SAĞLIK
15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:46 Türk Kızılay 161’inci yeni kan bağış noktasını Ankara’da hizmete açtı Türk Kızılay, ülke genelinde artan kan ihtiyacını karşılamak ve bağışa erişimi kolaylaştırmak amacıyla ülke genelinde 161’inci yeni kan bağış noktasını Ankara’da hizmete açtı. Türk Kızılay, Ankara’daki 11’inci kan bağış noktasını Batıkent’te hizmete açtı. Günlük 9 bin ünite kan ihtiyacına dikkat çekilirken, açılışa Ankara Yenimahalle Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ve Türk Kızılay Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can katılımıyla gerçekleşti. Türk Kızılay, Ülke genelinde 18 Bölgede 68 Kan Bağış Merkezi ile sabit ve mobil ekipler aracılığıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında her gün yaklaşık bin 140 hastanenin kan ihtiyacını karşıladığı yazılı olarak yapılan bilgilendirmede paylaşıldı. Bilgilendirme de gönüllü bağışçılardan temin edilen kanların hastanelere sevke hazır şekilde stoklarda bulundurulabilmesi için günlük yaklaşık 9 bin ünite kana ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Türk Kızılay’ı kan bağışında tarihi bir başarıya ulaştı Geçtiğimiz yıl hedeflenen 3 milyon ünite kan bağışına ulaşarak tarihi bir başarıya ulaşan Türk Kızılay, başta şehir meydanları olmak üzere Batıkent Kan Alma Birimi, Ankara’da hizmet veren 11’inci kan bağış noktası olarak yılda 10 bin üniteyi aşkın kan bağışı toplanmasını sağlayacak. Bir yılda kat edilen mesafe, dünyanın etrafını 8 kez dolaşmaya eşdeğerdir Açılış konuşmasın da Kızılay Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can, Bugün gelinen noktada, 2025 yılında 3 milyon ünite kan alınarak, bağışçılarımızın gönülden verdiği bu bağışlarla milletin hizmetine sunulduğunu belirterek, tarihi bir rekor olduğunu vurguladı. Can, sözlerine şöyle devam etti: "3 milyon ünite kanı nasıl sağlıyoruz? Türkiye genelinde 300’ün üzerinde noktada faaliyet gösteriyoruz. Her gün yaklaşık 9 bin ünite kan alıyor, bunu 18 bölge merkezine taşıyor ve testlerden geçiriyoruz. Ardından yaklaşık bin 200 hastaneye ulaştırıyoruz. Bu inanılmaz bir organizasyondur. Her gün bu sistemi yürütüyoruz. Çünkü kan, milli bir meseledir. Bu nedenle bu önemli görevi yaklaşık 4 bin personel ve bine yakın araçla sürdürüyoruz. Yaptığımız bu hizmetle, bir yılda kat edilen mesafe neredeyse dünyanın etrafını 8 kez dolaşmaya eşdeğerdir." Milletimiz Kızılay’a güveniyor ve sahip çıkıyor. Bir ünite kan, üç insanın hayatına can kattığını vurgulayan Can, "Bu nedenle düzenli kan bağışçılarımızın artmasını istiyoruz. 2025 itibarıyla düzenli bağış oranı yüzde 47’ye ulaşmıştır. Bu çok kıymetli bir seviyedir. Bu şu anlama gelir: Milletimiz Kızılay’a güveniyor ve sahip çıkıyor. Gönülden bağış yapan vatandaşlarımız bu güvenin en büyük göstergesidir" şeklinde konuştu. Verdikleri kanın kime gittiğini bilmeden insanlık için bağışta bulunmaktadır Ankara Yenimahalle Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu konuşmasın da "157 yıl önce yaralı askerlere yardım amacıyla kurulmuş olsa da bugün dünyanın neresinde bir ihtiyaç varsa oraya ulaşmaktadır. Kan bağışçıları da bu anlayışla hareket etmektedir. Verdikleri kanın kime gittiğini bilmeden insanlık için bağışta bulunmaktadırlar. Bu bağışı yapan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu açılışın yenilerine vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Türk Kızılay "Birbirimize Candan Bağlıyız" sloganıyla yürüttüğü kan bağışı kampanyası kapsamında açılış programı bitiminde hayırsever destekçilere plaket takdim edildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:57 Şah damarındaki darlığa Karotis stent müdahalesi Eskişehir Özel Ümit Batıkent Hastanesi’nde, şah damarında ileri derecede darlık tespit edilen 76 yaşındaki hastaya inme (felç) riskini azaltmaya yönelik karotis arter stentleme işlemi gerçekleştirildi. İşlemi gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer konuya ilişkin bilgi verdi. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın boyun bölgesindeki şah damarında (karotis arter) ileri derecede darlık tespit edildiğini anlatan Doç Dr. Göçer, yapılan müdahaleler hakkında, "Darlık tespit edilmesi üzerine açık cerrahiye gerek kalmadan, kasıktan girilerek endovasküler yöntemle müdahale planlandı. İşlem sırasında hastanın bilinci açık tutuldu. Kateter yardımıyla daralan damar bölgesine ulaşıldı ve plak oluşumunun bulunduğu alana stent yerleştirildi. Uygulama sayesinde damar açıklığı yeniden sağlanırken, beyne giden kan akışı da normale döndü." dedi. 30-45 dakika sürüyor Karotis arter darlığının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Hakan Göçer, "Beyne giden kan akışının azalması inme riskini artırır. Uygulanan stentleme işlemi ile damar içindeki daralma giderilerek kan akışı yeniden sağlanmaktadır" şeklinde konuştu. Göçer, hastaya uygulanan işlemin yaklaşık 30 ila 45 dakika sürdüğünü ifade ederek, "Boyun damarında ileri derecede darlık belirlenen hastamızda, açık cerrahiye gerek kalmadan karotis stent işlemini gerçekleştirdik. İşlem sonrası hastamızın kan akımı normale döndü, nörolojik durumu stabil olarak izlendi" dedi. Erken tanı ve zamanında müdahale İşlem sonrası hastanın kısa sürede mobilize olduğunu ve genel sağlık durumunun iyi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer, inme riskinin azaltılmasında erken tanı ve zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığını vurgulayarak özellikle baş dönmesi, geçici konuşma bozukluğu, görme kaybı, kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti.
Dünya Yürüyüş Günü’nde sağlıklı yaşam için adım attılar
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:03 Dünya Yürüyüş Günü’nde sağlıklı yaşam için adım attılar 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü çerçevesinde, sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlıklı yaşam yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan’ın yanı sıra sağlık müdürlüğü yöneticileri ve sağlık personelinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, fiziksel aktivitenin bireylerin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Duygu Horoz; "Teknolojide yaşanan gelişmeler, masa başı işlerin artması ve hareketli yaşamın giderek azalması bizi her geçen gün daha da hareketsizleştiriyor. Oysa hareket etmek birçok kronik hastalığın önüne geçme noktasında çok önemli bir aktivite. Günde en az yarım saat yürümek sağlıklı yaşam için önemli. Bizlerde sağlıklı yaşama dikkat çekmek maksadıyla tüm mesai arkadaşlarımızla yürüyüş yaptık. Aynı zamanda ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olması münasebetiyle pembe renklerde kurdele takarak farkındalık oluşturmak istedik. Bu vesileyle 40-69 yaş arası tüm kadınları ilimizde hizmet sunan 9 adet sağlıklı hayat merkezimize mamografi çektirmeleri için davet ediyoruz" dedi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ise, Dünya Yürüyüş Günü’nün toplumsal farkındalık oluşturmak açısından değerli olduğunu ifade ederek; "Hareketsiz yaşam çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri. Bizler de hem vatandaşlarımıza örnek olmak hem de hareketli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz" diye konuştu.
Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:59 Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Kahraman, kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla Odunluk Mahallesi’nde ‘Rahim Ağzı Kanseri ve Kadın Sağlığı’ konulu bilgilendirme semineri düzenledi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, erken teşhisin önemi vurgulandı. "Yılda bir kez muayene hayat kurtarır" Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Kahraman, düzenli kontrollerin, tarama testlerinin ve HPV aşısının önemini hatırlattı. Konuşmasında, "Her kadın yılda en az bir kez jinekolojik muayenesini yaptırmalı. Erken teşhis hayat kurtarır" ifadelerini kullanan Kahraman, bilinçli davranışların kadınların en güçlü koruması olduğunu söyledi. Merak edilen sorular yanıt buldu Seminer, interaktif bir şekilde ilerleyerek katılımcıların doğrudan sorularını yöneltmesine imkan sağladı. HPV aşısının koruyuculuğu, tarama testlerinin başlama yaşı ve erken tanının tedaviye etkileri en çok ilgi gören başlıklar arasında yer aldı. Dr. Kahraman, "Rahim ağzı kanseri erken evrede tespit edildiğinde tamamen önlenebilir bir hastalıktır" diyerek farkındalığın önemini bir kez daha vurguladı. Odunluk Muhtarlığı iş birliğiyle ücretsiz gerçekleştirilen etkinlik sonunda katılımcılar, bu tür bilgilendirme toplantılarının toplum sağlığı açısından büyük değer taşıdığını belirterek teşekkürlerini iletti.
PUADER Kastamonu Pediatri Günleri sempozyumu başladı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:39 PUADER Kastamonu Pediatri Günleri sempozyumu başladı Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, çocukların sağlığına yapılan her yatırımın, aslında geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu belirterek, "Çocukların gülümsemeleri, neşeleri ve sağlıklı bir hayat sürmeleri, bizler için önemli bir motivasyon kaynağıdır" dedi. Kastamonu Üniversitesi ile Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği tarafından düzenlenen "PUADER Kastamonu Pediatri Günleri" sempozyumu Kastamonu Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Her bir çocuğun sağlıklı büyümesi, gelişmesi ve potansiyeline ulaşması, sadece onların değil, tüm insanlığın geleceği için hayati öneme sahiptir. Biliyoruz ki çocuklarımızın sağlığına yapılan her yatırım, aslında geleceğimize yapılan bir yatırımdır. Onların gülümsemeleri, neşeleri ve sağlıklı bir hayat sürmeleri, bizler için önemli bir motivasyon kaynağı. Siz çocuk hekimlerinin bu bilinçle özveri ve sorumlulukla çalıştıklarını görüyor ve gayretlerinize birer ebeveyn olarak yakinen şahit oluyoruz. Teknolojinin hızla ilerlediği, bilimsel bilginin sürekli yenilendiği bir çağda yaşıyoruz. Tüm alanlarda olduğu gibi Pediatri alanı da bu değişimden nasibini alıyor. Genetikten beslenmeye, aşılamadan kronik hastalıklara kadar geniş bir yelpazede, çocuklarımızın sağlığını daha iyi korumak ve iyileştirmek için sürekli yeni yollar araştırılmakta. Alanında uzman konuşmacılarımızın sunumları, vaka tartışmaları ile bilgi ve tecrübelerini paylaşma fırsatı bulacağı bu platformun, faydalı bir öğrenme ve iş birliği ortamı olacağına yürekten inanıyorum" dedi. "Anadolu’nun biraz sahipsiz kaldığını hissettik" Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar ise, "Yaklaşık 2,5 yıl önce derneğe geldiğimizde, ‘acaba farklı bir şeyler yapabilir miyiz?’ düşüncesiyle yola çıktık. Çünkü aynı şeyleri tekrarlamak ya da başkalarının yaptığını yapmak bize uygun değildi. Bu sebeple Anadolu’nun biraz sahipsiz kaldığını hissettik. Anadolu’daki ateşi yeniden yakmayı kendimize görev bildik. Bu doğrultuda bölgesel toplantılar ve kongrelerimizi ‘Anadolu Şehir Kongreleri’ formatında yapmaya başladık. Şu ana kadar sayısız kongre ve toplantı düzenledik. Hakikaten talep çok fazla, biz de bunları karşılamaya çalışıyoruz. Amacımız, genç arkadaşlarımıza sahip çıkmak ve Anadolu’daki meslektaşlarımızın yalnız olmadıklarını hissettirmektir. Ben de 9 yıl Isparta’da çalıştım. Şu anda İzmir’den geliyorum ama Türkiye sadece üç büyük şehirden ibaret değil. Anadolu’da çok fedakar çalışan, büyük işler yapan meslektaşlarımız var. Ancak seslerini duyurmakta bazı sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Biz de bu konuda yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Bu nedenle bu tür toplantılar çok önemlidir" diye konuştu. "Hem bilimsel açıdan hem sosyal açıdan zengin bir program olacak" Bu yıl Bursa’da kongre yapma planlarının olduğunu söyleyen Dernek Başkanı Prof. Dr. Dündar, "Hem bilimsel açıdan hem sosyal açıdan zengin bir program olacak. Herkesi Bursa’ya bekliyoruz. Bunların dışında çocuk sağlığı kliniğimiz var. Buna da destek vermenizi istiyoruz. Pandemi döneminde bu fikir ortaya çıktı, fakat sadece pandemiyle sınırlı değil. Pandemide özellikle Anadolu’daki ve Türkiye’nin her yerindeki pediatri uzmanlarımıza, çocuk sağlığı yönetimlerine çok faydalı oldu. Bu nedenle eğitim toplantılarımızı da buradan yapıyoruz ve sürdürmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Geleceğimiz hem beden hem de ruh sağlığı açısından ne kadar sağlıklı olursa, geleceğimiz de o kadar sağlıklı olur" Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı da, "Çocuklar bizim için çok kıymetli ve çok önemlidir. Geleceğimiz hem beden hem de ruh sağlığı açısından ne kadar sağlıklı olursa, geleceğimiz de o kadar sağlıklı olur. Bunun bilincindeyiz. Ancak bizlere çok büyük görevler düşüyor. Ben kardiyoloji uzmanıyım. İhtisasa başladığım dönemde kardiyoloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları en çok tercih edilen, herkesin girmek istediği branşlardı. Fakat geldiğimiz noktada bazı sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Oysa bu alanlar çok önemli ve kesinlikle ihmal edilemez. Hepimizin çocukları ve geleceği var. Bu açıdan çocuk sağlığı ve hastalıkları alanındaki gelişmeleri ve ihtiyaçları her yönüyle meslektaşlarımıza, öğrencilerimize aktarmamız, bu branşın tekrar değerli olduğu yere gelmesini sağlamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Çocuk sağlığı, yalnızca tıbbın bir dalı değil, toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır" Sempozyum Eş Başkanı aynı zamanda Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eren Yıldız ise "Burada çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında güncel gelişmeleri paylaşmak ve mesleki deneyimlerimizi aktarmak için bir aradayız. Etkinliğimizin Kastamonu’da düzenleniyor olması bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Ülkemizin birçok noktasından değerli meslektaşlarımızın katılımı, bu sempozyumu ulusal ölçekte önemli bir bilimsel buluşma haline getirmektedir. Üstelik bu şehirde bugüne kadar bu büyüklükte bir tıp sempozyumu yapılmamış olması, bu sempozyumu Kastamonu için tarihi bir adım ve anlamlı bir başlangıç haline getirmektedir. Çocuk sağlığı, yalnızca tıbbın bir dalı değil, toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır. Sağlıklı büyüyen çocuklar; güçlü, üretken ve umut dolu bir toplumun teminatıdır. Bu nedenle çocukların sağlığını korumak ve geliştirmek, hepimizin en temel sorumluluğudur. Bilimsel sempozyumlar da bu sorumluluğu yerine getirmemizde bizlere yol gösteren en önemli platformlardır" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel etkinliklere verdiği güçlü desteğin çok değerli olduğunu söyleyen Yıldız, "2019 yılında Kastamonu’ya uzman doktor olarak atandım. Hep aklımı kurcalayan bir hayalim vardı, Kastamonu’da bir sempozyum planlamak. 2 ay gibi kısa bir sürede temelleri atılıp büyüyen bir organizasyon oldu. 15-20 kişilik bir toplantı yapalım düşüncesi ile çıktığımız bu yolda 250 kişiyi bu salonda toplamış olmak bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Panelde konunun uzmanları tarafından katılımcılara bilgiler aktarıldı.
5. Uluslararası Rahim Nakli Kongresi tamamlandı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:27 5. Uluslararası Rahim Nakli Kongresi tamamlandı Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Uterus Nakli Kongresi sona erdi. Kongrenin kapanış oturumuna dünyada ilk rahim nakli yapılan Derya Sert oğlu "Ömer Özkan" ile, ikinci rahim nakli hastası Havva Erdem ise kızı "Özlenen" ile sahneye çıkarak deneyimlerini anlattı. Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ve alanında dünyanın en önemli bilimsel buluşmalarından biri kabul edilen 5. Uluslararası Uterus (Rahim) Nakli Kongresi geniş katılımla tamamlandı. Dünyada kadavradan ilk rahim naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın başkanlığında 2-3 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen kongreye 20 ülkeden İsveç, ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, Güney Kore, Brezilya ve Hindistan’ın da bulunduğu öncü merkezlerden yaklaşık 100 bilim insanı katıldı. Gelecek odaklı tartışmalar İki gün süren kongrede nakil öncesi değerlendirme yöntemlerinden komplikasyonlara, gebelik süreçlerinden etik boyutlara kadar çok sayıda konu ele alındı. İkinci gün oturumlarında ise rahim naklinin geleceği ele alınarak, etik boyutlar, maliyet karşılaştırmaları ve yapay over çalışmaları tartışıldı. Kongrede Prof. Dr. Ömer Özkan’ın yönettiği "Hastaların Deneyimleri" başlıklı son oturumda, dünyada ilk rahim nakli yapılan Derya Sert, oğlu "Ömer Özkan" ile, ikinci rahim nakli hastası Havva Erdem ise kızı "Özlenen" ile yer aldı. Sahneye ailesiyle çıkan iki anne, yaşadıkları tarihi süreci ve duydukları mutluluğu katılımcılarla paylaştı. Bu özel anlar, kongreye ayrı bir anlam kattı. "İlk olmanın sorumluluğunu taşıyorum" Derya Sert, "Ömer hocamla karşılaşmamız 2008 yılına dayanıyor. Zor ama çok güzel bir süreç geçirdik. İyi ki Allah karşımıza çıkartmış. Önce Allah, sonra Ömer hocama ve Özlenen hocama teşekkür ediyorum. Çok başka bir duyguymuş annelik. Nakil olalı 15 yıl oluyor. 9 yıl sonra yavrumuza kavuştuk. Gül vakti geldiği zaman açarmış, biz de o vakti bekledik. İyi ki Ömer hocamızın ve bizim bu sabrımız varmış." diye konuştu. Sert ayrıca, kendi izniyle sürecin kamuoyuna aktarıldığını belirterek, "İyi ki paylaşmışız, çünkü benim gibi çok kadın varmış. Bana ulaşan kadınlar oluyor, süreçle ilgili sorular soruyorlar. İlk ben olduğum için bu sorumluluğu taşımaktan mutluluk duyuyorum." dedi. "Akdeniz Üniversitesi bizim ikinci evimiz oldu" Havva Erdem ise, "Böyle değerli hocaların önünde konuşmak benim için onur. Ömer hocamın hastası olduğum için çok şanslıyım. Bizlere bu mutluluğu yaşattılar, bu mutluluğa sebep oldular. Ömer hocama ve Özlenen hocama çok teşekkür ediyorum. Akdeniz Üniversitesi artık bizim ikinci bir evimiz oldu. Orası bizim ailemiz. Dilerim ki bizden sonra bekleyen tüm kadınlar da bu mutluluğu yaşarlar." sözleriyle duygularını paylaştı. "Bilimsel öncülüğümüzden gurur duyuyoruz" Akdeniz Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği dünyanın ilk rahim nakli ile bu alanda öncü olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bugün dünyada 140’tan fazla rahim nakli yapıldı ve onlarca sağlıklı doğum gerçekleşti. Ama en önemlisi, burada yaptığımız çalışmaların insan hayatına nasıl dokunduğunu ve yaşamları nasıl değiştirdiğini kendi gözlerimizle gördük. İlk rahim nakli hastamız ve bebeklerimizin dünyanın en önemli bilim insanlarıyla aynı sahnede yer alması, bilimin hayata dokunan gücünün en somut göstergesidir. Bu, bizim için gurur verici bir andı." ifadelerini kullandı. "Gelecekteki bilimsel iş birliklerinin temelini oluşturacak" Kongre Başkanı Prof. Dr. Ömer Özkan ise rahim naklinin 15 yıllık yolculuğunda kaydedilen gelişmeleri değerlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Bu kongre boyunca neler başardığımızı, daha güvenli ve başarılı nakiller için neler yapabileceğimizi konuştuk. Antalya’da dünyanın en önemli uzmanlarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Rahim nakli, tıbbın yalnızca bilimsel yönünü değil, aynı zamanda insana umut ve yeni bir yaşam sunan yönünü de gözler önüne seriyor. Bu buluşma, gelecekteki bilimsel iş birliklerinin de temelini oluşturacak."
Organ bağışının lider bölgesi sempozyumda bir araya geldi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 11:19 Organ bağışının lider bölgesi sempozyumda bir araya geldi Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, organ nakli sürecinde görevli profesyonel sağlık çalışanlarının ve organ nakil koordinatörlerinin bilgi ve deneyimlerini artırmak amacıyla "Beyin Ölümü Tespiti ve Donör Bakımı Farkındalık Sempozyumu" düzenledi. Sağlık Bakanlığı’nın, son dönem organ yetmezliğinin tek tedavi şekli olan organ nakli konusunda ilgili sağlık profesyonellerinin eğitilmeleri ve vatandaşların farkındalıklarının arttırılarak toplumda organ bağışı konusunda bilinç oluşturulması yönünde çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bu sebeple, Organ ve Doku Nakli Bursa Bölgesi de, sahada vatandaşlara yönelik sürdürdüğü çalışmaların yanı sıra organ nakil süreçlerinde bulunan profesyonellerin deneyimlerini arttırabilmek amacıyla sempozyum düzenledi. Beyin ölümü tespiti ve donör bakımında karşılaşılan zorluklar ve organ bağışında medyanın rolü gibi konuların da ele alındığı sempozyuma; Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Ayşegül Şahin, Ulusal Koordinasyon Merkezi Koordinatörü Fatma Toprak, Organ Nakli Koordinatörleri Derneği (ONKOD) Başkanı Nilgün Bilal ile Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Fahire Gündüz ve Bursa bölgesinde yer alan organ nakil koordinasyonu merkezlerinde görevli yaklaşık doksan kişi katıldı. Katılımcılar, Türkiye’de organ bağışı ve nakli ile ilgili yaşanan güncel gelişmeleri, etik ve yasal süreçleri, beyin ölümü tespiti için kullanılan en yeni teknolojileri ve donör bakımındaki en iyi uygulamaları tartışma fırsatı buldu. ’Organ Bağışı Toplum Olarak Duyarlı Olmamız Gereken Bir Konu’ Sempozyumun açılış konuşmasında, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Fahire Gündüz, organ bağışı konusundaki farkındalık eksikliklerinin giderilmesi gerektiğinin altını çizerek, bu tür sempozyumların çok önemli bir misyon üstlendiğini belirtti. Dr. Gündüz, "Beyin ölümü tespiti ve donör bakımı, sadece tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda toplum olarak duyarlı olmamız gereken bir konu. Bu tür etkinlikler, daha fazla insanı organ bağışı yapmaya teşvik edecektir" dedi. Organ ve Doku Nakli Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Gülbahar Çalışkan ve farklı merkezlerden organ nakil koordinatörlerinin çeşitli sunumlarıyla devam eden sempozyumda, katılımcılar, beyin ölümü tespiti protokollerinin doğru şekilde uygulanmasının ne denli kritik olduğunu vurgulayan oturumlara katıldı. Oturumlarda ayrıca, donör bakımında karşılaşılan etik ve pratik zorluklar ele alındı.
Üniversitede anne sütünün önemi anlatıldı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 09:15 Üniversitede anne sütünün önemi anlatıldı Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 1-7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla farkındalık standı açılarak, vatandaşlar bilgilendirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan Servisi tarafından açılan standı; Başhekim Yardımcısı ve Başmüdür Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Fuat Çetin, Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Şükriye Özde, Başhemşire Yardımcısı İlknur Kuzyaka ve Hastane personeli de standı ziyaret ederek etkinliğe destek verdi. Standı ziyaret eden vatandaşlara; emzirme teknikleri, emzirme pozisyonları, süt üretimini artırma yöntemleri ve anne sütünün bebekler için faydaları hakkında bilgi verilerek, Sağlık Bakanlığı ve Düzce Üniversitesi’nin hazırladığı bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Standı ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Başhekim Yardımcısı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şükriye Özde, sağlıklı bir büyümeye giden yolda atılması gereken ilk adımın anne sütü ile emzirmenin korunması, desteklenmesi ve yaygınlaştırılması olduğunu vurguladı. Dr. Şükriye Özde, emzirmenin sağlıklı bir bebek yetiştirmenin yanında, annenin sağlığını korumada önemli olduğuna vurgu yaptı. Anne sütünün önemi hakkında farkındalığı artırmak için açılan standın oldukça faydalı bir çalışma olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Şükriye Özde, emeği geçenlere ve katkı sağlayanlara teşekkür etti.