SAĞLIK
Anne adayları artık doğal doğumu tehcih ediyor 25 Nisan 2026 Cumartesi - 15:58:24 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, Ebeler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne adaylarının sezeryana kıyasla normal doğumu tehcih ettiklerini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Büşra Cesur, 21-28 Nisan Ebeler Haftası dolayısıyla ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki yeri, eğitim süreçleri ve geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ebelik mesleğinin sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri olduğunu belirten Cesur, ebelerin sağlığın korunması, geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi ile tedavi ve bakım hizmetlerini bir arada sunduğunu ifade etti. Ebelerin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin tamamında aktif rol aldığını vurgulayan Cesur, köyden kente kesintisiz sağlık hizmeti sunarak toplumun her kesimine ulaştıklarını söyledi. Anne ve bebek sağlığındaki kritik rolüne dikkat çeken Cesur, ebelerin anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasında en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirtti. Sağlıklı gebelik planlamasından doğum ve doğum sonrası sürece kadar geçen tüm aşamalarda ebelerin aktif görev aldığını dile getirdi. İstihdam alanları güçlenmeli Türkiye’de ebelik alanında son yıllarda akademik ve klinik anlamda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Cesur, akademik kadronun güçlendiğini, bilimsel çalışmaların arttığını kaydetti. Ancak mesleğin yetki, görünürlük ve istihdam alanlarında daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toplumda ebelik mesleğine yönelik yanlış algıların bulunduğunu da belirten Cesur, ebelerin yalnızca doğum yaptıran sağlık çalışanları olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade etti. Ebelik hizmetlerinin gebelik öncesinden başlayarak lohusalık dönemine kadar uzanan geniş bir süreci kapsadığını vurguladı. Doğuma karşı yaklaşım değişti Ebelerin doğum sürecinde sadece tıbbi değil aynı zamanda psikolojik destek de sunduğunu dile getiren Cesur, anne adayının kaygısını azalttıklarını ve doğum deneyiminin daha olumlu geçmesine katkı sağladıklarını belirtti. Günümüzde doğum yaklaşımlarının değiştiğini ifade eden Cesur, kadın merkezli ve kanıta dayalı uygulamaların ön plana çıktığını, doğal doğuma yönelimin arttığını söyledi. Sezaryen oranlarının dengelenmesi yönünde çalışmaların sürdüğünü belirten Cesur, ebelerin bu süreçteki öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını kaydetti. Aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştiriliyorlar Ebelik eğitimi hakkında da bilgi veren Cesur, bölümde teorik ve uygulamalı derslerin dengeli şekilde, öğrencilerin aktif öğrenme yöntemleriyle yetiştirildiğini ifade etti. Simülasyon teknolojileri, sanal gerçeklik ve dijital eğitim materyallerinin eğitim sürecine entegre edildiğini belirtti. Bölümün akademik çalışmalarına da değinen Cesur, 2023 yılında akredite olduklarını ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu almaya hak kazanan Türkiye’deki ilk ebelik bölümü olduklarını söyledi. Bu durumun mezunların uluslararası düzeyde tanınırlığını artırdığını ifade etti. Ebeler Haftası mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem Mezunların hastaneler, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve akademide görev alabildiğini belirten Cesur, birçok mezunun akademik ve idari kariyerlere yöneldiğini de sözlerine ekledi. Teknolojinin ebelik mesleğine katkı sağladığını vurgulayan Cesur, öğrenmeyi kolaylaştırdığını, problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirdiğini ifade etti. Ancak veri güvenliği ve mahremiyet konularına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Ebeler Haftası’nın mesleğin görünürlüğünü artıran önemli bir dönem olduğunu belirten Cesur, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara verdiği öneme dikkat çekerek, sağlıklı nesillerin temelinde ebelerin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Cesur, sözlerini "Sağlıklı bir toplumun temeli sağlıklı anneler ve bebeklerdir. Ebeler bu sürecin güvencesidir" ifadeleriyle tamamladı.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 15:18 Eskişehir İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Dünya Sıtma Günü uyarısı: "Risk tamamen bitmedi" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılından bu yana her yıl 25 Nisan’da anılan Dünya Sıtma Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtmanın; plasmodium cinsi paraziti taşıyan dişi anofel sivrisineklerin ısırığı yoluyla bulaşan ve kırmızı kan hücrelerini enfekte ederek hayatı tehdit edebilen ciddi bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın ilk belirtilerinin genellikle sivrisinek ısırığını takip eden 10-15 gün içerisinde baş ağrısı, titreme ve ateş şeklinde ortaya çıktığını ifade etti. İnsanlarda sıtmaya yol açan beş farklı plasmodium türü bulunduğunu dile getiren Bildirici, özellikle P. falciparum ve P. vivax türlerinin en büyük riski oluşturduğunu, falciparum tipinin tedavi edilmediği durumlarda kısa sürede ağır seyrederek ölüme neden olabildiğini vurguladı. "Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sıtma riski altında" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının sıtma riski altında bulunduğunu, bu riskin özellikle Sahra altı Afrika ülkelerinde yoğunlaştığını ifade etti. Türkiye’de geçmiş yıllarda yaygın olarak görülen sıtmanın, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen etkin çalışmalar neticesinde yerli bulaşının sona erdiğini belirtti. Bildirici, ülkemizde sıtma etkenini taşıyabilecek sivrisinek türlerinin halen bulunduğuna dikkat çekerek; iklim ve çevresel faktörler, artan uluslararası seyahatler, endemik bölgelerden gelen vakalar ve düzensiz göç hareketleri nedeniyle yurtdışı kaynaklı sıtma vakalarının görülebildiğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin subtropikal kuşakta yer alması ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının da hastalık riskini artırabileceğini dile getirdi. "Vatandaşlarımız riskli bölgelere seyahat ederken dikkat etmeli" Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtma riskinin tamamen ortadan kalkmadığını, bu nedenle Sıtma Eliminasyon Programı kapsamında yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Vatandaşların özellikle riskli bölgelere seyahat öncesinde gerekli koruyucu önlemleri almaları ve hastalık belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini ifade etti.
Bolu’da operasyonda polisleri zehirleyen 58 litre sıvı araştırmaya gönderildi: 2 tutuklama
03 Eylül 2025 Çarşamba - 20:26 Bolu’da operasyonda polisleri zehirleyen 58 litre sıvı araştırmaya gönderildi: 2 tutuklama Bolu’da bir aracın yakıt deposunda bulunan 58 litre sıvı metamfetaminden etkilenen 9 polisten 8’i taburcu edildi, 1 polisin tedavisi sürüyor. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, kimyasal maddenin içeriği incelenmek üzere laboratuvara gönderildi. Olay, dün gece saatlerinde Anadolu Otoyolu’nun Bolu geçişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince durdurulan yabancı plakalı bir araçta arama yapıldı. Yapılan aramada, aracın benzin deposuna gizlenmiş halde 58 litre sıvı halde kimyasal madde bulundu. Kimyasal maddenin sıvı metamfetamin olduğu değerlendirilirken, maddenin yaydığı yoğun koku nedeniyle görev yapan 9 polis memuru gazdan etkilendi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Güvenlik önlemlerinin alındığı bölgede, gazdan etkilenen polis memurları özel koruma tedbirleriyle Bolu merkezde bulunan KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ünitesine sevk edildi. Tedavi altına alınan 9 polis memurundan 8’i taburcu edilirken, 1 polis memurunun hastanede tedavisinin sürdüğü öğrenildi. 2 kişi tutuklandı Öte yandan araçta bulunan İran uyruklu S.M. ve O.S. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kimyasal maddenin ne olduğunun belirlenmesi için çalışmalar devam ediyor
Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Köse, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı
03 Eylül 2025 Çarşamba - 16:34 Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Köse, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Ahmet Köse, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Uzm. Dr. Ahmet Köse, 1974 yılında Adıyaman’da doğdu. İlköğrenimini Adıyaman’da, orta öğrenimini Gaziantep Cumhuriyet Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nden 1998 yılında mezun oldu. Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanarak, T.C. Sağlık Bakanlığı Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık eğitimini aldı. Çocuk hekimi olarak kamuda görev yaparken Tıpta Yandal Uzmanlık Eğitimi Sınavı’nı kazanarak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Çocuk Kardiyolojisi Ana Bilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini aldı. Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde iki yıl Çocuk Kardiyoloji Uzmanı olarak çalıştı. Beş yıl boyunca çalıştığı Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nden ayrılarak Gaziantep’teki özel muayenehanesinde hastalarına hizmet verdi. Evli ve üç çocuk babası olan Uzm. Dr. Ahmet Köse’nin mesleki ilgi alanları doğuştan kalp hastalıklarının (Kalp delikliği, damar darlığı ve kalp kapak problemleri) tanı, tedavi ve takibi. Sonradan edinilmiş kalp hastalıklarının (Akut romatizmal ateş, Kawasaki hastalığı vb.) tanı, tedavi ve izlemi. Kalp ritim bozukluklarının (Taşikardi-bradikardi) tanısı-izlemi (EKG ve 24 saatlik Holter ritim kaydı ve Efor testi ile) ve tedavisi. Spor öncesi kalp sağlığı değerlendirilmesi ve fetal ekokardiyografi (Anne karnında bebek kalbinin muayenesi).
Şanlıurfa’da mevsimlik tarım işçilerine mobil sağlık hizmeti
03 Eylül 2025 Çarşamba - 16:04 Şanlıurfa’da mevsimlik tarım işçilerine mobil sağlık hizmeti Şanlıurfa’da tarlada çalışan mevsimlik tarım işçilerine mobil sağlık hizmeti veriliyor. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü hastane imkanlarından uzak tarım işçileri için mobil sağlık hizmetini devreye aldı. Haliliye Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan aile hekimi, hemşire ve ebelerden oluşan mobil ekipler, mevsimlik tarım işçileri ile ailelerinin aşılamaları, kadın, gebe, bebek, çocuk ve gençlik sağlığı izlemleri ile bulaşıcı hastalık, kanser, verem ve kronik hastalık taramalarını, sahada gerçekleştiriyor. Ekipler, iş yoğunluğu ve farklı nedenlerle sağlık merkezlerine ulaşamayan işçileri çalıştıkları alanlarda ziyaret ederek, onlara sağlık hizmeti sunuyor. Haliliye İlçe Sağlık Müdürü Salih Tavur, devletin sunduğu sağlık hizmetlerini hem tanıtmak hem de vatandaşları bilinçlendirmek için çalıştıklarını belirtti. Savur, "Bugün ekiplerimizle birlikte biber temizleme alanlarında çalışan vatandaşlarımızı ziyaret ederek kanser taramaları başta olmak üzere bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam konularında bilgilendirme yaptık. Amacımız, erken teşhisin önemine dikkati çekmek ve toplumda farkındalığı artırarak vatandaşlarımızın sağlıklı yaşam sürmelerine katkı sağlamaktır" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamada, mobil sağlık hizmetinin devam edeceği bildirildi.
Şanlıurfa’da mevsimlik tarım işçilerine tarlada mobil sağlık hizmeti
03 Eylül 2025 Çarşamba - 16:02 Şanlıurfa’da mevsimlik tarım işçilerine tarlada mobil sağlık hizmeti Şanlıurfa’da doktorlardan ve hemşirelerden oluşan ekipler, mevsimlik tarım işçilerine çalıştıkları tarlalarda mobil sağlık hizmeti veriyor. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü hastane imkanlarından uzak tarım işçileri için mobil sağlık hizmetini devreye aldı. Haliliye Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan aile hekimi, hemşire ve ebelerden oluşan mobil ekipler, mevsimlik tarım işçileri ile ailelerinin aşılamaları, kadın, gebe, bebek, çocuk ve gençlik sağlığı izlemleri ile bulaşıcı hastalık, kanser, verem ve kronik hastalık taramalarını, sahada gerçekleştiriyor. Ekipler, iş yoğunluğu ve farklı nedenlerle sağlık merkezlerine ulaşamayan işçileri çalıştıkları alanlarda ziyaret ederek, onlara sağlık hizmeti sunuyor. Haliliye İlçe Sağlık Müdürü Salih Tavur, devletin sunduğu sağlık hizmetlerini hem tanıtmak hem de vatandaşları bilinçlendirmek için çalıştıklarını belirtti. Savur, "Bugün ekiplerimizle birlikte biber temizleme alanlarında çalışan vatandaşlarımızı ziyaret ederek kanser taramaları başta olmak üzere bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam konularında bilgilendirme yaptık. Amacımız, erken teşhisin önemine dikkati çekmek ve toplumda farkındalığı artırarak vatandaşlarımızın sağlıklı yaşam sürmelerine katkı sağlamaktır" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamada, mobil sağlık hizmetinin devam ettiği bildirildi.
Menteşe Belediyesi’nden ücretsiz sağlık taraması
03 Eylül 2025 Çarşamba - 15:54 Menteşe Belediyesi’nden ücretsiz sağlık taraması Menteşe Belediyesi, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlık taramaları ve bilgilendirme etkinlikleri düzenliyor. Belediye Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından ilk olarak Günlüce Mahallesi’nde sağlık taramaları gerçekleştirilerek, vatandaşlara kapsamlı bir hizmet sunuldu. Sağlık taraması kapsamında Günlüceli vatandaşların şeker ve tansiyon ölçümleri, genel sağlık kontrolleri yapıldı, kanserden korunma yolları ve erken teşhisin önemi hakkında bilgilendirmeler gerçekleştirildi. Ayrıca Diyetisyen Ayşegül Öztürk, vatandaşlara sağlıklı beslenme üzerine bilgiler aktardı. Başkan Köksal Aras: "Önceliğimiz halkımızın sağlığı" Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Halk Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Menteşe Belediyesi olarak halk sağlığına önem veriyor, sağlık hizmetlerine erişimin herkes için eşit ve ücretsiz olması gerektiğine inanıyoruz. Hafta boyunca farklı mahallelerde yapacağımız sağlık taramalarıyla vatandaşlarımızın erken teşhis imkânına kavuşmasını, sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmesini ve risklere karşı korunmasını hedefliyoruz. Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan hemşehrilerimizin bu hizmetlerden ücretsiz faydalanabilmesi bizler için çok kıymetli. Halkımızın yanında olmaya, onların yaşam kalitesini yükseltmeye devam edeceğiz." Halk Sağlığı Haftası kapsamında ücretsiz sağlık taramaları ve bilgilendirme programları 09.00 -16.00 saatleri arasında 4 Eylül 2025 Perşembe Menteşe Pazaryeri Zabıta Noktasında, 5 Eylül 2025 Cuma Yeniköy Pazaryerinde, 6 Eylül 2025 Cumartesi Menteşe Belediyesi Bilim Parkında, 8 Eylül 2025 Pazartesi Sınırsızlık Meydanında ve 9 Eylül 2025 Salı günü Ortaköy Pazaryerinde devam edecek.
Ambulansın giremediği yollarda "sedyeli ATV" hizmet verecek
03 Eylül 2025 Çarşamba - 14:50 Ambulansın giremediği yollarda "sedyeli ATV" hizmet verecek Sağlık Bakanlığı ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yer alan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından acil müdahalelerde kullanılmak üzere geliştirilen "sedyeli ATV ambulans" prototipinin test sürüşleri tamamlandı. Ambulansın giremediği yollarda hasta ve yaralılara "sedyeli ATV" hizmet verecek. Sağlık Bakanlığı ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yer alan UMKE ekipleri tarafından "sedyeli ATV ambulans" prototipi tasarlandı. "Sedyeli ATV ambulans" fikri, 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında ambulansların kalabalık nedeniyle yaralılara ulaşamaması ile ortaya çıktı. Hizmet açıklığını fark eden sağlık ekipleri çözüm olarak sedyeli ATV ambulansı geliştirdi. Yaklaşık 2 yıl süren çalışmaların ardından ATV ambulans prototipinin test sürüşleri de tamamlandı. ATV ambulanslar, dağlık, ormanlık, kırsal alanlarda ve kalabalık etkinliklerde hızlı müdahale imkanı sağlayacak. Kara ambulansların içinde yer alan ekipmanların tamamı sedyeli ATV ambulansında da bulunacak ve hasta ile yaralılara gerekli ilk müdahale yapılacak. ATV ambulans, ilk müdahalenin ardından hasta veya yaralıyı en yakın noktada bekleyen kara ambulansına taşıyacak. Hasta veya yaralı kara ambulansı ile hastaneye nakil edilecek. Acil müdahalelerde kullanılmak üzere geliştirilen "sedyeli ATV ambulans" prototipi sahada karşılaşılan sorunlara çözüm üretecek. Ambulansın giremediği yollarda, "sedyeli ATV" hizmet verecek. "‘Sedyeli ATV ambulans’ fikrinin ortaya çıkışı aslında 15 Temmuz darbe girişimine dayanıyor" Sedyeli ATV ambulans hakkında bilgi veren İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Yılmaz Aydın, "Acil Sağlık Hizmetinin sunumunda aslında hız çok önemlidir. Her geçen dakika ölümle sağ kalmak arasındaki farka tekabül ediyor. En kısa sürede yaralı veya hastaya ulaşmak bizim için en önemli reaksiyon oluyor. Bu reaksiyon süremizi mümkün olduğu kadar kısaltmamız gerekiyor ki hem sağ kalma oranlarını istenen düzeyde tutmak hem de sakatlıkların önüne geçmek için bu konuya çok dikkat etmemiz gerekiyor. İstanbul’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri olarak bu konuda çok başarılı olduğumuzu biliyoruz. ‘Sedyeli ATV ambulans’ fikrinin ortaya çıkışı aslında 15 Temmuz darbe girişimine dayanıyor. Belli yerlerde ciddi bir vatandaş akını vardı. Özellikle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde vatandaş protestolara başlamıştı. Maalesef orada vatandaşlarımız yaralanmıştı ve şehitlerimiz olmuştu. Allah’tan rahmet diliyorum. Allah geride kalanlara sabır versin. O kalabalık arasından yaralıları çıkarıp, bir ambulansa ulaştırmak çok zor oldu. Motosikletli araçlarla mümkün olduğu kadar dikkatli bir şekilde yaralılar ambulanslara taşındı. Ancak burada bir açık ortaya çıktı. Bu açığı nasıl kapatabiliriz diye yola çıktık. Sayın Bakanımız Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla o dönemden sonra başlayan birçok çalışma yapıldı. En nihayetinde sedyeli ATV ambulans ortaya çıktı" dedi. "İstanbul depreminde karşılaşacağımız sorunlardan biri de enkaz alanındaki yaralılara ulaşmak" ATV ambulansın kullanım alanlarını anlatan Uzm. Dr. Yılmaz Aydın, "Biz bu aracı prototip olarak ürettik, kullanmaya başlayacağız. Allah muhtaç etmesin ama sadece kalabalık topluluklar, etkinlik alanları için değil İstanbul’da çok geniş tarım arazileri var, orada çiftçilerimizin başına bir şey geldiği zaman ambulans yollarının olmadığı, kara ambulanslarının giremediği yerlerde ATV ambulans kullanılabilir. Bunun dışında plajlarımız var, yer yer çok uzun mesafeler oluyor. Boğulma vakasında kıyıya çıkarılan vatandaş ambulansa el yordamıyla taşınıyor. Olay yerinde tabii ki hızlıca müdahale ediliyor, müdahale bittikten sonra hastaneye ulaştırmak için bir araca ihtiyacımız var. Ambulansımız en yakın yerde bekliyor, oraya kadar el yordamıyla hasta taşınıyor. Buralarda da kullanmayı düşünüyoruz. ATV ambulans, kumsalda gidebilecek nitelikte bir araç. Hastanın stabilizasyonu yapıldıktan sonra en yakında bekleyen ambulansa devretmeyi düşünüyoruz. Onun dışında ormanlık arazilerimizde çok. Malumunuz her yıl yaşandığı gibi bu yılda çok fazla ormanımız yandı. Müdahale süreçlerinde personel ve vatandaşlardan yaralananlar da oluyor. Onlara ulaşım zor olduğu, kara ambulansının gidemeyeceği bir yerde oldukları zaman ormanlık arazide de bu ATV ambulansı kullanmayı düşüyoruz. İstanbul’da ATV ambulansı nerelerde kullanabiliriz diye anlatmaya çalıştım. Beklenen İstanbul depremi malumumuz. İstanbul depreminde karşılaşacağımız sorunlardan biri de enkaz alanındaki yaralılara ulaşmak. Onlara Acil Sağlık Hizmetini bir an önce ulaştırmak. Buradaki kaygımız şu; enkazdan dolayı kapanan yollar olacak, çöken yollar olacak, enkaz alanındaki yaralıların, Arama Kurtarma ve Medikal Kurtarma ekipleri ile birlikte çıkarıldıktan sonra bir ambulansa ulaştırılması gerekecek. Bu alanlarda da kullanabilir diye düşünüyoruz. Bizim hızımızı artıracak, yaralının hayatta kalma oranını yükseltecek ve sakat kalma oranını düşürecek. Bu mottoyla ATV ambulansı tasarladık" ifadelerini kullandı. "Sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda müdahale aracı" Ambulansta yer alan ekipmanların ATV ambulansta da bulunacağını dikkat çeken Uzm. Dr. Aydın, "Türkiye’de tek İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yer alıyor. Sayın Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu döneminde başlayan bu süreç, Doç. Dr. Abdullah Emre Güner Müdürümüzün desteğiyle de tamamlanmış oldu. Aracı tasarladık ve can taşıyacağız. Öncelikle sağlık personelimiz kullanacak. 2 sağlık personeli ile beraber bir de vatandaşımız olacak. Bu 3 canın da bizim için güvenliği çok önemli. Bu aracı Yıldız Teknik Üniversitesi ile bir görüşme yaptık ve güvenli sürüş testleri için onlardan destek aldık. Engebeli alanlarda, yokuşlarda, virajlarda yüklüyken ve yüksüzken ne kadar güvenli, aracı kullanırken nelere dikkat edilmeli testlerinin yapılıp rapor halinde sonuçları aldık. O bizim bir kılavuzumuz. Nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilimsel olarak biliyoruz. ATV ambulansta, kara ambulans da bulunan ekipmanların birçoğu mevcut. Acil müdahalede gerekli başlıca tıbbi ilaçlar, araç ve gereçler ile monitörlü cihazların hepsi olacak. Müdahale aşamasında herhangi bir eksiklik yaşanmaması için o şekilde donattık. Sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda müdahale aracı. ATV ambulansı aslında küçüklüğü ve fonksiyonuyla alakalı biz daha çok ön plana çıkarıyoruz. Fikri tasarım açısından bugüne geldiğimizde yaklaşık 4 yıllık bir süreç. Araç temini, araç seçimi, modifikasyonu, revizyonları ve test çalışmaları oldu. Test sonuçlarının raporlamaları gibi süreçler gelişti. Son 2 yılda bu konuya çok önem vererek hızlandırmaya çalıştık. Son 2 yılda aracımız ortaya çıkmış oldu" şeklinde konuştu.
Van’da ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ açıldı
03 Eylül 2025 Çarşamba - 14:07 Van’da ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ açıldı Van’da, ‘3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’ etkinlikleri kapsamında ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ açıldı. Van Valiliğinde kurulan polikliniğin açılışına İl Sağlık Müdürü Muhammed Tosun, Van Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Muhammed Taha Bostancı, İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Zübeyde Kul ve sağlık çalışanları katıldı. Açılışta konuşan Van Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Muhammed Taha Bostancı, vatandaşlara birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildiğini ifade etti. Sigaranın kanser, akciğer ve kalp-damar hastalıklarının başlıca nedeni olduğunu vurgulayan Bostancı, "Bugün ilimizde ilk defa Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği hizmetine başladık. Her yıl dünyada 8 milyondan fazla insan sigaradan dolayı hayatını kaybetmektedir. Biz, kapalı alanlarda sigara denetimleri yaparak tütün ürünlerinin içilmemesini sağlayarak, insanların pasif etkilerinden etkilenmesini engellemeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere sigara bırakma polikliniklerimize gelemeyecek olan vatandaşlarımıza yerinde hizmet vererek ayaklarına bu hizmeti götürerek sigaradan kurtulmalarını sağlıyoruz. Biz bütün vatandaşlarımızı başta sağlıklı hayat merkezlerindeki sigara bırakma poliklinikleri olmak üzere aile sağlık merkezlerine bekliyoruz" dedi. Polikliniğe başvuran İl Ticaret Müdürü Derya Ayaydın ise yaklaşık 18 yıldır sigara kullandığını belirterek, "Birkaç kez kendi imkanlarımla bırakmayı denedim, ancak başarılı olamadım. Buradaki uzmanların desteğiyle artık sigarayı bırakmayı hedefliyorum. Sağlıklı bir yaşam için atılacak en önemli adım bu" ifadelerini kullandı.
Türk bilim adamının yeni yöntemi uluslararası tıp camiasında kabul gördü
03 Eylül 2025 Çarşamba - 13:51 Türk bilim adamının yeni yöntemi uluslararası tıp camiasında kabul gördü DENİZLİ (İHA) –Denizli’de İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ufuk Kutluana’nın geliştirdiği yeni tedavi yöntemi, uluslararası tıp camiası tarafından kabul gördü. Doç. Dr. Kutluana’nın kendi tasarladığı cihaz eşliğinde geliştirdiği yöntem, gastroenteroloji alanında dünyanın saygın dergilerinden European Journal of Gastroenterology & Hepatology’de orijinal eser olarak yayımlandı. Geliştirdiği yeni yöntem ile ilgili Doç. Dr. Ufuk Kutluana şunları dile getirdi: "Kolon kanserlerinin çoğu kolon poliplerinden gelişir. Bu nedenle kolon poliplerinin ya da erken evre kolon kanserlerinin endoskopik teşhisi ve tedavisi çok önemlidir. Ameliyatsız endoskopik ESD ve EMR günümüzde bu konuda en çok ilerleme kaydedilen tedavi yöntemleridir. Şu ana kadar Asya ve Avrupa bu konuda ileride oldukları için yenilikleri onlardan takip etmekteydik. Bir Türk hekimi olarak çorbada bizim de tuzumuz olsun istedim. Kanama eğilimi olan, yandaş hastalığı bulunan seçilmiş bireylerde, 2,5 cm’yi geçmeyen kolon poliplerini ameliyatsız olarak en blok (yekpare, tek parça halinde), güvenli cerrahi sınır eşliğinde çıkarmamıza imkan sağlayan EWBR (endoscopic wide band resection) adını verdiğim bu tedavi yöntemini dünyada ilk kez geliştirdim. Yöntem için kendi tasarladığım cihazı kolonoskopi cihazına monte etmek gerekiyor. Bu yeni yöntem klasik EMR yöntemi ile alınamayacak kadar büyük lezyonlarda etkili olduğu gibi ESD yöntemine göre de çok daha kısa sürede gerçekleşiyor. Üstelik kanama ve delinme gibi komplikasyonları diğer iki yönteme göre minimize ediyor. Bu yöntemle tedavi ettiğim hastaları derlediğim çalışma saygın uluslararası tıp dergisinde kısa sürede onay aldı ve yayımlandı. Dünya tıbbına böyle bir yenilik kazandırdığım için çok mutlu ve gururluyum" dedi.