Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Türk yolcunun belinden 5 kilo 510 gram uyuşturucu çıktı
Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı
Galibaf'tan Trump'a: "Abluka devam ederse Hürmüz Boğazı açık kalmayacak"
Şiddetli fırtınanın tırda taşınan konteyneri uçurduğu anlar kamerada
Trump’tan İran’ın Hizbullah ve Hamas’ı desteklemeyi kabul ettiği iddiası
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun: "Ülke toprağından tek bir zerre dahi feda edilmeyecek"
Netanyahu: "Barışa giden yol uzun, Hizbullah ile çatışma sonlanmadı"
SAĞLIK
"Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir"
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:15:39
Psikolog Ozan Yazıcı, dijital oyunların çocukların gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu ancak şiddet içerikli oyunların saldırgan davranışları tetikleyebileceğini belirtti. Günümüzde çocukların yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital dünyada da büyüdüğüne dikkat çeken Liv Hospital Samsun’dan Psk. Ozan Yazıcı, "Dijital oyunlar çocukların hayal gücünü geliştiren ve eğlence sunan araçlar olabilir. Ancak bu dünyanın görünmeyen bir yüzü de var. Özellikle şiddet içerikli oyunlar, çocukların davranışlarını ve algılarını etkileyebilir" dedi. "Saldırganlık tamamen anormal değildir" Saldırganlığın insan doğasının tamamen dışında olmadığını ifade eden Psk. Yazıcı, "Saldırganlık, canlıların varlığını sürdürme sürecinde ortaya çıkan temel dürtülerden biridir. Ancak bu dürtü başkalarına zarar verme niyeti taşıdığında dikkat edilmesi gereken bir davranış haline gelir. Bu zarar bazen fiziksel, bazen de sözlü ya da psikolojik şekilde ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Şiddet daha yıkıcı bir boyuttur" Şiddetin, saldırganlığın daha yoğun ve yıkıcı hali olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Çocuklarda bu durum akran zorbalığı, eşyalara zarar verme ya da ilerleyen süreçte daha ciddi davranış sorunlarına dönüşebilir" dedi. "Çocuklar gördüklerini taklit eder" Çocuklarda saldırgan davranışların oluşumuna değinen Yazıcı, "Bu durumun tek bir nedeni yoktur. Ancak sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit eder. Saldırgan davranışlara maruz kalan çocuklar, bunu kendi davranış repertuarına dahil edebilir. Ayrıca engellenmişlik duygusu da saldırganlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "Şiddet içerikli oyunlar tehlikeli bir algı oluşturabilir" Dijital oyunların bu süreçte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Şiddet içerikli oyunlarda çoğu zaman zarar veren karakterlerin ödüllendirildiğini görüyoruz. Bu durum çocuk zihninde ‘şiddet eşittir başarı’ gibi tehlikeli bir eşleşmeye yol açabilir" dedi. "Duyarsızlaşma ve empati kaybı görülebilir" Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Yazıcı, "Başkalarının acısı zamanla daha az önemli algılanabilir. Empati kurma becerisi zayıflayabilir. Ayrıca çocuklar kontrol ettikleri karakterlerle özdeşim kurarak bu davranışları içselleştirebilir" dedi. "Davranış değişiklikleri dikkat çekiyor" Bu durumun çocukların sosyal ve akademik hayatını da etkileyebileceğini söyleyen Psk. Yazıcı, "Sosyal ilişkiler zayıflayabilir, yalnızlaşma görülebilir ve okul performansı düşebilir. Aynı zamanda daha kolay öfkelenen ve daha hızlı tepki veren bir davranış profili ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. "Yasaklamak değil, yönetmek gerekiyor" Ailelere önemli uyarılarda bulunan Yazıcı, "Dijital oyunları tamamen yasaklamak yerine doğru şekilde yönetmek gerekir. Ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları bilmesi, içerikleri değerlendirmesi ve sağlıklı sınırlar koyması çok önemlidir. Çünkü mesele yalnızca oyun değil, çocuğun dünyayı nasıl öğrendiğidir" şeklinde konuştu. "Ekrandaki davranışlar gerçek hayata yansıyabilir" Psk. Yazıcı, "Bazen bir ekranın içinde başlayan süreç, gerçek hayatta davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır" diyerek sözlerini tamamladı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:11
Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Eroğlu: "Çeşitli salgın hastalıkların gelecekte de yaşanacağı ifade ediliyor"
Türk Veteriner Hekimler Birliği Bölge Toplantısı’nın 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, küresel ısınma, iklim değişiklikleri ve doğal alanların tahribatı gibi sorunların gelecekte de Covid-19 gibi salgın hastalıkların yaşanacağını bilimsel olarak ifade ettiğini söyledi. Türk Veteriner Hekimler Birliği Bölge Toplantısı’nın 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Bölgenin oda başkanlarının katıldığı toplantıda, veteriner hekimler mesleğin sorunları ve hayvancılık politikalarını masaya yatırdı. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak 7 bölgede, bölge toplantıları yapıyoruz. Yöredeki odalarımız katılıyor. İlk üçünü yaptık, dördüncüsü bugün Şanlıurfa’da düzenleniyor. Daha sonra Kastamonu, Rize ve Muş’ta bitecek. Toplantılar vesilesi ile sahadaki arkadaşlarımız, oda başkanlarımızın mesleğimizin sorunları, bölgedeki hayvancılık, veteriner hekimlerin sorumlulukları, görevleri hakkında çalışmalar yapacağız. Ben öncelikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Bir daha böyle acı olayların yaşanmasını kesinlikle istemiyoruz. Veteriner hekimler hem insan sağlığı hem hayvan sağlığı hem de çevre sağlığı konusunda çalışmalar yapan meslek grubudur. Bizim ülkemizde hayvancılığımızla ilgili çeşitli sorunlar yaşıyoruz. Veteriner hekimler hayvancılığın aktörü olan hayvancılıkla ilgili konularda temel meslek grubu, özellikle hastalıklara karşı koruyucu çalışmalar ve hastalıklarla mücadelede aktif rol oynuyor. Özellikle hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarda çalışmalar yürütüyoruz. Biliyorsunuz Covid-19 gibi bütün dünyayı etkileyen bir salgın yaşandı. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, doğal alanların tahribatı gibi durumlara baktığımızda çeşitli salgın hastalıkların gelecekte de yaşanacağı ifade ediliyor. İşte bunlara karşı veteriner hekimler önemli görevler yapıyorlar. Bu konular üzerinde yaptığımız çalışmaları devletin çeşitli makamlarına, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı’na, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve İçişleri Bakanlığı’na sunuyoruz. Sahipsiz hayvanlar konusu var, zaman zaman çok acı olaylar yaşanıyor. Bütün bunları bu toplantılarda görüşüyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantı, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:50
Elektronik sigarada süre doldu: "Kanser riski netleşti"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, elektronik sigaralara ilişkin yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarının netleşmeye başladığını belirterek, "100’den fazla çalışma analiz edildi ve sonuç açıktır; elektronik sigara kansere neden olur" dedi. Elektronik sigaraların 2000’li yılların başında geleneksel sigaraya göre daha temiz, daha az kokulu ve daha güvenli bir alternatif olarak pazarlandığını hatırlatan Prof. Dr. Özkaya, milyonlarca kişi tarafından hızla benimsendiğini söyledi. Kullanıcıların yıllardır "Zararı var mı, sigaraya göre daha mı zararsız" sorusunu yönelttiğini ifade eden Özkaya, "Biz her zaman bu tür ürünlerin zararlarının en az 20-30 yıllık kullanım sonrası ortaya çıkacağını söyledik. Bu süre doldu ve bilimsel veriler gelmeye başladı" diye konuştu. "Kanser riskini artırıyor" 100’den fazla bilimsel çalışmanın incelendiği kapsamlı analizlere dikkat çeken Özkaya, elektronik sigaraların özellikle temas ettiği akciğer ve ağız bölgelerinde kanser riskini artırabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğunu belirtti. Uzun vadeli sonuçların henüz tam olarak ortaya çıkmadığını ancak erken uyarı işaretlerinin ciddi olduğunu vurguladı. Araştırmalarda insan, hayvan ve laboratuvar verilerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Özkaya, elektronik sigaraların içerdiği kimyasalların hücre düzeyinde zarara yol açtığının ortaya konulduğunu ifade etti. Hücre düzeyinde ciddi hasar Elektronik sigaraların DNA hasarı, oksidatif stres ve kronik iltihaplanma gibi kanser gelişiminde kritik rol oynayan üç temel mekanizmayı tetiklediğini belirten Özkaya, "Bu üç faktörün doğrudan kanser oluşumuna neden olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Çifte kullanım riski 4 kat artırıyor" 2024 yılında yayımlanan bir çalışmaya da değinen Özkaya, hem geleneksel sigara hem de elektronik sigara kullanan bireylerde akciğer kanseri riskinin, sadece sigara içenlere göre dört kat daha fazla olduğunun bildirildiğini kaydetti. Gençler için uyarı Elektronik sigara kullanımının özellikle gençler arasında yaygınlaştığını ifade eden Özkaya, lise çağındaki bireyler ve 40 yaş altındaki kişilerde kullanım oranlarının arttığına dikkat çekti. Elektronik sigara ile başlayan gençlerin ilerleyen süreçte normal sigaraya geçiş yapma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtti. Özkaya, erken bilimsel bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Bugün gerekli önlemler alınmazsa, gelecekte çok daha büyük bir halk sağlığı sorunu ile karşı karşıya kalabiliriz" ifadelerini kullandı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:43
Sinop’ta uzman hekimlerden aile hekimlerine eğitim desteği
Sinop İl Sağlık Müdürlüğü tarafından aile hekimlerine yönelik düzenlenen hizmet içi eğitim programı tamamlandı. Sinop İl Sağlık Müdürlüğü, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla aile hekimlerine yönelik hizmet içi eğitim programını 13-16 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdi. Alanında uzman hekimlerin sunumlarıyla düzenlenen eğitimlerde, güncel tıbbi bilgiler ve uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Program kapsamında, 13 Nisan’da Uzm. Dr. Davut Karakurt, 14 Nisan’da Uzm. Dr. Yusuf Türedi tarafından kardiyovasküler hastalıklar üzerine eğitim verildi. 15-16 Nisan tarihlerinde ise Uzm. Dr. Ahmet Faruk Tosyalıoğlu tarafından kronik hastalıklar ve tarama yöntemleri ele alındı. Eğitim programında, erken teşhisin önemi, hastalıkların önlenmesine yönelik yaklaşımlar ve birinci basamakta etkin hasta takibi konuları üzerinde duruldu. Yetkililer, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi adına düzenlenen eğitimlerin devam edeceğini belirterek, bilgi ve tecrübelerini paylaşan uzman hekimlere ve programa katılım sağlayan aile hekimlerine teşekkür etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Nisan 2026 Cuma- 10:55
Sanayi bölgesinde hekimlerin ortak hedefi daha güvenli iş ortamı
2
17 Nisan 2026 Cuma- 09:32
Murat Boz ‘kalp’ten mesaj verdi
3
17 Nisan 2026 Cuma- 09:29
Prof. Dr. Zülfikar’dan hemofilide yerli Ar-Ge çağrısı
4
17 Nisan 2026 Cuma- 09:41
Mersin’de geliştirilen kalp kapağı patent aldı
5
17 Nisan 2026 Cuma- 11:55
Hemofilide yeni nesil tedaviler dikkat çekiyor
03 Ekim 2025 Cuma - 15:49
Kerem bebek, hava yolu ile Karabük’e sevk edilerek tedavi altına alındı
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 170 gündür tedavi gören ve entübe durumda bulunan Kerem bebek, hava ambulansı ile Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne nakledildi. Bronkopulmoner displazi tanısıyla Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde izlenen Kerem bebek, ileri tedavisinin sürdürülmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı’na bağlı hava ambulansı helikopter ile Karabük’e sevk edildi. Nakil işlemi, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, uzman sağlık ekipleri eşliğinde güvenli bir şekilde gerçekleştirildi. Kerem bebeğin tedavisine Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde devam edileceği bildirildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 15:48
Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti
Her 8 kadından 1’inin karşı karşıya olduğu meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kadınları ücretsiz taramalar için KETEM’e davet etti. KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınların kendi bedenlerini tanıyarak düzenli kontrollerini yapmalarının önemine dikkat çekti. İlkadım İlçe Sağlık Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda stant açarak vatandaşları hem bilgilendirdi hem de kadınları ücretsiz tarama yaptırmaları için KETEM’e davet etti. Vatandaşlara bilgilendirmede bulunan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kanserin dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekerek, "Erkeklerde en sık akciğer ve prostat kanseri, kadınlarda ise en sık meme kanseri görülmektedir. Meme kanseri her 8 kadından birini etkilemeye devam etmektedir. Erken tanının hayati önemini vurgulamak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl ekim ayında ’meme kanseri farkındalık ayı’ etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu kapsamda 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımızı ücretsiz taramalar için İlkadım KETEM’e bekliyoruz" dedi. "Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adım" KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınları kendi bedenlerini tanımaya ve düzenli kontroller yapmaya çağırdı. Gülümpınar, "Kadınlarımız her ay kendi kendine meme muayenesi yaparak olağan dışı değişiklikleri fark etmeli. Ayrıca Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımıza her 2 yılda bir mamografi ve klinik meme muayenesi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adımdır" diye konuştu. Dr. Gülümpınar, Sağlık Bakanlığı’nın 2008’den bu yana Dünya Sağlık Örgütü önerileri doğrultusunda ulusal tarama programlarını sürdürdüğünü belirterek, ekim ayı boyunca İlkadım’da farklı noktalarda bilgilendirme faaliyetleriyle kadınların KETEM’e yönlendirilmesinin sağlanacağını sözlerine ekledi.
03 Ekim 2025 Cuma - 15:39
Çayırova Devlet Hastanesi’nin inşaatına başlandı
Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yapımı planlanan 200 yataklı Çayırova Devlet Hastanesi’nin inşaatına, ilk gro betonun dökülmesiyle başlandı. Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, şantiye alanında incelemelerde bulunarak, inşaat süreci hakkında yetkililerden bilgi aldı. Çalışmalar kapsamında, hastane temeli için bin 453 metrekare gro beton serimi gerçekleştirildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Başkan Çiftçi, "Hayal kurduk, inandık ve başladık. Sabırla beklediğimiz hayalimiz artık gerçeğe dönüşüyor. İlk betonu atıyoruz, Çayırova Devlet Hastanesi inşaatı başladı. Bugünleri bizlere gösteren Rabbimize şükürler olsun" ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz aylarda ihalesi yeniden yapılan hastanenin inşaat çalışmalarının, sürecin tamamlanmasının ardından başladığı bildirildi. Taban alanı 8 bin 700 metrekare, toplam yapı inşaat alanı ise 45 bin 518 metrekare olarak projelendirilen hastane, 200 yatak kapasiteli olacak. Hastanede 51’i yoğun bakım olmak üzere 200 yatak, 75 poliklinik, 6 ameliyathane, doğumhaneler, 26 acil müşahede yatağı ve 8 diyaliz ünitesi bulunacak. Yapının depreme karşı sismik izolatörlerle güçlendirileceği öğrenildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 15:16
Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde beyin damarlarında baloncuk (anevrizma) bulunan ve buna bağlı beyin kanaması geçiren 44 yaşındaki kadın hasta, kapalı yöntemle yapılan anjiyografi sayesinde ameliyatsız tedavi edildi. Bitlis Devlet Hastanesine bilinç bulanıklığı ve baş ağrısı şikâyetiyle başvuran 44 yaşındaki Sacide Derman, yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği belirlenince ileri tedavi için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada gerçekleştirilen anjiyografi sonucunda hastanın beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit edildi. Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde uygulanan kapalı anjiyografik yöntemle, kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve anevrizma platin tel (coil) kullanılarak kapatıldı. İşlem sonrası takibi yapılan hastanın sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, her türlü komplike hastanın merkezlerine sevk edildiğini belirtti. Doç. Dr. Sarıkaya, "Hastamızın dış merkezde yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması ve beyin damarlarında anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine hasta 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu sayede baloncuğun kanla dolması engellenerek yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" dedi. Bitlis Devlet Hastanesi’ne baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikâyetiyle başvuran hastanın daha sonra kendilerine sevk edildiğini aktaran Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Berat Demiral ise "Yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması tespit ediliyor. Ardından çekilen tomografik anjiyoda beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit ediliyor. Bunun üzerine hasta, tedavi amacıyla 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk ediliyor. Hastaya ilk olarak anjiyo işlemi yapıldı. Kasıktan girilerek beyin damarlarına özel kateterlerle ulaşıldı ve anevrizmanın endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın ağzına mikrokateterle ulaşılarak içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu yöntemle baloncuğun kanla dolması engellendi ve yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" diye konuştu. "Kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur" Anevrizma tedavisinde iki farklı yöntemin bulunduğunu hatırlatan Demiral, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlki bizim uyguladığımız kapalı yöntemdir. Bu yöntemde kasıktan girilerek beyin damarına ulaşılır, baloncuk platin telle kapatılır. İkincisi ise açık beyin ameliyatıdır. Bu yöntemde kafatası açılarak anevrizmanın boynuna klips adı verilen özel bir kıskaç yerleştirilir ve baloncuğun kanla dolması önlenir. Her iki yöntemde de amaç aynıdır; baloncuğu devre dışı bırakmak. Ancak kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur. Açık yara olmadığından komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanede kalış süresi daha kısa olup hastalar daha kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Hastamızı bir hafta önce işlem için almıştık. Şu anda durumu gayet iyi olup takibi ve ilaç tedavisi devam etmektedir."
03 Ekim 2025 Cuma - 14:58
Çayeli Bakır’dan sağlık eğitimine destek
Çayeli Bakır, Rize’nin Çayeli Hacı Ahmet Hamdi İshakoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ’Temel Meslek Uygulamaları Laboratuvarı’ yapımına destek oldu. Laboratuvarın bugün gerçekleşen açılış törenine Çayeli İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Dindar, Çayeli Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yılmaz Geçit, Çayeli Bakır Dış İlişkiler Müdürü Osman Zeki Yazıcı ve davetliler katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Çayeli İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Dindar, Çayeli Bakır’ın eğitime sunduğu katkılardan dolayı kurumu adına teşekkürlerini sundu. Dindar, bu tür desteklerin ilçedeki eğitim kalitesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Çayeli Bakır Dış İlişkiler Müdürü Osman Zeki Yazıcı ise yaptığı açıklamada, ilçeye değer katacak her türlü projeye destek vermekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, toplumsal fayda sağlayan projelerde yer almaya devam edeceklerini belirtti. Öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek hastane ortamına yakın koşullarda uygulamalı olarak eğitim görmelerine destek olacak. Hemşirelik, ilk yardım, anatomi ve fizyoloji dersler, uygulamalı eğitim modeliyle desteklenerek; acil durum yönetimi, hasta bakımı, hijyen, sağlık güvenliği, mesleki etik ve iletişim becerileri geliştirilmiş olacak. Modern standartlara uygun olarak donatılan laboratuvarda; yetişkin, çocuk ve bebek hasta maketleri, ilk yardım eğitim setleri, mikroskoplar, ventilatör ve solunum cihazları, hasta yatakları, tansiyon aleti, stetoskop, termometre ve sterilizasyon malzemeleri bulunuyor. Ayrıca öğrencilerin birebir uygulama yapabilecekleri geniş bir simülasyon alanı da yer alıyor. Laboratuvar yalnızca öğrencilere değil, Çayeli’nde ilk yardım eğitimi almak isteyen yetişkinlere de hizmet verecek. Böylece hem mesleki eğitim kalitesi artacak hem de toplumun sağlık bilinci gelişimine yardımcı olacak.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:46
Karabük’te "Dünya Yürüyüş Günü" etkinliği düzenlendi
Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanan "Dünya Yürüyüş Günü" dolayısıyla Karabük’te etkinlik gerçekleştirildi. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde Yenişehir Onur Stadyumu’nda düzenlenen programa, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven ve İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş katıldı. Vatandaşlar, sağlık çalışanları, öğrenciler ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, düzenli fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki etkilerine vurgu yapıldı. Katılımcılara yürüyüş ve egzersizin obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların önlenmesindeki rolü konusunda bilgilendirme yapıldı. Yürüyüşün ardından sağlık personeli tarafından egzersiz uygulamaları gösterilerek vatandaşların günlük yaşamlarında aktif hareketi artırmaları için farkındalık oluşturuldu. İl Sağlık Müdürü Kara, burada yaptığı konuşmada, "Dünya Yürüyüş Günü’nün amacı, topluma sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olan hareketli yaşamı hatırlatmaktır. Vatandaşlarımızın spor ve egzersizi hayatlarının bir parçası haline getirmeleri, sağlıklı gelecek nesiller için büyük önem taşımaktadır. Bugün burada gördüğümüz yoğun katılım da bu bilincin toplumda giderek arttığını göstermektedir." dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:42
’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği gerçekleştirildi
Eskişehir’de gerçekleştirilen ’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği ile yürüyüşün sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekildi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlik, Dede Korkut Parkı’nda gerçekleştirildi. Yürüyüşün sağlığa olan olumlu etkilerine dikkat çekilen etkinlikte, vatandaşların düzenli fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi amaçlandı. Etkinliğe kurum temsilcileri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. "Sağlığınız için günlük 10 bin adım atmayı unutmayın" İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin etkinlikle ilgili yapmış olduğu açıklamada, "Hep birlikte attığımız her adım, sağlıklı bir yaşam için farkındalık oluşturmanın yanı sıra, toplumsal birlikteliğimizi de güçlendirdi. Düzenli yürüyüş; kalp ve damar sağlığını korur, obezite riskini azaltır, ruh sağlığını destekler, günlük enerjiyi artırır. Bugün olduğu gibi her gün, sağlığınız için 10 bin adım atmayı unutmayın" ifadeleri yer aldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:34
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Yaşlılar Günü standı kuruldu
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde kurulan 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü standında yaşlıların topluma kattığı değere dikkat çekildi. Yaşlı bireylerin topluma kattıkları değerleri hatırlatmak ve onlara duyulan saygıyı vurgulamak amacıyla her yıl 1 Ekim kutlanan Dünya Yaşlılar Günü sebebiyle Eskişehir’de çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Bu çerçevede, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde de bir stant kuruldu. Stantta, geçmişin yaşayan hafızaları olan yaşlıların topluma kattığı değer bir kez daha vurgulandı. Hastane yetkilileri, tüm büyüklerin Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladı.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:56
Uzmanı ebeveynleri uyardı: "Bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir"
Okul çağındaki çocuklarda da görülebilen kalp rahatsızlıkları ile ilgili açıklama yapan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Yetişkinlerde görülebilen kalp rahatsızlıkları, okul çağındaki çocuklarda da baş gösterebiliyor. Gün içerisinde koştururken birden duran, nefesini tutan, göğsü sıkışan ya da arkadaşlarından önce yorulan çocuklarda kalp sağlığı ile ilgili bir hastalığının belirtisi olabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "3-6 yaş arası çocuklar, enerji patlaması yaşar. Zıplarlar, koşarlar, hayal kurarlar ancak bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir. Doğuştan kalp defektleri, ritim bozuklukları veya nadir genetik durumlar, belirti vermeden sinsice ilerleyebilir" dedi. Çocuklarda kalp sorunlarının bazılarının ‘tembellik’ sanılarak gözden kaçırıldığını ifade eden Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Okul öncesi dönemde basit bir muayene, hayat kurtarıcı olabilir. Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Belirtiler hastalığın habercisi Dudaklarda, tırnaklarda veya ciltte morarmanın veya ani solgunluğun kalbin oksijen dağıtımında sorun olduğunun işareti olabileceğini ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Bu belirtiler özellikle soğukta veya ağlarken belirginleşir. Bunun için çocuğunuzun banyo sonrası veya oyun sırasında cildinin incelenmesi gerekir. Gece terlemeleri, kesik kesik nefes veya huzursuz uyku, kalp ritim sorunlarının habercisi olabilir. Aşırı uyuklamalara da dikkate edilmelidir. Çocuğunuzun odasını 23-24 derecede tutun ve uyku düzenini not edin. Uyurken nabzını kontrol edin, dakikada 70-100 arası ve düzenli olmalı. Enfeksiyonlara eğilim, boğaz enfeksiyonları veya viral hastalıklar kalbi hedef alabilir ve miyokardit gibi ciddi sorunlara yol açabilir. El yıkamayı, diş fırçalamayı eğlenceli bir alışkanlık haline getirin" dedi. Aşırı tuz ve şeker ileriki dönemlerde tansiyon sebebi olabilir. Çocuklara renkli sebzeler, balıketi gibi omega-3 kaynakları ve ev yapımı meyve püreleri yedirilebilir. Çocuklar aylık periyotta tartılmalı ve büyüme eğrisi takip edilmelidir" dedi. Okul öncesi kalp kontrolleri önemli Okul öncesi dönemde çocuk kardiyolojisi doktoruna kontrollerin yaptırılmasının önemli olduğunu ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Kontroller sırasında hekiminiz stetoskopla üfürüm veya ritim bozukluğu kontrolü, EKG ve EKO, enfeksiyon veya anemi izleri için ise kan tahlilleri yapılması gerekir. Bu rutin kontrol, sonrasında çocuğun karşı karşıya kalabileceği önemli sağlık sorunlarının önüne geçecektir. Eğer ailede kalp hastalığı öyküsü varsa, hekim kontrolleri yıllık olmalıdır" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:49
Başhekim Yılmaz: "Anne sütü sadece besin değil, aynı zamanda bebekler için ilaç"
Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, anne sütünün sadece bir besin olmadığını, çocuklar için koruyucu bir ilaç olduğunu söyledi. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından, 1-7 Ekim Normal Doğum ve Emzirme Haftası etkinlikleri kapsamında Altınordu ilçesindeki alışveriş merkezinde stant açıldı. Stantta, gebeler ile annelere yönelik bilgilendirici broşür dağıtıldı ve ihtiyaç duyulmadığı takdirde sezaryen doğum yerine normal doğum süreci ile anne sütünün ve emzirmenin önemi anlatıldı. Hastanenin Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, Sağlık Bakanlığı koordinesinde sağlığın güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve sağlıklı bir gelecek bırakılması adına çeşitli çalışmaların yapıldığını, anne ve çocuk sağlığının, bu çalışmaların en önemli ayağı olduğunu kaydetti. Anne ve çocuk sağlığına fazlasıyla önem verdiklerini, bir takım yeni projeler, çalışmalar ve bilgilendirmeler yaptıklarını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Anne ve çocuk sağlığı, bir toplumun sağlık verilerinin düzeltilmesi açısından çok önemli bir etken. Bu süreç annelerimizin gebe kalmasıyla başlıyor ve gebelik süreciyle devam ediyor. Doğum süreci ve sonrasında emzirme süreciyle devam ediyor. Biz burada insanlarımızın yanında ve onlara yardımcı olmayı hedefliyoruz" dedi. Bebek dostu olan hastanelerinin, bu yıl ‘Anne dostu hastane’ unvanını da aldığını aktaran Yılmaz, Ordu’da yaklaşık 500 gebeye eğitim verdiklerini ve babaların da katıldığı programlarda sertifika verdiklerini ifade ederek, gebeleri doğuma hem mental, hem de fiziksel açıdan hazırladıklarını belirtti. Doç. Dr. Yılmaz, "Doğum sürecinde de yanlarında oluyoruz. Sezaryenin bir cerrahi müdahale olduğu, normal doğumla ilgili ön yargılarını kırmaya çalışıyoruz. Doğum sonrası sürecimizde emzirme polikliniğimizde annelerimizin yanındayız. Süt sadece bir besin değil, aynı zamanda bir bağ. Çocuklarımız için bir koruyucu ilaç. Bu anlamda emzirme polikliniğimiz aktif olup annelerimiz ile çocuk arasındaki bağı kurması yönünde ciddi bir çalışma yapılıyor" ifadelerine yer verdi. İlk 6 ay sadece anne sütünün önemine değinen Yılmaz ayrıca, bebeğin 2 yaşına kadar da emzirilmesi yönünde teşvikte bulunduklarını ifade eden Yılmaz, "Ordu’da şuanda kadın doğum hastanemizde emzirme polikliniği, gebe polikliniği ve ebe polikliniğimiz aktif olarak çalışıyor. Bütün hastalarımız gelebilirler, bize kayıt olabilirler. Hem mental, hem de tıbbi açıdan onları takip edip, çocuklar belli bir yaşa gelinceye kadar onların yanında olacağımızı söylüyoruz" şeklinde konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:43
20 yıllık evli çift, aldıkları tedavilerle gebelik haberi aldı
Diyarbakır’da Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’in yanında tedavi alan 20 yıllık evli çift, gebelik haberi aldı. 20 yıllık evli olan Meryem ve Kemal Savğa çifti, doğal yolan çocuk sahibi olamayınca tedavi olmak için birçok klinik ve doktora başvurdu. Tedaviler alan çift, başarısız sonuçlar alınca Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Savğa çifti, ileri derecede yumurta rezervi düşüklüğünden dolayı tedavi oldu. Çift tedailerin ardınadan gebelik haberi aldı. Prof. Dr. Çoksüer, hastaya eksozom, PRP, akupunktur ve fitoterapi uyguladıklarını belirterek, "Ayrıca hastamızın yumurtalarının zayıflığı nedeniyle, tamamen kişiye özgü bir tedavi planı geliştirdik. Yumurta kalitesini korumak için ise düşük dozlu bir protokol tercih ettik. Bugün de gebelik kesesini gördük. İnşallah çocuklarını hayırla kucaklarına alırlar. Süreçlerini takip ediyoruz. Doğru teşhis, doğru tedavi ile sonuca ulaşılıyor" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:26
Sinop’ta ilk radikal prostat ameliyatı başarıyla yapıldı
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi, kentte ve kendi tarihinde bir ilke imza attı. Üroloji Uzmanları Opr. Dr. Özgür Gürboğa ve Opr. Dr. Egemen Öztürk, radikal prostatektomi (radikal prostat ameliyatı) uygulamasını Sinop’ta ilk kez gerçekleştirdi. Birden fazla hastada başarıyla tamamlanan operasyonlar, prostat kanseri tedavisi gören hastalara artık kendi şehirlerinde ileri düzey cerrahi imkânı sunuyor. Ameliyatları gerçekleştiren Opr. Dr. Özgür Gürboğa, "Radikal prostatektomi, ileri cerrahi beceri ve güçlü ekip koordinasyonu gerektirir. Bu ameliyatları ilimizde ilk kez gerçekleştirmiş olmak hem bizim hem de hastalarımız için çok kıymetli," dedi. Op. Dr. Egemen Öztürk ise, "Sinop’ta artık bu düzeyde bir operasyon yapılabiliyor olması, hastalarımızın şehir dışına gitme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kendi yaşadıkları yerde güvenle tedavi olabilmeleri en büyük motivasyonumuz" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen ameliyatların ardından hastaların sağlık durumlarının iyi olduğu, taburculuklarının sorunsuz yapıldığı ve iyileşme süreçlerinin yakından takip edildiği bildirildi. Hastane yönetimi, operasyonlarla hem teknik hem de bilimsel kapasitenin kanıtlandığını vurguladı. Yapılan açıklamada, "Sinop’ta kamu sağlık hizmetlerinin geldiği nokta açısından önemli bir gelişmedir. Sağlık alanını her geçen gün daha ileriye taşımak için çalışıyoruz. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederiz" denildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder