SAĞLIK
Sakarya’da Modern Diş Sağlığı Ünitesi hizmete girdi 20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:25:28 Sakarya’nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren Ada Tıp Hastanesi’nin yenilenen Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sakarya Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın katıldığı törende, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısı ve yerel sağlık yatırımlarının önemi vurgulandı. Serdivan ilçesinde düzenlenen açılış programına Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya katıldı. Protokol üyeleri, yenilenen teknolojik altyapıya sahip diş sağlığı ünitesini gezerek yetkililerden bilgi aldı. "Türkiye sağlık sektöründe parmakla gösteriliyor" Açılış töreninde konuşan Vali Doğan, Türkiye’nin sağlık alanındaki küresel başarısına dikkat çekerek, "Sağlık sektöründe hem kamu olarak hem de özel sektör olarak gelmiş olduğumuz nokta parmakla gösterilecek seviyede. Kamu olarak hastanelerimizdeki hizmetimize baktığınızda, özel sektördeki hastanelerimizin hizmetine baktığınızda gerçekten bütün dünyanın gözü burada. Bir sağlık turizmi başladı biliyorsunuz. Bu çerçevede ülkemize gelen binlerce insan burada tedavi oluyorlar ve tedavilerini sürdürüyorlar. Geçen hafta içerisinde Sapanca’da yapılan bir program vardı. Programa Bakan Mehmet Şimşek geldi. Sunumunun bir yerine saç ekilmiş bir Shakespeare fotoğrafı koymuştu. O da Türkiye’ye gelip saç ektirdi diye. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten sağlık sektöründeki başarılar hem donanım anlamında hem de personel anlamındaki bu başarılar parmakla gösteriliyor. Yeni açılacak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni ben test ettim. İlk hastalarından birisi benim. İlk tedaviyi bende yaptılar, çok konforlu ve ilimize yaraşır bir vaziyette. Hayırlı uğurlu olsun temennilerimi iletiyorum" dedi. "Deprem sonrası Sakarya’ya umut oldu" Serdivan’ın gelişiminde sağlık kurumlarının rolüne vurgu yapan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yusuf Alemdar, "Serdivan’ın bugünkü gelişimi ve bugün başta Sakarya’mız olmak üzere bölge illere hizmet veren bu kurumumuz Serdivan’ın gelişimindeki en önemli taşlardan biri olduğuna ben şahidim. Deprem sonrasında yıkılmış bir şehrin insanlarının yeniden hayata tutunabilmesi, yeniden ufuklarının yeşermesi için Serdivan bölgesinde kurulmuş olan Ada Tıp Hastanesi bu bölgede bu insanlara umut oldu. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen, bizleri yalnız bırakmayan milletvekillerimize, bürokratlarımıza, iş adamlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok" AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise, "Tabii sağlık sektöründe güzel hizmetler yapılıyor Sakarya’da gördüğümüz kadarıyla, bildiğimiz kadarıyla da en iyisi Ada Tıp. Gittiğimiz programlarda görüyoruz ki dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok. Böyle güzel sağlık sistemini bize kazandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sağlık hizmetinin böyle verildiği başka ülke yok. Biz memnunuz bu sistemden. İnşallah sistemi de bu şekilde götürmeye de devam edeceğimizi ifade ediyorum" şeklinde konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17 Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13 Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
‘Düşük doğum kilosu işitme kaybına yol açabilir’
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:38 ‘Düşük doğum kilosu işitme kaybına yol açabilir’ Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, işitme kaybına yol açan faktörlerin yüzde 50’sinin önlenebilir olduğunu belirterek, "Düşük doğum kilosu, annenin hamilelikte kullandığı bazı ilaçlar ve bazı hastalıklar doğuştan işitme kaybına sebep olabiliyor" dedi. Liv Hospital Samsun KBB Kliniği’nden Opr. Dr. Karadavut, İşitme Engelliler Haftası kapsamında toplumda işitme sağlığının korunmasına dikkat çekti. Opr. Dr. Karadavut, işitme kayıplarının sadece doğuştan değil, sonradan da gelişebileceğini söyledi. Karadavut, "İşitme kayıpları, kulağın bir veya daha çok bölgesinin hasar görmesiyle ortaya çıkıyor. Ebeveynler arasında akrabalık, ailede kalıtsal işitme kaybı öyküsü, düşük doğum kilosu, ateşli hastalıklar, bazı ilaçlar ve travmalar doğuştan işitme kaybına yol açabilir. Enfeksiyonlar, tümörler, yaşlanma gibi faktörler ise sonradan edinilen işitme kaybı sebebi olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, işitme kaybının yüzde 50’sinin önlenebilir olduğunu bildiriyor" diye konuştu. "Yeni doğan ve erken yaş taramaları ihmal edilmemeli" Karadavut, erken teşhisin önemine de vurgu yaparak, "Çocukların yeni doğan döneminde işitme taramasından geçmesi, gerekli aşıların yaptırılması ve ototoksik ilaç kullanımında dikkatli olunması gerekiyor. Orta kulak iltihabı etkin şekilde tedavi edilmeli ve aşırı gürültüden kaçınılmalı. Aileler bebeklerinde veya kendilerinde işitme kaybından şüphelenirse en kısa zamanda uzman doktora başvurmalı" ifadelerini kullandı. Opr. Dr. Karadavut ayrıca, Türkiye’de engelli bireylerin haklarının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatarak, işitme engelli vatandaşların toplumda farkındalık oluşturacak şekilde desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Vücudunuz sizi uyarıyor: bu belirtilere dikkat
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:34 Vücudunuz sizi uyarıyor: bu belirtilere dikkat Ani kilo kaybı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik ve idrarda ya da dışkıda kan gibi şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini aktaran Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Murtaza Çit, söz konusu belirtilerin önemli hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Bu belirtiler bazen basit bir nedenin sonucu olsa da ciddi hastalıkların ilk işareti olabilir" dedi. Ani kilo kaybı, nefes darlığı, halsizlik ve idrarda ya da dışkıda kan olması gibi belirtilerin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murtaza Çit, söz konusu belirtilerin hangi hastalıkların habercisi olabileceği konusunda bilgi verdi. Tiroit bezinin hızlı çalışması (hipertiroidi), şeker hastalıkları, böbreküstü veya hipofiz bezlerindeki hormonal bozukluklar gibi sebeplerin kilo kaybının en önemli nedenleri arasında olduğunu aktaran Uzm. Dr. Murtaza Çit, mide-bağırsak hastalıkları, çölyak, ülseratif kolit, Crohn hastalığı ve kronik ishal gibi rahatsızlıkların da kilo kaybına neden olabildiğini söyledi. Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Kanserler de (akciğer, mide, bağırsak, pankreas gibi) ilk belirti olarak kilo kaybı ile ortaya çıkabilir. Eğer kişi son 6 ayda, herhangi bir diyet yapmadan, vücut ağırlığının yüzde 5’inden fazlasını kaybetmişse bu durum mutlaka araştırılmalıdır" diye konuştu. Kalp krizinin habercisi olabilir Göğüs ağrısının en sık kalp hastalıklarıyla ilişkili olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Murtaza Çit, özellikle kalp krizi ve akciğer embolisinin hayati tehlike oluşturduğunu belirtti. Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Ani ve yırtılır tarzda ağrı aort damarında yırtılmayı (aort diseksiyonu) düşündürebilir. Göğüs ağrısı ile nefes darlığı birlikte görülüyorsa zaman kaybetmeden acile başvurulmalıdır" diye uyardı. Halsizlik ve yorgunluk hafife alınmamalı Halsizlik ve yorgunluğun tek başına yaşam tarzı kaynaklı olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Murtaza Çit, uzun süren şikâyetlerin ciddi hastalıklarla bağlantılı olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Kansızlık, vitamin-mineral eksiklikleri, romatizmal ve kronik organ hastalıkları, tiroit bezinin az çalışması gibi nedenler sık görülüyor. Eğer yorgunluk baş dönmesi, iştah kaybı ve güçsüzlükle birlikteyse mutlaka tıbbi değerlendirme gerekir" ifadelerini kullandı. İdrarda ve dışkıda kan alarm nedenidir Uzm. Dr. Murtaza Çit, idrarda görülen kanın böbrek, mesane ve prostat kaynaklı olabileceğini, bazı durumlarda romatizmal hastalıklar veya ilaçların da etkili olabileceğini belirtti. Dışkıda kanın rengine göre kaynağın değiştiğini vurgulayan Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Siyah dışkı mide kanamasına, parlak kırmızı dışkı ise hemoroit ya da makat çatlağına işaret edebilir. Bu durumda endoskopi ve kolonoskopi yapılması gerekir" dedi. Uzm. Dr. Murtaza Çit, ani kilo kaybı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik, idrar veya dışkıda kan gibi bulguların kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu belirtiler bazen basit bir nedenin sonucu olsa da ciddi hastalıkların ilk işareti olabilir. Erken tanı, tedavide başarı şansını artırır" diye konuştu.
Mevsim hastalığı deyip geçmeyin, solunum yetmezliğine kadar gidiyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:03 Mevsim hastalığı deyip geçmeyin, solunum yetmezliğine kadar gidiyor Havaların mevsim normallerine düşmesiyle beraber vatandaşların bağışıklık sisteminin etkilendiğini belirten uzmanlar, influenza ve nadir de olsa covid görüldüğüne dikkat çekerek, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde hastalığın ilerleyerek zatürreye çevirebileceğini, hatta solunum yetmezliğine kadar gidebileceği uyarısında bulundu. Sonbahar mevsimin gelmesiyle hava sıcaklıkları mevsim normallerine düştü. Bu mevsimde bulaşıcı hastalıklara dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Uğurcan, "Damlacık yoluyla bulaşan viral bulaşıcı hastalıkların görülme sıklığı bu aylarda artmaya başlıyor. Bu aslında tüm ülke genelinde, ilimiz için de aynı şekilde her sene bizim gördüğümüz durumlar. Etkenler tabii her yıl değişiklik gösterebiliyor ama bizim en sık gördüğümüz, halk arasında grip olarak geçen influenza virüsü ya da boğazda üreyen beta mikrobu gibi bazı bakteriler ve virüsler. Çocuklarda görülen RSV virüsü gibi farklı etkenler, farklı sıklıkta her yıl karşımıza çıkıyor" dedi. "Covid nadir de olsa görülebilmekte" ‘Bu hastalığı ne zaman geçirdik, acaba biz bu hastalığa yakalandık mı’ sorusunun tanısını koyabilmek için uzman hekim tarafından kontrollerin yapılması gerektiğine değinen Uzm. Dr. Doğaç Uğurcan, "Bu hastalıkların semptomları birbirine çok benziyor. Özellikle ateş yüksekliği, 37.5 veya 38 derecenin üzerinde bir ateşin olması, boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma gibi semptomların olması, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, ishal gibi yine benzer şikayetlerin olması bize bu hastalıklar açısından biraz daha temkinli olmamız gerektiğini ve belki bir doktora gitmemiz gerektiği söylüyor. Özellikle yaşlı kişilerin, bağışıklığı baskılanmış örneğin şeker hastaları, kalp hastaları, akciğer hastalığı, kronik akciğer hastalığı olanlar ya da kanser hastalarının biraz daha dikkatli olması gerekiyor ve bir ateş yüksekliği durumunda mutlaka bir doktora başvurmalarında fayda var. Artık influenza önceki salgınlardan pandemi döneminden kalan hala covid nadir de olsa görülebilmekte. Bunların sıklığında bir artış var mı dememiz için de mutlaka bu tanısal testlerin yapılmasında fayda var. Çünkü gerçekten de şikayetler birbirine çok benziyor. Bazı hastalar çok hafif olarak geçiriyor, hiç doktora gitmeden atlatabiliyor ama bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde bu hastalık ilerleyebilir, zatürreye çevrilebilir, solunum yetmezliğine gidebilir. Dolayısıyla da bu kişilerin biraz daha dikkatli olmasında fayda var. Korunmak için ne yapmalıyız, bu hastalıktan korunmak için bir kere artık pandemiden alışkın olduğumuz gibi sosyal mesafeye dikkat etmemiz, ellerimizi yıkamamız, kalabalık alanlara girerken eğer bağışıklığınız düşükse mutlaka bir maske kullanmanızda fayda var. Özellikle eylül ayından aralık ayının sonuna kadar mümkünse bir grip aşısı olunmalı. Özellikle aile hekiminize danışarak bir grip aşısı olmanız da özellikle yıl boyunca sizi koruyacaktır. Her yıl da aşınızı yenilemeniz gerekmektedir. Aşıyı da özellikle yaşlı, 65 yaş üstü kişilere tavsiye ediyoruz ya da kronik hastalığı olanlara grip aşısı olmalarını özellikle tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak da sizin bağışıklığınızı güçlendirecektir" Uzm. Dr. Doğaç Uğurcan, "Egzersiz ve spor, özellikle yürüyüşler, bağışıklığımızı güçlendirmek için yine yapabileceğimiz bir başka alternatif. Bunun dışında tütün ürünleri, alkol, bunlardan uzak durmak, değişik alışkanlıklarımız varsa böyle kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak da sizin bağışıklığınızı güçlendirecektir diye düşünüyorum. Bunlara dikkat edersek bu kışı da inşallah güzel bir şekilde, ağır bir hastalığa yakalanmadan atlatabiliriz" diye konuştu.
Oltu Devlet Hastanesi’ne  "Ek Hizmet Binası" geliyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:01 Oltu Devlet Hastanesi’ne "Ek Hizmet Binası" geliyor Erzurum’un Oltu ilçesinde vatandaşlara sunulan sağlık hizmetleri yeni bir boyut kazanıyor. Oltu Devlet Hastanesi’nin yapımı tamamlanan ek hizmet binası, çok yakında halkın hizmetine sunulacak. Yapımı tamamlanan yeni binada; 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu, Diş Tedavi Ünitesi, Fizik Tedavi Ünitesi ve Diyaliz Ünitesi yer alacak. Bu önemli sağlık yatırımıyla Oltu ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlar, daha güçlü, daha hızlı ve daha kapsamlı sağlık hizmetlerine kavuşacak. Ek hizmet binasında incelemelerde bulunan Oltu Kaymakamı Mustafa Çelik, Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, Erzurum İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, Oltu Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Faruk İşleyen, Hastane Müdürü Salih Keskin ve diğer idareciler, yeni binayı gezerek yerinde bilgi aldı. İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yeni hizmet binamızla hastalarımıza çok daha iyi koşullarda sağlık hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Mevcut hastane binamızdaki yoğunluğu da bu sayede azaltmış olacağız. Tüm birimlerimizle ve hekim kadromuzla Oltu halkının hizmetindeyiz." Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi ise yatırımın bölge halkı için büyük bir kazanım olduğunu vurgulayarak, sağlık alanındaki bu gelişmenin Oltu’nun yaşam kalitesine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yetkililer, ek hizmet binasının çok kısa süre içinde tam kapasiteyle hizmet vermeye başlayacağını ifade etti.
SAÜ’lü doktordan ağrı tedavisinde çığır açan yöntem
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:00 SAÜ’lü doktordan ağrı tedavisinde çığır açan yöntem Sakarya Üniversitesi Arş. Gör. Dr. Muhammed Zahid Şahin, Amerikalı Prof. Dr. Alaa Abd-Elsayed ile birlikte ağrı tedavisinde hastaların yaşam kalitesini artıran yeni bir teknik geliştirdi. Uyluğun ön-dış kısmında şiddetli ağrıya yol açan "meralgia paresthetica" adlı hastalığın tedavisinde kullanılabilecek yeni radyofrekans ablasyon tekniği, Prof. Dr. Abd-Elsayed’in liderliğinde geliştirildi. ABD Wisconsin Üniversitesi Anesteziyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve ağrı uzmanı olan Prof. Dr. Abd-Elsayed ile birlikte çalışan Dr. Şahin’in katkı sunduğu teknik, önemli bir bilimsel dergide yayımlanarak tıp dünyasına sunuldu. "Lateral Femoral Cutaneous Nerve Radiofrequency Ablation for Meralgia Paresthetica: A Description of a Novel Technique" başlıklı makalede, ultrason eşliğinde uygulanan bu yeni yöntem sayesinde sinirin daha güvenli ve etkili bir şekilde hedeflenebildiği, böylece geleneksel tedavilere yanıt vermeyen hastalarda daha uzun süreli ağrı kontrolü sağlanabileceği vurgulandı. Prof. Dr. Abd-Elsayed tarafından ilk kez 2020 yılında altı hasta üzerinde uygulanan yöntemin, yıllar içinde geliştirilen deneyim ve teknik birikimle olgunlaştırıldığı aktarıldı. Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nda görev yapan Dr. Muhammed Zahid Şahin, bu çalışmada yer almanın kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti.
Karnı doyunca hapşıran genç kadın Samsun’da şifa buldu
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:48 Karnı doyunca hapşıran genç kadın Samsun’da şifa buldu Üç yıldır yediği her yemek sonrası hapşırık krizine giren ve Almanya’da çare bulamayan 20 yaşındaki genç kadın, Samsun’da aldığı doğru ’doyma hapşırması’ tanısı ve tedavisinin ardından sağlığına kavuştu. Almanya’da yaşayan 20 yaşındaki bir genç kadın, üç yıldır her yemek sonrası art arda gelen hapşırık krizleri ve şiddetli burun akıntısıyla mücadele ediyordu. Alerji testi yaptırmış, farklı tedaviler denemiş ancak çare bulamamıştı. Almanya’da yalnızca ’okyanus suyu spreyi’ önerilerek eve gönderilen hasta, yıllarca cevapsız kalan sorusunun yanıtını Türkiye’de aldı. Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nde (KBB) yapılan ayrıntılı değerlendirmeler sonunda genç kadına, nadir görülen ancak çoğu kez gözden kaçan bir tanı kondu. ’Doyma hapşırması’ tanısı koyarak hastayı değerlendiren KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, genç kadının yaşadığı tabloyu doğru tanıyla aydınlatarak tedaviye başladı. "Ne yesem hapşırıyordum" Yemek yedikten sonra yaşadıklarını anlatan genç kadın, "Tatlı, tuzlu, baharatlı ya da sütlü ne yesem değişmiyordu. Sofradan kalktığım an hapşırmaya başlıyordum. Bazen 5-6 kez üst üste hapşırıyordum ve burun akıntım çok şiddetli oluyordu. Bu durum sosyal hayatımı da zorlaştırdı" dedi. Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, bu durumun nadir görüldüğünü vurgulayarak, "Poliklinikte yapılan incelemelerle, baharatlı ve asitli yiyeceklerle tetiklenen gustatuar rinit ihtimali dışlandı. Ayrıca yapılan alerjik testler de negatif bulundu. Böylece tabloya en uygun tanı netleşti. O da ’doyma hapşırması’. Doyma hapşırması, midenin dolmasıyla birlikte vagus siniri üzerinden burun mukozasının uyarılması sonucu ortaya çıkan bir refleks. Hastamızda da bu mekanizmanın çalıştığını gözlemledik. Çoğu kez alerjiyle karıştırılıyor ve yanlış tedaviler uygulanıyor. Doğru tanı sayesinde gereksiz tedavilerden kaçınmak mümkün oluyor" dedi. Hastalığın tedavi kısmından da bahseden Turgut, "Tedavide yavaş yemek yemek hapşırık krizlerini azaltabiliyor. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Benzer şikâyetleri olanların bir KBB uzmanına başvurması öneriliyor. Doyma hapşırması, toplumda çok sık görülmese de doğru tanı konulmadığında yıllarca süren şikâyetlere yol açabiliyor. Genç kadının yaşadığı bu deneyim, doğru tanının önemini bir kez daha ortaya koydu. Doyma hapşırması; midenin dolmasıyla birlikte hapşırık refleksinin tetiklenmesiyle ortaya çıkar. Alerji ya da enfeksiyonla ilişkili değildir. Genetik yatkınlık söz konusu olabilir. Tedavide en önemli nokta ise doğru tanı ve yaşam tarzı düzenlemeleridir" diye konuştu. Yıllarca doyma hapşırması sıkıntısıyla mücadele eden genç kadın, Samsun’da aldığı tanı ve tedavinin ardından Almanya’da sosyal yaşamına devam etti.
7 yaşındaki Yağmur hem baba hem de dayısına sigarayı bıraktırdı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:17 7 yaşındaki Yağmur hem baba hem de dayısına sigarayı bıraktırdı Çanakkale’de sağlık elçisi olan 7 yaşındaki Yağmur Yıldız hem babasına hem de dayısına sigarayı bıraktırdı. Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde temel eğitim çağındaki çocuklara sağlık bilinci kazandırmayı amaçlayan "Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara öğretmenleri, UMKE ekipleri, 112 Acil Çağrı Merkezi ekipleri, aile hekimleri eşliğinde kişisel bakım alışkanlıkları, sağlık bilinci öğretildi. Proje kapsamında eğitimlerini alan öğrencilerin her biri ‘Sağlık Elçisi’ seçildi. Çanakkale’de proje çerçevesinde ise toplam 800 öğrenci hem teorik hem de pratik eğitimler aldı. Bu proje çerçevesinde eğitim alan öğrencilerden biri olan Yağmur Yıldız ise hem babası Oğuz Yıldız (36) hem de dayısı Sacit Uslu’ya (33) sigarayı bıraktırdı. Dayısı Sacit Uslu da bu sigara bırakma sürecinde yeğeni Yağmur’dan büyük destek aldığını belirtti. "Artık çok mutluyum çünkü artık hiç hasta olmayacaklar" Babası ve dayısına sigarayı bıraktıran Yağmur Yıldız, o süreci böyle anlattı; "Babam, dayım ve dedem çok sigara içiyordu. Dedemin sigara içmekten ciğerleri hasta oldu. O yüzden öldü. Ben dayım ve babamı sigaralarını bırakmaları için ikna ettim. onlar da beni dinleyip bıraktılar. Ben o sigara paketlerinin üstündeki resimlerden çok korkuyordum, onları söyledim bırakmaları için. Babam Özge doktordan yardım aldı. Dayım da başka bir doktordan yardım aldı. Dedemin çok hasta olduğunu gördüm, çok üzüldüm. Bu yüzden dayım ve babama da sigara bırakmaları için çok ısrar ettim. Onlar da beni üzmeyip bıraktılar. Çok mutluyum çünkü hiç hasta olmayacaklar." "Çocuklarınız için sigarayı bırakın yoksa çocuklarınız sizi gördüğünde üzülür ve dumandan rahatsız olur" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun Çanakkale ziyaretinde de onunla görüştüğünü belirten Sağlık Elçisi Yıldız, "Sağlık Bakanı geldi onunla da görüştüm. Sağlık elçiliği görevimi yerine getirdiğimi ona da aktardım. Dayım ve babam sigara içerken çok duman geliyordu bana ve ondan da bırakmalarını istiyordum, nefes alamıyordum, çok rahatsız oluyordum. Burnumu tıkayıp başka bir yere gidiyordum. Babam ve dayım bundan dolayı beni kırmayarak sigarayı bıraktılar. Çok mutluyum hiç ciğerleri rahatsız olmayacak, beni de duman rahatsız etmeyecek. İlk önce çocuklara sesleniyorum çocuklar anne ve babanıza sigarayı bıraktırın. Büyüklere sesleniyorum çocuklarınız için sigarayı bırakın yoksa çocuklarınız sizi gördüğünde üzülür ve dumandan rahatsız olur" dedi. "Hiç başlamamam gerekirdi" Askerlik yaparken sigaraya başladığını aktaran Sacit Uslu, "Lise yıllarında sigara içiyordum ben askerde başladım ama çevremdeki arkadaşlarım içerdi. Onlarla birlikte ben de disipline giderdim. Ondan sonra askerde sigara içmediğim halde hani içtimalarda herkes bilir, her Türk genci bunu bilir, sigara içmeyenlerle, içenler ayrılmaz, askerde herkes birdir. Onlarla birlikte sabah sigara izmaritlerin toplardım ki o zamanlar bile çok tiksinirdim. Hani babam da yıllarca içti, ben babamdan bile yani kokusundan tiksiniyordum. Çok fazla aynı ortamda bulunmak istemezdim, sinir olurdum. Ben bu sigarayı içmiyorum ama cezasını herkesle birlikte çekiyorum deyip başladım. Tabi bu gençlikte yanlış bir düşünceydi, hiç başlamamam gerekirdi" diye konuştu. "Sigaraya başladıktan sonra hayatımda çok değişiklikler oldu" Sigaraya başladıktan sonra hayatında olumsuz değişikliklerin başladığını vurgulayan Uslu, "Sigaraya başladıktan sonra hayatımda çok değişiklikler oldu. O zamanlar spor yapıyordum, bir yerden sonra tıkanmaya başladım. Halı saha maçlarında hani maç bitsin diye dua ediyordum. Bu olayların üst üste geldi. Çeşitli dönemlerde tek başıma bırakmaya çalıştım ama olmadı. Dediğim gibi bu süreçte ailenin desteği çok önemli. Bana yeğenim Yağmur çok destekçi oldu. Artık sigarayı bırakmam konusunda resmen benle kavga etmeye başladı" ifadelerini kullandı. Sigara Bırakma Polikliniği ile sigarayı hayatından tamamen çıkardı Çanakkale Sağlık İl Müdürlüğünde çalışan ablası Ebru Yıldız sayesinde Sigara Bırakma Polikliniğine gelen Uslu, sigara bırakma sürecini şöyle aktardı: "Bir gün ablam aradı, dedi ki Sağlık Bakanlığının Sigara Bırakma Polikliniği var, yurt dışından bir ilaç geldi, deneme amaçlı istersen bir de onu dene. Ben de deniyim dedim. Bir şey kaybetmem sonuçta ama işime yararsa kazanacağım bir gençliğim var, bir ömrüm var, bu düşünceyle gittim. Doktorumuz orada çok güzel yardımcı oldu, çok iyi ilgilendi. Çeşitli sorularla benim bağımlılık derecemi ölçtüler ona göre ilacın kullanma talimatlarıyla beraber ben ayrıldım oradan. İlacımı kullanmaya başladım zaten ilk beş gün içinde ben yavaş yavaş sigaraya karşı bir isteksiz olmaya başladım. 5 günün sonunda tamamen sildim ama ilaçlarımı kullanmaya devam ettim, bitirene kadar. Ondan sonra aklımda tamamen sildim." Gerçekten herkese yeni bir hayat verdiler Sağlık Bakanlığının sigara bırakmaya yönelik projesi sayesinde birçok kişiye yeni bir hayat verdirdiğini vurgulayan Uslu, "Benden feyz alarak alarak 2 tane iş arkadaşım vardı, onlar da çok sigara içiyordu, onlara söyledim bu yöntemi, onlar da gitti. Onlar da başardı. Biz başardıysak herkes başarabilir bunu ama bu süreçte dediğim gibi ailenin desteği çok önemli. Sağlık Bakanlığımızın bu projesine gerçekten çok minnettarım. Benim gibi bir çok gencin hatta orta yaşlının ve yaşlı kesimin de çok hayır duasını aldılar. Gerçekten herkese yeni bir hayat verdiler" şeklinde konuştu.