SAĞLIK
21 Nisan 2026 Salı - 16:55 87 yıllık hastane yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan’da taşınıyor Zonguldak’ta 87 yıldır hizmet veren Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 itibarıyla Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası’na taşınıyor. Zonguldak’ta 87 yıldan bu tarafa vatandaşlara sağlık hizmeti sunan Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 23 Nisan 2026 perşembe günü Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binasına taşınacak olup, bu tarihten itibaren tüm birimleri ile yeni yerinde sağlık hizmeti verecek. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada özetle şöyle dedi: "Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanemizin ana binasında, ilave binalar, poliklinik binası ile tanı ve arşiv binalarında ciddi yapısal riskler tespit edilmişti. Bunu için Sağlık Bakanlığımız Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınmıştı. 26 Eylül 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilmişti, yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağduriyetini en aza indirilmesi amacıyla Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı site ek binaya taşınması Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon kararı alınmıştı. Yapılan düzenlemeler sonrası 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanemiz Ek Binasında vatandaşlarımıza yeni yerinde sağlık hizmeti vermeye başlayacaktır."
Samsun’dan Çin’e canlı yayın: Türk hekimlerin başarısı kongrede izlendi
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:07 Samsun’dan Çin’e canlı yayın: Türk hekimlerin başarısı kongrede izlendi Samsun’da Türk hekimlerce gerçekleştirilen tam tıkalı kalp damarı açma operasyonu, Çin’de düzenlenen bir kongrede canlı yayınla izlendi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Kardiyoloji Kliniği, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Guangzhou şehrinde düzenlenen CTO (Kronik Tam Tıkalı Kalp Damarı) Kongresi’nde, Samsun’da IVL Yöntemi ile gerçekleştirilen bir tam tıkalı kalp damarı açma operasyonu canlı olarak yayınlandı. Türk hekimlerce gerçekleştirilen kalp operasyonu, Çin’deki hekimler tarafından canlı olarak izlendi. Kongreye katılan çok sayıda Çinli doktor, bu operasyonu izleyerek Türk hekimlerinin başarılı yöntemlerini öğrenme fırsatı buldu. Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Korhan Soylu ve Dr. Öğretim Üyesi Emre Aksakal, tıkalı damarların açılmasındaki başarılarını tüm dünyaya gösterdi. "Yeni teknoloji denendi" Operasyon sırasında, özellikle kireçlenmiş kalp damarları için geliştirilmiş yeni bir cihaz kullanılarak etkinliği test edildi. Canlı yayın, Türk ve Çinli doktorlar arasında faydalı bir bilgi alışverişi ortamı oluşturdu. Etkinlik, hem Samsun’un hem de Medical Park ailesinin tıbbi alandaki uzmanlığını ve yenilikçi yaklaşımlarını uluslararası tıp arenasında sergilemesi açısından büyük bir gurur kaynağı oldu.
Kahta’da Gebe Okulu açıldı
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:04 Kahta’da Gebe Okulu açıldı Adıyaman’ın Kahta Devlet Hastanesi, anne adaylarının gebelik sürecini daha bilinçli ve sağlıklı geçirmelerini sağlamak amacıyla Gebe Okulu projesini hayata geçirdi. Hastane bünyesinde ücretsiz olarak sunulan bu eğitim programıyla, gebelik ve doğum süreci hakkında kapsamlı bilgi ve eğitimler veriliyor. Gebe Okulu’nda, anne adaylarına gebelik süresince dikkat etmeleri gereken konular, doğru beslenme, düzenli egzersiz, sağlıklı yaşam alışkanlıkları gibi başlıklarda uzman sağlık personeli tarafından eğitim veriliyor. Ayrıca doğumun aşamaları, doğum yöntemleri, doğum sırasında yaşanabilecek durumlar, doğum sonrası bakım ve emzirme hakkında da detaylı bilgilendirme yapılıyor. Gebe Okulu sadece fiziksel sağlığı değil, anne adaylarının psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarını da göz önünde bulunduruyor. Gebelik sürecinde sıkça karşılaşılan duygusal dalgalanmalar, kaygılar ve stresle baş etme yöntemleri üzerine rehberlik sağlanıyor. Kahta Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Akel, "Gebe Okulu ile anne adaylarımıza hem fiziksel hem de psikolojik yönden destek sağlamayı amaçlıyoruz. Bu okulda, gebelik sürecinin her aşamasına dair doğru ve bilimsel bilgi verilerek, annelerin kendilerini daha güvenli ve hazırlıklı hissetmeleri sağlanacak. Ayrıca emzirme, doğum sonrası bakım ve duygusal değişimlerle baş etme konularında da uzmanlarımız tarafından rehberlik edilecek. Tüm anne adaylarımızı ücretsiz olarak sunduğumuz bu hizmetten yararlanmaya davet ediyoruz. Öte yandan bu ve benzeri sağlık hizmetlerinin ilçemize kazandırılmasında emeğe geçen başta Milletvekilimiz Doç. Dr. İshak Şan’a ve İl Sağlık Müdürü Mehmet Şirik’e emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum " dedi.
Elektronik sigara gençler için gizli tehdit olabilir
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:47 Elektronik sigara gençler için gizli tehdit olabilir Son yıllarda özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşan elektronik sigaralar, çoğu zaman "daha az zararlı" ya da "sigarayı bırakmaya yardımcı" olarak tanıtılırken, Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, bilimsel verilerin bu ürünlerin sanıldığı kadar masum olmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Elektronik sigaraların sıvılarında nikotin, çeşitli kimyasallar ve aroma verici maddeler bulunuyor. Nikotinin güçlü bir bağımlılık yapıcı madde olduğuna dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülfem Yıldırım, özellikle genç yaşta maruziyetin astım ve KOAH hastaları için tehlikeli olduğunu ve ilerleyen yıllarda geleneksel sigara kullanımına zemin hazırladığına dikkat çekti. "EVALI" vakaları endişe veriyor Son yıllarda "EVALI" adı verilen elektronik sigara ilişkili akciğer hasarı vakalarının görüldüğünü hatırlatan Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, bu durumun kısa sürede bile ağır solunum yetmezliğine yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler gösterdiği de biliniyor. Elektronik sigaradaki kimyasalların akciğer dokusunda hasara neden olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, "Bu ürünler solunum yollarında tahriş yaparak astım ataklarını tetikleyebilir. KOAH hastalarında ise tabloyu ağırlaştırarak solunum kapasitesinin daha hızlı bozulmasına yol açabilir" dedi. Sigara bırakmada etkili değil Elektronik sigaraların sigarayı bırakmada kesin bir faydasının kanıtlanmadığını dile getiren Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, "Birçok kullanıcı hem normal sigara hem de elektronik sigarayı aynı anda kullanmaya devam ediyor. Bu da bağımlılığın sürmesine yol açıyor" diye konuştu. "En doğru yol, bilimsel yöntemlerle bırakmak" Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, elektronik sigaranın güvenli bir seçenek olmadığını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı: "Sigara ya da elektronik sigarayı bırakmak isteyenler mutlaka hekim desteği almalı. Nikotin replasman tedavileri, ilaçlar ve davranışsal danışmanlık en etkili ve güvenli yöntemlerdir. Elektronik sigara ise bağımlılığı sadece farklı bir şekilde sürdürür."
"İnsan ömrü arttıkça kanser riski artıyor"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:42 "İnsan ömrü arttıkça kanser riski artıyor" Prostat kanserinin 60 yaşından sonra en yüksek görülme sıklığına ulaştığını belirten Üroloji Uzmanı Dr. Cem Şah, "Tıp ilerledikçe insan yaşı artıyor. Yaş arttıkça da kanser riski artıyor. Erken teşhis çok önemli" dedi. Erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık tanı konulan ikinci kanser prostat. 50 yaş ve üzeri erkeklerde daha sık görülen prostat kanserinin, erken teşhis ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebildiği ifade edildi. Özel Medline Adana Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Dr. Cem Şah prostat kanseri ile ilgili bilgi verdi. Dr. Şah, "Erkeklerde genelde 50 yaşından sonra başlayan ve 60 yaşından sonra en yüksek seviyeye ulaşan bir kanser türüdür. Yaş arttıkça prostat kanseri riski artar. Ömür uzadıkça prostat kanseri riski artıyor. Çok yağlı yiyenler, çok fazla süt ürünü tüketenlerde prostat kanseri riski daha çok artıyor. Bu hastalara Akdeniz tipi beslenme, daha formda olma öneriliyor" ifadelerini kullandı. "Kandan PSA bakılarak riskininiz anlaşılabilir" 40 yaşından sonra prostat kanseri riskine karşı kontrollerin başlaması gerektiğine değinen Dr. Şah, "Yaşam tarzı değişikliği birçok kanserde olduğu gibi prostat kanserinde de önemli. Ailede hiçbir kimsede kanser yoksa 40 yaşından sonra kandan PSA bakılarak riskininiz anlaşılabilir. Riske göre doktorunuz size MR önerir" diye konuştu. "Erken yaşta görülen kanserler daha agresif olabiliyor" Erken teşhisin bütün kanser türlerinde olduğu gibi prostat kanserinde de önemli olduğuna vurgu yapan Şah, "Tıp ilerledikçe insan yaşamı artıyor. Yaş arttıkça da kanser riski artıyor. Domateste bulunan likopenin prostat kanserinden önleyici etkisi olduğu araştırmaları yapılmış. Prostat kanserinde erken yaşta görülen kanserler daha agresif olabiliyor. Erken teşhis bu açıdan da önemli" dedi.
Okula giden çocuklarda bağışıklığı güçlendirecek öneriler
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:33 Okula giden çocuklarda bağışıklığı güçlendirecek öneriler Okul döneminde çocukların bağışıklıklarını güçlendirmek için sağlıklı beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve hijyenin önemine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Polat, "Çocukların bağışıklık sistemi yetişkinler kadar deneyimli değildir. Birçok virüsle ilk kez karşılaştıkları için enfeksiyonlara daha yatkın olurlar. Hijyen alışkanlıklarının tam oturmamış olması da bulaşmayı kolaylaştırır" dedi. VM Medical Park Maltepe Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Polat, okul çağındaki çocukların özellikle ilk yıllarda sık hastalanmasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, bu dönemde ailelerin bağışıklık, hijyen ve beslenmeye dikkat etmesi gerektiğini söyledi. "Sınıflar sık havalandırılmalı" Çocukların okul ortamında çok sayıda kişiyle yakın temas halinde olduklarını dile getiren Uzm. Dr. Polat, "Bu durum damlacık ve temas yoluyla mikropların kolayca yayılmasına zemin hazırlar. Çocukların bağışıklık sistemi yetişkinler kadar deneyimli değildir. Birçok virüsle ilk kez karşılaştıkları için enfeksiyonlara daha yatkın olurlar. Hijyen alışkanlıklarının tam oturmamış olması da bulaşmayı kolaylaştırır" diye konuştu. Özellikle kış aylarında sınıfların havasız kalmasının solunum yolu enfeksiyonlarını artırdığını belirten Dr. Polat, yetersiz uyku, dengesiz beslenme ve okul stresinin de bağışıklık sistemini zayıflatan faktörler olduğunu vurguladı. "Dengeli beslenme bağışıklık için ilk adım" Çocukların bu dönemi daha sağlıklı atlatabilmesi için beslenmenin önemine değinen Uzm. Dr. Polat, "Çocuğun tabağında mutlaka bir protein kaynağı, bir sebze veya meyve, bir süt ürünü ve sağlıklı yağ bulunmalıdır. Renkli sebze ve meyveler vitamin ve antioksidan açısından zengindir. Süt ürünleri bağırsak florasını destekler, tam tahıllar lif ve B vitaminleriyle bağışıklığa katkı sağlar. Rafine şeker ve paketli gıdalar ise bağışıklığı zayıflatır" dedi. "Aşılar koruyucu kalkan görevi görür" Aşıların okul çağındaki çocukların sağlığında önemli rol oynadığını kaydeden Uzm. Dr. Polat, "Kalabalık ortamlarda bulaşıcı hastalıklarla karşılaşma riski artar. Aşılar çocukları koruyucu bir kalkan gibi sarar. Kızamık, boğmaca, suçiçeği gibi hastalıklar okulda hızla yayılabilir. Ancak aşılı çocuklar bu enfeksiyonlara karşı daha güçlü bağışıklık geliştirir. Hastalığa yakalansalar bile genellikle daha hafif geçirirler ve okul devamlılıkları aksamaz" ifadelerini kullandı. "Hijyen alışkanlıkları erken yaşta kazandırılmalı" Hijyenin önemine değinen Uzm. Dr. Polat, "Çocuklara yemekten önce-sonra, tuvalet sonrası, eve gelince ve öksürük veya hapşırık sonrasında mutlaka ellerini yıkamaları öğretilmelidir. Hapşırırken dirseğe veya mendile doğru yapmaları gerektiği hatırlatılmalı, mendil sonrası eller yıkanmalıdır. Ayrıca su şişesi, havlu, beslenme kabı ve kalem gibi eşyalarını kimseyle paylaşmamaları gerektiği öğretilmelidir" dedi. "Anne babalar örnek olmalı" Anne-baba ve öğretmenlerin çocuklara örnek olması gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Polat, "Çocuklar büyüklerini örnek alır. Ebeveynler hijyene dikkat ettiğinde çocukların da bu alışkanlığı kazanması kolaylaşır" dedi. Uzm. Dr. Polat, "Çocukların sık hastalanması çoğu zaman bağışıklık sistemlerinin mikropları tanıyıp güçlenme sürecinin doğal bir parçasıdır. Ancak dengeli beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite, hijyen alışkanlıkları ve aşıların tam olması bu sürecin daha hafif atlatılmasını sağlar" diyerek sözlerini tamamladı.
Protein takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve hastalıklardan koruyabilirsiniz
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:11 Protein takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve hastalıklardan koruyabilirsiniz Çocuklarda günlük protein ihtiyacının karşılanması için hayvansal gıdaların yanında bitkisel ürünlerlerle çeşitlendirme yapılmasını öneren Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Cemile Gül, "Uzman kontrolünde protein miktarı takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve sık hastalanmalardan koruyabilirsiniz" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Cemile Gül, çocukların günlük alması gereken proteini karşılayan besin miktarları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Diyetisyen Cemile Gül, yaş gruplarına göre belirlenen günlük protein miktarlarının, anne-babaların çocuklarına dengeli porsiyonlarla sunulması halinde kolaylıkla karşılanabileceğini ifade ederek; "Çocukların büyüme ve gelişme süreçlerinde proteinin rolü yadsınamaz. Protein; kas gelişimini destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve dokuların onarımını sağlar. 1–3 yaş arasındaki çocukların günde 15–18 gram, 4–6 yaş çocuklarının ise 20–25 gram protein alması gerekiyor. Bu gruplarda bir bardak süt veya yoğurt, kibrit kutusu büyüklüğünde peynir ve yaşa göre iki-üç köfte kadar tavuk, et veya balık tüketiminin ideal olabilir. Bu besin kombinasyonu hem yeterli proteini hem de kalsiyum, B12 vitamini gibi destekleyici öğeleri içerir" dedi. Daha büyük yaş gruplarında günlük protein ihtiyacının arttığına işaret eden Gül, "7–9 yaş grubunda ihtiyaç 26–38 grama yükseliyor. 10–13 yaş kız çocukları için 39–45 gram, erkek çocukları içinse 39–60 grama çıkıyor. 7–9 yaş arası çocuklar için günde iki bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte; 10–13 yaş kızlar için 2,5 bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte; erkekler içinse üç bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte uygun görülüyor" ifadelerini kullandı. "Protein sadece hayvansal kaynaklarla sınırlı değil" Proteinin sadece hayvansal kaynaklarla sınırlı olmadığını hatırlatan Diyetisyen Cemile Gül, bitkisel proteinler konusunda da aileleri uyararak; "Mercimek, nohut, fasulye, soya ürünleri ve tahıllar, et ürünlerinin yanında çeşitlendirme için mükemmel seçenekler sunar. Özellikle vejetaryen ya da süt ürünlerine duyarlı çocuklar için bu alternatifler kritik önem taşıyor" dedi. Anne-babaların öğünleri planlarken renkli sebzeler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlarla birlikte protein kaynaklarını da menülere eklemeleri gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Cemile Gül, ailelere "Çocukların beslenme günlüğü tutulmalı, aylık kilo ve boy ölçümleriyle alınan protein miktarının yeterliliği takip edilmeli. Gerekirse bir uzmana danışarak porsiyonlar kişiselleştirilmeli. Bu sayede büyüme geriliği, sık hastalanma gibi risklerin önüne geçilebilecektir" tavsiyesinde bulundu.
Van’da Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanacak
16 Eylül 2025 Salı - 17:54 Van’da Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanacak Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Desteği, Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) AB Bilgi Merkezi ve paydaş kuruluşlar iş birliğinde Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli" ve "Bisiklet Turu" düzenlenecek. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenecek olan "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli"nde konuşacak olan uzmanlar, bisiklet kullanımının önemine vurgu yapacak. Panelin ardından Van TSO’nun önünde başlayacak olan bisiklet turu gerçekleştirilecek. Yapılacak olan etkinlikle ilgili konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fevzi Çeliktaş, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir ulaşım ve çevre dostu mobilite vizyonunu desteklemek amacıyla Avrupa Hareketlilik Haftası’nın düzenlendiğini ifade etti. Çeliktaş, "Bu yıl Van TSO AB Bilgi Merkezi olarak ‘Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet’ temasıyla düzenleyeceğimiz etkinlikle hem çevreye duyarlı ulaşım seçeneklerini destekliyor hem de toplum sağlığına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Etkinliğe gençlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarından akademik camiaya kadar geniş katılımcı kitlesinin katılmasını hedeflediklerini dile getiren Çeliktaş, "Sürdürülebilir mobilite konusunda farkındalık oluşturacak ve Van’ın doğal güzelliklerini aktif ulaşım yöntemleriyle keşfetme fırsatı sunacak. Van AB Bilgi Merkezi olarak Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projeler geliştirmeye ve toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Etkinliğin paydaş kuruluşlarının ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Van Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB Van Genç Girişimciler Kurulu, Van Gölü Aktivistleri, Van Öğretmenler Bisiklet Topluluğu ve Bisikletliler Derneği olduğu bildirildi.
ERÜ’de prostat kanseri bilgilendirmesi
16 Eylül 2025 Salı - 16:24 ERÜ’de prostat kanseri bilgilendirmesi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında görevli Üroonkoloji hekimleri tarafından ‘Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü’ kapsamında prostat kanseri ve tedavileri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Prostat kanseri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Deniz Demirci, "Prostat kanseri dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür. Bu nedenle bu hastalık tüm toplumu ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Prostat kanser sık görülmesine rağmen erken tanı konulduğunda çok yüksek oranda başarı ile tedavi edilebilmektedir. Özellikle gelişen teknoloji ile birlikte robotik cerrahi gibi üst düzey tedavi yöntemleri uygulanabilmekte, hastalarımız büyük oranda bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Bu nedenle prostat kanserinin erken teşhisini ve bu tip farkındalık günlerinin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Doç. Dr. Gökhan Sönmez ise hastaların bilinçlendirilmesi ve erken tanıya yönlendirilebilmeleri için bu tip farkındalık günlerinin önemine dikkat çekerek, "Prostat kanserinde erken tanı oldukça önemlidir ve tedavi sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle 45-50 yaş ve üzeri erkeklerin çekinmeden mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmaları ve prostat kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı bünyesinde prostat kanserine ilişkin tüm modern tedavi yöntemlerinin başarıyla uygulanabildiğini belirten öğretim üyeleri, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri bünyesinde bulunan robotik cerrahi ünitesini de tanıtarak sözlerine son verdi.