SAĞLIK
SANKO Üniversitesinde "Ameliyathanede güvenli cerrahi" konferansı düzenlendi 22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:40:40 SANKO Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Ameliyathane Hizmetleri Programı tarafından "Ameliyathanede Güvenli Cerrahi" konulu konferans düzenlendi. Sağlık alanında eğitim gören öğrenciler ile akademisyenleri bir araya getiren etkinlikte, cerrahi süreçlerde hasta güvenliğinin önemi ve enfeksiyon kontrolüne yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı konferansta yaptığı konuşmada, "Serviste veya yoğun bakımda yatan hastalarda, hatta poliklinik hastalarında dahi asepsi ve antisepsi kurallarına hem hastalarımızın sağlığı hem de kendi sağlığımız için mutlaka riayet etmemiz gerekmektedir" dedi. Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde alınması gereken önlemler ve sağlık çalışanlarının bu konudaki sorumluluklarını dadetaylı şekilde değerlendiren Prof. Dr. Dağlı, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve SHMYO Müdürü Prof. Dr. M.Metin Bayram ise cerrahi alan enfeksiyonlarının sağlık sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayram, "Elimizdeki bilimsel veriler, cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta güvenliği, morbidite ve mortalite oranları ile sağlık hizmetlerinin maliyeti üzerinde ciddi ve çok yönlü bir etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, ameliyathane giriş çıkışları dahil olmak üzere tüm cerrahi süreçlerin, Enfeksiyon Kontrol Komiteleri tarafından belirlenen standartlara titizlikle uygun şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı. Ameliyathanede güvenli cerrahi SANKO Üniversitesi Tıp FakültesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı BaşkanıDoç. Dr. Mustafa Tanrıverdi de konferansa konuşmacı olarak katılarak "Asepsi ve Antisepsi İlkeleri" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Tanrıverdi, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde temel ilkelerin önemine vurgu yaptı. Asepsi ve antisepsi ilkelerinin önemine değinenDoç. Dr. Tanrıverdi,bu kurallara uyulduğu takdirde hastalık ve ölüm oranlarında belirgin bir azalma sağlanabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi SHMYO Ameliyathane Hizmetleri Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Melik ise "Cerrahi Alan Enfeksiyonları" başlıklı sunumu ile cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Cerrahi alan enfeksiyonları, ameliyat sonrası dönemde hasta güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden ve hastanede yatış süresini uzatan önemli komplikasyonlar arasında yer almaktadır" diye konuştu. Ayrıca, bu enfeksiyonların gelişim mekanizmaları ve risk faktörlerinin doğru anlaşılmasının önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melik, ameliyathane ve anestezi teknikerlerinin sorumluluklarına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Melik, öğrencilerde farkındalık oluşturmanın gerekliliğini dile getirerek, güvenli cerrahi uygulamalarının temel ilkelerinin eğitim sürecinde etkin şekilde aktarılması gerektiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Sorumlu Uzm. Hemşiresi Songül Karakuzulu da "Ameliyathane Giriş-Çıkış Kuralları" başlıklı sunum ileameliyathane kurallarına uyumun hayati önem taşıdığını anlattı. Karakuzulu, "Güvenli cerrahinin sağlanmasında ameliyathane giriş ve çıkış kurallarına eksiksiz uyum büyük önem taşımaktadır. Enfeksiyon riskinin azaltılması, ancak bu kuralların tüm ekip tarafından bilinçle ve titizlikle uygulanmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:33 Cizre’de gıda denetimleri hız kesmiyor: Ekipler sahada teyakkuzda ŞIRNAK (İHA) – Şırnak’ın Cizre ilçesinde vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla yürütülen denetim faaliyetleri aralıksız devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, 5996 sayılı kanun kapsamında ilçedeki işletmeleri mercek altına aldı. Cizre İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, halk sağlığını korumak ve gıda güvenliğini en üst seviyede tutmak amacıyla denetimlerini sıkılaştırdı. Teknik personeller tarafından yürütülen faaliyetler kapsamında, marketler, fırınlar, kasaplar ve üretim tesisleri mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden tek tek inceleniyor. 5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" çerçevesinde gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerin hijyen koşulları, ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama koşulları ve resmi belgeleri kontrol edildi. Yapılan açıklamada, denetimlerin planlı ve düzenli bir takvim doğrultusunda yürütüldüğü belirtildi. Konuyla ilgili yapılan bilgilendirmede, saha faaliyetlerinin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmadığı vurgulanarak "İlçe Müdürlüğü teknik personelleri tarafından yürütülen denetim faaliyetleri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda planlı ve düzenli bir şekilde aralıksız olarak sürdürülmektedir. Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşması önceliğimizdir’’ denildi. Mevzuata aykırı hareket eden işletmelere yönelik idari yaptırımların uygulanacağı belirtilirken, denetimlerin kararlılıkla devam edeceği kaydedildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:11 Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor Bingöl UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi, dünyada ilk kez üç farklı EMT verifikasyonunun aynı anda gerçekleştirildiği merkez olarak uluslararası arenaya açılıyor. Kuzey Anadolu ile Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer alan Bingöl’de UMKE, son yıllarda gösterdiği gelişimle birlikte uluslararası standartlara ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Yıllar önce sınırlı imkanlarla küçük bir depoda hizmet veren UMKE, yaklaşık 1,5 yıllık süreçte büyütülerek özellikle son 6 ayda önemli bir kapasite artışı sağladı. Eski Kadın, Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin bulunduğu alana UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi kuruldu. Ayrıca merkezin kapasitesi ilerleyen zamanlarda 105 bin metrekareye yükseltilirken, helikopter pisti, sahra hastaneleri, aşevi üniteleri, mobil haberleşme aracı, sağlık tırı gibi birçok yeni ekipmanlar eklendi. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) hem merkez hem de Türkiye teşkilatından değerlendirme ekipleri Bingöl’de incelemelerde bulunurken, kardeş ülke Azerbaycan’dan gelen ekipler de süreci yerinde takip ediyor. EMT verifikasyonları kapsamında Bingöl UMKE alanında hem EMT Tip-1’in sabit ve mobil yapıları hem de EMT Tip-2 verifikasyonu aynı anda gerçekleştiriliyor. Bu durum, dünyada ilk kez Bingöl’de hayata geçirilerek merkezin uluslararası alandaki önemini ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi Sağlık Acil Durumları Programı Sorumlusu Oleg Storozhenko, "Bugün UMKE’nin doğrulama görevi için Türkiye’de, Bingöl’de bulunmak gerçekten büyük bir keyif ve ayrıcalık. UMKE, sadece DSÖ Avrupa bölgemizin değil, küresel ölçekteki en büyük ekiplerden biri. UMKE ekibini uzun zamandır tanıma ayrıcalığına sahibim. Onların doğrulama görevinde ilk kez 2020 yılında ’EMT Tip 2’ (Acil Tıbbi Ekip) olarak yer almıştım ve o zamandan beri kapasitelerini sürekli geliştirdiklerini ve güçlendirdiklerini görüyorum. Sadece Türkiye düzeyinde değil, diğer ülkeler düzeyinde ve küresel ölçekte de çalışabiliyorlar. Bölgemizde ve dünyanın her yerinde UMKE’nin başarılı operasyonlarını görüyoruz. Şunu da belirtmeliyim ki UMKE, ulusal kapasiteleri güçlendirerek ve EMT çalışmalarını ulusal sağlık sistemlerine entegre ederek tüm dünya Acil Tıbbi Ekipleri (EMT) için yeni bir standart belirledi. Artık dünyanın dört bir yanındaki tüm ekipler UMKE tecrübesini örnek alıyor ve biz de bunu daha ileriye yaymaya hazırız" dedi. Azerbaycan Cumhuriyeti Olağanüstü Haller Bakanlığı çalışanı Revan İsmayilov ise, "Biz kardeş Türk devletinin çağrısı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün desteğiyle burada bulunuyoruz. Buradaki görüşmelerimiz kapsamında, Türkiye Devleti’nin EMT Tip 1, Tip 2 ve Sabit-Mobil grup ekibinin doğrulama sürecine katıldık. Her şey çok güzeldi. Burada, kendimize özel olarak örnek olsun diye Türkiye Devleti’nden bilgiler topladık. İnşallah gelecekte kendi EMT ekiplerimizin kurulmasında da büyük bir katılım sağlayacağız" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:43 Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk: Kumsal bebek şifa buldu Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk daha yaşandı. Damağında yarık olduğu belirlenen Kumsal bebek, plastik cerrahi servisinde başarıyla ameliyat edildi. Mahsun ve Siyaset Cartı çifti, 10 ay önce Ağrı’da dünyaya gelen bebekleri Kumsal’ı desteksiz oturamadığı şikayetiyle Erzurum Şehir Hastanesi’ne getirdi. Klinikte damağında yarık olduğu belirlenen bebek, Plastik Cerrahi Servisi’ne yönlendirildi. Kumsal bebeğe geçtiğimiz hafta 2 saat süren başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Baba Mahsun Cartı, Erzurum Şehir Hastanesi’nde imkanların iyi seviyede olduğunu vurgulayarak, "Çocuk desteksiz oturamıyordu, onun için geldik. Genetik bölümünde fark edildi ve bizi Mert hocaya yönlendirdiler, o şekilde anladık. Çocuğumuzun tedavisinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz" diye konuştu. Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Mesud Fakirullahoğlu, hastanede imkanların geliştirilerek benzeri operasyonların yapılacağını vurgulayarak, "Bir ilki daha yaşadık. Damak yarığı olan bebeğimiz şifa buldu. Çok sık görülen bir durum değil. Tedavi süreci tamamlandı. Bölgeye hizmet eden bir hastane olarak ilkleri yaşamaya devam edeceğiz. Genel olarak birçok ülkede farklılık arz etse de yüz binde bir ya da değişen oranlarda görülen bir hastalık. Bu hastalık özellikle anne karnında gebeliğin ikinci ve üçüncü döneminde yapılan detaylı görüntülemelerle tespit edilebilecek bir hastalık. Bazı durumlarda fark edilemediği de oluyor. Bu hastalıklar artık tedavisi mümkün olanlar grubunda" dedi. "Kumsal bebek geç kalmıştı ama gereğini yaptık" Plastik Cerrahi Servisi’nden Operatör Doktor Mert Demir, ameliyatı başarılı bir şekilde yaptıklarını ifade ederek, "Dudak ve damak yarığı vakaları genelde sık görülen vakalar değil. Bu çocuklar doğumdan yetişkinliğe kadar yakın takip edilmesi gereken vakalar. Biz plastik cerrah olarak damak yarığı onarımını yaptık. Bu çocukların diş hekimliğinin ortodonti bölümünde ağız yapıları, çene yapıları, diş gelişimi takip edilecek. Kulak burun boğaz bölümü kulaktaki anomalleri tespit edecek, pediatrik çocuk bölümü de çocuğun gelişimini yakından takip edecek. Bu bölgede bu ameliyatlar uzun yıllardır yapılmıyordu. Bölge halkına hizmet ederek, bu hastaların Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlere gidip oralarda zorlanmalarının önüne geçmiş olduk. Bundan sonra da bu vakalarımızı hastanemizde yapmaya devam edeceğiz. Damak yarıkları vakalarına 6 ay ile 1 yaş arasında müdahale yapılması gerekiyor. Kumsal bebeğe biraz geç tanı konulmuş, ameliyatını geçen hafta yaptık. Tabii ki ameliyat etmeden önce de bu çocukların işte pediatri bölümünde gelişimlerinin takip edilmesi, ortodonti bölümünde çene yapılarının takip edilmesi gerekiyordu" şeklinde konuştu. Dudak-damak yarıkları nasıl oluşur? Uzmanlar, anne karnında yüzün normal gelişimi herhangi bir etkenden dolayı etkilendiğinde ve orta hatta birleşememe durumu geliştiğinde çeşitli şekil ve derecelerde dudak damak yarıklarının oluştuğunu ifade ediyor. Bu doğuştan dudağın tek tarafında küçük bir iz, çentik şeklinde çok hafif olabileceği gibi burun, dudak ve damağı içeren tek veya iki taraflı geniş yarıklara, hatta yüz yarıklarına kadar değişkenlik gösterebiliyor.
Van’da Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanacak
16 Eylül 2025 Salı - 17:54 Van’da Avrupa Hareketlilik Haftası kutlanacak Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Desteği, Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) AB Bilgi Merkezi ve paydaş kuruluşlar iş birliğinde Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli" ve "Bisiklet Turu" düzenlenecek. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenecek olan "Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet Paneli"nde konuşacak olan uzmanlar, bisiklet kullanımının önemine vurgu yapacak. Panelin ardından Van TSO’nun önünde başlayacak olan bisiklet turu gerçekleştirilecek. Yapılacak olan etkinlikle ilgili konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fevzi Çeliktaş, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir ulaşım ve çevre dostu mobilite vizyonunu desteklemek amacıyla Avrupa Hareketlilik Haftası’nın düzenlendiğini ifade etti. Çeliktaş, "Bu yıl Van TSO AB Bilgi Merkezi olarak ‘Sürdürülebilir Bir Şehir İçin Bisiklet’ temasıyla düzenleyeceğimiz etkinlikle hem çevreye duyarlı ulaşım seçeneklerini destekliyor hem de toplum sağlığına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Etkinliğe gençlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarından akademik camiaya kadar geniş katılımcı kitlesinin katılmasını hedeflediklerini dile getiren Çeliktaş, "Sürdürülebilir mobilite konusunda farkındalık oluşturacak ve Van’ın doğal güzelliklerini aktif ulaşım yöntemleriyle keşfetme fırsatı sunacak. Van AB Bilgi Merkezi olarak Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu projeler geliştirmeye ve toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Etkinliğin paydaş kuruluşlarının ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Van Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB Van Genç Girişimciler Kurulu, Van Gölü Aktivistleri, Van Öğretmenler Bisiklet Topluluğu ve Bisikletliler Derneği olduğu bildirildi.
ERÜ’de prostat kanseri bilgilendirmesi
16 Eylül 2025 Salı - 16:24 ERÜ’de prostat kanseri bilgilendirmesi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında görevli Üroonkoloji hekimleri tarafından ‘Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü’ kapsamında prostat kanseri ve tedavileri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Prostat kanseri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Deniz Demirci, "Prostat kanseri dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür. Bu nedenle bu hastalık tüm toplumu ilgilendiren önemli bir sağlık sorunudur. Prostat kanser sık görülmesine rağmen erken tanı konulduğunda çok yüksek oranda başarı ile tedavi edilebilmektedir. Özellikle gelişen teknoloji ile birlikte robotik cerrahi gibi üst düzey tedavi yöntemleri uygulanabilmekte, hastalarımız büyük oranda bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Bu nedenle prostat kanserinin erken teşhisini ve bu tip farkındalık günlerinin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Doç. Dr. Gökhan Sönmez ise hastaların bilinçlendirilmesi ve erken tanıya yönlendirilebilmeleri için bu tip farkındalık günlerinin önemine dikkat çekerek, "Prostat kanserinde erken tanı oldukça önemlidir ve tedavi sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle 45-50 yaş ve üzeri erkeklerin çekinmeden mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmaları ve prostat kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı bünyesinde prostat kanserine ilişkin tüm modern tedavi yöntemlerinin başarıyla uygulanabildiğini belirten öğretim üyeleri, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri bünyesinde bulunan robotik cerrahi ünitesini de tanıtarak sözlerine son verdi.
Osmaniye’de ilk kez kalp kapağı darlığı ve kalp deliği ameliyatsız yöntemle tedavi edildi
16 Eylül 2025 Salı - 13:41 Osmaniye’de ilk kez kalp kapağı darlığı ve kalp deliği ameliyatsız yöntemle tedavi edildi Osmaniye Devlet Hastanesinde kardiyoloji alanında iki önemli girişim ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Osmaniye Devlet Hastaneye başvuran 36 yaşındaki kadın hastaya, kalp kapağındaki darlığın giderilmesi için mitral kapak valvüloplasti işlemi yapıldı. Balon yöntemiyle gerçekleştirilen girişimde daralmış mitral kapakçık, açık cerrahiye ihtiyaç duyulmadan genişletildi. İşlemin ardından hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şikayetlerinin büyük ölçüde giderildiği bildirildi. Bir diğer hastada ise 29 yaşındaki kadının doğuştan kalbinde bulunan delik, perkütan atriyal septal defekt kapama yöntemiyle tedavi edildi. Kateter yoluyla gerçekleştirilen işlemde kalbe açık cerrahi yapılmadan, özel bir cihazla defektin başarıyla kapatıldığı ifade edildi. Hastaların başka illere sevk edilmeden, kendi şehirlerinde ileri düzey kardiyolojik tedavi hizmeti alabilmelerinin mümkün hale geldiği söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Paçacı, "Osmaniye Devlet Hastanesinde ilk kez perkütan mitral balon valvüloplasti ve perkütan atriyal septal defekt kapama işlemlerini başarıyla gerçekleştirdik. Mitral kapak darlığı bulunan bir hastamıza açık kalp ameliyatına gerek kalmadan balon yöntemiyle daralmış kapakçığın genişletilmesi işlemini uyguladık. Böylece hastamızın nefes darlığı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şikâyetler önemli ölçüde giderildi. Diğer bir hastamızda ise doğuştan gelen kalp deliği yani atriyal septal defekt, yine kapalı yöntemle özel bir cihaz yardımıyla başarıyla kapatıldı. Bu işlemler sayesinde hastalarımız başka illere gitmek zorunda kalmadan kendi hastanemizde ileri düzey tedavi hizmeti alabilmiş oldular. Amacımız vatandaşlarımızı en modern yöntemlerle buluşturmak ve sağlık hizmetlerini hastanemizde en üst seviyeye taşımaktır" diye konuştu.
Hayat Hastanesi çok yakında Malezya’da
16 Eylül 2025 Salı - 13:24 Hayat Hastanesi çok yakında Malezya’da Yaklaşık 50 yıldır Bursa’da sağlık hizmeti sunan ve Türkiye’nin önemli sağlık markalarından biri olan Özel Hayat Hastanesi, sağlık turizminde küresel bir adım daha atarak Malezya’ya açılıyor. Sağlık alanındaki güçlü altyapısı ve güvenilir hizmet anlayışıyla yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da büyümeyi hedefleyen Hayat Sağlık Grubu, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladı. Bir yılı aşkın süredir sürdürülen görüşmelerin ardından imzalanan anlaşma kapsamında, Malezya’nın Johor eyaletinde 2027 yılı sonlarında faaliyete geçmesi planlanan, 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek. Stratejik konumuyla öne çıkan bir yatırım Johor, sahip olduğu gelişmiş sağlık altyapısı ve Singapur’a olan yakınlığıyla, uluslararası sağlık turizmi açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Yeni yatırımla birlikte, bölge halkının yanı sıra Singapur ve Endonezya gibi çevre ülkelerden gelecek uluslararası hastalara da yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor. Küresel sağlık hizmetlerinde altın standart olarak kabul edilen JointCommissionInternational’a (JCI) akreditasyon belgesine sahip olan ve geçtiğimiz günlerde Kosova’nın başkenti Priştine’de de irtibat ofisi açan Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Kabalar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu yatırımın sadece kurumları açısından değil, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel marka değerini artırma yolunda da önemli bir adım olduğunu vurguladı. Betül Kabalar açıklamasında, "Birisi İstanbul’da olmak üzere bünyesindeki iki hastanesi, iki tıp merkezi ve bir OSGB’si ile ulusal marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Hayat Sağlık Grubu olarak ülkemizin sağlık alanındaki güçlü potansiyelini yurtdışına taşımanın gururunu yaşıyoruz. Malezya’daki bu yatırımımız, Türkiye’nin sağlıkta bir destinasyon merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Johor, stratejik konumu sayesinde hem Malezya’dan hem de Singapur’dan gelen hastalar için erişilebilir ve cazip bir merkez olacak. Ülkemize ve markamıza değer katacak bu projeyle uluslararası alandaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi.
Mevsim geçişlerinde psikolojiye dikkat
16 Eylül 2025 Salı - 13:03 Mevsim geçişlerinde psikolojiye dikkat Psikolog Selver Yazıcı, yaz aylarının sona ermesi ile birlikte melatonin hormonunun vücuda salgılanacağını söyleyerek, "Günlerin kısalması zaten psikolojik olarak çok hazır olmadığımız bir şey olduğu için biraz uykusuzluk problemleri yaşanabilir" dedi. Vücudun soğuk mevsimlere adapte olabilmek için serotonin hormonunu daha az salgılamaya başladığını söyleyen Yazıcı, "Eylül ayının gelmesiyle beraber sonbahar aylarına giriş yapmış bulunmaktayız. Artık yaz ayları sona erdi. Yazın o uzun ve sıcak günleri yavaş yavaş kendini çekmeye başladı. Günler kısalmaya, sıcaklar biraz gitmeye başladı. Vücudumuz da doğal olarak bunu kendine adapte edebilmek için serotonin hormonunu çekip, biraz daha melatonin hormonu salgılamaya başlayacak. Günlerin kısalması zaten psikolojik olarak çok hazır olmadığımız bir şey olduğu için biraz uykusuzluk problemleri yaşamaya başlayabiliriz. Mevsim geçişlerinde genel olarak vitamin değerlerimizde düşüş yaşarız. Bu düşüşten dolayı ne kadar uyursak uyuyalım, 10-12 saat uyusa bile bazı danışanlarımız uykularını alamadıklarını, dinlenemediklerini, ‘uyuyorum ama sanki dayak yemiş gibi uyanıyorum’ gibi şikayetlerle geliyorlar. Bunların en büyük sebeplerinden birisi, yaz aylarının bitmesi sıcaktan biraz daha serin havalara geçmek olabiliyor" dedi. Yazıcı, vücudun hazır bulunmaması durumunda da uykusuzluk ya da dinlenememe problemlerinin olduğunu söyleyerek, "Bunun yanında vitamin değerleri çok önemli. Artık yediğimiz, içtiğimiz besinlerden eskisi kadar değerli vitaminleri vücudumuza alamıyoruz, toplayamıyoruz. Bunun çeşitli nedenleri var ama bu konuyla ilgili mutlaka doktorlara danışılmasını, gerektiği yerlerde vitaminleri tamamlamak için takviye gıdalar alınmasını, vitaminlerin alınmasını ve bunun tabii ki doktor kontrolünde yapılmasını tavsiye ediyoruz. Vücut hazır bulunuşluğu olmadığı sürece uykusuzluk, uyuduğunda dinlenememe gibi şeyleri zaten yaşıyor mevsim geçişi bunu tetikliyor. Serotonin hormonuna yaz ayıyla beraber güle güle diyoruz. Biraz daha düşüp azalmaya başlıyor. Melatonin hormonu çıkmaya başlıyor. Bu yaşadığımız şeyler çok normal. Gün içerisinde yaşanan kaygı, stres gibi faktörler de etken. Bunlara dikkat edersek düzelmeye başlayacaktır. Söylediğim gibi, mevsim geçişi hastalıksal anlamda hem psikolojik olarak biraz etkileyen bir geçiş. O yüzden kendimize dikkat etmekte fayda var" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Erdal Kukul: "50 yaşından sonra PSA testi önemli"
16 Eylül 2025 Salı - 12:51 Prof. Dr. Erdal Kukul: "50 yaşından sonra PSA testi önemli" Prof. Dr. Erdal Kukul, prostat kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, "PSA testi hayat kurtarıcıdır, doğru kişiye ve doğru yaşta uygulanmalıdır" dedi. Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Kukul, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, prostat kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Prostat kanseri belirti vermeden ilerleyebilir" Prof. Dr. Erdal Kukul, prostat kanserinin erkeklerde en sık rastlanan kanserlerden biri olduğunu belirterek, "Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 verilerine göre her yıl 1,46 milyon yeni vaka ve 396 bin yaşam kaybı bildiriliyor. Yaşlanan nüfusla birlikte bu rakamların önümüzdeki yıllarda iki katına çıkması bekleniyor. Bu tablo, erken tanının ve etkin tedavilere erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor" ifadelerini kullandı. "50 yaşından sonra PSA testi önemli" "Prostat kanserini yalnızca yaşlıların hastalığı olarak görmek doğru değildir" diyen Prof. Dr. Kukul, risk gruplarına dikkat çekerek, "Yaş arttıkça risk yükselir ama tek başına bu yeterli değildir. Ailesinde prostat kanseri olan, BRCA gen mutasyonu taşıyan veya bazı etnik gruplara mensup erkekler çok daha yüksek risk altındadır. PSA testi hayat kurtarıcıdır ama doğru kişiye, doğru yaşta uygulanmalıdır. Genel olarak 50 yaşından itibaren bir kez ölçüm yapmak uygunken, ailesinde öykü olanlarda 45, BRCA mutasyonu taşıyanlarda ise 40 yaşında başlamak gerekir. Şüpheli sonuçlarda çok parametreli prostat MR’ı, gereksiz biyopsilerin önüne geçmeyi sağlar" şeklinde konuştu. "Erken tanı ve yeni tedaviler umut veriyor" Prof. Dr. Kukul, prostat kanserinin erken yakalandığında yüksek oranda tedavi edilebildiğini vurgulayarak, "Doğru zamanda yapılan kontroller ve kişiselleştirilmiş tedaviyle bu hastalıkla baş etmek mümkündür. Klinik önemsiz prostat kanseri olarak adlandırılan bazı hastalarda, belirli kriterler sağlandığında yalnızca izlem yeterli olur ve tedaviye gerek kalmaz. Cerrahi ve radyoterapi seçenekleri hâlâ etkinliğini korurken, ileri evre hastalıkta hedefe yönelik ve akıllı ilaçlar yüz güldürücü sonuçlar vermektedir" dedi. "Sağlıklı yaşam koruyucu etki sağlar" Prof. Dr. Kukul, prostat kanserinden korunmak için şu önerilerde bulunarak, "50 yaşından itibaren –yüksek risklilerde daha erken– yılda en az bir kez PSA testi yaptırın. İdeal kiloyu korumak ve düzenli egzersiz yapmak, hem prostat hem de genel kanser riskini azaltır. Sigarayı bırakmak sadece prostat değil, tüm beden sağlığını iyileştirir. Sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin, işlenmiş gıdalardan uzak bir beslenme de vücudu korumaya yardımcı olur" diye konuştu.