
Menopoz döneminde kemik erimesi ve kalp hastalığı riski artıyor
17 Ekim 2025 Cuma - 13:47 Menopoz döneminde kemik erimesi ve kalp hastalığı riski artıyor Kadınlarda menopoz döneminin genellikle 45–55 yaş aralığında görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Bulut Aydemir, "Kadınların genellikle 45–55 yaş aralığında yaşadığı menopoz, yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte adet döngüsünün kalıcı olarak sonlanması anlamına geliyor. Hormon seviyelerinin azalmasıyla birlikte kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları ve kilo alımı da daha sık görülebilir. Bu nedenle menopoz sürecinin mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından takip edilmesi gerekir" dedi. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Bulut Aydemir, Dünya Menopoz Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Menopozun her kadının yaşayabileceği doğal bir süreç olduğunu söyleyen Opr. Dr. Aydemir, "Kadınların genellikle 45–55 yaş aralığında yaşadığı menopoz, yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte adet döngüsünün kalıcı olarak sonlanması anlamına geliyor. Menopoz; tıpkı ergenlik gibi bir geçiş dönemidir, ancak bu dönemde kadınların fiziksel ve ruhsal dengelerinin desteklenmesi çok önemlidir" diye konuştu. Menopoz döneminde en sık karşılaşılan şikâyetlerin sıcak basması, uyku düzensizliği, sinirlilik, terleme ve odaklanma güçlüğü olduğunu ifade eden Aydemir, "Hormon seviyelerinin azalmasıyla birlikte kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları ve kilo alımı da daha sık görülebilir. Bu nedenle menopoz sürecinin mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından takip edilmesi gerekir. Düzenli kontroller, uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde medikal destek, bu dönemin daha rahat geçirilmesini sağlar. Sağlıklı bir menopoz süreci için dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.
Sanatla Umuda Dokunuş etkinliği hastalara moral oldu
17 Ekim 2025 Cuma - 12:02 Sanatla Umuda Dokunuş etkinliği hastalara moral oldu Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, tarafından düzenlenen "Sanatla Umuda Dokunuş" etkinliğinde hastalar moral buldu. Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık etkinlikleri kapsamında anlamlı bir programa imza attı. "Sanatla Umuda Dokunuş" adıyla düzenlenen etkinlik, günü Onkoloji Ek Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığına dikkat çekilen etkinlikte, hastalara moral vermenin ve onları yalnız hissettirmemenin önemi vurgulandı. Katılımcılar, sanatın tedavi sürecine kattığı pozitif enerjiyi doyasıya yaşadı. Programın "Yaşama Dokunan Notalar" bölümünde, Manisa CBÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri Öğr. Gör. Aras Poyraz Açıkgöz’ün eşliğinde mini bir konser verdi. Ayaktan Tedavi Ünitesi’nde gerçekleşen dinleti, hastalara ve yakınlarına umut dolu anlar yaşattı. Etkinliğin "Ebru Sanatıyla Farkındalık ve Dayanışma" bölümünde ise Manisa CBÜ Sağlık Hizmetleri MYO öğrencileri, Öğr. Gör. Dr. Pınar Arpacı eşliğinde katılımcılarla birlikte ebru çalışmaları yaptı. Ortaya çıkan rengârenk eserler, umudu, dayanışmayı ve farkındalığı simgeledi. Meme kanserini atlattıktan sonra meslek hayatına devam eden Öğr. Gör. Dr. Pınar Arpacı, "Ebru sanatı suyun ve renklerin uyumuyla insanlara huzur veriyor. Öğrencilerimizle birlikte hastalarımızın yanında olmak, onlara dayanışma duygusunu hissettirmek bizim için çok kıymetliydi." dedi. Etkinliğe katılan hastalar ise müzik ve sanatın tedavi sürecine kattığı moralin önemine dikkat çekti. Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Atike Pınar Erdoğan ise bu tür etkinliklerin farkındalık oluşturmanın yanı sıra hastalara moral vermek açısından büyük önem taşıdığını belirterek, benzer projelerin ilerleyen dönemde de sürdürüleceğini ifade etti. Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı tarafından düzenlenen etkinlik, sağlık çalışanları, öğrenciler, hastalar ve hasta yakınlarının birlik içinde gerçekleştirdiği umut dolu bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.