SAĞLIK
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Topaloğlu: "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" 15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:10:11 Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor" dedi. Bilkent Şehir Hastanesi’nde 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla düzenlenen programda, toplumda kalp ve damar hastalıklarına yönelik bilinç düzeyinin artırılması, erken teşhisin önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Uzman doktorlar tarafından ‘koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli’ doğrultusunda sunumların yapıldığı etkinlikte Azize Nasıroğlu Eğitim ve Konferans Salonu’nun açılışı da gerçekleştirildi. Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çekerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Kalp sağlığının toplum sağlığı açısından kritik bir yer tuttuğunu belirten Topaloğlu, bu gibi çalışmalarla birlikte farkındalıkların artarak devam edeceğini söyledi. "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" Avrupa’da kalp damar hastalıkları sebebiyle ölüm sayısının azaldığını, fakat Türkiye’de bu sayının stabil kaldığını belirten Topaloğlu, "Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, tıbbın en disiplinli ve belki de en özverili işleyen branşlarından bazıları. Türk Kardiyoloji Derneği ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği köklü saygın derneklerin başında olup, hem halk sağlığına hem de temsil ettikleri meslek gruplarına yönelik çok başarılı işlere imza atmışlardır. Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da bu sayının geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor. Biz kardiyologlar olarak kalp damar hastalıklarını önlenebilir sağlık sorunu olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten hastanın sigara içmesine engel olabilirsiniz, tansiyonunu kontrol altına alabilirsiniz, diyabetiyle mücadele edebilirsiniz, hareketsizliğini engelleyip harekete geçirebilirsiniz. İşte bu durumda bu hastanın kalp hastalığını önleyebiliyorsunuz veya geciktirebiliyorsunuz. Bu nedenle hastalık oluşmadan mutlaka doktor olarak devreye girip, bu hastalıkları oluşmadan engellememiz gerekir" diye konuştu. "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun sağlık hizmetlerini kuvvetlendirmek için önemli çalışmalar yaptığını dile getiren Topaloğlu, "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi. Bu konuyla ilgili de obeziteyle ve sigarayla ilgili mücadeleyi ön planda tuttu. Sağlık hizmetlerini kuvvetlendirdi. Vatandaşlarımızla birebir iletişimle birlikte kronik hastalık takiplerini yaptı. Sigarayla ve tansiyonla mücadeleyi başlattı. Bunlar şu anda bu mücadelenin önemli ayağını teşkil ediyor. Sağlık Politikalar Kurulu olarak bu yıl içerisinde Sağlık Bakanlığımızla çok önemli projeler gerçekleştirdik. Bunlardan en önemlisi otomatik eksternal defibrilatörler. Otomatik eksternal defibrilatörlerin kamusal alanda yaygınlaştırılmasıyla ilgili Sağlık Bakanlığımız yönetmeliği çıkardı. Bunun lansmanını yaptık. 3 yıl içerisinde 80 bin tane otomatik eksternal defibrilatörünü vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı bölgelere yerleştireceğiz" şeklinde konuştu. Programa Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu’nun yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Sarğın, Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan ve vatandaşlar katıldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:27 Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ’Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:23 Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ‘Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
Üniversitede anne sütünün önemi anlatıldı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 09:15 Üniversitede anne sütünün önemi anlatıldı Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 1-7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla farkındalık standı açılarak, vatandaşlar bilgilendirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan Servisi tarafından açılan standı; Başhekim Yardımcısı ve Başmüdür Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Fuat Çetin, Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Şükriye Özde, Başhemşire Yardımcısı İlknur Kuzyaka ve Hastane personeli de standı ziyaret ederek etkinliğe destek verdi. Standı ziyaret eden vatandaşlara; emzirme teknikleri, emzirme pozisyonları, süt üretimini artırma yöntemleri ve anne sütünün bebekler için faydaları hakkında bilgi verilerek, Sağlık Bakanlığı ve Düzce Üniversitesi’nin hazırladığı bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Standı ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Başhekim Yardımcısı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Şükriye Özde, sağlıklı bir büyümeye giden yolda atılması gereken ilk adımın anne sütü ile emzirmenin korunması, desteklenmesi ve yaygınlaştırılması olduğunu vurguladı. Dr. Şükriye Özde, emzirmenin sağlıklı bir bebek yetiştirmenin yanında, annenin sağlığını korumada önemli olduğuna vurgu yaptı. Anne sütünün önemi hakkında farkındalığı artırmak için açılan standın oldukça faydalı bir çalışma olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Şükriye Özde, emeği geçenlere ve katkı sağlayanlara teşekkür etti.
Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:44 Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı Elazığ’da çeşitli illerden 300 hekimin katılımı ile düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu’nda göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Türk Oftalmoloji Derneği’nce iki yılda bir düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde bugün başladı. Yurdun dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanı, 3 gün sürecek sempozyumda göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeleri masaya yatıracak. Sempozyum kapsamında 43 serbest bildiri sunulacak ve 6 panel gerçekleştirilecek. Özellikle gözün en karmaşık hastalıklarından biri olan üveit (uvea iltihabı) başta olmak üzere göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler tartışılacak. Toplumu göz sağlığı konusunda bilgilendirmek mottosuyla sempozyuma katıldıklarını belirten Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör, "Türk Oftalmoloji Derneği takvimli toplantılarından olan, 3-5 Ekim 2025 tarihinde Elazığ’da ilk defa düzenlenen yaz sempozyumunda meslektaşlarımızla birlikteyiz. 300’ü aşkın meslektaşımızın katılım gösterdiği bu toplantı gerçek bir bilimsel şölen. Özellikle üveit ve üveit ile ilişkili klinik durumlarda göz tartışılacak. Bununla ilgili bilgi alışverişi yapılacak ve geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılacak. Hepinizin bildiği gibi Türk Oftalmoloji Derneği’nin halkı göz sağlığı konusunda bilinçlendirmek ana amaçlarından biridir. Biz de bu konuda sürekli kendi platformlarımızda hem yayınlar hem de çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaların devamı konusunda da oldukça kararlıyız" dedi. Anlamlı bir sempozyuma start verdiklerini ifade eden Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Doç. Dr. Seyfettin Erdem ise, "Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi olarak ilk defa Elazığ’da 300 katılımcıyı bulan bir sayıyla bir sempozyum gerçekleştirmekteyiz. Sempozyumumuz, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. yıl sempozyumu olarak geçmektedir. Ülkemizin birçok yerinden bu konuda uzman hocalarımızın katılımıyla bu bilgi tüm uzman hekimlerimizle paylaşılmaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin her yerinden göz hekimleriyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz" Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Anabilim Dalı Başkanı ve Türk Oftalmoloji Derneği MYK Üyesi Prof. Dr. Tekin Yaşar ise, "Öncelikle Elazığ’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk Oftalmoloji Derneği’nin geleneksel 37. Yaz Sempozyumu iki yılda bir Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenmekte. 2016 yılında Elazığ’da yapılması planlanmıştı ama maalesef üzücü bir terör olayı yüzünden ertelendi ve daha sonraki yıl Erzurum’la birlikte ortak yapıldı. Ben de o dönem Diyarbakır Şube Başkanıydım. 8 yıl aradan sonra tekrar Elazığ’a gelmekten dolayı çok mutluyuz. Bu kadim kentte 300’e yakın Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz ve şehri de tanıma fırsatı bulacağız" diye konuştu.
Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:37 Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde düzenlenerek 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanını buluşturdu. Türk Oftalmoloji Derneği’nin iki yılda bir düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde gerçekleştirildi ve 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanını buluşturdu. Sempozyum kapsamında 43 serbest bildiri sunulacağı ve 6 panel gerçekleştirileceği öğrendik. Özellikle gözün en karmaşık hastalıklarından biri olan üveit (uvea iltihabı) başta olmak üzere, göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Toplumu göz sağlığı konusunda bilgilendirmek mottosuyla sempozyuma katıldıklarını dile getiren Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör, " Türk Oftalmoloji Derneği, takvimli toplantılarından olan 3-5 Ekim 2025 tarihinde, Elazığ’da ilk defa düzenlenen yaz sempozyumunda meslektaşlarımızla birlikteyiz. 300’ü aşkın meslektaşımızın katılım gösterdiği bu toplantıda, gerçek bir bilimsel şölen, özellikle üveit ve üveit ile ilişkili klinik durumlarda gözle ilgili tartışılacak. Bununla ilgili bilgi alışverişi yapılacak ve geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılacak. Hepinizin bildiği gibi, Türk Oftalmoloji Derneği özellikle toplumun göz sağlığıyla ilgili olarak halkı göz sağlığı konusunda bilinçlendirmek ana amaçlarından biridir. Biz de bu konuda sürekli kendi platformlarımızda hem yayınlar hem de çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaları devamı konusunda da oldukça kararlıyız" dedi. Anlamlı bir sempozyuma start verdiklerini ifade eden Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Doç. Dr. Seyfettin Erdem, " Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi olarak ilk defa Elazığ’da 300 katılımcıyı bulan bir sayıyla bir sempozyum gerçekleştirmekteyiz. Sempozyumumuz, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. yıl sempozyumu olarak geçmektedir. Ülkemizin birçok yerinden bu konuda uzman hocalarımızın katılımıyla bu bilgi tüm uzman hekimlerimizle paylaşılmaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz" Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Anabilimdalı Başkanı Türk Oftalmoloji Derneği MYK Üyesi Prof. Dr. Tekin Yaşar ise " Öncelikle Elazığ’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk Oftalmoloji Derneği’nin geleneksel 37. Yaz Sempozyumu iki yılda bir Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenmekte. 2016 yılında Elazığ’da yapılması planlanmıştı ama maalesef üzücü bir terör olayı yüzünden ertelendi ve daha sonraki yıl Erzurum’la birlikte ortak yapıldı. Ben de o dönem Diyarbakır Şube Başkanıydım. 8 yıl aradan sonra tekrar Elazığ’a gelmekten dolayı çok mutluyuz. Bu kadim kentte 300’e yakın Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz ve şehri de tanıma fırsatı bulacağız" diye konuştu. (RY-CK-
Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti
03 Ekim 2025 Cuma - 15:48 Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti Her 8 kadından 1’inin karşı karşıya olduğu meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kadınları ücretsiz taramalar için KETEM’e davet etti. KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınların kendi bedenlerini tanıyarak düzenli kontrollerini yapmalarının önemine dikkat çekti. İlkadım İlçe Sağlık Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda stant açarak vatandaşları hem bilgilendirdi hem de kadınları ücretsiz tarama yaptırmaları için KETEM’e davet etti. Vatandaşlara bilgilendirmede bulunan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kanserin dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekerek, "Erkeklerde en sık akciğer ve prostat kanseri, kadınlarda ise en sık meme kanseri görülmektedir. Meme kanseri her 8 kadından birini etkilemeye devam etmektedir. Erken tanının hayati önemini vurgulamak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl ekim ayında ’meme kanseri farkındalık ayı’ etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu kapsamda 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımızı ücretsiz taramalar için İlkadım KETEM’e bekliyoruz" dedi. "Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adım" KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınları kendi bedenlerini tanımaya ve düzenli kontroller yapmaya çağırdı. Gülümpınar, "Kadınlarımız her ay kendi kendine meme muayenesi yaparak olağan dışı değişiklikleri fark etmeli. Ayrıca Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımıza her 2 yılda bir mamografi ve klinik meme muayenesi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adımdır" diye konuştu. Dr. Gülümpınar, Sağlık Bakanlığı’nın 2008’den bu yana Dünya Sağlık Örgütü önerileri doğrultusunda ulusal tarama programlarını sürdürdüğünü belirterek, ekim ayı boyunca İlkadım’da farklı noktalarda bilgilendirme faaliyetleriyle kadınların KETEM’e yönlendirilmesinin sağlanacağını sözlerine ekledi.