SAĞLIK
Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi 26 Nisan 2026 Pazar - 14:04:53 Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32 Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24 Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45 Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Sarp arazilerde fındık hasadı yaralanma vakalarını artırdı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:30 Sarp arazilerde fındık hasadı yaralanma vakalarını artırdı Giresun’da fındık hasadı başladı ama üreticiler sarp ve engebeli arazilerde toplama yaparken ciddi yaralanmalarla karşı karşıya. Son bir ayda hastaneye başvuran 628 travma vakasının 48’i fındık hasadı sırasında yaşandı. Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Çıtlak, "Fındık toplamak basit bir iş gibi görünse de dik araziler ve ağır şartlar, göz yaralanmalarından kırıklara kadar birçok riski beraberinde getiriyor. Üreticiler bahçeye girmeden önce fiziksel olarak hazırlanmalı ve koruyucu ekipman kullanmalı" uyarısında bulundu. Başhekim Çıtlak, "Giresun dünyanın en kaliteli fındıklarının üretildiği bir bölge. Ancak arazi yapımız oldukça engebeli ve sarp. Bu nedenle fındık toplama işlemi insan gücüyle yapılıyor ve maalesef ciddi yaralanmalar meydana geliyor. Son bir ayda hastaneye başvuran 628 travma vakasının 48’i fındık hasadı sırasında yaşandı. Bunun dışında dal çarpması sonucu gözünden yaralananlar ve alerjik reaksiyonlar sonucu da hastaneye başvuranların sayısında ciddi bir artış görülüyor" dedi. Fındık hasadı hazırlık ve güvenlik gerektiriyor Başhekim Çıtlak, son hafta içerisinde ortopedi kliniğine başvuran sekiz hastadan ikisinin kalça, dört kişinin ayak bileği ve iki kişinin kaval kemiği kırığı geçirdiğini belirterek, "Arazinin dik ve kaygan olmasının, araziye yabancı, yaşlı ve spor yapmamış kişiler için riskleri artırıyor. Fındık hasadına başlamadan önce hem fiziksel olarak hazırlanmalı hem de gerekli ekipman ve koruyucu malzemeleri kullanmalılar. Hasat, sadece bahçeye girip toplamak değil, hazırlık ve güvenlik gerektiren bir süreçtir. Uygun ekipman, koruyucu gözlük, uygun ayakkabı ve cilt koruyucu giysiler kullanmak çok önemli. Aksi halde göz yaralanmaları, alerjik reaksiyonlar ve düşme kaynaklı kırıklarla karşılaşıyoruz" uyarısında bulundu. Fındık çuvalı taşırken bacağı kırılarak tedavi altına alınan bir hasta ise o anları anlatarak, "Sırtımda çuvalla ayağım kaydı ve yuvarlandım o anda bacağım kırılmış kazayı ucuz atlattım yuvarlandığım yerin aşağısı dere yatağıydı oraya düşsem daha feci bir durum olurdu. Bizim arazilerde fındık hasadı zor oluyor" dedi.
Muş’a 111 hekim atandı
29 Ağustos 2025 Cuma - 16:25 Muş’a 111 hekim atandı Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 124. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası sonuçlarına göre, Muş’a 111 hekim ataması yapıldı. Muş’un merkez ve ilçelerinde görevlendirilecek hekimlerden 76’sı pratisyen tabip, 35’i ise uzman tabip olacak. Atamalar kapsamında en fazla hekim kadrosu Muş Devlet Hastanesi’ne 20, Bulanık Devlet Hastanesi’ne 10 ve Hasköy Devlet Hastanesi’ne 10 hekim olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Malazgirt, Varto ve Korkut Devlet Hastaneleri’ne de çok sayıda hekim ataması yapıldı. Uzman tabip kadrolarında ise acil tıp, algoloji, anesteziyoloji ve reanimasyon, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, ortopedi ve travmatoloji, radyoloji ve üroloji gibi farklı branşlarda hekimler görev alacak. Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, atamalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Sağlık Bakanlığı’mız tarafından gerçekleştirilen 124. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kurasıyla ilimize 111 hekimin atanması, Muş’un sağlık altyapısı için çok önemli bir kazanımdır. Özellikle uzman tabip branşlarında yapılan görevlendirmeler, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak ve kaliteyi artıracaktır. Yeni görev yerlerine atanan tüm hekimlerimize başarılar diliyorum. İl Sağlık Müdürlüğü olarak onların her zaman yanında olacağız. Başta Sağlık Bakanı’mız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
Denizli’de kamu hastanelerinde QR kodlu yeni dönem
29 Ağustos 2025 Cuma - 16:11 Denizli’de kamu hastanelerinde QR kodlu yeni dönem Denizli’de kamu hastanelerinde hijyen standartlarını artırmaya yönelik dikkat çeken bir uygulama hayata geçirildi. Denizli’de başlatılan ‘QR Kod Temizlik Uygulaması’ ile hastane tuvaletlerinde ve ortak kullanım alanlarında temizlik ve peçete eksikliği sorunları QR kod ile anında bildirilerek hızlı çözüme kavuşturuluyor. Sağlık Bakanlığı tarafından birkaç ilde yapılan pilot çalışmadan sonra ülke genelinde uygulamaya konulan ‘QR Kod Temizlik Uygulaması’, Denizli’de tüm kamu hastanelerinde başlatıldı. Uygulama kapsamında hastanelerdeki tuvaletler ve ortak kullanım alanlarının temizlik durumu artık cep telefonları üzerinden anlık olarak değerlendirilebiliyor. Hastalar, hasta yakınları ve hastane çalışanları, tuvalet ve ortak kullanım alanlarındaki temizlik ihtiyaçlarını, alanlara yerleştirilen QR kodlarını cep telefonlarıyla okutarak anında bildirebilmekteler. Bu bildirimler, temizlik personeline ve ilgili yöneticilere eş zamanlı olarak SMS ile iletilerek, rutin temizlik süresi beklenmeden kısa sürede müdahale edilmesine imkan vermektedir. QR Kod ile temizlikte hızlı müdahale dönemi Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, ‘QR Kod Temizlik Uygulaması’ ile hastanelerde temizlik süreçlerini daha hızlı ve etkin hale getirmeyi amaçladıklarını belirterek şunları söyledi: "Bu uygulama ile hastanelerimizden hizmet alan hastalar, hasta yakınları ve hastane personellerimiz, tuvalet ve ortak kullanım alanlarındaki temizlik durumunu cep telefonlarıyla okuttukları QR kodlar üzerinden "temiz", "kısmen temiz", "kirli" olarak değerlendirebilmektedirler. Yapılan değerlendirmelerin sonucu anında ilgili temizlik personeline ve yöneticilere SMS bildirimi ile gönderilmektedir. Böylece hastanelerimizde anlık temizlik ihtiyaçları kısa sürede giderilerek, özellikle yoğun hasta trafiğine sahip alanlarda hijyen kesintisiz sürdürülebilmektedir. Daha önce yalnızca belirli zaman dilimlerinde yapılan temizlik kontrolleri, artık ihtiyaç duyulan her an yapılabilmekte olup temizlik hizmetlerinin performansı da dijital olarak izlenebilir hale gelmiştir. Hastalarımız, yakınları ve sağlık çalışanlarımız temizlikle ilgili gözlemlerini doğrudan sisteme aktarabilmekte, böylece hizmet alan herkes, hastanelerimizin hijyen süreçlerine doğrudan bir katkı sağlayabilmektedirler. Hastalarımız ve personellerimize hijyenik, daha temiz bir ortam sunmayı amaçlayan bu yenilikçi uygulama sayesinde; İlimizdeki kamu hastaneleri, hijyen alanında örnek teşkil ederek temizlik kalitesini artıracak ve hasta memnuniyetini üst düzeye çıkaracaktır. Herkesin hastanelerde hijyenik ve sağlıklı bir ortamda hizmet alması her zaman önceliğimiz olup vatandaşlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın bu uygulamaya göstereceği ilgi, temizlik kalitesinin sürekli yüksek tutulmasını sağlayacaktır" dedi.
Cilt yeniliğinde yeni dönem
29 Ağustos 2025 Cuma - 15:39 Cilt yeniliğinde yeni dönem Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, cilt gençleştirme uygulamaları arasında son yıllarda öne çıkan ‘gençlik aşısı’ hakkında önemli bilgiler verdi. Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, cilt sağlığını desteklemek ve yaşlanma belirtilerini geciktirmek isteyenlerin tercih ettiği gençlik aşısının aslında bir mezoterapi yöntemi olduğunu söyledi. Açıklamasında gençlik aşısının klasik mezoterapilere kıyasla daha yoğun içeriklere ve daha derin uygulama alanına sahip olduğunu belirten Hayat Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, "Gençlik aşısı, deri altına çok ince iğnelerle enjekte edilen yoğun hyaluronik asit içerir. Hyaluronik asit, markaya göre kollajen sentezini uyaran kalsiyum hidroksiapatit ve çeşitli peptidlerle de desteklenebilir" dedi. Gençlik aşısının temel amacının cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Yılmaz, "Uygulama sonrası cilt daha parlak, daha sağlıklı görünür. İnce kırışıklıklarda azalma sağlanır. Ayrıca hyaluronik asidin etkisiyle cilt nem desteği kazanır" şeklinde konuştu. Gençlik aşısının etkin sonuçlar vermesi için birkaç seansın gerektiğini ifade eden Hayat Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, "Bir ay arayla 2 ila 3 seans uygulanmalıdır. Elde edilen etki kalıcıdır ancak yaşlanma devam eden bir süreç olduğu için yılda bir kez hatırlatma seansları öneriyoruz" diyerek düzenli bakımın önemini vurguladı. Estetik kaygıların ötesinde, sağlıklı ve canlı bir cilt görünümüne kavuşmak isteyen herkesin bu uygulamayı değerlendirebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, doğru zamanda ve doğru uzman eliyle yapılan işlemlerin cilt sağlığı açısından önemli kazanımlar sunduğunu söyledi.
Obezite cerrahisinde yeni dönem
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:55 Obezite cerrahisinde yeni dönem Doruk Yıldırım Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Doğukan Durak, obezite cerrahisinde son yıllarda yaygınlaşan tek trokar yöntemi sayesinde hastaların hem sağlık hem de estetik açıdan önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi. Obezitenin Türkiye’de giderek artan bir sağlık sorunu haline geldiğini vurgulayan Doç. Dr. Durak, "Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre Türkiye’de her üç kişiden biri obez. Diyet ve egzersizle başarılı olamayan hastalar için en etkili ve kalıcı tedavi yöntemi ise obezite cerrahisidir" dedi. Modern cerrahi yaklaşımların daha az kesiyle yapılan, yani minimal invaziv yöntemlere yöneldiğini belirten Doç. Dr. Durak, bu alandaki en son yeniliğin ‘tek trokar obezite cerrahisi’ olduğunu ifade etti. "Geleneksel tüp mide ameliyatı genellikle 4-5 küçük kesi ile yapılırken, bu yeni yöntemde yalnızca göbek deliğinden yapılan tek bir kesi ile operasyon gerçekleştiriliyor. Cerrahi prosedür klasik tüp mide ameliyatıyla aynı; yalnızca kesi sayısı farklı" dedi. Tek trokar yöntemiyle yapılan ameliyatların enfeksiyon riskini azalttığını, hastalarda ağrıyı minimuma indirdiğini ve kozmetik olarak daha iyi sonuçlar verdiğini söyleyen Doç. Dr. Durak, "Bu yöntem sayesinde hastalarımız neredeyse hiç ağrı hissetmiyor ve çok daha kısa sürede günlük yaşamlarına ve işlerine dönebiliyor" şeklinde konuştu. Yöntemin her hastaya uygun olmadığını da belirten Doruk Yıldırım Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Doğukan Durak, uygunluk kriterlerini şöyle sıraladı; "Vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olup ek hastalığı olanlar ya da vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olanlar bu cerrahi için adaydır. Ayrıca göğüs kafesi ile göbek deliği arasındaki mesafenin kısa olması ve karaciğerin küçük olması da operasyonu teknik olarak kolaylaştıran etkenlerdir." Doç. Dr. Durak, tek trokar yönteminin özellikle kozmetik sonuçlarıyla öne çıktığını belirterek, "Obezite cerrahisinde son yıllarda artan bir şekilde tercih edilen bu yöntem, hastaların hem sağlığına daha hızlı kavuşmasını hem de sosyal yaşantılarına çabuk adapte olmasını sağlıyor" dedi.