SAĞLIK
3 bin 800 metrelik su isale hattı yenilendi 06 Nisan 2026 Pazartesi - 19:20:01 Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde eskiyen, şahıs arazisi içinde kalan ve sık sık patlayan su isale hatlarında yenileme çalışmalarını sürdürüyor. MUSKİ ekipleri son olarak Dalaman Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde 3 bin 800 metrelik su isale hattını hem yeniledi, hem de vatandaş mülkiyeti dışına çıkardı. MUSKİ Genel müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Dalaman ilçemizin Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, ekonomik ömrünü tamamlayan içme suyu hatlarının yenileme çalışmalarına başladık. Kullanım ömrünü tamamlayan, çap yetersizliği nedeniyle basınç sorununa neden olan, mülkiyet içerisinden geçtiği için arıza ve bakım süreçlerinde erişim sorunu yaşanan 3 bin 300 metrelik hattı, kamusal yol güzergâhına alarak yeniliyoruz. Dalaman Belediyesi’nin bölgede gerçekleştireceği yol çalışmaları ile eş zamanlı yürüttüğümüz bu çalışma sayesinde hat kapasitesini artırarak basınç ve debi sürekliliğini sağlıyor, kayıp-kaçak oranlarını düşürüyor ve arıza ile bakım süreçlerini daha hızlı ve kontrollü hale getiriyoruz. Böylece mahallemize uzun yıllar sorunsuz hizmet verecek modern ve sürdürülebilir bir içme suyu altyapısı kazandırıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın il genelinde altyapının güçlendirilerek vatandaşlarımıza kesintisiz hizmet sunulması hedefi doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz" denildi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 17:30 Kanser farkındalığı: "Erken teşhis hayat kurtarır" Samsun’un Çarşamba ilçesinde kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi. Çarşamba İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda, kanser vakalarındaki artışa ve erken tanının hayati önemine vurgu yapıldı. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Muhammet Faruk Akyüz, yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 projeksiyonlarına göre dünya genelinde kanser vakalarının hızla artmasının beklendiğini belirtti. Dr. Akyüz, erken tanı ve gelişmiş tedavi yöntemleri sayesinde özellikle Avrupa’da kanser kaynaklı ölüm oranlarında düşüş gözlemlendiğini ifade ederek, "Akciğer, meme ve kolorektal kanserler en yaygın türler arasında yer alıyor. Vakaların yaklaşık yüzde 90’ı çevresel faktörler ve yaşam tarzından kaynaklanmaktadır" dedi. Türkiye’de yürütülen tarama çalışmalarına da değinen Akyüz, "Bir yıl içerisinde 7,7 milyon kişiye ücretsiz tarama yapılmış ve yüz binlerce riskli vaka erken dönemde tespit edilmiştir. Bu durum düzenli kontrollerin hayat kurtarıcı etkisini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. KETEM’lerde ücretsiz tarama imkanı bulunduğunu hatırlatan Akyüz, taramalarda şüpheli bulgulara rastlanan kişilerin ileri tetkik için ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirildiğini, teşhis ve tedavi süreçlerinin ise üst basamak sağlık kurumlarında sürdürüldüğünü kaydetti. Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında; 40-69 yaş arası kadınlara meme kanseri için yılda bir klinik muayene ve 2 yılda bir mamografi, 30-65 yaş arası kadınlara rahim ağzı kanseri için 5 yılda bir HPV-DNA testi, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere ise kalın bağırsak kanseri için 2 yılda bir gaitada gizli kan testi uygulandığı bildirildi. Ayrıca bu yaş grubuna 10 yılda bir kolonoskopi önerildiği belirtildi. Öte yandan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında ilçede çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenlendi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 16:41 Şanlıurfa’da sağlıklı beslenme ve böbrek sağlığı için eğitim seferberliği başlatıldı Zengin gastronomi kültürü ve köklü mutfak geleneğiyle bilinen Şanlıurfa’da, bu kez sağlıklı beslenme ve böbrek sağlığı konusunda önemli bir toplumsal farkındalık adımı atıldı. Türk Böbrek Vakfı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan işbirliği protokolü ile kentte sağlıklı beslenme ve böbrek sağlığı konusunda kapsamlı bir eğitim programı başlatıldı. Engelliler Koordinasyon ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen imza törenine, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, TBV Başkanı Timur Erk, Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş, Harran Üniversitesi Rektör Vekili Abdulcenap Cevheri ve çok sayıda davetli katıldı. İş birliği kapsamında böbrek hastalıklarına karşı farkındalığın artırılması, erken teşhisin yaygınlaştırılması ve sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Eğitim programları ve bilinçlendirme kampanyalarıyla toplumun geniş kesimlerine ulaşılması planlanıyor. Gülpınar, törende yaptığı konuşmada, toplum sağlığına verilen önemin sadece sözde kalmadığını, uygulamaya geçirilen projelerle sürekli vurgulandığını belirterek, "Toplum sağlığına verdiğimiz önemi, göreve geldiğimiz ilk günden bu yana hayata geçirdiğimiz ve inşallah geçirmeye devam edeceğimiz projelerle sürekli vurguluyoruz, vurgulamaya da devam edeceğiz. Bildiğiniz üzere, üzerinde özellikle durduğumuz Liman Ayık Projesi ile zararlı maddelerden etkilenen vatandaşlarımızın, yani çok değerli insanlarımızın tedavisi konusunda ilk adımı attık. Her zaman ifade ettiğimiz gibi bu proje, bizim en önemli çalışmalarımızdan biri oldu ve olmaya da devam edecek. Çünkü ne yaparsak yapalım, insan hayatına dair sunulan en küçük hizmet dahi son derece kıymetlidir" dedi. "Sağlık en büyük değer" Gülpınar, sağlığın en büyük değer olduğunu vurgulayarak, bu iş birliğinin sadece bir protokol değil, toplum sağlığına yönelik önemli bir adım olduğunu ifade etti. Sağlıklı bireylerin sağlıklı bir toplumun temelini oluşturduğunu vurgulayan Gülpınar, belediye olarak her kesime ulaşacak farkındalık çalışmaları yürütmeyi hedeflediklerini söyledi. TBV Başkanı Timur Erk ise konuşmasında, özellikle beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Şanlıurfa mutfağının lezzetli ancak tuz oranı yüksek olabildiğini belirten Erk, tuz tüketiminin azaltılmasının böbrek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Erk, ayrıca Fırat Nehri suyunun önemine değinerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. TBV Başkanı Timur Erk, katkılarından dolayı Gülpınar’a teşekkür belgesi takdim etti. Programın ardından uzmanlar tarafından böbrek sağlığı ve sağlıklı beslenme konusunda katılımcılara bilgiler aktarıldı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 16:38 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve TBV böbrek sağlığı için protokol imzaladı Zengin gastronomi kültürü ve köklü mutfak geleneğiyle bilinen Şanlıurfa’da, bu kez sağlıklı beslenme ve böbrek sağlığı konusunda önemli bir toplumsal farkındalık adımı atıldı. Türk Böbrek Vakfı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan işbirliği protokolü ile kentte sağlıklı beslenme ve böbrek sağlığı konusunda kapsamlı bir eğitim programı başlatıldı. Engelliler Koordinasyon ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen imza törenine, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, TBV Başkanı Timur Erk, Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş, Harran Üniversitesi Rektör Vekili Abdulcenap Cevheri ve çok sayıda davetli katıldı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen protokol, Gülpınar ile TBV Başkanı Timur Erk arasında imzalandı. İş birliği kapsamında böbrek hastalıklarına karşı farkındalığın artırılması, erken teşhisin yaygınlaştırılması ve sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Eğitim programları ve bilinçlendirme kampanyalarıyla toplumun geniş kesimlerine ulaşılması planlanıyor. Gülpınar, törende yaptığı konuşmada, toplum sağlığına verilen önemin sadece sözde kalmadığını, uygulamaya geçirilen projelerle sürekli vurgulandığını belirterek, "Toplum sağlığına verdiğimiz önemi, göreve geldiğimiz ilk günden bu yana hayata geçirdiğimiz ve inşallah geçirmeye devam edeceğimiz projelerle sürekli vurguluyoruz, vurgulamaya da devam edeceğiz. Bildiğiniz üzere, üzerinde özellikle durduğumuz Liman Ayık Projesi ile zararlı maddelerden etkilenen vatandaşlarımızın, yani çok değerli insanlarımızın tedavisi konusunda ilk adımı attık. Her zaman ifade ettiğimiz gibi bu proje, bizim en önemli çalışmalarımızdan biri oldu ve olmaya da devam edecek. Çünkü ne yaparsak yapalım, insan hayatına dair sunulan en küçük hizmet dahi son derece kıymetlidir" dedi. "Sağlık en büyük değer" Gülpınar, sağlığın en büyük değer olduğunu vurgulayarak, bu iş birliğinin sadece bir protokol değil, toplum sağlığına yönelik önemli bir adım olduğunu ifade etti. Sağlıklı bireylerin sağlıklı bir toplumun temelini oluşturduğunu vurgulayan Gülpınar, belediye olarak her kesime ulaşacak farkındalık çalışmaları yürütmeyi hedeflediklerini söyledi. TBV Başkanı Timur Erk ise konuşmasında, özellikle beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Şanlıurfa mutfağının lezzetli ancak tuz oranı yüksek olabildiğini belirten Erk, tuz tüketiminin azaltılmasının böbrek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Erk, ayrıca Fırat Nehri suyunun önemine değinerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. TBV Başkanı Timur Erk, katkılarından dolayı Gülpınar’a teşekkür belgesi takdim etti. Programın ardından uzmanlar tarafından böbrek sağlığı ve sağlıklı beslenme konusunda katılımcılara bilgiler aktarıldı.
Dış gebelik ihmal edilirse ölüme yol açabilir
16 Ekim 2025 Perşembe - 13:28 Dış gebelik ihmal edilirse ölüme yol açabilir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Sami Şahin, dış gebeliğin ihmal edilemeyecek kadar önemli bir hastalık olduğunu belirterek, tedavi edilmediğinde ise ölümcül sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Dış gebelik hakkında uyarılarda bulunan Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Sami Şahin, "Vajinal lekelenme ve kanama, keskin ağrılar, karnın tek tarafında meydana gelen ağrı, kilo kaybı, sindirim sisteminde bozukluk, baş dönmesi bayılma ve rektal basınç dış gebelik belirtileridir. Dış gebelik hastanın tıbbi durumuna göre çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Eğer ihmal edilerek zamanında tedavi edilmezse ölümcül sonuçları olabilir. Dış gebelik, rahim içinde yerleşmesi gereken gebelik kesesinin rahim dışında başka bir yerde yerleşmesi durumudur. En sık tüplerde izlenen bir durum olmasına rağmen, yumurtalıklarda, rahim ağzında, eski sezaryen skarında, batında da görülebilmektedir" dedi. Risk grubundakilerin dikkatli olması gerektiğine değinen Opr. Dr. Şahin, "Daha önce dış gebelik geçirenler, tüplerinden ameliyat olanlar, ria (spiral) kullanmış veya kullanmakta olan hastalar, İVF (tüp bebekle) gebe kalanlar, doğum kontrol ilacı kullananlar, daha önce cinsel yolla bulaşan hastalık kapanlar (gonore, klamidya), pelvik inflamatuar hastalık geçirenler, sigara içenler veya daha önce içmiş olanlar, karından ameliyat geçirenler, spontan düşük yapanlar risk gruplarıdır. 40 yaş üzerindekiler, ilk ilişkileri 18 yaşından küçük olanlar, vajinal duş alanlar, infertilite hastaları dış gebeliğin daha çok görüldüğü bireylerdir. Dış gebelik belirtileri; vajinal lekelenme ve kanama, keskin ağrılar, karnın tek tarafında meydana gelen ağrı, kilo kaybı, sindirim sisteminde bozukluk, baş dönmesi bayılma ve rektal basınçtır. Dış gebelik tedavi edilebilmektedir. Bu tedaviler; ilaç tedavisi, erken tanı alıp gebelik ilerlememişse (gebelik değeri ve kese boyutuna göre değişir) veya dış gebelik yırtılmadıysa; ameliyat, tüpün alınması, tüpün ağızlaştırılmasıdır" diye konuştu.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerliyor"
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:57 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerliyor" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Türkiye, yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerlemektedir. Kendi cihazını, yazılımını, ilacını ve aşısını üreten ülkemiz, sağlıkta üretim kapasitesini her geçen gün güçlendirmektedir" dedi. Afrika ve Türkiye arasındaki sağlık iş birliği kapsamında yer alan "İlaçlar ve Medikal Malzemeler" paneli İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Programa; Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, ULTRATEB CEO’su Prof. Dabees Khaled Mohamed LotfyAbdelHamid, City Ambulance Group (Doğu Afrika) Direktörü Dr. Hannington Byarugaba ve sektörden çok sayıda isim katıldı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, yerli ilaç üreticileri ve Afrikalı temsilcilere hitap etti. "Sağlık sistemimizde büyük bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirdik" Türkiye’nin modern ve kapsamlı şehir hastaneleri, dijital sağlık sistemi ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendiren bir anlayışla, uluslararası düzeyde örnek gösterilen bir sağlık sistemine sahip olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye olarak geçtiğimiz çeyrek asırda sağlık sistemimizde, büyük bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli ile ’Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu hayata geçirdik. Bugün, modern ve kapsamlı şehir hastanelerimiz, dijital sağlık sistemimiz ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendiren bir anlayışla, uluslararası düzeyde örnek gösterilen bir sağlık sistemine sahibiz. Covid sürecini hepimiz yaşadık. O dönem, sadece sağlık sistemlerinin değil, insanlığın da büyük bir sınavdan geçtiği bir dönemdi. Türkiye olarak biz, güçlü sağlık altyapımız ve nitelikli insan kaynağımızla bu süreci başarıyla yönettik ve vatandaşımıza kesintisiz sağlık hizmeti sunduk. Afrika ülkeleri de dahil olmak üzere birçok ülkeye ventilatörden maskeye, PCR kitlerinden aşıya kadar geniş bir ürün yelpazesini ulaştırdık. Böylece uluslararası dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledik" ifadelerini kullandı. "‘Fikirden ürüne’ uzanan bir ekosistem inşa ediyoruz" Konuşmasında Türkiye’nin sağlık alanındaki gelişimine vurgu yapan Bakan Memişoğlu, "Sağlık alanındaki üretim gücümüzü, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden yürütüyor ve ’fikirden ürüne’ uzanan bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu ekosistemi, Milli Sağlık Teknoloji Hamlemizin taşıyıcısı olarak görüyor üreten sağlık modelimizi, yalnızca kendi ihtiyaçlarımızı karşılayan değil, teknoloji ve ürün ihraç eden, ekonomik büyümeye katkı sunan bir yapıya dönüştürüyoruz. Bu noktada Türkiye’nin yetişmiş insan gücüne, bilim insanlarımızın birikimine, sanayicilerimizin üretim kapasitesine ve girişimciliğine güveniyoruz" dedi. "Türkiye, yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil üretim alanında da kararlılıkla ilerlemektedir" Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye, yalnızca sağlık hizmet sunumunda değil, üretim alanında da kararlılıkla ilerlemektedir. Kendi cihazını, yazılımını, ilacını ve aşısını üreten ülkemiz, sağlıkta üretim kapasitesini her geçen gün güçlendirmektedir. Bu alanda Afrika ülkeleriyle ortak çalışmalar yürütmeye hazırız. Çünkü biliyoruz ki sağlık sadece bir hizmet alanı değil kalkınma, teknoloji ve uluslararası iş birliği için stratejik bir köprüdür. Biz bugün bu köprüyü Afrika ülkeleri ile birlikte daha da geliştirmek için buradayız. Kıtada kurduğumuz sağlık tesislerimizle yalnızca sağlık hizmeti sunmakla kalmıyor; bu merkezlerde, yerel sağlık çalışanlarının bilgi ve becerileri geliştiriyoruz. Ayrıca ileri düzey ameliyatlarla hizmet kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlıyoruz. Mogadişu’daki 336 yataklı Türkiye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sudan’ın Nyala kentindeki 150 yataklı Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Nijer’deki 44 yataklı Türkiye Dostluk Hastanesi, bu vizyonun somut örnekleridir" diye konuştu.
Tunceli’de meme kanseri  farkındalık çalışmaları sürüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:36 Tunceli’de meme kanseri farkındalık çalışmaları sürüyor Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, il genelinde yürüttükleri saha çalışmalarıyla kadınları meme kanserinde erken tanının önemi konusunda bilgilendiriyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından il genelinde meme kanserine yönelik farkındalık çalışmaları yapılıyor. Bu kapsamda Sağlıklı Hayat Merkezi ve Toplum Sağlığı Merkezleri ekipleri sahada vatandaşlarla birebir görüşerek bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini sürdürüyor. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Baran Demir, meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığını vurguladı. Op. Dr. Baran Demir, "Meme kanseri, günümüzde akciğer kanserini geçerek dünyada en sık görülen kanser türü haline gelmiştir. Bu nedenle, hem hasta sağlığı açısından hem de sağlık sistemine getirdiği yük bakımından büyük önem taşımaktadır. En sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken teşhis, hem hastanın sağlığı hem de sağlık sistemi açısından yükleri ve riskleri önemli ölçüde azaltmaktadır. Erken tanı için yapılabilecekler; 20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi yapılmalıdır. Yılda bir kez, sağlık profesyonelleri tarafından klinik meme muayenesi gerçekleştirilmelidir. 40 yaşından itibaren ise iki yılda bir mamografi kontrolü yapılması gerekmektedir" dedi. Demir, "Bu uygulamaları neden yapıyoruz. Çünkü erken tanı sayesinde hastalığı erken evrede yakalayabiliyoruz. Bu da hem ileri evrede tedavinin zorlaşmaması hem de yapılacak cerrahi işlemlerin daha karmaşık hale gelmemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kendi kendine meme muayenesi, kişinin ayna karşısında dik pozisyonda memelerini muayene etmesiyle yapılır. Klinik meme muayenesi ise Toplum Sağlığı Merkezlerimizde, Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde, Aile Sağlığı Merkezlerimizdeki sağlık profesyonelleri tarafından ya da genel cerrahi polikliniklerine başvurularak yapılabilmektedir. 40 yaşından sonra iki yılda bir mamografik değerlendirme gerekmektedir. Mamografi; Sağlıklı Hayat Merkezlerinde, genel cerrahi polikliniklerinde, ikinci veya üçüncü basamak hastanelerde çekilebilmektedir" ifadelerini kullandı.
Muğla’da 19 bin işletme gıda denetiminden geçti
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:18 Muğla’da 19 bin işletme gıda denetiminden geçti Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, Dünya Gıda Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, 2025 yılında 19 bin 120 işletmeyi denetlerken, 512 İdari yaptırım kararı uyguladı. İl Tarım ve Orman Müdürü Baydar, vatandaşların sağlıklı gıdaya ulaşımı için denetimlerin devam edeceğini açıkladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 1945 yılında kurulduğu tarih olan 16 Ekim, her yıl ‘Dünya Gıda Günü’ olarak kutlanıyor. Bu özel gün, dünya genelinde 150’den fazla ülkede düzenlenen etkinliklerle gıdanın önemi, güvenliği ve sürdürülebilirliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Muğla’da Dünya Gıda Günü kutlanıyor Bu yıl ‘Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele’ temasıyla kutlanan Dünya Gıda Günü kapsamında, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü farkındalık oluşturmak adına açıklamalarda bulundu. İl Müdürü Seyfettin Baydar, yaptığı açıklamada, Muğla genelinde yürütülen gıda güvenliği çalışmalarına dikkat çekti. "Halkın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için çalışıyoruz" İl Müdürü Baydar açıklamasında, "Muğla’da halkın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için üretimin her adımında üzerimize düşen görevleri yerine getirmekteyiz. Bu yıl içerisinde 19 bin 120 adet denetim gerçekleştirdik ve 669 numune alarak kontrollerini yaptık. İlimiz genelinde aktif olarak görev yapan 99 gıda kontrol görevlimizle çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz, ALO 174 Gıda Hattına gelen her ihbarı titizlikle değerlendiriyoruz. Bu yılbaşından itibaren 15 Ekim 2025 tarihine kadar 935 adet başvuru değerlendirmesini yaptık ve vatandaşları bilgilendirerek sonlandırdık. 512 adet idari yaptırım kararını uyguladık" ifadelerini kullandı. Gıda israfına dikkat çekti İl Müdürü Baydar konuşmasında gıda israfının küresel ölçekte ciddi bir sorun haline geldiğini vurguladı: Baydar, "Gıda israfı, üretilen gıdaların ölçüsüz veya bilinçsizce tüketilmeden çöpe gitmesidir. Dünyada her yıl gıdaların yaklaşık üçte biri kaybedilmekte ya da israf edilmektedir. Türkiye’de ise kişi başına yılda ortalama 93 kilogram yiyecek çöpe atılmaktadır. Bu, tüketime hazır gıdaların yüzde 17’sinin doğrudan çöpe gitmesi anlamına geliyor" dedi. "Her dokuz kişiden biri açlıkla karşı karşıya" "Küresel olarak bakıldığında, üretilen tüm gıdaların üçte birinden fazlası israf edilerek çöpe atılıyor. Oysa dünya üzerinde her dokuz kişiden biri açlıkla karşı karşıya. Bu tablo, gıdanın ne kadar değerli olduğunu açıkça gösteriyor" diyen Baydar, gıda israfının önlenmesinin insanlık için ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirtti. "Sürdürülebilir gıda geleceği için çalışmaya devam edeceğiz" İl Müdürü Baydar, Türkiye’nin güçlü bir tarım ülkesi olduğuna dikkat çekerek, "Tarım sektörü ülkemiz ekonomisinin en önemli yapı taşlarından biridir. Bakanlık olarak, sürdürülebilir, güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşım konusunda farkındalık oluşturmak ve geleceğe daha güçlü bir gıda sistemi bırakmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Alaşehir Kızılay’dan Devlet Hastanesi Sosyal Marketine 600 kalem yardım
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:43 Alaşehir Kızılay’dan Devlet Hastanesi Sosyal Marketine 600 kalem yardım Türk Kızılay Alaşehir Şubesi tarafından Alaşehir Devlet Hastanesi Sosyal Marketine toplamda 600 kalemden oluşan giysi ve gıda yardımı yapıldı. Türk Kızılay Alaşehir Şubesi, Alaşehir Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Market’e 150 adet gıda ve 450 adet giysi yardımı yaptı. Yardımlar arasında pijama, ayakkabı, iç çamaşırı, çocuk, genç ve yaşlılara uygun kullanılmamış kıyafetler ile hasta mamaları yer aldı. Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak, yaptığı açıklamada, "Alaşehir Devlet Hastanesi’nde tedavi gören ihtiyaç sahibi hastalarımız için hastane tarafından kurulan sosyal markette dağıtılmak üzere tüm yaş gruplarını kapsayan giyim ve mama yardımında bulunduk. Hastalarımıza acil şifalar diliyoruz." dedi. Alaşehir Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nazan Karaman ise, yaklaşık üç yıl önce kurdukları sosyal marketin, ihtiyaç sahibi hastaların gereksinimlerini karşılamak amacıyla faaliyet gösterdiğini belirterek, "Bu konuda bize destek veren Türk Kızılay’a teşekkür ediyoruz. Sosyal marketimiz hastane çalışanlarının özverisiyle oluşturuldu, bugün Kızılay’ın bağışlarıyla daha da zenginleşti" diye konuştu. Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Kadir Çağatay Biçer de, sosyal markete yapılan yardımlardan dolayı Türk Kızılay Alaşehir Şubesi’ne teşekkür etti. Hastane bünyesinde kurulan sosyal marketten, servislerde yatan ihtiyaç sahibi hastalar görevli hemşire eşliğinde hiçbir ücret ödemeden giysi ve mama gibi ihtiyaçlarını temin edebiliyor.