Son Dakika
|
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Bakan Kurum, Almanya Başbakanı Merz ile bir araya geldi
Trump: "İran'da idam edilmesi beklenen 8 kadının cezaları geri çekildi"
İran’dan "bölünme" iddialarına yalanlama: "Düşmanların propaganda oyunu"
Lübnan’daki BM barış gücüne yönelik saldırıda can kaybı 2’ye yükseldi
Ticaret Bakanı Bolat, Kosova Başbakanı Kurti ile bir araya geldi
İbrahim Tatlıses: "Çocuklarıma kuruş yok, mirasımın hepsini devlete bırakacağım"
Serdar Dursun’dan minik taraftara jest
SAĞLIK
SANKO Üniversitesinde "Ameliyathanede güvenli cerrahi" konferansı düzenlendi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:40:40
SANKO Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Ameliyathane Hizmetleri Programı tarafından "Ameliyathanede Güvenli Cerrahi" konulu konferans düzenlendi. Sağlık alanında eğitim gören öğrenciler ile akademisyenleri bir araya getiren etkinlikte, cerrahi süreçlerde hasta güvenliğinin önemi ve enfeksiyon kontrolüne yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı konferansta yaptığı konuşmada, "Serviste veya yoğun bakımda yatan hastalarda, hatta poliklinik hastalarında dahi asepsi ve antisepsi kurallarına hem hastalarımızın sağlığı hem de kendi sağlığımız için mutlaka riayet etmemiz gerekmektedir" dedi. Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde alınması gereken önlemler ve sağlık çalışanlarının bu konudaki sorumluluklarını dadetaylı şekilde değerlendiren Prof. Dr. Dağlı, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve SHMYO Müdürü Prof. Dr. M.Metin Bayram ise cerrahi alan enfeksiyonlarının sağlık sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayram, "Elimizdeki bilimsel veriler, cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta güvenliği, morbidite ve mortalite oranları ile sağlık hizmetlerinin maliyeti üzerinde ciddi ve çok yönlü bir etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, ameliyathane giriş çıkışları dahil olmak üzere tüm cerrahi süreçlerin, Enfeksiyon Kontrol Komiteleri tarafından belirlenen standartlara titizlikle uygun şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı. Ameliyathanede güvenli cerrahi SANKO Üniversitesi Tıp FakültesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı BaşkanıDoç. Dr. Mustafa Tanrıverdi de konferansa konuşmacı olarak katılarak "Asepsi ve Antisepsi İlkeleri" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Tanrıverdi, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde temel ilkelerin önemine vurgu yaptı. Asepsi ve antisepsi ilkelerinin önemine değinenDoç. Dr. Tanrıverdi,bu kurallara uyulduğu takdirde hastalık ve ölüm oranlarında belirgin bir azalma sağlanabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi SHMYO Ameliyathane Hizmetleri Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Melik ise "Cerrahi Alan Enfeksiyonları" başlıklı sunumu ile cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Cerrahi alan enfeksiyonları, ameliyat sonrası dönemde hasta güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden ve hastanede yatış süresini uzatan önemli komplikasyonlar arasında yer almaktadır" diye konuştu. Ayrıca, bu enfeksiyonların gelişim mekanizmaları ve risk faktörlerinin doğru anlaşılmasının önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melik, ameliyathane ve anestezi teknikerlerinin sorumluluklarına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Melik, öğrencilerde farkındalık oluşturmanın gerekliliğini dile getirerek, güvenli cerrahi uygulamalarının temel ilkelerinin eğitim sürecinde etkin şekilde aktarılması gerektiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Sorumlu Uzm. Hemşiresi Songül Karakuzulu da "Ameliyathane Giriş-Çıkış Kuralları" başlıklı sunum ileameliyathane kurallarına uyumun hayati önem taşıdığını anlattı. Karakuzulu, "Güvenli cerrahinin sağlanmasında ameliyathane giriş ve çıkış kurallarına eksiksiz uyum büyük önem taşımaktadır. Enfeksiyon riskinin azaltılması, ancak bu kuralların tüm ekip tarafından bilinçle ve titizlikle uygulanmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:33
Cizre’de gıda denetimleri hız kesmiyor: Ekipler sahada teyakkuzda
ŞIRNAK (İHA) – Şırnak’ın Cizre ilçesinde vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla yürütülen denetim faaliyetleri aralıksız devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, 5996 sayılı kanun kapsamında ilçedeki işletmeleri mercek altına aldı. Cizre İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, halk sağlığını korumak ve gıda güvenliğini en üst seviyede tutmak amacıyla denetimlerini sıkılaştırdı. Teknik personeller tarafından yürütülen faaliyetler kapsamında, marketler, fırınlar, kasaplar ve üretim tesisleri mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden tek tek inceleniyor. 5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" çerçevesinde gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerin hijyen koşulları, ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama koşulları ve resmi belgeleri kontrol edildi. Yapılan açıklamada, denetimlerin planlı ve düzenli bir takvim doğrultusunda yürütüldüğü belirtildi. Konuyla ilgili yapılan bilgilendirmede, saha faaliyetlerinin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmadığı vurgulanarak "İlçe Müdürlüğü teknik personelleri tarafından yürütülen denetim faaliyetleri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda planlı ve düzenli bir şekilde aralıksız olarak sürdürülmektedir. Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşması önceliğimizdir’’ denildi. Mevzuata aykırı hareket eden işletmelere yönelik idari yaptırımların uygulanacağı belirtilirken, denetimlerin kararlılıkla devam edeceği kaydedildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:11
Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor
Bingöl UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi, dünyada ilk kez üç farklı EMT verifikasyonunun aynı anda gerçekleştirildiği merkez olarak uluslararası arenaya açılıyor. Kuzey Anadolu ile Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer alan Bingöl’de UMKE, son yıllarda gösterdiği gelişimle birlikte uluslararası standartlara ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Yıllar önce sınırlı imkanlarla küçük bir depoda hizmet veren UMKE, yaklaşık 1,5 yıllık süreçte büyütülerek özellikle son 6 ayda önemli bir kapasite artışı sağladı. Eski Kadın, Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin bulunduğu alana UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi kuruldu. Ayrıca merkezin kapasitesi ilerleyen zamanlarda 105 bin metrekareye yükseltilirken, helikopter pisti, sahra hastaneleri, aşevi üniteleri, mobil haberleşme aracı, sağlık tırı gibi birçok yeni ekipmanlar eklendi. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) hem merkez hem de Türkiye teşkilatından değerlendirme ekipleri Bingöl’de incelemelerde bulunurken, kardeş ülke Azerbaycan’dan gelen ekipler de süreci yerinde takip ediyor. EMT verifikasyonları kapsamında Bingöl UMKE alanında hem EMT Tip-1’in sabit ve mobil yapıları hem de EMT Tip-2 verifikasyonu aynı anda gerçekleştiriliyor. Bu durum, dünyada ilk kez Bingöl’de hayata geçirilerek merkezin uluslararası alandaki önemini ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi Sağlık Acil Durumları Programı Sorumlusu Oleg Storozhenko, "Bugün UMKE’nin doğrulama görevi için Türkiye’de, Bingöl’de bulunmak gerçekten büyük bir keyif ve ayrıcalık. UMKE, sadece DSÖ Avrupa bölgemizin değil, küresel ölçekteki en büyük ekiplerden biri. UMKE ekibini uzun zamandır tanıma ayrıcalığına sahibim. Onların doğrulama görevinde ilk kez 2020 yılında ’EMT Tip 2’ (Acil Tıbbi Ekip) olarak yer almıştım ve o zamandan beri kapasitelerini sürekli geliştirdiklerini ve güçlendirdiklerini görüyorum. Sadece Türkiye düzeyinde değil, diğer ülkeler düzeyinde ve küresel ölçekte de çalışabiliyorlar. Bölgemizde ve dünyanın her yerinde UMKE’nin başarılı operasyonlarını görüyoruz. Şunu da belirtmeliyim ki UMKE, ulusal kapasiteleri güçlendirerek ve EMT çalışmalarını ulusal sağlık sistemlerine entegre ederek tüm dünya Acil Tıbbi Ekipleri (EMT) için yeni bir standart belirledi. Artık dünyanın dört bir yanındaki tüm ekipler UMKE tecrübesini örnek alıyor ve biz de bunu daha ileriye yaymaya hazırız" dedi. Azerbaycan Cumhuriyeti Olağanüstü Haller Bakanlığı çalışanı Revan İsmayilov ise, "Biz kardeş Türk devletinin çağrısı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün desteğiyle burada bulunuyoruz. Buradaki görüşmelerimiz kapsamında, Türkiye Devleti’nin EMT Tip 1, Tip 2 ve Sabit-Mobil grup ekibinin doğrulama sürecine katıldık. Her şey çok güzeldi. Burada, kendimize özel olarak örnek olsun diye Türkiye Devleti’nden bilgiler topladık. İnşallah gelecekte kendi EMT ekiplerimizin kurulmasında da büyük bir katılım sağlayacağız" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:43
Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk: Kumsal bebek şifa buldu
Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk daha yaşandı. Damağında yarık olduğu belirlenen Kumsal bebek, plastik cerrahi servisinde başarıyla ameliyat edildi. Mahsun ve Siyaset Cartı çifti, 10 ay önce Ağrı’da dünyaya gelen bebekleri Kumsal’ı desteksiz oturamadığı şikayetiyle Erzurum Şehir Hastanesi’ne getirdi. Klinikte damağında yarık olduğu belirlenen bebek, Plastik Cerrahi Servisi’ne yönlendirildi. Kumsal bebeğe geçtiğimiz hafta 2 saat süren başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Baba Mahsun Cartı, Erzurum Şehir Hastanesi’nde imkanların iyi seviyede olduğunu vurgulayarak, "Çocuk desteksiz oturamıyordu, onun için geldik. Genetik bölümünde fark edildi ve bizi Mert hocaya yönlendirdiler, o şekilde anladık. Çocuğumuzun tedavisinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz" diye konuştu. Erzurum Şehir Hastanesi’nde bir ilk Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Mesud Fakirullahoğlu, hastanede imkanların geliştirilerek benzeri operasyonların yapılacağını vurgulayarak, "Bir ilki daha yaşadık. Damak yarığı olan bebeğimiz şifa buldu. Çok sık görülen bir durum değil. Tedavi süreci tamamlandı. Bölgeye hizmet eden bir hastane olarak ilkleri yaşamaya devam edeceğiz. Genel olarak birçok ülkede farklılık arz etse de yüz binde bir ya da değişen oranlarda görülen bir hastalık. Bu hastalık özellikle anne karnında gebeliğin ikinci ve üçüncü döneminde yapılan detaylı görüntülemelerle tespit edilebilecek bir hastalık. Bazı durumlarda fark edilemediği de oluyor. Bu hastalıklar artık tedavisi mümkün olanlar grubunda" dedi. "Kumsal bebek geç kalmıştı ama gereğini yaptık" Plastik Cerrahi Servisi’nden Operatör Doktor Mert Demir, ameliyatı başarılı bir şekilde yaptıklarını ifade ederek, "Dudak ve damak yarığı vakaları genelde sık görülen vakalar değil. Bu çocuklar doğumdan yetişkinliğe kadar yakın takip edilmesi gereken vakalar. Biz plastik cerrah olarak damak yarığı onarımını yaptık. Bu çocukların diş hekimliğinin ortodonti bölümünde ağız yapıları, çene yapıları, diş gelişimi takip edilecek. Kulak burun boğaz bölümü kulaktaki anomalleri tespit edecek, pediatrik çocuk bölümü de çocuğun gelişimini yakından takip edecek. Bu bölgede bu ameliyatlar uzun yıllardır yapılmıyordu. Bölge halkına hizmet ederek, bu hastaların Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlere gidip oralarda zorlanmalarının önüne geçmiş olduk. Bundan sonra da bu vakalarımızı hastanemizde yapmaya devam edeceğiz. Damak yarıkları vakalarına 6 ay ile 1 yaş arasında müdahale yapılması gerekiyor. Kumsal bebeğe biraz geç tanı konulmuş, ameliyatını geçen hafta yaptık. Tabii ki ameliyat etmeden önce de bu çocukların işte pediatri bölümünde gelişimlerinin takip edilmesi, ortodonti bölümünde çene yapılarının takip edilmesi gerekiyordu" şeklinde konuştu. Dudak-damak yarıkları nasıl oluşur? Uzmanlar, anne karnında yüzün normal gelişimi herhangi bir etkenden dolayı etkilendiğinde ve orta hatta birleşememe durumu geliştiğinde çeşitli şekil ve derecelerde dudak damak yarıklarının oluştuğunu ifade ediyor. Bu doğuştan dudağın tek tarafında küçük bir iz, çentik şeklinde çok hafif olabileceği gibi burun, dudak ve damağı içeren tek veya iki taraflı geniş yarıklara, hatta yüz yarıklarına kadar değişkenlik gösterebiliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 10:19
’Romatolojik hastalıklar, kas ve eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir’
2
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
3
22 Nisan 2026 Çarşamba- 09:53
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz"
4
21 Nisan 2026 Salı- 11:32
Dünya Kalp Cerrahisinin kalbi İstanbul’da attı
5
21 Nisan 2026 Salı- 16:53
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
16 Eylül 2025 Salı - 12:10
Samsun Adliyesi’nde Kızılay’a kan bağışı kampanyası
Samsun Adliyesi’nde "Birbirimize Candan Bağlıyız" sloganıyla Türk Kızılay’a kan bağışı etkinliği düzenlendi. Samsun Adliyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yıl da Türk Kızılay’a destek amacıyla kan bağışı kampanyası gerçekleştirildi. Adliye Sarayı 3. katında açılan stantta hakim, savcı, avukat ve adliye çalışanları kan bağışında bulundu. Saat 10.00’da başlayan kampanyanın saat 16.00’ya kadar süreceği öğrenildi. Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Kızılay’ın kan bağışı kampanyasının önemine vurgu yaparak, "Zor zamanlarda her zaman yardımımıza yetişen Kızılay’a her yıl kan bağışı kampanyası düzenliyoruz. Benzer etkinliklerimiz geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bundan sonra da her yıl adliyede devam edecek" dedi. Türk Kızılay Samsun İl Başkanı Onur Çoban ise vatandaşları kan bağışına davet etti. Çoban, kampanyaya katkılarından dolayı Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Adalet Komisyonu Başkanı Nahit Köseoğlu ve Samsun Barosu Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran’a teşekkür belgesi takdim etti. Etkinliğe ayrıca; cumhuriyet başsavcı vekilleri, hakimler, savcılar, Türk Kızılay Orta Karadeniz Kan Merkezi Müdürü Dr. Muhsin Yıldırım katıldı.
16 Eylül 2025 Salı - 11:51
Bursa’da sağlıklı yaşam için hareketlilik başladı
Dünya kentleriyle eş zamanlı olarak Bursa’da da kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası, Mihraplı Hüdavendigar Kent Parkı’nda yapılan ‘Herkes için adım adım hareketlilik’ etkinliğiyle başladı. Bir hafta boyunca sabah yürüyüşlerinden spor ve sanat aktivitelerine kadar birçok aktivitenin yapılacağı hafta kapsamında, 21 Eylül Cumartesi günü Heykel Atatürk Caddesi trafiğe kapatılarak çocuklara bırakılacak. Adım adım hareketlilik Bursa Büyükşehir Belediyesi, yayalar ile bisikletliler başta olmak üzere herkesin güvenli ve rahat bir şekilde hareket edebilmesini teşvik etmek amacıyla kutlanan ‘Avrupa Hareketlilik Haftası’ kapsamında 16-22 Eylül tarihleri arasında dünya kentleri ile eş zamanlı olarak dolu dolu bir etkinlik programına ev sahipliği yapıyor. Hafta kapsamında Mihraplı Hüdavendigar Kent Parkı’nda ‘Herkes için adım adım hareketlilik’ etkinliği gerçekleştirildi. Fizyoterapist eşliğinde 10 dakikalık ısınma hareketleri yapan vatandaşlar, daha sonra yaklaşık 30 dakikalık yürüyüş yaptı. Sabah sporu Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu da Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamındaki ilk programa katılarak sabah yürüyüşü yaptı. Sporun, çağdaş kentlerdeki sosyal yaşamı içerisinde vazgeçilmez olduğunu belirten Gazioğlu, araçlı ulaşımı azalttıkça daha modern kentlerin oluştuğunu ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de bu doğrultuda çalıştığını söyleyen Gazioğlu, her yaştan insanla bir araya gelerek sabah sporu yaptıklarını belirtti. Etkinlikten büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Bursalılar, Başkan Mustafa Bozbey’e ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Birbirinden renkli programlar Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında bisiklet kullanımında şerit paylaşımı farkındalığının artırılması amacıyla Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer, Kestel ve Gürsu ilçelerinde belirlenen güzergahlara ‘Şeridini Paylaşır Mısın?’ temalı maketler yerleştirildi. Güvenli bisiklet sürüş eğitimi 18 Eylül Perşembe günü 10.00-14.00 saatleri arasında Eğitim Vadisi Çocuk Oyun Sokağı’nda ‘Güvenli bisiklet sürüş eğitimi’ ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. 6-15 yaş arası katılımcılara güvenli bisiklet sürüşü konusunda teorik eğitimler verilecek, ardından çocuk oyun sokağında bisiklet uygulama eğitimleri ile diğer etkinlikler gerçekleştirilecek. Pedallar dönüyor, İyilik büyüyor ‘Direksiyondan pedala: Şoförler için bisiklet deneyimi’ etkinliği ise 19 Eylül Cuma günü 10.00-11.00 saatleri arasında BURULAŞ Otobüs İşletmesi’nde yapılacak. Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında BURULAŞ sürücülerine, trafikteki bisiklet kullanıcılarına ilişkin farkındalık eğitimi düzenlenecek. Çadır kampı ve doğa yürüyüşü 20-21 Eylül Cuma ve Cumartesi günleri saat 10.00 ile 11.00 arasında Baraklı Natürel Park’ta 80 kişinin katılımıyla çadır ve doğa yürüyüşü etkinliği düzenlenecek. 21 Eylül Pazar günü ise 09.00-13.00 saatlerinde Tophane - Mudanya Mütareke Meydanı arasında ‘Pedallar dönüyor, İyilik büyüyor’ etkinliği yapılacak. ‘Çocukların Heykeli’ Atatürk Caddesi’nin araç trafiğine kapatılıp bisiklet ve yaya ulaşımına açılacağı ‘Çocukların Heykeli’ adlı etkinlik ise 21 Eylül Cumartesi günü 09.00-13.00 saatleri arasında yapılacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan birbirinden renkli etkinliklerle, çocuklar araba seslerinden uzak eğlenceli bir gün geçirecek. Yediden yetmişe herkese unutamayacakları bir gün geçirme fırsat sunacak olan program, Ulucami ile Valilik Binası arasında yapılacak. Birçok sokak oyununun oynanabileceği alan, araba sesleri ile değil, çocuk gülüşleri ile dolacak. Başkan’dan tüm Bursalılara davet Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Avrupa Hareketlilik Haftası’nı Bursa’da çeşitli etkinliklerle kutlayacaklarını belirterek tüm Bursalıları programlara davet etti. Daha temiz hava ve çevre için bisiklet kullanımının özendirilmesi gerektiğini belirten Başkan Bozbey, hem sağlık hem zaman hem de ekonomi için toplu taşımanın, bisikletin ve raylı sistemlerin kullanılmasını tavsiye etti.
16 Eylül 2025 Salı - 11:47
Meram’a bir Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu daha
Meram Belediyesinin desteği ve hayırsever katkısıyla ilçeye yeni bir sağlık yatırımı daha kazandırılıyor. Havzan Mahallesi’nde hizmet verecek 1 No’lu Fadimana-Kemal Korkmaz Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nu hayata geçirecek protokol Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ve hayırsever Kemal Korkmaz tarafından imzalandı. Meram Belediyesinin desteği ve hayırsever katkısıyla Konya’ya yeni bir sağlık yatırımı daha kazandırılıyor. "Meram 1 No’lu Fadimana-Kemal Korkmaz Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun" protokolü, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ile istasyonu yaptıracak olan hayırsever iş insanı Kemal Korkmaz tarafından imzalandı. İnşası hayırsever Korkmaz ailesi tarafından üstlenilecek ve Meram Belediyesinin de destek vereceği proje Havzan Mahallesi’nde hayata geçirilecek. "Saniyelerin kıymetli olduğu bir alana katkı sağlıyoruz" İmza öncesinde konuşan Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konyalıların hayır işlerinde daima önde olduğuna dikkat çekti. Bu yatırımın da Meram Belediyesi - Sağlık İl Müdürlüğü ve hayırsever iş birliği ile hayata geçtiğini vurgulayan Başkan Kavuş, "Ambulansın içinde geçen saniyelerin bir hasta için ne kadar önemli olduğunun bilinci ile Havzan Mahallemizde ana cadde üzerindeki değerli bir arsa bu iş için tahsis edildi. Ambulansların hızlı hareket etmeleri gerekiyor. Evinde o ambulansı bekleyen insanların yaşadığı kaygıyı da hepimiz biliyoruz. Allah bu hizmetlerin eksikliğini hissettirmesin. Biz de diğer sağlık hizmetleri gibi bu işin de içindeyiz. Hemşehrilerimizin sağlığı için olmaya da devam edeceğiz. Hayırseverlerimize ve İl Sağlık Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum" dedi. "Konya’da yüzün üzerinde ambulans noktasına ulaştık" Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da 112 acil sağlık hizmetlerinin geldiği noktaya dikkat çekerek, "Konya’da 2000’li yılların başında sadece birkaç ambulansımız varken bugün yüzün üzerinde istasyona sahibiz. Ne kadar ileri sağlık hizmetlerine ulaştığımızın bir göstergesi. Bu noktada belediyelerimizin ve hayırseverlerimizin de önemli desteğini alıyoruz. İşte bu birliktelik Konya’nın en önemli gücü" diye konuştu. Konya Belediyelerinin hizmeti en güzel şekilde yürütülebilecek yerleri sağlık hizmetleri için ayırdığına dikkat çeken Yavuz, "Belediyelerimiz, ambulanslarımızın hastalarına en hızlı şekilde ulaşabilecekleri yerleri tahsis ediyor, bağışçılarımız, hayırseverlerimiz önemli yük alarak insana dokunuyor. İşte tüm bu fedakarlıklarla ortaya güzel hizmetler çıkıyor. Bu nedenle Başkanımız Mustafa Kavuş’a ve hayırseverimiz Kemal Korkmaz’a teşekkür ediyorum" dedi. "Bu hayırlı işlerin devamı gelir inşallah" İstasyonu yaptıracak olan hayırsever Kemal Korkmaz ise, "Konya’daki ticaretimizin 46. yılındayız. Böyle hayırlı işlere vesile olmaktan mutluyuz. Bu hayırlı yatırımı en kısa zamanda yapıp teslim edeceğiz. İnşallah, bu hayırlı imzaların devamı gelir. Allah herkese böylesi iyilikler nasip etsin" ifadelerini kullandı. Protokol imza töreninde hazır bulunan Kemal Korkmaz’ın oğlu Gülvezir Korkmaz da böylesi hayır işlerinin kendileri için bir aile geleneği olduğunu ifade ederek, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da şehre ve insana dokunacak yatırımlar kazandırmaya devam edeceklerini belirtti. Konuşmaların ardından Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ile hayırsever iş insanı Kemal Korkmaz istasyonu hayata geçirecek protokolü imzaladılar.
16 Eylül 2025 Salı - 11:29
"Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı"
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Çocuklarımıza mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız en önemlisi doğru el yıkamayı öğretmeliyiz. El yıkama alışkanlığı biz büyüklerde de çoğu hastalığı önlemekte, mikroplardan bizleri uzak tutmakta. Okula gitsin gitmesin her yaştan çocuğumuz mutlaka sıkça el yıkamalı" dedi. Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü dolayısıyla kışın getirdiği çocuk hastalıklarından korunmada el yıkamanın öneminden bahsetti ve açıklamalarda bulundu. Soğuk havalarda hastalıklardan korunmak için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Uzm. Dr. Çebi, "Kış tüm anne babaların çocukları için korkulu rüya, okullar açıldı, birçoğumuz hastanelerin yolunu tuttu bile. Peki biz anne baba olarak çocuğumuz daha az hasta olsun diye ne yapabiliriz bir bakalım. Özellikle el hijyeni çok önemli. Çocuklarımıza mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız en önemlisi doğru el yıkamayı öğretmeliyiz. El yıkama alışkanlığı biz büyüklerde de çoğu hastalığı önlemekte, mikroplardan bizleri uzak tutmakta. Okula gitsin gitmesin her yaştan çocuğumuz mutlaka sıkça el yıkamalı" diye konuştu. Grip aşısı hastalıktan korunmaya yardımcı olabilir Alınacak önlemlerden bahseden Uzm. Dr. Çebi, "Ben her iki çocuğu kreşe giden, tüm kışı burun akıntısı ile geçiren bir anne olarak aşıyı öneriyorum ve her sene yaptırıyorum. Evet belki harikalık oluşturmuyor ama hastalık sıklığı ve geçirme şiddetini azaltıyor. Peki aşı hangi çocuğa nasıl yapılmalı? Burada çocuğumuzun yaşı önemli, eğer 9 yaşın altında ve ilk kez aşılanacaksa 1 ay ara ile 2 doz aşı yapılmalı, aşı 3 yaş altındaki çocuklarımıza yarım doz olarak uygulanır" şeklinde konuştu. Doğal ve mevsimine göre beslenilmeli Çocuklarımızın düzenli, dengeli, doğal ve mevsimine göre beslenmesinin bağışıklık sistemi için çok önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Çebi, şu bilgileri paylaştı: "Sebze ve meyveleri mevsimine göre tüketirsek hormonlu gıdalardan uzak durmuş oluruz. Takviye ilaca gerek var mı? İlla ki gerek yok ama bazı ilaçlar hakikaten sihirli dokunuşlar yapabilir. Doktor kontrolü ve önerisiyle alınan takviye vitaminler önerilerimiz arasında. Örneğin beta glukan içeren ilaçlar soğuk algınlığına karşı direnci arttırabilir ve artık her eczanede kolayca ulaşılabilir. Bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin destekleri ve çeşitli ilaçlardan fayda görebilirsiniz, ideali bu ilaçları 2 yaş ve üzerine kullanmak. Özel durumu olan, örneğin alerjik çocuklar için koruyucu ilaçlar dediğimiz birtakım ilaçlar astım ya da solunum sıkıntısı ataklarını azaltacaktır, doktorunuzun düzenlediği şekilde bunları kullanırsanız acile taşınmalarınız azalacaktır." Ayva yaprağı ve ıhlamur tercih edilmeli Uzm. Dr. Çebi, öksürüğü azaltabilecek önerilerini şöyle anlattı: "Öksürüklerimize kış boyunca ayva yaprağı ve ıhlamurları hazır tutalım, zararı yok, faydası çoktur, karıştırıp demlersek içimi hoştur. Yine doğal öksürük şurubumuzun tarifi, bir turp tane karabiber ve bal; turpu oyup dibine tane karabiberi koyalım, içine balı döküp bir geniş kaba koyalım. Sabah kalktığımızda doğal öksürük şurubumuz hazır, günde 3-4 tatlı kaşığı verebilirsiniz. Tabii 1 yaşın altına vermiyoruz çünkü bal ile hazırlıyoruz. Bir de burnundan akıntı eksik olmayan, gece burun tıkanıklığından uyuyamayan çocuklar için önerimiz, bir soğanı soyun, 4’e bölün, yatağın başucuna asın, bir nebze akıntıyı hafifletir. İçinize sinmeyen her durumda, uykuyu bölen öksürük, 1 haftayı geçen grip nezle halinde mutlaka doktora başvurun, ilerlemeden hastalığın tedbirini alalım. Tedbirimizi aldığımız takdirde, gelecek olan kıştan korkmamıza gerek yok. Çocuklarıma sağlıklı bir kış dönemi dilerim."
16 Eylül 2025 Salı - 11:26
Beyin kan akımının azalması Alzheimer riskini artırıyor
Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, Alzheimer hastalığının en önemli risk faktörlerinden birinin beyin kan akımındaki azalma olduğunu belirterek, fazla kilo ve hareketsiz yaşamın beyin damarlarındaki kan akışını yavaşlattığını, bunun da Alzheimer riskini artırdığını söyledi. Medicana International Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, Alzheimer hastalığının en önemli risk faktörlerinden birinin beyin kan akımındaki azalma olduğunu belirtti. İşlenmiş karbonhidrat ve hayvansal yağ ağırlıklı düzensiz beslenmenin de Alzheimer açısından risk oluşturduğunu vurgulayan Dr. Er, Akdeniz tipi beslenme ve hareketli yaşam tarzının hastalık riskini önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti. Alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçların yalnızca hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını hatırlatan Er, "Hastalığı durduracak ya da tamamen iyileştirecek bir ilaç elimizde yok. Ancak düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme, hastalığın gidişatını yavaşlatabiliyor ve hatta ilaçların yapamadığı katkıyı sağlayabiliyor" dedi. Alzheimer’ın esasen yaşlanma ile ilgili bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Er, genç yaşlarda Alzheimer görülmediğini söyleyerek, "Ailesinde erken yaşta Alzheimer tanısı bulunan kişilerde genetik risk artabiliyor ancak bu kesinlik anlamına gelmez" diye konuştu. "Başlamak için hiçbir zaman geç değil" Hafızanın yaşla birlikte azalmak zorunda olmadığını belirten Er, beyin sağlığı için sağlıklı alışkanlıkların her yaşta kazanılabileceğini ifade ederek, şunları söyledi: "Beyin açısından sağlıklı bir yaşam tarzı, demans gelişimini geciktirebiliyor ya da önleyebiliyor. Bu yüzden Alzheimer’a karşı korunmada herkes için en etkili yöntem: Hareket, dengeli beslenme ve zihinsel aktivite."
16 Eylül 2025 Salı - 10:57
Ankara’daki özel hastanede skandal iddia: Safra kesesi ameliyatında bağırsağı kesildi, 2 aylık bebeği yetim kaldı
Ankara’da Özel Polatlı Can Hastanesinde safra kesesi ameliyatı olan ve ameliyat sırasında bağırsağının kesildiği, doktoru tarafından bu durumun saklandığı iddia edilen kadın hayatını kaybetti.
16 Eylül 2025 Salı - 10:49
Bakan Işıkhan: "64 ilacı daha geri ödeme listesine aldık"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, "Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından 64 ilacı daha geri ödeme listesine aldık" dedi.
16 Eylül 2025 Salı - 10:46
Karın zarı metastazlarında yeni umut: HIPEC ve PIPAC
Kanser tedavisinde son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler, karın zarı (periton) metastazı olan hastalara umut oluyor. Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Koray Topgül, geçmişte tedavisi oldukça zor kabul edilen bu hastalıkta HIPEC ve PIPAC adı verilen modern uygulamalar sayesinde yaşam süresi ve yaşam kalitesinde önemli ilerlemeler sağlandığını söyledi. Kanser tedavisinde tıbbi gelişmeler hızla ilerlerken, karın zarı (periton) metastazı yaşayan hastalar için yeni yöntemler gündeme geliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Topgül, HIPEC ve PIPAC gibi modern tedavi yaklaşımlarının, uygun hasta gruplarında yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmada önemli katkılar sağladığını belirtti. Bu yöntemlerin her hastaya uygulanamayacağını, yalnızca uzman hekimlerin değerlendirmesi ve yetkin merkezlerde yapılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Koray Topgül, peritonun karın içindeki organları saran ve karın duvarını örten ince bir zar olduğunu hatırlatarak bazı kanserlerde tümör hücrelerinin bu zara tutunabildiğini belirtti. Bu durumun periton metastazı olarak adlandırıldığını ifade eden Prof. Dr. Koray Topgül, "Periton metastazı en sık kolon, mide ve yumurtalık kanserlerinde görülür. Daha nadir olarak apendiks, pankreas, safra yolları ve meme kanserlerinde de karşımıza çıkabilir" dedi. "Eskiden sağkalım 6 ayı geçmezdi" Geçmişte periton metastazı gelişen hastalarda yalnızca sistemik kemoterapi ya da palyatif cerrahinin uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Koray Topgül, bu nedenle sağkalımın çoğu zaman 6 ayı geçmediğini vurguladı. Ancak son yıllarda geliştirilen yöntemlerle bu tablonun değiştiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Koray Topgül, HIPEC’in (Hipertermik İntraperitoneal Kemoterapi) cerrahiyle tümörlerin temizlenmesinden sonra karın boşluğuna 42-43 dereceye ısıtılmış kemoterapi ilaçlarının verilmesiyle uygulandığını anlattı. Prof. Dr. Koray Topgül, "Bu yöntemle kemoterapi doğrudan tümörün olduğu bölgeye veriliyor. Isı, kanser hücrelerini daha duyarlı hale getiriyor. Sistemik kemoterapiye göre yan etkisi daha az, etkinliği daha fazladır" dedi. Prof. Dr. Koray Topgül, uygun seçilmiş kolon ve over kanseri hastalarında HIPEC ile 5 yıllık sağkalım oranlarının yüzde 30-40’a kadar çıktığını söyledi. PIPAC’ın (Basınçlı Aerosol Kemoterapisi) daha yeni bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Koray Topgül, laparoskopik yöntemle karın boşluğuna girildiğini ve kemoterapi ilaçlarının sis şeklinde basınçlı olarak püskürtüldüğünü ifade etti. Prof. Dr. Koray Topgül, "Bu yöntem daha az invazivdir, tekrarlanabilir ve ileri evre, cerrahi şansı olmayan hastalarda bile hastalığı kontrol altına almada etkilidir. Ayrıca karın içi sıvı birikiminin önlenmesinde de fayda sağlar" dedi. "Her hasta için multidisipliner değerlendirme şart" Başarı oranlarının kanser türüne ve evresine göre değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Koray Topgül, over kanserinde yaşam süresini anlamlı şekilde uzatan, mide kanserinde yaşam kalitesini artıran sonuçlar elde edildiğini aktardı. Prof. Dr. Koray Topgül, "Bu tedaviler mutlaka deneyimli merkezlerde, multidisipliner ekipler tarafından uygulanmalıdır" ifadelerini kaydederek, periton metastazı için artık umut verici seçenekler bulunduğunu sözlerine ekledi.
16 Eylül 2025 Salı - 10:20
Çocuğunuzun dikkat durumunu 20 dakikada ölçümleyin
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) dünya genelinde okul çağı çocuklarının yaklaşık yüzde 5-7’sinde görüldüğünü hatırlatan Klinik Psikolog Cansu Kaya; MOXO Dikkat Testi ile 20 dakikalık bir sürede ölçülebilen bu durumun, yalnızca ders başarısını değil çocukların arkadaş ilişkilerini, özgüvenini ve aile içi iletişimini de etkilediğini belirtiyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun değerlendirilmesinde objektif ölçümün büyük önem taşıdığını vurgulayan Medicana Çamlıca Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Cansu Kaya, bilgisayar tabanlı MOXO Dikkat Testi sayesinde özellikle 6-12 yaş çocuklarda dikkat, dürtüsellik, zamanlama ve hiperaktivitenin objektif olarak ölçülebildiğini, böylece erken dönemde önlem alınabileceğini söylüyor. "Okul öncesi dönemde yapılan test, çocuğun dikkat becerileri ve dürtü kontrolü hakkında erken bilgi verir. Böylece okul başarısını ve sosyal uyumunu olumsuz etkileyebilecek sorunlar erken fark edilebilir" diyen Klinik Psk. Cansu Kaya, testin ailelere ve öğretmenlere yol gösterici olduğuna dikkat çekiyor. Okul başarısını doğrudan etkiliyor Çocuklarda dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik veya dürtü kontrolü zayıflığı olduğunda akademik başarının da olumsuz etkilendiğini belirten Klinik Psk. Cansu Kaya, şunları aktarıyor: "Test bu alanları netleştirir. Erken dönemde fark edilmesi, öğretmenlerin ve ailelerin çocuğa uygun destek sağlamasını kolaylaştırır. Bilgisayar üzerinden 15-20 dakika süren test, çocuklar için genellikle oyun formatında eğlenceli bulunmaktadır. Çocuğun verilen kurala uygun şekilde doğru zamanda tepki verip vermediği, gereksiz tepkilerden kaçınıp kaçınmadığı ölçülür. Böylece dikkat süresi, dürtüsel davranışlar, verilen tepkinin zamanlaması ve aşırı hareketlilik düzeyleri analiz edilir." MOXO dikkat testinin diğer dikkat ölçüm testlerinden farkının günlük yaşamı taklit eden görsel ve işitsel dikkat dağıtıcı unsurları içermesi olduğunu belirten Klinik Psk. Cansu Kaya, "Bu sayede çocukların yalnızca laboratuvar şartlarında değil, gerçek hayata daha yakın bir ortamda nasıl tepki verdikleri gözlemlenebilir. Bu da testin güvenilirliğini artırır" dedi. Sonuçlar yol haritası oluyor Klinik Psk. Cansu Kaya, "Test sonuçları uzman psikolog veya psikiyatrist tarafından değerlendirilir. Bu test, çocuğun güçlü ve zayıf yönlerini gösterir. Aileler ve öğretmenler bu raporu dikkate alarak çocuğun eğitim planını, sınıf içi desteklerini veya gerekirse psikolojik / psikiyatrik desteğini planlayabilir. Böylece çocuk hem akademik hem de sosyal hayatında daha sağlıklı bir gelişim süreci yaşayabilir" şeklinde konuştu. Veliler için dikkat geliştirme önerileri Klinik Psk. Cansu Kaya, velilere okul çağı çocuklarının dikkat gelişimini desteklemeleri için şu önerilerde bulundu: Oyunlar ve aktivitelerle dikkat geliştirme çalışmaları yapmak: Yapboz, eşleştirme, hafıza oyunları, satranç gibi zihinsel aktiviteler çocuğun dikkat becerisini güçlendirir. Çocuğun ekran süresini sınırlamak: Fazla ekran maruziyeti dikkat süresini olumsuz etkiler. Ekran yerine kitap okuma veya sanatsal faaliyetler teşvik edilmelidir. Düzenli uyku ve sağlıklı beslenme sağlamak: Kaliteli uyku ve dengeli beslenme beyin gelişimi için temel unsurlardır. Hareket ihtiyacını karşılayacak fiziksel aktiviteler sunmak: Spor, dans veya açık havada yapılan etkinlikler çocukların enerjisini sağlıklı bir şekilde yönlendirmesine yardımcı olur. Günlük rutinler oluşturmak ve kuralları netleştirmek: Çocuğun gününü planlı yaşaması dikkat becerilerinin gelişmesine destek olur." Klinik Psikolog Cansu Kaya son olarak "Her çocuk farklıdır. Doğru zamanda doğru destek sağlandığında dikkat eksikliğinin veya odaklanma sorunlarının çocuğun geleceğini olumsuz etkilemesinin önüne geçilebilir. MOXO testi bu sürecin ilk adımında önemli bir yol haritası sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
16 Eylül 2025 Salı - 10:07
Ticari yatta rahatsızlanan vatandaşa Sahil Güvenlik tıbbi tahliye gerçekleştirdi
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari yatta rahatsızlanan vatandaş için tıbbi tahliye gerçekleştirildi. Fethiyle açıklarında bulunan ticari yatta rahatsızlanan vatandaş için yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri yaralanan çocuğu bota alarak 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
16 Eylül 2025 Salı - 10:01
Manuel terapi ile doğal ve etkili ağrı yöntemi
Manuel tıp, kas-iskelet sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisinde bilimsel yöntemlerle manuel terapi tekniklerini kullanan bir tıp dalıdır. Bu yöntemler, eklem blokajlarını ve kas spazmlarını ellerle yapılan özel tekniklerle düzeltir, böylece ağrıyı azaltır ve hareket kabiliyetini artırır. Manuel terapi, hastaların hayat kalitesini iyileştirmek için etkili bir tedavi seçeneği olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Büşra Yeşil, "Doğru ellerde uygulanan manuel terapi, ağrının azaltılmasında ve hareket kabiliyetinin artırılmasında oldukça güçlü bir yöntemdir. Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının teşhis ve tedavisinde etkili bir yöntemdir. Manuel terapi, tamamen elle uygulanan, doğal ve bilimsel temellere dayanan özel bir tedavi yöntemidir" diye konuştu. Bu yaklaşımın eklem, kas ve sinir dokularına yönelik çeşitli teknikler içerdiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Büşra Yeşil, "Bel-boyun ağrılarından, donuk omuza, fibromiyaljiden postür bozukluklarına kadar birçok hastalıkta manuel terapiden faydalanıyoruz. Tedaviyi hastanın şikâyetine ve fiziksel yapısına göre kişiye özel planlıyoruz. Bu yönüyle manuel terapi, hem etkili hem de güvenli bir yöntem olarak öne çıkıyor" dedi. Dr. Büşra Yeşil, manuel terapinin ilaçsız ve cihazsız uygulanmasının, bu yöntemi daha doğal hale getirdiğine dikkat çekti. "Mobilizasyon, manipülasyon, yumuşak doku teknikleri ve nöromobilizasyon gibi özel tekniklerle hem ağrıyı azaltıyor hem de hareket kısıtlılıklarını ortadan kaldırıyoruz. Hastalarımız genellikle ilk seanstan itibaren rahatlama hissediyor" şeklinde konuştu. "Mutlaka uzman eller tarafından uygulanmalı" Manuel terapinin etkili sonuçlar doğurabilmesi için alanında uzman kişilerce uygulanmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Büşra Yeşil, şu uyarılarda bulundu: "Bu tür uygulamalar, ehil olmayan kişilerce yapıldığında fayda yerine ciddi zararlar verebilir. Eklem, kas veya sinir dokusunda kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu yüzden manuel terapi, mutlaka fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları ya da eğitimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır." Kişiye özel, bütüncül bir yaklaşım Manuel terapinin yalnızca ağrıyı geçici olarak gidermediğini; aynı zamanda hareket özgürlüğünü artırarak kişinin yaşam kalitesini yükselttiğini belirten Dr. Büşra Yeşil, sözlerini şöyle tamamladı; "Modern tıbbın önemli bir parçası haline gelen manuel terapi, bütüncül bir iyileşme sürecine katkı sağlar. Hastalarımızın yaşamlarını daha konforlu ve ağrısız sürdürebilmeleri için bu yöntemi başarıyla uygulamaya devam ediyoruz."
16 Eylül 2025 Salı - 09:58
Avrupa’da bulamadığı çareyi Türkiye’de buldu
Kos Adası’nda denizcilik yapan İngiliz vatandaşı Daniel John Norcott, bel fıtığı nedeniyle yürüyemez hale gelince Memorial Bodrum Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla yeniden sağlığına kavuştu. Uzun süredir bel ve bacak ağrıları yaşayan Norcott, siyatik sinirine baskı yapan fıtık nedeniyle işini bırakmak zorunda kaldı. Hastalığı ilerledikçe oturamaz hale gelen denizci, ülkesine dönmeyi planladı ancak uçakta oturması mümkün olmadığı için bu seçeneği değerlendiremedi. Daha önce Bodrum’da MR çektirdiği sırada tanıştığı Memorial Bodrum Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Karaoğlan’ın yönlendirmesiyle tek çare olarak yeniden Bodrum’a geldi. Kos’tan feribotla uzanarak gelen hasta, Bodrum İskelesi’nde ambulansla karşılanarak doğrudan hastaneye getirildi. Yaşadıklarını anlatan Norcott, "Oturamadığım için feribot iskelesinde beni ambulans karşıladı. Yatarak hastaneye ulaştırıldım. Buraya geldiğim andan itibaren inanılmaz bir ilgi ve destek gördüm" dedi. Prof. Dr. Alper Karaoğlan ve ekibi tarafından gerçekleştirilen mikrodiskektomi ameliyatıyla Norcott’un siyatik sinirine baskı yapan fıtık çıkarıldı. Minimal invaziv yöntemle yapılan operasyonun ardından hasta yalnızca bir gece hastanede kaldı ve ertesi gün ayağa kalkarak yürümeye başladı. Prof. Dr. Karaoğlan, erken tanı ve doğru müdahalenin önemine dikkat çekerek, "Hastamızın bel omurları arasında oldukça büyük bir fıtık vardı. Gecikilseydi kalıcı sinir hasarı oluşabilirdi. Mikrodiskektomi sayesinde ağrıları anında sona erdi. Bu yöntem hem güvenli hem de hızlı iyileşme sağlıyor" ifadelerini kullandı. Sağlığına kavuşan Daniel John Norcott, "Aylardır dayanılmaz bir ağrı içindeydim, hayatım durmuştu. Burada gördüğüm ilgi ve profesyonel yaklaşım sayesinde yeniden doğmuş gibiyim" diyerek hastane ekibine teşekkür etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder