Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Zelenskiy: "Kırk yıl önce dünya, en büyük nükleer felaketlerden biriyle karşı karşıya kaldı"
Trump, saldırganın fotoğrafını yayınladı
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
SAĞLIK
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32:48
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45
Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı
Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:08
ASSİM’de diyabet teknolojileri eğitimi verildi
Muratpaşa Belediyesi Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi (ASSİM) yerleşkesinde, Çocuk ve Adolesan Diyabetikler Derneği Antalya Şubesi tarafından Tip 1 diyabetli çocuklar ve ailelerine yönelik "Diyabet Teknolojileri" bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Muratpaşa Belediyesi Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) düzenlenen program kapsamında çocuklar, aileler, çocuk endokrinoloji hekimleri ve hemşireler bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. ASSİM’de gerçekleştirilen programın ilk bölümünde, kan şekerini sürekli ölçen glukoz sensörlerindeki yenilikler ve cihazların teknik özellikleri tanıtıldı. İkinci bölümde ise cilt altına sürekli insülin infüzyonu sağlayan insülin pompalarının kullanım süreçleri, avantajları ve dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı şekilde anlatıldı. Toplantıda ayrıca, glukoz sensörlerinden elde edilen ölçümlerin doğru değerlendirilmesi ve günlük kullanımda dikkat edilmesi gereken hususlara da değinildi. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan glukoz sensörlerinin, Tip 1 diyabetli çocukların hayat kalitesini artırdığı ve aileler tarafından memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 09:23
Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
20 yıllık tümör Van’da yapılan ameliyatla alındı
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:43
Diz ağrısını hafife almayın: Sinsi tehlike menisküs kök yırtıkları
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:24
Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz"
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:15
Ekran bağımlılığı alarm veriyor: 2050’de her 2 kişiden biri miyop olabilir
03 Eylül 2025 Çarşamba - 09:27
Prof. Dr Gürdal Yılmaz: "Bundan sonra çok sayıda kene vakası beklemiyoruz; yalnızca nadir vakalar olabilir"
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, bu sene Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vaka sayısının geçen seneye oranla benzer seyrettiğini belirterek "Bundan sonra çok sayıda vaka beklemiyoruz; yalnızca tek tük nadir vakalar olabilir" dedi. Bölgede, bundan sonra insan hareketliliğin azalmasıyla kene vakalarında belirgin bir azalma yaşanacağına dikkat çeken Yılmaz, "Yaklaşık 15 gündür yeni bir vakamız yok. Okul sezonunun açılmasıyla birlikte artık vaka gelmeyeceğini ve salgının sona ereceğini düşünüyoruz" diye konuştu. Kenelerin halen bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Bundan sonra çok sayıda vaka beklemiyoruz; yalnızca tek tük vakalar olabilir. Bu beklentimizin nedeni, bölgelerdeki insan hareketliliğinin azalmasıdır. Ancak keneler hâlâ bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürüyor" şeklinde konuştu. 23 vakadan 2’si vefat etti Bu sene bölgeden hastanelerine 23 kene vakası geldiğini bunlardan ikisinin vefat ettiğini kaydeden Yılmaz, "KKKA vaka sayımız geçen seneyle benzer oranda seyretti. Toplamda 23 vakamız oldu, bu vakalardan ikisi ne yazık ki hayatını kaybetti. Yaklaşık 15 gündür yeni bir vakamız yok. Okul sezonunun açılmasıyla birlikte artık vaka gelmeyeceğini ve salgının sona ereceğini düşünüyoruz. Türkiye genelinde hafif vakalarda bir miktar artış gözlemlenebilir. Ancak genel olarak ağır vaka ve ölüm sayıları önceki yıllarla benzer seyrediyor. Dünya genelinde de durum büyük ölçüde değişmedi, aynı şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. KKKA için önleyici tedavi yöntemleri geliştiriliyor Ülkemizde kene vakalarına karşı aşı çalışmaları yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, "Ülkemizde ilaçtan ziyade aşı çalışmaları yürütülüyor. Bunun yanı sıra antikor tedavisi üzerine de çalışmalar mevcut. Yakın zamanda antikor tedavisinin de uygulanabilir hale gelmesini bekliyoruz. KKKA için önleyici tedavi yöntemleri geliştiriliyor; bu sayede ölüm oranlarının düşeceğini tahmin ediyoruz. Zamanında hastaneye başvuran hastalarda ciddi bir sorun yaşanmasını beklemiyoruz" dedi. Keneler hâlâ bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürüyor Kenelerin bulundukları yerde her zaman varlıklarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Kenenin vücuda tutunma süresi oldukça önemli. Isırma anında hemen virüs bulaşmayabilir; ancak uzun süre kalması durumunda bulaş riski artar. Bu nedenle vatandaşlarımıza açık alanlardan döndüklerinde vücutlarını dikkatlice kontrol etmelerini öneriyoruz. Eğer kene varsa, uygun yöntemle çıkarılması büyük önem taşıyor. Bundan sonra çok sayıda vaka beklemiyoruz; yalnızca tek tük vakalar olabilir. Bu beklentimizin nedeni, bölgelerdeki insan hareketliliğinin azalmasıdır. Ancak keneler hâlâ bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürüyor. Bu bölgelere gidip kene tarafından ısırılan ve vücudunu kontrol etmeyen kişiler, vaka olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle dikkatli olmaya devam etmeliyiz. ‘KKKA bitti, rahatça gezebiliriz’ anlamına gelmemeli. Keneler kış aylarında genellikle görülmez; ancak hayvanların üzerindeki kenelerden kaynaklı vakalarımız olabiliyor. Örneğin Aralık ayında, hayvandan bulaşan bir vakamız olmuştu. Trabzon’da KKKA vakası yok, ancak Trabzonlu olup Gümüşhane, Şebinkarahisar gibi bölgelere seyahat ederek enfekte olan vakalarımız mevcut."
02 Eylül 2025 Salı - 18:42
Sağlık Bakanlığından ‘cinsiyet değiştirme’ açıklaması
Sağlık Bakanlığı, ‘cinsiyet değiştirme’ hususuna yönelik açıklama yaptı. Önceden üç hekim tarafından düzenlenebilen raporlar artık 7 uzman hekimin yer aldığı tam teşekküllü kurul tarafından hazırlanabilecek. Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamasında, "Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca, cinsiyet değişikliği talebinde bulunan kişilerin mahkemeye başvurabilmesi için resmi sağlık kurulu raporu alması zorunludur. Mahkemeler de bu raporu talep etmektedir. Yeni düzenleme ile; önceden üç hekim tarafından düzenlenebilen raporlar artık 7 uzman hekimin yer aldığı tam teşekküllü kurul tarafından hazırlanabilecektir. Kurul; Genel Cerrahi, Psikiyatri, Endokrinoloji, Üroloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Plastik Cerrahi, Tıbbi Genetik uzmanlarından oluşmaktadır. Kurul öncesinde her bir uzman hekim tarafından ayrı ayrı muayene yapılması şart koşulmuştur. Üç hekimli raporlara otomatik olarak şu ibare eklenmektedir: ‘Cinsiyet değişimi amaçlı raporların tam teşekküllü kurulda düzenlenmesi gerekmektedir. Bu rapor cinsiyet değişimi amaçlı kullanılamaz.’ Sonuç olarak: Bu düzenleme yeni bir kolaylık ya da imkân getirmemektedir. Amaç; mevzuata aykırı uygulamaların önüne geçmek, standardizasyonu ve denetimi sağlamaktır. Sağlık hizmet sunucuları bilgilendirilmiş, eksik rapor düzenlenmesinin önüne geçilmiştir" ifadelerine yer verildi.
02 Eylül 2025 Salı - 17:08
Dr. Soydan: "Gereksiz başvurular acil servisleri kilitliyor"
Yüksekova Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Fikri Soydan, acil servislerdeki gereksiz yoğunluğa dikkat çekerek vatandaşların aile hekimlerine ya da polikliniklere gitmelerini önerdi. Yüksekova Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Fikri Soydan, acil servislerdeki gereksiz yoğunluğa dikkat çekerek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Özellikle basit rahatsızlıklar için doğrudan acil servise başvuranların, asıl acil durumu olan hastalara müdahaleyi geciktirdiğini belirtti. Acil servislerdeki yoğunluğun en büyük nedeninin, vatandaşların aile hekimleri ve hastane poliklinikleri yerine doğrudan acil servislere yönelmesi olduğunu belirten Dr. Soydan, "Kalp krizi, trafik kazası gibi gerçekten hayati tehlike taşıyan durumlara müdahale etmemiz gereken acil servisler, basit rahatsızlıklarla gelen hastalar yüzünden dolup taşıyor. Bu durum, esasen acil olan vakalara ayrılacak zamanı kısıtlıyor ve müdahale süresini uzatıyor" dedi. "Doğru adres aile hekimleri ve poliklinikler" Vatandaşların basit rahatsızlıklar için aile hekimlerine veya polikliniklere başvurmasının hem kendi sağlıkları için daha doğru bir süreç olduğunu, hem de acil servislerin yükünü hafifleteceğini vurgulayan Dr. Soydan, "Normal hastalıkları olan vatandaşlarımız aile hekimlerine ya da polikliniklere gittiklerinde daha detaylı bir muayene olabilirler. Bu sayede biz de gerçekten acil durumda olan hastalarımıza daha hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edebiliriz" diyerek çağrıda bulundu. Dr. Soydan, sağlık hizmetlerinde doğru yönlendirmenin önemine dikkat çekerek, acil servislerin sadece acil vakalar için kullanılması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
02 Eylül 2025 Salı - 15:26
Doç. Dr. Yüce: "Tip 1 ve Tip 2 diyabet artık çocukları da tehdit ediyor"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, her iki diyabet türüne dair uyarılarda bulunarak aileleri bilinçli olmaya çağırdı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, Türkiye genelinde çocukluk çağı diyabet vakalarında son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlendiğine dikkat çekti. Tip 1 diyabet çocuklarda en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer aldığını ve artan obezite oranı ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle Tip 2 diyabetin de çocukluk çağında görülme sıklığı hızla arttığını ifade etti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, her iki diyabet türüne dair uyarılarda bulunarak, "Özellikle son yıllarda sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivitenin azalması nedeniyle Tip 2 diyabet artık çocuklarda da sık görülmeye başladı. Tip 1 diyabet ise genetik ve bağışıklık sistemi temelli bir hastalık olup, 1 yaş altındaki bebeklerde bile görülebilir" dedi. Tip 1 diyabet hastalığının belirtilerini söyleyen Doç. Dr. Özge Yüce, "Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Genellikle çocukluk çağında teşhis edilir ve ömür boyu insülin tedavisi gerektirir. Belirtileri ise sık idrara çıkma, aşırı susama, açlık hissi, hızlı kilo kaybı, halsizlik, gece altını ıslatma, ağız kuruluğudur. Çocuklarda gece altını ıslatma, sık idrara çıkma ve çok su içme gibi belirtiler varsa, diyabet açısından mutlaka değerlendirme yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Tip 2 diyabet’in yetişkin hastalığı olmaktan çıktığını söyleyen Doç. Dr. Özge Yüce, "Tip 2 diyabet, vücudun insülini etkili şekilde kullanamaması sonucu gelişir. Bir dönem sadece yetişkinlerde görüldüğü düşünülse de, günümüzde çocuklarda da hızla artış göstermektedir. Risk Faktörleri ise, fazla kilo (obezite), fiziksel hareketsizlik, ailede diyabet öyküsü, sağlıksız ve düzensiz beslenme" ifadelerine yer verdi. Ailelerin bu konuda atması gereken adımları sıralayan Doç. Dr. Özge Yüce, "Çocuklarımız artık daha az hareket ediyor ve daha fazla ekran başında vakit geçiriyor. Beslenme alışkanlıkları da doğal ve dengeli olmaktan uzaklaştı. Bu durum, çocukluk çağında Tip 2 diyabetin görülme sıklığını artırıyor. Çocukluk çağı diyabeti erken tanı ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın, şekerli, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Fiziksel aktiviteyi teşvik edin. Çocuklar her gün en az 1 saat aktif kalmalı. Ekran süresini sınırlayın TV, tablet ve telefon kullanımı kontrollü olmalı. Rutin sağlık kontrollerini ihmal etmeyin. Özellikle risk grubundaki çocuklar düzenli izlenmeli. Erken yaşta sağlık bilinci geliştirin. Sağlıklı yaşam eğitimi, diyabetin önlenmesinde kritik rol oynar" şeklinde konuştu. Doç. Dr. Özge Yüce, erken tanı konulan çocuklarda diyabetin kontrol altına alınmasının çok daha kolay olduğunu vurgulayarak, "Diyabet tanısı ne kadar erken konulursa, çocuğun sağlığı o kadar iyi korunur. Ailelerin bu konuda bilinçli ve duyarlı olması, çocuklarımızın sağlıklı geleceği için en büyük güvencemiz" diye konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 15:08
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tekin Medıcal Poınt Gaziantep Hastanesi’nde
Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Ortopedi ve Travmatoloji UzmanıDoç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin’i dahil etti. Doç. Dr.Sezgin Bahadır Tekin Ortopedi ve Travmatoloji Doktoru Medical Point Gaziantep hastanesinde hasta kabulüne başladı. Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, Skolyoz ve omurga deformiteleri, Travma cerrahisi, Diz ve kalça protez cerrahisi ile revizyonları, Ayak hastalıkları, Omurga ve ekstremite tümörleri, Serebralpalsi cerrahileri yer alıyor. Ayrıca, ameliyatsız eklem koruyucu tedaviler kapsamında enjeksiyon uygulamaları, PRP, kök hücre tedavileri gibi modern yöntemler de uzmanlık alanları arasında yer alıyor.
02 Eylül 2025 Salı - 14:04
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan: "2011’de Akdeniz Üniversitesi’nde rahim nakli yapılmasaydı, bugün dünyada uygulanamazdı"
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2011’de dünyada ilk kez yapılan rahim naklinin önemine dikkat çekerek, "Eğer 2011’de Akdeniz Üniversitesi rahim nakli yapmamış olsaydı, bugün dünyada hala yapılamazdı" dedi. Özkan, ayrıca Ekim ayında Dünya Rahim Nakli Kongresi’nin Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Organ ve kompozit doku nakillerinde dünya çapında öncü olduklarını belirten Özkan, akciğer nakli ruhsatının alınmasının büyük sevinç oluşturduğunu söyledi. Üniversitenin kol, yüz ve rahim nakli gibi pek çok ilke imza attığını vurgulayan Özkan, en yakın zamanda kalp ve akciğerin birlikte nakledilmesinin planlandığını kaydetti. "Rahim nakli yapılmasaydı bugün dünyada uygulanamazdı" Rektör Özkan, 2011’de gerçekleştirilen ilk rahim naklinin tıp dünyasında bir dönüm noktası olduğunu hatırlatarak, "Eğer 2011’de Akdeniz Üniversitesi rahim nakli yapmamış olsaydı, bugün dünyada hala yapılamazdı. Çünkü hayvan deneyleri halen bitmedi. Bizim insanda bile çok ciddi bir tecrübemiz vardı. İlk nakil çok başarılıydı, hiç rejeksiyon olmadı. Dokuz yıl sonra çocuk doğdu, ikinci nakilde ise çok daha hızlı sonuç alındı" dedi. Dünya Rahim Nakli Kongresi Antalya’da yapılacak Rahim nakli alanında elde edilen başarının ardından önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacaklarını açıklayan Özkan, Ekim ayında Antalya’da Dünya Rahim Nakli Kongresi’nin düzenleneceğini dile getirdi. Özkan, "Dünyanın dört bir tarafından rahim nakli yapan ekipler buraya gelecek. Bilgi paylaşımı olacak, çok güzel bir toplantı olacağını umuyorum" diye konuştu. Enerji giderlerini azaltacak dev yatırım Rektör Özkan, üniversitenin enerji giderlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali projesine de değindi. Bin 100 dönüm arazide kurulacak 50 megawattlık santralin 2.6 milyar TL’lik yatırımla gerçekleştirileceğini anlatan Özkan, "Sadece hastanenin aylık elektrik gideri 30 milyon TL. Bu yatırım yirmi yıl boyunca çok büyük katkı sağlayacak. Üstelik tarım arazisine zarar vermeden, dağlık alanda kuruluyor" ifadelerini kullandı. "Şu an MHRS’ye girmemiz mümkün değil" Nisan ayında hastane binalarından birinin yandığını hatırlatan Özkan, hizmetlerin dar alanda sürdüğünü söyledi. Bu nedenle Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ne (MHRS) dahil olamayacaklarını ifade eden Özkan, "Bir buçuk yıl içinde 900 yataklı yeni bölümümüz hizmete girerse o zaman MHRS’yi değerlendirebiliriz" dedi. Yapay organ ve kanser aşısı hedefi Bilimsel projeler hakkında da bilgi veren Özkan, yapay organ ve kanser aşısı çalışmalarına yoğunlaştıklarını belirtti. Özkan, "Şu an da projeler devam ediyor, somut sonuç aldığımızda açıklayacağız. 2026’da güzel haberlerle karşınıza gelmeyi umuyorum" şeklinde konuştu. Tarım Teknokenti için hazırlık Aksu’daki bin dönümlük arazide Tarım Teknokenti kurulacağını açıklayan Özkan, bunun Türkiye’de bir ilk olacağını söyledi. Su ve gıda krizinin gelecekte insanlığı bekleyen en önemli sorunlar olduğuna dikkat çeken Özkan, "Susuz, havasız, topraksız tarım için Ar-Ge yapılacak. Dünya çapında projeler ortaya çıkacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Sahte diploma söz konusu değil" Sahte diploma iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunan Özkan, geçen yıl e-imzalarının kopyalandığını fark ettiklerini, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını aktardı. Özkan, "Herhangi bir sahte diploma veya evrak söz konusu değil. Dijital güvenlik için ciddi yatırım yapıyoruz. 80 bin kişilik bir üniversitenin verilerini korumak kolay değil" dedi. Covid-19 sürecinde Akdeniz Üniversitesi hastanesinde tedavi gören ve şu an cezaevinde bulunan Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Özkan, "Antalya Şehir Hastanesi’ne ya da Eğitim Araştırma’ya gittiğini biliyorum. Sonuçta orası da üçüncü basamak hastane. Bize herhangi bir sevk olmadı" ifadelerine yer verdi.
02 Eylül 2025 Salı - 13:57
Kanser hastalarına özel sağlıklı beslenme tavsiyeleri
Kanser hastalarının beslenmesiyle ilgili öneriler sunan Diyetisyen Burcu Özger, "Tedavi sırasında şekerli gıdalardan, sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalardan ve paketli gıdalardan uzak durmanız gerekir." dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Burcu Özger, kanser hastaları için beslenme önerilerinde bulundu. Kanser tedavisindeki beslenme amacınızın vücut kas kütlesi ve vücut ağırlığını korumak olduğunu belirten Diyetisyen Özger, "Bununla birlikte bağışıklık sisteminizi desteklemek bu süreçte çok önemli. Tedaviye bağlı yan etkilere bakacak olursak; bulantı, iştahsızlık, ishal, kabızlık veya ağızda yanma hissi gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. Amacımız bunları hafifletmek. Bir diğer amaç da yara iyileşmesi ve iyileşme sürecinizi hızlandırmak" dedi. "İştahsızlıkla mücadelede sık ve küçük öğün önemli" Özger, "İştahsızlıkla karşılaştığınızda, yemeği sık sık ve küçük öğünlerle tüketirseniz bu süreci çok daha kolay yönetebilirsiniz. Öğün saatlerinizi düzenli bir şekilde ilerletirseniz, iştahsızlık durumunu ortadan kaldırabilir veya en aza indirebilirsiniz. Bir diğer durum bulantı ve kusma. Özellikle ilaçlarla birlikte kokulara karşı hassasiyetiniz artabilir ve yemeklerin kokusu size daha ağır gelebilir. Bu süreçte, ne kadar yağsız veya hafif besinler tüketirseniz o kadar iyi olur. Aç karnına olmamak kaydıyla gün içinde zencefilli çay, nane limon çayı tüketebilirsiniz. Bu çayların tüketimini günde 1 bardak olacak şekilde planlamak fayda sağlayacaktır." diye konuştu. Kanser tedavisi gören hastalarda ağız yaralarıyla sık karşılaşıldığını belirten Diyetisyen Özger, bu yaraları gidermek için yumuşak ve ılık, daha az baharatlı besinler tavsiye etti. Püre, yoğurt, çorba ve sıvı gıdalarla bu sürecin daha sağlıklı ilerleyeceğini; asidik ve gazlı içeceklerden uzak durarak ağız yaralarına karşı önlem alınabileceğini ifade etti. "İshal ve kabızlığa karşı probiyotik tüketin" İştahsızlıktan dolayı kabızlık çok sık meydana geldiğine değinen Diyetisyen Özger, "Lifli gıda tüketiminizin az olması nedeniyle kabızlık yaşayabilirsiniz. Bu nedenle lifli, posalı gıdalar tükettiğinizde bağırsaklarınız daha hareketli çalışır ve normale döner. Sıklıkla yaşanan bir başka durum ise ishaldir. İlaçlarla birlikte bu süreçte ishal artabilir. Bu süreçte probiyotik kullanımı önemlidir. Lifli ve posalı gıdaların tüketimini azaltıp; pirinç lapası, patates gibi yağsız gıdalarla beslenilebilir ancak mutlaka bol su içilmesi gerekir" diye konuştu. Kanser hastalarının kullandıkları ilaçlarla beraber ağızda metalik bir tat şikayeti yaşadığını anlatan Diyetisyen Özger, "Bu durum dönemsel ya da uzun vadeli olabilir. Bu süreçte bambu çatal bıçak takımı kullanarak metalik tadın gelmesini azaltabilirsiniz. Yemeklerinizi baharatlı tüketmeniz, bu süreçte sizin için faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı. "İşlenmiş ve şekerli gıdalardan uzak durun" Kanser tedavisi sırasında şekerli gıdalardan, sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalardan ve paketli gıdalardan uzak durmanız gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Özger, alkol ve sigara da kullanmaması gerektiğini dile getirerek, "Mangalda veya ocakta pişirilen gıdalara dikkat edin, yanmış gıdaları yemeyin. Haşlanmış gıdalar tüketmeniz çok önemli. Takviye gıdaları hekim önerisiyle uygun dozda almalısınız. Bu şekilde beslendiğinizde bağışıklık sisteminizi desteklemiş olursunuz. Tedaviye bağlı yan etkiler ile iştahsızlık, kabızlık, ishal, tat değişikliği gibi durumların etkilerini olabildiğince azaltmış olursunuz. Kilo ve kas kaybını önlersiniz. Vitamin ve mineral açısından zengin beslenmeniz, öğünlerinizi saatinde tüketmeniz ve mümkün olduğunca renkli beslenmeniz, vücudunuza çok fayda sağlar ve bu süreci çok daha rahat atlatırsınız" şeklinde konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 13:53
Sonbaharda artan polenler sağlığı tehdit ediyor
Sonbahar aylarında havadaki polen yoğunluğuna bağlı olarak alerjik hastalıkların arttığını belirten İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Gülhan Demiroğlu, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Dr. Demiroğlu, polenlerin solunum yoluyla vücuda girmesiyle bağışıklık sisteminin histamin ürettiğini, bunun da burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırık, öksürük, gözlerde sulanma ve kaşıntı gibi şikâyetlere yol açtığını ifade etti. Dr. Demiroğlu, "Belirtiler yalnızca burun ve gözlerle sınırlı kalmaz; yorgunluk, halsizlik, sinirlilik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı da görülebilir. İleri vakalarda ise astım ve bronşit gibi ciddi solunum yolu hastalıklarına dönüşebilir." dedi. Hangi bitkiler daha alerjen? Dr. Demiroğlu, bazı ağaç ve otların polen yoğunluğunu artırdığına dikkat çekerek şu bilgileri verdi: "Daha alerjik olanlar: akçaağaç, sedir, kavak, meşe, çam, bazı çimler ve Timothy otu. Daha az alerjik olanlar: elma, kaktüs, kiraz, yıldız çiçeği, papatya, sardunya, amber çiçeği, süsen, aslanağzı ve lale. Vatandaşlarımız evlerinin etrafında alerjik olduğu bilinen ağaçları dikmekten kaçınmalı, mevcutsa bu bitkilerle temaslarını sınırlandırmalıdır." Günlük hayatta alınacak önlemler Dr. Demiroğlu, polenlerden korunmak için şu önerilerde bulundu: - Polen yoğunluğunun arttığı sabah 05.00 - 10.00 ve akşam saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçının. - Maske ve güneş gözlüğü kullanın. - Eve dönüşte mutlaka duş alın, kıyafetlerinizi değiştirin. - Tüylü halı, battaniye ve evcil hayvan gibi polen tutabilecek unsurlardan uzak durun. - Kapı ve pencereleri kapalı tutun, HEPA filtreli klima veya hava temizleyici kullanın. - Giysilerinizi açık havada kurutmayın. - Araç içinde camları kapalı tutun, polen filtresi olan araçları tercih edin. - Mümkünse tatilleri polen yoğunluğunun az olduğu deniz kenarı bölgelerde planlayın. "Alerjiyi hafife almayın" Polen alerjisinin basit bir rahatsızlık gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Demiroğlu, "Alerjik hastalıklar, yaşam kalitesini düşüren ve önlem alınmazsa astım gibi ciddi sağlık sorunlarına dönüşebilen bir tablodur. Şikâyetler devam ederse mutlaka hekime başvurulmalıdır." dedi.
02 Eylül 2025 Salı - 13:31
Sağlık ve kahve diplomasisiyle Türkiye-Burundi yakınlaşması
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Türkiye ile Burundi arasında sağlık ve kültürel diplomasi alanlarında iş birliğini güçlendirmeye yönelik temaslarda bulundu. Ankara’da Burundi Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne yapılan ziyarette sağlık turizmi, kahve diplomasisi, eğitim ve yatırım alanlarında somut adımlar atılması hedeflenirken, iki ülke arasında yeni iş birliği imkanları değerlendirildi. Görüşmede, Burundi’den Türkiye’ye tedavi amaçlı hasta transferinin artırılması, doğrudan uçuşların başlatılması, Burundi’nin yüksek kaliteli kahvesinin Türkiye’de tanıtılması, sağlık ve tarım başta olmak üzere çeşitli alanlarda akademik ve ticari iş birliklerinin geliştirilmesi gibi konular gündeme geldi. İstanbul-Bujumbura hattının açılmasının stratejik önemine dikkat çekilen görüşmede, bu hattın hem sağlık turizmi hem de ikili ticari ilişkiler açısından büyük katkı sağlayacağı belirtildi. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, "Burundi kahvesi, kültürel diplomasinin en güzel örneklerinden biridir. Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarıları ile birleştiğinde, iki ülke arasındaki ilişkiler daha da güçlenecektir. Bir fincan Burundi kahvesi, bir adım sağlık turizmi anlamına gelecek" ifadelerini kullandı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Burundi’nin Ankara Büyükelçisi Didace Ntureka ise, sağlık ve wellness alanında somut iş birliği fırsatlarının keşfi için diyalogların devam edeceğini belirtti. SATKOF’un girişimlerinin iki ülke arasında ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlayacak stratejik ortaklıkların önünü açması hedefleniyor.
02 Eylül 2025 Salı - 13:06
Vatandaşlara sağlık okuryazarlığı kazandırılacak
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, her yıl gelenek haline getirdiği ‘Sağlık Sokağı’nı bu yıl şehrin uğrak noktası olan Ulucami Meydanı’nda kuruyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini anlatmak ve vatandaşların sağlık okuryazarlığı düzeylerini arttırmak amacıyla her yıl 3-9 Eylül tarihleri arasında kutlanan ‘Halk Sağlığı Haftası’ başlıyor. Hafta boyunca şehrin farklı noktalarında çeşitli etkinlikler düzenleyen Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, geçtiğimiz yıllarda kurduğu ‘Sağlık Sokağı’nı bu yıl vatandaşların yoğun olarak ziyaret ettiği Ulucami Meydanı Orhan Parkı’nda kuracak. Orhan Parkı’nda yedi gün boyunca yer alacak sokakta, kanserden diyabete, obeziteden anne çocuk sağlığına kadar birçok konuda vatandaşlara sağlık okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. Ayrıca, vatandaşların koruyucu sağlık anlamında ücretsiz hizmetler veren Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne yönlendirilerek, bu merkezlerden diyabet, kanser taraması, çocuk sağlığı, psikososyal destek gibi bir çok alanda faydalanması amaçlanıyor. Toplumda sağlığı koruma bilinci anlamında farkındalık oluşturmaya yönelik çeşitli etkinliklerin düzenleneceği ‘Halk Sağlığı Haftası’nın bu yılki ana teması ‘Koruyan, Geliştiren Sağlık’ olarak belirlendi. 7 gün 7 ayrı temanın işleneceği ‘Sağlık Sokağı’na tüm vatandaşların katılımı bekleniyor.
02 Eylül 2025 Salı - 12:56
Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmet vermeye başladı
Diyarbakır’da, Çermik Devlet Hastanesinde endoskopi ve kolonoskopi ünitesi hizmete girdi. Çermik Devlet Hastanesi, sağlık hizmetlerinde yeni bir döneme imza attı. Hastane bünyesinde kurulan modern endoskopi ve kolonoskopi ünitesi, ilk hastasını kabul ederek hizmete başladı. Hastanede ilk endoskopi işlemi 23 yaşındaki mide şikayetleri olan bir erkek hastaya gerçekleştirildi. Hastaya yapılan endoskopi ile gastrit ve reflü tanısı konularak tedavisine başlandı. Çermik Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Umut Karagöz hastanede hizmet vermeye başlayan ünitenin bölge halkı için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti. Daha önce bu işlemler için ilçe dışına gitmek zorunda kalan hastaların artık kendi ilçelerinde modern tıbbi donanımla hizmet alabileceğini aktaran Karagöz, "Çermik Devlet Hastanesinin bünyesinde hizmet verecek olan birim, hem tanı hem de tedavi süreçlerine önemli bir katkı sağlayacak. Yeni ünitenin bölge halkına hayırlı olması temenni ediyorum" dedi. Ünitenin özellikle kanserin erken teşhisinde büyük önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Azat Közgün, vatandaşların artık bu hizmeti kendi ilçelerinde alabileceklerini söyledi. Dr. Közgün, "Endoskopi ve kolonoskopi işlemi birçok gastrointestinal patolojinin teşhisinde ve tedavisinde yer alan önemli bir görüntüleme yöntemidir. Erken tanının hayati önem arz ettiği kolon ve rektum kanserinin erken teşhisinde de kullanılmaktadır. Hastanemizde hizmet vermeye başlayan endoskopi ve kolonoskopi ünitesiyle vatandaşlarımız yaşadıkları ilçede bu hizmete ulaşabilecektir. Böylesine modern bir Üniteyi Hastanemize kazandırdıkları için İl Sağlık Müdürlüğümüze ve hastane başhekimimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 12:51
Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Usta, Eskişehir Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti
Eskişehir Şehir Hastanesi’ni ziyaret eden Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, ilgililerden detaylı bilgi alıp incelemelerde bulundu. Hastane personeli Müdür Dr. Usta’yı çiçek vererek karşıladı. İlgili kurum yöneticilerinin eşlik ettiği programda hastane içerisinde dolaşarak incelemelerde bulunan Dr. Hakan Usta, hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin, yeni projelerin ve vatandaşlara yönelik planlanan çalışmalar hakkında değerlendirmelerin yapıldığı programın önemli bir buluşma niteliği taşıdığı vurgulandı. "Amacımız, sağlık anlamında standartları yüksek hizmetleri planlayabilmek" Hastanede bazı açıklamada bulunan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, "Şirin ilimizde çok güzel bir hizmet veren Eskişehir Şehir Hastanemizin ziyaretinde bulunuyoruz. Aynı zamanda burada bölgedeki Eskişehir ile birlikte 7 ilimizi toplayarak yapacağımız bölgesel toplantılarımızın da 3’üncüsünü gerçekleştirmiş olacağız. Amacımız, sağlık anlamında halkımızın ihtiyaçlarını hem yerinde tespit etmek hem yapılması gereken konuları arkadaşlarımızla birlikte istişare ederek en güzel sonuçları ve yarın için daha kaliteli, standartları yüksek hizmetleri planlayabilmek. Bu amaç doğrultusunda; hem saha da olsun hem Ankara’da bakanlığımızda olsun, sayın bakanımızın önderliğinde hizmetlerimizi mesai mevhumu gözetmeksizin yürütmeye gayret ediyoruz. Burada gördüğümüz şekliyle de vatandaşımızın memnuniyeti, bizi de oldukça mutlu ediyor" dedi. "MHRS üzerinden fakülte hastanelerindeki uzmanlarla buluşma imkanı olacak" Gazetecilerin, "Üniversite hastanelerinde randevu sistemiyle ilgili 2 ilde pilot uygulamanız var. Bu konudaki başarı şu anda nedir, genişleyecek mi?" sorusuna da yanıt eren Müdür Usta, "Uygulamayı henüz Yozgat Bozok Üniversitesi ve Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde yaptık. Sayın bakanımızın talimatları doğrultusunda kurgularını oluşturduk. Dün itibariyle ilk verileri oluştu. Onun tam sonuçlarını henüz ortaya koyabilme şansımız yok. Vatandaşımız aile hekimi üzerinden o sistemden istifade ederek fakülte hastanelerimizdeki uzmanlarımızla MHRS üzerinden buluşma imkanı bulacak. Dün gördüğümüz itibariyle de buluşmaya başlamışlar. İnşallah o verileri zamanı gelince sizlerle paylaşacağız" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder