Son Dakika
|
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul Park 5 dönem boyunca yarışlara ev sahipliği yapacak"
Formula 1 yeniden Türkiye’de
Trump: "İran’a karşı nükleer silah kullanmayacağım"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Bakan Fidan’dan ABD-İran gerilimi için kritik mesaj
Kadın Güreş Milli Takımı, Avrupa ikincisi
Kırmızı bültenle aranan Hindistanlı uyuşturucu kaçakçısı İstanbul’da yakalandı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi İslamabad'da
Trump: "İran, ABD’nin taleplerini karşılamaya yönelik bir teklif planlıyor"
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Merz: "İran yaptırımlarını kademeli olarak hafifletmeye hazırız"
SAĞLIK
Karakoçan’da uyuşturucuyla mücadele: 1 gözaltı
24 Nisan 2026 Cuma - 22:07:22
Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde polis ekipleri tarafından yapılan çalışmada aracından uyuşturucu madde çıkan şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Karakoçan ilçesinde, uyuşturucu ile mücadele kapsamında İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışması aralıksız sürüyor. Bu çerçevede yürütülen çalışmalar ve denetimler sırasında şüpheli bir araç durduruldu. Araçta yapılan aramalarda tütüne emdirilmiş vaziyette 43,17 gram kannabinoid uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli A.A. hakkında yasal işlem başlatıldığı bildirdi.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:05
Türkiye ile Maldivler arasında sağlık alanında iş birliği
USTKON ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, sağlık turizmi ve sağlık yatırımları alanındaki uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Prof. Dr. Aysun Bay, Maldivler Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef ile bir araya geldi. Görüşmede başta onkoloji hastanesi projesi olmak üzere sağlık hizmetleri, sağlık eğitimi, medikal sektör ve sağlık turizmi alanlarındaki iş birliği imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmeler kapsamında, Maldivler’de hayata geçirilmesi planlanan sağlık yatırımları için karşılıklı mutabakatın sağlanmasının ardından proje modeli, finansal yapı ve uygulama süreçlerinin netleştirilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu. Maldivler Hükümeti’nin projeye sağlayacağı destekler ile Türkiye’nin sağlık alanındaki güçlü altyapısının bir araya getirilerek, iki ülke arasında sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Tarafların, önümüzdeki süreçte teknik ve idari çalışmaların hızlandırılması, karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve somut projelerin hayata geçirilmesi konusunda da mutabık kaldığı öğrenildi. Türkiye ile Maldivler arasında kurulacak stratejik iş birliğinin, sağlık turizmi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası ölçekte önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 17:54
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nden Yüşra açıklaması
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, Şehir Hastanesi’nde tedavi gördüğü sırada vefat eden Yüsra Türkoğlu ilgili açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklamada, dava kapsamında, 24.04.2026 tarihinde hastanede herhangi bir gözaltı yapılmadığı, adli soruşturmanın devam ettiği ve sürecin İl Sağlık Müdürlüğü’nce yakından takip edildiği belirtildi.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:25
Sağlık Bakanlığı’ndan İran’a ikinci etap insani yardım amaçlı tıbbi malzeme gönderildi
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından İran’a 6 tır insani yardım amaçlı tıbbi malzeme ve ilaç gönderilmiştir. Van İl Sağlık Müdürlüğü’nde hazırlanan 107 palet yardım malzemesi Ağrı Doğu Bayazıt Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. İran’a gönderilmek üzere 107 palet ilaç ve tıbbi sarf malzemesi hazırlandı 104 palet 361 kalemden oluşan yaklaşık 1,8 milyon tıbbi sarf malzemesi, 2 palet 78 kalemden oluşan yaklaşık 10 bin ilaç, 1 palet 22 kalemden oluşan 385 soğuk zincir ilaç, İran’a gönderilmek üzere Van İl Sağlık Müdürlüğü’nün deposuna nakledildi. Acil müdahale ve cerrahi işlemler için tıbbi sarf malzemeleri tırlara yüklendi İran’a gönderilen yardım kolilerinde enjektörler, cerrahi maskeler, steril eldivenler, oksijen maskeleri ve koruyucu ekipmanlar başta olmak üzere çok sayıda tıbbi sarf malzemesi yer alıyor. Bu malzemeler, acil müdahale ve cerrahi işlemler başta olmak üzere sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi açısından önem taşıyor. Yardım tırlarında temel ilaçlar ve onkoloji ilaçları da bulunuyor İran’a gönderilen tırlarda tıbbi malzemelerin haricinde, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve endokrin ilaçları gibi temel ilaçlar yer alırken; soğuk zincir ilaçlar arasında onkoloji ilaçları da bulunuyor. Sağlık Bakanlığı İran’a ilk etapta 3 tır ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemesi göndermişti Sağlık Bakanlığı İran’a aynı ay içerisinde ikinci kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderdi. İlk etapta 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a gönderilmiş; röntgen, ultrason, ventilatör ve hasta başı monitör gibi kritik ekipmanlar bölgeye ulaştırıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 09:23
Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu
2
24 Nisan 2026 Cuma- 11:16
Samsun’un kalbi yerli teknolojiyle koruma altında: 3 noktada hizmete girdi
3
23 Nisan 2026 Perşembe- 09:01
Van’da ‘Her Gebeye Bir Ebe’ dönemi: 6 bin anne adayına ulaşıldı
4
24 Nisan 2026 Cuma- 10:34
Sosyal medyadaki "paket egzersizlerin" faturası ağır olabilir
5
24 Nisan 2026 Cuma- 11:33
Bahar yorgunluğuna karşı 10 süper besin
11 Eylül 2025 Perşembe - 13:15
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde mesai dışı poliklinik hizmeti genişliyor
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, vatandaşların talepleri doğrultusunda mesai dışı poliklinik hizmetlerini genişleterek nöroloji polikliniğini de uygulamaya dahil etti. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde mesai dışı poliklinik hizmetleri genişletiliyor. Daha önce kadın hastalıkları ve doğum, göz hastalıkları, dahiliye ve kardiyoloji branşlarında sunulan mesai dışı hizmetlere, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine nöroloji polikliniği de eklendi. Siirt İl Sağlık Müdürü Dr. Besim Hacıoğlu, yaptığı açıklamada mesai dışı poliklinik uygulamasının vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Nöroloji polikliniğinin de dahil edilmesiyle birlikte randevu bekleme sürelerinin daha da kısalacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı branşlarda da bu hizmeti yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi.
11 Eylül 2025 Perşembe - 13:11
TVHB Merkez Konseyi Üyesi Yıldız: "Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır"
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklara karşı önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, "Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol Tek Sağlık uygulamasıdır. Bu amaçla, Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır" dedi. İnsan, hayvan ve çevre sağlığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen 3’üncü Uluslararası 8’inci Ulusal Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Kongresi, Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu’nda başladı. Türk Veteriner Hekimleri Birliği’ni (TVHB) temsilen Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmettin Ünal, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ile çok sayıda veteriner hekim ve kurum temsilcisinin katıldığı kongre, 11-13 Eylül tarihlerinde ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde devam edecek. "Veteriner hekimler hayvan ve insan sağlığını korumaktan sorumludur" Veteriner hekimlerin insan ve hayvan sağlığından sorumlu olduğuna değinen TVHB Merkez Konseyi Üyesi Yıldız, "Hayvanlar için antimikrobiyallerin varlığı ve kullanımı, hayvan sağlığı ve refahını sağlamak için esastır. Ancak uygunsuz antimikrobiyal kullanımları, insan ve hayvan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek antimikrobiyal direncin gelişimine sebep olmaktadır. Veteriner hekimler hayvan ve insan sağlığını korumaktan sorumludur. Düne göre antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliği daha önemli hale gelmiştir. Bilim insanları, önlem alınmadığı takdirde, gelecekte en basit mikrobiyal hastalıkların dahi tedavilerinin çok güçleşeceği konusundan endişe duymaktadır. Antimikrobiyal direnç tüm dünya ülkelerinin ortak sorunu olup, bu konuda vakit kaybetmeden, tüm ülkeler hazırlanacak projeler çerçevesinde daha ileri seviyelerde ortak çalışma yürütmek durumundadırlar. Yarın çok geç olabilir. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü, Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü ve Dünya Veteriner Hekimleri Birliği gibi uluslararası kuruluşları önemli görevler beklemektedir" diye konuştu. "Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır" Hayvanlardan insanlara geçen hastalıklara karşı önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Yıldız "Bir an önce, İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı her üçü birlikte tek sağlık konsepti olarak değerlendirilerek, disiplinler arası bir uygulama ile arzu edilen seviyede veteriner halk sağlığı pratiğine geçilmelidir. Tek sağlık konsepti hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve küresel halk sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların kontrolünde, antibiyotik direnci ile mücadelede ve gıda güvenliğinin sağlanmasında beşeri hekimler, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını gerektiren kavramdır. Korunma tedaviden daha etkili ve daha ekonomik olup, hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol Tek Sağlık uygulamasıdır. Bu amaçla, Tek Sağlık Yasası çıkmalı, ülkemizde Tek Sağlık’ın icra edileceği işlevsel yapılar, dünyadaki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri benzeri Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi kurulmalıdır" şeklinde konuştu.
11 Eylül 2025 Perşembe - 12:43
Sağlık personellerine teşekkür belgesi
Afyonkarahisar’da yılın ilk altı ayı izlem ve tarama sayılarına göre, farklı dallarda en çok tarama yapan sağlık personeline teşekkür belgesi verildi. 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen farklı etkinliklerle dolu dolu kutlandı. Hafta boyunca her gün farklı bir tema ile koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekildi. Çocukların eğlenerek öğreneceği, vatandaşların farkındalığını artıracak etkinlikler düzenlendi. Etkinliklerin sonunda, sahada büyük özveriyle çalışan sağlık personeli unutulmadı. Yılın ilk altı ayı izlem ve tarama sayılarına göre, farklı dallarda en çok tarama yapan sağlık personeline teşekkür belgeleri, İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk tarafından takdim edildi.
11 Eylül 2025 Perşembe - 12:22
Kuzey Kıbrıs’ta sezon öncesinde futbolcular sağlık kontrolünde
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) ile Yakın Doğu Üniversitesi arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında futbolcuların sağlık kontrolleri yapılmaya başlandı. KTFF ile Yakın Doğu Üniversitesi arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında futbolcuların sağlık kontrolleri Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nin altyapısı ile yapılmaya başlandı. Futbolcuların bireysel performanslarını geliştirmelerine de destek olacak AKSA Süper Lig’de mücadele eden Çetinkaya TSK ve Küçük Kaymaklı futbolcuları, Lefkoşa’da Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde sağlık kontrollerini tamamlarken Dumlupınar SK ve Gençler Birliği, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nde sağlık kontrolünden geçti. Lapta, Alsancak Yeşilova ve Esentepe futbolcuları ise Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde sağlık kontrollerini tamamladı. Modern sağlık altyapısı ve uzman hekim kadrosu ile gerçekleştirilen sağlık taramaları, futbolcuların bireysel performanslarını geliştirmelerine de destek olacak. AKSA Süperlig ve AKSA 1. Lig’de müsabakaların başlaması ile 2025-2026 futbol sezonunu boyunca futbolcu ve hakemlerin sağlık kontrolleri, meydana gelebilecek sakatlıkların tedavisi, fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetleri de sağlanmaya devam edecek. KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu: "İki güçlü kurumun iş birliği ile kusursuz bir sağlık süreci geçirileceğine olan inancım tamdır" KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu başlayan sağlık kontrolleri ile ilgili açıklamalarda bulunarak, futbolcuların ciddi bir taramadan geçirildiğini ve kapsamlı bir teste tabi tutulduğunu ifade etti. Sertoğlu, uzun yıllardır peşinde oldukları bir sağlık anlaşmasına Yakın Doğu Üniversitesi ile vardıklarını ve iki güçlü kurumun işbirliği ile kusursuz bir sağlık süreci geçirileceğine olan inancının tam olduğunu ifade etti. Kulüplerin de varılan anlaşmadan memnuniyet duyduğunun altını çizen Sertoğlu, "Kulüplerimizin sağlık kontrolleri önceki gün itibariyle başladı. Bu bağlamda onlardan da iyi geri dönüşler alıyoruz. Günde 3 kulübümüz Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nde ciddi bir sağlık taramasından geçiyor" diye konuştu. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: "Sporun her alanında ülkemize değer katmaya devam edeceğiz" Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu ile imzaladıkları sponsorluk anlaşması kapsamında futbolcuların Yakın Doğu Oluşumu’nun Lefkoşa, Girne ve Yeniboğaziçi’nde sağlık kontrollerinden geçmeye başlaması ile ilgili açıklama yaptı. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, "Hayata geçirdiğimiz sponsorluk protokolünü, sporun geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Sağlık, eğitim ve sporun kesişim noktasında konumlanan bu iş birliği; futbolcularımızın sağlıklı bir şekilde sahada yer almalarına, kulüplerimizin sürdürülebilirliğine ve gençlerimizin akademik gelişimlerine güçlü bir katkı sunacaktır" ifadelerini kullandı. Salih Işık: "Atılan bu adım; futbolun tüm paydaşlarına büyük faydalar sağlayacaktır" Çetinkaya Türk Spor Kulübü Koordinatörü Salih Işık ise imzalanan sponsorluk protokolünün ülke futbolu için çok önemli bir adım olduğunu belirtti. Işık, "Futbolun en temel ihtiyaçlarından biri olan sağlık alanında atılan bu adım; futbolun tüm paydaşlarına büyük faydalar sağlayacaktır" dedi. Anlaşmanın kulüpler için maddi açıdan da önemli bir destek niteliği taşıdığının altını çizen Salih Işık, "Günümüz şartlarında finansal sürdürülebilirlik, sporun gelişimi için en az sağlık kadar önemlidir. Dolayısıyla bu protokol, sportif ve ekonomik anlamda Türk futboluna değer katacaktır" ifadelerini kullandı.
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:55
"Düzenli uyku çocuklarda okul başarısını artırıyor"
Düzenli uyuyan çocukların hem okul başarısının hem de bağışıklıklarının güçlendiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Akgün, "Uyku yalnızca dinlenme değil; büyüme hormonunun salgılandığı, bağışıklık sisteminin güçlendiği ve beynin öğrendiklerini pekiştirdiği en değerli süreçtir. Erken yaşta kazanılan uyku alışkanlığı, çocuğun hem zihinsel hem de fiziksel gelişimini olumlu etkiler. Düzenli uyuyan bir çocuğun okulda daha kolay odaklandığını, öğrendiğini daha uzun süre hatırladığını bilimsel çalışmalar da destekliyor" dedi. Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Akgün, gecelerin uzadığı bu dönemde ailelere sağlıklı uyku alışkanlıklarının önemini hatırlattı. Uzm. Dr. Akgün, "Uyku yalnızca dinlenme değil; büyüme hormonunun salgılandığı, bağışıklık sisteminin güçlendiği ve beynin öğrendiklerini pekiştirdiği en değerli süreçtir" diye konuştu. "Düzenli uyuyan çocuk okulda daha kolay odaklanır" Uzm. Dr. Akgün, özellikle okul çağındaki çocuklarda düzenli uykunun eğitim başarısına doğrudan katkı sağladığını vurguladı. Uyku düzeni bozuk olan çocuklarda dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü, davranış sorunları ve sık hastalanma gibi şikâyetlerin daha sık görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Akgün, "Erken yaşta kazanılan uyku alışkanlığı, çocuğun hem zihinsel hem de fiziksel gelişimini olumlu etkiler. Düzenli uyuyan bir çocuğun okulda daha kolay odaklandığını, öğrendiğini daha uzun süre hatırladığını bilimsel çalışmalar da destekliyor" şeklinde konuştu. "Sağlıklı uyku, sağlıklı gelecek" Çocuklarda uyku düzeninin uzun vadeli sağlıkla doğrudan bağlantılı olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Akgün, "Sağlıklı uyku, sağlıklı bir geleceğin anahtarıdır. Unutmayın, iyi uyuyan çocuk; hem daha mutlu hem de daha başarılıdır" ifadelerini kullandı. "Ailelere sağlıklı uyku önerileri" Uzm. Dr. Akgün, uyku kalitesini artırmak için ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: "Çocuğunuzun her gün aynı saatte yatıp kalkmasına özen gösterin. Yatmadan en az 1 saat önce ekran kullanımını (tablet, telefon, televizyon) sınırlandırın. Karanlık, sessiz ve serin bir oda uyku kalitesini artırır. Akşam yemeklerini uykudan 2-3 saat önce bitirmeye çalışın. Yatmadan önce kitap okuma, sakin sohbet ya da ılık duş gibi rahatlatıcı rutinler oluşturun. Hafta sonları da uyku düzenini mümkün olduğunca koruyun."
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:52
Horlamak, hastalık habercisi olabilir
Sabahları yorgun kalkmak, gün boyu uyuklamak veya horlamanın aslında göründüğü kadar masum sorunlar olmadığını ifade eden Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, bu problemlerin altında yatan ciddi sağlık sorunlarına işaret etti. Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, uykusuzluğun ardında ciddi solunum ve metabolizma hastalıklarının yatabileceğine dikkat çekti. Horlama, uykuda nefes kesilmesi, güç içinde aşırı uyuklama ve sabahları yorgun uyanma gibi şikayetleri olanlar için Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, dikkat çeken uyarılarda bulundu. Söz konusu şikayetlerin sanıldığı kadar masum olmadığını ve bu belirtilerin aslında uyku apnesi başta olmak üzere KOAH ve astım gibi hayati hastalıkların ilk sinyali olabileceğini aktaran Dr. Merda Erdemir Işık, KOAH hastalarının nefes darlığı nedeniyle sık sık uyandığını, astım hastalarının gece artan nefes darlığı yüzünden uyku kalitesinde ciddi düşüş yaşadığını ve de tiroit bozuklukları, kalp ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıklarında da gece uykusunu bölen önemli etkenler olduğunu söyledi. Uyku testi hayati önem taşıyor Uyku problemi yaşayanların mutlaka bir uzmana görünmesinde fayda olduğunu aktaran Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, şöyle konuştu: "Özellikle tiroit hastalığı olan kişilerde uyku ile ilgili şikâyetler sık görülür. Uyku düzeni ile ilgili şikâyeti olan kişilerin tiroit fonksiyon testlerine bakılması gerekir. Eğer horlama, uykudan boğularak uyanma, gün içi aşırı uykululuk hali, sabah yorgun uyanma gibi sorunlar varsa, yanınızda olan partneriniz uyurken nefesinizin durduğunu söylüyorsa ve obeziteniz varsa uyku apnesi açısından mutlaka uyku testi yapılması gerekir. Bunun dışında uyku problemi olan hastaların gerektiğinde psikiyatri ve endokrinoloji uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekebilir. Gece sık uyanma obstruktif uyku apnesi, KOAH ve astım hastalıklarında sık görülen şikâyetlerdendir. Uyku bozukluğu hipotiroidi, diyabet veya başka bir kronik hastalık belirtisi olabilir. Uyku bozukluğu olan kişilerin bir dahiliye ya da endokrinoloji doktoru muayenesinden geçmesi, rutin hormonal ve biyokimyasal tetkiklerinin görülmesi gerekir." Uykusuzluğunuzu takip edin Uykusuzluğunuzun nedeni hakkında kendinizi iyi gözlemlemeniz gerektiğini ve elde edilen şikayetler sonucunda bir uzmandan destek alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, "Kontrol altında olmayan ileri evre kalp ve böbrek yetmezliği olan kişilerin akciğer ödemi nedeniyle gece düz ya da tek yastıkta yattıklarında nefes darlıkları arttığı için uykusuzluk problemi yaşayabilirler. Gece nefes kesilmesi genellikle astım hastalarında sık görülür. Astım hastalarının gece nefes darlığı şikâyetleri daha yoğun olur. Obstruktif uyku apnesi hastalarında gece boğularak uyanma şikayeti sık görülür. Bunun dışında KOAH, ileri evre kalp yetmezliğinde de gece nefes darlığı şikayetleri görülebilir" ifadelerini kullandı. Söz konusu rahatsızlıkların teşhisi sonucunda uzman kişiler tarafından uygulanan tedavi sonucu şikâyetlerin gerilemesinin mümkün olabildiğini aktaran Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, sözlerini şöyle tamamladı: "Ayrıntılı bir değerlendirme sonrası ilaç tedavisi ile düzelebilecek bir durum tespit edilirse kullanılabilir. Uyku hijyeni dışında uyku problemine sebep olabilecek altta yatan hastalık açısından bir doktor muayenesi ve gerekli tetkiklerin yapılması önerilir. Hastanın durumuna göre doktorun önerdiği sıklıkla kontrollerin yapılması önerilir."
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:47
Niğde’de bir ilk: Omuz bölgesi tümör rezeksiyon protezi ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, önemli bir cerrahi başarıya imza attı. Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Emin Kürşat Bulut ve Uzm. Dr. Talha Tepeoğlu tarafından, Niğde’de ilk kez "reverse (ters) humerus proksimal tümör rezeksiyon protezi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Meme kanseri tedavisi gören ve sonrasında omuz ağrıları nedeniyle hastaneye başvuran 52 yaşındaki Zeliha Uğur’un yapılan tetkiklerinde, omuz bölgesinde metastaz sonucu yaklaşık 10 santimetrelik kemik tümörü tespit edildi. Uzman ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla tümörlü kemik çıkarıldı. Hastanın omuz ekleminde kireçlenme ve kas yırtıkları da bulunması nedeniyle, çıkarılan kemik dokusunun yerine ileri cerrahi tekniklerden biri olan "reverse (ters) humerus proksimal tümör rezeksiyon protezi" uygulandı. Başarılı operasyonun ardından hastayı serviste ziyaret eden Hastane Başhekimi Doç. Dr. Kürşad Ramazan Zor, ameliyatın hem Niğde’de bir ilk olması hem de ileri düzey cerrahi tekniklerin başarıyla uygulanması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Zor, "Ameliyatı gerçekleştiren hocalarımızı tebrik ediyor, hastamıza acil şifalar diliyorum" dedi.
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:47
Susuz Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı sürüyor
Susuz’da Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı sürüyor. Geçtiğimiz aylarda yapımına başlanan hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte vatandaşlar daha sağlık ortamda hizmet alacak. Kars’ın Susuz ilçesinde yapına başlanan ve 170,2 milyon TL’ya mal olacak olan hastane inşaatında Kaymakam Muhammed Emin Tutal, bir takım incelemelerde bulundu. Kaymakam Tutal, yürütülen çalışmalar hakkında ilgili firma yetkilisinden bilgi aldı. İnşaat alanını dolaşan Tutal, daha sonra bölgeden ayrıldı. Yapımına başlanan Susuz Modern Devlet Hastanesi 170,2 milyon TL’ya mal olacak. 2025 yılında yapımına başlanan 14 yataklı hastanede; acil servis, 7 poliklinik, 1 doğumhane, laboratuvar, röntgen ve ameliyathane gibi birimler yer alacak. Hasta ve hasta yakınları için konforlu alanlar da düşünüldüğü hastane 3 bin 150 metrekarelik alana inşa ediliyor.
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:43
Çölyak vücuttaki birçok organı etkileyebilir
Çölyak hastalığında disiplinli takip, doğru tanı ve bilinçli tedavinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Birol Özer, "Çölyak hastalığı denildiğinde toplumda hala büyük bir bilgi eksikliği var. Bu hastalık, sadece sindirim sistemini değil, vücuttaki pek çok organı da etkileyebilen ciddi bir tabloya dönüşebiliyor" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü ve İç Hastalıkları Anabilim Dalı ile Gastroenteroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Birol Özer, toplumda sık karşılaşılan ancak çoğu zaman göz ardı edilen ’çölyak hastalığı’ hakkında önemli uyarılarda bulundu. Birol Özer, çölyak hastalığının toplumda yüzde 1 sıklıkta sanılandan daha fazla görüldüğüne dikkati çekerken bu kişilerin bir kısmında ise hiçbir belirti görülmediğini vurguladı. "Herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir" Çölyak hastalığının yalnızca bağırsakları etkilemediğini belirten Prof.Dr. Özer, "İnce bağırsakta emilim bozukluklarına yol açan çölyak, uzun vadede karaciğerden kemik yapısına kadar pek çok sistemi etkileyebilir. Bu nedenle tanı almak ve tedaviye başlamak son derece kritik. Çocukluk çağından ileri yaşlara kadar herhangi bir zamanda çölyak hastalığı ortaya çıkabilir. Buğday tüketiminin yaygın olduğu bölgelerde çölyak daha sık görülüyor. Örneğin Kuzey Avrupa, Kuzey Amerika ve Batı Asya’da yaygınken, Çin, Japonya ve bazı Afrika bölgelerinde neredeyse hiç yok. Çünkü bu toplumlar buğday temelli beslenmiyor" diye konuştu. Çocuklarda tanı zorlaşıyor Çocuklarda tanının daha da zorlaştığını vurgulayan Özer, "Özellikle anne sütüyle uzun süre beslenen çocuklarda buğdayla temas geç yaşta olduğu için belirtiler daha geç ortaya çıkıyor. Ancak çocuk 2 yaşına geldiğinde ve buğday ürünleriyle karşılaştığında ishal, gelişme geriliği gibi sorunlar baş gösterebilir. İnce bağırsağın iç yapısı hasar gördüğünde gıdaların emilimi azalıyor ve çocuklarda boy uzamaması, ergenliğe girmede gecikme gibi durumlar ortaya çıkabiliyor. Bazı çocuklar kronik ishal ile geliyor, bunlar kolaylıkla tanı alabiliyor. Ama bazıları ise hiçbir zaman teşhis edilmiyor" ifadelerini kullandı. Yetişkinlerde siroz gelişebiliyor Yetişkinlerde hastalığın farklı belirtiler gösterdiğini dile getiren Özer, "Örneğin açıklanamayan karaciğer test bozuklukları söz konusuysa akla mutlaka çölyak gelmelidir. Hatta bazı hastalarda çölyak nedeniyle siroz gelişebiliyor. Ancak bu tür örnekler sizi korkutmasın. Her bağırsak şikayetinde hemen çölyak testi yaptırmak doğru değil. Sadece risk grubundaki bireylerin tarama yaptırması yeterli. Ailede çölyak varsa, şeker hastalığı ya da tiroid gibi otoimmün hastalıklar varsa, bu bireyler mutlaka test yaptırmalıdır. Çölyak hastalığı denildiğinde toplumda hala büyük bir bilgi eksikliği var. Oysa bu hastalık, sadece sindirim sistemini değil, vücuttaki pek çok organı da etkileyebilen ciddi bir tabloya dönüşebiliyor" dedi. Gizli çölyak hastalığına dikkat Çocuklukta teşhis konulup diyetle düzelen hastalar olduğuna dikkat çeken Birol Özer, şöyle devam etti: "Bu hastalarda glutene tekrar başlandığında hastalık bazen hiç nüksetmeyebiliyor. Bu gruba ‘gizli çölyak’ deniliyor. Ancak bu hastalarda da düzenli takip şart. Yüzde 20’sinde hastalık yeniden ortaya çıkabilir. Bu yüzden tamamen unutulmamalı. Toplumda şöyle bir yanılgı var; ‘Bana bir ilaç verilsin, her gün içeyim, iyileşeyim’ Ama çölyakta böyle bir tedavi şekli yok. Bu hastalığın tek etkili tedavisi diyet. Üstelik sıkı uyulması gereken bir diyet. Glutenli ürünlerden kaçınmak şart. Aksi takdirde hastalık iyileşmiyor. Bazı hastaların en büyük endişesi kanser riski. Eğer kişi diyete uymazsa, bağırsaklarda uzun vadede ülserleşme meydana gelebilir ve bu da ince bağırsak tipi lenf kanseri veya yemek borusu kanserine yol açabilir. Ama bu çok küçük bir hasta grubunda görülür. Diyete uyan bireyler için bu risk son derece düşüktür. Çölyak hastalığında disiplinli takip, doğru tanı ve bilinçli tedavi hayati önem taşır."
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:43
Mevsim geçişlerinde bağışıklığa ozon terapisi desteği
Mevsim geçişleri, vücudun bağışıklık sisteminin en çok zorlandığı dönemler olarak biliniyor. Sıcaklık değişimleri, yorgunluk, bağışıklığın zayıflaması ve enfeksiyonlara yatkınlık bu süreçte daha sık görülürken, alternatif tedavi yöntemleri sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Bu yöntemlerin başında ise ozon terapisi geliyor. Hayat Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Muharrem Mert, mevsimsel geçişlerin olumsuz etkilerine karşı ozon terapisinin güçlü bir destek sunduğuna dikkat çekti. "Ozon terapisi vücuda zırh gibi koruma sağlıyor" Dr. Muharrem Mert, ozon terapisinin mevsim geçişlerinde özellikle bağışıklık sistemini desteklemesi açısından etkili olduğunu belirtirken, "Ozon terapisi, vücudu adeta bir zırh gibi sararak, bağışıklık sistemini güçlendirir. Hücrelere daha fazla oksijen taşıyarak enerji artışı sağlar, toksinlerin çıkışını hızlandırır ve vücut direncini artırır. Özellikle grip, soğuk algınlığı ve halsizlik gibi mevsimsel rahatsızlıklara karşı koruyucu bir kalkan görevi görür" dedi. Ozon terapisinin mevsimsel avantajları Uzm. Dr. Muharrem Mert’e göre ozon terapisi, sadece fiziksel sağlık üzerinde değil, genel yaşam kalitesi üzerinde de pozitif etkiler oluşturuyor. Uzm. Dr. Mert ozon terapisinin öne çıkan faydalarını sıralarken de, "Ozon terapi, bağışıklığı güçlendirir, vücudu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirir. Enerji artışı sağlar, yorgunluk ve halsizlik hissini azaltır. Hücre yenilenmesini destekler, doku ve organların daha sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur. Detoks etkisi oluşturur, toksinlerin çıkışını hızlandırır, vücudu temizler" şeklinde konuştu. Dr. Mert, "Hastalarımız ozon terapisi sonrası kendilerini daha enerjik, zihinsel olarak daha berrak ve genel anlamda daha zinde hissettiklerini ifade ediyor. Bu da tedavinin hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor" ifadelerine yer verdi. Ozon terapisi sosyal bir deneyime dönüşüyor Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul da, yakın dostu Nail Dural ile birlikte gerçekleştirdiği ozon terapisi seansıyla ilgili, bu uygulamanın sadece sağlığa değil, aynı zamanda sosyal bağların güçlenmesine ve zihinsel canlılığa katkı sunduğunu belirtti. Bu, ozon terapisinin bireysel bir tedavi olmanın ötesinde, birlikte yapılan bir yaşam alışkanlığı haline gelebileceğini de ortaya koyuyor.
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:18
Çocuklarda testis tümörlerine dikkat
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, testis tümörlerinin belirtileri, tanı süreci ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi. Yumurtalık (testis) tümörleri, çocukluk çağında nadir görülse de erken teşhis ve doğru tedaviyle tamamen iyileştirilebilen hastalıklar arasında yer alıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, testis tümörlerinin belirtileri, tanı süreci ve tedavi yaklaşımları hakkında aileleri bilgilendirdi. "Ağrısız şişlik en yaygın belirti" Testis tümörlerinin genellikle ağrısız testis şişliğiyle ortaya çıktığını vurgulayan Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Ailelerin çocuklarında testislerde fark ettikleri herhangi bir sertlik, şişlik ya da büyüme, mutlaka ciddiye alınmalı ve bir uzmana başvurulmalıdır. Özellikle tek taraflı, ağrısız testis büyümesi, bu tümörlerin en sık görülen belirtisidir" dedi. "Tümörlerin çoğu iyi huylu, ancak takip şart" Çocuklarda görülen testis tümörlerinin büyük çoğunluğunun iyi huylu olduğuna dikkat çeken Dr. Zeytun, buna rağmen her kitlenin detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini belirtti. Zeytun, "Her kitle, kötü huylu olasılığına karşı dikkatle değerlendirilmelidir. Ultrasonografi ve kan tahlilleri, tanı koymada büyük rol oynar. Gerekli görüldüğü takdirde cerrahi müdahale ile kitlenin çıkarılması gerekebilir" ifadelerini kullandı. "Multidisipliner yaklaşım başarıyı artırıyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi olarak testis tümörlerinin tanı ve tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Dr. Zeytun, "Çocuk cerrahisi, onkoloji, radyoloji ve üroloji birimleriyle koordineli çalışarak, hastalarımıza en güncel ve en uygun tedavi seçeneklerini sunuyoruz. Özellikle tümörün erken evrede tespit edilmesi, tedavi başarısını büyük ölçüde artırmaktadır" şeklinde konuştu. "Genital muayeneyi ihmal etmeyin" Doç. Dr. Hikmet Zeytun, ailelerin çocuklarının genital bölge kontrollerini düzenli olarak yapmalarının önemli olduğunu da vurgulayarak, "Banyo sırasında veya alt değiştirme esnasında testislerde herhangi bir farklılık fark eden ebeveynler, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Erken tanı sayesinde çocuklarımızın sağlığı korunabilir ve tedavi süreci daha kolay atlatılabilir" diye konuştu.
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:31
Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu
Karaciğerlerinde hastalık bulunan Libyalı ve Gürcü iki bebek, Türk hekimlerin ellerinde şifa buldu. Safra yolları yokluğu tanısı konulan 2 yaşındaki Libyalı Hatan bebeğe babasından, karaciğer sirozu tanısı konulan 4 aylık Gürcü Saba bebeğe ise annesinden alınan karaciğer dokusu başarıyla nakledildi. Libya’nın başkenti Trablus’tan gelen 3 kardeşin en küçüğü Hatan Barghout isimli bebek, doğduktan sadece 3 hafta sonra safra kanalları yokluğu teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Mısır’da geçirdiği zor bir ameliyata rağmen karaciğer nakli zorunluluğu devam etti. Yapılan testler sonucu babası Alsadig Amhımmıd Barghout’un (41) organı ile uyumlu olduğu belirlenen Hatan bebek, Libya Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’ye getirildi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü’nün kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğinde Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Nakil öncesi yürüyemeyen, ağır durumda olan küçük Hatan, ameliyat sonrası hızla toparlandı ve yeniden sağlığına kavuşarak adım atmaya başladı. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşayan Ana Ormotsadze (26) ve Giorgi İntskirveli (40) çiftinin üç çocuğundan en küçüğü Saba ise doğuştan karaciğer sirozu ve yetmezliği ile dünyaya geldi. Sadece dört aylıkken, acil karaciğer nakline ihtiyaç duyan minik bebek, ailesi tarafından Türkiye’ye getirilerek Acıbadem Kent Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan testler sonucunda minik Saba’nın, annesi Ana’dan organ nakli alabileceği belirlendi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğindeki Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Doğuştan gelen karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden Saba bebek, sağlık ekibinin başarılı tedavisiyle yeni hayatına umutla başladı. Babasından alınan doku Hatan bebeğe umut oldu Çocuklarda karaciğer naklinin en yaygın nedenlerinden birinin safra yollarının doğuştan olmayışı diye belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi uzmanı Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Hatan Bebeğin bu problemden dolayı nakil gereksinimi doğan bir hasta olduğunu söyledi. Hatan bebeğin Sağlık Bakınlığı programı kapsamında Türkiye’ye geldiğinin aktaran Aydoğdu, "1 yaş 8 aylıkken karaciğer yetmezliğinin son aşamasındaydı. Çok ağır bir beslenme yetersizliği, karında sıvı toplanması, organ büyüklüğü nedeniyle geniş bir karın ve solunum sıkıntısı gibi yetmezlikle ilgili bütün bulgular yerleşmişti. Nakil zamanlaması ve endikasyonu tam da olması gereken noktadayken hastanemize ulaştı. Genellikle, çocukların ağırlıklarının yüzde 1’i kadar bir karaciğer grefti ideal olarak kabul ediliyor. Bu çocuğumuz da nakile girerken yaklaşık 8 kilo civarındaydı ve 80 ile 100 gram arasında bir karaciğer dokusuna ihtiyaç duyuyordu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde babasından nakil yapılan bu kız bebek şu anda son derece iyi bir sağlık durumundadır. Şu anda karaciğer fonksiyonları tamamen normale döndü. Ancak, vücut halen tamir aşamasındadır. Bu testler yavaş yavaş normal seviyelere gelecektir. Hatta, bir iki gün içerisinde hastaneden taburcu etmeyi de planlıyoruz" dedi. Annesinden alınan doku Saba bebeğe hayat verdi Saba bebeğin Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiğini kaydeden Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Kılıç, Doğumdan kısa süre sonra 4 aylık bebekte hem karaciğer yetmezliği hem de karaciğer sirozu geliştiğini ifade etti. Minik Saba’nın oldukça acil bir durumda hastaneye geldiğini söyleyen Kılıç, "Karaciğerin kanama ve pıhtılaşma fonksiyonları yerine gelmiyordu. Bu durumdaki bebeklerde acil karaciğer nakli yapılmazsa kaybedilme riski vardır. Bu bebeği de bir hafta 10 gün içinde karaciğer nakli yapılmazsa kaybedecektik. Bu sebeple annesinden acil olarak nakil yaptık. Bebek girişte küçük bir bebekti. 4 aylık 6 kiloydu ama nakil başarılı geçti. Türkiye’deki tüm ekiplerin ve bizim bu konudaki tecrübemiz oldukça fazladır. Özellikle canlıdan yapılan nakillerde yurt dışından da çok hasta alıyoruz. Sabah bebek de bu şekilde nakil oldu. Şimdi bir haftadır durumu iyi gidiyor ve karaciğer fonksiyonları normale döndü. 3-5 gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz" diye ekledi. En küçük kızı olan Hatan’nın Türkiye’de sağlığına kavuşmasının sevincini yaşadığını kaydeden babası Alsadig Amhımmıd Barghout, "Bebeğimi 45 günlükken Mısır’a götürdük. Orada bir ameliyat geçirdi. Daha sonra tekrar Libya’ya döndük. Libya’da yapılan tetkiklerde karaciğer nakli olması gerektiği söylendi ve gerekli tahliller yapıldı. Süreç de bu şekilde başladı. Ardından Türkiye’ye geldik. Şu anda çok mutluyuz, çünkü bebeğimizin sağlığı çok daha iyi. Öncelikle Libya hükümetine ve Türkiye Cumhuriyeti devletine teşekkür ediyoruz. Ayrıca Acıbadem Hastanesi’nin tüm ekibine minnettarız" sözlerini kullandı. En küçük çocukları Saba’nın sağlığına kavuşmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyen anne Ana Ormotsadze ve Baba Giorgi İntskirveli ise "Bebeğimiz doğduktan yaklaşık 10 gün sonra bazı semptomlar göstermeye başladı. Ancak kendi ülkemizde bu tedavi mümkün olmadığı için Türkiye’ye gelmeye karar verdik. Başta çok korkuyorduk; çünkü durum her geçen gün daha da kötüleşiyordu. Ama Türkiye’ye geldikten sonra her şey değişmeye başladı. Tedavi süreciyle birlikte bebeğimizin durumu hızla iyileşmeye başladı. Şu anda çok daha rahatız. Ameliyat sonrasında da gelişmeler olumlu yönde ilerliyor. Bu yüzden çok mutluyuz ve umutluyuz. Umarız her şey daha da iyi olacak" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder