Son Dakika
|
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü
İran-ABD ateşkesi TSİ 03.00’te sona erecek
İletişim Başkanı Duran’dan Özgür Özel’e tepki
MHP Lideri Bahçeli’den Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’a tebrik mesajı
Bakan Kurum, BM İcra Sekreteri Stiell ve İngiliz, Alman ve Japon mevkidaşları ile görüştü
Bakan Güler, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi
İngiltere’de 1 0cak 2009 sonrası doğanlara ömür boyu sigara yasağı
SAĞLIK
Erzincan’da bazı branşlarda doktor eksikliği gündemde
21 Nisan 2026 Salı - 17:30:11
Erzincan ve Tunceli’den hastasını Erzincan’a getiren bazı vatandaşlar, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan doktor eksikliği nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirterek yetkililerden çözüm talep etti. Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeni hizmet binasına taşınmasının ardından fiziki şartların iyileştiğini ifade eden vatandaşlar, bazı branşlarda uzman doktor bulunmaması nedeniyle farklı illere sevklerin arttığını dile getirdi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinden Erzincan’a hastasını getiren Hüseyin Arslan, hematoloji hastası eşinin tedavisi için çevre illere gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. Arslan, "Sadece ilaç yazdırmak için yüzlerce kilometre yol gitmek zorunda kalıyoruz. Bu durum yalnızca bizim değil, Erzincan ve Tunceli’de yaşayan birçok hastanın ortak sorunu." dedi. Bölgedeki hastaların sıklıkla Trabzon, Erzurum ve Elazığ gibi çevre illere sevk edildiğini belirten vatandaşlar, artan yol masrafları ve zaman kaybının ekonomik açıdan da yük oluşturduğunu ifade etti. Yetkililerden çözüm beklediklerini dile getiren vatandaşlar, sağlık hizmetlerine bulundukları şehirde erişebilmenin temel bir hak olduğunu vurguladı.
21 Nisan 2026 Salı - 16:55
87 yıllık hastane yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan’da taşınıyor
Zonguldak’ta 87 yıldır hizmet veren Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 itibarıyla Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası’na taşınıyor. Zonguldak’ta 87 yıldan bu tarafa vatandaşlara sağlık hizmeti sunan Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 23 Nisan 2026 perşembe günü Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binasına taşınacak olup, bu tarihten itibaren tüm birimleri ile yeni yerinde sağlık hizmeti verecek. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada özetle şöyle dedi: "Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanemizin ana binasında, ilave binalar, poliklinik binası ile tanı ve arşiv binalarında ciddi yapısal riskler tespit edilmişti. Bunu için Sağlık Bakanlığımız Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınmıştı. 26 Eylül 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilmişti, yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağduriyetini en aza indirilmesi amacıyla Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı site ek binaya taşınması Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon kararı alınmıştı. Yapılan düzenlemeler sonrası 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanemiz Ek Binasında vatandaşlarımıza yeni yerinde sağlık hizmeti vermeye başlayacaktır."
21 Nisan 2026 Salı - 16:53
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’da rahatsızlanan 18 yaşındaki genç kız ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’ne yetiştirildi. Vezirköprü ilçesi Gül Mahallesi’nde yaşayan 18 yaşındaki genç kız, baygın halde Vezirköprü’deki Aile Sağlığı Merkezi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Genç hasta tedavi altına alınırken, ambulans helikopter ekipleri hayat kurtarmaya devam ediyor.
21 Nisan 2026 Salı - 16:50
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’da baygın haldeki 18 yaşındaki genç kızın yardımına Sağlık Bakanlığı’na bağlı ambulans helikopter yetişti. Hızlıca helikopterle alınan hasta, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’ne yetiştirildi. Vezirköprü ilçesi Gül Mahallesi’nde yaşayan 18 yaşındaki genç kız, baygın halde Vezirköprü’deki Aile Sağlığı Merkezi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Genç hasta tedavi altına alınırken, ambulans helikopter ekipleri hayat kurtarmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
2
21 Nisan 2026 Salı- 11:32
Dünya Kalp Cerrahisinin kalbi İstanbul’da attı
3
21 Nisan 2026 Salı- 12:22
Dr. Mustafa Çiftçi: "Mevsim geçişleri çocukları daha hızlı hasta ediyor"
4
21 Nisan 2026 Salı- 13:10
Başparmağında ileri derece hareket kısıtlılığı olan çocuk, operasyonla sağlığına kavuştu
5
21 Nisan 2026 Salı- 10:00
Bayburt’ta personele yönelik düzenlenen eğitimde kalp sağlığına dikkat çekildi
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:59
Uzmanlardan ’Gülüş tasarımı’ açıklaması: "Fotoğraflarla kliniğimize geliyorlar, her müdahale herkese uygun değil"
Son yıllarda gülüş tasarımı konusunun büyük ilgi topladığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Çok fazla beklenti olabiliyor, teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün. Her estetik müdahale her bireye uygun değil. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli" dedi. Vücudun birçok noktasına yapılan estetik uygulamalar dikkat çekerken uzmanlar diş estetiğine ilişkin de önemli uyarılarda bulundu. Son yıllarda estetik amaçlı dişlerde porselen kaplama ya da çeşitli işlemlerin yaygınlaştığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Zeynep Bulut ve Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz tedavilere yönelik bilgi verdi. Uzmanlar, bireyin hasar gören dişleri ya da kişisel talebi üzerine yüz şekline, diş yapısına ve kişisel tercihlerine göre dişlerin estetik olarak düzenlenmesi işlemini gülüş tasarımı olarak ifade ederken, kişilerin kimi zaman ellerinde fotoğraflarda bu yönde taleplerle geldiğini aktardı. İşlemlerin bireylere özel olduğunu söyleyen uzmanlar, tedavi planında kişinin yaşı, yüz hatları, cinsiyeti gibi faktörün belirleyici olduğuna dikkat çekti. "Türkiye sağlık turizminin de baş aktörlerinden biri" "Türkiye tıbbın bütün alanlarında olduğu gibi diş hekimliğinde de çok ileri bir seviyede" diyerek sözlerine başlayan Başhekim Dt. Zeynep Bulut, "Türkiye’nin sağlık turizminin de baş aktörlerinden biri olduğunu biliyoruz. Özellikle Sağlıkta Dönüşüm ile diş hekimliği uygulamalarında vatandaşlarımıza kamuda çok güzel hizmetler verebiliyoruz ve gelişmeye devam ediyoruz. Artık radikal ve agresif tedaviler yerine dişte daha az müdahalede bulunduğumuz minimal uygulamalar olan konservatif yöntemleri tercih ediyoruz hatta bundan sonraki çalışmalar ise koruyucu diş tedavi hizmetleri yönünde. Aile diş hekimliği kapsamında bu çalışma yürütülecek. Burada yapılacak çalışmalar; diş sürmesinin takip edilmesi, bunların kayıt altına alınması, ağız ve diş sağlığı bakımı, hijyen eğitimleriyle farkındalık oluşturulması ve kişinin artık tedaviye ihtiyacı olmayacak şekilde kendi sağlığını koruması, daha ileri de daha geniş kitlelere ve yaş gruplarına yayılacak ve inanıyorum ki 2040’lara doğru artık diş çürüğünden bahsetmiyor olacağız" şeklinde konuştu. "Gece yatmadan ve sabah hiçbir şey yemeden dişlerimizi fırçalamak çok önemli" Sözlerini sürdüren Dt. Bulut, "Gerek estetik, fonksiyonel gerekse tedavi amaçlı uygulamalarımızda sorunu başından yakalayıp gerekli yönlendirmeleri, tedavileri uygulayabileceğiz. Hatta belki pek çok sağlık sorununu da bu şekilde çok önceden tespit edebileceğiz. Özellikle bu süreçteki çocukların gelişimiyle ilgili beslenmenin öneminden de bahsetmek istiyorum. Sağlık ağızda başlar, burada çok önemli kısım; gece yatmadan sabah da hiçbir şey yemeden dişlerimizi fırçalayıp kahvaltıya öyle başlamak, bu çok önemli. Özellikle asitli, şekerli yiyecek, içecekler, paketlenmiş ürünler hem katı hem sıvı anlamda katkı maddeli ürünler diş sağlığı için çok tehlikeli" dedi. "Sağlıklı dokuyu koruyarak minimum kayıpla bir tedavi yapmayı hedefliyoruz" Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Yılmaz, "Bu alanda kırık dişler, çürükler, aşınmalar, renk değişiklikleri gibi durumların hem estetik hem de fonksiyonel bütünlüğünü yeniden oluşturmak için tedaviler uyguluyoruz. Görünümün yanı sıra konuşma fonksiyonu gibi işlevlerin de yeniden oluşturulması, kazandırılması söz konusu oluyor. Ön dişlerde yaptığımız estetik uygulamalar hastaların gülüş estetiğini doğrudan etkiliyor ve sosyal ilişkileri, psikolojisi, özgüvenini etkileyebiliyor. Bu noktada kişiye özel planlamalar yapıyoruz. Diş pozisyonu, konumu, formu, aksı, yüz yapısı pek çok parametre değerlendirilerek bir planlama yapıyoruz ve ön bölgedeki artık estetik problemlerde kompozit restorasyonlar ön plana çıkmaya başlıyor. Sağlıklı dokuyu koruyarak minimum kayıpla bir tedavi yapmayı hedefliyoruz. Tek seans ya da 1-2 seansta tamamlayabiliyoruz. Bu aynı zamanda bir hasta memnuniyeti de oluşturuyor. Çok fazla doku kaybına gerek kalmadan, kesme, aşındırma yapmadan bazen hiç müdahale yapmadan problemleri çözebiliyoruz. Örnek verecek olursak; dişler arasındaki boşlukların kapatılması ya da kırık bir dişin ya da dokunun tamirini kolaylıkla yapabiliyoruz" dedi. "Bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle geliyorlar, çok gerçekçi olmayabiliyor" Gülüşü etkileyen birçok faktör olduğunu söyleyen ve kişilerin sosyal medyada gördüklerinden ziyade hekimleriyle iş birliğine dikkat çeken Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların beklentilerini de doğrudan etkiliyor aslında yanlış anlaşılmalar ve yönlendirmeler söz konusu olabiliyor, hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Bunlar çok gerçekçi olamayabiliyor çünkü her ağız farklı ve her estetik müdahale her bireye uygun değil. Burada hastanın doğru yönlendirilmesi ve bilgilendirilmesi öne çıkıyor. Diş formlarımız, rengimiz, yüz oranlarımız ya da fonksiyonel ihtiyaçlarımız da birbirinden farklı, estetik beklentilerimiz var ama bir de fizyolojik, fonksiyonel sınırlarımız var. Tüm bu parametreler dikkate alınarak bir gülüş tasarımı söz konusu olabilir. Çok fazla yanlış anlam, yönlendirme ya da beklenti olabiliyor ama teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün" şeklinde konuştu. "Bir görüntüye aynı şekilde benzeyebilmek gerçekçi değil" ‘Dişlerimizin formu, konumu, çene ilişkisi, diş eti durumu hepsi estetiğimizi etkileyen parametreler’ diyerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bir görüntüye aynı şekilde benzeyebilmek gerçekçi değil, sağlıklı değil. Bu noktada fotoğraflar her zaman tek güveneceğimiz parametre değil ve hekim hasta koordinasyonu ve iş birliği önemli. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli. Artık porselen alternatif bir tedavi olarak var ama ufak estetik problemler ya da çarpışıklıklar ya da deformasyonları daha minimal bir şekilde çok büyük değişimlere, radikal kayıplara gerek olmadan düzeltebiliyoruz."
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:59
Dyt. Berna Ertuğ: "Şekerin verdiği keyif geçici, zararları ise kalıcıdır"
Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ, "19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası" kapsamında şekerin vücuttaki gizli etkilerine dikkat çekerek, "Şekerin verdiği keyif geçici, zararları ise kalıcıdır" uyarısında bulundu. Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ, "19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası" kapsamında şekerin vücuttaki gizli etkilerine dikkat çekerek açıklamalarda bulundu. Ertuğ"Şeker, meyve ve sebzeler, tahıllar ve süt ürünleri gibi karbonhidrat içeren tüm yiyeceklerde doğal olarak bulunur. Bu gıdaları tüketmek sorun değildir. Bitkisel gıdalar lif, temel mineraller ve antioksidanlar; süt ürünleri ise protein ve kalsiyum içerir. Vücut bu gıdaları yavaş sindirdiği için, içlerindeki şeker hücrelere sürekli bir enerji kaynağı sağlar. Üstelik meyve, sebze ve tam tahılların yüksek oranda tüketilmesi diyabet, kalp hastalığı ve bazı kanserler gibi kronik hastalık riskini de azaltır" dedi. "İlave şeker sağlığın düşmanı" Lezzeti artırmak veya raf ömrünü uzatmak için ürünlere eklenen ilave şeker fazlaca tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Ertuğ, "Meşrubatlar, meyveli içecekler, aromalı yoğurtlar, tahıllar, kurabiyeler, kekler ve şekerlemeler başlıca kaynaklardır. Hatta çorba, ekmek, şarküteri ürünleri ve ketçap gibi tatlandırılmış olduğu düşünülmeyen ürünlerde bile bulunabilir" ifadelerini kullandı. "Günlük miktarı aşmayın" Şeker beslenmede gerekli bir madde olmadığını ve kısıtlı tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Ertuğ, "Kadınlar için günlük önerilen miktar 100 kalori yani yaklaşık 6 çay kaşığı (24 gram), erkekler için ise 150 kalori yani 9 çay kaşığı (36 gram) ile sınırlıdır. Bu miktar, 350 ml’lik bir kutu gazlı içecekteki şeker miktarına yakındır" şeklinde konuştu. "Fazla şekerin yol açtığı hastalıklar" Obezite ve Metabolik Bozuklukların şekerli gıdaların aşırı tüketimi olduğu belirten Ertuğ, "Özellikle karın bölgesinde yağlanmayı artırarak obeziteye yol açar. Bu sadece estetik değil, kalp, damar ve eklem sağlığını da tehdit eden ciddi bir durumdur. Diyabet ise şeker, insülin direncini artırarak tip 2 diyabet gelişimine katkıda bulunur. Diyabet; göz, böbrek, sinir sistemi ve damarları etkileyerek yaşam kalitesini düşürür. Kalp ve Damar Sağlığı için Aşırı şeker, trigliserid düzeylerini yükseltip iyi kolesterolü (HDL) düşürür. Bu da damar sertliğini hızlandırarak kalp krizi riskini artırır. Karaciğer Yağlanması da özellikle fruktoz içeren şekerler, alkol kullanmayanlarda bile karaciğerde yağ birikimine yol açar ve uzun vadede fonksiyon bozukluklarına sebep olabilir. Diş ve Ruh Sağlığı için çocukluktan itibaren diş çürüklerinin en önemli sebebi fazla şeker tüketimidir. Ayrıca kan şekerindeki ani yükselip düşmeler, yorgunluk ve depresyona yatkınlık gibi ruh hali bozukluklarına neden olabilir" dedi. Sağlıklı alternatifler Şekeri tamamen hayatınızdan çıkarmanın zor olduğunu ama azaltmanın mümkün olduğunu belirten Ertuğ, "Paketli ürünlerden uzak durun, şekerli içecekler yerine su, şekersiz çay ve bitki çayları tercih edin. Tatlı ihtiyacını meyvelerle karşılamak ve düzenli egzersizle bağışıklığı güçlendirmek sağlıklı bir başlangıçtır. Unutmayın, şekerin keyfi kısa, zararı uzun sürelidir" şeklinde konuştu.
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:57
Manisa Şehir Hastanesi’nde felç riskine karşı ameliyatsız çözüm
Manisa Şehir Hastanesi’nde, beyin damarlarındaki tıkanıklıklara karşı ameliyatsız stent yöntemi başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, şah damarındaki daralmaların inme riskini büyük ölçüde artırdığını vurgularken, bu modern yöntem sayesinde hastaların ertesi gün taburcu olabildiğine dikkat çekti. Manisa Şehir Hastanesi’nde girişimsel nöroloji ve girişimsel kardiyoloji uzmanlarının iş birliğiyle, beyni besleyen en büyük damarlar olan karotis (şah) damarlarındaki tıkanıklıklara karşı modern tedavi yöntemleri başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, bu damarlarda gelişen ciddi darlıkların inme (felç) riskini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Bu nedenle, felç riskini azaltmak amacıyla hastalara stentleme işlemi uygulanıyor. Girişimsel Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Sezer Eryıldız, "Beynimizi besleyen en büyük damarlar karotis damarları yani şah damarlarıdır. Eğer bu damarlarda ciddi bir darlık olursa inme yani felç geçirme riski belirgin şekilde artmaktadır ve bu riski azaltmak için stentleme işlemi uygulanmaktadır. Rutin olarak hastalarımız bu açıdan değerlendiriliyor ve bu işlemi uyguluyoruz" dedi. Şah damarındaki daralmaları açmanın iki yöntemi olduğunu ifade eden Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz ise şunları söyledi: "Boyun damarlarını açma işlemi iki şekilde yapılabilir. Bir karotis endarterektomi dediğimiz ameliyatla bir diğer yöntem ise perkutan girişim dediğimiz stent yöntemiyle açılabilir. Biz kliniğimizde nöroloji ve kardiyoloji olarak bir konsey yapıyoruz. Damarı ciddi tıkalı olan ve buna bağlı felç geçirmiş hastalarda bu konseyde hastaya işlem yapıp yapmama kararı veriyoruz. Verdiğimiz karar çerçevesinde eğer hastaya işlem kararı vermişsek femoral arter dediğimiz kasık arterinden bir şitle 6 ya da 7 F çapında bir şitle ince bir boruyla bu damara giriş yapıyoruz ve boyun damarlarına ulaşıyoruz. Özellikle teller, filtreler ve stentlerle bu damarları açıp hastanın tedavisini gerçekleştiriyoruz. İşlem ameliyatsız olduğu için hastamız ertesi gün rahat bir şekilde problem olmazsa işlemde taburcu olabiliyor bu işlemden sonra. Bu işlemin yapılması için özellikle anjiografinin olduğu girişimsel nöroloji uzmanının ve girişimsel kardiyoloji uzmanının olduğu ve bu konuda yeterli vaka tecrübesine ve deneyime sahip uzmanların olduğu merkezler gerekir. Bunu yapabilmek için belli bir vaka sayısına ulaşmak ve bu konuda tecrübeli olmak gerekiyor. Biz de Manisa Şehir Hastanesi’ndeki girişimsel kardiyoloji ve nöroloji uzmanları olarak bu işlemi kliniğimizde efektif bir şekilde gerçekleştiriyoruz."
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:56
Uzmanlardan ‘Gülüş tasarımı’ açıklaması!
Son yıllarda gülüş tasarımı konusunun büyük ilgi topladığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Çok fazla beklenti olabiliyor, teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün. Her estetik müdahale her bireye uygun değil. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli" dedi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:53
Hayvan hastanesi için alternatif yol çalışması
Ardahan Üniversitesi kampüsünde altyapı çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Ardahan Üniversitesi Rektörü Öztürk Emiroğlu’nun Karayolları 18. Bölge Müdürlüğü ile yaptığı görüşmeler sonucunda, kampüs alanında kullanılmak üzere bir adet dozer temin edildi. Rektör Emiroğlu, destek ve katkılarından dolayı Karayolları Kars 18. Bölge Müdürü Hakan Yenilmez’e teşekkür ederek, ’’ Bu iş makinesi ile Tarım ve Hayvancılık Bilimleri Enstitüsü ve Hayvan Hastanesi için alternatif bir yol oluşturulmuş oldu. Bu sayede ikinci nizamiye girişinden hastaneye doğrudan erişim sağlanarak kampüs ulaşımı daha güvenli ve erişilebilir hâle getirilecektir. Söz konusu çalışmalar ile yol platformlarının hazırlanması, yol üzerindeki bitki örtüsünün temizlenmesi, Hayvan Hastanesi alanının tasviye edilmesi ve anaokulu ile kreş binamızın karşısında yapılacak çocuk futbol sahasının zemin düzeltme işlemleri de gerçekleştirilecektir. Üniversitemiz, bu altyapı ve ulaşım çalışmalarıyla kampüsümüzün güvenliğini ve erişilebilirliğini artırmaya devam etmektedir’’ dedi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:41
Gebe okulunda, ’hamilelikte ağız ve diş sağlığı’ eğitimi
Mardin’in Midyat İlçe Devlet Hastanesi gebe okulunda hamilelikte ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi. Midyat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinden Dt. Ömer Faruk Aksoy tarafından Midyat Devlet Hastanesi bünyesindeki gebe okulunda gebelikte ağız ve diş sağlığı konulu eğitim verildi. Hamilelere yönelik bilgilendirmelerde bulunan Aksoy, eğitimde hamilelikte ağız ve diş bakımının düzenli ve doğru yapılmasının bebek ve anne sağlığı için büyük önem taşıdığını söyledi. Aksoy, hamilelik döneminde vücutta meydana gelen hormonal değişikliklerin diş eti iltihaplarını tetikleyebildiğini, dişlerde oluşan problemlerin erken doğuma yol açabildiğini vurguladı. Program, soru ve cevapların ardından sona erdi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:57
Diyarbakır’da kanser ve gelişim takibi taraması
Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı sağlık ekipleri, Yenişehir ilçesi Çelikevler Mahallesi’nde tansiyon, şeker, kan grubu ve çocuk gelişim ölçümleri gerçekleştirdi, kadınlara kanser farkındalık eğitimi verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla kırsal mahallelerde düzenlediği sağlık taraması ve eğitim çalışmaları ile vatandaşların erken tanı ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırıyor. Bu kapsamda Yenişehir ilçesine bağlı Çelikevler Mahallesi’nde kapsamlı bir sağlık taraması gerçekleştirildi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı hekim ve sağlık personeli eşliğinde yürütülen çalışmalarda, mahallede yaşayan vatandaşların tansiyon, şeker ve kan grubu ölçümleri yapıldı. Çocukların boy-kilo percentil (büyüme eğrisi) ölçümleri alınarak, doktor tarafından ailelere çocukların büyüme ve gelişme durumuna dair bilgilendirme yapıldı. Kadınlara ise yaklaşan Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, meme ve rahim kanserine ilişkin eğitimler verildi. Şüpheli vakalar muayene detaylı muayene edildi. Mahallede gerçekleştirilen sağlık taraması, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Sağlık hizmetinden faydalananlar, Büyükşehir Belediyesi sağlık ekiplerine teşekkür etti.
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:47
Sancıları başlayan anne hastaneye yetişemedi
DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Çivril ilçesinde doğum sancıları başlayan anne, hastaneye yetişemeyince acil sağlık ekiplerinin yardımıyla ambulansta evladını kucağına aldı. Çivril’de doğum sancıları başlayan gebe kadın için 112 Acil Çağrı merkezinden yardım talep edildi. Anne adayını evden alan 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekibi, gebe kadının hastaneye nakli sırasında ambulansın içerisinde doğumunu yaptırdı. Ambulansta görevli paramedik Selçuk Karaca ile acil tıp teknisyenleri Barış Eren ve Günay Kara doğum sürecini başarıyla yürütürken, 48 santimetre ve 3 bin 580 gram doğan bebek ile anne sağlık kontrolleri yapılmak üzere hastaneye getirildi. Anne ve yeni doğan bebeğinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:35
Mardin’de 6 kiloluk böbrek, ameliyatla alındı
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 50 yaşındaki Cemal Aşar’ın 6 kilogram ağırlığındaki böbreği başarılı bir operasyonla çıkarıldı. Polikistik böbrek hastalığı nedeniyle 50 yıldır mücadele veren Aşar’ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:28
Okula uyum sürecinde ailelere önemli tavsiyeler
Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, okula uyum sürecine ilişkin ailelere tavsiyelerde bulundu. Okulların açılmasıyla birlikte bazı çocuklarda okula uyum sorunları gözlenebiliyor. Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, okula dönüş sürecinin hem çocuklar hem de aileler için heyecan verici olabileceği kadar kaygı da oluşturabileceğini belirtti. Dr. Karimova, bu süreçte çocukların okula daha kolay uyum sağlaması için ailelerin dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalara değindi. Rutinler ve duygusal destek önemli Tatil döneminde bozulan uyku ve yeme düzeninin okul başlamadan birkaç gün önce normale döndürülmesi gerektiğini vurgulayan Karimova, çocukların bu dönemde yaşadıkları kaygıların normal olduğunu söyledi. Çocuğun heyecan ya da tedirginlik yaşamasına anlayışla yaklaşılması gerektiğini ifade eden uzman, "Yeni başlangıçlarda herkes böyle hisseder" diyerek duyguların paylaşmasına izin verilmesi önerisinde bulundu. Çantanın birlikte hazırlanması, kıyafet seçimlerine çocuğun da katılması gibi hazırlıklara dahil edilmesinin çocukta kontrol duygusunu artıracağını belirten Dr. Karimova, okul hakkında olumlu bir dil kullanılmasının da çocuğun motivasyonunu yükselteceğini söyledi. Dr. Karimova, ayrılma kaygısı yaşayan küçük yaştaki çocuklar için vedaların kısa ve net tutulmasının süreci kolaylaştırdığını ifade etti. Kaygı devam ederse uzman desteği alınmalı Ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklara yansıtmamaları gerektiğini söyleyen Dr. Karimova, çocukların çoğu zaman ebeveynlerin tepkilerini model aldığını hatırlattı. "Sakin ve güven veren bir tutum, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar" diyen uzman, teknolojik cihaz kullanımının da sınırlanmasının uyumu kolaylaştırdığını belirtti. Çocuğun okula gitmek istememesi halinde onu yargılamadan dinlemenin, duygularını anlamaya çalışmanın önemli olduğunu belirten Dr. Nuran Karimova, sürecin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Karimova, uyum sorununun uzun sürmesi, uyku ve iştah problemlerinin artması veya okul reddi durumunda bir çocuk ve ergen psikiyatristinden destek alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:02
Arıcakta gıda üretim yerlerine denetim
Arıcak ilçesinde ekipler tarafından gıda üretim yerlerine yönelik gıda denetim ve kontroller yapıldı. Arıcak ilçesinde vatandaşların daha sağlıklı, güvenilir gıdaya ulaşımı ve temini için ilçede faaliyet gösteren gıda üretim yerlerine yönelik gıda denetim ve kontrolleri yapıldı. Ekipler tarafından yapılan denetimlerin belirli günlerde tekrar yapılacağı bildirildi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 09:59
Doç. Dr. Ataş, sedef romatizması hakkında bilgi verdi
Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, psoriatik artrit ile ilgili bilgiler paylaşarak erken tanının nemine dikkat çekti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, psoriatik artrit ilgili bilgi verdi. Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuh Ataş, "Sedef hastalığı (psoriasis), genellikle ciltte pullanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren kronik inflamatuar bir rahatsızlıktır. Ancak, bu hastaların yaklaşık yüzde 20-30’unda eklemleri etkileyen, ’psoriatik artrit’ ya da bilinen adıyla sedef romatizması gelişebilir. Psoriatik artrit, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi eklem dokularına saldırmasıyla ortaya çıkan, kronik ve iltihabi bir romatizmal hastalıktır. Genellikle sedef hastalığı zemininde gelişmekle birlikte, bazı hastalarda eklem şikâyetleri cilt belirtilerinden önce de görülebilir" dedi. "Eklemlerde ağrı, şişlik ve sertlik sedef belirtisi olabilir" Sedef hastalığı belirtileri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ataş, "Psoriatik artrit farklı şekillerde seyredebilir, ancak erken dönemde tanı koymak, kalıcı eklem hasarlarını önlemek için kritik öneme sahiptir. En sık rastlanan belirtiler şunlardır; Eklemlerde ağrı, şişlik ve sertlik, Sabahları artan eklem tutukluğu, El ve ayak parmaklarında ’sosis parmak’ görünümü, bel, kalça ve topuk bölgesinde ağrı, tırnaklarda çukurlaşma, kalınlaşma veya renk değişiklikleri, ciltte sedefe özgü döküntüler" şeklinde konuştu. Tanı ve tedavi süreci Tedavi sürecini anlatan Doç. Dr. Ataş, "Psoriatik artrit tanısı, hastanın klinik muayenesi, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleriyle konur. Tedavi, hastalığın şiddetine ve hastanın genel durumuna göre kişiye özel planlanır. Non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ), hastalığı modifiye eden antiromatizmal ilaçlar (DMARDs), biyolojik tedaviler (anti-TNF, IL-17, IL-23 inhibitörleri), fizyoterapi ve düzenli egzersiz, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri (dengeli beslenme, stres yönetimi), psoriatik artrit, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Ancak şikayetler göz ardı edilirse, eklem deformiteleri ve kalıcı sakatlıklar kaçınılmaz olur" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder