SAĞLIK
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Topaloğlu: "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" 15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:10:11 Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor" dedi. Bilkent Şehir Hastanesi’nde 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla düzenlenen programda, toplumda kalp ve damar hastalıklarına yönelik bilinç düzeyinin artırılması, erken teşhisin önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Uzman doktorlar tarafından ‘koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli’ doğrultusunda sunumların yapıldığı etkinlikte Azize Nasıroğlu Eğitim ve Konferans Salonu’nun açılışı da gerçekleştirildi. Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çekerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Kalp sağlığının toplum sağlığı açısından kritik bir yer tuttuğunu belirten Topaloğlu, bu gibi çalışmalarla birlikte farkındalıkların artarak devam edeceğini söyledi. "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" Avrupa’da kalp damar hastalıkları sebebiyle ölüm sayısının azaldığını, fakat Türkiye’de bu sayının stabil kaldığını belirten Topaloğlu, "Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, tıbbın en disiplinli ve belki de en özverili işleyen branşlarından bazıları. Türk Kardiyoloji Derneği ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği köklü saygın derneklerin başında olup, hem halk sağlığına hem de temsil ettikleri meslek gruplarına yönelik çok başarılı işlere imza atmışlardır. Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da bu sayının geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor. Biz kardiyologlar olarak kalp damar hastalıklarını önlenebilir sağlık sorunu olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten hastanın sigara içmesine engel olabilirsiniz, tansiyonunu kontrol altına alabilirsiniz, diyabetiyle mücadele edebilirsiniz, hareketsizliğini engelleyip harekete geçirebilirsiniz. İşte bu durumda bu hastanın kalp hastalığını önleyebiliyorsunuz veya geciktirebiliyorsunuz. Bu nedenle hastalık oluşmadan mutlaka doktor olarak devreye girip, bu hastalıkları oluşmadan engellememiz gerekir" diye konuştu. "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun sağlık hizmetlerini kuvvetlendirmek için önemli çalışmalar yaptığını dile getiren Topaloğlu, "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi. Bu konuyla ilgili de obeziteyle ve sigarayla ilgili mücadeleyi ön planda tuttu. Sağlık hizmetlerini kuvvetlendirdi. Vatandaşlarımızla birebir iletişimle birlikte kronik hastalık takiplerini yaptı. Sigarayla ve tansiyonla mücadeleyi başlattı. Bunlar şu anda bu mücadelenin önemli ayağını teşkil ediyor. Sağlık Politikalar Kurulu olarak bu yıl içerisinde Sağlık Bakanlığımızla çok önemli projeler gerçekleştirdik. Bunlardan en önemlisi otomatik eksternal defibrilatörler. Otomatik eksternal defibrilatörlerin kamusal alanda yaygınlaştırılmasıyla ilgili Sağlık Bakanlığımız yönetmeliği çıkardı. Bunun lansmanını yaptık. 3 yıl içerisinde 80 bin tane otomatik eksternal defibrilatörünü vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı bölgelere yerleştireceğiz" şeklinde konuştu. Programa Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu’nun yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Sarğın, Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan ve vatandaşlar katıldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:27 Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ’Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:23 Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ‘Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde kuduz hastalığına dikkat çekildi
03 Ekim 2025 Cuma - 09:50 Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde kuduz hastalığına dikkat çekildi Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesinde düzenlenen etkinlikte, Doç. Dr. Şafak Özer Balin kuduzun ölümcül bir hastalık olduğunu ve korunmanın tek yolunun hayvanların düzenli aşılanması olduğunu vurguladı. FÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Şafak Özer Balin, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 28 Eylül olarak ilan edilen "Dünya Kuduz Günü" kapsamında bir sunum gerçekleştirdi. Hastalık hakkında önemli bilgiler aktaran Doç. Dr. Balin, kuduzun insanlık tarihi kadar eski ve ölümcül bir viral enfeksiyon olduğunu belirterek, hastalığa dair ilk kayıtlara 4 bin yıl önce Babil dönemine ait yazıtlarda rastlandığını söyledi. Pasteur’ün 1885 yılında geliştirdiği aşıya kadar uzun yıllar etkili bir tedavi bulunmadığını hatırlattı. Hastanenin 6. Kat Konferans Salonu’nda düzenlenen eğitime çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Dünya genelinde her yıl 59 bin kişinin kuduz nedeniyle yaşamını yitirdiğini ifade eden Doç. Dr. Balin, bu ölümlerin yüzde 40’ını 15 yaş altı çocukların oluşturduğunu kaydetti. Türkiye’de yılda yaklaşık 200 bin kuduz riskli temas bildirimi yapıldığını, her yıl ortalama 1-2 vakanın görüldüğünü belirtti. Kuduzun özellikle köpek, tilki, kurt ve çakal gibi hayvanlardan bulaştığını dile getiren Balin, erken dönemde doğru uygulanan temas sonrası profilaksinin yüzde 100 etkili olduğunun altını çizdi. Özellikle kuduz riski taşıyan temaslarda yara bakımı, aşı ve immünglobulin tedavisinin hayati önem taşıdığını vurguladı. (RY-CK-
Ayvalık’ta türkülerle kanser farkındalığı
03 Ekim 2025 Cuma - 09:28 Ayvalık’ta türkülerle kanser farkındalığı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde 1-6 Ekim Kanser Haftası nedeniyle düzenlenen gecede, türkülerle erken teşhisin hayat kurtaracağı mesajları verildi. Ayvalık İlçe Sağlık Müdürü Dr. Saliha Baltacı Akgün’ün öncülüğünde İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde kanser farkındalığına yönelik anlamlı bir etkinlik yapıldı. Ayvalık-Küçükköy Halk Müziği Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen konserde konuşan Ayvalık İlçe Sağlık Müdürü Dr. Saliha Baltacı Akgün, "Bu akşam burada sadece bir konser için değil, aynı zamanda çok önemli bir farkındalık için de bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kanserle mücadelede erken teşhisin önemini vurgulamak istedik. Çünkü kanser çağımızın en büyük sorunlarından biri. Hepimizin çevresinde, ailesinde, arkadaşlarda ne yazık ki bu hastalık mevcut. Ama bu hastalık tedaviyle ortadan kaldırılabilecek bir hastalık. Ama bunun için de erken teşhis çok önemli. Bu yüzden de müdürlüğümüz bünyesindeki KETEM’de yapılabilecek testlerle erken teşhisleri belirleyebilmek mümkündür" dedi. İnsan Hakları Savunucusu-Eğitim ve Toplum Gönüllüsü ve Bin Birlikte Umut Kanser Derneği kurucusu Semiramis Bektaş Karaarslan da, böylesi anlamlı bir gecenin düzenlenmesinde emeği geçen Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Belediye Başkanı Mesut Ergin ile İlçe Sağlık Müdürü Dr. Saliha Baltacı Akgün’e teşekkür ederek, kanser rahatsızlıklarında erken teşhisin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından Ayvalık-Küçükköy Halk Müziği Derneği Korosu Şef Selami Seler öncülüğünde verilen konserle kulakların pası silindi. Programa; Ayvalık İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürü Volkan Oral, Ayvalık İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Osman Yalçın, AK Parti Ayvalık İlçe Başkanı Betül Akın, İnsan Hakları Savunucusu-Eğitim ve Toplum Gönüllüsü Semiramis Bektaş Karaarslan’ın yanı sıra Küçükköy Muhtarı Umut Bakır ile vatandaşlar katıldı.
Ayvalık’ta türkülerle kanser farkındalığı
03 Ekim 2025 Cuma - 09:19 Ayvalık’ta türkülerle kanser farkındalığı Ayvalık İlçe Sağlık Müdürlüğü 1-6 Ekim Kanser Haftası nedeniyle kanser farkındalığına yönelik anlamlı bir etkinlik düzenledi. Ayvalık-Küçükköy Halk Müziği Derneği ile ortaklaşa düzenlenen konser gecesinde, türkülerle erken teşhisin hayat kurtaracağının mesajları verildi. İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Ayvalık İlçe Sağlık Müdürü Dr. Saliha Baltacı Akgün’ün öncülüğünde gerçekleşen konserde; Ayvalık İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürü Volkan Oral, Ayvalık İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Osman Yalçın, AK Parti Ayvalık İlçe Başkanı Betül Akın, İnsan Hakları Savunucusu - Eğitim ve Toplum Gönüllüsü Semiramis Bektaş Karaarslan’ın yanı sıra Küçükköy Muhtarı Umut Bakır ile kalabalık bir vatandaş topluluğu hazır bulundu. Gecede konuşan Ayvalık İlçe Sağlık Müdürü Dr. Saliha Baltacı Akgün," Bu akşam burada sadece bir konser için değil, aynı zamanda çok önemli bir farkındalık için de bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kanserle mücadelede erken teşhisin önemini vurgulamak istedik. Çünkü kanser çağımızın en büyük sorunlarından biri. Hepimizin çevresinde, ailesinde, arkadaşlarda ne yazık ki bu hastalık mevcut. Ama bu hastalık tedaviyle ortadan kaldırılabilecek bir hastalık. Ama bunun için de erken teşhis çok önemli. Bu yüzden de müdürlüğümüz bünyesindeki KETEM’de yapılabilecek testlerle erken teşhisleri belirleyebilmek mümkündür." dedi. Gecede konuşan İnsan Hakları Savunucusu - Eğitim ve Toplum Gönüllüsü ve Bin Birlikte Umut Kanser Derneği kurucusu Semiramis Bektaş Karaarslan da, böylesi anlamlı bir gecenin düzenlenmesinde emeği geçen Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Belediye Başkanı Mesut Ergin ile İlçe Sağlık Müdürü Dr. Saliha Baltacı Akgün’e teşekkür ederek, kanser rahatsızlıklarında erken teşhisin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından Ayvalık-Küçükköy Halk Müziği Derneği Korosu sahne alarak, Şef Selami Seler’in öncülüğünde müthiş bir konser vererek, adeta kulakların pasını sildi.
Diyabet yaralarına çözüm olacak bor destekli proje
03 Ekim 2025 Cuma - 09:06 Diyabet yaralarına çözüm olacak bor destekli proje Bor destekli proje, diyabet hastalarının yaralarının daha hızlı iyileşmesine umut olacak. Dr. Öğr. Üyesi Elif Aydın’ın yürüttüğü proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Toplam 3 milyon TL bütçeye sahip proje, diyabet hastalarında sık görülen ve iyileşmesi güç yaraların tedavisinde yeni bir umut olarak değerlendiriliyor. Proje kapsamında geliştirilecek özel nanofiber yara örtülerinin, enfeksiyon riskini azaltarak yaraların daha hızlı iyileşmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Aydın, proje fikrinin diyabetik yaraların iyileşmesinde yaşanan zorluklardan doğduğunu belirterek, "Yaralar hem geç kapanıyor hem de sık sık enfeksiyon gelişiyor. Antibiyotiklere karşı direnç artınca tedavi daha da zorlaşıyor. Biz de hem enfeksiyon etkenlerini engelleyebilen hem de dokunun hızlı iyileşmesini destekleyen yeni bir yara örtüsü geliştirmeyi amaçladık" dedi. Projede borun doku yenilenmesini destekleyici özellikleri, gümüş nanopartiküllerinin ise bakterilere karşı etkisi birleştirildi. Ayrıca limon kabuğu gibi atık malzemelerden nanopartikül üretimiyle çevre dostu bir yöntem geliştirilmesi hedefleniyor. Bor/PVA nanofiber yara örtülerinin, antibakteriyel ve biyouyumlu özellikleriyle dokunun iyileşmesini hızlandırması, inflamasyonu azaltması ve cilt mikrobiyotasını koruması bekleniyor. "Antibiyotik ihtiyacını azaltarak direnç sorununa da katkı sağlıyor" Dr. Aydın, ürünün özellikle diyabet hastaları için büyük fayda sağlayacağını vurgulayarak, "Geliştirdiğimiz yara örtüsü enfeksiyon riskini azaltıyor, yaranın daha hızlı kapanmasını sağlıyor ve cildin doğal dengesini bozmadan etki gösteriyor. Böylece tedavi süreci kısalıyor ve hastaların yaşam kalitesi artıyor. Antibiyotik ihtiyacını azaltarak direnç sorununa da katkı sağlıyor" dedi. "Yara örtülerimiz tamamen yerli kaynaklardan üretilecek" Türkiye’nin bor zenginliğine de dikkat çeken Dr. Aydın, "Borun sadece sanayide değil, sağlıkta da stratejik ve yüksek katma değerli bir kaynak olarak kullanılabileceğini gösteriyoruz. Yara örtülerimiz tamamen yerli kaynaklardan üretilecek ve dışa bağımlılığı azaltacak" şeklinde konuştu. Projenin sonunda geliştirilecek ürünün klinik kullanıma uygun hale getirilmesi ve ticarileştirilebilir formda sunulması hedefleniyor. Nanofiber yara örtülerinin biyouyumluluk, toksisite ve etkinlik testleri hem laboratuvar hem de hayvan deneyleriyle kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Böylece sağlık sektöründe uygulanabilir ve hasta kullanımına uygun bir ürün geliştirilmiş olacak.
Prof. Dr. Aysun Bay:  "Çağımızın gençleri üç büyük tehdit altında; elektronik sigara, şeker ve stres"
02 Ekim 2025 Perşembe - 23:14 Prof. Dr. Aysun Bay: "Çağımızın gençleri üç büyük tehdit altında; elektronik sigara, şeker ve stres" Sağlık Turizmi Konfederasyonu ve Sağlıklı Yaşam & Proaktif Yaşam Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, elektronik sigara kullanımı, yüksek şeker tüketimi ve kronik stresin gençlerin sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı. Elektronik sigaraların masum ya da zararsız olduğuna dair oluşan yanlış algının bilimsel olarak çürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Bay, elektronik sigaraların içerdiği nikotin ve kimyasalların bağımlılık oluşturduğunu, kalp-damar ve akciğer sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün nikotini tek başına bir karsinojen (kanser tetikleyici) olarak tanımlamasa da, özellikle gelişim çağındaki bireylerde beyin gelişimini olumsuz etkilediğini aktaran Bay, Türkiye’de elektronik sigaranın yasak olmasına rağmen ortaokul ve lise çağındaki çocukların bu ürünlere kolayca ulaşabildiğini kaydetti. Prof. Dr. Bay, gençleri tehdit eden bir diğer önemli unsurun şekerli içecek ve atıştırmalıklarda bulunan yüksek şeker oranı olduğunu dile getirdi. Türk Şeker’in verilerine göre Türkiye’nin dünya genelinde en fazla şeker tüketen 12’nci ülke konumunda olduğunu belirten Bay, şeker tüketiminin özellikle gençler arasında her geçen gün arttığına dikkat çekti. Oxford Üniversitesi’nden Vasanti Malik’in araştırmasını örnek veren Bay, günde 1-2 adet şekerli içecek tüketmenin bile erken ölüm riskini yüzde 14 oranında artırdığını vurguladı. Stresin de artık tek başına güçlü bir karsinojen olarak değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Aysun Bay, kronik stresin bağışıklık sistemini zayıflattığını, hücresel düzeyde hasara yol açtığını ve kanser başta olmak üzere birçok hastalığın gelişiminde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Günümüz gençliğinin yoğun stres altında yaşadığını ve bu stresle baş etmek için şekerli ürünler ya da elektronik sigara gibi sağlıksız yöntemlere başvurduğunu belirten Bay, bu kısır döngünün gençleri daha büyük sağlık sorunlarına sürüklediğini kaydetti. Bu tehditlerin, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuna da ters düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Bay, yeni ve daha kapsayıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sorunların çözümünün ise yalnızca yasaklarla değil, eğitim, bilinçlendirme ve önleyici sağlık hizmetleriyle mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bay, elektronik sigaralara yönelik denetimlerin artırılması, gençlere yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılması, şekerli ürünlerle ilgili farkındalık kampanyaları düzenlenmesi ve okullarda stres yönetimi ile sağlıklı yaşam eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca koruyucu hekimlik uygulamalarının toplum genelinde güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yarınları korumanın bugünden başladığını kaydeden Prof. Dr. Aysun Bay, "Sağlık yalnızca tedaviyle değil, önleyici ve bilinçlendirici adımlarla korunur. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu üç büyük tehditten korumak için her türlü bilimsel, sosyal ve hukuki desteği vermeye hazırız" diye konuştu.
Kilis’te aileler sağlıklı yaşam için el ele yürüdü
02 Ekim 2025 Perşembe - 21:32 Kilis’te aileler sağlıklı yaşam için el ele yürüdü Kilis’te Dünya Yürüyüş Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte vatandaşlar, aileleriyle birlikte sloganlar eşliğinde sağlıklı yaşam için yürüdü. Fıstıklı Park önünden başlayarak Mehmet Abdi Bulut Parkı önünde son bulan yürüyüşe Kilis Vali Yardımcısı Okan Dağlı, İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Emre Çalğan ile vatandaşlar katıldı. Yürüyüş sırasında şiirler okunarak sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekildi. Etkinlikte konuşan İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, her yıl 3 Ekim’de kutlanan Dünya Yürüyüş Günü’nün, bireyleri harekete geçmeye ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeye davet ettiğini söyledi. Söylemez, "Bu yılki yürüyüşümüzü, 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesi vesilesiyle ‘Aileler ile El Ele Yürüyüş’ temasıyla organize ettik. Çünkü güçlü toplumların temeli, sağlıklı ve sağlam aile yapısından geçmektedir" dedi. Hareketsiz yaşam tarzının birçok kronik hastalığa yol açtığını belirten Söylemez, "Yapılan araştırmalar, 15 yaş üstü her 10 kişiden 4’ünün yetersiz düzeyde fiziksel aktivite yaptığını gösteriyor. Yürüyüş ise her yaş grubuna uygun, kolay ve etkili bir egzersizdir. Günlük hareketliliğe ek olarak haftada en az 5 gün, günde 30 dakika orta şiddette yürüyüş öneriyoruz" diye konuştu.
Sağlık Bakanı Memişoğlu "Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi"nde gençlerle buluştu
02 Ekim 2025 Perşembe - 18:30 Sağlık Bakanı Memişoğlu "Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi"nde gençlerle buluştu Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi’nde gençlerle bir araya geldi. Bakan Memişoğlu, zirve kapsamında gerçekleştirilen "Zirve Arenası" oturumunda, üniversitelerin sağlıkla ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerden oluşan Sağlık Genç Meclisi’ne hitap etti. Bakan Memişoğlu, "Sizlerin avantajı bilgiye kolay ulaşabilmeniz. Ancak bu durumun bir dezavantajı da var. Çünkü doğru bilgiye de yanlış bilgiye de aynı hızla ulaşabiliyorsunuz. Eğer analitik düşünme ve tecrübe ile süzgeçten geçirmezseniz yanlış bilgilere kolayca kapılabilirsiniz. Bu yüzden geçmişi okumak, kitaplardan beslenmek, medyada gördüklerinizi analiz etmek çok önemli. Tüm bunlardan kendi düşünce ve hareket tarzınızı oluşturmalısınız" dedi. Mutluluğun ideal sahibi olmak olduğunu hatırlatan Bakan Memişoğlu, "Size sadece Sağlık Bakanı olarak değil, bir ağabeyiniz olarak sesleniyorum. Taraftar olmayın, bilgili ve analizci olun. Maddi değerlerin ön planda olduğu bir dünyada maneviyatı kaybetmeyin. Mutluluk; para, makam veya güce sahip olmak değil, ideal sahibi olmaktır. İdealizm, başkasına iyilik yapmak ve bir fikrin peşinden gitmektir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkması hep bu idealizmin ürünüdür. Siz de ideallerinizi kaybetmeyin" diye konuştu. Türkiye’nin sağlık alanında çok şanslı bir ülke olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Türkiye, sağlık alanında çok şanslı bir ülke. Öğrencisinden hekime, hemşiresine kadar tüm sağlık çalışanlarımız zeki ve çalışkan, güçlü bir kadroya sahibiz. Bu, bizim en büyük beşerî sermayemiz. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak sağlık hizmetine odaklandık. Bundan sonra üretim ve bilgi geliştirmede de güçlü bir altyapı kurmamız gerekiyor. Bu amaçla ‘Fikirden Ürüne - Üreten Sağlık Modelini’ başlattık" şeklinde konuştu. Sağlıklı bir toplum için sigaradan ve kötü alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğine dikkati çeken Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı bir toplum için sigaradan, kötü alışkanlıklardan ve sağlıksız beslenmeden uzak durmalıyız. Bunun bilincini hep birlikte oluşturmalıyız. Siz gençlerden en büyük beklentimiz, çevrenizde bu farkındalığı yaymanız. Sağlıklı toplum için bedenimize iyi bakmalı ve sağlıklı kalmalıyız. Bu bizim temel politikalarımızdan biridir" dedi.
Erken teşhis hayat kurtarıyor: ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ başladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:56 Erken teşhis hayat kurtarıyor: ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ başladı ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ hakkında konuşan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, meme kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurguladı. Doç. Dr. Bildirici, yaptığı açıklamada, "Meme kanserinde erken teşhis, tedavide başarı şansını önemli ölçüde artırır. Kadınlarımızın kendi kendine muayene alışkanlığı kazanmaları, risk faktörlerini bilmeleri ve herhangi bir belirti fark ettiklerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları son derece önemlidir. Bu farkındalık ayı, kadınlarımızın kendi sağlıklarını takip etmeleri, bilinçlenmeleri ve toplumsal farkındalık oluşturmaları için büyük bir fırsattır" ifadelerini kullandı. KETEM tırları ve sağlıklı hayat merkezleri İlçelerde hizmet veren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) tırları, kadınlara ücretsiz tarama hizmetlerini ilçelere kadar ulaştırıyor. Mobil tırlar sayesinde, ulaşım güçlüğü yaşayan kadınlar kendi ilçelerinde taramadan geçebiliyor. Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki KETEM’ler de kadınlara rehberlik sağlıyor. Bu hizmetler, kadınların erken teşhis imkanlarına erişimini kolaylaştırıyor ve toplumda farkındalık oluşturuyor. Kadın sağlığını geliştirmeye yönelik kadın sağlığı eğitim projesi Eskişehir’de kadın sağlığının geliştirilmesi amacıyla planlanan ’Kadın Sağlığı Eğitim Projesi’, Vali Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje çerçevesinde, okullarda ve çeşitli eğitim kurumlarında öğrenciler ve aileler kadın sağlığı konusunda bilgilendiriliyor. Eğitimler sırasında meme kanseri belirtileri, kendi kendine muayene teknikleri ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi detaylı olarak aktarılıyor. Bu proje ile sadece kadınların değil, genç nesillerde ve toplumun her kesiminde farkındalık oluşturulması hedefleniyor. Kadınlara, "Sağlığınızı ertelemeyin" çağrısı Doç. Dr. Bildirici, farkındalık ayı boyunca tüm kadınları taramalara katılmaya ve sağlık kontrollerini aksatmamaya davet ederek, "Erken teşhis hayat kurtarır. Meme sağlığını korumak, hem bireysel yaşam kalitemiz hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. İlçelere ulaşan KETEM tırlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki KETEM’lerimiz ve yürütülen eğitim projeleriyle kadınlarımızın yanındayız. Her kadının kendi sağlığını takip etmesi, erken teşhisi hayat kurtaracak en güçlü adımdır" dedi. Toplumda farkındalığı artırmak çalışmalar sürüyor İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen farkındalık çalışmaları, tarama programları ve eğitimler yıl boyunca devam ediyor. Tüm kadınların erken teşhis imkanlarına erişimini sağlamak, kendi sağlıklarını takip etmelerini teşvik etmek ve toplum genelinde meme kanseri konusunda bilinçlenmeyi artırmak hedefleniyor. Bu kapsamlı çalışmalar, farkındalık ayının önemini bir kez daha ortaya koyuyor ve kadın sağlığının korunması için atılan somut adımları gözler önüne seriyor.
Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:09 Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar yeniden kalabalık sınıflara, servis araçlarına ve toplu etkinliklere döndü. Medicana Sağlık Grubu Acil Servis Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, bu durumun özellikle sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğunu; hastalık sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Mevsim geçişlerinde kış aylarına nazaran daha fazla hastalığın ortaya çıktığını söyleyen Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, çocuklarda en sık görülen hastalıkların nezle, grip, farenjit, bronşit, bademcik iltihabı ve kulak enfeksiyonları olduğunu söyledi. Basit önlemlerle büyük fayda sağlanabilir Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, özellikle çocukların bağışıklık sisteminin yetişkinlere göre daha hassas olduğuna dikkat çekerek, hastalıklardan korunmak için el hijyeninin, düzenli beslenmenin, yeterli uykunun ve ortamların sık sık havalandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı ve şunları söyledi: "Ayrıca çanta, suluk ve oyuncak gibi sık kullanılan eşyaların temizliğinin ihmal edilmemeli. Bu dönemde mevsimsel grip aşısı gibi koruyucu aşıların da çocuk sağlığında önemli rol oynar." Düşmeyen ateşe dikkat Hastalıklara rağmen panik yapılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, hafif şikayetlerde evde dinlenmenin ve bol sıvı alımının genellikle yeterli olduğunu söyleyerek, "38 dereceyi geçmeyen ateş, hafif öksürük ve burun akıntısı gibi durumlarda çocuğun evde dinlenmesi uygun olabilir. Ancak bazı belirtiler ciddiye alınmalıdır. Yüksek ve düşmeyen ateş, şiddetli boğaz ağrısı, kulak akıntısı, hırıltılı nefes, hızlı soluma, tekrarlayan kusma, ishal, morarma ve bilinç bulanıklığı gibi bulguların vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekir" dedi. Bilinçsiz antibiyotik kullanılmamalı Uzm. Dr. Nur Çetinkaya Bodur, ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin antibiyotiği bilinçsiz şekilde kullanmak olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Bu ilaçlar yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir. Virüs kaynaklı nezle ve grip gibi hastalıklar antibiyotikle tedavi edilmez. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı hem çocukların bağışıklık sistemini zayıflatır hem de ileride antibiyotik direncine yol açar’’ şeklinde konuştu.