Son Dakika
|
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İstanbul’da organize suç örgütü operasyonu: 18 gözaltı
Hizbullah'tan İsrail'e roket saldırısı
İsrail ordusu, Lübnan’da Hizbullah’a ait roketatar sistemlerini hedef aldı
Rusya’dan 1 günlük ateşkes kararı
Silivri’de metan gazı patlaması: Bina tedbir amaçlı tahliye edildi
Netanyahu: "Lübnan'da ateşkes yok"
Rutte: "Trump’ın hayal kırıklığını hissettim"
SAĞLIK
Nazilli’de anne adaylarına ’bilinçli gebelik’ eğitimi
10 Nisan 2026 Cuma - 09:18:01
Aydın’ın Nazilli ilçesinde faaliyet gösteren Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda, anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmeleri amacıyla verilen eğitimler aralıksız sürüyor. Gebe Okulu kapsamında görevli ebeler tarafından anne adaylarına; gebeliğin oluşumu, bebeğin anne karnındaki gelişim süreci, gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri ve bağışıklama takvimi hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Eğitimlerde ayrıca gebelikte yaşanan fizyolojik ve psikolojik değişimler, günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken hususlar ile beslenme, hijyen, uyku ve dinlenme gibi konular ele alınıyor. Anne adaylarına, gebelik sürecinde sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve bu durumlara yönelik çözüm önerileri de aktarılırken, risk durumları ve acil hallerde izlenecek yollar da anlatılıyor. Doğum sürecine ilişkin olarak ise doğumun evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek sağlığı açısından önemi üzerinde duruluyor. Eğitim programında lohusalık süreci, yeni doğan bakımı ve doğum sonrası aile planlaması yöntemleri hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde anne adaylarına doğru nefes teknikleri, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli egzersizler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında pratik bilgiler sunuluyor. Eğitimlerini tamamlayan anne adaylarına katılım belgeleri teslim edilirken, yetkililer tüm gebeleri Nazilli’deki Gebe Okulu’na davet etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 09:12
Karabük’te hastaneye anne ve bebek sağlığında iki başarı belgesi
Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı" kapsamında iki ayrı teşekkür belgesi alırken "Bebek Dostu Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi" unvanını kazandı. Anne, bebek ve çocuk sağlığı hizmetleri çerçevesinde emzirmeyi korumak, desteklemek ve özendirmek amacıyla yürütülen program kapsamında hastane, ulusal değerlendirme ekiplerince incelendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda hastanenin hem "Bebek Dostu Hastane" hem de "Bebek Dostu Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi" unvanlarını koruduğu tescillendi. Hastanenin sürdürülebilir başarıları dolayısıyla verilen teşekkür belgeleri, Karabük İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara tarafından, Başhekim Doç. Dr. Erkan Doğan ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müyesser Demir’e takdim edildi. Törene, Karabük Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Poçan ve Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Nermin Seçilmiş de katıldı. İl Sağlık Müdürü Kara, törende yaptığı konuşmada anne sütünün önemine dikkat çekerek, "Hastanemizin hem genel hizmetlerde hem de en kritik birimlerden biri olan yenidoğan yoğun bakım ünitesinde ‘Bebek Dostu’ unvanını koruması, ilimizdeki sağlık hizmetlerinin kalitesini göstermektedir. Bebeklerimize hayatın başında en doğru desteği sunan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 09:00
Bayburt TRSM’nin sunduğu hizmetler tanıtıldı
Bayburt Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde (TRSM) düzenlenen basın toplantısında, ruhsal hastalıklara yönelik toplumsal damgalama, yanlış inanışlar ve merkezde sunulan hizmetler anlatıldı. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi sosyal çalışmacısı Esra Demir Gül ile psikolog Zeynep Ayan Deligöz’ün yaptığı sunumda, ruhsal hastalığın tanımı, damgalamanın ne olduğu, aşamaları, nedenleri ve bireyler üzerindeki sonuçları ele alındı. Medyanın dili, yanlış inanışlar ve bilgi eksikliğinin damgalamayı besleyen unsurlar arasında yer aldığına dikkat çekildi. Toplantıda, ruhsal rahatsızlığı bulunan bireylere yönelik toplumsal bakışın tedavi süreci ve sosyal uyum üzerindeki etkisi de değerlendirildi. Merkezde, psikiyatri uzmanı, hemşire, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, ergoterapist ile iş ve uğraşı hocasından oluşan ekiple çalışma yürütülüyor. Merkezde özellikle psikotik bozukluklar, şizofreni, bipolar duygulanım bozukluğu, şizoaffektif bozukluk ve delüzyonel bozukluk tanılı hastalara yönelik takip ve destek hizmeti sunuluyor. Merkezde bireysel ve grup terapileri, poliklinik hizmeti, ilaç takibi, enjeksiyon uygulamaları, öz bakım beceri eğitimleri, bireysel ve aile görüşmeleri ile uğraşı terapileri yürütülüyor. Gerektiğinde ev ve iş yeri ziyaretleri de yapılıyor, hasta ve ailelerine yönelik psiko-eğitim çalışmaları da sürdürülüyor. Hastaların sosyal hayata katılımını güçlendirmeye yönelik resim, el sanatları, mutfak ve müzik gibi uğraşı alanlarının yanı sıra spor, sinema, bowling ve piknik gibi sosyal faaliyetler de düzenleniyor. Merkezde sunulan hizmetler SGK ödeme kapsamında bulunurken, damgalamanın azaltılmasında doğru bilgilendirmenin önemine vurgu yapıldı.
10 Nisan 2026 Cuma - 08:57
İlişkilerde kritik ayrım: Bağlılık ve bağımlılık
Psikolog Yeliz Arda, sağlıklı ilişkilerde sınır çizmenin ayrılık değil güvenli bağ kurmanın yolu olduğunu vurguladı. Arda, partnerine "hayır" diyebilmenin bireysel özgürlüğün önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi’nde düzenlenen "Romantik İlişkilerde Bağlılık mı? Bağımlılık mı?" başlıklı atölye çalışması, öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Arel PDR Müdürü Psikolog Yeliz Arda tarafından yürütülen etkinlikte, katılımcılarla sağlıklı ilişkilerin temel dinamikleri ve ipuçları paylaşıldı. "Sınır çizmek ayrılık değil, güvenli bir bağdır" Etkinlikte bireysel sınırların önemine dikkat çeken Arda, sınır çizmenin partnerden uzaklaşmak olarak algılanmasının yanlış olduğunu belirterek, sağlıklı sınırların ilişkiyi daha güvenli ve sürdürülebilir kıldığını ifade etti. Duygusal ihtiyaçların bastırılması yerine "ben dili" ile ifade edilmesi gerektiğini vurgulayan Arda, bu yaklaşımı pratik yöntemlerle anlattı. "Sarmaşık modeli yerine sağlıklı bağlılık" İlişkilerde kendini bilmenin temel unsur olduğunu belirten Arda, sağlıklı bağlılık ile toksik bağımlılık arasındaki farkı da değerlendirdi. Sağlıklı bağlılıkta bireylerin kendi kimliklerini koruyarak bir bütün oluşturduğunu, güven ve ortak kararların ön planda olduğunu kaydeden Arda; toksik bağımlılıkta ise kişilerin birbirine aşırı bağımlı hale geldiğini, kendi başına karar alamama, sürekli onay bekleme ve yoğun kaybetme kaygısının ilişkiyi olumsuz etkilediğini ifade etti. "Kavga üslubu ilişkinin niteliğini gösteriyor" Tartışma biçimlerinin ilişkinin niteliğini yansıttığını belirten Arda, bağımlı ilişkilerde çatışmaların suçlama ve yüksek sesli tartışmalar şeklinde yaşandığını, sağlıklı ilişkilerde ise tarafların "Sakinleşince konuşalım" yaklaşımını benimseyebildiğini söyledi. "‘Hayır’ demek, kendine ‘evet’ demektir" Sınır çizmenin bireysel özgürlük alanı olduğunu dile getiren Arda, iyileşme sürecinin kişinin kendine zaman ayırmasıyla başladığını belirtti. Değer görmediğini hisseden bireylerin benliklerini yeniden kazanmak için ilişkiyi sonlandırma cesareti gösterebileceğini ifade etti. "Bilimsel veriler sağlıklı bağı ortaya koyuyor" Sunumunda 2020 yılında 83 çift üzerinde yapılan bilimsel bir araştırmaya da değinen Arda, saplantılı aşklarda güç ve kontrol isteğinin ön plana çıktığını, sağlıklı bağlanan bireylerde ise sevgi, sakinlik ve karşılıklı güvenin baskın olduğunu aktardı. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanması ve bireysel farkındalığı artırmaya yönelik tavsiyelerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:06
Van’da sağlıkta yeni dönem
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:13
Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu’ uyarısı: "Bir kereden çok şey olur"
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:29
Köyceğiz Devlet Hastanesi’nde tedavi gören hastaların istekleri dinlendi
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 07:53
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik Resmi Gazete’de
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:03
Medical Point Gaziantep Hastanesi radyoloji uzmanından uluslararası başarı
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:28
Gaziantep’te terör tatbikatında kendini rolüne kaptıranları ekipler güçlükle sakinleştirdi
Gaziantep’te düzenlenen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatına senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolündeki kişilerin sinir krizi geçirdikleri "iyi rolü" damga vurdu. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından gerçekleştirilen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatı gerçeği aratmadı. Senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolündeki kişiler kendini rolüne öyle bir kaptırdı ki sağlık çalışanlarına ve polis ekiplerine zor anlar yaşattı. İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İtfaiye Daire Başkanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından "Yerel Düzey Türkiye Afet Müdahale Planı" projesi kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Sinir krizi geçiren ölü ve yaralı yakınlarını ekipler zorla sakinleştirdi Gerçeği aratmayan tatbikata senaryo gereği 5 kişi hayatını kaybederken, yaralanan ve bazı uzuvları kopan 20 yaralı için ekipler adeta dakikalarla yarıştı. Aralarında ağır yaralıların da bulunduğu yaralılar ekiplerin ilk müdahalesinin ardından bölgeye sevk edilen ambulanslarla hastanelere götürülürken, sinir krizi geçiren yakınlarını ise polis ve jandarma ekipleri sakinleştirmeye çalıştı. İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı UMKE ekibi yurt içinde ve yurt dışında meydana gelebilecek acil afetlerde ve terör saldırılarında, daha etkin hizmet sunabilmek amacıyla aldıkları eğitimi uygulamalı olarak tatbikatla sonlandırdı. Tatbikat katılımcılardan tam not aldı Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleşen ve filmleri aratmayan görüntülere sahne olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortak tatbikatı, katılımcılardan tam not aldı. 130 personel 29 araçla yapılan tatbikata Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’ne yeni katılan gönüllüler için ormanlık alanda "Bombalı terör saldırısı"na müdahale tatbikatı düzenlendi. Yapılan makyajla gerçeğe yakın ölü ve yaralı görüntüsü oluşturulan tatbikatta senaryo gereği 5 kişi ölü ve 20 kişi yaralandı. Ölü ve yaralı yakınları "iyi rol" oynadı Erikçe Ormanı’nda düzenlenen tatbikatta temsili ölü ve yaralılara müdahale eden ekiplerin müdahale süresi, davranışlarında sergiledikleri performans ile senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolüne giren kişilerin rollerini çok iyi oynaması alkış topladı. Gerçeği aratmayan tatbikatta ekiplerin göstermiş olduğu performans, yöneticiler tarafından tam not aldı. Terör saldırısı tatbikatında her detay düşünülürken tatbikatın her aşaması nefes kesen görüntülere sahne oldu. Makyajla gerçeğe yakın ölü ve yaralı görünümüne kavuşturulan kişilere müdahale eden ekipler tatbikatı başarıyla tamamladı. Tatbikat öncesi UMKE ekipleri ormanda 3 gün boyunca kampa girdi. Yoğun programlar kapsamında katılımcılar, terör saldırılarına etkin müdahale kapasitesini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Senaryo gereği gerçekleştirilen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatında 112 komuta merkezinin anonsu üzerine harekete geçen ekipler, terör saldırısındaki patlama sonrası zarar gören vatandaşlara tıbbi aletlerle müdahale etti. Terör saldırısı senaryosu üzerinden kurgulanan tatbikat senaryosuna göre, bir terör saldırısı sonrası olay yerinde çok sayıda ölü ve yaralının bulunduğu karmaşık bir kriz durumu canlandırıldı. UMKE, polis ve jandarma ekipleri, senaryoya uygun şekilde hızla olay yerine intikal ederek olay yeri güvenliğini sağladı, triyaj alanlarını oluşturdu ve ilk müdahaleleri gerçekleştirdi. Tatbikat her yönüyle nefes kesti UMKE’ye dahil olabilmek için eğitimden geçen sağlıkçıların da katıldıkları tatbikat film sahnelerini aratmazken, tatbikat her yönüyle nefes kesti. 3 gün boyunca eğitmenler tarafından temel eğitimden geçirilen katılımcılar, eğitimin sonunda gerçeği aratmayan bir tatbikata katılan acil tıp uzmanı, doktor, paramedik ve hemşire ile farklı branşlardaki sağlıkçılardan oluşan ekip tatbikatı başarıyla yaptı. UMKE ekibinin tecrübe kazanabilmesi için tatbikat öncesi verilen eğitimlerde personellere olay yeri yönetimi, hasta ve yaralıların triyaj uygulamaları, acil müdahale ünitesinin hızlı ve etkin şekilde kurulumu, ekip koordinasyonu, kriz yönetimi ve medikal müdahale protokolleri gibi kritik konularda teorik bilgi ve pratik beceriler kazandırıldı. Yaralıların ve yakınlarının performansı tatbikata damga vurdu Tatbikatta rol alan ölü ve yaralıların vücutlarına makyaj malzemeleriyle de gerçekten farksız görünen yaralar açıldı. Kimi yaralıların öldüğü, kiminin de kolunun koptuğu tatbikatta ağır yaralılar gerçekten ölü ve yaralıymış gibi hareket etmesi dikkat çekti. UMKE ekiplerinin yaralarını hızla tedavi etmesini isteyen yaralıların ve yakınlarının performansı tatbikata büyük damga vurdu. Ölmeden tabuta girdiler Saldırının yaşandığı bölgeye hızlı bir şekilde sahra hastanesi kuran ekipler yaralıları hızla hastaneye taşıdı. Tatbikatta ölenlerin cenazeleri önce ceset torbalarına, daha sonra ise cenaze aracına kondu. Senaryo gereği ölenlerin ölmeden tabuta konduğu tatbikatta ölü ve yaralı rolündeki kişiler sinir krizi geçirerek gözyaşları içinde yakınlarının durumunu sordu. Bu sırada yaralı yakını rolündeki bazı kişiler, rolüne kendini iyice kaptırıp sinir krizi geçirdi. Senaryo gereği ekiplerin kriz yönetimini güçleştirmek için sürekli bilgi almaya çalışan ve olay yerine girmek isteyen kişiler, polis ekipleri tarafından güçlükle sakinleştirildi. Zaman zaman güvenlik güçlerini geçerek şerit ile çekilen alana girmek isteyen kişileri ekipler güçlükle sakinleştirirken, senaryo gereği ölen kişilerin yakınlarının sahra hastanesine girmesi engellendi. Ekipler hızları ve becerileriyle hem göz doldurdu hem de takdir topladı Gerçekten farksız olan bombalı terör saldırısı tatbikatını başarıyla geçen UMKE, polis ve jandarma ekipleri hızları ve becerileriyle hem göz doldurdu hem de takdir topladı. Kurulan acil müdahale ünitesinde, yaralılara gerekli medikal müdahaleler yapıldıktan sonra hastanelere sevk süreci başarıyla yürütüldü. Tatbikat sırasında zamanla yarışan ekipler, ekip içi koordinasyon, doğru iletişim ve hızlı karar alma süreçlerinde yüksek bir performans sergiledi. Tatbikat kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Paramedik Bölümü öğrencileri ölü ve yaralı oyuncu olarak sahada yer aldı. Rolünü iyi oynayan öğrencilerin performansı tatbikata damga vurdu. Öte yandan, senaryo gereği olay yerinde bir şüpheli paket daha bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye bomba imha uzmanları çağırıldı. Eğitimli köpeklerin getirildiği tatbikatta bomba imha uzmanları tarafından alan boşaltılarak önlem alındıktan sonra şüpheli paket fünyeyle patlatılıp imha edildi. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Gaziantep Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan, tatbikatın başarıyla tamamlandığını söyledi. Tatbikatların önemine değinen Akhan, "Bugün burada Türkiye afetle müdahale programı kapsamında gerçeği aratmayacak bir tatbikatı uyguladık ve uygulamaya da devam ediyoruz. Burada 136 personel ile 46’sı sağlıkçı, 30 aracın da 10 tanesi sağlık ekibi olmak üzere emniyetimiz, jandarmamız, büyükşehir belediyemiz, zırhlı tugayımız, çevre şehircilik il müdürlüğümüz, tarım il müdürlüğümüz gibi paydaşlarımızla birlikte bir bomba olayını gerçeği yansıtacak şekilde yapılacak tüm işlemleri yaptık ve kurulması gereken çadırlarımıza kadar kurduk. Yaralı ve hastaların naklini gerçeği aratmayacak şekilde gerçekleştirdik. Tatbikatımızda 25 yaralımız bulunuyor. 5’i hayatını kaybeden vatandaş, yaralıların da kendi içinde sınıflandırılması devam edilmekte. Emniyetten de bomba ili ilgili araştırma yapmak için bombanın türü ve cinsiyle ilgili işlemleri gerçekleştirildi. Paydaşlarımızla işlemlerin tamamını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Bu tatbikatı yılda bir defa Türkiye Afetle Müdahale Planı (TAMP) dediğimiz illerde herhangi bir afet olarak gerçekleştiriyoruz. Bugünkü senaryomuz bir bomba olayıydı. Herhangi bir olay olduğunda olaylara hızlı ve güvenli şekilde yetişebilmek için sahanın dinamikliğini geliştiriyoruz" dedi. Tatbikatta senaryo gereği ölü ve yaralı rolü oynayan kişiler, ilk defa bir tatbikata katıldıklarını ve rolünü çok iyi oynamak için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdiler. (İK-SVY-Y)
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:49
Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir"
Dünya Görme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekerek, "Göz sağlığı doğumdan itibaren yaşamın her döneminde düzenli kontrol edilmelidir" dedi. Her yıl Ekim ayının ikinci Perşembe günü kutlanan Dünya Görme Günü, görme kaybı ve önlenebilir körlük konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor. Sivas Numune Hastanesinde görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, bu özel günde yaptığı açıklamada, düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın görme kaybı yaşadığını belirten Özdemir, "Dünya Görme Günü, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve düzenli göz muayenesinin önemini vurgulamak amacıyla her yıl ekim ayının ikinci Perşembe günü düzenlenmektedir. Önlenebilir görme kaybı sebepleri her yaş grubunda farklılık göstermektedir" dedi. "Erken tespit önemlidir" Yaşamın her döneminde göz muayenesinin önemini vurgulayan Mesut Özdemir, "Yenidoğan bir bebekte ilk ay konjenital katarakt, konjenital glokom ve retinoblastom gibi hastalıkların tespiti, erken çocukluk döneminde miyopi, hipermetropi ve astigmatizma dediğimiz kırma kusurlarının eşlik edebildiği ambliyopi yani göz tembelliğinin ve göz kaymasının tespiti, çocukluk döneminden erişkin yaşa kadar her dönemde kırma kusurlarının tespiti, erişkin yaşta ise katarakt, glokom, yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve diyabetik retinopati gibi hastalıkların erken tespiti çok önemlidir. Bu sebeple doğumdan itibaren yaşamın her aşamasında düzenli göz muayenesi önerilmektedir" dedi. "Gözler dünyaya açılan perdedir" Göz sağlığı için önerilerde bulunan Özdemir, "Düzenli göz muayenesinin yanı sıra A vitamini, lutein ve omega 3 yağ asitleri açısından zengin beslenmek göz sağlığı açısından faydalıdır. Bu sebeple balık, havuç ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilebilir. UV ışığından korunmak amacıyla güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak, uzun süreli aralıksız telefon ve bilgisayar ekranına maruz kalmamak ve düzenli egzersiz göz sağlığınızı korumanız açısından önemlidir. Unutmayın, gözlerimiz dünyaya açılan pencerelerimizdir" diye konuştu.
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:45
Beyşehir’de normal doğumun önemi anlatıldı
Konya’nın Beyşehir ilçesinde Normal Doğum Haftası etkinlikleri düzenlendi. Beyşehir Devlet Hastanesinde Normal Doğum Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte anne adaylarını bilinçlendirmek, normal doğumun önemini anlatmak, normal doğum ile ilgili soruların yanıtlanması ve toplumsal farkındalık oluşturulması amacıyla hazırlanan stant açıldı. Hastaneye başvuran anne adaylarına doğal olan normal doğum ana teması kapsamında bilgiler verildi. Beyşehir Devlet Hastanesi Başhekimliğinden haftaya ilişkin yapılan açıklamada ise, anne ve bebek sağlığının korunması ve geliştirilmesinin Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli hedefleri arasında yer aldığı belirtildi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:17
Uzmanı uyardı: "Ozon tamamlayıcı bir tedavi yöntemi"
Son yıllarda sıklıkla gündeme gelen ozon tedavisine ilişkin bilgi veren Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Emel Güler, "Ozon birçok hastalıkta yeri olan, tamamlayıcı tedavi yöntemi. Açık yarası, diyabetik yara ya da enfekte bir yarası olan hastada farklı ozon kullanım teknikleriyle birlikte tedavi uygulanabilir. Sağlık Bakanlığı sertifikasyonu ve ozon eğitimi almış doktorlara, geleneksel ve tamamlayıcı tıp merkezlerine başvurmalı" dedi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:48
Çocuklarda baş ağrısı önemli hastalıkların habercisi olabilir
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Kılıç, çocuklarda baş ağrısının hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Kılıç, çocuklarda baş ağrısının önemli hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Baş ağrısı çocuklarda sık görülür ve genellikle zararsızdır, ancak bazı durumlarda önemli hastalıkların habercisi olabilir. Ebeveynlerin bilinçli olması hem gereksiz kaygıyı önler hem de erken tanıya yardımcı olur" dedi. Baş ağrısının nedenleri Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "A. Birincil (Primer) baş ağrıları: Beyinde yapısal bir neden olmadan gelişir. Migren: Zonklayıcı, tek taraflı, bulantı ve kusma eşlik edebilir. Gerilim tipi baş ağrısı: Baskı veya sıkıştırma tarzında, stresle artar. İkincil (Sekonder) baş ağrıları: Başka bir hastalığın belirtisidir (Sinüzit, ateş, göz kusuru, tümör vb.)" dedi. Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, baş ağrısının dikkate alınması gereken durumları ise, "Sabahları uyandıran veya kusmayla birlikte olan ağrı. Gün geçtikçe şiddeti artan ağrı. Kafa travması sonrası başlayan ağrı. Ateş, ense sertliği, bilinç değişikliği, nöbet eşlik etmesi. Görme bozukluğu, çift görme, dengesizlik" ifadelerini kullandı. Tanı nasıl konur Tanıda doktorun ağrının süresi, sıklığı, eşlik eden belirtiler ve nörolojik muayeneyi değerlendirdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Gerekirse göz muayenesi, kan testleri veya beyin görüntülemesi yapılabilir" diye konuştu. Tedavi ve önlemler Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, tedavi ve önlemlere yönelik şunları ifade ederek, "Yeterli uyku, sıvı alımı, düzenli beslenme. Ekran süresinin azaltılması, stres yönetimi. Ağrı kesiciler yalnızca doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Migrenli çocuklarda tetikleyici gıdalardan (Çikolata, salam, kafeinli içecekler) kaçınılmalıdır." Ailelere öneriler Ailelere önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Baş ağrısı günlüğü tutun: Ne zaman başladı ne kadar sürdü ne yedi? Ağrı sonrası uyku veya kusma varsa not alın, düzenli göz muayenesi yaptırın ve gereksiz tetkik veya ilaçtan kaçının, gerekirse çocuk nöroloji uzmanına başvurun. Çocuklarda baş ağrısı çoğu zaman geçicidir, ancak bazı durumlar ciddi olabilir. Ailelerin dikkatli gözlemi ve zamanında hekim değerlendirmesi, çocukların sağlıklı gelişimi için çok önemlidir" diye konuştu.
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:36
Sivas Numune Hastanesinde gerçeğini aratmayan tatbikat
Sivas Numune Hastanesinde deprem, yangın tahliye ve Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer Tehditler (KBRN) tatbikatı gerçeğini aratmadı. Sivas Numune Hastanesinde afet ve acil durumlara hazırlık kapsamında Deprem, Yangın ve KBRN tehditlerine yönelik geniş çaplı bir tatbikat düzenlendi. Sivas Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, AFAD ve UMKE ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen tatbikatta, muhtemel bir acil duruma karşı hızlı ve etkin müdahale kabiliyetini arttırılması hedefledi. Tatbikat senaryosu gereği Sivas’ta meydana gelen bir depremle başladı. Ardından çıkan yangın ve KBRN tehdidinin eklenmesiyle, ekipler hızlı bir şekilde organize olarak tahliye, yangın söndürme işlemleri ve KBRN önlemlerini uygulandı. Tatbikatta sağlık personellerine, afet anında hasta güvenliğini nasıl sağlamaları ve bu tür olaylar karşısında ne tür önlemler almaları gerektiği uygulamalı olarak anlatıldı. Gerçeğini aratmayan tatbikatın ardından, Sivas Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri tüm personele yönelik yangın söndürme eğitimleri verdi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:36
Van’da 15 bin kadına normal doğum ve emzirme eğitimi
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, anne ve bebek sağlığına yönelik yürüttüğü bilinçlendirme çalışmalarına aralıksız devam ederken, ocak ayından bu yana ise 15 bin kadına normal doğum, anne sütü ve emzirme konularında eğitim verildi. Van’ın yanı sıra çevre illerden gelen kadınlara da hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ebe Polikliniği ve Gebe Okulu’nda; normal doğumun önemi, doğum evreleri, lohusalık, anne sütü ve bebek bakımı gibi konularda hem teorik hem de uygulamalı eğitimler düzenleniyor. Uzman doktorlar, ebeler, diyetisyenler, fizyoterapistler, psikologlar ve hemşirelerden oluşan çok disiplinli bir ekip tarafından verilen eğitimlerde, kadınlar doğum sürecine bilinçli ve güvenli şekilde hazırlanıyor. Hastane Başhekim Yardımcısı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mert Cenker Güney, normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Güney, "Normal doğumda annenin iyileşme süreci daha kısa, bebekle kurduğu psikolojik bağ ise daha güçlü oluyor. Zorunlu olmadıkça sezaryen yerine normal doğumu öneriyoruz. Doğumhanemizde uzman doktorlarımız ve ebelerimizle birlikte kadınlarımızı bu sürece en sağlıklı şekilde hazırlıyoruz" dedi. Normal doğum oranlarında son dönemde artış yaşandığını belirten Güney, "Eğitimlerimiz sayesinde bilinç düzeyi yükseldi, sezaryen oranlarında ciddi bir azalma sağladık. Kadınlarımız artık doğum sürecine daha bilinçli ve güçlü giriyor" ifadelerini kullandı. Anne sütüyle beslenmenin bebeklerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi için hayati önem taşıdığını hatırlatan Güney, şöyle devam etti: "Bir annenin bebeğine vereceği en büyük miras anne sütüdür. Anne sütüyle beslenen bebekler daha sağlıklı ve dirençli oluyor. Eğitimlere katılan annelerden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz."
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:34
Mesleğiniz üreme sağlığınızı etkiliyor olabiliyor
Ekseriyâ çalışma hayatındaki stres ve yoğunluk, çalışanların sağlığını ikinci plana atmasına neden olabiliyor. Stres ve yoğunlukla birlikte aslında çalışma ortamı da üreme sağlığını yakından etkiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, son yıllarda yapılan araştırmalara göre erkeklerde üreme sağlığının, seçilen meslekle doğrudan bağlantılı olabildiğini söyledi. Yapılan birçok çalışma ile üreme sağlığı üzerine negatif etkisi gösterilmiş etkenlere çalışma ortamında maruziyetin sperm kalitesi, üreme sağlığı ve üreme hormon dengesi üzerinde negatif etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Can Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, üreme sağlığıyla ilgili hangi mesleklerin daha riskli olduğu konusunda bilgiler paylaştı. Masa başı çalışan veya uzun süre oturanlarda meydana gelen testiste ısı artışı sperm üretimini olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Taşdemir, şöyle devam etti: "Buna ek olarak sıcak ortamlarda çalışması gereken kişilerin de dikkatli olması gerekiyor. Örneğin fırın işçileri, aşçılar, kaynak işi ile uğraşanlar, metal veya döküm sanayinde çalışanlar, cam ve seramik işçileri ve madencilerde riskler daha belirgin. Bir diğer risk; maruz kalınabilecek kimyasallar ile temas halinde olan meslekler. Kimyasalların sadece üreme sağlığını değil, vücutta birçok sistemi ilgilendiren etkileri olabilmekte ve bazı mesleklerde uzun süreli maruziyet meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Sadece deriye temas akla gelmemeli, ortamda havaya karışan kimyasalların solunması da vücutta benzer etkilere sahip olabilmektedir. Bu meslekler, laboratuvar çalışanları, temizlik bakım ürünleri veya ilaçlama işleriyle uğraş gösterenler, petrokimya ürün sanayi çalışanları, plastik kauçuk üretim tesislerinde çalışanlar, metalurji ve galvaniz işçileri, yalıtım malzemeleri, boya ve yapıştırıcı gibi kimyasalları sıklıkla kullanması gereken kişiler olarak kabaca listelenebilir." Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, vardiyalı çalışma şartları ile birlikte oluşan uyku düzenindeki aksama, yoğun stres ve değişen ortam şartları nedeniyle gelişebilen hormonal dengesizliğin, cinsel sağlığı ve üreme sağlığını negatif etkilediğini, hormonal dengesizliğin sadece cinsel isteği azaltabildiği için değil, sperm üretim sürecini yavaşlatabileceği veya durdurabileceği için de önem arz ettiğini kaydetti. Korunmak için ne yapmalı Tüm bu risklerden korunmak için meslek değiştirmeye gerek olmadığını, küçük önlemler alınmasının yeterli olacağını belirten Op. Dr. Taşdemir, "Örneğin masa başında çalışan veya uzun süre oturarak çalışmak zorundaysanız düzenli aralıklar ile ayağa kalkıp birkaç dakikalık turlar atabilirsiniz. Sıcak ortamda çalışıyorsanız ortam havalandırması veya klima benzeri sistemler kullanılması bir çözüm olabilir. Kimyasallar ile uğraş gösteren meslek mensuplarının ise uygun koruyucu ekipmanları temin etmesi, ortamın sık havalandırılması ve temas halinde hızla sağlık profesyonelleriyle irtibata geçilmesi gerekmektedir. Stresle başa çıkmanın yolu ise düzenli egzersiz, hobiler ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının edinilmesi olabilir" dedi. Erkek üreme sağlığının korunmasının yalnızca bireysel bir mesele değil toplum sağlığının da önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Taşdemir, "İşimiz hayatımızın büyük bir parçası olabilir. Ama sağlığımızı kaybettiğimizde ne kazancın ne de işin bir önemi kalır. Çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerin düzenli ürolojik kontrolünü ihmal etmemesi bir diğer önemli nokta. Bazen küçük yaşam tarzı değişiklikleri, gelecekte büyük sorunların önüne geçebilir" diye konuştu.
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:32
Öğrencilere göz taraması yapıldı
Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde Gazipaşa Ortaokulu’nda öğrencilerin göz sağlığını korumak ve görme problemlerini erken tespit etmek amacıyla "Snellen Göz Tarama Testi" uygulandı. Gazipaşa Ortaokulu’nda görev yapan okul rehber öğretmeni Ümran Kuran tarafından gerçekleştirilen tarama çerçevesinde 5.’nci sınıf öğrencilerinin görme keskinliği ölçüldü. Yapılan testler sayesinde öğrencilerin göz sağlığı hakkında ön bilgi edinilirken, görme problemi olabileceği değerlendirilen öğrencilerin ailelerine gerekli yönlendirmeler yapıldı. Okul yönetimi, bu uygulamanın çocukların akademik başarısına da katkı sağlayacağını vurgulayarak erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekti. Göz sağlığı taramaları sayesinde öğrencilerin eğitim hayatında yaşayabilecekleri görme kaynaklı sorunların önüne geçilmesi hedefleniyor.
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:03
Karabük’te 16 yaşındaki hastaya doğal diş nakli yapıldı
Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 16 yaşındaki bir hastaya doğal ve kalıcı bir çözüm sunan "diş ototransplantasyonu" yöntemi başarıyla uygulandı. İleri düzey çürük nedeniyle daimi azı dişi çekilen hastaya, yaşı gereği çene gelişimi devam ettiği için klasik implant tedavisi uygun görülmedi. Bunun yerine, hastanın ağzında gömülü halde bulunan yirmi yaş dişi, uzman ekip tarafından cerrahi operasyonla çıkarılarak çekilen dişin yerine nakledildi. "Kendi kanından elde edilen destekleyici biyomateryal kullanıldı" Operasyon sırasında, dişin sağlıklı bir şekilde tutunmasını sağlamak için hastanın kendi kanından elde edilen PRF (Platelet Rich Fibrin) materyali, nakil öncesi hazırlanan diş yuvasına yerleştirildi. Bu uygulama, doku iyileşmesini hızlandıran ve hücre yenilenmesini destekleyen doğal bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bu tedavi yöntemi, hastanın kendi dişi kullanıldığı için doğal görünüm, uyum ve fonksiyon açısından büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda, vücut tarafından kabul edilme oranı yüksek olduğundan, uzun vadeli başarı şansı da oldukça yüksek. Operasyon, Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olcay Özdemir ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Abdullah Çege tarafından başarıyla gerçekleştirildi. "Çocuk ve genç hastalar için güvenilir bir alternatif" Uzmanlar, diş ototransplantasyonunun, uygun şartlar oluştuğunda özellikle çocuk ve genç hastalarda diş kayıplarına karşı etkili ve güvenilir bir alternatif olduğunu vurguladı. Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Taylan Çebi ise, uygulamanın hastane bünyesinde gerçekleştirilmiş olmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölge halkına ileri düzey tedavi imkânları sunmaya devam edeceklerini belirtti.
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:32
Karabük’te marketlere sıkı denetim: Etiket, fiyat ve tarih tek tek kontrol edildi
Karabük Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki marketlerde fiyat, etiket ve son kullanma tarihi denetimi gerçekleştirdi. Özellikle zincir marketlerde yapılan kontrollerde raflardaki ürünler tek tek incelendi. Denetimlerde; temel gıda ürünlerinden temizlik malzemelerine kadar çok sayıda ürün mercek altına alındı. Raf ve kasa fiyatları arasındaki farklar kontrol edilirken, son kullanma tarihi geçmiş ürünlere rastlanan işletmelere yasal işlem uygulandı. Başkan Çetinkaya: "Vatandaşın sağlığı ve cebi için sahadayız" Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, denetimlerin hem halk sağlığı hem de tüketici hakları açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu açıklamada bulundu: "Hemşehrilerimizin gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesi için ekiplerimiz sahada. Kurallara uyan işletmecilerimize teşekkür ediyor, ihlallerin tespiti halinde cezai işlemleri tereddütsüz uyguluyoruz." Zabıta ekiplerinin düzenli ve periyodik denetimlerine kent genelinde devam edeceği bildirildi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:28
Menteşe Belediyesi kadınları bilinçlendiriyor
Menteşe Belediyesi ve Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğiyle, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Seçil Günay Avcı tarafından kadınlara yönelik "Menopoz Dönemine Dair Bilinçlendirme Seminerleri" başladı. Menteşe Belediyesi, kadınların yaşamın her döneminde sağlıklı, bilinçli ve güçlü bireyler olmalarına katkı sunmak amacıyla bilgilendirici ve farkındalık artırıcı çalışmalarını sürdürüyor. Kadın sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak ve menopoz sürecinin sağlıklı, bilinçli ve dengeli bir şekilde yönetilmesine destek olmak amacıyla başlatılan seminerlerin ilki geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. Eğitimler 9, 16 ve 23 Ekim tarihlerinde devam edecek. Dr. Seçil Günay Avcı tarafından verilen seminerlerde kadınlara, menopoz sürecinin fiziksel ve ruhsal etkileri ile bu dönemin sağlıklı şekilde yönetilmesine ilişkin bilgiler aktarılıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder