Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
ABD: "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi geri döndü"
Lavrov: "Bu savaş Batı'nın Rusya'ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
Hamaney: "Donanmamız, düşmanlara yeni yenilgilerin acısını tattırmaya hazır"
Aziz Yıldırım: "Fenerbahçe çürümüşlüğün içindedir"
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu işe başladı
Türk yolcunun belinden 5 kilo 510 gram uyuşturucu çıktı
SAĞLIK
Cizre’de hayvan sağlığı için yoğun mesai
18 Nisan 2026 Cumartesi - 14:51:49
Şırnak’ın Cizre ilçesinde hayvancılığın geliştirilmesi ve salgın hastalıkların önlenmesi amacıyla yürütülen küpeleme ve aşılama çalışmaları aralıksız devam ediyor. Cizre İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan teknik personel, ilçe merkezi ve bağlı köylerde geniş kapsamlı bir saha çalışması başlattı. Hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve hayvan sağlığının korunması adına yürütülen çalışmalarda, ekipler en ücra yerleşim birimlerine kadar giderek aşılama hizmeti sunuyor. Saha çalışmaları kapsamında yeni doğan buzağı ve küçükbaş hayvanların küpeleme işlemleri yapılarak kayıt altına alınması sağlanırken, eş zamanlı olarak mevsimsel hastalıklara karşı koruyucu aşı uygulamaları gerçekleştiriliyor. Teknik personel, küpeleme sayesinde hayvan hareketlerinin takibinin kolaylaştığını ve hastalıkların yayılmasının önüne geçildiğini vurguladı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, çalışmaların planlanan program dahilinde titizlikle sürdürüldüğü belirtilerek, "Teknik personellerimizce yürütülen küpeleme ve aşılama saha çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir. Amacımız, ilçemizdeki hayvancılık faaliyetlerinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesini sağlamaktır" ifadelerine yer verildi. Üreticiler ise kapılarına kadar gelen bu hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirerek, ekiplere teşekkür etti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:23
Bayburt’ta vatandaşlara kalp sağlığı bilgilendirmesi yapıldı
12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında Bayburt Devlet Hastanesi poliklinik girişinde kurulan stantta vatandaşlara kalp sağlığının korunması, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrolün önemi anlatıldı. Stantta, hastane personeline, hasta yakınlarına ve hastalara bilgilendirme yapıldı. Görevli sağlık personeli, kalp ve damar hastalıklarına karşı alınabilecek önlemler ile erken tanının önemine ilişkin bilgi verdi. Hafta kapsamında gerçekleştirilen çalışma ile kalp sağlığı konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik bilgilendirme faaliyetinde bulunularak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemi ile düzenli kontrolün erken tanı ve tedavideki rolüne dikkat çekildi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:15
"Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir"
Psikolog Ozan Yazıcı, dijital oyunların çocukların gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu ancak şiddet içerikli oyunların saldırgan davranışları tetikleyebileceğini belirtti. Günümüzde çocukların yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital dünyada da büyüdüğüne dikkat çeken Liv Hospital Samsun’dan Psk. Ozan Yazıcı, "Dijital oyunlar çocukların hayal gücünü geliştiren ve eğlence sunan araçlar olabilir. Ancak bu dünyanın görünmeyen bir yüzü de var. Özellikle şiddet içerikli oyunlar, çocukların davranışlarını ve algılarını etkileyebilir" dedi. "Saldırganlık tamamen anormal değildir" Saldırganlığın insan doğasının tamamen dışında olmadığını ifade eden Psk. Yazıcı, "Saldırganlık, canlıların varlığını sürdürme sürecinde ortaya çıkan temel dürtülerden biridir. Ancak bu dürtü başkalarına zarar verme niyeti taşıdığında dikkat edilmesi gereken bir davranış haline gelir. Bu zarar bazen fiziksel, bazen de sözlü ya da psikolojik şekilde ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Şiddet daha yıkıcı bir boyuttur" Şiddetin, saldırganlığın daha yoğun ve yıkıcı hali olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Çocuklarda bu durum akran zorbalığı, eşyalara zarar verme ya da ilerleyen süreçte daha ciddi davranış sorunlarına dönüşebilir" dedi. "Çocuklar gördüklerini taklit eder" Çocuklarda saldırgan davranışların oluşumuna değinen Yazıcı, "Bu durumun tek bir nedeni yoktur. Ancak sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit eder. Saldırgan davranışlara maruz kalan çocuklar, bunu kendi davranış repertuarına dahil edebilir. Ayrıca engellenmişlik duygusu da saldırganlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "Şiddet içerikli oyunlar tehlikeli bir algı oluşturabilir" Dijital oyunların bu süreçte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Şiddet içerikli oyunlarda çoğu zaman zarar veren karakterlerin ödüllendirildiğini görüyoruz. Bu durum çocuk zihninde ‘şiddet eşittir başarı’ gibi tehlikeli bir eşleşmeye yol açabilir" dedi. "Duyarsızlaşma ve empati kaybı görülebilir" Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Yazıcı, "Başkalarının acısı zamanla daha az önemli algılanabilir. Empati kurma becerisi zayıflayabilir. Ayrıca çocuklar kontrol ettikleri karakterlerle özdeşim kurarak bu davranışları içselleştirebilir" dedi. "Davranış değişiklikleri dikkat çekiyor" Bu durumun çocukların sosyal ve akademik hayatını da etkileyebileceğini söyleyen Psk. Yazıcı, "Sosyal ilişkiler zayıflayabilir, yalnızlaşma görülebilir ve okul performansı düşebilir. Aynı zamanda daha kolay öfkelenen ve daha hızlı tepki veren bir davranış profili ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. "Yasaklamak değil, yönetmek gerekiyor" Ailelere önemli uyarılarda bulunan Yazıcı, "Dijital oyunları tamamen yasaklamak yerine doğru şekilde yönetmek gerekir. Ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları bilmesi, içerikleri değerlendirmesi ve sağlıklı sınırlar koyması çok önemlidir. Çünkü mesele yalnızca oyun değil, çocuğun dünyayı nasıl öğrendiğidir" şeklinde konuştu. "Ekrandaki davranışlar gerçek hayata yansıyabilir" Psk. Yazıcı, "Bazen bir ekranın içinde başlayan süreç, gerçek hayatta davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır" diyerek sözlerini tamamladı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:11
Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Eroğlu: "Çeşitli salgın hastalıkların gelecekte de yaşanacağı ifade ediliyor"
Türk Veteriner Hekimler Birliği Bölge Toplantısı’nın 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, küresel ısınma, iklim değişiklikleri ve doğal alanların tahribatı gibi sorunların gelecekte de Covid-19 gibi salgın hastalıkların yaşanacağını bilimsel olarak ifade ettiğini söyledi. Türk Veteriner Hekimler Birliği Bölge Toplantısı’nın 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Bölgenin oda başkanlarının katıldığı toplantıda, veteriner hekimler mesleğin sorunları ve hayvancılık politikalarını masaya yatırdı. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak 7 bölgede, bölge toplantıları yapıyoruz. Yöredeki odalarımız katılıyor. İlk üçünü yaptık, dördüncüsü bugün Şanlıurfa’da düzenleniyor. Daha sonra Kastamonu, Rize ve Muş’ta bitecek. Toplantılar vesilesi ile sahadaki arkadaşlarımız, oda başkanlarımızın mesleğimizin sorunları, bölgedeki hayvancılık, veteriner hekimlerin sorumlulukları, görevleri hakkında çalışmalar yapacağız. Ben öncelikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Bir daha böyle acı olayların yaşanmasını kesinlikle istemiyoruz. Veteriner hekimler hem insan sağlığı hem hayvan sağlığı hem de çevre sağlığı konusunda çalışmalar yapan meslek grubudur. Bizim ülkemizde hayvancılığımızla ilgili çeşitli sorunlar yaşıyoruz. Veteriner hekimler hayvancılığın aktörü olan hayvancılıkla ilgili konularda temel meslek grubu, özellikle hastalıklara karşı koruyucu çalışmalar ve hastalıklarla mücadelede aktif rol oynuyor. Özellikle hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarda çalışmalar yürütüyoruz. Biliyorsunuz Covid-19 gibi bütün dünyayı etkileyen bir salgın yaşandı. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, doğal alanların tahribatı gibi durumlara baktığımızda çeşitli salgın hastalıkların gelecekte de yaşanacağı ifade ediliyor. İşte bunlara karşı veteriner hekimler önemli görevler yapıyorlar. Bu konular üzerinde yaptığımız çalışmaları devletin çeşitli makamlarına, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı’na, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve İçişleri Bakanlığı’na sunuyoruz. Sahipsiz hayvanlar konusu var, zaman zaman çok acı olaylar yaşanıyor. Bütün bunları bu toplantılarda görüşüyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantı, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Nisan 2026 Cuma- 10:55
Sanayi bölgesinde hekimlerin ortak hedefi daha güvenli iş ortamı
2
17 Nisan 2026 Cuma- 09:32
Murat Boz ‘kalp’ten mesaj verdi
3
17 Nisan 2026 Cuma- 09:29
Prof. Dr. Zülfikar’dan hemofilide yerli Ar-Ge çağrısı
4
17 Nisan 2026 Cuma- 12:32
Taklit ve tağşiş listesi güncellendi, uygunsuzluk tespiti yapılan ürünler ilan edildi
5
17 Nisan 2026 Cuma- 11:55
Hemofilide yeni nesil tedaviler dikkat çekiyor
02 Ekim 2025 Perşembe - 18:30
Sağlık Bakanı Memişoğlu "Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi"nde gençlerle buluştu
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi’nde gençlerle bir araya geldi. Bakan Memişoğlu, zirve kapsamında gerçekleştirilen "Zirve Arenası" oturumunda, üniversitelerin sağlıkla ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerden oluşan Sağlık Genç Meclisi’ne hitap etti. Bakan Memişoğlu, "Sizlerin avantajı bilgiye kolay ulaşabilmeniz. Ancak bu durumun bir dezavantajı da var. Çünkü doğru bilgiye de yanlış bilgiye de aynı hızla ulaşabiliyorsunuz. Eğer analitik düşünme ve tecrübe ile süzgeçten geçirmezseniz yanlış bilgilere kolayca kapılabilirsiniz. Bu yüzden geçmişi okumak, kitaplardan beslenmek, medyada gördüklerinizi analiz etmek çok önemli. Tüm bunlardan kendi düşünce ve hareket tarzınızı oluşturmalısınız" dedi. Mutluluğun ideal sahibi olmak olduğunu hatırlatan Bakan Memişoğlu, "Size sadece Sağlık Bakanı olarak değil, bir ağabeyiniz olarak sesleniyorum. Taraftar olmayın, bilgili ve analizci olun. Maddi değerlerin ön planda olduğu bir dünyada maneviyatı kaybetmeyin. Mutluluk; para, makam veya güce sahip olmak değil, ideal sahibi olmaktır. İdealizm, başkasına iyilik yapmak ve bir fikrin peşinden gitmektir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkması hep bu idealizmin ürünüdür. Siz de ideallerinizi kaybetmeyin" diye konuştu. Türkiye’nin sağlık alanında çok şanslı bir ülke olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Türkiye, sağlık alanında çok şanslı bir ülke. Öğrencisinden hekime, hemşiresine kadar tüm sağlık çalışanlarımız zeki ve çalışkan, güçlü bir kadroya sahibiz. Bu, bizim en büyük beşerî sermayemiz. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak sağlık hizmetine odaklandık. Bundan sonra üretim ve bilgi geliştirmede de güçlü bir altyapı kurmamız gerekiyor. Bu amaçla ‘Fikirden Ürüne - Üreten Sağlık Modelini’ başlattık" şeklinde konuştu. Sağlıklı bir toplum için sigaradan ve kötü alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğine dikkati çeken Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı bir toplum için sigaradan, kötü alışkanlıklardan ve sağlıksız beslenmeden uzak durmalıyız. Bunun bilincini hep birlikte oluşturmalıyız. Siz gençlerden en büyük beklentimiz, çevrenizde bu farkındalığı yaymanız. Sağlıklı toplum için bedenimize iyi bakmalı ve sağlıklı kalmalıyız. Bu bizim temel politikalarımızdan biridir" dedi.
02 Ekim 2025 Perşembe - 17:43
Prof. Dr. Aysun Bay’dan Kırgızistan Büyükelçisi Kazanbaev’e stratejik ziyaret
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, beraberindeki heyetle birlikte Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazanbaev’i makamında ziyaret etti. Görüşmede iki ülke arasında sağlık turizmi alanındaki iş birliği imkanları ele alındı. Ziyarette, Türkiye ile Kırgızistan arasında sağlık turizmi başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak projeler geliştirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Özellikle sağlık turizmi projelerinde iş birliği yapılması, tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine bilimsel araştırmaların desteklenmesi, akademik iş birlikleri ve uzman değişim programlarının hayata geçirilmesi gibi konular gündeme geldi. Kültürel diplomasi yoluyla iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının güçlendirilmesinin de önemine değinilen görüşmede, sağlık turizminin stratejik bir köprü rolü üstleneceği vurgulandı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki dostane ilişkilerin pekiştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:56
Erken teşhis hayat kurtarıyor: ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ başladı
’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ hakkında konuşan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, meme kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurguladı. Doç. Dr. Bildirici, yaptığı açıklamada, "Meme kanserinde erken teşhis, tedavide başarı şansını önemli ölçüde artırır. Kadınlarımızın kendi kendine muayene alışkanlığı kazanmaları, risk faktörlerini bilmeleri ve herhangi bir belirti fark ettiklerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları son derece önemlidir. Bu farkındalık ayı, kadınlarımızın kendi sağlıklarını takip etmeleri, bilinçlenmeleri ve toplumsal farkındalık oluşturmaları için büyük bir fırsattır" ifadelerini kullandı. KETEM tırları ve sağlıklı hayat merkezleri İlçelerde hizmet veren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) tırları, kadınlara ücretsiz tarama hizmetlerini ilçelere kadar ulaştırıyor. Mobil tırlar sayesinde, ulaşım güçlüğü yaşayan kadınlar kendi ilçelerinde taramadan geçebiliyor. Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki KETEM’ler de kadınlara rehberlik sağlıyor. Bu hizmetler, kadınların erken teşhis imkanlarına erişimini kolaylaştırıyor ve toplumda farkındalık oluşturuyor. Kadın sağlığını geliştirmeye yönelik kadın sağlığı eğitim projesi Eskişehir’de kadın sağlığının geliştirilmesi amacıyla planlanan ’Kadın Sağlığı Eğitim Projesi’, Vali Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje çerçevesinde, okullarda ve çeşitli eğitim kurumlarında öğrenciler ve aileler kadın sağlığı konusunda bilgilendiriliyor. Eğitimler sırasında meme kanseri belirtileri, kendi kendine muayene teknikleri ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi detaylı olarak aktarılıyor. Bu proje ile sadece kadınların değil, genç nesillerde ve toplumun her kesiminde farkındalık oluşturulması hedefleniyor. Kadınlara, "Sağlığınızı ertelemeyin" çağrısı Doç. Dr. Bildirici, farkındalık ayı boyunca tüm kadınları taramalara katılmaya ve sağlık kontrollerini aksatmamaya davet ederek, "Erken teşhis hayat kurtarır. Meme sağlığını korumak, hem bireysel yaşam kalitemiz hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. İlçelere ulaşan KETEM tırlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki KETEM’lerimiz ve yürütülen eğitim projeleriyle kadınlarımızın yanındayız. Her kadının kendi sağlığını takip etmesi, erken teşhisi hayat kurtaracak en güçlü adımdır" dedi. Toplumda farkındalığı artırmak çalışmalar sürüyor İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen farkındalık çalışmaları, tarama programları ve eğitimler yıl boyunca devam ediyor. Tüm kadınların erken teşhis imkanlarına erişimini sağlamak, kendi sağlıklarını takip etmelerini teşvik etmek ve toplum genelinde meme kanseri konusunda bilinçlenmeyi artırmak hedefleniyor. Bu kapsamlı çalışmalar, farkındalık ayının önemini bir kez daha ortaya koyuyor ve kadın sağlığının korunması için atılan somut adımları gözler önüne seriyor.
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:09
Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar yeniden kalabalık sınıflara, servis araçlarına ve toplu etkinliklere döndü. Medicana Sağlık Grubu Acil Servis Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, bu durumun özellikle sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğunu; hastalık sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Mevsim geçişlerinde kış aylarına nazaran daha fazla hastalığın ortaya çıktığını söyleyen Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, çocuklarda en sık görülen hastalıkların nezle, grip, farenjit, bronşit, bademcik iltihabı ve kulak enfeksiyonları olduğunu söyledi. Basit önlemlerle büyük fayda sağlanabilir Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, özellikle çocukların bağışıklık sisteminin yetişkinlere göre daha hassas olduğuna dikkat çekerek, hastalıklardan korunmak için el hijyeninin, düzenli beslenmenin, yeterli uykunun ve ortamların sık sık havalandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı ve şunları söyledi: "Ayrıca çanta, suluk ve oyuncak gibi sık kullanılan eşyaların temizliğinin ihmal edilmemeli. Bu dönemde mevsimsel grip aşısı gibi koruyucu aşıların da çocuk sağlığında önemli rol oynar." Düşmeyen ateşe dikkat Hastalıklara rağmen panik yapılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, hafif şikayetlerde evde dinlenmenin ve bol sıvı alımının genellikle yeterli olduğunu söyleyerek, "38 dereceyi geçmeyen ateş, hafif öksürük ve burun akıntısı gibi durumlarda çocuğun evde dinlenmesi uygun olabilir. Ancak bazı belirtiler ciddiye alınmalıdır. Yüksek ve düşmeyen ateş, şiddetli boğaz ağrısı, kulak akıntısı, hırıltılı nefes, hızlı soluma, tekrarlayan kusma, ishal, morarma ve bilinç bulanıklığı gibi bulguların vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekir" dedi. Bilinçsiz antibiyotik kullanılmamalı Uzm. Dr. Nur Çetinkaya Bodur, ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin antibiyotiği bilinçsiz şekilde kullanmak olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Bu ilaçlar yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir. Virüs kaynaklı nezle ve grip gibi hastalıklar antibiyotikle tedavi edilmez. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı hem çocukların bağışıklık sistemini zayıflatır hem de ileride antibiyotik direncine yol açar’’ şeklinde konuştu.
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:09
Başkan Akpunar’a farkındalık ziyareti
Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sefa Bilici ve beraberindeki Hemşire Derya Şen Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar’ı ziyaret etti. Başkan Akpunar, ziyaretle ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımında, "İçinde bulunduğumuz ay malum; "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" Bakınız, bu konuda istatistikler ne diyor? Dünyada her gün 6 binden fazla kadına ‘Meme Kanseri’ teşhisi konuluyor ve her yıl milyonlarca kadın bu hastalık yüzünden tedavi görmek durumunda kalıyor. Dolayısıyla farkındalık şart, erken tanı önemli! Biz de bu farkındalık hareketine pembe kurdelemizi takarak ortak oluyor ve nazik ziyaretleri için konuklarımıza teşekkür ediyoruz" dedi.
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:06
Kepez Devlet Hastanesi’nde Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açıldı
Anne ve bebek sağlığını korumak amacıyla Kepez Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan "Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" hizmete açıldı. İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan törende yaptığı konuşmada, hamilelik sürecinde düzenli ve doğru ağız-diş bakımının hem anne hem de bebek sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Gebelikte meydana gelen hormonal değişikliklerin diş ve diş eti hastalıklarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Özkan, "Anne adaylarımızı düzenli kontrol yaptırmaya davet ediyoruz" dedi. Yeni uygulama kapsamında, Kepez Devlet Hastanesi’ne başvuran her gebe; kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından muayene edildikten sonra ebe eşliğinde Diş Kliniği bünyesinde oluşturulan Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’ne yönlendirilerek diş hekimi kontrolünden geçirilecek. Ayrıca, hastane bünyesindeki Gebe Okulu müfredatına "Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimleri" eklendi. Her hafta düzenli olarak verilen bu eğitimlerle anne adaylarının ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Kepez Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ramazan Gürkan, uygulamanın önemine değinerek, "Bu sayede anne adaylarımızın gebelik sürecini daha bilinçli, güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirmelerini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:04
Siirt’te şiddet ve bağımlılıkla mücadele etkinliği düzenlendi
Siirt’te, "Dünya Şiddete Hayır Günü" ile "Sigara Bırakma ve Madde Bağımlılığıyla Mücadele" kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla emniyet, jandarma ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle geniş katılımlı bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, şiddetin birey, aile ve toplum üzerindeki yıkıcı etkileri ele alınarak, toplumsal duyarlılığın artırılmasının önemi vurgulandı. Ayrıca sigara ve madde bağımlılığının sağlığa zararları, bırakma süreci ve destek hizmetleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara broşürler dağıtıldı, bilgilendirici görseller sergilendi ve katılımcıların soruları yanıtlandı. Etkinlikte, bireysel ve kurumsal iş birliğinin önemi bir kez daha hatırlatıldı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 15:44
Gümüşhane’de şarbon hastalığı nedeniyle 6 köye giriş çıkış yasaklandı
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde şarbon hastalığı şüphesiyle 6 köyde hayvan giriş çıkışı yasaklandı. Edinilen bilgiye göre ilçeye bağlı Söğüteli Köyünde 2 büyükbaş ölümünün ardından şarbon şüphesiyle hayvanlardan alınan numuneler laboratuvara gönderildi. Şarbon hastalığı şüphesi üzerine Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ilçeye bağlı başta Söğüteli köyü olmak üzere Ekinciler, Arpacık, Yaylalı, Sarıbaba ve Kuşluk köylerini gözetim altına aldı. Bahse konu 6 köyde ikinci bir ilana kadar köylere hayvan giriş ve çıkışları yasaklanırken alınan tedbirlere uymayanlar hakkında 5996 sayılı kanunun 36. Maddesi gereğince idari yaptırım uygulanacağı bildirildi. Diğer yandan ölen 2 hayvan kireçlenerek usulüne uygun olarak derin kuyulara gömüldü. Kürtün’de geçtiğimiz günlerde de şap hastalığı şüphesi nedeniyle Kürtün ilçesine bağlı Yukarı Karadere, Beytarla, Tilkicek, Aktaş ve Sapmaz köylerine hayvan giriş çıkış ve hareketleri kısıtlanmıştı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:16
Diyarbakır Şehir Hastanesi’nde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor
Diyarbakır’ın sağlık altyapısına büyük katkı sağlayacak olan şehir hastanesinin inşaatı tüm hızıyla sürüyor. 438 bin metrekare arsa üzerinde inşa edilen ve 265 bin metrekare kapalı alana sahip olan bin yatak kapasiteli dev sağlık kompleksi, yüzde 58 gerçekleşme oranına ulaştı. Yaklaşık 2 yıl önce yapımına başlanan hastanenin önümüzdeki 1 buçuk yıl içinde tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Hastanede yer alan bin odanın yüzde 90’ı tek kişilik olarak planlandı. İhtiyaç duyulması halinde yatak kapasitesi bin 500’e kadar çıkarılabilecek. Deprem güvenliği açısından da öne çıkan projede, 802 adet sismik izolatör yer alıyor. Bu sayede yüksek şiddetli depremlerde dahi sağlık hizmetinin kesintisiz sunulması amaçlanıyor. 2 bin 600 araçlık otopark kapasitesiyle dikkat çeken hastanenin çevresinde, ulaşım kolaylığı sağlamak amacıyla trafik simülasyonu çalışmaları yapıldı. Temmuz ayında düzenlenen toplantıda, çevre yolları, kavşaklar, otobüs durakları ve giriş yolları detaylı şekilde değerlendirildi. Aynı zamanda atık su, elektrik ve doğalgaz gibi altyapı çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Hastane tamamlandığında, yaklaşık 5 bin sağlık personeli görev yapacak ve günlük ortalama 15 bin hastaya poliklinik hizmeti sunulacak. Hasta yakınlarıyla birlikte günlük ziyaretçi sayısının 50 bin kişiye ulaşması bekleniyor. Bu rakam, yıllık yaklaşık 3 buçuk milyon hastaya hizmet verilmesi anlamına geliyor. Son teknoloji tıbbi cihazlarla donatılan Diyarbakır Şehir Hastanesi, ’akıllı hastane’ konseptiyle inşa ediliyor. Kompleks ameliyatlar, robot destekli ve laparoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilecek. Sadece Diyarbakır’ın değil, tüm bölgenin sağlık üssü olacak hastane, aynı zamanda sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Çalışan anneler için tam kapsamlı kreş hizmeti de sunulacak. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, inşaatı süren şehir hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Asiltürk, "Bugün burada 438 bin metrekare arsa alanı üzerinde, 265 bin metrekare kapalı alana sahip Diyarbakır Kayapınar Şehir Hastane’mizin inşaatı hızla devam ediyor. Şu anda yüzde 58 gerçekleşme oranına ulaşılmış durumda. Kaba inşaat tamamen bitmiş, ince işçilik ve teknik işçilikler, elektrik ve bilgi sistem altyapısıyla diğer işler devam etmektedir. Yaklaşık 2 yıl önce inşaatına başlanan hastanemizin faaliyetleri gayet iyi bir şekilde sürüyor. İnşallah 1,5 yıl içerisinde tamamlanması öngörülüyor" dedi. Şehir hastanesinin konseptinin, akıllı hastane konsepti olduğunu dile getiren Asiltürk, "Son teknoloji tıbbi cihaz, donanım ve altyapıya sahip olacak bu hastanede, ileri merkezlerde mevcut tüm tıbbi cihaz ve donanımlar yer alacak. Böylece sadece Diyarbakır’ın değil, tüm bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri haline gelecek. Tüm bölgeden kastımız sadece ülkemiz sınırları değil; Irak, Suriye ve Türk Cumhuriyetleri de dahil olacaktır. Burada özellikle sağlık hizmetleri bilhassa olacak. Nedir bunlar; tam donanımlı bir kalp merkezi, çocuk kalp merkezi dahil olmak üzere. Radyasyon onkolojisi ve kemoterapiyi içeren tam kapsamlı bir onkoloji merkezi; lineart, domoterapi ve brachyterapi gibi en gelişmiş cihazların bulunduğu birim; PET, SPECT ve gama kameranın yer aldığı nükleer tıp merkezi; perinatal merkez; kronik yaralar, karbon monoksit zehirlenmeleri ve dalgıçlarda görülen vurgun tedavilerinde kullanılan hiperbarik oksijen tedavi merkezi; iyotlu tedavi merkezi; ayrıca bölgede olmayan çocuk kapalı psikiyatri servisi bu hastanede bulunacaktır. Kadın, erkek ve çocuklar için toplam 30 yataklı kapalı psikiyatri servisi özellikle bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacaktır. Bunun yanında hibrit ameliyathane de bölgede ilk olacak. Son derece donanımlı tıbbi cihazların ve gelişmiş görüntüleme tekniklerinin bulunduğu, aynı anda birden fazla kompleks ameliyatın yapılabileceği bu merkez, bölgenin sağlık hizmetlerine büyük katkı sunacaktır. Böylelikle neredeyse tüm özellikli hizmetler burada sağlanacak ve hiçbir hastanın belirli bir tıbbi tedavi için il dışına çıkmasına gerek kalmayacaktır" ifadelerini kullandı. Asiltürk, hastane tıbbi altyapısı ve uzman hekim kadrosuyla aynı zamanda sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olacağını aktardı. Asiltürk, "Bu bağlamda yalnızca bölge değil, Irak, Suriye, Türk Cumhuriyetleri ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen hastalar burada şifa bulabilecek, aynı zamanda bölge ekonomisine katma değer sağlayacaktır. Hastane bin yataklı olarak planlanmış, ancak ihtiyaç halinde bin 500 yatağa çıkarılabilecek kapasiteye sahiptir. Yatakların neredeyse tamamı tek kişilik oda şeklinde planlanmış, fakat çift kişilik kullanıma uygun olarak tasarlanmıştır. Ayrıca 250 poliklinik odası, 326 nitelikli yoğun bakım yatağı bulunacaktır. Bu yoğun bakım ünitelerinin devreye girmesiyle ilimizin kamu yoğun bakım kapasitesi yüzde 50 oranında artacaktır. Bunun yanı sıra 38 tam donanımlı ameliyathane, lineart, domoterapi ve kemoterapi cihazları, 5 anjiyo laboratuvarı, 3 MR, 3 BT ve 20 ultrason cihazı gibi saymakla bitmeyecek donanım da yer alacaktır. Hastane tam olarak hizmete girdiğinde 5 bin sağlık personeliyle görev yapacak, günlük ortalama 15 bin hastanın muayene edileceği, hasta yakınlarıyla birlikte günlük 50 bin civarında giriş-çıkışın gerçekleşeceği dev bir sağlık kompleksi olacaktır. Bu da yılda yaklaşık 3 buçuk milyon hastanın tedavi edilebilmesi anlamına gelmektedir. Bölgede yaşanan büyük depremler de dikkate alınarak, hastane 802 sismik izolatörle donatılmıştır. Böylece yüksek şiddetli depremlerde dahi sağlık hizmetleri kesintisiz bir şekilde sürdürülebilecektir" diye konuştu.
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:09
Diyarbakır Şehir Hastanesinde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor
Diyarbakır’ın sağlık altyapısına büyük katkı sağlayacak olan şehir hastanesinin inşaatı tüm hızıyla sürüyor. 438 bin metrekare arsa üzerinde inşa edilen ve 265 bin metrekare kapalı alana sahip olan bin yatak kapasiteli dev sağlık kompleksi, yüzde 58 gerçekleşme oranına ulaştı. Yaklaşık iki yıl önce yapımına başlanan hastanenin önümüzdeki 1 buçuk yıl içinde tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.
02 Ekim 2025 Perşembe - 13:00
Sonbaharın gelmesiyle bu hastalıklara dikkat
Soğuk hava, rüzgar ve ani sıcaklık değişikliklerinin bronşları tahriş ederek öksürük ve nefes darlığına yol açabildiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, "Astım hastalarında tetikleyici faktörler nedeniyle ataklar gelişebilir" dedi. Ani sıcaklık değişimleri, nem oranındaki artış ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, sonbaharda bazı hastalıkların hızla yayılmasına yol açıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, içinde bulunduğumuz dönemde en çok görülen hastalıkları anlatarak alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi. Gribin (İnfluenza), sonbaharın en yaygın viral enfeksiyonlarından biri olduğunu belirten Dr. Meriç Zeydan, "Yüksek ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi belirtilerle kendini gösterir. Grip, özellikle kronik hastalığı olan yaşlılar, bebekler ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler için ciddi sorunlar oluşturabilir. Korunmak için elleri sık yıkamak, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak ve hijyen kurallarına dikkat etmek gerekir. Grip belirtileri başlayan kişiler hem kendi sağlıkları hem de çevrelerindeki kişilerin korunması açısından mümkün olduğunca evde kalarak dinlenmelidirler" dedi. Soğuk algınlığı Soğuk algınlığının genellikle rinovirüs kaynaklı ve hafif seyreden bir üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Zeydan, "Burun tıkanıklığı, hapşırık, boğaz ağrısı ve hafif ateş, tipik belirtiler arasındadır. Dengeli beslenmek, vitamin açısından zengin gıdalar tüketmek ve düzenli uyumak önemli koruyucu adımlardır. Ayrıca ellerin sık yıkanması ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması, soğuk algınlığı riskini önemli ölçüde azaltır. Hastalık genellikle kendi kendine iyileşir. Ancak belirtiler uzun süre devam ederse bir doktora danışılmalıdır" diye konuştu. Bronşit ve astım atakları Bronşit ve astım ataklarının sonbaharda artış gösterdiğini kaydeden Dr. Meriç Zeydan, "Soğuk hava, rüzgar ve ani sıcaklık değişiklikleri, bronşları tahriş ederek öksürük ve nefes darlığına yol açabilir. Astım hastalarında ise tetikleyici faktörler nedeniyle ataklar gelişebilir. Sigara dumanı, toz ve polen gibi çevresel faktörlerden uzak durmak, doktorun önerdiği ilaçları düzenli kullanmak ve evde ortamı nemli ve temiz tutmak, bronşit ve astım riskini azaltır. Bronşit belirtileri uzun süre devam ederse veya ateş, nefes darlığı gibi ciddi belirtiler ortaya çıkarsa bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Grip aşısı olmak da solunum yolu enfeksiyonlarına karşı önemli bir koruma sağlar. Sonbaharda vücut bağışıklığı zayıflar ve bu durum virüs ve bakterilerin yol açtığı mide-bağırsak enfeksiyonlarına karşı savunmayı zorlaştırır. Ayrıca havaların serinlemesiyle beraber insanlar daha çok kapalı ortamlarda bulunur. Bu da özellikle rotavirüs, norovirüs gibi virüslerin kişiden kişiye kolayca bulaşmasına yol açar. Korunmada, elleri hijyenine dikkat etmek, sebze ve meyveleri iyice yıkamak, çiğ gıda tüketiminde dikkatli olmak ve probiyotik açısından zengin beslenmek önemlidir. Mide ve bağırsak enfeksiyonlarında bol sıvı tüketimi ve dinlenme, iyileşme sürecini hızlandırır" şeklinde konuştu. Alerjik hastalıklar Alerjik hastalıkların da sonbaharda sık görüldüğüne de değinen Zeydan, "Polenler, tozlar ve mantar sporları, burun akıntısı, hapşırık, gözlerde kaşıntı, deri döküntüleri ve bazen nefes darlığı gibi belirtilere yol açabilir. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde dışarıda uzun süre kalmamak, eve girince kıyafetleri değiştirmek ve elleri yıkamak alerjik reaksiyonları azaltır. Ev temizliğine özen göstermek, hava filtresi kullanmak ve gerektiğinde alerji ilaçlarını doktor kontrolünde kullanmak da önemlidir. Alerjik reaksiyonlar, bağışıklık sisteminin çevresel etkenlere verdiği aşırı tepkiler olduğu için önlem almak yaşam kalitesini artırır" diyerek sözlerini tamamladı.
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:51
Prof. Dr. Özkan: "Hedefimiz ilaçsız rahim naklini yapabilmek"
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, rahim naklinde bağışıklık sistemini bastıran ilaçlar kullanıldığını ve bunun bebeğe de bir miktar zararı olduğunu belirterek, "Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var. Tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz, hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kadavradan rahim naklinin gerçekleştirildiği Akdeniz Üniversitesi, 2-3 Ekim tarihlerinde 5. Uluslararası Uterus Nakli Derneği (ISUTx) Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. Dünyada 130’dan fazla rahim naklinin ve 70’in üzerinde doğumun gerçekleştiği bu alandaki en önemli bilimsel etkinliklerden biri olan kongreye yaklaşık 20 ülkeden 100’e yakın bilim adamı katıldı. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın başkanlığındaki kongrenin sekreterliğini Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan üstlenirken, Uluslararası Uterus Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Paige Parrot ve eski başkan Prof. Dr. Sara Brucker (Almanya) da katılımcılar arasında yer aldı. Kongrede canlı ve kadavra donörden uterus nakli cerrahisi, nakil sonrası gebelik ve doğum sonuçları, fertilitenin korunması ve etik tartışmalar, immünsupresyon yönetimi, komplikasyonlar, uzun dönem takip verileri ve deneysel yaklaşımlar gibi başlıklar ele alınacak. "Uterus naklinin 15. yılı" Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, açılış öncesi yaptığı konuşmada, "Uterus naklinin 15. yılına geldik. Kongremizin bu yıl 5’incisini düzenliyoruz. Dünyanın ekspertleri burada şu anda, 20’den fazla ülkeden bir katılım var. Dünyada 130’dan fazla nakil yapıldı, gayet iyi hissediyoruz" dedi. "Dünyada 70’in üzerinde bebek doğdu" İsveç’ten Prof. Dr. Mats Brnnström ise sözlerine Antalya’daki tarihi nakli hatırlatarak başladı. Brnnström, "Aslında 2011 yılının Ağustos ayında buradaydım. Çünkü Antalya’da ilk cerrahi olarak başarılı rahim naklini burada gerçekleştirmiştiniz. Ardından ertesi yıl dünyada ilk canlı donör naklini yaptık ve 2014’te ilk doğumları elde ettik. Bugün dünyada 120’den fazla işlem yapılmış durumda ve muhtemelen 60 ya da 70’ten fazla bebek doğdu. Şu anda bu işlemi yapan yaklaşık 25 merkez var. En büyük his, aslında bir aileyi tamamladığınızı gördüğünüzde yaşanıyor; anne babaların imkânsız olduğunu düşündükleri bir çocuğa kavuştuğunu görmek" diye konuştu. "Rahim nakli dünyası Antalya’da toplandı" Uluslararası Uterus Nakli Derneği eski Başkanı Prof. Dr. Sara Brucker, kongrenin önemini şu sözlerle dile getirdi: "Biz küçük bir topluluğuz, küçük bir derneğiz fakat her yıl bir araya gelerek hem başardıklarımızı kutluyoruz hem de nereye gitmemiz gerektiğine bakıyoruz. Burada Asya’dan, Avustralya’dan, Güney Afrika’dan, Güney Amerika’dan, Kuzey Amerika’dan, Avrupa’dan gelenler var. Bugün rahim nakli dünyası Antalya’da toplanmış durumda. Bu bizim 5. kongremiz ve dünya Antalya’da Ömer, Mats Brnnström ve bir sonraki başkan olan Paige Birch ile birlikte buluşuyor. Burada bulunmak çok büyük bir onur." "Rahim naklinde en iyiler burada" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise şunları söyledi: "Çok heyecanlıyım. Çünkü 15. yıl. Dile kolay üzerinden 15 yıl geçmiş, çok hızlı geçti. Bu rahim naklinde dünyanın en iyileri burada, yapmak isteyen ekipler yine burada. Yaklaşık 20 ülkeden 100 katılımcımız var. Burada en önemli şey, bu bir organ nakli. Rahim naklinde immune sistemini bastıran ilaçlar kullanıyoruz. O anlamda bebeğe de elbette bir miktar zararı oluyor. Buradaki hedef ilaçsız biz bu organ naklini nasıl yapabiliriz. Günün sonunda ufak ufak adımlar var ama daha çok yolumuz var. Tabii bu ufak adımlarla sonuca eriyorsunuz en nihayetinde. Bu anlamda hem yapay organ, hem ilaçları nasıl minimalize ederiz hep bunun üzerine çalışılıyor. Hayvandan yine insana nakiller. Bunlar birkaç çeşit üzerine gidilen yeni modeller. Her şey önce hayal kurmakla başlıyor. Hayal kuruyoruz, ondan sonra o hayal nezdinde planlar yapıp devam ediyoruz. Bazen başarılı oluyoruz, bazen başarısız oluyoruz. Şu anda çok ufak adımlar ama tabii en nihayetinde bir yere varacağız. Sonuç olarak yapay organ çok da kolay bir şey değil. Şu an bunları oluşturmak, birleştirmek çok mümkün gözükmüyor. Ama bunlar ilk adımlar. Bizden sonraki nesiller belki görür. Şimdiye kadar yapılanların hepsi tartışılacak. Nerede hata yaptık, neyi daha iyi yapabilirdik? Bundan sonra nasıl daha iyi yapabiliriz? Kadınlar 5 binde bir rahimsiz doğuyor. Çok ciddi bir ihtiyaç var. Eğer rahmi yoksa hastanın bir tek yöntemi var. Ya çocuk evlat edinecek ya da kendi yumurtaları var ise rahim nakli yapılıyor. Her seferinde söylüyoruz ama eksik bir bilgi oluyor. Kaliteli yumurtası olan hastaların rahim nakli yapılıyor, kendi bebeklerini doğuruyorlar. Başkasının bebeğini doğurmuyorlar. Bunun yine altını çizelim. Bu etapta da bekleyen çok fazla hasta var, inşallah herkes günün sonunda istediği hedefe ulaşır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder