Son Dakika
|
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Beşiktaş’ın kupada rakibi Alanyaspor
Trump: "Ablukayı sonlandırırsak, İran’la asla anlaşma yapılamaz"
Pakistan Başbakanı Şerif’ten ABD Başkanı Trump’a ateşkes teşekkürü
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü
İran-ABD ateşkesi TSİ 03.00’te sona erecek
İletişim Başkanı Duran’dan Özgür Özel’e tepki
MHP Lideri Bahçeli’den Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’a tebrik mesajı
SAĞLIK
Yumurtalık kanseri teşhisi konulan hasta 12 günde sağlığına kavuştu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 13:56:12
Karın ağrısı şikayetiyle Denizli Devlet Hastanesi’ne başvuran 66 yaşındaki kadına yumurtalık kanseri teşhisi konuldu. Sitoredükif Cerrahi ve karın içi sıcak kemoterapi uygulanan hasta 12 gün süren tedavinin ardından sağlığına kavuşturuldu. Denizli Devlet Hastanesi jinekolojik onkoloji polikliniğine 5 ay önce karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleriyle başvuran 66 yaşındaki Şengül Şen’e yapılan tahlil ve tetkikler neticesinde over (yumurtalık) kanseri teşhisi konuldu. Şen, başarılı bir onkolojik tedavi sürecinin ardından Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Hatice Yetkiner ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim gözetiminde ameliyata alındı. Ameliyatta hastaya Sitoredükif Cerrahi ve Hipec (karın içi kemoterapi) uygulandı. Hasta 12 gün süren tedavi süreci sonrasında sağlığına kavuşarak taburcu oldu. Ameliyat süreciyle ilgili bilgi veren Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Hatice Yetkiner, "Klinik ve radyolojik değerlendirmeler neticesinde hastamızın onkolojik tedaviye iyi yanıt verdiğini, ameliyat için uygun aşamada olduğunu tespit ettik. Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ile hastamıza IDS (intervaldebulking cerrahisi) + HIPEC (karın içi sıcak kemoterapi) uygulama kararı aldık. Ameliyatta uluslararası kılavuzların güncel önerilerini uygulayarak karın içerisindeki tümör yükünü sıfıra indirecek şekilde cerrahi girişim gerçekleştirdikten sonra HIPEC sıcak kemoterapi uyguladık. HIPEC hastaya özel hazırlanan doz ve sürede, karın içerisine sıcak kemoterapi uygulanılması işlemidir. Damardan verilen kemoterapötik ilacın, karın içerisindeki tümöral tutulumu yok etmede istenen tedavi başarısına ulaşamadığı durumlarda, sıcak kemoterapi karın içerisine doğrudan uygulanarak gözle görülemeyen tümör hücrelerinin de yok edilmesini sağlamaktadır. Hastanemizde kanser ameliyatlarını Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Kaan Demircioğlu ile birlikte, multidisipliner ekip anlayışıyla gerçekleştirmekteyiz. Hastamızın onkolojik tedavi aşamasından taburculuğuna kadar geçen süreçte yoğun emeği olan medikal onkoloji uzman hekimlerimize, anestezi ve yoğun bakım uzman hekimlerimize, tüm hemşire ve anestezi teknisyen ekibimize şükranlarımızı sunarım" dedi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 13:44
Vezirköprü’ye 112 Acil Sağlık İstasyonu
Samsun’un Vezirköprü ilçesi Öğürlü Mahallesi’nde, belediyeye ait arsa üzerine yapılacak 112 Acil Sağlık İstasyonu projesi hayata geçiriliyor. Vezirköprü Belediyesi ile vatandaşların iş birliğiyle inşa edilecek istasyonun, tamamlanmasının ardından Sağlık Bakanlığı’na devredileceği belirtildi. Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu yatırımın bölgedeki acil sağlık hizmetlerini daha hızlı ve etkin hale getireceğini ifade etti. Proje ile birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve müdahale sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmenin detaylarını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da destek verdiği üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirten Rektör Özkan, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Antalya’da bulunduğu sırada Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etmişti. Görüşmede Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında sunum yapılmıştı. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. "Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı" Görüşme ile ilgili İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu. "Tam destek aldık" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor" Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin dünyada 8’inci merkez olarak üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu. "Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak" Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi. "Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız" Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu. Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu. Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 13:08
Sarıkamış’ta fırınlara denetim: Hijyen ve gramaj ön planda
Sarıkamış’ta zabıta ekipleri, ilçe genelindeki fırınlara yönelik denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde özellikle hijyen kuralları, ekmek gramajı ve üretim standartları mercek altına alındı. Çalışmaları Belediye Başkanı Serdar Kılıç yakından takip etti. Zabıta ekipleri tarafından yapılan kontrollerde, fırınların temizlik durumu, çalışan personelin hijyen kurallarına uygunluğu ve üretim alanlarının sağlık standartlarına uygunluğu detaylı şekilde incelendi. Eksiklik tespit edilen işletmelere gerekli uyarılar yapıldı. "Gramaj denetimi yapıldı" Denetimlerin önemli başlıklarından biri de ekmek gramajı oldu. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına üretilen ekmeklerin standart ağırlıkta olup olmadığı kontrol edildi. Kurallara uymayan işletmelere cezai işlem uygulanabileceği belirtildi. Belediye Başkanı Serdar Kılıç, denetimlerin düzenli olarak devam edeceğini ifade ederek, halk sağlığının öncelikleri arasında olduğunu vurguladı. Kılıç, "Vatandaşlarımızın güvenle tüketebileceği ürünler sunulması bizim için çok önemli. Bu nedenle denetimlerimizi aralıksız sürdüreceğiz" dedi. Zabıta ekiplerinin ilçe genelinde gerçekleştirdiği bu tür denetimlerin belirli aralıklarla devam edeceği ve kurallara uymayan işletmelere gerekli yaptırımların uygulanacağı bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
2
21 Nisan 2026 Salı- 11:32
Dünya Kalp Cerrahisinin kalbi İstanbul’da attı
3
21 Nisan 2026 Salı- 16:53
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
4
21 Nisan 2026 Salı- 14:16
Eskişehir’de süt ve süt ürünlerine sıkı denetim
5
21 Nisan 2026 Salı- 14:01
Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Kara: "Covid aşıları kalp krizini tetiklemez"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:04
Kahta’da Gebe Okulu açıldı
Adıyaman’ın Kahta Devlet Hastanesi, anne adaylarının gebelik sürecini daha bilinçli ve sağlıklı geçirmelerini sağlamak amacıyla Gebe Okulu projesini hayata geçirdi. Hastane bünyesinde ücretsiz olarak sunulan bu eğitim programıyla, gebelik ve doğum süreci hakkında kapsamlı bilgi ve eğitimler veriliyor. Gebe Okulu’nda, anne adaylarına gebelik süresince dikkat etmeleri gereken konular, doğru beslenme, düzenli egzersiz, sağlıklı yaşam alışkanlıkları gibi başlıklarda uzman sağlık personeli tarafından eğitim veriliyor. Ayrıca doğumun aşamaları, doğum yöntemleri, doğum sırasında yaşanabilecek durumlar, doğum sonrası bakım ve emzirme hakkında da detaylı bilgilendirme yapılıyor. Gebe Okulu sadece fiziksel sağlığı değil, anne adaylarının psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarını da göz önünde bulunduruyor. Gebelik sürecinde sıkça karşılaşılan duygusal dalgalanmalar, kaygılar ve stresle baş etme yöntemleri üzerine rehberlik sağlanıyor. Kahta Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Akel, "Gebe Okulu ile anne adaylarımıza hem fiziksel hem de psikolojik yönden destek sağlamayı amaçlıyoruz. Bu okulda, gebelik sürecinin her aşamasına dair doğru ve bilimsel bilgi verilerek, annelerin kendilerini daha güvenli ve hazırlıklı hissetmeleri sağlanacak. Ayrıca emzirme, doğum sonrası bakım ve duygusal değişimlerle baş etme konularında da uzmanlarımız tarafından rehberlik edilecek. Tüm anne adaylarımızı ücretsiz olarak sunduğumuz bu hizmetten yararlanmaya davet ediyoruz. Öte yandan bu ve benzeri sağlık hizmetlerinin ilçemize kazandırılmasında emeğe geçen başta Milletvekilimiz Doç. Dr. İshak Şan’a ve İl Sağlık Müdürü Mehmet Şirik’e emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum " dedi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:47
Elektronik sigara gençler için gizli tehdit olabilir
Son yıllarda özellikle gençler arasında hızla yaygınlaşan elektronik sigaralar, çoğu zaman "daha az zararlı" ya da "sigarayı bırakmaya yardımcı" olarak tanıtılırken, Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, bilimsel verilerin bu ürünlerin sanıldığı kadar masum olmadığını ortaya koyduğunu söyledi. Elektronik sigaraların sıvılarında nikotin, çeşitli kimyasallar ve aroma verici maddeler bulunuyor. Nikotinin güçlü bir bağımlılık yapıcı madde olduğuna dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülfem Yıldırım, özellikle genç yaşta maruziyetin astım ve KOAH hastaları için tehlikeli olduğunu ve ilerleyen yıllarda geleneksel sigara kullanımına zemin hazırladığına dikkat çekti. "EVALI" vakaları endişe veriyor Son yıllarda "EVALI" adı verilen elektronik sigara ilişkili akciğer hasarı vakalarının görüldüğünü hatırlatan Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, bu durumun kısa sürede bile ağır solunum yetmezliğine yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler gösterdiği de biliniyor. Elektronik sigaradaki kimyasalların akciğer dokusunda hasara neden olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, "Bu ürünler solunum yollarında tahriş yaparak astım ataklarını tetikleyebilir. KOAH hastalarında ise tabloyu ağırlaştırarak solunum kapasitesinin daha hızlı bozulmasına yol açabilir" dedi. Sigara bırakmada etkili değil Elektronik sigaraların sigarayı bırakmada kesin bir faydasının kanıtlanmadığını dile getiren Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, "Birçok kullanıcı hem normal sigara hem de elektronik sigarayı aynı anda kullanmaya devam ediyor. Bu da bağımlılığın sürmesine yol açıyor" diye konuştu. "En doğru yol, bilimsel yöntemlerle bırakmak" Uzm. Dr. Gülfem Yıldırım, elektronik sigaranın güvenli bir seçenek olmadığını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı: "Sigara ya da elektronik sigarayı bırakmak isteyenler mutlaka hekim desteği almalı. Nikotin replasman tedavileri, ilaçlar ve davranışsal danışmanlık en etkili ve güvenli yöntemlerdir. Elektronik sigara ise bağımlılığı sadece farklı bir şekilde sürdürür."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:42
"İnsan ömrü arttıkça kanser riski artıyor"
Prostat kanserinin 60 yaşından sonra en yüksek görülme sıklığına ulaştığını belirten Üroloji Uzmanı Dr. Cem Şah, "Tıp ilerledikçe insan yaşı artıyor. Yaş arttıkça da kanser riski artıyor. Erken teşhis çok önemli" dedi. Erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık tanı konulan ikinci kanser prostat. 50 yaş ve üzeri erkeklerde daha sık görülen prostat kanserinin, erken teşhis ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebildiği ifade edildi. Özel Medline Adana Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Dr. Cem Şah prostat kanseri ile ilgili bilgi verdi. Dr. Şah, "Erkeklerde genelde 50 yaşından sonra başlayan ve 60 yaşından sonra en yüksek seviyeye ulaşan bir kanser türüdür. Yaş arttıkça prostat kanseri riski artar. Ömür uzadıkça prostat kanseri riski artıyor. Çok yağlı yiyenler, çok fazla süt ürünü tüketenlerde prostat kanseri riski daha çok artıyor. Bu hastalara Akdeniz tipi beslenme, daha formda olma öneriliyor" ifadelerini kullandı. "Kandan PSA bakılarak riskininiz anlaşılabilir" 40 yaşından sonra prostat kanseri riskine karşı kontrollerin başlaması gerektiğine değinen Dr. Şah, "Yaşam tarzı değişikliği birçok kanserde olduğu gibi prostat kanserinde de önemli. Ailede hiçbir kimsede kanser yoksa 40 yaşından sonra kandan PSA bakılarak riskininiz anlaşılabilir. Riske göre doktorunuz size MR önerir" diye konuştu. "Erken yaşta görülen kanserler daha agresif olabiliyor" Erken teşhisin bütün kanser türlerinde olduğu gibi prostat kanserinde de önemli olduğuna vurgu yapan Şah, "Tıp ilerledikçe insan yaşamı artıyor. Yaş arttıkça da kanser riski artıyor. Domateste bulunan likopenin prostat kanserinden önleyici etkisi olduğu araştırmaları yapılmış. Prostat kanserinde erken yaşta görülen kanserler daha agresif olabiliyor. Erken teşhis bu açıdan da önemli" dedi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:39
Uzmanından uyarı: "Kalıcı ojelerde kanser riski"
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, uluslararası bir dergide yayımlanan çalışmaya atıfta bulunarak, kalıcı oje yapımında kullanılan UV/LED lambaların yaydığı ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalmanın kansere yol açabileceğini söyledi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:33
Okula giden çocuklarda bağışıklığı güçlendirecek öneriler
Okul döneminde çocukların bağışıklıklarını güçlendirmek için sağlıklı beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve hijyenin önemine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Polat, "Çocukların bağışıklık sistemi yetişkinler kadar deneyimli değildir. Birçok virüsle ilk kez karşılaştıkları için enfeksiyonlara daha yatkın olurlar. Hijyen alışkanlıklarının tam oturmamış olması da bulaşmayı kolaylaştırır" dedi. VM Medical Park Maltepe Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Polat, okul çağındaki çocukların özellikle ilk yıllarda sık hastalanmasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, bu dönemde ailelerin bağışıklık, hijyen ve beslenmeye dikkat etmesi gerektiğini söyledi. "Sınıflar sık havalandırılmalı" Çocukların okul ortamında çok sayıda kişiyle yakın temas halinde olduklarını dile getiren Uzm. Dr. Polat, "Bu durum damlacık ve temas yoluyla mikropların kolayca yayılmasına zemin hazırlar. Çocukların bağışıklık sistemi yetişkinler kadar deneyimli değildir. Birçok virüsle ilk kez karşılaştıkları için enfeksiyonlara daha yatkın olurlar. Hijyen alışkanlıklarının tam oturmamış olması da bulaşmayı kolaylaştırır" diye konuştu. Özellikle kış aylarında sınıfların havasız kalmasının solunum yolu enfeksiyonlarını artırdığını belirten Dr. Polat, yetersiz uyku, dengesiz beslenme ve okul stresinin de bağışıklık sistemini zayıflatan faktörler olduğunu vurguladı. "Dengeli beslenme bağışıklık için ilk adım" Çocukların bu dönemi daha sağlıklı atlatabilmesi için beslenmenin önemine değinen Uzm. Dr. Polat, "Çocuğun tabağında mutlaka bir protein kaynağı, bir sebze veya meyve, bir süt ürünü ve sağlıklı yağ bulunmalıdır. Renkli sebze ve meyveler vitamin ve antioksidan açısından zengindir. Süt ürünleri bağırsak florasını destekler, tam tahıllar lif ve B vitaminleriyle bağışıklığa katkı sağlar. Rafine şeker ve paketli gıdalar ise bağışıklığı zayıflatır" dedi. "Aşılar koruyucu kalkan görevi görür" Aşıların okul çağındaki çocukların sağlığında önemli rol oynadığını kaydeden Uzm. Dr. Polat, "Kalabalık ortamlarda bulaşıcı hastalıklarla karşılaşma riski artar. Aşılar çocukları koruyucu bir kalkan gibi sarar. Kızamık, boğmaca, suçiçeği gibi hastalıklar okulda hızla yayılabilir. Ancak aşılı çocuklar bu enfeksiyonlara karşı daha güçlü bağışıklık geliştirir. Hastalığa yakalansalar bile genellikle daha hafif geçirirler ve okul devamlılıkları aksamaz" ifadelerini kullandı. "Hijyen alışkanlıkları erken yaşta kazandırılmalı" Hijyenin önemine değinen Uzm. Dr. Polat, "Çocuklara yemekten önce-sonra, tuvalet sonrası, eve gelince ve öksürük veya hapşırık sonrasında mutlaka ellerini yıkamaları öğretilmelidir. Hapşırırken dirseğe veya mendile doğru yapmaları gerektiği hatırlatılmalı, mendil sonrası eller yıkanmalıdır. Ayrıca su şişesi, havlu, beslenme kabı ve kalem gibi eşyalarını kimseyle paylaşmamaları gerektiği öğretilmelidir" dedi. "Anne babalar örnek olmalı" Anne-baba ve öğretmenlerin çocuklara örnek olması gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Polat, "Çocuklar büyüklerini örnek alır. Ebeveynler hijyene dikkat ettiğinde çocukların da bu alışkanlığı kazanması kolaylaşır" dedi. Uzm. Dr. Polat, "Çocukların sık hastalanması çoğu zaman bağışıklık sistemlerinin mikropları tanıyıp güçlenme sürecinin doğal bir parçasıdır. Ancak dengeli beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite, hijyen alışkanlıkları ve aşıların tam olması bu sürecin daha hafif atlatılmasını sağlar" diyerek sözlerini tamamladı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 09:11
Protein takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve hastalıklardan koruyabilirsiniz
Çocuklarda günlük protein ihtiyacının karşılanması için hayvansal gıdaların yanında bitkisel ürünlerlerle çeşitlendirme yapılmasını öneren Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Cemile Gül, "Uzman kontrolünde protein miktarı takibi yaparak çocuğunuzu büyüme geriliği ve sık hastalanmalardan koruyabilirsiniz" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Cemile Gül, çocukların günlük alması gereken proteini karşılayan besin miktarları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Diyetisyen Cemile Gül, yaş gruplarına göre belirlenen günlük protein miktarlarının, anne-babaların çocuklarına dengeli porsiyonlarla sunulması halinde kolaylıkla karşılanabileceğini ifade ederek; "Çocukların büyüme ve gelişme süreçlerinde proteinin rolü yadsınamaz. Protein; kas gelişimini destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve dokuların onarımını sağlar. 1–3 yaş arasındaki çocukların günde 15–18 gram, 4–6 yaş çocuklarının ise 20–25 gram protein alması gerekiyor. Bu gruplarda bir bardak süt veya yoğurt, kibrit kutusu büyüklüğünde peynir ve yaşa göre iki-üç köfte kadar tavuk, et veya balık tüketiminin ideal olabilir. Bu besin kombinasyonu hem yeterli proteini hem de kalsiyum, B12 vitamini gibi destekleyici öğeleri içerir" dedi. Daha büyük yaş gruplarında günlük protein ihtiyacının arttığına işaret eden Gül, "7–9 yaş grubunda ihtiyaç 26–38 grama yükseliyor. 10–13 yaş kız çocukları için 39–45 gram, erkek çocukları içinse 39–60 grama çıkıyor. 7–9 yaş arası çocuklar için günde iki bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte; 10–13 yaş kızlar için 2,5 bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte; erkekler içinse üç bardak süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu peynir ve üç-dört köfte uygun görülüyor" ifadelerini kullandı. "Protein sadece hayvansal kaynaklarla sınırlı değil" Proteinin sadece hayvansal kaynaklarla sınırlı olmadığını hatırlatan Diyetisyen Cemile Gül, bitkisel proteinler konusunda da aileleri uyararak; "Mercimek, nohut, fasulye, soya ürünleri ve tahıllar, et ürünlerinin yanında çeşitlendirme için mükemmel seçenekler sunar. Özellikle vejetaryen ya da süt ürünlerine duyarlı çocuklar için bu alternatifler kritik önem taşıyor" dedi. Anne-babaların öğünleri planlarken renkli sebzeler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlarla birlikte protein kaynaklarını da menülere eklemeleri gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Cemile Gül, ailelere "Çocukların beslenme günlüğü tutulmalı, aylık kilo ve boy ölçümleriyle alınan protein miktarının yeterliliği takip edilmeli. Gerekirse bir uzmana danışarak porsiyonlar kişiselleştirilmeli. Bu sayede büyüme geriliği, sık hastalanma gibi risklerin önüne geçilebilecektir" tavsiyesinde bulundu.
16 Eylül 2025 Salı - 18:05
Bakan Memişoğlu’ndan müjde
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, geri ödeme listesindeki ilaçlarda düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
16 Eylül 2025 Salı - 17:54
Van’da Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanacak
Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Desteği, Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) AB Bilgi Merkezi ve paydaş kuruluşlar iş birliğinde Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli" ve "Bisiklet Turu" düzenlenecek. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenecek olan "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli"nde konuşacak olan uzmanlar, bisiklet kullanımının önemine vurgu yapacak. Panelin ardından Van TSO’nun önünde başlayacak olan bisiklet turu gerçekleştirilecek. Yapılacak olan etkinlikle ilgili konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fevzi Çeliktaş, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir ulaşım ve çevre dostu mobilite vizyonunu desteklemek amacıyla Avrupa Hareketlilik Haftası’nın düzenlendiğini ifade etti. Çeliktaş, "Bu yıl Van TSO AB Bilgi Merkezi olarak ‘Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet’ temasıyla düzenleyeceğimiz etkinlikle hem çevreye duyarlı ulaşım seçeneklerini destekliyor hem de toplum sağlığına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Etkinliğe gençlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarından akademik camiaya kadar geniş katılımcı kitlesinin katılmasını hedeflediklerini dile getiren Çeliktaş, "Sürdürülebilir mobilite konusunda farkındalık oluşturacak ve Van’ın doğal güzelliklerini aktif ulaşım yöntemleriyle keşfetme fırsatı sunacak. Van AB Bilgi Merkezi olarak Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projeler geliştirmeye ve toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Etkinliğin paydaş kuruluşlarının ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Van Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB Van Genç Girişimciler Kurulu, Van Gölü Aktivistleri, Van Öğretmenler Bisiklet Topluluğu ve Bisikletliler Derneği olduğu bildirildi.
16 Eylül 2025 Salı - 16:24
ERÜ’de prostat kanseri bilgilendirmesi
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında görevli Üroonkoloji hekimleri tarafından ‘Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü’ kapsamında prostat kanseri ve tedavileri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Prostat kanseri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Deniz Demirci, "Prostat kanseri dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür. Bu nedenle bu hastalık tüm toplumu ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Prostat kanser sık görülmesine rağmen erken tanı konulduğunda çok yüksek oranda başarı ile tedavi edilebilmektedir. Özellikle gelişen teknoloji ile birlikte robotik cerrahi gibi üst düzey tedavi yöntemleri uygulanabilmekte, hastalarımız büyük oranda bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Bu nedenle prostat kanserinin erken teşhisini ve bu tip farkındalık günlerinin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Doç. Dr. Gökhan Sönmez ise hastaların bilinçlendirilmesi ve erken tanıya yönlendirilebilmeleri için bu tip farkındalık günlerinin önemine dikkat çekerek, "Prostat kanserinde erken tanı oldukça önemlidir ve tedavi sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle 45-50 yaş ve üzeri erkeklerin çekinmeden mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmaları ve prostat kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı bünyesinde prostat kanserine ilişkin tüm modern tedavi yöntemlerinin başarıyla uygulanabildiğini belirten öğretim üyeleri, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri bünyesinde bulunan robotik cerrahi ünitesini de tanıtarak sözlerine son verdi.
16 Eylül 2025 Salı - 15:47
Kemer Belediyesi Sağlık Müdürlüğü yeni yerine taşınıyor
Kemer Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Arslanbucak Hizmet Alanı’nda yapılan yeni binaya taşınıyor. Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde çalışan Psikolog Sevilay Bozkaya Ay da yeni binada Kemer halkına ücretsiz psikolog desteği vermeye devam edecek. Taşınma çalışmalarında sona gelindiği ve 22 Eylül Pazartesi günü Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün yeni yerinde halka hizmet vereceği belirtildi. "Kemerimize ve halkımıza hayırlı olsun" Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, "Liman Caddesi’nde yer alan Sağlık İşleri Müdürlüğü’müzü Arslanbucak Mahalle’mizdeki hizmet alanına taşıyoruz. Burada yapılan yeni binamızda halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Birçok müdürlüğümüz de hizmet alanında yer alıyor. Amacımız vatandaşların iş ve işlemlerini, tek noktadan daha hızlı şekilde çözebilmesini sağlamak. Kemerimize ve halkımıza hayırlı olsun" dedi.
16 Eylül 2025 Salı - 14:22
Şap hastalığına karşı aşılama çalışmaları sürüyor
Ağrı’nın Hamur ilçesinde şap aşılamaları tüm hızıyla devam ederken, yetkililer üreticilere aşı programlarına katılım çağrısında bulundu. Ağrı’nın Hamur ilçesinde şap hastalığına karşı aşılama çalışmaları aralıksız devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların hastalıklardan korunması için köylerde ve çiftliklerde aşı uygulaması gerçekleştiriyor.
16 Eylül 2025 Salı - 14:07
Emet’te küçükbaş hayvan sağlığı çalışmaları
Emet İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Umutlu köyünde küçükbaş hayvanlara Çiçek, PPR ve Brusella aşılamaları yapıldı. İlçeye bağlı Umutlu köyünde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Veteriner Hekimleri tarafından küçükbaş hayvanlara Çiçek, PPR ve Brusella aşılamaları yapıldı. Kuzu ve oğlakların kimliklendirme çalışmaları tamamlandı. Ayrıca çoban köpeklerine kuduz aşısı uygulandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder