SAĞLIK
Türk Kızılay 161’inci yeni kan bağış noktasını Ankara’da hizmete açtı 15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:46:36 Türk Kızılay, ülke genelinde artan kan ihtiyacını karşılamak ve bağışa erişimi kolaylaştırmak amacıyla ülke genelinde 161’inci yeni kan bağış noktasını Ankara’da hizmete açtı. Türk Kızılay, Ankara’daki 11’inci kan bağış noktasını Batıkent’te hizmete açtı. Günlük 9 bin ünite kan ihtiyacına dikkat çekilirken, açılışa Ankara Yenimahalle Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ve Türk Kızılay Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can katılımıyla gerçekleşti. Türk Kızılay, Ülke genelinde 18 Bölgede 68 Kan Bağış Merkezi ile sabit ve mobil ekipler aracılığıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında her gün yaklaşık bin 140 hastanenin kan ihtiyacını karşıladığı yazılı olarak yapılan bilgilendirmede paylaşıldı. Bilgilendirme de gönüllü bağışçılardan temin edilen kanların hastanelere sevke hazır şekilde stoklarda bulundurulabilmesi için günlük yaklaşık 9 bin ünite kana ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Türk Kızılay’ı kan bağışında tarihi bir başarıya ulaştı Geçtiğimiz yıl hedeflenen 3 milyon ünite kan bağışına ulaşarak tarihi bir başarıya ulaşan Türk Kızılay, başta şehir meydanları olmak üzere Batıkent Kan Alma Birimi, Ankara’da hizmet veren 11’inci kan bağış noktası olarak yılda 10 bin üniteyi aşkın kan bağışı toplanmasını sağlayacak. Bir yılda kat edilen mesafe, dünyanın etrafını 8 kez dolaşmaya eşdeğerdir Açılış konuşmasın da Kızılay Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can, Bugün gelinen noktada, 2025 yılında 3 milyon ünite kan alınarak, bağışçılarımızın gönülden verdiği bu bağışlarla milletin hizmetine sunulduğunu belirterek, tarihi bir rekor olduğunu vurguladı. Can, sözlerine şöyle devam etti: "3 milyon ünite kanı nasıl sağlıyoruz? Türkiye genelinde 300’ün üzerinde noktada faaliyet gösteriyoruz. Her gün yaklaşık 9 bin ünite kan alıyor, bunu 18 bölge merkezine taşıyor ve testlerden geçiriyoruz. Ardından yaklaşık bin 200 hastaneye ulaştırıyoruz. Bu inanılmaz bir organizasyondur. Her gün bu sistemi yürütüyoruz. Çünkü kan, milli bir meseledir. Bu nedenle bu önemli görevi yaklaşık 4 bin personel ve bine yakın araçla sürdürüyoruz. Yaptığımız bu hizmetle, bir yılda kat edilen mesafe neredeyse dünyanın etrafını 8 kez dolaşmaya eşdeğerdir." Milletimiz Kızılay’a güveniyor ve sahip çıkıyor. Bir ünite kan, üç insanın hayatına can kattığını vurgulayan Can, "Bu nedenle düzenli kan bağışçılarımızın artmasını istiyoruz. 2025 itibarıyla düzenli bağış oranı yüzde 47’ye ulaşmıştır. Bu çok kıymetli bir seviyedir. Bu şu anlama gelir: Milletimiz Kızılay’a güveniyor ve sahip çıkıyor. Gönülden bağış yapan vatandaşlarımız bu güvenin en büyük göstergesidir" şeklinde konuştu. Verdikleri kanın kime gittiğini bilmeden insanlık için bağışta bulunmaktadır Ankara Yenimahalle Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu konuşmasın da "157 yıl önce yaralı askerlere yardım amacıyla kurulmuş olsa da bugün dünyanın neresinde bir ihtiyaç varsa oraya ulaşmaktadır. Kan bağışçıları da bu anlayışla hareket etmektedir. Verdikleri kanın kime gittiğini bilmeden insanlık için bağışta bulunmaktadırlar. Bu bağışı yapan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu açılışın yenilerine vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Türk Kızılay "Birbirimize Candan Bağlıyız" sloganıyla yürüttüğü kan bağışı kampanyası kapsamında açılış programı bitiminde hayırsever destekçilere plaket takdim edildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:57 Şah damarındaki darlığa Karotis stent müdahalesi Eskişehir Özel Ümit Batıkent Hastanesi’nde, şah damarında ileri derecede darlık tespit edilen 76 yaşındaki hastaya inme (felç) riskini azaltmaya yönelik karotis arter stentleme işlemi gerçekleştirildi. İşlemi gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer konuya ilişkin bilgi verdi. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın boyun bölgesindeki şah damarında (karotis arter) ileri derecede darlık tespit edildiğini anlatan Doç Dr. Göçer, yapılan müdahaleler hakkında, "Darlık tespit edilmesi üzerine açık cerrahiye gerek kalmadan, kasıktan girilerek endovasküler yöntemle müdahale planlandı. İşlem sırasında hastanın bilinci açık tutuldu. Kateter yardımıyla daralan damar bölgesine ulaşıldı ve plak oluşumunun bulunduğu alana stent yerleştirildi. Uygulama sayesinde damar açıklığı yeniden sağlanırken, beyne giden kan akışı da normale döndü." dedi. 30-45 dakika sürüyor Karotis arter darlığının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Hakan Göçer, "Beyne giden kan akışının azalması inme riskini artırır. Uygulanan stentleme işlemi ile damar içindeki daralma giderilerek kan akışı yeniden sağlanmaktadır" şeklinde konuştu. Göçer, hastaya uygulanan işlemin yaklaşık 30 ila 45 dakika sürdüğünü ifade ederek, "Boyun damarında ileri derecede darlık belirlenen hastamızda, açık cerrahiye gerek kalmadan karotis stent işlemini gerçekleştirdik. İşlem sonrası hastamızın kan akımı normale döndü, nörolojik durumu stabil olarak izlendi" dedi. Erken tanı ve zamanında müdahale İşlem sonrası hastanın kısa sürede mobilize olduğunu ve genel sağlık durumunun iyi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer, inme riskinin azaltılmasında erken tanı ve zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığını vurgulayarak özellikle baş dönmesi, geçici konuşma bozukluğu, görme kaybı, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:05 Kepez’de ‘Özgül Öğrenme Bozuklukları’ konuşuldu Kepez Belediyesi, çocukların öğrenme süreçlerinde yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve aileleri bilinçlendirmek amacıyla, "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri" düzenledi. Antalya Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen, "Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri yoğun ilgi gördü. Seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluklarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Uzmanlar, özellikle erken farkındalığın çocukların gelişim sürecinde kritik rol oynadığının altını çizdi. "Zeka geriliği değil, öğrenme güçlüğü" Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım, özgül öğrenme bozukluğunun çoğu zaman disleksi ya da öğrenme güçlüğü olarak bilindiğini ancak tanımlamada daha geniş bir kapsama sahip olduğunu belirterek, "Okuma, yazma ve matematik alanlarında çocukların en az 6 ay boyunca yapılan müdahalelere rağmen güçlük yaşamaya devam etmesi bu durumu işaret eder. Ancak bu bir zeka geriliği değildir" dedi. "Özel eğitim desteği önemli" Özgül öğrenme bozukluğunun hafif, orta ve ağır olmak üzere üç düzeyde değerlendirildiğini ifade eden Yıldırım, orta düzeydeki çocukların yoğun ve uzun süreli özel eğitim desteği olmadan yeterli akademik beceri kazanmasının zor olduğunu dile getirdi. Disleksinin erkek çocuklarda kızlara oranla iki kat daha fazla görüldüğünü aktaran Yıldırım, yazma güçlüğü yaşayan çocuklarda harf ve hece karıştırma, imla hataları, sağ-sol karışıklığı ve kendini yazılı ifade etmede zorlanma gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi. Ayrıca matematik alanındaki öğrenme güçlüğü olan (diskalkuli) çocukların sayı kavramlarını anlamakta zorlandığını ve zaman kavramlarında güçlük yaşayabildiğini belirtti. "Erken farkındalık çok önemli" Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzm. Dr. Merve Günay Ay ise özgül öğrenme bozukluğunun nedenlerine değinerek, durumun yüzde 50-70 oranında genetik temelli olduğunu söyledi. Ailelerde bu durumun bulunmasının çocukta görülme riskini 5 ila 12 kat artırdığını ifade ederek, çevresel faktörlerin de bu süreci etkilediğini belirtti. "Uzmana başvurulmalı" Ay, okul öncesi dönemde konuşma gecikmesi, kelime dağarcığında sınırlılık, renk ve sayı kavramlarını öğrenmede zorluk gibi belirtilerin erken sinyaller olabileceğini dile getirerek, "Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı" dedi. "Tanıda acele edilmemeli" Tanı sürecinde acele edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, öğrenme güçlüğü tanısı koyulmadan önce çocuğun yeterli eğitim alıp almadığının, görme gibi fiziksel sorunlarının olup olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tanı sürecinde zeka testleri ve özel değerlendirme bataryalarının kullanıldığını da sözlerine ekledi. "Okul öncesinde farklı testler" Çocukların okumasına, yazmasına ve aritmetik becerilerine bakıldığının da altını çizen Ay, okul öncesi çocuklara da farklı testlerle işitmeyle ilgili ve algısal testlerle sonuca ulaşıldığını bildirdi. Okul dönemindeki çocuklar için ise öncelikle yeterli eğitim almış mı, yeterli eğitim almasına rağmen öğrenmemiş mi bunlara bakıldığını sözlerine ekledi. Multidisipliner destek vurgusu Söyleşiye katılan her iki uzmanda, özgül öğrenme bozukluğunun uzun soluklu bir süreç olduğunu ve tedavide aile, okul, öğretmen ve uzman iş birliğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca bu tanıyı alan öğrencilerin eğitim hayatında ek süre, bireysel sınav ortamı gibi çeşitli haklara sahip olduğu da hatırlatıldı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:02 Kalp sağlığı için hayati uyarılar 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ednan Bayram, kalp hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Bayram, kalp sağlığını korumanın temelinde düzenli egzersiz, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve rutin sağlık kontrollerinin yer aldığını belirtti. Özellikle hipertansiyon, ateroskleroz ve diyabet gibi hastalıkların yanı sıra hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölüm oranlarını artırdığına dikkat çekti. Kardiyoloji alanının sadece tedaviyle sınırlı olmadığını, koruyucu hekimliğin de büyük önem taşıdığını ifade eden Bayram, erken teşhis ve düzenli takibin yaşam süresini ve kalitesini artırdığını söyledi. Bireye özel risk yönetiminin önemine değinen Bayram, herkesin kendi sağlık durumuna uygun önlemler alması gerektiğini vurguladı. Toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Bayram, "Düzenli kontrollerinizi aksatmayın, sağlıklı beslenin ve aktif bir yaşam sürün. Kalp sağlığı konusunda bilinçlenmek hepimizin sorumluluğudur" dedi. Kalp sağlığının yaşam boyu korunması gerektiğini hatırlatan Bayram, "Kalbiniz size bir ömür hizmet eder, ona iyi bakmak sizin elinizde" sözleriyle uyarılarını tamamladı.
Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetlerinin kapsamını ve niteliğini genişletiyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:44 Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetlerinin kapsamını ve niteliğini genişletiyor Ataşehirlilere sunduğu sağlık hizmetlerini artırmayı amaçlayan Ataşehir Belediyesi, bir yandan tıp merkezlerinin binalarını yenilerken bir yandan da araç filosunu genişletiyor. Ataşehir Belediyesi, ilçe halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla mevcut bulunan iki hasta nakil aracına ilave olarak, yeni bir hasta nakil aracı ve bir acil yardım ambulansı ekleyerek toplam araç sayısını 4’e yükseltti. Ataşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün sevk ve idaresinde, randevu sistemiyle çalışan hasta nakil araçları ve acil yardım ambulansıyla; Ataşehir’de ikamet eden binek araçlara binemeyecek durumda olan yatalak hastalara hafta içi mesai saatleri içerisinde nakil hizmeti sunuluyor. Sağlık merkezleriyle kapsamlı hizmet sağlanıyor Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetleri kapsamında; "Prof. Dr. Türkan Saylan Tıp Merkezi", "Gönüllü Hizmet Vakfı Huriye Öğücü Sağlık Polikliniği" ile "Kadın Sağlığı, Mamografi ve Kemik Yoğunluğu Görüntüleme Merkezi" ile muayene ve tedavi sağlıyor. "Yeni Hayat Gençlik Merkezi" ile bağımlılıkla mücadele, aile terapisi ve psikolojik destek hizmetleri sağlayan Ataşehir Belediyesi, "Evde Sağlık" hizmetleriyle de hasta, yatalak, engelli veya kronik rahatsızlığından dolayı bakıma muhtaç tüm Ataşehirlilerin yanında olmaya devam ediyor. Tıp Merkezi ve Mamografi Merkezi tek bir yapı altında buluşacak Ataşehir Belediyesi tarafından Atatürk Mahallesi’nde yapımı devam eden Mustafa Saffet Sağlık Kompleksi; Prof. Dr. Türkan Saylan Tıp Merkezi ile Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezi’ne ev sahipliği yapacak. Tıp Merkezi; acil müdahale alanı, röntgen, biyokimya, mikrobiyoloji, radyoloji, laboratuvar, diş ve 7 uzmanlık alanında poliklinik hizmetini yeni yerinde vermeye yakın bir zamanda başlayacak. Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezi ise kadınlara yönelik sağlık hizmetlerine yeni yerinde devam edecek. Geçtiğimiz ay yeni binasında hizmet vermeye başlayan "Gönüllü Hizmet Vakfı Huriye Öğücü Sağlık Polikliniği" de, Ataşehir halkına daha geniş alanda daha kaliteli sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlıyor. "Yatırımlarımızı sürdürüyor ve planlamalarımızı yapıyoruz" Ataşehir Belediyesi’nin sağlık hizmetleri hakkında bilgi veren Başkan Onursal Adıgüzel, "Ataşehirli komşularımızın güvenli ve kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyor ve planlamalarımızı yapıyoruz. Tıp merkezlerimizi yeniliyor, araç filomuzu güçlendiriyoruz. İki hasta nakil aracımız vardı, şimdi filomuza bir hasta nakil aracı ve bir acil yardım ambulansı katarak filomuzu büyütüyoruz. Hasta nakil ve ambulans hizmetlerimizle ihtiyaç sahibi komşularımızın yanlarında olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Karanfil de hayvanları unutmadı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:43 Veteriner Hekimler Odası Başkanı Karanfil de hayvanları unutmadı DÜZCE (İHA) – Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, yeni çıkartılan sahipsiz Hayvanlar yasasının sokak hayvanları sorununu azaltacağını umduklarını dile getirdi. Her yıl 4 Ekim’de kutlanan Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Düzce Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, basın açıklaması yayımladı. Vet. Hek. Karanfil açıklamasında yeni çıkartılan 5199 sayılı hayvanları koruma kanununun sahipsiz hayvanların korunması için bir sığınak olacağını umut ettiklerini belirterek şu ifadelere yer verdi, "İnsanoğlu, tabiatın dengesi için var olmaları gerektiğine inanmaya başladığı dünyamızın ortağı hayvanların daha iyi korunması, bakılması, beslenmesi, refahı amacıyla çeşitli örgütler kurmuştur. İlki Dünyada 1822 yılında İngiltere’de Hayvanları Koruma Birliği, ülkemizde 1908 yılında Hayvanları Koruma Derneği’dir. Hollanda’nın Lahey kentinde Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu kurulmuş, 1931 yılında aldığı bir kararla 04 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etmiştir. Her yıl ayrı bir tema ile kutlanan bugünün amacı evrende insanlardan başka canlılar olduğunu anlamak, onların yaşam alanlarına müdahale etmemek, yaşam hakkına saygı duymaktır. worldanimalday.org.uk’a göre bugünü kutlamanın misyonu ‘bir hayvanın statüsünü yükseltmek için dünya çapında hayvan standartlarını iyileştirmek’ olarak tanımlanmıştır. Bu yaşam ortaklarımızın beklentileri, yaşayacak kadar yemek-su, dışlanmamak, sevilmek ve güvenli bir bakıştır. Yaşam haklarına saygı duyulmayan, hayvan refahı hiçe sayılmış hayvan topluluğu yüreğimizi sızlatmalıdır." "Kanunun sahipsizlik kavramını bitirmesi açısından umut olacak" Şerif Ali Karanfil 5199 sayılı kanunun sahipsiz hayvanlar için sahiplilik kavramını getireceğine inandıklarını belirterek şunları dile getirdi, "Sahipsizlik kavramının sıkıntılarını hep yaşadığımız, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda eksikliğini düşünüp ifade ettiğimiz ve son değişiklikle belediye sınırları dışındaki hayvanlara sağlanacak hizmetler ve mücadele için, Özel İdarelere yetki ve sorumluluk verilmesinin, yaşadığımız sorunları önemli derecede azaltacağını düşünmekteyiz. 5199 sayılı yasada yapılan düzenleme ile sahipsiz hayvanları toplaması, kısırlaştırması ve aşılanıp sahiplendirinceye kadar hayvan bakımevlerinde tutma sorumluluğu ve yetkisi verilen Mahalli idarelerin sahiplendirme çalışmalarına, toplumun da öncelikle ticaretini yapanlardan ziyade bu idarelerden sahiplenme işlemini yaparak destek vermesi çözüme destek verecektir. Oda olarak bizler de hafta boyunca tüm Veteriner Hekimlerimiz ile birlikte okullarda bu bilinci ve hayvan sevgisini artırmaya yönelik programların içinde olmaktayız. Yeni düzenlemenin içinde nüfusu 25 binin altında kalan Belediyelerin Hayvan Bakımevi kurma zorunluluğu getirmemiş olması Ülkemizde 10 milyon, Düzce’de 10 bin civarında olan sahipsiz hayvan için yeni hayvan bakımevlerine ihtiyacını, mevcutlarının kapasitesinin artırılması zorunluluğunu beraberinde getirmektedir ki bu da on katı daha bakımevi anlamına gelmektedir. Yeni yaşam alanları oluşturulurken hayvan refahını önemsemek, asgari teknik ve hijyen şartlarına hassasiyet göstermek, yeterli derecede Veteriner Hekim, yardımcı veteriner sağlık personeli ve diğer personellerin istihdamı önemsenmelidir ki aksi bir durumunun çözüme katkı sağlamaktan uzaklaşacağı mesleki değerlendirmemizdir. Ülke çapında ihdasları yapılan Veteriner İşleri Daire Başkanlıkları ve Veteriner İşleri Müdürlüklerine teknik bir idarecilik olması da göz önünde bulundurularak Veteriner Hekimlerin atama ya da görevlendirmelerinin yapılması sorunun çözümü ve yönetilmesinde yapılacak en doğru uygulamaların başında gelecektir. Hayvan bakımevleri ve doğal yaşam alanlarında asgari teknik ve hijyen şartlarında yaşama fırsatı bulmuş yaşam haklarına saygı duyulan hayvanların varlığını gördüğümüz bir dünya ve Türkiye özlemi ile 4 Ekim Hayvanları Koruma Gününü kutluyorum."
Meme kanseri 20’li yaşlara kadar indi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:33 Meme kanseri 20’li yaşlara kadar indi Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen yürüyüş ve etkinliklerle erken tanının önemine dikkat çekildi. Tekirdağ sahilinde bir araya gelen vatandaşlar, pankartlarla marşlar eşliğinde sahil dolgu alanına kadar yürüdü. Yürüyüşe Tekirdağ Yelken Spor Kulübü sporcuları, denize açıldıkları yelkenlerle eşlik etti. Sahil dolgu alanında vatandaşlar, "Pembe Festival" sloganıyla kurulan stantları gezdi. Etkinlikte meme kanseriyle ilgili bilgilendirmeler yapılırken, erken teşhisin önemi vurgulandı. Tekirdağ Meme Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sibel Gürdal, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Ekim ayı bilindiği gibi Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Biz de bugün farkındalık etkinlikleri kapsamında meme kanserli hastalar için burada bir Pembe Festival düzenledik. Festivalde hem erken tanının önemini hem de meme kanserinin tedavi edilebilir, önlenebilir ve taranabilir bir hastalık olduğunu anlatabilmek için buradayız. Meme kanseri son yıllarda oldukça genç yaşlara kadar indi. 20’li, 30’lu yaşlarda görebiliyoruz. 40’lı yaşlardan sonra risk daha fazla artsa da artık erken yaşlara inmiş durumda. Buradan özellikle genç hastalara, gebelere ve lohusalara seslenmek istiyorum. Kanser tümörü süt gibi, süt bezesi gibi düşünülerek doktora gitmeleri geciktirilebiliyor. Bu çok önemli bir hata. Kadınların dikkatli olmaları gerekiyor, gebeyken de lohusayken de böyle bir ihtimali unutmadan doktora başvurmaları gerekir." Prof. Dr. Gürdal, ileri yaşlarda riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "20’li ve 30’lu yaşlarda tüm meme kanserlerinin yüzde 3’ünü görüyoruz ama yine de ortaya çıkabiliyor. Eğer elinize bir kitle geliyorsa ya da bir bulgu varsa, bu bir enfeksiyon gibi de görünebilir. Özellikle gençlerde mastit düşünülerek doktora başvurmaları geciktirildiğinde, biyopsi alınması ertelendiğinde daha kötü seyreden meme kanserlerinin tanısı geç konulabiliyor" dedi.
Dünya Yürüyüş Günü’nde sağlıklı yaşam için adım attılar
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:03 Dünya Yürüyüş Günü’nde sağlıklı yaşam için adım attılar 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü çerçevesinde, sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlıklı yaşam yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan’ın yanı sıra sağlık müdürlüğü yöneticileri ve sağlık personelinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, fiziksel aktivitenin bireylerin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Duygu Horoz; "Teknolojide yaşanan gelişmeler, masa başı işlerin artması ve hareketli yaşamın giderek azalması bizi her geçen gün daha da hareketsizleştiriyor. Oysa hareket etmek birçok kronik hastalığın önüne geçme noktasında çok önemli bir aktivite. Günde en az yarım saat yürümek sağlıklı yaşam için önemli. Bizlerde sağlıklı yaşama dikkat çekmek maksadıyla tüm mesai arkadaşlarımızla yürüyüş yaptık. Aynı zamanda ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olması münasebetiyle pembe renklerde kurdele takarak farkındalık oluşturmak istedik. Bu vesileyle 40-69 yaş arası tüm kadınları ilimizde hizmet sunan 9 adet sağlıklı hayat merkezimize mamografi çektirmeleri için davet ediyoruz" dedi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ise, Dünya Yürüyüş Günü’nün toplumsal farkındalık oluşturmak açısından değerli olduğunu ifade ederek; "Hareketsiz yaşam çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri. Bizler de hem vatandaşlarımıza örnek olmak hem de hareketli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz" diye konuştu.
Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:59 Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Kahraman, kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla Odunluk Mahallesi’nde ‘Rahim Ağzı Kanseri ve Kadın Sağlığı’ konulu bilgilendirme semineri düzenledi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, erken teşhisin önemi vurgulandı. "Yılda bir kez muayene hayat kurtarır" Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Kahraman, düzenli kontrollerin, tarama testlerinin ve HPV aşısının önemini hatırlattı. Konuşmasında, "Her kadın yılda en az bir kez jinekolojik muayenesini yaptırmalı. Erken teşhis hayat kurtarır" ifadelerini kullanan Kahraman, bilinçli davranışların kadınların en güçlü koruması olduğunu söyledi. Merak edilen sorular yanıt buldu Seminer, interaktif bir şekilde ilerleyerek katılımcıların doğrudan sorularını yöneltmesine imkan sağladı. HPV aşısının koruyuculuğu, tarama testlerinin başlama yaşı ve erken tanının tedaviye etkileri en çok ilgi gören başlıklar arasında yer aldı. Dr. Kahraman, "Rahim ağzı kanseri erken evrede tespit edildiğinde tamamen önlenebilir bir hastalıktır" diyerek farkındalığın önemini bir kez daha vurguladı. Odunluk Muhtarlığı iş birliğiyle ücretsiz gerçekleştirilen etkinlik sonunda katılımcılar, bu tür bilgilendirme toplantılarının toplum sağlığı açısından büyük değer taşıdığını belirterek teşekkürlerini iletti.