Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
İsrail’de iki eski başbakan Netanyahu’ya karşı ittifak kurdu
Mahalle yanarken onlar derbiyi izledi
ABD basını Beyaz Saray yemeğine silahlı saldırıda bulunan şüphelinin manifestosunu paylaştı
İngiltere Kralı Charles'ın ABD'ye ziyareti planlandığı gibi gerçekleşecek
Bursa’da tarihi akşam, timsah geri döndü
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yeniden İslamabad’da
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
SAĞLIK
Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi
26 Nisan 2026 Pazar - 14:04:53
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45
Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı
Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
20 yıllık tümör Van’da yapılan ameliyatla alındı
3
26 Nisan 2026 Pazar- 10:17
"Doğru tedavi ve alışkanlıkların düzenlenmesiyle astım hastaları, günlük hayatlarına güvenle devam edebilir"
4
26 Nisan 2026 Pazar- 09:42
Ağrıya "nokta atışı" tedavi
5
26 Nisan 2026 Pazar- 09:18
Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Antalya’da düzenlendi: Onkologlardan kemoterapi mesajı
28 Ağustos 2025 Perşembe - 12:29
Bakan Memişoğlu: "Dünyada örnek bir sağlık sistemi oluşturmaya çalışıyoruz"
UŞAK (İHA) – Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla yalnızca hizmet sunan değil, dünyaya örnek olan bir sağlık sistemi kurmayı hedeflediklerini belirterek, "Dünyada örnek bir sağlık sistemi oluşturmaya çalışıyoruz" dedi. Uşak’a gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Valiliği ziyaret etti. Bakan Memişoğlu’nu Valilik binası önünde Vali Naci Aktaş, AK Parti Uşak Milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar ve kurum müdürleri karşıladı. Valilik şeref defterini imzalayan Bakan Memişoğlu, daha sonra basına kapalı gerçekleştirilen Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Uşak Sağlık Yöneticileri Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla yalnızca hizmet sunan değil, dünyaya örnek olan bir sağlık sistemi kurmayı hedeflediklerini belirtti. Dünyada örnek bir sağlık sistemi oluşturmaya çalıştıklarını aktaran Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla, yalnızca milleti koruyan değil, aynı zamanda sürekli geliştiren ve dünyaya örnek olan bir sağlık sistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Gerçekten de Türkiye sağlık hizmetlerinde olduğu gibi, inşallah üreten sağlıkta da bu başarıyı elde edeceğiz" dedi. Bakan Memişoğlu, sağlık teknolojilerindeki hedeflerini de şu sözlerle aktardı: "Bizim hedefimiz sadece sağlık hizmetini artırıp sürdürmek değil, dünyada sağlık teknolojisinde de lider bir ülke olmaktır. Hekimlerimizle, sağlık çalışanlarımızla, sanayicimizle, üreticimizle hep beraber bu işi inşallah 2026’da organize edebiliriz." Sigara ve tütünle mücadeleye değinen Memişoğlu, "Mobil sigara araçlarımız artık sahayaydı. Mahallede, köyde, kahvede insanlarımıza, sigara içen insanlarımıza, bu kötü alışkanlığına maalesef devam ettik. İnsanlarımıza yardım edip onlara nasıl sigaralarını bırakacaklarını, nasıl destek olacağımızı biz anlatacağız. Onlardan da desteğimiz bu desteğe uymaları" dedi. Sağlık yatırımlarına ilişkin de bilgiler veren Memişoğlu, "Özellikle koruyucu sağlıkta önemli olan sağlık ve hayat merkezlerimizi arttırıyoruz. 53 tane şimdiye kadar son bir senedir yaptık. Şu anda 300 üzerine sağlık ve hayat merkezlerimiz var. Toplumun bu konuda da sağlık ve hayat merkezlerinin kullanmasını özellikle öneriyoruz. Çünkü burada fizyoterapistimiz, diyetisyenimize, çocuk gelişimcisine, psikoloğa kadar aynı zamanda kanser tanımalarının ücretsiz yapıldığı alanlar var. Bu konuda da insanlarımızı sağlık ve hayat merkezlerine ziyaret etmelerini bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Bakan Memişoğlu’nun programı açıklama sonrası basına kapalı devam etti.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:05
Selenyumun vücudun doğal savunmasına katkısı
Beslenme uzmanları, selenyumun düzenli ve yeterli miktarda alınmasının kalp-damar sağlığı başta olmak üzere vücudun genel işleyişine olumlu etkiler sağladığını ve hücrelerin sağlığını koruduğunu vurguladı. 2025’in sağlıklı yaşam trendlerinde adını sıkça duyduğumuz minerallerden biri selenyum. Vücutta antioksidan etkiler gösteren ve ağır metallere karşı vücudu koruyan bu değerli mineral, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, tiroit fonksiyonlarını destekliyor ve hücreleri zararlı etkenlere karşı koruyor. Günlük yaşamda mikro düzeyde alınsa bile, selenyumun sağlığa olan katkısı önemli. Beslenme uzmanları, selenyumun düzenli ve yeterli miktarda alınmasının kalp-damar sağlığı başta olmak üzere vücudun genel işleyişine olumlu etkiler sağladığını ve hücrelerin sağlığını koruduğunu vurguluyor. Bu noktada ise selenyum içeriği bakımdan en zengin ve pratik kaynaklardan biri olarak ton balığı öne çıkıyor. En güçlü kaynak ton balığı Ton balığı, yalnızca protein ve zengin Omega-3 açısından değil, aynı zamanda doğal selenyum içeriğiyle de son derece besleyici bir deniz ürünü olarak dikkat çekiyor. Bilimsel araştırmalar, ton balığının içerdiği selenyumun biyoyararlanımının yüksek olduğunu ve vücut tarafından kolayca kullanılabildiğini ortaya koyuyor. Selenyumun doğal yollarla alınmasının önemi, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından vurgulanıyor; besinlerden alınan selenyum, takviyelere göre vücut tarafından daha kolay emiliyor ve böylece sağlığı desteklemenin en doğal ve etkili yolunu sunuyor. ABD Tarım Bakanlığı verilerine dayanan Nutrition Value, suda konserve ton balığının günlük selenyum ihtiyacının yüzde 128’ini, yağda konserve ton balığının ise yüzde 138’ini karşılayabildiğini gösteriyor. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) verilerine göre, bitkisel kaynaklarda selenyum miktarı toprağın özelliklerine bağlı olarak değişebilirken, hayvansal ürünlerdeki selenyum seviyeleri tahmin edilebilir ve stabil kalıyor. Yarım kutu konserve ton balığı, bir yetişkinin günlük selenyum ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamaya yetiyor. Bu da yoğun yaşam temposu içinde sağlıklı beslenmek isteyenler için oldukça pratik bir çözüm sunuyor. Ayrıca, ton balığı; D vitamini, Omega-3 ve yüksek biyolojik değere sahip protein içeriğiyle genel sağlığı destekliyor. Günümüzde modern üretim süreçleri ve izlenebilir tedarik zincirleri sayesinde, konserve ton balığı ürünleri artık sadece pratik değil aynı zamanda güvenilir bir seçenek olarak ortaya çıkıyor. "Balığını izle" gibi uygulamalar, tüketicilerin tercih ettikleri ürün hakkında detaylı bilgiye ulaşmasını sağlıyor. Doğal avcılıkla elde edilen genç ve küçük balıklarla hazırlanan konserveler, hem doğaya duyarlı üretimi destekliyor hem de yüksek kalite sunuyor. Ton balığı, selenyum kaynağı olarak sağlıklı yaşamın önemli bir parçası haline geliyor. Uzmanlar, dengeli bir diyetin içinde ton balığına düzenli olarak yer verilmesinin, sağlığı korumak ve desteklemek açısından son derece değerli olduğunu belirtiyor.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:45
Uzm. Dr. Çoban: "Eller, akan bir suda sabun eşliğinde en az 20 saniye yıkanmalıdır"
Çocuklarda görülen enfeksiyonların aşırı temastan kaynaklandığını dile getiren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Hakan Çoban, "Özellikle akan bir suda, sabun eşliğinde en az 20 saniye olacak şekilde tüm elimizi, avucumuzu, parmaklarımızı ve tırnaklarımızı ovalayarak yıkamamız gerekiyor. Velilerimize de çocuklara el yıkama alışkanlığını küçük yaştan itibaren edindirmelerini ve onlara göstererek uygulamalarını tavsiye ederiz" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Hakan Çoban, okulların açılmasına günler kala, çocuklarda görülebilecek enfeksiyonlar ve önlemleri hakkında bilgiler verdi. Çocuklarda en fazla görülen enfeksiyonların aşırı temastan kaynaklandığını aktaran Uzman Dr. Hakan Çoban, "Özellikle elle temasla geçen hastalıklardır. Bunlardan en önemlisi, gastroenterit dediğimiz bağırsak iltihaplanmasıdır. Onun dışında mevsim itibariyle şuan da erken ama ilerleyen vakitlerde soğuk algınlığı dediğimiz viral enfeksiyonların da sıklığı artacaktır. Fekal-Oral dediğimiz gıdalarla veya tuvaletten sonra ellerin yıkanmamasıyla geçebilecek hepatit cinsi hastalıklar var. Bunlar çocukların yakın temasında ve kapalı alanda uzun süre kalmaları neticesinde sık gördüğümüz hastalıklardır. Bunlara engel olmak için yapılacaklardan bir tanesi el yıkamadır. Özellikle hastalıklarda mikroplar ağzımıza, yüzümüze ve gözümüze ellerin kontaminasyonuyla geçtiğinden dolayı el yıkaması çok önemlidir. Yemek yemeden önce veya sonra, tuvalet temizliğinden, hayvanlara dokunduktan veya dışarıdan eve geldikten sonra muhakkak ellerin yıkanması gerekmektedir" diye konuştu. Dr. Çoban, "Ellerin yıkanmasını da özellikle akan bir suda, sabun eşliğinde en az 20 saniye olacak şekilde tüm elimizi, avucumuzu, parmaklarımızı ve tırnaklarımızı ovalayarak yıkanması gerekiyor. Ellerimizi yıkadıktan sonra da özellikle tek kullanımlık peçete havlularla veya şahsımıza ait havluyla el kurulamasını yapmamız gerekir. Kesinlikle ellerimizi üstümüze silerek kurutmamalıyız. İkinci bir husus da bir başkasının havlusunun kullanılmaması gerekiyor. Velilerimizin de çocuklara el yıkama alışkanlığını küçük yaştan itibaren edindirmelerini ve onlara göstererek uygulamalarını tavsiye ederiz. Bunun yanında saç bakımı ve 3 günde bir olacak şekilde vücut temizliğinin yapılması ve tırnaklarının haftada bir kez kesilmesini öneriyoruz. Çocuklarımız için en önemli şeylerden birisi de aşılamadır. Çocukların kesinlikle aşılarının ertelenmemesi ve zamanında eksiksiz bir şekilde yapılmasını öneririz. Okullar da açılıyor, velilerimiz çocuklarını kesinlikle kahvaltı yapmadan okula gönderilmemelidir" şeklinde konuştu.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:42
Tekirdağ Şehir Hastanesi Gebe Okulu’nda anne adayları doğuma hazırlanıyor
Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Gebe Okulu, anne adaylarını hem doğuma hem de doğum sonrası sürece hazırlıyor. Hastane bünyesinde düzenlenen gebe okulu eğitimlerinde anne adayları, kadın sağlığı uzmanları, fizyoterapist, diyetisyen ve psikologlardan destek alıyor. Eğitimler sayesinde anneler hem bedensel hem de zihinsel olarak doğuma daha hazırlıklı hale gelirken, özellikle normal doğuma dair kaygılar azalıyor. Doğru ve bilimsel bilgilerle sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin de önüne geçiliyor. Eğitimler kapsamında anne adayları doğumhaneyi gezerek süreç hakkında yerinde bilgi sahibi olma imkânı buluyor. "Bilinçli anneler, sağlıklı nesiller" Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, yaptığı açıklamada, "Anne adaylarımız gebelik sürecinde nelerle karşılaşacaklarını, doğumun nasıl gerçekleşeceğini ve doğum sonrasında dikkat edilmesi gerekenleri uzmanlarımızdan öğreniyor. Dünyanın en güzel olayı bir evlat sahibi olmak. Biz de bu süreçte annelerimizi bilinçlendirerek hem onların sağlığını hem de gelecek nesillerin sağlığını güvence altına almak istiyoruz. Sağlık Bakanlığımızın da bu konuya verdiği önemle birlikte, burada düzenlediğimiz eğitimleri bir diploma ile taçlandırarak anne adaylarımızı kutluyoruz" dedi. Anne adaylarından olumlu geri dönüşler Eşiyle birlikte gebe okuluna katılan Beyza Acar ise, "Burada anneliğin hem öncesi hem de sonrası için eğitim aldık. Fizik tedavi uzmanından yapacağımız egzersizleri, psikolojik destek eğitimlerini öğrendik. Doğumhaneyi gezdik ve süreci yakından gördük. Bu sayede kendimizi psikolojik olarak da hazırlamış olduk. Burada olmaktan mutluyuz. Tüm anne adaylarına özellikle doğum öncesi ve sonrası için bu eğitimi kesinlikle tavsiye ediyorum" diye konuştu. Öte yandan 4 yıldır faaliyet gösteren gebe okulunda 247 anne eğitim gördü.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:41
Uzm. Dr. Çoban: "Eller, akan bir suda sabun eşliğinde en az 20 saniye yıkanmalıdır"
Çocuklarda görülen enfeksiyonların aşırı temastan kaynaklandığını dile getiren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Hakan Çoban, "Özellikle akan bir suda, sabun eşliğinde en az 20 saniye olacak şekilde tüm elimizi, avucumuzu, parmaklarımızı ve tırnaklarımızı ovalayarak yıkamamız gerekiyor. Velilerimize de çocuklara el yıkama alışkanlığını küçük yaştan itibaren edindirmelerini ve onlara göstererek uygulamalarını tavsiye ederiz" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Hakan Çoban, okulların açılmasına günler kala, çocuklarda görülebilecek enfeksiyonlar ve önlemleri hakkında bilgiler verdi. Çocuklarda en fazla görülen enfeksiyonların aşırı temastan kaynaklandığını aktaran Uzman Dr. Hakan Çoban, "Özellikle elle temasla geçen hastalıklardır. Bunlardan en önemlisi, gastroenterit dediğimiz bağırsak iltihaplanmasıdır. Onun dışında mevsim itibariyle şuan da erken ama ilerleyen vakitlerde soğuk algınlığı dediğimiz viral enfeksiyonların da sıklığı artacaktır. Fekal-Oral dediğimiz gıdalarla veya tuvaletten sonra ellerin yıkanmamasıyla geçebilecek hepatit cinsi hastalıklar var. Bunlar çocukların yakın temasında ve kapalı alanda uzun süre kalmaları neticesinde sık gördüğümüz hastalıklardır. Bunlara engel olmak için yapılacaklardan bir tanesi el yıkamadır. Özellikle hastalıklarda mikroplar ağzımıza, yüzümüze ve gözümüze ellerin kontaminasyonuyla geçtiğinden dolayı el yıkaması çok önemlidir. Yemek yemeden önce veya sonra, tuvalet temizliğinden, hayvanlara dokunduktan veya dışarıdan eve geldikten sonra muhakkak ellerin yıkanması gerekmektedir" diye konuştu. Dr. Çoban, "Ellerin yıkanmasını da özellikle akan bir suda, sabun eşliğinde en az 20 saniye olacak şekilde tüm elimizi, avucumuzu, parmaklarımızı ve tırnaklarımızı ovalayarak yıkanması gerekiyor. Ellerimizi yıkadıktan sonra da özellikle tek kullanımlık peçete havlularla veya şahsımıza ait havluyla el kurulamasını yapmamız gerekir. Kesinlikle ellerimizi üstümüze silerek kurutmamalıyız. İkinci bir husus da bir başkasının havlusunun kullanılmaması gerekiyor. Velilerimizin de çocuklara el yıkama alışkanlığını küçük yaştan itibaren edindirmelerini ve onlara göstererek uygulamalarını tavsiye ederiz. Bunun yanında saç bakımı ve 3 günde bir olacak şekilde vücut temizliğinin yapılması ve tırnaklarının haftada bir kez kesilmesini öneriyoruz. Çocuklarımız için en önemli şeylerden birisi de aşılamadır. Çocukların kesinlikle aşılarının ertelenmemesi ve zamanında eksiksiz bir şekilde yapılmasını öneririz. Okullar da açılıyor, velilerimiz çocuklarını kesinlikle kahvaltı yapmadan okula gönderilmemelidir" şeklinde konuştu. (MK-CK-
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:24
Çocuklarda göğüs ağrısı aileleri endişelendiriyor
Çocuklarda göğüs ağrısı, ailelerin en çok korktuğu şikâyetler arasında yer alıyor. Birçok anne baba, göğüs ağrısını kalp krizi ya da ciddi bir kalp hastalığının belirtisi zannetse de Uzm. Dr. Ferhan Meriç, göğüs ağrısının çocukluk çağında çoğunlukla kalple ilgili olmadığını vurguladı. Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Ferhan Meriç, "Çocuklarda göğüs ağrısının büyük bir kısmı kalp dışı nedenlerden kaynaklanır. En sık kas-iskelet sistemi ile ilgilidir. Özellikle ergenlik döneminde çocuklarda göğüs kafesi ve kaslarda oluşan gerilme ağrıya yol açabilir. Bunun dışında sık öksürük, bronşit veya zatürre gibi akciğer enfeksiyonları, göğüs duvarında ağrıya neden olabilir. Reflü, gastrit gibi mide problemleri de göğüs ağrısını tetikleyebilir" dedi. Ayrıca çocuklarda kaygı, stres ve sınav dönemi gibi psikolojik faktörlerin de göğüs ağrısına yol açabileceğini belirten Uzm. Dr. Ferhan Meriç, "Bazen tamamen psikolojik nedenlerle çocuklar göğüs ağrısı hissedebilir. Özellikle sınav stresi yaşayan çocuklarda bu şikâyete sık rastlanmaktadır" ifadelerini kullandı. "Genetik geçiş dikkate alınmalı" Göğüs ağrısının büyük çoğunluğu masum olsa da, bazı durumlarda kalp kaynaklı olabileceğini belirten Uzm. Dr. Ferhan Meriç, şu uyarılarda bulundu: "Çocuğunuzun göğüs ağrısı egzersiz sırasında ortaya çıkıyor ve dinlenme ile geçmiyorsa, Göğüs ağrısına bayılma, çarpıntı, baş dönmesi veya nefes darlığı eşlik ediyorsa, Ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa, Çocuğunuzda doğumsal kalp hastalığı biliniyorsa mutlaka çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmelidir." "Aileler, doğru şekilde gözlemlemeli" Göğüs ağrısının ciddiye alınması ama her zaman paniğe yol açmaması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Ferhan Meriç, ailelere bu önerilerde bulundu: "Çocuğun şikâyetlerini dikkatle dinleyin ve gözlemleyin. Ağrıya eşlik eden başka belirtiler olup olmadığını takip edin. Çocuğun spor yaparken ya da istirahat halinde ağrı yaşamasını ayırt edin. Gereksiz kaygıdan kaçının ama ağrı sık tekrarlıyorsa mutlaka hekime başvurun." Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Ferhan Meriç, "Çocuklarda göğüs ağrısının altında çoğunlukla ciddi bir kalp hastalığı çıkmaz. Ancak ihmal edilmemesi gereken istisnalar vardır. Spor yapan çocuklar hiçbir yakınmaları olmasa bile, olası gizli bir kalp hastalığının ekarte edilmesi için spor yapmaya başlamadan önce çocuk kardiyoloji uzmanı tarafından kalp muayenesi, EKG ve EKO ile değerlendirilmelidir. Düzenli sağlık kontrolleri, kalp muayenesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile olası riskleri en aza indirebilmek mümkündür" diyerek sözlerini tamamladı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:22
Yüksekova’da Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, hastaları sanatla hayata bağlıyor
Hakkari’nin Yüksekova Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM), ruhsal sorunlarla mücadele eden bireyleri sanat ve sosyal beceri eğitimleriyle topluma yeniden kazandırıyor. Yaklaşık 200 hastaya hizmet veren Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM), sadece tıbbi tedavi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda el sanatları, resim ve spor gibi çeşitli aktivitelerle hastaların hem yeteneklerini geliştirmelerine hem de sosyal yaşama uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. "El sanatları ile gelen öz güven" Merkezde tedavi gören hastalar, psikiyatri uzmanlarının gözetiminde yaptıkları el sanatlarıyla dikkat çekiyor. Ortaya koydukları incelikli ve estetik eserler, hastaların sadece el becerilerini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda kaybettikleri öz güveni yeniden kazanmalarına da destek oluyor. Bu sanatsal faaliyetler, hastaların iç dünyalarını dışa vurmalarına imkan tanıyarak iyileşme süreçlerine önemli bir katkı sağlıyor. "İlaç tedavisi ve rehabilitasyon bir arada" TRSM yetkilileri, bu tür sosyal ve sanatsal etkinliklerin, hastaların iyileşme sürecinde hayati bir rol oynadığını vurguluyor. Merkez, sadece ilaç tedavisini merkeze koymak yerine, hastaları aktif bir şekilde hayata dahil ederek daha bütüncül bir iyileşme süreci sunuyor. Konuyla ilgili konuşan Psikiyatri uzmanı Duygu Nur Tutam, merkezin sadece ilaç tedavisi ve takibi yapmadıklarını, aynı zamanda rehabilitasyon ve sosyal beceri eğitimleri de verdiklerini belirtti. Şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ağır ruhsal hastalıkları olan bireylere hizmet verdiklerini belirten Tutam, hastaların ailelerine ve topluma olan bağımlılıklarını azaltmayı, sosyal ve iş hayatına katılımlarını artırmayı büyütmek olduğunu söyledi. "Bölgenin tek merkezi ve kapsamlı hizmetler" Tutam, "Hakkari ve çevresine hizmet veren tek toplum ruh sağlığı merkezi olan Yüksekova TRSM, Hakkari, Şemdinli ve Derecik’ten gelen hastalara da ulaşıyor. Merkezde sürekli olarak bir hekim, bir hemşire, bir sosyal çalışmacı ve bir psikolog görev yapıyor. Hastalar, randevu şartı olmadan hafta içi her gün merkeze başvurabiliyor. Ayrıca, gerektiğinde hastaların ev ve iş yerlerinde de ziyaretler yapılarak durumları değerlendiriliyor. Bu toplum temelli yaklaşım, hastaların daha az ilaçla daha iyi bir hayat sürmesini sağlamayı amaçlıyor" ifadelerini kullandı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:21
Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde Gebe Okulu anne adaylarını doğuma hazırlıyor
Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinde açılan Gebe Okulu, anne adaylarını hem doğuma hem de doğum sonrası sürece hazırlayarak bilinçli annelik sürecine katkı sağlıyor. Hastane bünyesinde düzenlenen gebe okulu eğitimlerinde anne adayları, kadın sağlığı uzmanları, fizyoterapist, diyetisyen ve psikologlardan destek alıyor. Eğitimler sayesinde anneler hem bedensel hem de zihinsel olarak doğuma daha hazırlıklı hale gelirken, özellikle normal doğuma dair kaygılar azalıyor. Doğru ve bilimsel bilgilerle sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin de önüne geçiliyor. Eğitimler kapsamında anne adayları doğumhaneyi gezerek süreç hakkında yerinde bilgi sahibi olma imkânı buluyor. "Bilinçli anneler, sağlıklı nesiller" Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu yaptığı açıklamada, "Anne adaylarımız gebelik sürecinde nelerle karşılaşacaklarını, doğumun nasıl gerçekleşeceğini ve doğum sonrasında dikkat edilmesi gerekenleri uzmanlarımızdan öğreniyor. Dünyanın en güzel olayı bir evlat sahibi olmak. Biz de bu süreçte annelerimizi bilinçlendirerek hem onların sağlığını hem de gelecek nesillerin sağlığını güvence altına almak istiyoruz. Sağlık Bakanlığımızın da bu konuya verdiği önemle birlikte, burada düzenlediğimiz eğitimleri bir diploma ile taçlandırarak anne adaylarımızı kutluyoruz" dedi. Anne adaylarından olumlu geri dönüşler Eşiyle birlikte gebe okuluna katılan Beyza Acar ise, "Burada anneliğin hem öncesi hem de sonrası için eğitim aldık. Fizik tedavi uzmanından yapacağımız egzersizleri, psikolojik destek eğitimlerini öğrendik. Doğumhaneyi gezdik ve süreci yakından gördük. Bu sayede kendimizi psikolojik olarak da hazırlamış olduk. Burada olmaktan mutluyuz. Tüm anne adaylarına özellikle doğum öncesi ve sonrası için bu eğitimi kesinlikle tavsiye ediyorum" diye konuştu. Öte yandan 4 yıldır faaliyet gösteren eğitimlerde 247 anne gebe okulunda eğitim gördü.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:19
Uzmanından uyarı: "Sıcak havalarda çocuklarda mide-bağırsak enfeksiyonu artabilir"
Sıcak havaların, çocuklarda kusma ve ishal gibi mide-bağırsak sorunlarının artmasına neden olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Alıya Javadova, "Bu durum genellikle mide-bağırsak enfeksiyonlarının en belirgin işaretidir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Alıya Javadova, çocuklarda görülen kusma ve ishal konusunda uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Alıya Javadova, "Sıcak havalar, çocuklarda kusma ve ishal gibi mide-bağırsak sorunlarının artmasına neden oluyor. Bu durum genellikle mide-bağırsak enfeksiyonlarının en belirgin işaretidir" diye konuştu. Sıvı kaybı tehlikesi Çocuklarda en önemli riskin sıvı kaybı (dehidratasyon) olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Javadova, "Bu kayıp hızlı bir şekilde gelişebilir. Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, halsizlik ve idrar miktarında düşüş gibi belirtiler görüldüğünde, ailelerin acilen bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" şeklinde konuştu. Ebeveynlere öneriler Uzm. Dr. Alıya Javadova, ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu: "Taze gıda tüketiminde gıdaların mutlaka taze ve iyi pişmiş olarak tüketilmesi önemlidir. Süt ve süt ürünlerinin soğuk zincirden çıkmış halde uzun süre bekletilmemesi gerekiyor. Ellerin sık sık yıkanması ve çocuklara bu alışkanlığın kazandırılması öneriliyor. Şüpheli kaynaklardan su içirilmemesi gerektiğini unutmamak gerekir. Kusma ya da ishal durumunda, çocuğun yaşına uygun oral rehidratasyon sıvıları kullanılması önemlidir." Yaz aylarında çocukların enerjisinin yüksek olduğunu ancak bağışıklık sistemlerinin hâlâ hassas olduğunu belirten Uzm. Dr. Javadova, "Erken müdahale, doğru sıvı desteği sağlamak ve gecikmeden hekime başvurmak, bu süreçte kritik öneme sahiptir" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:18
"Liposuction ile bölgesel yağlardan kurtulmak mümkün"
Liposuctionın, vücut şekillendirme işlemi olduğunu belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Bahadır Dikici, "Liposuction cilt esnekliğinin ve cilt kalitesinin bozulmadığı işlem sonrası cildin daha güzel iyileştiği genç-orta yaş grubu için uygun bir seçenektir. Obez hastalarda da uygulanabilmektedir. Ancak, her ne kadar liposuction işlemi ile vücuttaki yağ miktarı azaltılsa da bir kilo verme yöntemi olarak düşünülmemelidir" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 10:01
Bugünün sağlıklı seçimleri, yarınların gücü
Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, iş yerlerinde sağlığın geliştirilmesi için bir dizi program gerçekleştiriyor. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "İş yerinde sağlığın geliştirilmesi çalışmaları kapsamında bir durağımız da İl Müftülüğü oldu. Kurum çalışanlarının sağlığını korumak, tütün kullanımının olumsuz etkilerine dikkat çekmek ve sigara bırakma sürecinde gerekli desteği sağlamak amacıyla sigara bırakma semineri düzenlendi. Bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve hareketsiz yaşam tarzının olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla fiziksel aktivitenin önemi ve doğru egzersiz tekniklerine dair bilgilendirme yapıldı. Ayrıca, kanserde erken teşhisin kritik rolü, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi ve dengeli beslenmenin önemi vurgulandı. Toplumda ruh sağlığının korunması, bireylerin duygusal dayanıklılıklarının artırılması ve daha mutlu, dengeli bireylerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla ’Ruh Sağlığı ve Mutlu Bireyler’ konulu eğitim düzenlendi" denildi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:35
Bayburt’ta anne adaylarına ağız ve diş sağlığı eğitimi veriliyor
Bayburt Devlet Hastanesi gebe okulunda, gebelerin ağız ve diş sağlığını korumaya yönelik eğitimler verilmeye başlandı. Pazartesi günü 13.30-16.30 saatleri arasında düzenlenen eğitimlerde, ağız ve diş sağlığının gebelik sürecinde önemi ele alınıyor. Bayburt Devlet Hastanesi gebe okulunda anne adaylarına yönelik ’Gebelikte Ağız ve Diş Sağlığının Bakımı ve Korunması’ eğitimi başlatıldı. Eğitimler, her Pazartesi 13.30-16.30 saatleri arasında Ağız ve Diş Sağlığı Hekimi Dr. Resul tarafından veriliyor. İlk programa Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Şenay Küçük de katılarak, eğitim programını takip etti. Eğitimde, gebelikte ağız ve diş sağlığının hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemi vurgulandı. Ayrıca, gebelik sürecinde diş eti iltihabı, çürük ve diğer ağız sorunlarının önlenmesi için doğru diş fırçalama, ağız hijyeni ve düzenli diş kontrolünün önemi üzerinde duruldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder