Son Dakika
|
Trump: "ABD Donanması'na Hürmüz Boğazı sularına mayın döşeyen her türlü tekneyi batırma emri verdim"
Galatasaray'dan TFF açıklaması! "İlişkilerimiz askıya alınmıştır"
Almanya'da "muharebeye hazır asker sayısını 460 bine çıkarma" hedefi
Merkez Bankası faizi değiştirmedi, yüzde 37’de sabit bıraktı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Hamaney: "Halk arasındaki birlik nedeniyle düşman saflarında kırılma meydana geldi"
THY uçağı 55 gün sonra Türkiye'ye döndü
ABD Orta Doğu'ya 3'üncü uçak gemisini konuşlandırdı
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyeti ile bir araya geldi
İsrail’den Lübnan’a saldırı: 3 ölü
Ahmet Minguzzi’nin ailesi, doğum gününde çocuklarının mezarını ziyaret etti
Ali Sami Yen Spor Kompleksi Aslantepe Vadisi’nin temel atma töreni yapıldı
SAĞLIK
Bingöl UMKE’ye Dünya Sağlık Örgütü bayrağı: Tarihi başarı tescillendi
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:22:32
Bingöl UMKE Lojistik, Eğitim ve Operasyon Merkezi’nin uluslararası verifikasyon sürecini başarıyla tamamlaması dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü bayrak teslim töreni düzenlendi. Bingöl Valisi Cahit Çelik, Dünya Sağlık Örgütü Acil Tıbbi Ekipler (EMT) programı kapsamında uluslararası verifikasyon sürecini tamamlayan Bingöl UMKE için düzenlenen bayrak teslim törenine katıldı. Programda konuşan Vali Çelik, elde edilen başarının hem Bingöl hem de Türkiye adına büyük önem taşıdığını belirterek, "İlimiz adına son derece önemli, gurur verici ve uluslararası düzeyde büyük anlam taşıyan bir başarıyı birlikte paylaşmanın memnuniyetini yaşıyoruz" dedi. Bingöl’ün deprem açısından hassas bir bölgede yer aldığına dikkat çeken Çelik, UMKE merkezinin bu anlamda büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini ifade etti. Bingöl UMKE’nin uluslararası alanda önemli bir konuma ulaştığını vurgulayan Çelik, "Merkezimiz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen değerlendirmeler neticesinde uluslararası acil sağlık ekipleri arasında yerini almıştır. Bingöl UMKE, dünyanın en büyük lojistik, eğitim ve operasyon merkezlerinden biri haline gelmiştir. Dünyada bir ilke imza atan UMKE EMT Tip-1 mobil, Tip-1 sabit ve Tip-2 olmak üzere üç ayrı yapının aynı anda kurularak uluslararası verifikasyon aldığı dünyadaki tek merkez Bingöl olmuştur. Bu başarı tarihi bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca Bingöl’de kurulan bu altyapının sadece il ve ülke için değil, ihtiyaç duyulan tüm coğrafyalarda hizmet verebilecek kapasitededir" diye konuştu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:33
Ünlüler minik kalplere dokundu
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi gören çocuklar umut ve neşe dolu anlar yaşadı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Prof. Dr. Reyhan Dedeoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, çok sayıda ünlü isim minik hastalarla bir araya geldi. Hastane odalarını tek tek ziyaret eden ünlüler, çocuklara hediyeler dağıtarak onlarla sohbet etti, gün boyunca vakit geçirerek bayram sevincini paylaştı. Gülsim Ali, Demet Işıl, Aslı Turanlı, Ceren Benderlioğlu, Kaan Turgut, Büşra Develi, Görkem Sevindik, Mehmet Özdemir, Gökhan Keskin, Selda Topal, Buçe Buse Kahraman, Didem Balçin, Eylül Tumbar, Feyza Civelek, Nilay Erdönmez, Yunus Emre Yıldırımer, milli basketbolcular Elif Bayram, Gökşen Fitik ve Sehernaz Cidal’ın katıldığı etkinlikte, çocuklar unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim eden Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Böylesine anlamlı ve umut dolu bir bayramı ziyaretlerinizle taçlandırdığınız, çocuklarımızın yüzünde bir tebessüm olduğunuz için sizlere minnettarız" ifadelerini kullandı. Demet Işıl, çocuklar için hastaneye onlarca balon getirdi. Işıl, çocuklarla birlikte balonları gökyüzüne bıraktı. Kanseri atlatan Işıl, tüm çocuklarla tek tek ilgilendi. Işıl, "Eşim ve ben bu hastanede doğduk. Böyle bir organizasyonda olduğumuz için çok mutluyuz. Son dönemde çocukların çocukluğunu yaşamalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Balonlar uçuruldu, umutlar gökyüzüne bırakıldı" diye konuştu. Hastalık atlatan Işıl, "5-6 yıl önce kanser hastalığıyla mücadele ettim. O dönemde iyileşmek için verdiğim sözleri tutmaya devam ediyorum" dedi. Aslı Turanlı, "Ailesine önem veren ve çocukları seven milletiz. Bizim için çocuklar çok önemli. Onlara güven vermek çok önemli... Size güven duyan bir çocuk, mutlu oluyor. Mutlu çocuk mutlu gelecek demek. Bizde elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Anlamlı bir günde buradayız. Burada olduğum için çok mutluyum. Çocukları çok seviyorum. Olabildiğince onların yanında olmaya çalışıyorum" dedi. Turanlı, çocuklar ile tek tek ilgilenecek onlara kitap hediye etti. Etkinliğe annesiyle katılan Gülsim Ali, "Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Dün galadaydım ama bugün burada çocukların yanında olmak istedim. Onların yanında olmak ve gülümsetmek çok önemli. Annem de gelmek istedi" dedi. Nilay Erdönmez, "Çocukluğumu hatırladım. Herkese Allah şifa versin. Bütün çocuklar çocukluğunu çok güzel yaşasın. 23 Nisan’da mevsimleri temsil ettiğimiz tören vardı. Ben sarı ile sonbaharı temsil ediyordum. Çocukları çok severim" dedi. Çocukken etkinliklere katıldığını belirten oyuncu, "Bayramlarda şiir okuyan, sunuculuk yapan ve sahneye çıkan çocuklardan biriydim" diye konuştu. ’Yeraltı’ dizisi için Erdönmez, "Çok mutluyum. Güzel bir ekip. Diziyle ilgili bolca soru soruyor seyirci. Seyircinin güzel tepkisi güzel" açıklamasını yaptı. Oyuncu, "Güçlü rakipler vardı, sezon ortası gibi yayına girdiniz. Boşluğu iyi doldurdunuz" sözlerine, "Boşluk varmış ki doldurduk" ifadelerini kullandı. Ceren Benderlioğlu, "Çocuk diyince bende akan sular duruyor. Bizim geleceğimiz onlar. Burada olmak benim için zor. Yeğenimle ilgili en son buradayım. Biraz duygusalım. Buradaki çocukların mutlu olması ve sağlıklarına kavuşmasından başka hiçbir dileğim yok. Çocukken statta gösteri yapardık. Aylarca çalışıp Fenerbahçe stadının çimlerinde herkese gösteri sunardık. Keyifle yaptım" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:05
Nazilli’de "Gebe Okulu" ile anne adaylarına kapsamlı eğitim
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Gebe Okulu kapsamında anne adaylarına gebelikten doğum sonrasına kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik eğitim çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, konforlu ve bilinçli geçirmelerini amaçlayan program kapsamında, gebeliğin oluşumu ve bebeğin anne karnındaki gelişim süreci detaylı şekilde anlatılıyor. Eğitimlerde ayrıca gebelik döneminde yapılması gereken düzenli sağlık kontrolleri, bağışıklama süreci ve rutin tetkikler hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Uzman ekip tarafından verilen eğitimlerde, gebelik sürecinde anne adayının bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimlerin yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları da ele alınıyor. Kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, uyku düzeni ve diğer yaşam aktiviteleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılırken, gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve çözüm önerileri de aktarılıyor. Program kapsamında anne adaylarına, gebelikte tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar anlatılırken, doğum eyleminin evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek açısından faydaları da detaylandırılıyor. Eğitimlerde ayrıca lohusalık süreci, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri de yer alıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde ise doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında anne adaylarına pratik bilgiler sunuluyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yaptığı açıklamada tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederek sağlıklı nesillerin yetişmesi için bilinçli gebelik sürecinin önemine dikkat çekti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi’nde farkındalık standı kuruldu. Stantta vatandaşlara, kullanılmayan ilaçların doğru şekilde imha edilmesinin önemi anlatıldı. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetinde, lavaboya dökülen ya da çöpe atılan ilaçların su kaynaklarını kirlettiği, toprağa zarar verdiği aktarıldı. Eczane Hizmetleri Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanarak stantta dağıtılan broşürlerde, atık ilaçların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine, ’Yanlış imha hem sağlığımızı hem de gezegenimizi tehdit ediyor’ mesajına yer verildi. Etkinlikte vatandaşlara ayrıca, ’Atık ilaç çöp değildir’ yazılı kalemler ile haftalık ilaç saklama kutuları hediye edildi. Öğrenciler, toplum sağlığının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından atık ilaçların doğru şekilde toplanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, benzer sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen günlerde de devam edeceğini ifade etti. Etkinlik ile hem çevre bilincinin artırılması hem de ilaçların düzenli kullanımına dikkat çekilmesi amaçlandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Nisan 2026 Çarşamba- 16:11
Bingöl UMKE uluslararası arenaya açılıyor
2
22 Nisan 2026 Çarşamba- 10:19
’Romatolojik hastalıklar, kas ve eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir’
3
23 Nisan 2026 Perşembe- 11:43
Bayburt’ta atık ilaçların çevreye etkilerine dikkat çekildi
4
23 Nisan 2026 Perşembe- 13:33
Ünlüler minik kalplere dokundu
5
23 Nisan 2026 Perşembe- 09:01
Van’da ‘Her Gebeye Bir Ebe’ dönemi: 6 bin anne adayına ulaşıldı
12 Eylül 2025 Cuma - 13:35
Ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastalarının damgalanmasıyla mücadele ediliyor
DENİZLİ (İHA) – Denizli’de ceza infaz kurumları ve tutuk evleri personellerine, ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastaların damgalanmasıyla mücadele hakkında eğitim verildi. Adalet Bakanlığı Hasan Erbil Eğitim Merkezi Müdürlüğünde Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Ceza İnfaz Kurumları ve Tutuk Evleri personellerine yönelik, Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi ve Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar tarafından ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastaların damgalanması ile mücadele hakkında eğitim düzenlendi. Toplum Ruh Sağılığı Merkezleri tarafından damgalamanın azaltılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını belirten Doç. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar, eğitimde şu bilgileri paylaştı: "Ağır ruhsal hastalıklarda, özellikle şizofrenide hastaların, toplum ve basın tarafından damgalanması ile mücadele kapsamında eğitim faaliyetlerine devam edilmektedir. Damgalama (Stigma), bireyde utanç verici bir özellik olduğu anlamına gelen işarettir. Ruhsal hastalıklarda damgalanma fiziksel hastalıklardan farklıdır. Ruhsal bozukluklar kişinin düşünme, duygularını ifade etme ve sosyal ortamda ipuçlarını anlama gibi önemli insani özelliklerini değiştirir. ‘Şizofreni hastaları saldırgandır, şizofreninin tedavisi yoktur, şizofreni hastaları toplumdan uzaklaştırılmalıdır’ gibi ağır ruhsal hastalıklarla ilgili ön yargılar, damgalamaya katkıda bulunmaktadır" Verilen eğitimlerin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kenar, "Topluma hastalığı tanıtmak, ailenin eğitimi ve desteklenmesi, medyanın olumlu değişiminin sağlanması, psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında eğitim ve çalışmalar yürütülmektedir. Şizofreni hastalarından korkmayın, onlara destek olun ve hoşgörülü yaklaşın. Şizofreni hakkında bilgi edinin, hastalıkla ilgili olumsuz önyargılarınızı değiştirin. Çalışabilme ve üretebilme şansı tanıyın çünkü sizin çocuğunuz da bir gün şizofreni olabilir" dedi. Eğitim Merkezi Başkanı Cumhuriyet Savcısı Erhan Kilik, bilgilendirmenin sonunda Doç. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar’a çiçek takdim ederek teşekkürlerini sundu.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:47
Bayburt’ta kepçe kulak ameliyatları yapılıyor
Bayburt Devlet Hastanesinde kepçe kulak ameliyatları gerçekleştiriliyor. Hastanede, kepçe kulak şikayeti bulunan hastalara yönelik operasyonlar başarılı bir şekilde sürdürülüyor. Kulak Burun Boğaz (KBB) Polikliniğine kepçe kulak şikâyetiyle başvuran hastaya, Op. Dr. Atakan Sarıgül tarafından otoplasti operasyonu yapıldı. Başarılı geçen kepçe kulak düzeltme ameliyatıyla hastanın kulakları estetik müdahaleyle normal görünüme kavuşturuldu. Bayburt Devlet Hastanesinde kepçe kulak ameliyatlarının düzenli olarak yapıldığı ve hastaların çevre illere gitmeden bu hizmetten yararlanabildiği öğrenildi. Otoplasti operasyonlarının hem estetik hem de psikolojik açıdan hastaların yaşam kalitesine olumlu katkı sağladığı belirtildi.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:43
Hayırsever desteğiyle Niğde’ye yeni aile sağlığı merkezi
Niğde’de hayırsever Ramazan Gürbüz tarafından yaptırılacak modern Aile Sağlığı Merkezi için protokol imzalandı. Niğde Valiliği’nde düzenlenen imza törenine Vali Dr. Cahit Çelik’in yanı sıra Belediye Başkanı Emrah Özdemir, İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan ve bağışçı Ramazan Gürbüz katıldı. İmzalanan protokol kapsamında, Merkez Aşağıkayabaşı Mahallesi’nde belediyeye ait taşınmaz üzerine Emine-Mahmut Gürbüz Aile Sağlığı Merkezi inşa edilecek. Vali Cahit Çelik, yaptığı konuşmada hayırsever katkılarının Niğde’nin sağlık yatırımlarına güç kattığını belirterek, "Devletin yaptığı yatırımların yanı sıra, Ramazan amca gibi hayırsever vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine destek vermesi bizler için çok kıymetli. Kendisine bu anlamlı katkısından ötürü teşekkür ediyorum. Belediye Başkanımıza da tahsis sürecindeki desteği için ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah Ramazan amcamızın anne ve babasının ismini taşıyan bu merkez, uzun yıllar vatandaşlarımıza hizmet edecek" dedi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise hayırseverliğin toplumda örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, "Ramazan amca, ilimize sağlık alanında çok güzel bir eser kazandıracak. Bizler de belediye olarak her türlü desteği verdik. Bu tür katkılar, diğer hayırseverlerimize de örnek olacak. İnşallah burada şifa bulacak çok hastamız olacak. Bu anlamlı hayrın kabul olmasını diliyorum. Başta sayın Valimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hayırsever Ramazan Gürbüz ise Niğde’de yaşamasa bile memleketine olan sevgisini dile getirerek merkeze anne ve babasının isminin verilecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yapılan konuşmaların ardından hazırlanan protokol imzalandı. Tamamlanmasının ardından mülkiyeti Milli Emlak’a devredilecek olan merkez Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilerek hizmet sunacak.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:00
İnterstisyel akciğer hastalıkları ve İPF, birçok kanserden daha ölümcül
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dr. Öğretim Üyesi Esra Arslan Aksu, İPF ve diğer interstisyel akciğer hastalıklarının birçok kanser türünden de daha fazla ölüme neden olduğunu söyledi. Her yıl eylül ayının üçüncü haftası, tüm dünyada "idiyopatik pulmoner fibrozis (İPF)" ve diğer interstisyel akciğer hastalıklarına (İAH) dikkat çekmek amacıyla "farkındalık haftası" olarak anılıyor. Bu yıl 14–21 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerle, erken tanının önemi vurgulanacak ve kamuoyunda farkındalığın artırılması hedeflenecek. İPF ve diğer interstisyel akciğer hastalıklarında erken tanı, hastaların yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak açısından kritik öneme sahip. Günümüzde hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilen antifibrotik tedaviler mevcut olup, bu tedavilere zamanında başlanması hastalığın seyrini belirgin şekilde etkileyebiliyor. Ayrıca akciğer transplantasyonu da uygun hastalarda bir tedavi seçeneği olarak gündeme gelebiliyor. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Solunum Fonksiyon Testi Laboratuvarında bulunan karbonmonoksit difüzyon testi cihazı sayesinde hastalara solunum testi yapılabiliyor. Laboratuvarda 1 yıllık süreçte 188 hastaya 197 işlem yapıldı. "Birçok kanser türünden de daha fazla ölüme neden oluyor" İnterstisyel akciğer hastalıklarının ve İPF’nin çok bilinmese de tehlikeli bir hastalık grubu olduğunu ifade eden Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Esra Arslan Aksu, "Eylül ayının 3. haftası her yıl ’İdiyopatik Pulmoner Fibrozis ve İnterstisyel Akciğer Hastalıkları Farkındalık Haftası’ kapsamına konuyla alakalı aktiviteler yapılıyor. Bu hastalıklar ‘akciğerin nadir hastalıkları’ diye geçse de önemi; ilerleyici olması ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemesidir. Aslında çok bilinmeyen hastalıklar olmakla birlikte birçok kanser türünden de daha fazla ölüme neden olan bir hastalık grubudur. Bu hastalık grubunun belirtileri arasında inatçı kuru öksürük, kronikleşmiş öksürük ve nefes darlığı en belirgin başlangıç belirtileridir. Eğer erken dönemde yakalanmazsa ilerleyen dönemlerde nefes darlığındaki artış daha belirgin hale geliyor ve hastalar ileri evrede oksijen bağımlı hale geliyorlar. Hastalığın oluşma sebepleri arasında bir grubu nedeni belli olmayan hastalık olmakla birlikte bir kısmının da en büyük nedeni sigara kullanımı. Bağ doku hastalıkları, metabolik hastalıklar ve çevresel maruziyete bağlı olarak da hastalık gelişebiliyor" dedi. "Nadir bulunan karbon monoksit difüzyon testi cihazı, Karadeniz’deki hastalara hizmet veriyor" Laboratuvarda bulunan test cihazının Samsun’da 2 adet Karadeniz’de ise birkaç ilde olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Aksu, "Hastalar, göğüs hastalıkları uzmanının muayenesi ve difüzyon testi sonrasında hastada bir interstisyel akciğer hastalığı düşünüyorsak bazı hastalarda hücre sayımı yaparak tanıya gidiyoruz. Bazen de sadece doğru ve detaylı alınmış bir anamnez, fizik muayene ve karbon monoksit difüzyon testi sonucunda hastaya tanı koyabiliyoruz. Hastanemizde bulunan karbonmonoksit difüzyon testi cihazı, maalesef çok yaygın bulunan bir cihaz değil. Samsun’da sadece 2 merkezde var. Karadeniz’de de birkaç ilde mevcut. O yüzden cihazımız bölge hastalarına hizmet eden önemli bir cihaz ve şu haliyle önemli bir interstisyel akciğer hastalığı kliniğiyiz" diye konuştu. "İnterstisyel akciğer hastalıkları, ileri dönemde solunum yetmezliğine sebep olabilir" Oksijen düzeyinin düşmesine neden olan hastalık grubunun ileri dönemde solunum yetmezliğine yol açtığına da değinen Aksu, "İnterstisyel akciğer hastalıkları, orta-ileri yaş hasta grubunu etkileyen, akciğerin doğalda var olan süngerimsi yapısının sertleşmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalık sonrasında vücudumuzda değişime uğrayan bir takım oksijen ve karbondioksit gibi gazlar var. Bunların geçişleri etkilenerek hastaların vücutlarındaki oksijen düzeyi düşmekte. İleri evrelerde ise karbondioksit düzeyleri artmaktadır. Bu da maalesef ileri dönemler için solunum yetmezliğine sebep olmaktadır" şeklinde konuştu.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:41
İçerisi şifa, dışarısı botanik bahçesi
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, 30 yıllık sağlık tecrübesi kadar doğayla bütünleşmiş bahçesiyle de fark oluşturuyor. 20’ye yakın farklı türden çiçek ve bitkinin olduğu hastane bahçesi, adeta açık bir botanik bahçesini andırıyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, sağlık hizmetlerindeki uzmanlığı kadar, doğayla bütünleşmiş bahçesiyle de ilgi çekiyor. Hastane, yeşil hastane anlayışıyla sadece tedavi süreçlerine değil; aynı zamanda hastaların, ziyaretçilerin ve çalışanların motivasyonuna da önem veriyor. Bahçede, kadife çiçeklerinin canlı tonları, begonvilin mor ve pembe çiçekleri, gazanyaların renkleri ve oya ağacının zarif çiçekleri bir araya gelerek göze hitap ediyor. Manolyalar, bahçeye zarif beyaz çiçekleriyle estetik katarken, hatmi çiçeği ve arap yasemini, bahçeye ayrı bir hava katıyor. Huzurlu atmosfer Yeşilin farklı tonlarını barındıran şimşir çalıları, limon servileri, Leylandii ağaçları, alev çalısı ve kartopu, bahçeye huzurlu bir atmosfer kazandırıyor. Tropik esintiler taşıyan palmiye, sikas palmiye ve yuka bitkileri, egzotik bir dokunuş katarken, zeytin ağaçları köklü ve sakin duruşlarıyla doğal bir sakinlik sunuyor.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:12
Ortopedi Uzmanı Dr. Tekin: "Skolyozda en doğru tedavi için erken tanı şart"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, skolyozda erken tanının önemine dikkat çekerek, hastalık ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Ortopedi Uzmanı Dr. Tekin, omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz, özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde sıkça karşılaşılan ancak erken fark edildiğinde etkili şekilde tedavi edilebilen bir rahatsızlık olduğunu vurguladı. Ortopedi Uzmanı Dr. Tekin, "Skolyoz, omurganın önden bakıldığında düz olması gerekirken, sağa veya sola doğru "S" ya da "C" şeklinde anormal eğrilik göstermesidir. Bu durum sadece omurgayı değil, aynı zamanda kaburga ve kas yapısını da etkileyerek kişinin duruşunu ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir" dedi. Nedenleri ve belirtileri Ortopedi Uzmanı Dr. Tekin, "Skolyozun sebepleri arasında idiopatik (sebebi bilinmeyen), doğuştan gelen (konjenital) ve kas-sinir hastalıklarına bağlı (nöromüsküler) tipler bulunmaktadır. Belirtiler ise omuz ve kalça asimetrisi, gövdenin bir tarafa eğilmesi, sırt ve bel ağrısı olarak ortaya çıkar. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzman kontrolüne başvurulmalıdır" şeklinde konuştu. Tanı ve tedavi Doç. Dr. Tekin, "Hafif vakalarda düzenli takip yeterli olurken, orta dereceli skolyozda korse kullanımı öneriyoruz. Eğrilik 40-50 dereceyi geçtiğinde ise cerrahi müdahale gerekebilir" ifadelerini kulandı. Ailelere öneriler Dr. Tekin, "Çocukların duruşlarına dikkat edilmeli, büyüme dönemlerinde düzenli sağlık kontrolleri yapılmalıdır. Skolyozun erken teşhisi tedavinin başarısı için kritik öneme sahiptir" diyerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:09
Dijital hekimlikle defalarca dişçi koltuğuna oturmaya son
Diş protezi ya da diş implantı gibi tedavilere ihtiyacı olan hastalar için süreci kolaylaştıran dijital diş hekimliği uygulaması hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Özlem Özhan Yatar, uygulamanın hastalara ve hekimlere büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliği uygulamalarının geleneksel yöntemlere göre daha hızlı ve daha iyi sonuçlar sağlayabildiğini söyledi. Ağız ve diş sağlığı alanı, dijitalleşme sürecinin getirdiği yeniliklerden payını aldı. Diş protezi ya da diş implantı gibi zorlu ve kapsamlı yöntemler, dijitalleşmeyle beraber daha kolay ve daha az riskle uygulanır hale geldi. Dijital diş hekimliği olarak adlandırılan söz konusu uygulama hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, dijitalleşmenin hem hekimin hem de hastanın işini kolaylaştırdığını ifade ederek, "Son yıllarda teknolojinin ve dijital sistemlerin yaşantımıza yoğun şekilde girmesiyle beraber biz de bunu meslek alanımızda görmeye başladık. Dijital diş hekimliği klasik ölçü yöntemlerinden ziyade hastada çok daha kısa sürede basit ve hata payı bırakmayan bir şekilde ölçü alınan bir yöntemdir" dedi. Tedaviyi başa saracak riskler ortadan kalkıyor Dijital diş hekimliğinin son 5 yıllık süreçte bilinirliğinin arttığını dile getiren Dt. Özlem Özhan Yatar, "Bu çok yaygın bir uygulama değil. Çünkü işin içine ağız içi kamera, ona uygun bilgisayar ve en önemlisi bu teknikle çalışabilecek bir laboratuvar giriyor" dedi. Uygulamaya değinen Dt. Özlem Özhan Yatar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital diş hekimliği, mesleki anlamda büyük yenilik getirdi. Hastanın ağız ölçüsü alınırken kullanılan macun tarzı materyaller tarih oldu. Macunla ölçü alındığında, bunun ağızda sabit bir şekilde konumlandırılmasından, en son laboratuvarda alçı dökülerek modelin düzgün bir şekilde oluşturulmasına kadar geçen süreçte deforme olmaması gerekir. En ufak bir deformasyon, yapılan protezin ağız içiyle uyumlu olmamasına neden olabilir. Dijital diş hekimliğinde, bir diş fırçası büyüklüğünde ağız içi kamera ile 2-3 dakika içinde hastanın ölçüleri alınabilir. Örneğin, bulantı refleksi çok yüksek bir hastada bu yöntemde sorun yaşanmıyor. Çünkü durup kalınan yerden ölçü almaya devam edilebiliyor. Ancak klasik yöntemde böyle bir kolaylık sunulamıyor. Ölçü materyalinin, ağızda donana kadar bekletilmesi gerekiyor. Ayrıca dijital yöntemle alınan ölçüler gerçeğe daha yakın çıktığı için hata payı azalıyor. Hastanın ölçüleri bilgisayar arşivinde kolayca saklanabildiği için de yeni uygulamalarda kullanılabilir oluyor." İkinci seansta işlem tamamlanabiliyor Tarayıcı ile ölçü alındığında bilgisayar üzerinden laboratuvara gönderildiğini ifade eden Dt. Özlem Özhan Yatar, "Kalıp gönderme söz konusu olmadığı için süreç de kısalmış oluyor. Ayrıca klasik yöntemdeki gibi ara provalara ihtiyaç duyulmuyor. İlk seansta ölçü alınıp, ikinci seansta implant ya da protez takılabiliyor. Örneğin implant yapılan hastalarda cerrahi müdahale sonrası dijital ölçü alınarak 24 saatte sabit geçici dişler teslim edilebiliyor" dedi. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliğine uygun laboratuvarların sayısının artmasıyla, diş tedavisi uygulamalarında daha fazla işlemin kolay bir şekilde yapılabileceğini aktardı.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:07
Araban Sarımsağı ile hazırladığı turşu ile şifa dağıtıyor
Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde oturan Erdal Şaşkın, Araban Sarımsağından doğal turşular hazırlayarak bölgede yaşayan vatandaşlara şifa dağıtıyor. Erdal Şaşkın, Araban Ovası’nın verimli topraklarında yetişen meşhur Araban Sarımsağı ile yaptığı sarımsak turşusu ile şifa dağıtıyor. İnsan sağlına faylarıyla bilinen sarımsakları araştırdığını belirten Şaşkın, Araban Sarımsağının kendine has tadı, aroması ve dayanıklılığı olduğunu gördüğü için bunun turşusunu yapmaya karar verdiğini söyledi. Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Altun, Şaşkın’ı ziyaret ederek Araban Sarımsağının tanıtımına katkıda bulunduğu için teşekkür etti.
12 Eylül 2025 Cuma - 10:59
Uzmanı uyardı: "Ani ve şiddetli karın ağrıları ciddiye alınmalı"
Uzm. Dr. Muharrem Coşkun, ani ve şiddetli karın ağrılarının ciddi nedenlerden kaynaklanabileceğini belirterek, doğru değerlendirme ile komplikasyonların önlenebileceğini vurguladı. Ani ve şiddetli karın ağrıları, genellikle acil müdahale gerektiren durumların ilk göstergesi olabilir. Özellikle karın içinde yer alan organlarla ilgili sorunlar, bazen yaşamı tehdit edebilecek komplikasyonlara yol açabilir. Medicana Kadıköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Muharrem Coşkun, karın ağrılarının farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirterek, "Ani başlayan ve giderek şiddetlenen karın ağrısı, apandisit, safra kesesi taşı, pankreatit veya bağırsak tıkanıklığı gibi acil durumların habercisi olabilir. Ağrının niteliği, süresi ve eşlik eden bulgular, doğru tanı için yol göstericidir" dedi. Kusma ve bulantıya dikkat Uzm. Dr. Muharrem Coşkun, ani karın ağrısı ile birlikte bazı belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, "Kusma ve bulantının eşlik etmesi, yüksek ateş, karın bölgesinde sertlik veya hassasiyet, dışkıda kan veya renk değişikliği, şiddetli ve giderek artan ağrı bazen hayati risk taşıyan durumların göstergesi olabilir. Erken tanı ve doğru müdahale, komplikasyon riskini önemli ölçüde azaltır" şeklinde konuştu. "Dengeli beslenin" Uzm. Dr. Muharrem Coşkun, tanı sürecinde multidisipliner yaklaşımın önemine değinerek, "Ağrının kaynağına bağlı olarak cerrahi veya medikal tedavi seçenekleri değerlendirilir. Düzenli takip ve doğru tedavi planı, komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynar. Ani karın ağrılarının tamamen önlenmesi her zaman mümkün olmasa da, bazı önlemler riskin azaltılmasına katkı sağlar. Dengeli ve düzenli beslenme, aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalardan kaçınma, düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite, daha önce benzer rahatsızlıkları olan kişilerin, risk durumlarını bilerek hareket etmesi önlem olabilir" ifadelerini kullandı. "Geçici bir rahatsızlık olarak görülmemeli" Uzm. Dr. Muharrem Coşkun, karın ağrısı şikâyeti yaşayan kişilerin gecikmeden tıbbi değerlendirme almasının önemini vurgulayarak, "Ağrı hafif gibi görünse de altında ciddi bir durum yatabilir. Özellikle şiddetli ve ani başlayan karın ağrıları, ihmal edilmemeli ve acil değerlendirmeye alınmalıdır. Ani ve şiddetli karın ağrıları, sadece geçici bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemeli, potansiyel ciddi sağlık sorunlarının habercisi olarak ele alınmalıdır. Erken tanı ve uygun müdahale ile komplikasyon riski önemli ölçüde azaltılabilir" dedi.
12 Eylül 2025 Cuma - 09:50
Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler
Kendi çocuklarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gören ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden olumlu sonuç alamayan iki baba, Osmanlı dönemindeki tedavi yöntemini keşfederek önce kendi evlatlarını iyileştirdi. Şimdi ise aynı durumda olan ailelere ve gençlere umut olmaya devam ediyorlar. Isparta’da kurdukları Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına uygulanan hamam tedavisinden esinlenerek sauna ve çeşitli aktivitelerle ilaçsız tedavi sunuyor. Bu yöntem sayesinde 11 yılda 800’den fazla kişi bağımlılıktan kurtuldu. Isparta’da 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), madde bağımlılarını ilaçsız tedavi eden özel bir iyileştirme merkeziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilklerine imza atan derneğe başvuran bağımlılar, at bakıcılığı, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve su terapisi gibi etkinliklerle sosyal hayata kazandırılıyor. Merkez, AMATEM ve benzeri kuruluşların uyguladığı ilaç tedavisini reddediyor. Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına hamam yöntemiyle uygulanan tedaviden ilham alan dernek, günümüz teknolojisini kullanarak sauna yöntemiyle 6 ay süren bir iyileştirme süreci yürütüyor. Başarı oranının yüzde 70’e ulaştığı merkezde bugüne kadar 800’den fazla genç, madde bağımlılığından kurtularak meslek sahibi oldu. Evlatlarını kurtarma mücadelesinden doğan umut Derneğin kuruluş hikâyesi de ise İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, kendi evlatlarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gördüklerinde pek çok tedavi yöntemini denedi ancak sonuç alamadı. Katıldıkları bir etkinlikte Osmanlı dönemindeki hamam tedavisinden ilham alan iki baba, apartmanlarının deposuna kurdukları basit bir sauna sistemiyle ilk 6 kişilik bağımlı grubunu 6 ayda iyileştirmeyi başardı. Bu başarının ardından derneği büyüterek, kendi acılarından doğan bu yöntemle başka ailelere de umut kapısı araladılar. Acıdan doğan bir umut hikâyesi UYUMDER’de tedavi olduktan sonra yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak eğitmenlik yapan Mustafa Sarı, "UYUMDER, 11 yıl önce küçük bir depoda, iki evladıyla sınanmış iki baba tarafından, kendi yaşadıkları acılardan yola çıkılarak kuruldu. Daha sonra yapılan çalışmaları gören Isparta Valiliği’nin de destekleriyle derneğimiz, Isparta–Eğirdir Karayolu’nda yaklaşık 52 dönümlük bir araziye taşındı. Kuruluş hikâyesi şöyle: Kurucularımız İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, evlatlarının sigara bile içmediğini düşünürken bir anda onların madde bağımlısı olduğunu öğrendi. Birçok yöntem denemelerine rağmen sonuç alamadılar. Katıldıkları bir seminerde Osmanlı döneminden kalma bir tedavi yöntemini duyduktan sonra bu yöntemi denemeye karar verdiler. Dernek ilk olarak bir apartmanın bodrum katında kuruldu. İlk 6 kişiyle başladılar ve çok zor, çok acılı bir dönemden geçtiler. Daha sonra buranın yetersiz geldiğini anlayınca Gölcük Tabiat Parkı civarında daha büyük bir alana geçerek ilk sauna sistemini orada başlattılar" ifadelerini kullandı. Asırlık yöntemle ilaçsız tedavi Sauna programının Osmanlı dönemine dayandığını belirten Sarı, "O dönemde şarap bağımlıları ve Müslüman olmayı seçen Hristiyanlar, bağımlılıklarından kurtulmak için hamama girerek vücuttaki maddeleri terleme yoluyla atıyorlardı. Biz de burada tamamen geçmişe dayalı bu yöntemi uyguluyoruz. Dışarıda AMATEM veya başka kuruluşların kullandığı ilaç tedavisini kesinlikle uygulamıyoruz" şeklinde konuştu. 18 yılın izleri, 24 günde temizleniyor Derneğin, Türkiye’de ilk ve tek ilaçsız tedavi merkezi olduğunu söyleyen Sarı, "Sauna programımızda 21 ile 24 gün arasında, kullandığımız vitaminlerin de desteğiyle, vücuttaki bağımlılık maddelerini detoks yöntemiyle temizliyoruz. Bazı maddelerin 18 yıl boyunca vücuttan atılmadığı bilinir, biz bu tedaviyle 21–24 günde bu maddeleri sauna yoluyla atabiliyoruz. Başarı oranımız yüzde 70’tir. Kimse ‘yüzde 100 başarı’ iddiasında bulunamaz, böyle bir şey yoktur. Altı aylık tedavi programımızı adım adım uyguladığımızda başarı ortalaması yüzde 70’tir. Yüzde 30’luk başarısızlık oranı ise genellikle kişilerin istikrarsızlığından kaynaklanır. ‘Annem için geldim, babam için geldim, evlatlarım için geldim’ diyerek isteksiz gelen arkadaşlarımız olabiliyor. Bu nedenle zaman zaman başarısızlık yaşanıyor" dedi. Gençlerin hayatına dokunmak için destek çağrısı UYUMDER olarak maddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Sarı, "Biz Isparta’da Valilik onaylı bir tedavi merkeziyiz ve tamamen ücretsiz hizmet veriyoruz. Ancak gelen arkadaşlarımıza her zaman yeterli imkân sağlayamıyoruz. Örneğin, kuru bakliyatımızı bile Ankara’dan kendi aracımızla temin ediyoruz. Devletimiz her zaman yanımızda, Allah razı olsun, ama biz büyüklerimizin, belediyemizin ve halkımızın desteğinin her zaman omuzlarımızda olmasını istiyoruz. Buradaki yatak kapasitemiz 50 kişi fakat maddi imkânsızlıklar nedeniyle şu anda 20–25 gence destek olabiliyoruz. Belediyemiz, Valiliğimiz ve iş insanlarımız bize destek verirse, sadece 25 değil 50 gencimizi aynı anda tedavi edebilir ve sahip çıkabiliriz" ifadelerini kullandı.
12 Eylül 2025 Cuma - 09:47
Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler
Kendi çocuklarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gören ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden olumlu sonuç alamayan iki baba, Osmanlı dönemindeki tedavi yöntemini keşfederek önce kendi evlatlarını iyileştirdi. Şimdi ise aynı durumda olan ailelere ve gençlere umut olmaya devam ediyorlar. Isparta’da kurdukları Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına uygulanan hamam tedavisinden esinlenerek sauna ve çeşitli aktivitelerle ilaçsız tedavi sunuyor. Bu yöntem sayesinde 11 yılda 800’den fazla kişi bağımlılıktan kurtuldu. Isparta’da 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), madde bağımlılarını ilaçsız tedavi eden özel bir iyileştirme merkeziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilklerine imza atan derneğe başvuran bağımlılar, at bakıcılığı, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve su terapisi gibi etkinliklerle sosyal hayata kazandırılıyor. Merkez, AMATEM ve benzeri kuruluşların uyguladığı ilaç tedavisini reddediyor. Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına hamam yöntemiyle uygulanan tedaviden ilham alan dernek, günümüz teknolojisini kullanarak sauna yöntemiyle 6 ay süren bir iyileştirme süreci yürütüyor. Başarı oranının yüzde 70’e ulaştığı merkezde bugüne kadar 800’den fazla genç, madde bağımlılığından kurtularak meslek sahibi oldu. Evlatlarını kurtarma mücadelesinden doğan umut Derneğin kuruluş hikâyesi de ise İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, kendi evlatlarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gördüklerinde pek çok tedavi yöntemini denedi ancak sonuç alamadı. Katıldıkları bir etkinlikte Osmanlı dönemindeki hamam tedavisinden ilham alan iki baba, apartmanlarının deposuna kurdukları basit bir sauna sistemiyle ilk 6 kişilik bağımlı grubunu 6 ayda iyileştirmeyi başardı. Bu başarının ardından derneği büyüterek, kendi acılarından doğan bu yöntemle başka ailelere de umut kapısı araladılar. Acıdan doğan bir umut hikâyesi UYUMDER’de tedavi olduktan sonra yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak eğitmenlik yapan Mustafa Sarı, "UYUMDER, 11 yıl önce küçük bir depoda, iki evladıyla sınanmış iki baba tarafından, kendi yaşadıkları acılardan yola çıkılarak kuruldu. Daha sonra yapılan çalışmaları gören Isparta Valiliği’nin de destekleriyle derneğimiz, Isparta-Eğirdir Karayolu’nda yaklaşık 52 dönümlük bir araziye taşındı. Kuruluş hikâyesi şöyle: Kurucularımız İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, evlatlarının sigara bile içmediğini düşünürken bir anda onların madde bağımlısı olduğunu öğrendi. Birçok yöntem denemelerine rağmen sonuç alamadılar. Katıldıkları bir seminerde Osmanlı döneminden kalma bir tedavi yöntemini duyduktan sonra bu yöntemi denemeye karar verdiler. Dernek ilk olarak bir apartmanın bodrum katında kuruldu. İlk 6 kişiyle başladılar ve çok zor, çok acılı bir dönemden geçtiler. Daha sonra buranın yetersiz geldiğini anlayınca Gölcük Tabiat Parkı civarında daha büyük bir alana geçerek ilk sauna sistemini orada başlattılar" ifadelerini kullandı. Asırlık yöntemle ilaçsız tedavi Sauna programının Osmanlı dönemine dayandığını belirten Sarı, "O dönemde şarap bağımlıları ve Müslüman olmayı seçen Hristiyanlar, bağımlılıklarından kurtulmak için hamama girerek vücuttaki maddeleri terleme yoluyla atıyorlardı. Biz de burada tamamen geçmişe dayalı bu yöntemi uyguluyoruz. Dışarıda AMATEM veya başka kuruluşların kullandığı ilaç tedavisini kesinlikle uygulamıyoruz" şeklinde konuştu. 18 yılın izleri, 24 günde temizleniyor Derneğin, Türkiye’de ilk ve tek ilaçsız tedavi merkezi olduğunu söyleyen Sarı, "Sauna programımızda 21 ile 24 gün arasında, kullandığımız vitaminlerin de desteğiyle, vücuttaki bağımlılık maddelerini detoks yöntemiyle temizliyoruz. Bazı maddelerin 18 yıl boyunca vücuttan atılmadığı bilinir, biz bu tedaviyle 21-24 günde bu maddeleri sauna yoluyla atabiliyoruz. Başarı oranımız yüzde 70’tir. Kimse ‘yüzde 100 başarı’ iddiasında bulunamaz, böyle bir şey yoktur. Altı aylık tedavi programımızı adım adım uyguladığımızda başarı ortalaması yüzde 70’tir. Yüzde 30’luk başarısızlık oranı ise genellikle kişilerin istikrarsızlığından kaynaklanır. ‘Annem için geldim, babam için geldim, evlatlarım için geldim’ diyerek isteksiz gelen arkadaşlarımız olabiliyor. Bu nedenle zaman zaman başarısızlık yaşanıyor" dedi. Gençlerin hayatına dokunmak için destek çağrısı UYUMDER olarak maddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Sarı, "Biz Isparta’da Valilik onaylı bir tedavi merkeziyiz ve tamamen ücretsiz hizmet veriyoruz. Ancak gelen arkadaşlarımıza her zaman yeterli imkân sağlayamıyoruz. Örneğin, kuru bakliyatımızı bile Ankara’dan kendi aracımızla temin ediyoruz. Devletimiz her zaman yanımızda, Allah razı olsun, ama biz büyüklerimizin, belediyemizin ve halkımızın desteğinin her zaman omuzlarımızda olmasını istiyoruz. Buradaki yatak kapasitemiz 50 kişi fakat maddi imkânsızlıklar nedeniyle şu anda 20-25 gence destek olabiliyoruz. Belediyemiz, Valiliğimiz ve iş insanlarımız bize destek verirse, sadece 25 değil 50 gencimizi aynı anda tedavi edebilir ve sahip çıkabiliriz" ifadelerini kullandı.
12 Eylül 2025 Cuma - 09:15
Kütahya’da dev guatr ameliyatsız tedavi edildi: Yüzde 90’dan fazla küçülme oldu
Kütahya Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Biriminde olağanüstü büyüklüğe ulaşan guatr, mikrodalga ablasyon yöntemiyle tedavi edilerek yüzde 90’dan fazla küçülme gerçekleştirilerek büyük bir başarıya imza atıldı. Mikrodalga ablasyon yöntemi hakkında açıklamalarda bulunan Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Korkmaz, " Girişimsel Radyoloji olarak, dev guatrı nedeniyle İzmir’den bize başvuran hastamız, nefes almakta güçlük, yutkunmada zorluk, fiziksel görünüm bozukluğu ve buna bağlı özgüven kaybı şikâyetleriyle çok zor günler geçiriyordu. Hastamızın önce biyopsisini yapıp sonuçlarını bekledik. Biyopsi sonuçlarından sonra mikrodalga ablasyon işlemine uygun olduğuna karar verdik. Hastamıza bu yöntemi detaylıca anlattık ve kabul etmesiyle birlikte işlemin planlamasını yaptık. İşlem günü yaklaşık 1 saat süren, ameliyatsız ve sadece iğne deliğinden uygulanan mikrodalga ablasyon ile tedavisini gerçekleştirdik. Hastamıza yapılan işlemin ardından 6 ay sonra geldiği kontrolünde guatrında yüzde 90’dan fazla küçülme sağlandığını gördük. Nefes darlığı ve bası şikâyetleri tamamen kayboldu, görünümü normale döndü. Hastamız şimdi çok mutlu. Kendisi, " Artık rahat nefes alabiliyorum, özgüvenim yerine geldi" diyor" diye konuştu. "Hastalara umut olmaya devam ediyoruz" 1000’in üzerinde vaka tecrübesiyle girişimsel radyolojinin gücüyle hastalara umut olmaya devam ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Korkmaz, " Merkezimize Türkiye’nin dört bir yanından; tiroid, paratiroid, meme, karaciğer ve böbrek tümörleri için hastalar geliyor ve ameliyatsız şifa buluyor. Ayrıca, kliniğimizde sadece hastalar değil, yurtiçi ve yurtdışından gelen hekimler de bu konuda eğitim alıyor. Böylece mikrodalga ablasyon tedavisinin ülkemizde ve dünyada daha yaygınlaşmasına katkı sağlıyoruz" dedi. "Tiroid nodülü ve mikrodalga ablasyon tedavisi nedir? Tiroid nodülleri, tiroid bezinde oluşan ve hastalarda hem kozmetik hem de fonksiyonel problemlere yol açabilen oluşumlardır. Mikrodalga ablasyon, bu nodülleri cerrahi müdahale gerektirmeden (ameliyatsız) etkili bir şekilde tedavi eder. Mikrodalga enerjisi ile nodül dokusu hedef alınarak, hücrelerin kontrollü bir şekilde ısıtılıp yok edilmesi sağlanır. Bu yöntem, cerrahiye gerek kalmadan yapılabilmesi sayesinde hastaların hızlıca günlük yaşantılarına dönmelerine imkan tanır.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder